KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER




Indir 358.5 Kb.
TitleKİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER
Page1/4
Date conversion03.05.2013
Size358.5 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.balkanlaraksam.k12.tr/2011-2012/sorular/2011_2012_2_donem_sorular/10_kimya.doc
  1   2   3   4
KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER

  1. Aşağıda verilen ifadeleri D/Y şeklinde işaretleyiniz?



  1. Kimyasal türler denildiğinde aklımıza; pozitif ve negatif iyonlar, nötr atomlar, moleküller ve radikaller gelmektedir. (…..)

  2. 2He’un Lewis yapısında en yüksek enerji düzeyinde 2 elektron vardır. (…..)

  3. 10Ne’un Lewis yapısında en yüksek enerji düzeyinde 8 elektron vardır. (…..)

  4. 18Ar’un Lewis yapısında en yüksek enerji düzeyinde 8 elektron vardır. (…..)

  5. 36Kr’un Lewis yapısında en yüksek enerji düzeyinde 8 elektron vardır. (…..)

  6. Soy gazlar Lewis yapılarından da anlaşılacağı gibi en yüksek enerji düzeyinde maksimum sayıda elektron bulundurdukları için, kararlıdır ve doğada atomlar halindedir. (…..)

  7. 1H, 6C, 8O, 17Cl değerlik elektron sayılarından da anlaşılacağı gibi kararsızdır ve doğada tek atom olarak bulunmaları güçtür. (…..)

  8. Kararsız atomlar, kararlı yapıya ulaşabilmek için birbirleriyle ya da başka kimyasal türlerle etkileşirler. (…..)

  9. Kararsız atomlar, etkileşimler sonucunda, kendilerine en yakın soygazın elektron durumuna geçerler. (…..)

  10. H2 molekülünde 1H atomları, dubletini tamamlamıştır. (…..)

  11. He2 molekülünde 2He atomları, dubletini tamamlamıştır. (…..)

  12. N2 molekülünde 7N atomları, dubletini tamamlamıştır. (…..)

  13. O2 molekülünde 8O atomları, dubletini tamamlamıştır. (…..)

  14. F2 molekülünde 9F atomları, oktedini tamamlamıştır. (…..)

  15. Cl2 molekülünde 17Cl atomları, oktedini tamamlamıştır. (…..)

  16. HCl molekülünde 17Cl atomu, oktedini tamamlamıştır. (…..)

  17. HCl molekülünde 1H atomu, oktedini tamamlamıştır. (…..)

  18. CO2 molekülünde 6C atomu, 4 elektron vererek atomları, dubletini tamamlamıştır. (…..)

  19. Elementlerin özelliğini taşıyan en küçük birimine atom denir. (…..)

  20. Fiziksel ve kimyasal yöntemlerle daha basit birimlerine ayrıştırılamayan, maddenin en küçük birimine atom denir. (…..)

  21. Atomlar, gözle görülmesi imkânsız, çok küçük bir parçacıktır. (…..)

  22. Atomlar, sadece taramalı tünel mikroskobu (atomik kuvvet mikroskobu) ile incelenebilir. (…..)

  23. Atomların, ortalama çapları 10 -8 cm civarındadır. (…..)

  24. Atomlar, kimyasal bir türdür. (…..)

  25. Genel olarak molekül, saf kimyasal maddenin (Element ya da bileşik) kendi başına bütün kimyasal bileşimini ve özelliklerini taşıyan, en küçük parçasıdır. (…..)

  26. Atomik Moleküllere; O2, N2, F2 , Cl2 , P4, S8 örnek verile bilir. (…..)

  27. Bileşik Moleküllere; CO2, NO2, SO2 örnek verile bilir. (…..)

  28. NaCl, AlCl3, NaNO3 gibi iyonik bileşikler gerçekte molekül değil iyonik kristaller olarak bilinirler. (…..)

  29. Bir atom, elektron verdiğinde verdiği elektron sayısı kadar (+) yükle yüklenir. (…..)

  30. Bir atom, elektron aldığında, aldığı elektron sayısı kadar (-) yükle yüklenir. (…..)

  31. (+) ve (- ) yüklü atomlara iyon denir. (…..)

  32. (+) yüklü iyonlara katyon denir. (…..)

  33. (-) yüklü iyonlara da anyon denir. (…..)

  34. NO3-: Nitrat, SO3=: Sülfit, SO4=: Sülfat, CO3=: Karbonat, CrO4=: Kıromat, anyonlara örnek verile bilir. (…..)

  35. H+: Proton, Na+: Sodyum, Mg+2: Magnezyum , Ca+2: Kalsiyum, Al+ 3 : Alüminyum, katyonlara örnek verilir. (…..)

  36. Dubletini ve oktetini tamamlamamış, bir ya da daha fazla ortaklaşmamış elektronu bulunan kimyasal türlere serbest radikaller veya radikaller adı verilir. (…..)

  37. Radikaller, yüksek enerjili ve kararsız ara ürünlerdir. (…..)

  38. Pb+2 içeren çözelti ile I- içeren çözeltiler karıştırılırsa sarı renkli PbI2 katısı elde edilir. (…..)

  39. Farklı yüklü iyonlar birbirlerini çekerek, etkileşirler. (…..)

  40. Sadece 2 cins elektrik yükü vardır. (…..)

  41. Bu elektrik yüklerine durgun elektrik ya da elektro statik denir. (…..)

  42. Aynı cins elektrik yükleri bir birlerini iterken, farklı cins elektrik yükleri bir birlerini çekerler. (…..)

  43. Bu itme ve çekme kuvvetine elektro statik kuvvet denir. (…..)

  44. Zıt yüklü cisimler birbirlerini çekerler. (…..)

  45. Yüksüz cisimler ise birbirlerine kuvvet uygulayamadıkları için, ne iter, ne de çekerler. (…..)

  46. Birbirinden çok uzakta bulunan iki bağımsız kimyasal tür, birbirine yaklaştığında türlerin elektron bulutları ve çekirdekleri arasında çeşitli elektrostatik etkileşimler meydana gelir. (…..)

  47. Negatif yüklü elektronlar birbirini iterler. (…..)

  48. Pozitif yüklü çekirdekler birbirini iterler. (…..)

  49. Pozitif yüklü çekirdekler komşu kimyasal türün elektronlarını çeker. (…..)

  50. Aynı anda gerçekleşen etkileşimler karşılaştırıldığında çekme kuvvetlerinin aşırı baskın olduğu durumlarda güçlü etkileşimler oluşur. (…..)

  51. Güçlü etkileşimlere kimyasal bağ da denir. (…..)

  52. Metalik bağlar, güçlü etkileşimlerdir. (…..)

  53. Çekme-itme kuvvetleri farkının küçük olduğu durumlarda ise zayıf etkileşimler meydana gelir. (…..)

  54. Zayıf etkileşimlere fiziksel bağ da denir. (…..)

  55. Güçlü Etkileşimler; iyonik Bağlar, Kovalent Bağlar, Metalik Bağlar dır.

  56. Zayıf Etkileşimler; van der Waals bağları, dipol-dipol bağları, iyon-dipol bağları, indüklenmiş dipol bağları ve hidrojen bağlarıdır. (…..)

  57. .İndüklenmiş dipol bağlar; iyon-indüklenmiş dipol bağları, dipol-indüklenmiş dipol bağları, indüklenmiş dipol-indüklenmiş dipol bağlarıdır. (…..)

  58. Kimyasal türler arasında meydana gelen zayıf etkileşimlerin nedeni türlerin kararlı olabilmek için daha düşük enerjili durumu tercih etmesidir. (…..)

  59. H atomu tek elektrona sahip olduğu için kararsızdır. Kararsız durumda kalabilmesi için yüksek enerji gerekir. Başka bir H atomu ile kimyasal bağ yaparak hem kararlı hem de düşük enerjili hale gelir. Düşük enerjili hale geçerken bulunduğu ortama enerji verir. (…..)

  60. Kimyasal bağ oluşurken açığa çıkan enerji, bu bağları kırmak için moleküle verilmesi gereken enerjiye eşittir. Bu enerjiye bağ enerjisi denir. (…..)

  61. Bağ enerjisi ne kadar büyükse oluşan bileşik o kadar sağlamdır. (…..)

  62. Moleküllerde iki atom arasındaki bağ sayısı arttıkça bağ uzunlukları azalır ve bağ enerjileri artar. (…..)

  63. Bağın iyon karakteri arttıkça, iyonlar arasındaki çekme kuvvetleri artacağından bağı koparmak daha çok enerji ister. (…..)

  64. İki atomlu moleküllerde 1 mol XY’nin ayrışması için gereken enerjiye molar bağ enerjisi denir. (…..)

  65.  H (g) + H (g) → H2 (g) + 436 kJ/mol, Bu tepkimeye göre, 1 mol H2 (g) molekülü atomlarından oluşurken (436 kJ) enerji açığa çıkar. (…..)

  66. Aynı koşullarda 1 mol H–H bağını kırmak için aynı miktar enerji gerekir. H2 (g) + 432 kJ/mol → H (g) + H (g) (…..)

  67. İki atomlu bir gaz molekülünü gaz halde nötral atomlara ayırmak için verilmesi gereken enerjiye bağ enerjisi denir. (…..)

  68. Bağ enerjisi kırılan 1 mol bağ başına kJ (kilojoule) cinsinden verilir. (…..)

  69. Fiziksel değişmelerde de madde düşük enerjili durumu tercih eder. Bu nedenle katının erimesi, sıvının buharlaşması enerji isteyen değişmelerdir. (…..)

  70. Maddeler gazdan sıvıya, sıvıdan katıya geçerken düşük enerjili hale geldiği için ortama enerji verirler. (…..)

  71. Kimyasal türleri birbirinden ayırmak için yaklaşık olarak 40-50 kJ mol-1 veya daha yüksek enerji gerekiyorsa bu türler arasında kimyasal bağ oluştuğu kabul edilir. (…..)

  72. Zayıf etkileşimleri yenmek için ise 40 kJ mol-1den daha az enerji gerekir. (…..)

  73. Kimyasal bağlar oluştuğunda veya koptuğunda yeni kimyasal türler meydana geldiği için maddenin kimliği değişir. (…..)

  74. Fiziksel bağlar oluştuğunda veya koptuğunda ise maddenin fiziksel halinde değişiklik olur ancak kimliğinde değişiklik olmaz. (…..)

  75. Metaller Elektron vererek (+) , Ametaller de elektron alarak (–) yükle yüklenirler. Bu şekilde (+) ve (–) yükler arasında oluşan elektro statik çekime İyonik Bağlar denir. (…..)

  76. İyonik bağ bu temelden yola çıkılarak katyonlar ve anyonlar arasındaki kuvvetli elektro statik çekim olarak genelleştirilir. (…..)

  77. Na+ ile bağ yapan F-, CI-, Br- ve I-ün iyon yarıçapı arttıkça erime noktası azalır. (…..)

  78. 2A grubu oksitlerinin bağ enerjileri; MgO< CaO < BaO şeklindedir. (…..)

  79. Verilen bileşiklerinin erime noktaları MgCI2 < MgO şeklindedir. (…..)

  80. İyonların yarıçapı arttıkça iyonlar arasındaki elektrostatik çekim gücü azaldığı için iyonik bağın gücü azalır. (…..)

  81. İyon yükü arttıkça iyonik bağın kuvveti de artar. (…..)

  82. İyonik bileşiklerde zıt yüklü iyonlar arasındaki çekim kuvvetine, iyonik bağdenir. (…..)

  83. İyonik bağ, iyonik bağlı bileşiklerin; sertlik, erime noktası, çözünürlük gibi özelliklerini belirler. (…..)

  84. İyonik katılara darbe uygulandığında aynı yüklü iyonlar yan yana gelmeye zorlanır. Aynı yükler birbirini iteceğinden iyonik katı kırılır ve şekil verilemez. (…..)

  85. İyonik katıların büyük bir kısmı suda çözünür. (…..)

  86. İyon yükü büyük ve iyon yarıçapı küçük olan bazı iyonik katıların çözünürlükleri çok azdır. (…..)

  87. İyonik bağlı bileşikler katı haldeyken iyonlar serbest hareket etmediğinden elektriği iletemez. (…..)

  88. İyonik katılar, suda çözündüğünde iyonlar su molekülleri tarafından sarılarak birbirinden ayrılır ve serbest hareket eder hale gelir. (…..)

  89. İyonik çözeltilerdeki, serbest hareketli iyonlar çözeltinin elektriği iletmesini sağlar. (…..)

  90. İyonik yapılı maddelerin çözeltilerine elektriği ileten(elektrolit) çözelti denir. (…..)

  91. İyonik katılar eritildiği zaman da iyonlar serbest duruma gelir. (…..)

  92. İyonik katıların sıvı halleri de elektriği iletir. (…..)

  93. Aynı halde bulunan iki ametal atomu birbirine yaklaştığında çekirdekleri arasında elektron yoğunluğu artar. (…..)

  94. Artan elektron yoğunluğu, negatif bir yük olup, pozitif yüklü çekirdekleri çeker. (…..)

  95. Çekirdekler arasında elektron yoğunluğunun artması kimyasal bağı oluşturur. (…..)

  96. İki atom tarafından iki veya daha fazla elektronun ortaklaşa kullanılması ile kovalent bağ oluşur. (…..)

  97. İki atom arasında gerçekleşen kovalent bağı göstermek için paylaşılan elektron çifti, tek bir çizgi ile gösterilir(H-H, H-HCl,H-Br gibi). (…..)

  98. Kimyasal bağları çizgilerle ifade etmekte amaç gösterim kolaylığı sağlamaktır. (…..)

  99. Kimyasal bağ dendiğinde algılamamız gereken elektrostatik çekim kuvvetidir. (…..)

  100. Birbirine yaklaşan H atomları arasında da çekme kuvvetleri baskın olduğu için güçlü bir etkileşim (kimyasal bağ) oluşur. (…..)

  101. Hidrojen atomlarının elektron bulutları birbirini iterek atomların birbirine yaklaşmasına mani olur. (…..)

  102. İtme kuvvetini yenecek hızda iki hidrojen atomu çarpışırsa yarı dolu 1s orbitalleri örtüşürler ve iki çekirdek arasında elektron yoğunluğu artar. (…..)

  103. Çekirdekler arasındaki yoğun elektron bulutu çekirdekleri belirli mesafede bir arada tutar. Bu olaya orbitallerin örtüşmesi denir. (…..)

  104. Kısaca kovalent bağ, yarı dolu orbitallerin örtüşmesi sonucu meydana gelir. (…..)

  105. H-H bağı gerçekleşirken s-s orbitalleri örtüşmesi gerçekleşir. (…..)

  106. Cl-Cl bağı gerçekleşirken p-p orbitalleri örtüşmesi gerçekleşir. (…..)

  107. O=O bağı gerçekleşirken p-p orbitalleri örtüşmesi gerçekleşir. (…..)

  108. H-Cl bağı gerçekleşirken s-p orbitalleri örtüşmesi gerçekleşir. (…..)

  109. Tüm iyonik bağlar, % 100 iyonik sayılmazlar. (…..)

  110. İyonik bağlarda elektron aktarımı hiç bi zaman %100 olmaz. (…..)

  111. Kimyasal bağlar, iyonik bağla kovalent bağ arasında özellikler taşır. (…..)

  112. Bir kimyasal bağda elektronlar, elektronegatifliği yüksek olan atomun çekirdeği tarafından daha kuvvetli çekilirler. (…..)

  113. Bir bileşiğin iyonik karakterini anlamak için bileşik yapan iki ayrı cins atomun elektronegatiflik değerleri birbirinden çıkarılır. (…..)

  114. Atomlar elektronegatiflik farkı; 1,7 den büyükse bağ iyonik bağdır. (…..)

  115. Atomlar arasındaki elektronegativite farkı 1,7 ile 0.5 arasında ise bağ polar kovalent bağdır. (…..)

  116. Atomlar arasındaki elektronegativite farkı, 0.5 ile 0.0 arasında ise bağ apolar kovalent bağdır. (…..)

  117. Kovalent bağı oluşturan farklı türdeki atomlar ortaklaşa kullanılan elektronları eşit kuvvetle çekemez. (…..)

  118. Elektronegatiflikleri farklı atomlar arasında oluşan kovalent bağlarda elektronegatifliği yüksek olan atom (kısmi negatif); elektronegatifliği düşük olan atom ise (kısmi pozitif) yükle yüklenir. (…..)

  119. Bu nedenle çoğu molekül pozitif ve negatif olmak üzere iki kutuplu (dipol) yapıya sahiptir. (…..)

  120. Herhangi bir elektriksel alanda polar bir molekülün kısmi negatif yüklü ucu pozitif kutba; kısmi pozitif yüklü ucu ise negatif kutba yönelir. (…..)

  121. Metalik Bağ: Metal atomlarını katı ve sıvı fazda bir arada tutan kuvvete denir. (…..)

  122. Metalik bağ, metallerde bulunan az sayıda değerlik elektronunun görece çok sayıda olan boş değerlik orbitallerinde serbest hareket etmeleri sonunda oluşur. (…..)

  123. Kimyasal bağlarda olduğu gibi metalik bağda metal, elektron vermez. (…..)

  124. Metalik bağ, meallerin elektron vermeye yatkın olmaları sebebiyle, metal elektronun komşu metalin boş orbitaline geçmesiyle oluştuğu var sayılır. (…..)

  125. Metalik bağda, elektronlar zayıfta olsa komşu atomun çekirdeğinin çekim alanına gireler, fakat elektron alış verişi yada ortaklaşa kullanılması gerçekleşmez. (…..)

  126. Metalik bağda, değerlik elektronları kristal içerisinde her yöne hareket etme imkanına sahiptir ve atoma değil kristalin bütününe aittir. (…..)

  127. Metalik bir katıda elektron denizindeki elektronlar, "kendi atomlarını unutmuş" durumda hareket ederler.

  128. Elektron denizi Modeli, metalik özelliklerin birçoğunu başarıyla açıklar. (…..)

  129. Dışarıdan gelen ışın demeti metal yüzeye çarptığında ışının oluşturduğu elektriksel alan metaldeki serbest elektronları yüksek enerji katmanına uyarır. Kısa bir sürede eski enerji katmanına dönen bu uyarılmış elektronlar, soğurdukları ışının tamamını geri yayar. Metal yüzeylerin parlak olmasının nedeni gelen ışının yansımasıdır. (…..)

  130. Gelen ışın demeti ile bir üst enerji düzeyine uyarılan elektronlar, gelen ışın ile aynı frekansta ışın yayar.

  131. Aynada görüntü oluşmasına neden olan olay, aynayı oluşturan metal film içindeki hareketli elektronların yansıtılan renklere uygun frekanslarda titreşim hareketi yapmasıdır. (…..)

  132. Metal iyonlarının bir tabakası darbe ile diğeriyle karşı karşıya gelmeye zorlanırsa, bu tabaka kayar, hiçbir bağ kırılması olmaz, elektron denizi yeni duruma uyum sağlar. (…..)

  133. Metallerin iletkenliği sıcaklık arttıkça azalır. Sıcaklık artışı, hem elektronların kinetik enerjisini hem de 'pozitif iyonların' titreşim hareketlerini artırır. Bunun sonucu, sıcaklık artışı elektriksel iletkenlikte düşmeye yol açar. Elektrolitlerde yani iyon hareketiyle elektrik akımı iletiminde ise sıcaklık artışı ile elektriksel iletkenlik de artar. (…..) 

  134. Metaller katı halde elektrik akımını iyi, sıvı halde kötü, gaz halde ise çok kötü iletirler. (…..)

  135. Bu durumu, metal atomlarının sıcaklıkla titreşim hareketlerinin artmasıyla açıklıyoruz. (…..)

  136. Metal atomlarının titreşimleri arttıkça serbest elektronların diğer atomun orbitaline geçme şansı azalacaktır.

  137. Metalik bağda kısmen de olsa kovalent bağa rastlanır. Ancak metalik bağ kovalent bağ değildir. (…..)

  138. Kovalent bağda her bir atom komşu atomun orbitaliyle örtüşerek bağ yapmak zorundadır. Oysa metalik bağda elektronlar öyle belli bir yerde tutulamazlar. (…..)

  139. İyonlaşma enerjisi azaldıkça genellikle metalik bağ kuvveti azalır. (…..)

  140. Aynı periyotta, değerlik elektron sayısı ve çekirdek yükü arttıkça metalik bağ kuvveti artar. (…..)

  141. 1A grubu elementlerinin çok yumuşak ve erime kaynama noktalarının düşük olmasının sebebi metalik bağın zayıf olmasından kaynaklanmaktadır. (…..)

  142. Metallerin oluşturduğu homojen karışımlara alaşım denir. Alaşımların sert olmalarının sebebi kovalent bağlardan kaynaklanmaktadır. (…..)

  143. Bazı metallerin beklenilenden daha sert olmasının sebebi, atomları arasında metalik bağlarla beraber kovalent bağların da bulunmasından kaynaklanmaktadır. (…..)

  144. Metallerde kovalent bağın varlığı, dövüle bilme gibi metalik özellikleri azaltmaktadır. (…..)

  145. d orbitallerindeki eşleşmemiş elektron sayısı arttıkça kovalent karakter artar. (…..)

  146. d orbitallerindeki eşleşmiş elektron sayısı arttıkça kovalent karakter azalır. (…..)

  147. Cıva (Hg) kovalent karakteri en fazla olan metaldir. (…..)

  148. Metaller, elektriği iyi iletir. (…..)

  149. Metalik bağı oluşturan elektronlar, herhangi bir atoma ya da iyona bağlı değildir, serbesttir. (…..)

  150. Metalin bir ucuna bir kaynaktan bir elektron girerse serbest elektronlar telin içinden geçer ve aynı hızla telin öteki ucundan çıkar. (…..)

  151. Metallerde elektron iletkenliği kimyasal olaya yol açmadan gerçekleşir.

  152. HCl, HF.. gibi moleküllerde atomlar arasındaki elektronegatiflik farkı olduğu için bu atomlar arasında oluşan kimyasal bağ, polar kovalent bağdır. (…..)

  153. Polar kovalent bağlarda δ + ve δ - kutupların oluşur. (…..)

  154. Elektronegatiflikleri farklı iki atom arasında oluşan polar kovalent bağlar, kalıcı dipol karakter oluşturur.

  155. Aynı elementin atomlarını içeren iki atomlu moleküller ise polar olmayan moleküllerdir. (…..)

  156. Üç ya da daha çok atomdan oluşan moleküllerin polar olup olmadığını anlayabilmek için molekül geometrisinin de bilinmesi gerekir. (…..)

  157. CO2 molekülünde C-O elektronegativiteleri birbirinden farklı iki atom olması nedeniyle bu molekülün polar bir molekül olması beklenir. Bu elektronegativite farkı bağ elektronlarının oksijen atomuna doğru kaymasına ve bağ momenti oluşmasına neden olur. Fakat bu iki bağ momenti eşit büyüklükte ve zıt yönde olduklarından birbirlerini yok ederler ve sonuçta molekülün momenti “0” olur. Bu nedenle de polar olması beklenen molekül apolar olur. (…..)

  158. CO2 nin apolar bir molekül olması onun Lewis yapısına dayalı VSEPR kuramına göre doğrusal bir yapıda olduğunu gösterir. (…..)

  159. CO2 molekülleri arasında kalıcı dipoller oluşmazlar. (…..)

  160. BF3 molekülüyle ilgili olarak. Burada atomlar arasında elektronegativite farkı oldğundan dolayı bağlar polardır. Fakat aralarında 120º açi olan eşit büyüklükteki üç kuvvetin bileşkesi “0” olduğu için bu molekülde apolardır. (…..)

  161. CCl4 ve CH4 örneklerinde de aralarındaki açı eşit 109,5° dir. Aralarındaki açıları eşit olan farklı yönlerdeki dört eşit kuvvetin bileşkesi “0” dır ve bu bileşik apolardır. (…..)

  162. BH3 ve CH4 molekülleri arasında kalıcı dipoller oluşmaz. (…..)

  163. H2O molekülü polardır. (…..)

  164. Su molekülünün yapısı doğrusal değildir. (…..)

  165. Su molekülünde, oksijen atomu üzerindeki bağ yapmayan elektronlar bulunmaktadır. (…..)

  166. Su molekülünde, bağ elektronları hem çekirdek tarafından hem de bağlı atomlar tarafından çekilir. Bağ yapmayan elektronlar ise sadece çekirdek tarafından çekildiği için boşluğa daha rahat yayılırlar. (…..)

  167. Su molekülünde, bağ elektronları, bağ yapmayan elektronlar tarafından itildiği için bağ açıları beklenenden küçük olur. (…..)

  168. Bağ yapmayan elektron sayısı arttıkça bağ açısının küçüldüğü görülmektedir. (…..)

  169. H2O ve NH3 molekülleri arasında kalıcı dipoller oluşur. (…..)

  170. Elektrik yüklü bir cisim çevresinde bir elektrik alanı oluşturur. Yüksüz cisimlerde bu alandan etkilenirler. (…..)

  171. Ortamda (+) yüklü bir cisim var ise yüksüz cisimdeki elektronlar bu (+) kutup tarafından çekilir. Diğer bölgede ise elektron noksanlığı veya (+) yük oluşur. İşte bu sayede polar olmayan (apolar) bir molekülde indüklenme yolu ile (-) ve (+) yük kutuplaşması sağlanır ve molekül indüklenmiş dipol momente sahip olur. (…..)

  172. Herhangi bir anda elektronların, ait olduğu atomun ya da molekülün bir bölgesine yığılma ihtimali vardır. Bu nedenle apolar olan tanecikler polar yapı kazanabilir. Bu durumda geçici dipol yapı oluşur. (…..)

  173. Elektronların bir bölgede yığılma ihtimali, komşu taneciklerin yükleri nedeniyle veya taneciklerin çarpışması sonucunda ortaya çıkabilir. Bu şekilde ortaya çıkan dipollere indüklenmiş dipol denir. (…..)

  174. He atomlarında indüklenmiş dipoller oluşur. (…..)

  175. Elektron sayısı arttıkça molekülün kutuplanabilirliği (polarlanabilirliği) artar. (…..)

  176. He atomuna göre Ar atomunun kutuplanabilirliği daha fazla olur. (…..)

  177. İki polar molekül, birbirine yaklaşırken birinin pozitif kutbu ile diğerinin negatif kutbu arasında elektrastatik bir çekim kuvveti oluşur. (…..)

  178. Polar moleküller arasında oluşan etkileşimlere dipol-dipol kuvvetleri denir. (…..)

  179. Dipol-dipol etkileşimleri polar moleküllerdeki kısmi yüklerden kaynaklandığı için, zıt yüklü iyonlar arasında gerçekleşen çekim kadar kuvvetli değildir. (…..)

  180. Dipol-dipol moleküller, hareket halinde olduklarından aralarında gerçekleşen çarpışmalar dipollerin düzgün bir biçimde bir araya gelmesine engel olur. (…..)

  181. İki polar molekülün aynı yüklü uçları arasında itme kuvvetleri gerçekleşir. (…..)

  182. Dipol-dipol kuvvetleri iyonik bağ veya kovalent bağ kadar kuvvetli değildir. Ancak güçlü etkileşimlerin %1'i kadar kuvvetlidir. (…..)

  183. Dipol-dipol etkileşimi sıcaklıktan etkilenir. (…..)

  184. Yüksek sıcaklıkta moleküllerin kinetik enerjileri artar, bunun sonucunda da dipol-dipol etkileşimi azalır. (…..)

  185. Normal şartlar altında gaz haldeki polar moleküller, birbirinden uzaktadır ve aralarındaki dipol-dipol kuvvetleri çok zayıftır. (…..)

  186. Gazın basıncı arttıkça moleküller birbirine yaklaşır. (…..)

  187. Aynı anda ortamın sıcaklığı da düşürülecek olursa polar taneciklerin kinetik enerjisi azalacağı için dipol-dipol etkileşimleri artar. Bu şekilde gazın sıvılaşması hatta katılaşması bile mümkün olur. (…..)

  188. Dipol-dipol kuvvetlerinin şiddeti, polar maddelerin erime ve kaynama noktalarını belirler. (…..)

  189. Apolar molekülde, kalıcı dipol oluşması mümkün değildir ancak indüklenmiş dipoller oluşabilir. (…..)

  190. Polar moleküllerin arasında oluşan dipol-dipol kuvvetleri sonucunda polar moleküller birbiri içinde çözünür.

  191. Etil alkol ve su moleküllerinin her ikisi de polar olduğundan her oranda karışabilirler. (…..)

  192. CO2'in kaynama noktası, -78°C iken SO2'in kaynama noktası, -10°C’ dir. Bunun sebebi CO2 molekülünün apolar olmasıdır. (…..)

  193. Erime ve kaynama noktaları molekül içi bağlara değil, tanecikler arası etkileşim kuvvetlerine bağlıdır. (…..)

  194. Tanecikler arasındaki etkileşim ne kadar büyükse molekülün erime ve ya kaynama noktası o kadar yüksek olur. (…..)

  195. Polar moleküllü bileşiklerin kaynama noktaları apolar moleküllü bileşiklerin kaynama noktalarında büyüktür. (…..)

  196. Dipol-dipol etkileşmesi sıvı moleküllerinin birbirinden ayrılarak bağımsız gaz molekülleri haline gelmesini zorlaştırır. (…..)

  197. A polar bir moleküldeki çekim kuvvetini kalıcı değil de anlık çekimdir. (…..)

  198. Soygazlarda tanecikler arasındaki kuvvetler London kuvvetleridir. (…..)

  199. Maddenin sıcaklığı yükseldiğinde moleküllerin kinetik enerjisi de artar. (…..)

  200. Kinetik enerji moleküller arası kuvveti yenecek düzeye geldiğinde sıvı kaynar. (…..)

  201. Tanecikler arasındaki çekme kuvvetinin en büyük olduğu hallerden biri de iyonik katılardır. (…..)

  202. Elektrostatik çekme kuvveti, iyonların yüküne ve iyonlar arası uzaklığa bağlıdır. (…..)

  203. NaF ve MgO sodyum klorür iyonik yapıda katılardır. (…..)

  204. MgO’in iyon yüklerinin NaF’e göre iki kat fazla olması MgO in erime ve kaynama noktasını artırır. (…..)

  205. London Kuvvetleri; 1930’da Fritz London isimli bilim adamı tarafından bulunmuştur. (…..)

  206. London Kuvvetleri; apolar olan moleküllerdeki atomların kısa bir süre için hatta anlık olarak polarize olması ile oluşur. (…..)

  207. A polar moleküllerde, atomon çekirdeği etrafında dönen elektronlar bir anlık ta olsa, çekirdeğin belirli bir bölümünde daha fazla bulunur. Böylece atom kendi içinde kısmen polarize olur. (…..)

  208. Polarize olmuş atoma komşu olan atomun ise, bu durumdan dolayı kendi elektronlarının dağılımı değişir ve o da polarize olur. Bu durum zincirleme halinde bütün molekülü etkiler. (…..)

  209. İşte moleküller arasında, atomların elektronlarının anlık pozisyon değişimlerine bağlı olarak oluşan çekime London kuvveti diyoruz. (…..)

  210. London kuvveti, moleküler ağırlığı fazla olan moleküllerde daha fazla hissedilir. (…..)

  211. Bir apolar atom yada molekül dipol bir moleküle yaklaştırıldığında, apolar molekül üzerinde bulunan elektronlar molekülün bir bölgesine kayar. (…..)

  212. Bu anlık kutuplaşma nedeni ile apolar olan molekülün polarlaşması söz konusu olur. (…..)

  213. Molekülün veya atomun anlık dipolü çevre molekülde veya atomda da anlık indüklenmiş dipol oluşturur. (…..)

  214. London kuvvetleri; He, Ne, Ar... gibi soy gazlarda, Ma arttıkça artar. (…..)

  215. London kuvvetleri; H2, O2, N2... gibi kovalent bağlı a polar moleküllerde; Ma arttıkça artar. (…..)

  216. London kuvvetleri; CH4, BH3, CCl4 ... gibi kovalent bağlı a polar moleküllerde katı ve sıvı fazlarında moleküller arasında görülen etkileşimlerdir. (…..)

  217. London kuvvetleri ve ya kutuplana bilirlik; molekülde elektron sayısı ile artar. (…..)

  218. Kutuplanabilirliğin artması ile London kuvvetleri de artacağından, kovalent bileşiklerin erime ve kaynama noktaları molekül kütlesi ile birlikte artacaktır. (…..)

  219. Zincir seklinde bir moleküldeki elektronlar, küçük, sıkı ve simetrik yapıya sahip moleküldeki elektronlardan daha kolay hareket ederler. Bunun sonucunda da ayni tür ve sayıda atom içeren izomerlerin kaynama noktaları farklıdır. (…..)

  220. İzomerlerde dallanma azaldıkça, London kuvvetleri artar. Erime ve kaynama noktası yükselir. (…..)

  221. İyon-dipol etkileşimi, bir iyonun polar bir molekül tarafından sarılması anlamına gelir. (…..)

  222. İyon-dipol etkileşiminde, ortamdaki katyonlar, molekülün negatif yüklü kutbu ile, anyonlar ise molekülün pozitif yüklü kutbu ile gibi etkileşirler. (…..)

  223. Yemek tuzunun (NaCl) su içerisinde çözünmesi olayı İyon-dipol etkileşimine verilebilecek en güzel örnektir. (…..)

  224. NaCl kristali suya atıldığında, polar su molekülleri zıt yüklü uçları ile iyonlara yaklaşır ve onları kristal örgüsünden kopararak su içerisinde dağılmasına neden olur. (…..)

  225. İyonik bir maddenin polar olmayan bir çözücüde çözünmesi olayı iyon-indüklenmiş dipol etkileşimidir. (…..)

  226. Bu etkileşimin çok zayıf olmasın nedeniyle, iyonik maddeler apolar çözücülerde çok az çözünürler. (…..)

  227. Sodyum klorürün benzen içerisinde çözünürlüğü gravimetrik yöntemlerle tayin edilemeyecek kadar azdır.

  228. Apolar maddeler genellikle apolar çözücülerde çözünür. (…..)

  229. H atomu elektronegativitesi yüksek bir atomla (F,O veya N) bağ yapmışsa bu tür moleküllerde hidrojen bağına rastlanır. (…..)

  230. Gereğinden fazla pozitif yükle yüklenen hidrojen atomu, komşu moleküldeki elektronegatif atomun ortaklanmamış bir çift elektronunu çeker. (…..)

  231. Bir molekülde kısmen pozitif yüklü H atomu ile başka bir moleküldeki kısmen negatif yüklü N, O, F atomu arasındaki çekim kuvvetine hidrojen bağı denir. (…..)

  232. Hidrojen bağı, genellikle çizgi çizgi (----) olarak gösterilir. (…..)

  233. Hidrojen bağı, kovalent bağa göre uzun ve zayıf bir bağdır. (…..)

  234. Hidrojen bağı yalnızca H atomu ile gerçekleştirilebilir. Çünkü tüm öteki atomların iç kabuk elektronları atom çekirdeklerini perdeler. (…..)

  235. 6A grup elementlerinin (O, S, Se, Te) yaptığı hidrür bileşiklerinde, H2O nun kaynama noktasının en düşük olası beklenir. (…..)

  236. 6A grup elementlerinin (O, S, Se, Te) yaptığı hidrür bileşiklerinde, H2O molekülünün kaynama noktasının yüksek olması, H2O nun hidrojen bağı yapabilme özelliği ile açıklanabilir. (…..)

  237. H bağı van der Waals kuvvetlerinden daha kuvvetli olduğu için kaynama noktasında ani bir yükselme görülür. (…..)

  238. 5A grubundaki NH3, PH3 AsH3, SbH3 bileşiklerinde, NH3 un kanama noktası beklenilenin aksine daha yüksektir. (…..)

  239. 7A grubundaki HF, HCl, HBr, HI bileşiklerinde, HF nin kaynama noktası daha yüksek olur. (…..)

  240. Bir metal eritip içine aynı metalin katı halinden birkaç parça atılırsa katı olan hemen dibe çöker. (…..)

  241. Su içine atılan buz batmaz. Çünkü buzun yoğunluğu sudan daha küçüktür. (…..)

  242. Buzun suda batmamasının nedeni molekülleri arasındaki hidrojen bağından kaynaklanır. (…..)

  243. Molekülleri arasında daha güçlü etkileşim olan maddenin kaynama noktası, daha yüksektir. (…..)

  244. Etil alkol (C2H5OH) molekülleri arasında dipol-dipol etkileşimi, hidrojen bağı ve London kuvvetleri etkin olduğu haldedir. (…..)

  245. Dimetil eterin (CH3OCH3) molekülleri arasında yalnızca London kuvvetleri etkindir. (…..)

  246. Benzer moleküller arası etkileşimlerin etkisi altındaki moleküller birbiri içinde daha çok çözünür. (…..)

  247. H2O polar bir moleküldür; diğer H2O molekülleri ile dipol-dipol etkileşimi ve hidrojen bağı yapar. (…..)

  248. H2O aynı moleküller arası etkileşimleri yapan CH3OH (metil alkol) molekülleri ile de etkileşebilir. (…..)

  249. H2O ve CH3OH birbiri içinde çözünür. (…..)

  250. H2O ve CH3OH molekülleri arasında dipol-dipol etkileşimleri, hidrojen bağı ve London kuvvetleri oluşur. (…..)

  251. İki molekül arasında birden fazla moleküller arası etkileşim gerçekleşebilir. (…..)

  252. Br2 apolar bir madde olduğu için kendine benzeyen (apolar) C6H6 içinde çözünür. (…..)

  253. H2O molekülleri ile Br2 molekülleri arasında London kuvvetleri ve dipol-indüklenmiş dipol kuvvetleri meydana gelir. (…..)

  254. Dipol-indüklenmiş dipol kuvvetleri çok zayıf olduğu için Br2 molekülleri, H2O molekülleri içinde oldukça az çözünür. (…..)




  1   2   3   4

Add document to your blog or website

Similar:

KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER iconErikler Asya Avrupa kökenli türler, Japonya Çin kökenli türler ve Kuzey Amerika türleri olmak üzere 3 gruba ayrılırlar. Asya ? Avrupa grubunda Giant

KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER icon1 Türk edebiyatında türler- Eski Türk edebiyatında türler

KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER icon1 Türk edebiyatında türler- Eski Türk edebiyatında türler

KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER iconTaneciklerarası Etkileşimler, Asitler ve Bazlar, Geçiş Metalleri ve Koordinasyon Bileşikleri, Koordinasyon Bileşiklerde Kimyasal Bağ

KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER iconDünyada Nesli Tükenen Türler [

KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER iconKimyasal Silahlar Sözleşmesi Ekinde Yer Alan Kimyasal Maddelerin İhracatına İlişkin Tebliğ 2002-12

KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER icon1. GRUP DİĞER TÜRLER YARIŞMASI 19 MAYIS ÜNİVERSİTESİ / SAMSUN

KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER iconGeleneksel anlamda korozyon metal ve alaşimlarinin çevreleri ile kimyasal ve elektro kimyasal reaksiyonlari sonucu bozunmalarini tanimlamak için kullandigimiz

KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER icon19. yüzyıl başlarında kimyasal çözümleme yöntemlerinde hızlı gelişmeler elementlerin ve bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine ilişkin çok geniş bir

KİMYASAL TÜRLER VE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER iconTüm diğer maddeler gibi canlılarda temelde kimyasal sistemlerdir. Bu kimyasal sistemler diğerlerin farklı olarak özel bir organizasyona sahiptir

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page