BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ




Indir 13.21 Kb.
TitleBİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ
Date conversion19.12.2012
Size13.21 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://atanesa.atauni.edu.tr/Lite/Dosya/6bZEHZ40a/bilgisayrın tarihi gelişimi.doc
BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ

Bilgisayar karmaşık işlemleri daha önceden programlandığı şekilde hızlı bir biçimde yapabilen elektronik makinelerdir. Bilgisayarların geçmişi 2000 yıl öncesine dayanır.

İlk bilgisayarlar olarak bilinen yani bilgisayar fikrinin ortaya çıkmasında rol oynayan makineler aslında bu bilgisayar tanımına pek uymuyor ama zamanın şartları düşünüldüğünde ve bilgisayarların ataları sayılabileceğinden bilgisayar diyoruz. İlk bilgisayarlar olarak değerlendirilen makineler günümüzde de ilköğretim okullarında kullanılan abaküslerdir. Zaman ilerledikçe yeni bilimsel ilerlemeler ışığında Avrupalı mühendisler tarafından geliştirilen makinesel hesaplama yani hesap makinelerinin ilki wilhem schickard a (1623) aittir. Ancak programlanabilir olmaması nedeniyle bu makineler de yaptığımız bilgisayar tanımına tam olarak uymamaktadır.

1642 yılında blaise pascal isimli genç vergi tahsiliyle uğraşan babasının işine yarayacağını düşündüğü ve pascalin ismini verdiği hesap makinesini yaptı ama bu hesap makinesi sadece toplama ve çıkarma işlemlerini yapabiliyordu.

1694 yılında alman matematikçi ve filozof olan gottfried wilhem von leibniz çarpma işlemlerinde de kullanıbilecek pascalini geliştirdi. Daha sonra bir Fransız Charles xavier thoas de comlar dört işlem yapan cihazı yapmayı başardı.

Bilgisayarın esas oluşum evresi bir İngiliz matematikçi olan Charles babage ile başlar. 1812 de babage makineler ile matematik arasında bir uyuma olduğunu belirtti. Çünkü makineler hata yapmaksızın görevlerini tekrarlayabilen cihazlardır. Matematik de ise özellikle matematiksel tabloların üretilmesi basit işlemlerin tekrarlanması ile gerçekleşir. Tek sorun ise bunları birleştirmek yani makinelerin matematiğin ihtiyacına göre olayları uygulayabilmesiydi. 1822 de bu problemi çözmek için ilk adımı atan babage birkaç denemenin ardından buharla çalışan lokomotif büyüklüğünde otomatik hesap yapabilen bir hesap makinesi yapmıştır. 1837 yılında adını analitik makine koydğu ilk programlanabilir makinesel bilgisayarı kavramsallaştırıp tasarlarladı. Fakat maddi sıkıntılar yüzünden bu makineyi geliştirmek için çalışma yapamamıştır.1850 yılında George boole kendi adıyla anılan ve sadece 1 ve 0 rakamlarının kullanıldığı boole cebiri sistemini bularak bilgisayarların gelişmesi üzerinde önemli rol oynamıştır. Bu alanda ki bir büyük gelişme de 1890 yılında Amerikalı Hermann Hollerith tarafından yapılan ve delikli kart sistemiyle veri girişi yapılan bilgisayar olmuştur. Bu sistemde işlem hızının artması ve hataların azalması büyük bir ilerleme sayılmıştır. Bu hesap makineleri muhasebe işlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Hatta amerikanın 1890 nüfus sayımlarında bu makine başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Hollerthin bağımlı bulunduğu işletme ise sonraki yıllarda bir bilgisayar devine dönüşecek olan IBM dir. 19. yüzyılın sonuna geldiğimizde elimizde gelecek yıllarda bilişim donanım ve kuramlarının gelişimine büyük katkıda bulunacak olan delikli kartlar, Boole cebiri, boşluk tüpleri ve teletip aygıtları bulunuyordu.

İkinci dünya savaşının başlaması ile, devletler bilgisayarların potansiyel stratejik önemi nedeniyle bilgisayar araştırmalarını iyice arttırdılar. 1930 lu ve 1940 lı yıllar boyunca bilgisayar gelişmeye devam etti ve elektronik devrelerinin bulunuşundan (1937) sonra sayısal elektronik bilgisayarlar ortaya çıkmıştır.

1941 de Alman mühendis Konrad Zuse uçak ve roketler için Z3 olarak adlandırılan bir bilgisayar geliştirdi. Z3 ikili sayı tabanına dayalı işleyip, gerçel sayılar ile işlem yapabilen ilk makinedir. 1998 yılında Z3'ün Turing uyumlu olduğu kanıtlanmış ve böylece ilk bilgisayar unvanını edinmiştir. Müttefik kuvvetler daha güçlü bilgisayarlar için çalışmaya başladılar.

İngilizler de Almanların iletişim ağını çözebilmek için colossus adındaki gizli kodaları kırabilen bilgisayar olan mark 1 i ürettiler. howard hathaway aiken 1944 de mark1 adını verdiği bilgisayarı yarı elektronik devreler kullanmakla yapmıştır. Mark1 elektronik rolelerden oluşmuş bir cihazdı. Mekanik parçaları hareket ettirmek için elektromagnetik sinyaller kullanılmıştı. Mark 1 de delikli kart sistemiyle çalışmasına rağmen daha önceki benzerlerinden farklı olarak logaritma ve trigonometri fonksiyonlarını da yapabilmekteydi. Yavaş olduğu halde, tam otomatik olarak çalışması ve uzun işlemleri çözebilmesi ona büyük avantaj sağlıyordu.

Savaş nedeniyle gelişmiş diğer bir bilgisayar da Amerikan hükümeti ve Pennsylvania Universitesi ortaklığı ile ortaya çıkmış olan ENIAC adlı bilgisayardı (Electronic Numerical Integrator And Computer). Bilgisayar 18000 vakum tüpü, 70000 direnç ve 5000000 lehim noktasına sahipti. 160 kilowatt elektrik gücü tüketen makina Philadelphia daki ışıkların sönükleşmesine neden oluyordu. ENIAC, Mark I e göre 1000 kez daha hızlı bir bilgisayardı.

ENİAC ın olumsuz yanlarını saptayan geliştiricileri daha esnek ve zarif çözüm üzerinde çalışıp program mimarisi veya daha çok neuman mimarisi olarak tanınan tasarımı önerdiler. Fakat bu mimariden jhon von neuman bir yayında bahsedince bu mimariye dayalı bilgisayarlardan ilki ingilterede tamamlandı . aynı mimariye bir yıl sonra kavuşan eniac a ise edvac ismi verildi.

Boşluk tüpüne dayalı bilgisayarlar 1950'ler boyunca kullanımda kaldıktan sonra, 1960'larda daha hızlı ve ucuz olan geçirgeç (transistör) tabanlı bilgisayarlar yaygınlık kazandı. Bunun üzerine bilgisayarların üretiminde daha önce görülmemiş büyüklükte bir toplu üretime geçildi.1970 lere gelindiğinde tümleşik devre uygulayımı ve intel 4004 gibi mikro işlemcilerin geliştirilmesi sayesinde güvenilirlik ve başarım arttı ve maliyet düşürüldü. Yeni nesil bilgisayarlarda makine dili ile assembly dili yer değiştirdi ve böylece uzun ve zor ikili kodların yerini kısa programlama kodları aldı. 1960 ların başlarında işyerlerinde, üniversitelerde, yeni nesil bilgisayarlar kullanılmaya başlandı. İkinci nesil bilgisayarlara yazıcılar, tape birimleri, disk birimleri, hafıza, işletim sistemi ve programlar ilave edildi.böylece her alanda bilgisayar kullanılmaya başlandı.

1980lerde sonra yakın bilgisayarları daha etkili kullanabilmek için bilgisayar ağları kurulmaya başlandı. Ağ üzerindeki bilgisayarlar birbirlerinin hafızalarını görebilmeleri hatta bazı programları ortak kullanabilmeleri sağlandı.

Yeni nesil bilgisayarların ortaya çıkması kullanımının yaygınlaşması ile birlikte yeni meslek gurupları ve endüstriler doğmuştur. Ve her geçen gün bilgisayarların gelişmesi devam etmekte hızları arttırılırken boyutları küçülmektedir. Ve en önemlisi neredeyse günümüzde bulunan hiçbir sektör yada makine bilgisayarlar kadar hızlı gelişim gösterememiştir. Bu tür birbirlerine bağlı bilgisayarların oluşturduğu ağlar (Local Area Network (LAN)) diğer bilgisayar ağlarına bağlandılar. Böylece tüm dünyadaki bilgisayarlar birbirlerine bağlanarak ağların ağı olan İnterneti oluşturdular.

Add document to your blog or website

Similar:

BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ iconBilgisayarın tarihsel gelişimi

BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ iconSorun: TEBEOS kurulumu devam ederken eczacının bilgisayarın kapanması ve bilgisayarın tekrar açılması sırasında sorun yaşanması

BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ icon1. Nasyonalizmin Tarihi Gelişimi

BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ icon1 Factoring’in Tarihi Gelişimi

BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ iconBANKACILIĞIN TARİHİ GELİŞİMİ

BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ icon­EĞİTİM TEKNOLOJİSİNİN TARİHÎ GELİŞİMİ

BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ iconOTOMOTİV ÜRETİMİNİN TARİHİ GELİŞİMİ

BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ iconORTA ÖĞRETİMDEKİ TARİHÎ GELİŞİMİ

BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ iconTÜRK BANKACILIĞININ TARİHİ GELİŞİMİ

BİLGİSAYARIN TARİHİ GELİŞİMİ icon1. ATOM MODELLERİNİN TARİHİ GELİŞİMİ

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page