Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile




Indir 187.05 Kb.
TitleDünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile
Page4/7
Date conversion23.12.2012
Size187.05 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://katipten.net/Daktilografi kitab
1   2   3   4   5   6   7

44. önemli:

Büyük küçüğe kadın erkeğe el uzatır. Büyük ya da kadın el uzatmazsa karşısındaki kendiliğinden el uzatmamalıdır. Tanışmalarda tebessüm edilir. Bir ziyafet sofrasında bir hanım, eğer tanımadığı bir erkeğin yanına düşerse ismini vermeden onunla konuşur. Erkek isim verirse kendisi de ismini söyleyebilir. Yolda veya bir taşıtta selamlaştığınız bir kimseyi yanınızda bulunana takdim etmeyiniz. Sokakta rastladığınız bir tanıdık ile konuşurken beraber yürüdüğünüz bir şahıs var ise onun sizden birkaç adım ötede beklemesi uygundur. Kadınla yürüyen bir erkek yanındakinden izin alıp durmazsa karşıdan gelen yalnız erkek kesinlikle durmamalıdır. Erkek kadını sağına alarak yürür. Sağ taraf tehlikeli ise kadın sola alır. Bazı yerlerde sigara içilmemelidir. Hasta ve çocuk yanında yatak odasında kapalı yerlerde büyüğün huzurunda cenaze töreninde misafir karşılarken ya da misafir gidilen yere girilirken asansörde ve ibadet yerlerinde yolda bir bayanla yüründüğü ya da konuşulduğu zaman erkek de sigara içemez. Bir hanımın sokakta sigara içmesi yakışık almaz. Genç bir erkek akraba olsun yabancı olsun şapka çıkarmadan genç bir bayana selam veremez. Şapkasını çıkaran ayrıca başını eğerek selam vermez. Toplu yerlerde çiklet çiğnenmez. Tiyatroda koltukta oturanların önünden geçip yerinizi almaya giderken; yüzünüzün ve vücudunuzun sahneye dönük olması gerekir. Yani sırtınız geçtiğiniz sırada oturanlara dönük olarak dar yolu geçip yerinize oturmuş oluyorsunuz.

45. Önemli:

Dünya işleri ile din işlerini birbirine karıştırmak dönen dünyayı durdurmaya kalkışmak demektir. Dünya döner durmaz. Onun üzerinde yaşayıp da duran milletler ise yürüyenlerin ve ilerleyenlerin kölesi olurlar. Laik düşünce benimsenmeden ve laiklik gerçek anlamıyla uygulanmadan gerçek insan olmaya ileri toplum olmaya çağdaş devlet olmaya imkan yoktu. Türk inkılabında laiklik sosyal hayatı kökten değiştiren, toplumun bütün kurumlarına dini yönden bağımsızlık kazandırmayı amaç edinen bir hareket olmuştur. Medeni milletler önünde saygınlık kazanmak isteyen Türk milletinin çocuklarına vereceği eğitimi mektep ve medrese namında birbirinden büsbütün başka iki çeşit kuruluşa teslim etmeye katlanabilir miyiz? Eğitim ve öğretim birleştirilmedikçe; aynı fikirde ve aynı zihniyette kişilerden meydana gelecek bir millet yaratmaya imkan aramak; olmayacak şeylerle abesle uğraşmak olmaz mı? Çağdışı bir eğitim düzeni olan medrese eğitiminin değiştirilip eğitimimizin laik ve ilerici esaslara göre kurulması da Cumhuriyeti başarıya götüren bir yol olmuştur. Türk milletini kalkınmış duruma getirmek onu sağlam bir bünyeye kavuşturmak eğitim ve öğretime çok önem verilmesine bağlıdır. İşte bu nedenle eğitim ve öğretimin birleştirilmesi okul-medrese ikiliğinin kaldırılması laikliğin eğitime uygulanması demektir. Büyük meselemiz en medeni ve en mutlu bir millet olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu yalnız kurumlarında değil düşüncelerinde de temelli inkılap yapan Türk milletinin dinamik bir ülküsüdür.

46. Önemli:

Merkez bankaları kredileri düzenlemek, para basmak yani banknot çıkarmak ve gerektiğinde banknot çekmek suretiyle para kıymetine ve o yoldan bütün malların değerine etki yapabilmek durumunda bulunan bankalardır. Bu bankalar yalnız memleketin iç ticaretine değil, dış ticaretine de etki yapmakta kesin bir role sahiptirler. Merkez bankaları bir bankalar bankasıdır. Bu nedenle merkez bankaları senedat ve kambiyo işlerinde bütün bankaları kendi politikalarını izlemeye zorlayabilmek ve bütün para piyasasına hakim olabilmek görevini de taşımaktadırlar. Bugün her memlekette para piyasasını merkez bankaları denetlemektedir. Devlet daha çok demokrat memleketlerde siyasal bir çok baskıları karşılamaktadır. Her taraftan devletin kredilerle sanayi ve ticaret hayatına yardım etmesi, tarıma kooperatiflere kredi vermesi beklenmektedir. Devlet elindeki bir bankayı siyasetin baskılarından, isteklerinden kurtarmak güçtür. Kar amacına dönük olmayan ve giderlerini bütçe üzerine yükseltebilen bir bankadan istenebilecek yardımların hududu yoktur. Hemen daima sermayeyi donduran bu gibi işler ise mevcudu seyyal bir durumda tutmak zorunda bulunan bir banka için oldukça büyük bir riziko sayılır.

47. Önemli:

İnsanoğlu binlerce yıldan beri bildiği ve yediği ekmeğe tarihin her çağında en kutsal değeri vererek bunu çeşitli şekillerde ifade etmiştir. Ekmek çok tanrılı devirlerde bile kutsal değerini korumuştur. Çok eski çağlardan beri ana besin maddesi sayılan buğdayın yeryüzündeki tarihi kesin olarak bilinemiyor. Ancak insanların bu bitkiyi tanıyıp cevherini bulması ve bundan nimetlerin en büyüğü, en kutsalı olan ekmeği elde etmesi altı, yedi bin yıllık bir geçmişe dayanıyor. Taş devri insanları ekmek yapmasını bilmiyorlardı, fakat buğday tanelerinin tadını almışlardı. Taneleri çiğ olarak ya da kızgın taşlar üzerinde kavurup yemekte idiler. Sonra bu taneleri haşladılar. Daha sonra ise taneleri pişirdiler, suyunu süzüp kurutmaya da başladılar. Tarihte ekmeğin ilk kez ne zaman çıktığı da bugün kesin olarak bilinmiyor.Ancak Babillilerle Mısırlıların Milattan Dört bin yıl önceleri hamura maya katarak ekmek yapmış olduklarını ise bugüne dek bulunan kalıntılardan öğrenebiliyoruz.

48. önemli

Kamusal yazılar Türkiye Cumhuriyeti resmi dairelerince haberleşme amacıyla yazılan yazı türüdür. Resmi yazılar şekil bakımından iş yazılarına çok benzer. Ancak hitap ve saygı kısımları bulunmaz. İmza bölümü blok mektuplarınkine benzer. İç yazılarından farklı olarak, gereği için kısmı vardır. Bu kısımda yazıda bahsedilen işi yapacak olanlar belirtilir. Gizlilik derecesi sayfanın başına ve sonuna; çok gizli, gizli, özel, kişiye özel, hizmete özel şeklinde yazılır ve damgalanır. Öncelik ve çabukluk dereceleri de başta ve sonda yazı ile veya damga ile belirtilir. Resmi yazılar, yazan ve gönderilen makamın derecesine göre değişen belirli ifadelerle belirtilir. Kısa resmi yazılar, ufak ara değişiklikleriyle yarım sayfaya yazılır.

49. Önemli:

Bir hanımın, hiçbir yerde erkeğin solunda oturmaması gerekir. Otomobilde de bu kural aynıdır. Şayet otomobili şoför kullanıyorsa araba sahibi arkada, direksiyonun arkasına düşen yere değil; önü açık, boş kalan yerin hizasına oturur. Yemekli vagonda, bayanlar trenin gidiş yönüne yüzleri dönük olarak otururlar. İki hanın yan yana oturur. Bayan tekse pencere kenarında oturur. iki arkadaş karşı karşıya otururlar. Yapamayacağınız bir şeyi yaparım demeyin; vaade bulunmayın. Önemli ya da önemsiz, eğer bir söz vermişseniz, sözünüzü mutlaka tutun. Yaşamın daha anlamlı olması için, görgü kuralları insanlara yardımcı olur. Görgü kurallarına uymak, aşırı kibarlık veya çıtkırıldımlık değildir. Uzun bir zaman süresince oluşan bu kurallar, denemelerin sonucudur. Görgü kuralları memleketten memlekete farklılıklar gösterebilir. Ancak hepsindeki öz aynıdır. Bu da yasamayı daha kolay ve topluma uyumlu duruma getirmek ve insan sevgisi yaratmaktır. Kuralları; görüp, yaşayıp, okuyup öğreniriz.

50. Önemli:

Önceden izin verme kuralı, bütçenin onaylama işlemiyle ilgilidir. Yasama meclislerince, onaylama yolu ile önceden izin verilmemiş ise onaylanması bu meclislere ait olan hiçbir bütçe yürürlüğe giremez. Vergi, resim, harç adı altında özel kanunlarla tahsil edilmesi gereken devlet gelirlerinin bir kuruşu bile alınamayacağı gibi, devlet giderlerinin önlenmesi de mümkün olmaz. Bu kural, artık o derece genelleşmiştir ki önceden onaylama yeni ve modern bütçe tariflerinin için yer almıştır. Uygulama yılından önce onaylanan bütçeler üstünde yıl içinde yapılması gerekli olan değişikliklerin de yine bu kurala uyularak, önceden tasdike tabi tutulmak suretiyle, meclislerden izin alınması da gereklidir. Mali yıl içinde ek tahsisat alınması, fasıllar arasında aktarma yapılması ancak meclislerden önceden izin almakla kabil olur. Bizde de anayasa, bütçe ve muhasebe konularında , bu kuralın uygulanmasıyla ilgili hükümler bulunmaktadır. Bu tür kurallar meclislerce titizlikle gözetilir.

51. Önemli:

Dört bin ve daha yukarı Romen rakamlarını yazmak için sayının üzeri çizilir Romen rakamı yazılıp üzerine çizgi çizilir silindiri ters yöne ve iki diş çevirip sekiz üzerindeki çizgiyle sayının üzeri çizilir ve silindir eski yerine döndürülür küçük Romen rakamları alfabenin küçük harfleriyle yazılırlar küçük Romen rakamları kitapların önsöz giriş gibi kısımlarında ve başlıkları numaralamada kullanılır küçük Romen rakamları dışında Romen rakamlarının hepsi büyük harf tuşuna basmak suretiyle yazılır Arabi rakamlar ise küçük harfte yazılır bunların birbirine karıştırılmaması gerekir Arabi rakamla on iki şeklinde yazılır yazmak tamamen yanlıştır bunu küçük harflerle şeklinde yazarsak yanlış olur çünkü bu okunacaktır bu hususlara çok dikkat edilmesi gerekir.

52. Önemli:

Günümüzden dört yüz yıl kadar önce, Piza şehrinde bir kilisede yapılan ayin sırasında, tepeden sarkan avizenin sallanmakta olması, çok kimsenin pek dikkatini çekmemişti. Hele başlangıçta daha geniş bir açıklık içinde salladığı, sonra sallantı yavaşladıkça açıklığında küçüldüğü, ancak bu geniş açıklığın da, dar açıklığında aynı eşit zamanlar içinde olduğu, yalnız bir kişinin dikkatini çekiyordu. Bu Galileo Galilei adındaki genç bilgindi. Bu avizenin sallantısı ile aynı uzunluğa ve aynı kitleye sahip tüm sarkaçların salınma sürelerinin eşit olduğu teorisini bulmuştu İzokran adı verilen bu teori, saatin ortaya çıkmasını sağlamıştı. Bu teoriyle ortaya çıkan pandül bu davayı halletmişti işte. Yaşadığı zamanı ölçme ve değerlendirme, insan zekasını en çok uğraştıran bir konuydu. Milattan yaklaşık bin yüz yıl önce Çinliler güneş saatini ortaya çıkardılar. Güneş saati basit bir çubuktan ibaretti. Güneşin durumuna göre, verdiği gölge ile zamanı anlıyorlardı. Bu alet yeryüzünde ilk saat olmuştu. Milattan altı asır önce Asurlular bu konuda başka önemli bir adım atarak su saatini buldular. Bu sistemde yetersiz kaldığından kum saati bulundu. İnsanlar mumdan ve urgandan da saatler yapıp zamanı ölçmeye çaba göstermişlerdi.


54. Önemli:

Atatürk gençliğin aşkı ve elden tutucusu idi.en genç yaşta bakanlar onun devrinde iktidara geldiler.bir gençte yetişme kabiliyeti görünce onu bu vatanda kendi kadar büyütmek için bütün imkanlarını kullanırdı bütün ümidi gençlikte idi nutkunun sonunda türk cumhuriyetini gençliğe emanet etmiştir son zamanlarda Hatay davası onun başlıca derdi idi. O yüzden uyumaz hasta hasta uzun yolculuklara çıkar milleti harbe sokmaksızın yabancılar elindeki bu Türk toprağını vatanına katmak isterdi. Bir akşam umumi yerde rastladığı Fransız büyük elçisine yine bu meseleyi açmıştı. Bir ara beni üzüyorsun dedi Türkçe söylemişti salanda bu sözü duyan bir genç ayağa kalkarak Atatürk sen üzülme arkanda biz varız diye bağırdı. Atatürk başını sesin geldiği yana çevirdi. yüzünde bir sevgi açılışı vardı gözlerini gence ve arkadaşlarına dikerek biliyorum çocuğum bunu bildiğim için böyle konuşuyorum dedi bir geçit töreninde cumhuriyet okullarından yetişen gençleri gördükten sonra o akşam sofrada düşebileceği tehlikeden bahsedenlere Mustafa kemaller yirmi yaşındandır demişti o her gençte kendini görürdü

55. Önemli:

Cetvel yapma düzeni şaryonun hareketini ve istenilen yerde durmasını sağlar bu düzeni kullanmak bize zaman kazandırır bir çizelgedeki sütunların arasındaki boşluk için her satırda sekiz on kez aralık çubuğuna vurmak her paragraf başında yedi kez aralık çubuğuna vurmak zaman alır halbuki bu düzeni yani tabülatör düzenini kullanmak istenilen noktaya şaryoyu bir anda getireceği için bize zaman kazandırır şaryoyu durak yapmak istediğimiz yere bazı makinelerde ise bir ilerisine getirip cetvel yapma tuşuna basarsak durak yapılmış olur tabülatör hareket tuşu veya çubuğu da şaryonun durak yapılan yere kadar hızlı bir şekilde hareketini sağlar cetvel silme tuşu ise yapılan durağı ya da durakları ortadan kaldırmakta kullanılır bir durağı silmek istersek hareket tuşuna basarız şaryo durak noktasında durunca da silme tuşuna basarız ve böylece o durağı silmiş oluruz.

56. Önemli:

Başlıklar kağıda ya da yazıya ortalanıp yazılır kağıdın yatay orta noktasını buluruz şaryoyu buraya getiririz her iki vuruşluk yer için bir kez geri tuşuna basarız harfleri ve boşlukları içimizden söylerken geri tuşuna da basarız sonda tek harf kalıyorsa bu tek harf için geri tuşuna basmayız bu işlem bitince de başlığı yazarız yazının marjları eşitse başlığın kağıda ortalanması yazıya da ortalanması demektir geri tuşuna normal yazıda küçük parmakla basıyorduk başlık ortalamada ise avuç içini makinenin yanına ve başparmağı da geri tuşuna getiririz geri tuşu çok kullanılacağı için başparmağı kullanmak ve diğer parmakları temel sırada tutmak gerekir geri alma işlemi bitince başlığı yazarız istersek kağıdın yatay ortasına tabülatör durağı yapmak mümkündür.

57. Önemli:

Okumaya veya basılmaya hazır bir yazının daktilo ile yazılmış son şekline manüskri denir manüskri için son müsvedde de denilebilir rapor makale ders notu nutuk ile tez ve manüskri şeklinde yazılır manüskriler iki ara ile yazılır paragraflar arasında fazla ara verilebilir sayfanın ortasına yazılan başlıktan sonra iki kez kol atarak metin kısmına geçeriz satır sonlarında kelimeleri bölmemeye çalışırız bu nedenle sağ marjın dışına birkaç vuruş yapabiliriz ya da daha marja gelmeden birkaç vuruş önce kolu atabiliriz kesme çizgisini az kullanırsak yazı hem daha güzel hem de göze daha güzel görünür sayfa sonu marjın aşmamak sayfanın sonuna kadar yazı yazıp manüskrinin görüntüsünü bozmamak için göstergeli kağıt tablasından sayfa sonuna ne kadar kaldığını izleriz sayfanın alt kenarında beş altı santim yukarıya ve sağ tarafa kurşun kalem ile ufak bir çizgi çizebiliriz yazarken çizgiyi gördüğümüzde birkaç satır daha yazı yazıp kağıdı değiştiririz


58. önemli

Kelime içinde bir iki harf atlanmış olabilir bütün yazıyı yeniden yazmamak için eksik harflerin araya sıkıştırılması mümkündür gereği kadar harf silinir başparmakla uygun şekilde geri tuşuna basılır parmak geri tuşunda tutulur sıkıştırılacak ilk harfe vurulur aynı şekilde diğerleri de geri tuşu yardımıyla sıkıştırılıp yazılır sıkıştırılacak harfe vurmadan önce şerit düzeninin beyaza getirilmesi yararlıdır harf uygun durumda ise bu kez siyaha getirilip yazılır tuşlara çok hızlı vurmadan düzeltme yapılmalıdır eğer kelime içinde fazla harf vurulmuş ise bu harften sonrası silinir iki kelime arasında iki vuruşluk ara bırakılmış olur birden çok fazla ara yazılmışsa harfleri yaymak gerekir bunun için yine geri tuşuna basılır bu kez harfler arasında biraz fazla ara verilmiş olur yanlış yayma ya da sıkıştırma ile düzeltilemiyor ise yazı yeniden yazılmalıdır.

59. Önemli:

Mesaj atma

Telefonun yanında mesaj veya gerektiğinde dikte almak için bir kurşun kalemle bloknot bulunmalıdır ayrıca basılı mesaj kağıtlarını da bulundurmak gerekir

Alınan mesajın doğru açık ve okunaklı olması gerekir sekreter kendisini konuştuğu için kısa not alsa da bu not onun için bir anlam taşır fakat mesajı okuyacak olan için bu çok kısa olduğundan anlaşılmaz olabilir. Bekletme ve telefonu kapatma konuşanı bekletmek gerekirse bunun süresini ve nedenini belirtmek icap eder sadece bir dakika demek doğru değildir telefonu açan yani araya önce kapar amir ile konuşuluyorsa telefonu önce onun kapatmasını beklemek uygun olur.

60. Önemli:

Daktilo silgileri sert kurşun kalem silgileri de yumuşak silgilerdir üstteki kağıt için sert silgi yani daktilo silgisi kullanılır alt kopyalar yani karbonlu kopyalar için yumuşak silgi kullanmak da mümkündür şerit çok yeni ise üst sayfada bulunan yanlış da önce yumuşak silgiyle silinerek boyası alınır sonra daktilo silgisi ile silinir silmeden önce şaryo tam sağa ve ya tam sola alınmalıdır bunun için serbest tuşuna basmak gerekli olabilir bazı makinelerde şaryoyu tam sola almak için serbest tuşuna basmaya gerek yoktur şaryoyu tam sağa ve ya sola alarak silgi kırıntılarının makinenin içine dökülmesini önleriz kolay düzgün silebilmek için silindiri birkaç diş yukarıya doğru çevirmek gerekir yanlış kağıdın orta kısmında ise silindir silgi tablasına kadar döndürülür kağıt silgiler ilk sayfaları silmek için kullanılır kağıt silgi şeritle makinedeki kağıt kullanılır kağıt silgi şeritle makinedeki kağıt arasına getirilip yanlışın üzerine yine aynı harf vurulur ve böylece o harf beyaza boyanmış olacağı için yanlış düzeltmeye hazır duruma gelmiş olur doğru harfe vurulur bazı makinelerde de otomatik silme düzeni olduğundan ayrıca silgi kullanılmaz
1   2   3   4   5   6   7

Similar:

Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile icon1. Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama çünkü kendini gören Allah’ı göremez makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile bakma

Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile icon“Allah’tan sağlık isteyin, çünkü hiç kimseye imandan sonra sıhhatten daha hayırlı nimet verilmemiştir”

Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile iconBu ders ile numune harman hazırlama, açma ve temizleme yapma; numune tarak bandı elde etme; numune cer bandı elde etme; numune fitil elde etme; numune

Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile icon“Allah’tan sağlık dileyin; çünkü hiçbir kimseye imandan sonra sıhhatten daha hayırlı nimet verilmemiştir” (1)

Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile iconMeleklerin varlığına îman etmek, imanın esaslarından biridir. Melekler, gayb alemine ait varlıklardır. Allah katında imanın en makbulü de, gayba olan imandır. Çünkü görünen bir şeye, herkes inanır

Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile icon2012 Olağan Devresi 28. Pazar
«Bana neden iyi diyorsun?» dedi. «İyi olan tek biri var, O da Allah’tır. O'nun buyruklarını biliyorsun: `Adam öldürme, zina etme,...

Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile iconKitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.”

Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile iconEskiden gezi yazılarına seyahatname, seyahat yazıları denirdi. Gezip gören insana da seyyah denirdi. Bugün gezen gören kimseye gezgin, onların gezip gördükleri

Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile iconİbadet kelime olarak; boyun eğmek, itaat etmek, bağlanmak; Allah’ı birlemek, O’nun karşısında kendini küçük görmek anlamını ifade eder. Dini terminolojide ise

Dünya mağduru olan kimsede dindarlık arama. Çünkü kendini gören Allah’ı göremez. Makam ve mevki elde etmek istersen kimseye hakaret etme ve hakir göz ile iconSerbest olmak istersen Şeytan'ın senin aklına getirdiği yalanlara karşı durman lazım. Ama bu işe başlamadan önce Allah’ın sana söylediği şeyleri işitmen lazım. Allah’ın Sesini Duy

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page