Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki




Indir 205.08 Kb.
TitleSosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki
Page3/4
Date conversion19.05.2013
Size205.08 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.uludagforum.com/dersnotu/Medeni hukuk/Medeni hukuk.doc
1   2   3   4

HAKKIN KAYBI

Mutlak Kayıp-Nisbi Kayıp

Hakkın tümüyle yok olmasına mutlak kayıp denir. Mesela hak konusuz kalırsa yada hak sahibi ölürse bu durum ortaya çıkar. Deniz kenarındaki toprak kayması sonucu deniz ile birleşen arsa mutlak kayba uğramıştır. Hak düşürücü süre kaybı da mutlak kayıptır. Buna karşılık zamanaşımının kaçırılması mutlak kayıp değildir. Bu eksik borca neden olur. Yani alacaklı borçluya edimi yerine getirmeye zorlayamaz ancak borçlu iradesi ile ifa edebilir. Hakkın tümüyle yok olmayıp, başka birisine devir edildiğinde nisbi kayıp söz konusudur. A, B’ye arabasını satıp devrettiğinde arabası üzerinde nisbi hak kaybı olmuştur. Ancak araba kaza sonucu kullanılamaz olsaydı mutlak kayıp olacaktı.

İrade Kaybı-İrade dışı kayıp

Hak istenilmeden kaybolmuşsa irade dışıdır. Mesela doğal afet, ölüm, taşınmazın kamulaştırılmasında hak irade dışı kaybolmuştur. Hak sahibi hakkını bilerek ve isteyerek devrederse irade içi kayıp söz konusu olacaktır.

HAKLARI KAZANDIRAN YADA KAYBETTİREN ETKENLER

Hakların kazanılması ve kaybedilmesindeki en önemli etken hukuki işlemlerdir. Ancak hukuki işlemleri içine alan üst konuları işledikten sonra hukuki işlem konusunda geçilecektir. Haklar “hukuki olay” ve “hukuki fiil” ile kazanılıp kaybedilirler.

I.HUKUKİ OLAY

İnsanın dışında meydana gelen her türlü değişikliğe olay denir. Deprem, futbol oyunu gibi. Olayların hepsi hukuk nazarında değer taşımaz. Bazı olaylar hukuk dışı alandır.bunlar hukukun ilgilenmediği insanların yemek yemesi, boya yapması, yıldırım düşmesi gibi olaylardır. Ancak kanun koyucu bazı olayları çeşitli sonuçlara bağladığından bu olaylar hukuki olaydır. Borç ilişkisi kurulması gibi. Bir insanın doğumu, ölümü gibi şeyler hukuki olaydır. Çünkü ölümle kişilik sona ererken, doğumla kişilik başlar. Hukuki olaylar genellikle insan iradesine dayanan yada insan iradesine dayanmayan olarak ikiye ayrılabilir.

Yıldırım çarpması hukuk dışı alanken, sigortalı bir kişiyi yıldırım çarpması ve sigortadan bunu talep etmesi hukuki bir olaydır.

II. HUKUKİ FİİLLER

Fiil, şuurlu bir iradeye dayanan harekettir. Bazı hareketler hukuku ilgilendirmez. Misal bir çiçeğin koklanması bir fiil olmakla beraber hukuku ilgilendirmez.

Hukuk düzeni tarafından kendisine sonuç bağlanan fiiller hukuki fiillerdir. Bunlar hukuka uygun olabilecekleri gibi hukuka aykırı da olabilirler.

a) Hukuka Aykırı Fiiller (Haksiz Fiil): Haksız fiil ve sözleşmeye aykırı fiil olarak ikiye ayrılırlar. Haksız fiil: herkes için uyulması zorunlu olan ve aynı zamanda başkalarını zarara uğratan insan davranışlarıdır. Hukuk düzeninde haksız fiiller ile meydana zararı zarar veren tanzim etmek zorundadır. Sözleşmeye aykırı fiillere (borca aykırılık) da denir. Bunlar da bir borç ilişkisinden kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmemesidir. Haksız fiilin sözleşmeye aykırı fiilden farkı, fail ile zarar gören arasında daha önceden herhangi bir hukuki ilişkinin olup olmamasıdır.

Haksız fiilde taraflar ilk kez karşı karşıya gelecekken sözleşmeye aykırı fiillerde daha önce karşı karşıya gelmişlerdir.

b) Hukuka Uygun Fiiller: Hukuk düzeninin onaylayıp, kabul ettiği sonuçları doğrudan hareketlerdir. Bunlar duygu, bilgi ve irade açıklamaları olarak üç grupta incelenir.

B1)Duygu Açıklamaları: Kural olarak tarafların duygu içeren açıklamaları hukuki bağlamaz. Bunun tek istisnası aftır. Örneğin şiddet nedeni ile boşanmak üzere olan eşlerden şiddete maruz kalanı diğer eşi af ederse boşanma davası düşer. Burada bir duygu açıklaması hukuki sonuç bulmuştur.

B2)Bilgi Açıklamaları: belli Bir hususun başkalarına bildirilmesidir. Tasarruf açıklamasıdır. İhbarlar bu şekildedir. A’nın borçlu olduğunu B’ye bildirmesi gibi.

B3)İrade Açıklamaları: Doğrudan doğruya insan iradesini ortaya koyan fiillerdir. Hukuki işlem benzerleri ve maddi filer olarak 3 grupta toplanırlar.

İrade Açıklamaları:

  • Hukuki İşlem

Hukuk düzeninin çizdiği sınırlar içerisinde hukuki sonuç doğurmaya yönelmiş irade beyanlarıdır. İradenin açıklanması yöneldiği hukuki sonucu kurmaya, değiştirmeye, devralmaya yönelik olmalıdır.

  • Hukuki İşlem Benzerleri

Hukuki işlemlere benzerler. Çünkü burada da irade açıklanması şarttır. Beyanın açıklanmasındaki sonuç ise pratik anlamdaki sonuçtur. Hukuk sonuç ise açıklamada bulunanın iradesinden bağımsız olarak gerçekleşir.

Hukuki işlemde ise hukuki sonucun meydana gelmesi iradenin o sonucu yönelmesiyle mümkündür.

- Maddi Fiiller

İrade açıklamasına yönelik olmayan, iş ve emek açıklaması oluşturan fiillerdir. Fiili yapanın iradesi dış alanda maddi anlamda bir değişiklik yaratır. Maddi fiilde iradenin yönelmiş olması gereği yoktur. Hukuki sonuç direk olarak kanundan doğmaktadır.

HUKUKİ İŞLEM KAVRAMI

Hukuki işlemin 3 unsuru vardır. Bunlar, kurucu, geçerlilik ve etkinlik unsurlarıdır.

1-Hukuki İşlemin Kurucu Unsurları

a) İrade Beyanı: Hukuki işlemin temeli iradedir. Bütün hukuki işlemler ilgili kişilerin iradelerinden kaynaklanır. Ancak irade açıklanmış ve karşı tarafa iletilmiş olmalıdır. İnsan düşünceleri iradedir ancak açıklanmadığı için sonuç doğurmaz. İrade beyanı subjektif unsurken, bunun karşılığı olan beyan objektiftir.

İrade beyanı açık yada zımni, doğrudan yada dolaylı, şekle tabi olan yada olmayan, yöneltilmesi şart yada şart olmayan şeklinde çeşitli şekillerde sınıflandırılabilir.

b) Hukuki Sonuç: hukuki işlemdeki irade açıklaması diğer irade açıklamalarından ayıran en önemli unsurdur. Açıklanan irade ile beklenen hukuki sonuç ilişkili ve aynı olmalıdır. Yani A, B’ye arabasını satmak isterken, B, A’dan arabayı kiralamak istiyorsa buradaki hukuksal ilişkide sonuç sakattır.

Herkesin hukukçu olamayacağı için irade açıklamaları ana hatları ile bilinse yeterli sayılır.


2-Hukuki işlemin Geçerlilik Unsurları

a)Bütün Hukuki İşlemler için Aranan Geçerlilik Şartları

Hukuki işlem ehliyeti yani (fiil ehliyetinin) varlığı, hukuki işlem hukuk düzeninin emredici hükümlerine aykırı olmamalı, irade açıklamaları serbest olmalıdır.

İrade açıklanırken baskı, zor, tehdit ile yapılmışsa hukuki işlem iptal edilebilir. Hukuki işlem kesinlikle kişilik haklarına, hukuka, ahlaka aykırılık teşkil edemez. Şayet ediyorsa geçersizdir. Misal kişi ölüm sözleşmesi yapamaz. Yaparsa salt olarak geçersizdir. Keza yine fiil ehliyeti olmayanların yaptıkları işlemler tek yanlı geçersizdir.

b) Bazı Hukuki işlemler için Geçerlilik Şartları

Bazı hukuki işlemler şekle tabidir. Bu işlemlerin var olduğunun kabul edilmesi için bazı şekli şartların yerine getirilmiş olması aranır. Misal tapulu taşınmazlar üzerinde ayni hakların kurulması, devri, resmi şekillerle yapılmalıdır. Aksi geçersizdir.

3-Hukuki İşlemin Etkinlik Unsuru

Bazen hukuki işlemin hükümlerini meydana getirmesi bir kısım unsurların sonradan tamamlanması şartına bağlanmıştır. Mesela taliki şart bağlanmış hukuki işlemlerde şart olarak öngörülmüş olayın engellenmesi hukuki işlemin etkinliğinin kısıtlanmasıdır.


Hukuki işlemin geçerli olarak meydana gelmesi ve kendisinden beklenen sonuçları vermesi kurucu unsurlarında ve geçerlilik şartlarında herhangi bir eksiklik bulunmamasına bağlıdır. Etkinlik unsurlarının eksikliği de arzu edilen sonucun gerçekleşmesini engelleyecektir.

UYULMASI ZORUNLU HUKUK KURALLARINA AYKIRI HAREKET EDİLMESİNİN HUKUKİ İŞLEMLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

  1. YOKLUK: Hukuki işlemlerin kurucu unsurlarından biri eksikse o işlem hiç doğmamış yani yok sayılır. Dolayısıyla da herhangi bir sonuç meydana getirmez. Herkes tarafından ileri sürülebilir. Yargılamanın her aşamasında öne sürülebilir. Resen gözetilebilir. İrade beyanının maddi cebir altında yapılması, yetkili evlendirme memuru önünde yapılmayan evlenme işlemi, zorla imza attırılması, parmak bastırılması gibi.

  2. Butlan: Hukuki işlemin kesin olarak hükümsüz sayılmasıdır. Söz konusu geçersizlik hali için mutlak butlan denmektedir. Yokluktan farklı olarak burada hukuki işlem doğmuştur fakat istenen sonuçları gerçekleştirmesi mümkün değildir. Ahlaka ve hukuka aykırı yapılan sözleşmeler, kişilik haklarına aykırı yapılan sözleşmeler, muvazaa, fiil ehliyeti olmayan kişinin yaptığı sözleşme gibi örnekleri saymak mümkündür. Butlanda geçersizlik kesin olduğu için, tarafların bunu kabullenmesi, borçlarını bilerek ve isteyerek ifa etmeleri, aradan belirli bir sürenin geçmesi işleme geçersizlik kazandırmaz. İfa yetkisi vermez. İfa edilmişse geri alınabilir.

  3. İptal Edilebilirlik: hukuk düzeni, bazı hallerde ilgilisine hukuki işlemi tek taraflı olarak iptal edebilme hakkı tanımıştır. İster geçerliliğine razı olur, ister belirli şartlar çerçevesinde yapıldığı andan itibaren geçersiz kılar. Buna karşılık hakim resen geçersizliği nazara alamaz. Öğretide bu geçersizlik hali için nisbi butlan ifadesi kullanılmaktadır. Nisbi butlan düzeyinde olan işlemlerin düzeltilmesi olanağı vardır. Hata, hile, tehdit yoluyla iradenin sakatlanması halinde veya gabin halinde bu durum söz konusu olacaktır. Kişi böyle bir halde bir sözleşme yapmışsa 1 yıl içinde sözleşmeyi iptal edebilir. Sözleşmeyi iptal ettiğini karşı tarafa bildirmesi yeterli olur.

  4. Tek Taraflı Bağlamazlık: Hukuki işlem taraflardan biri için bağlayıcı nitelik taşımakta diğer taraf için ise bağlayıcılık kazanması belirli kişi veya makamların onayına tabidir. Mesela sınırlı ehliyetsiz durumundaki bir kişinin borç altına girmesi gibi. Bu halde velisinin rızası icazeti şarttır. Öğreticde taliki şarta bağlanmış borçlarda tek taraflı bağlamazlık söz konusu olduğu söylenir.

  5. Nisbi Etkisizlik: Hukuken geçerli olan bir işlemin tarafların dışında yer alan bazı kişilere karşı ileri sürülememesi olarak karşımıza çıkar. Şöyle ki alacaklı hukuk düzeninin öngördüğü şartlar altında alacağını üçüncü şahsa devredebilir. Bunu yapmak için borçludan rıza almasına lüzum yoktur. Ancak temlik işleminin borçluya karşı etkili olabilmesi için ona haber verilmesi şarttır Aksi halde eski alacaklıya yapılan ödeme iyi niyetle yapılmış kabul edileceğinden borçlu borucundan kurtulur.

Hukuki İşlem Çeşitleri

I.Ait Oldukları Hukuk Alanına Göre Hukuki İşlemler : Medeni Hukukta görülebilecek işlemler, ait oldukları hukuk alanlarıyla görülebilecek sınıflandırılabilirler. Kişiler Hukukunda, aile hukukunda, borçlar hukukunda, eşya hukukunda ve miras hukukunda birbirinden farklı pek çok işlem vardır. Kişiler hukukunda görülen en belirgin hukuki işlem dernek kurma veya vakıf kurmadır. Aile hukukunda nişanlanma, evlenme, mal rejimi, evlatlık gibi sözleşmeler görülür. Borçlar Hukukunda kira, ariyet, karz, hizmet, vekalet, istisna, eser gibi pek çok sözleşme görülür. Keza borçlar hukukunda şekil serbestisi olduğu yeni sözleşmeler de yaratılabilir. Borçlar hukuku alanı dışında diğer alanlarda sıkı şekil şartları vardır. Eşya hukukunda ayni hak kurmayı, değiştirmeyi veya ortadan kaldırmayı hedefleyen sözleşmeler yapılır. (Ayni sözleşmeler) Miras hukukunda ise vasiyet, miras sözleşmesi gibi sınırlı hukuki işlemler vardır.

II. Gerekli İrade Beyanının Sayısına Göre Hukuki İşlemler:Geçerli bir şekilde meydana gelebilmeleri için gerekli irade beyanının sayısına göre “tek taraflı hukuki işlemler” ve “çok taraflı hukuki işlemler” şeklinde ikiye ayrılırlar.

Tek taraflı hukuki işlemler sadece bir kişinin irade açıklamasında bulunmasıyla doğabilen işlemlerdir. Misal vasiyet gibi. Miras bırakanın kanunun öngördüğü şekilde irade açıklaması vasiyet için geçerlidir. Aynı durum vakıf kurma, tanıma gibi işlemlerdir.

Tek taraflı hukuki işlemler ile tek taraflı sözleşmeler arasındaki ilişki önem arz eder. Tek taraflı sözleşmeler taraflardan sadece birini borç altına sokan, diğer taraf için herhangi bir edim yükümü getirmeyen sözleşmelerdir. Misal bağışlama sözleşmesi gibi.

Çok taraflı hukuki işlemlerin geçerli şekilde meydana gelebilmesi için birden fazla kişinin irade beyanında bulunması zorunludur. Bu irade beyanının karşılıklı olup olmamasına göre 2’ye ayrılır. Karşılıklı olursa 2 taraflı hukuki işlemlerden bahsedilir. Türü ne olursa olsun bir sözleşmenin meydana gelebilmesi için iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun şekilde iradesini açıklaması gerekir. Önalım, alım ve geri alım gibi yenilik doğurucu hakların istisnası dışında hiç kimse tek yönlü bir irade açıklamasında bulunarak başka biriyle sözleşme ilişkisi yaratamaz. Satım sözleşmesi geçerli olabilmesi için alıcı veya satıcı olarak iki irade beyanına ihtiyaç vardır.

Karşılıklı olmayıp, aynı yöne doğru olan çok taraflı hukuki işlemler “kararları” oluşturur. Bunlar karşılıklı irade beyanına dayanmayıp, aynı yöne doğrudur. Bir dernek veya şirket genel kurulunda kat malikleri kurulunda teklif ve oylama yapılması bunun gibidir.

III.Hüküm Doğuracakları Zamana Göre Hukuki İşlemler: Hükümlerini doğuracakları zamana göre “sağlararası hukuki işlemler” ve “ölüme bağlı hukuki işlemler” olarak ikiye ayrılır. Sağlararası hukuki işlemler genellikle taraflar sağ iken meydana gelmesini arzu ederler. Bunlar tek taraflı yada çok taraflı olabilir. Temsil yetkisi verme tek taraflı, satım sözleşmesi iki taraflı hukuki işlemdir. Ölüme bağlı hukuki işlemler ise taraflarda en az birinin ölümünden sonra hüküm doğurması istenen işlemlerdir. Miras hukukunda düzenlenmiştir.

Ölüme bağlı tasarruflar “şekli anlamda” ve “maddi anlamda” olarak ikiye ayrılır. Şekli anlamda ölüme bağlı tasarruf, murisin son arzularını açıklarken kullanmak zorunda olduğu kalıplardır. Bunlar “vasiyet” ve “miras sözleşmesi” dir. Maddi anlamda ölüme bağlı tasarruf ise, mirasbırakanın vasiyet veya miras sözleşmesine konu teşkil eden son arzularıdır. Mirasçı atama, belirli mal bırakma gibi.

Borçlar Hukuku sözleşmelerinin hemen hepsi sağlararası hukuki işlemlerdendir. Borçlar Hukuku tek istisna yerine getirilmesi bağışlayanın ölümüne bağlı bağışlamalardır. Kanunkoyucu sağlararası sayılması gereken bu bağışlamayı edimin ifası bağışlayanın ölümüne bırakıldığı için ölüme bağlı hukuki işlemlere göre hükümlere tabi tutulmuştur.

Sağlararası hukuki işlemler kişiler sağ iken hüküm doğurur. Ölüme bağlı hukuki işlemler ise ölüm ile hüküm doğurur. Ölüme bağlı hukuki işlemler şekil şartlarına bağlıdır, kanunlarda öngörülmüştür ve sınırlıdır. Kişiler öngörülenlerin dışında yeni bir ölüme bağlı hukuki işlem yaratamazlar. Sağlararası hukuki işlemler ise de şekil serbestîsi olduğu için sınırlı sözleşme ilkesi benimsenmemiştir. Ölüme bağlı hukuki işlemlerde şekil şartlarının yerine getirilmemesi veya diğer bir geçersizlik sebebi hukuki işlemin kendiliğinden hükümsüz kalmasını sağlamaz. Mahkeme tarafından iptal edilmediği sürece mirasçılar açısından geçerliliğini korur. Sağlar arası hukuki işlemlerde butlan hali (yani şekil eksikliği) işlemin kesin olarak hükümden düşmesini sağlar. Taraflar böyle bir işlemin hüküm doğurmasını isterlerse yeniden ve usulüne göre yeniden yapmak zorundadırlar.

IV. Malvarlığında Yaptıkları Etkiye Göre Hukuki İşlemler: Kişiler parasal değer taşıyan hak ve borçlarından meydana gelen bütüne malvarlığı denir. Haklar malvarlığının aktifini, borçlar ise pasifini oluşturur. Malvarlığında yarattığı etkiye göre hukuki işlemler, “borçlandırıcı (taahhüt)” ve “tasarruf! Şeklinde ikiye ayrılır.

Borçlandırıcı işlemler (iltizami hukuki muamele), malvarlığı aktifinden herhangi bir etki yapmaz. Yalnızca pasifini (borcunu) arttırır. Tasarruf işlemleri ise usulüne uyun yapıldığında doğrudan doğruya malvarlığının aktifini etkileyen işlemlerdir. Kazandırıcı işlemlerde denir.

A ile B arasında televizyon satım sözleşmesi yapılırsa her ikisi için de malvarlığının pasifinde bir artma olmakla aktifinde ise değişme olmamaktadır. Bu mülkiyeti devir yolu ile geçen tüm işlemlerde geçerlidir. Paranın ve televizyonun teslimi ile ise aktif taraf da hareketlenme olur. İşte bu tasarruf işlemidir. Satım sözleşmesi borçlandırıcı işlem, tasarruf işlemi malik tarafından tapu müdürlüğüne yazılı tescil talebidir. Mülkiyet ise tapu memurunun tescil işlemi yapmasıyla geçer.

V.Şarta Bağlı Olup Olmamasına Göre Hukuki İşlemler: Hüküm ifade etmeleri ve hükümden düşmeleri için belli şarta bağlanmış işlemler şarta bağlı işlemlerdir.

a)Şarta bağlı olmayan hukuki işlemler: herhangi bir şarta bağlanmamış usulüne uygun olarak yapıldığı anda hüküm ifade eden işlemlerdir. Vade yoksa derhal ifa talep edilebilir. Vade olsa bile hukuki işlemin geleceği hakkında belirsizlik yoktur.

b) Şarta bağlı hukuki işlemler

vade: Borcun muacceliyet kazanması için belirlenmiş geleceğe ilişkin tarihtir. Vadenin gelmesi kesindir.

Önolgu: Hukuki işlemin geleceği mevcut, gerçekleşmiş, fakat taraflarca henüz bilinmeyen bir olaya bağlanmışsa şart yoktur. Sınav sonuçları asılmış fakat öğrenilmemişse bu durum ortaya çıkar.

Şarta bağlı hukuki işlemden söz edebilmek için;

  • İşlemin hüküm ifade etmesi veya hükümden düşmesi bir olayın gerçekleşmesine bağlanmalıdır.

  • Bu bağlanma taraf iradelerinden kaynaklanmalıdır. Asıl işlemin geçersizliği şartı da geçersiz kılar. Şart sonradan da sözleşme eklenebilir.

  • Şart olarak kararlaştıran olay geleceğe ilişkin olmalı ve gerçekleşip gerçekleşmediği belli olmamalıdır.

Kural olarak tüm hukuki işlemler şarta bağlanabilir. Bu açıdan karşılıklı ve tek taraflı hukuki işlemin arasında fark yoktur. Ancak hukuk düzeni çeşitli sebeplerle bazı hukuki işlemlerin şarta bağlı yapılmasına izin vermemiştir. Misal Aile Hukukunda evlenme, evlat edinme, miras hukukunda mirasın reddi, eşya hukukunda tescil ve terkin şarta bağlanamaz. Şart koşulan şey genel ahlaka, adaba ve hukuka uygun olmalı, gerçekleşebilecek olmalıdır.

Şart Çeşitlendirilebilir.

Olum şart-Olumsuz Şart: Hukuki işlemin hüküm ifade etmesi olayın gerçekleşmesine bağlanmıştır. Örneğin sınıfı geçersen şu kadar burs gibi. Kararlaştırılan olayın gerçekleşmemesi ise olumsuz şarttır. Enflasyonun yükselmemesi gibi.

İradi şart-Tesadüfi Şart: Taraflardan birinin iradesine bağlı bir olay şart olarak kararlaştırılmışsa söz konulu olur. Belli bir tarihe kadar ödeme gibi. Tarafların iradesi dışında bir olgu şart kılınmışsa tesadüfi şarttan bahsedilir. Fenerbahçe bu yıl şampiyon olursa sana bisiklet alacağım gibi.

Taliki Şart: Hukuki işlemin hükümlerini doğurmasının bağlandığı, geleceğe ilişkin ve gerçekleşmesi şüpheli bir olaydır. Örneğin üniversite sınavını kazanırsa burs vereceğim şartı gibi.

İnfisahi (bozucu) şart. Halen hükümlerini doğurmakta olan bir hukuki işlemin sona ermesinin aynı niteliklere sahip bir olaya bağlanması halidir. A, üniversite sınavını kazanan B’ye her ay burs vermeyi taahhüt etmiş ancak bursun ilerleyen yıllarda devam etmesi için B’nin sınıfta kalmamasını şart koşmuştur.

TALİKİ ŞART.

Hukuki işlemin kurulması yönünde iradeler açıklanmış ve bu açıklamalarla birlikte aralarında bir borç ilişkisi doğmuştur. Ancak kişiler yine de geleceğe ilişkin ve gerçekleşmesi şüpheli bir olayın gerçekleşmesi şartına bağlamışlardır. İki safhası vardır.

a)Askı Safhası: Taliki şartta iradelerin açıklanmasıyla borç ilişkisi kurulur. Tek taraflı iradeleri ile borç ilişkisini ortadan kaldıramazlar. Sözleşme hükümlerinin doğması şartın gerçekleşmesi anına kadar ertelenmiş olduğu için borçlu borcunu ifa ile yükümlü değildir. Borçlu, askı safhasında ifaya zorlanamasa da, alacaklının ifaya ilişkin beklenen hakkını zarara uğratacak davranışlardan kaçınmak zorundadır. Şartın gerçekleşmesi süresine kadar borçlu tasarruf işlemi yapamaz. Ancak borçlandırıcı işlem yapabilir. Alacaklı ise alacağı üzerinde tasarruf işleri yapabilir. Misal onu temlik edebilir. Keza alacaklı beklenen hakanı koruma altına almak için de işlem yapabilir. (Rehin gibi)

b)Askı Safhası Bitimi: Şart gerçekleşince askı safhası sona erer. Şart fiili olarak yani sözleşmede öngörülen şartlar çerçevesinde gerçekleşebilir. Şart farazi olarak da gerçekleşebilir. Taraflardan biri iyiniyet kaidesine aykırı hareket ederse, şart farazi gerçekleşmiş olur. Şartın gerçekleşmesi için beklenecek süre açık değilse dürüstlük ilkesi esas alınır.

İNFİSAHİ ŞART (BOZUCU)

  1. Askı Safhası: Hukuki işlem yapılır yapılmaz hüküm doğurur. Zamanaşımı işlemeye başlar vade kararlaştırılmamışsa borç muaccel olur.

  2. Askı Safhası Bitimi: Hukuki işlemde öngörülen olay meydana gelince şart fiilen gerçekleşmiş olur. Taraflardan birinin dürüstlük ilkesine ters düşecek şekilde şartın gerçekleşmesini engellemesi durumunda da sonuç aynıdır. İnfisahi şartta, şartın gerçekleşmesi, borçlandırıcı ve tasarruf işlemlerinden farklı sonuçlar yaratır.

Borçlandırıcı işlemlerde, şart gerçekleşir gerçekleşmez hukuki işlemlerden doğan borç ilişkisi ortadan kalkar. Tasarruf işlemlerinden ibra ve alacağın temlikinde, infisahi şart gerçekleşince alacak eski sahibine döner. İyiniyetli 3. şahısların iktisabı saklıdır.

İYİ NİYET

Hakların kazanılmasına hizmet eden subjektif nitelikte olan kavrama İyiniyet denir. Hakların korunmasına ve kullanılmasına hizmet eden objektif nitelikte olan kavrama (objektif iyiniyet) Dürüstlük denir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 2. maddesi dürüstlük ilkesini, 3. maddesi ise iyiniyet ilkesini düzenlemiştir. Ancak haklar önce kazanılıp sonra kullanılıp/korunacağına göre ilke önce iyi niyet daha sonra dürüstlük ilkelerini görelim.

Eski Medeni Kanun her iki maddede iyiniyet (hüsnüniyet) kavramından bahsetmekte idi. eski kanunun 3. maddesi hakların kazanılmasına hizmet eden subjektif iyiniyetten, 2. maddesi ise hakların kullanılması ve borçların ifasına hizmet eden afaki iyiniyetten (Dürüstlükten) bahsetmekte idi. 4721 sayılı TMK ise yine 2. maddede hakların kullanılmasına hizmet eden “dürüstlük ilkesini”, 3. maddede ise hakların kazanılmasına hizmet eden “iyiniyet” ilkesini düzenlemiştir.

İyiniyetin korunmasını gerekli kılan sebeplerin en önemlisi hukuki işlemlerde güvenliği sağlamaktır. Çünkü ticari hayat için güven ve hız önem arz eder. Çalıntı parayı alan kişi parayı iade etmek zorunda kalırsa ticari hayat durur ve güvenlik sorunu başlar.

1   2   3   4

Similar:

Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki iconHUKUK Sosyal düzenle hukuku ile şahıslar veya şahıslar ile toplum arasındaki ilişkileri düzenleyen maddi müeyyideli kurallar bütününe denir. İki başlık altında toplanır; KAMU HUKUKU

Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki iconMilletlerarası hukuk esas olarak devletler (daha sonra milletlerarası teşkilatlar da bu yapıya dahil olmuştur) arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kuralları

Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki iconTOPLUMSAL KURALLAR Toplum hayatını düzenleyen kurallar denildiğinde sadece hukuk kurallarından bahsedilmemektedir. Bunun yanında başka toplumsal kurallarda vardır. Bunlar şöyle sınıflandırılır. Toplumsal kurallar

Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki iconTicaret hukuku, kişiler arasındaki ticari ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarını içeren ve Borçlar Hukukunun alt dallarından biri olan bir hukuk branşıdır

Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki iconTıp Etiği Eğitimi, Tıp Etiğinin Felsefi Temelleri: Etik Kuram, Etik İlke ve Kurallar Arasındaki İlişki

Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki iconSA 8000 SOSYAL SORUMLULUK STANDARDI İLE İŞ YAŞAMI KALİTESİ ARASINDAKİ İLİŞKİ

Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki iconI. BÖLÜM: Avrupa Birliği hukuku ve ulusal hukuk düzenleri arasındaki ilişki ve ulusal yargının rolü

Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki iconX ve y arasındaki ilişki kesindir stokastik modelde ilişki kesin değildir

Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki iconMedeni hukukun borç ilişkilerini düzenleyen dalıdır. Borç ilişkilerini düzenleyen kurallar bütünü olarak da tanımlanabilir

Sosyal Hayatı Düzenleyen Kurallar ile Hukuk Kuralları Arasındaki İlişki iconKavram belirlidir, karşıtı ile birlik içindedir. Bu birlik, karşıtların bu özdeşliği usun ilişki biçimidir. Kavramlar arasındaki ilişki fiziksel uzay-zaman

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page