TÜBİTAK ''Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları; 2023 Strateji Belgesi'' yayınlandı




Indir 148.13 Kb.
TitleTÜBİTAK ''Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları; 2023 Strateji Belgesi'' yayınlandı
Page1/3
Date conversion24.05.2013
Size148.13 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.engintamer.com/downloads/BasinDegerlendirmeleri.doc
  1   2   3
TÜBİTAK ''Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları; 2023 Strateji Belgesi'' yayınlandı.


Bu raporlarla ilgili olarak basında yer alan değerlendirmelerden;


Haluk GERAY'ın Birgün gazetesinde yer alan 8 yazısı için tıklayınız.

Aykut GÖKER'in Cumhuriyet Bilim Teknik ekinde yer alan 4 yazısı için tıklayınız.

Orhan BURSALI'nın Cumhuriyet Bilim Teknik ekinde yer alan 2 yazısı için tıklayınız.

Ahmet ÇAKMAK'ın Birgün gazetesinde yer alan 3 yazısı için tıklayınız.


Haluk Geray ;


1-) 2023 Öngörüsü; Haluk Geray ; Birgün Gazetesi, 05/08/2004

2-) Stratejik Teknolojiler (1) ; Haluk Geray ; Birgün Gazetesi, 12/08/2004

3-) Stratejik Teknolojiler (2) ; Haluk Geray ; Birgün Gazetesi, 19/08/2004

4-) Stratejik Teknolojiler (3) ; Haluk Geray ; Birgün Gazetesi, 26/08/2004

5-) Stratejik BİT Teknolojileri (1) ; Haluk Geray ; Birgün Gazetesi, 02/09/2004

6-) Stratejik BİT Teknolojileri (2) ; Haluk Geray ; Birgün Gazetesi, 09/09/2004

7-) Bilim, Teknoloji ve Yabancı Sermaye ; Haluk Geray ; Birgün Gazetesi, 16/09/2004

8-) Teletaş'ın Sömürgeleştirilmesi ; Haluk Geray ; Birgün Gazetesi, 23/09/2004


2023 öngörüsü

Haluk Geray ; ARAYÜZ; Birgün Gazetesi, 05/08/2004


Öngörü (foresight) çalışmaları, Avrupa Birliği başta olmak üzere pek çok ülkede yaygınlaşıyor. AB 6. Çerçeve Araştırma Programı'nda milyonlarca Euro bu çalışmalara ayrılıyor. Öngörü çalışmalarının en önemli özelliği, geleceğe yönelik olarak tahmin (forecast) gibi geleneksel yöntemlerin ister istemez var olan durumu geleceğe taşıma açmazını aşabilmesinden kaynaklanıyor. Öngörü çalışmalarında arzu edilen bir geleceğe yönelik olarak, bugünden yapmanız gerekenleri çalışmanız söz konusu. Kısacası, geleceğe yönelik edilgin değil etkin bir yaklaşım devrede. Öngörü yönteminin bir başka özelliği de süreç kazanımlarının en azından sonuçlar kadar önem taşıması. Çünkü, katılımcı ve ortak aklı harekete geçiren yöntemler temel alınıyor. Teknoloji öngörüsü, öngörü çalışmalarının belki de en dinamik dallarından biri. Arzu edilen bir gelecek çerçevesinde etkinlik gösterilecek bilim ve teknoloji konularını belirlemek ve bu konuları başarabilmek için gerekli bilim/teknoloji alanlarında bugünden yetkinleşmeye başlamak. Bunun için büyük ulusal programların başlatılması... Teknoloji konularında odaklanmanın gerçekleştirilmesi... Bilim-teknoloji ve yenilik politikalarıyla, ekonomi politikalarının uyumlulaştırılması...


* * *

Konunun bir başka yönü de günümüzde gelişmiş ülkelerin kapitalist birikim sürecinde değer zincirinin yüksek katma değer içeren bölümlerinde odaklaşarak birikimi sağlama stratejileriyle ilgili. Geleceğin ileri teknolojileri bu tür bir birikim modeline göre şekilleniyor aslında. Bu anlamda, büyük ölçüde onların biçimlendireceği teknolojilerin nitelikli işgücüne dayalı katma değer oranı yüksek alanlarda etkinlik göstermezseniz, hep "azgelişmiş" olarak kalmaya devam edeceksiniz. Ahmet Çakmak Birgün'deki yazılarında, bu stratejiyi Üçünü Dünya'nın gelirini arttırarak dünya çapında gelir dağılımını dengeleme stratejisinin bir parçası olarak da sunuyor. Türkiye'de de geçtiğimiz üç yılda bir teknoloji öngörüsü projesi olan Vizyon 2023, Tübitak eşgüdümünde gerçekleştiriliyor. Temmuz ayında Vizyon 2023'ün Yönlendirme Kurulu toplanarak taslak strateji belgesini değerlendirdi. Yönlendirme Kurulu, 27 kamu kuruluşu ve 29 sivil toplum kuruluşunun yanında dokuz üniversitenin üst düzey sorumlularından oluşuyor. Vizyon 2023'ün ağ sayfasında (vizyon2023.tubitak.gov.tr) tartışmaya açılan taslak strateji belgesi arzu edilen bir geleceği kurmak için etkinlik gösterilecek teknoloji konularını ve bunları başarabilmek için gerekli stratejik teknoloji alanlarını içeriyor.


* * *


Arzu edilen hedef, 2023'te "muasır medeniyet" seviyesini aşma hedefi doğrultusunda, bilim ve teknolojiye hakim; teknolojiyi bilinçli kullanan ve yeni teknolojiler üretebilen; teknolojik gelişmeleri toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürebilen bir "refah toplumu" olarak konmuş. Taslak strateji belgesi bunun sayısal somutlaşmasını Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Endeksi'nde ilk 20 ülke arasında olmak diye koymuş. Biliyorsunuz, 2004 yılı İnsani Gelişme Endeksi'nde Türkiye 88. sırada yer alıyor. Taslak belgeye göre hedefin gerçekleştirilebilmesi için "Türkiye'nin "Sürekli yeni bilgi ve teknoloji üreterek; yüksek ulusal gelir, küresel rekabet gücü ve sürdürülebilir kalkınmanın temeli olan nitelikli iş gücüne dayalı yüksek katma değeri yaratacak; bilgi temelli bir refah toplumu olma hedefine uygun şekilde tüm topluma yayılmış; etkin işleyen ve küresel sistem ile etkileşim içinde olan bir bilim, teknoloji ve yenilik sistemine sahip olması" gerekiyor. Belgede hedefin gerçekleştirilmesi için 8 ana grupta toplanmış 37 "kritik" teknoloji alanı saptanmış. Bu alanlarda nelerin yapılması gerektiğine ilişkin yapılanma ve politikalar da taslak strateji belgesine konmuş. Bunlara ilişkin bilgileri de gelecek hafta ele alalım...


Stratejik Teknolojiler (1)


Haluk Geray ; ARAYÜZ; Birgün Gazetesi, 12/08/2004


Geçtiğimiz haftaki yazımda, Vizyon 2023 Teknoloji Öngörü çalışması sonunda ortaya çıkan taslak Strateji Belgesi'nin yayımlandığından söz etmiş ve belgede yer alan önerileri bu hafta yazacağımı belirtmiştim. Bildiğiniz gibi gelişmiş ülkelerin kapitalist birikim sürecinde değer zincirinin yüksek katma değer içeren bölümlerinde odaklaşarak birikimi sağlama stratejilerine yanıt üretmek, ancak nitelikli iş gücüne dayalı yüksek katma değeri yaratacak bilgi temelli bir Türkiye yaratmaktan geçiyor. Bu nedenle bilim ve teknoloji politikasını, ekonomi ve diğer toplumsal politikalarla uyumlaştırmak şart.

Tartışmaya açılan taslak strateji belgesi (vizyon2023.tubitak.gov.tr), bütün olarak değerlendirildiğinde en önemli unsurlardan birincisi bilimsel ve teknolojik araştırma için (Ar-Ge) kaynak ayrılmasına yönelik bölümler. Türkiye, geçtiğimiz yılların istatistiklerine göre GSYH'sının ancak yüzde 1'ini bu alana ayırmış. Oysa bu oran "akıllı" ülkelerde çok daha yüksek. Taslak belgede bu alanda çeşitli istatistiki çalışmalar yapılmış ve 2023 yılında bu günkü Avrupa Birliği (15) ülkelerinin ortalamasını tutturmamız gerektiği vurgulanmış.

Taslak belgenin can alıcı bölümleri arasında odaklanmayla ilgili olanlar var. Nitelikli işgücü ve yüksek katma değer zincirlerinde yer alabilmek için bilgiye dayalı ürünlere sahip olmanız gerekiyor. Örneğin, şimdi olduğu gibi asgari ücretin altında emeğin ürettiği iç giyim yerine, markası olan ürünlere yönelmek bunun ilk adımı olabilir. Ancak daha büyük sıçrama, eğer 5 yıl sonra birileri, havadaki ısı değişimine göre rengini değiştiren giysiler üretecekse, sizin de onu kendi teknolojinizle üretebilecek biçimde yetkinleşmenizle mümkün. İşte odaklanma burada ortaya çıkıyor. Taslak belgede, ilerideki yıllarda çeşitli katma değer alanlarında söz sahibi olabilmek için gerekli stratejik teknoloji alanları belirlenmiş. Yani, odaklanılmış.

Belgede, sekiz ana grupta toplanmış 37 öncelikli stratejik teknoloji alanı saptanmış. Sekiz ana sınıf şunlardan oluşuyor: biyoteknoloji/genetik, mekatronik, nanoteknoloji, bilgi ve iletişim teknolojileri, enerji ve çevre teknolojileri, malzeme teknolojileri, tasarım teknolojileri ve üretim teknolojileri. Unutmamak gerekiyor: bu stratejik teknoloji alanları, hedefi gerçekleştirmek için saptanmış olan yüzlerce katma değer yaratma alanında söz sahibi olmak için gerekli.


Bu yazıda sekiz alandan sadece bir tekini tanıtabileceğiz: mekatronik. Mekatronik teknolojileri aslında makine ve elektronik alanının bir araya gelmesine işaret ediyor. Bu, makine mühendisliği, elektronik mühendisliği ve bilgi işlem üzerine kurulu çok disiplinli alanın temel ilgisi "otomasyon", özellikle de imalat sanayisinde... Taslak strateji belgesinde mekatroniğin staratejik olarak belirlenen üç alt sınıfı sayılmış. Bunlar, MEMS (Mikroelektronik Mekanik Sistemler); robotik ve otomasyon yanında mekatroniğin temel dayanakları olan jenerik alanlar.

Robotik ve otomasyon daha bilinir alt sınıfı oluşturuyor. Biz MEMS üzerinde duralım. Mikro, sözcüğü metrenin milyonda birini anlatmak için kullanılıyor. Günümüz teknolojisinde üretilen bütün yarıiletken ve tümdevrelerin ölçeği mikrometre düzeyinde. Halen üretilmekte olan MEMS ürünlerinin boyutları 1 milimetre ile 1 mikrometre arasında değişiyor. Pek çok MEMS ürünü günümüzde kullanılmaya başlandı. Örneğin inkjet yazıcıların mürekkebi kağıda püskürtmesi işlemini bu "makineler" yapıyor. Arabalarda kullanılan hava yastıklarının tetiklenmesi mekanizmalarında da MEMS ürünleri var. Bazı tür projeksiyon ekranların her bir noktasını bir MEMS makinesi hareketlendiriyor. Beş on yıl sonra neler olabilir derseniz, insan vücuduna yerleştirilen görünmez MEMS'lerin kişilerin gereksinme duyduğu anda ilaç salmalarını düşünebilirsiniz. Böylece kimse "dört saatte bir" gibi bir zorunluluğu hissetmeyecek. Bu makineler ilacı ne kadar gerekiyorsa o kadar salacak. Belki de hasta olmadan bu makinelerden bedene yerleştirilecek. Hastalığı hissedince, ilacı salgılayacak. Mikro düzeyinin daha altında ne var? Onu da gelecek hafta ele alalım.


Stratejik Teknolojiler (2)


Haluk Geray ; ARAYÜZ; Birgün Gazetesi, 19/08/2004


Vizyon 2023 Teknoloji Öngörü çalışması sonunda ortaya çıkan taslak Strateji Belgesi'nide yer alan stratejik teknolojiler arasında sayılan teknolojilerden mekatronik ve MEMS (mikro elektro mekanik sistemler) üzerinde geçtiğimiz haftaki yazıda durmuştuk. Bu kez nanobilim veya nano teknoloji üzerinde duracağız. Nano düzeyine inildiğinde, 1 nanometre 1 milimetrenin milyonda biri oluyor. Fiziksel olarak bu kadar küçük bir boyuta inildiğinde atomlardan ve molekülden söz etmeye başlıyoruz. Nanoteknolojinin beklenen etkilerinin görülmesi bu düzeydeki işleyişin çözülmesinden geçiyor. Daha yukarı düzeylerde bilinen fiziksel olgular yerine, nano düzeyine inildiğinde başka dinamikler egemenlik kuruyor. Bu egemenlik yapılarında etkili olanların başında kuantum ve yüzey gerilimi etkileri geliyor. En geniş anlamında nanoteknolojinin gerçekleşebilmesi için atomlar veya molekül düzeyinde tam kontrol kurabilmek şart. Henüz bu başarılabilmiş değil.

Konuyu ilk dile getiren kişi olarak Nobel ödüllü ünlü fizikçi Feynman olarak kabul ediliyor. Feynman, Britanika Ansiklopedisi'nin tamamı bir iğne başı büyüklüğündeki alana nasıl yazılabilir sorusundan hareketle nano ölçeğe ulaşıyor. Feynmana göre yazı yazmak için o gün kullanılan araçların 10'nda 1'i büyüklüğünde araçlar yapmaktan ve bu araçları kullanarak da 100'de 1'i büyüklüğünde araçları yapmaktan ve sonra aynı şekilde.... Konuşmasında küçültme işleminin devamında öyle bir noktaya gelineceğini (atomlar düzeyi) o noktada artık aletlerinin tasarımının gerçekleşmesi için bildiğimiz kurallar dışında başka kuralların devreye girmesi gerektiğinden söz ediyor. Atomlar veya molekül düzeyindeki yapıların tam kontrolü sağlandığındaysa, neler olabileceğini hayal etmek bile zor. Ancak fikir vermesi açısından karbon nanotüplerden söz edebiliriz. Bildiğiniz gibi bugünkü televizyon ve bilgisayar ekranları Katod Işıklı Tüpler (CRT) olarak biliniyor. Karbon nano bilimi kullanarak nanotüplerden geliştirilen Saha Yayılımlı Tüp (FET) ise, bugün kullandıklarımızdan çok daha parlak, neredeyse gözardı edilebilir enerji kullanan ve ağırlıkları da çok daha hafif olan ekranların üretimine geçilmesi ve piyasaya çıktığında eskilerinden daha ucuz olması sonucunu doğurabilir.


Yukarıda verilen tek bir örnek, nano düzeydeki dinamiklerin açıklanması ve sonrasındaki gelişmelerin neredeyse buhar gücü veya elektrik kadar önemli bir devrime yol açacağının göstergesi. Bu tür teknolojilere "jenerik" veya Türkçesiyle doğurgan teknolojiler deniyor. Bunlar aynı zamanda yıkıcı teknolojiler, çünkü o zamana kadarki üretim paradigmanızı bırakmanız, yenisine geçmeniz gerekiyor. Bunu yapabilmek için de teknolojiye egemen olmanız lazım. Türkiye gibi ülkeler açısındansa gelişmeler hem fırsat hem tehdit içeriyor. Bugünden çalışmaya başlayıp, egemen olursanız; sanayi devriminde kaçırdığınız fırsatı yarın yakalayabilirsiniz. Onun için Vizyon 2023 Taslak Strateji Belgesi, nano teknolojiyi stratejik sekiz ana sınıftan biri olarak tanımlıyor. Neden fırsat olduğunu somutlayalım. Türkiye'de siyah beyaz televizyon döneminde, ekran üreticileri siyah-beyaz CRT tüpleri kullanmak durumundaydı. Tüp televizyonun en pahalı parçası. Bugün de öyle. Bilgisayarların en pahalı parçalarından biri ekran. Türkiye, bu teknolojiye egemen olmak için tam siyah beyaz CRT teknolojisini edinip üretmeye başladıktan bir yıl sonra, bir gecede alınan bir kararla renkli televizyon yayınına geçildi. Çünkü bilim ve teknoloji politikası göz önüne alınmamıştı. Ne mi oldu? Bugün Avrupa'ya dışsatım yapıp o pazarın neredeyse yarısına hakim olan Vestel, Beko gibi firmalar bugün de renkli tüp üretemedi. Onun için de dışsatımda düşük katma değer oranı söz konusu oldu. Demek ki nano bilime egemen olmaya çalışırsak, nanotüp kullanan yeni kuşak ekranlarda Türkiyeli üreticilerin de yüksek katma değer oranına ulaşması mümkün olabilir. Bu, nano bilimden türetilebilecek tek bir örnek. Daha neler var..


Stratejik Teknolojiler (3)


Haluk Geray ; ARAYÜZ; Birgün Gazetesi, 26/08/2004


Vizyon 2023 Teknoloji Öngörüsü çalışması sonunda ortaya çıkan taslak Strateji Belgesi'nde yer alan stratejik teknolojiler arasında sayılan mekatronik/MEMS (mikro elektro mekanik sistemler) ve nano teknoloji üzerinde geçtiğimiz haftaki yazıda durmuştuk. Belgede yer alan stratejik teknolojilerden biri de biyoteknoloji ve gen teknolojileri.

Biyoteknoloji ve gen teknolojilerinden söz edince, gündelik kullanımda insanın aklına hemen genetik kopyalama geliyor. Aslında uygulamalar bununla sınırlı değil. Biyoteknoloji, çoğunlukla moleküler biyolojinin, yeni sınai uygulamalar amacıyla mikroorganizmalar geliştiren dalı olarak tanımlanıyor. Örneğin tarımsal mücadele amacıyla bazı bakterilerin üretilmesi bu alana giriyor.


Gen teknolojileri konusunda en önde gelen dallardan biri rekombinant DNA teknolojileri. Rekombinant DNA teknolojileri, DNA moleküllerinin parçalarına ayrılması ve farklı organizmalardan alınmış parçaların bir araya getirilmesi işiyle uğraşıyor. Tabii bu işi becerebilmek için ulusal gen kaynaklarının ve biyo-çeşitlililiği sağlayan türlerin korunması, haritalanması ve ulusal gen bankalarında saklanması şart. Sadece Türkiye'de olan yerel bir bitki türünün DNA'sı, belli bir amacı gerçekleştirebilmek için vazgeçilmez önemde olabilir. Bunun belli bir toplumsal veya ekonomik yarara dönüştürülmesi içinse araştırma programları sürdürmeniz gerek.

Genombilim, organizmadaki bir set kromozomun DNA dizilişinin tamamını ortaya çıkartmaya çalışıyor. Bu konudaki en önemli projeyse İnsan Genomu Projesiydi. Projenin amacı insan genomunun haritalanması ve dizilişinin öğrenilmesini içeriyordu. Bilimkurgu filmlerindeki insan yaratma temalarıyla yakından ilişkili bir çalışma. İşlevsel genomik, genlerin ve onların çıktılarının biyolojik işlevlerini belirlemeye çalışırken; yapısal genomik proteinlerin üç boyutlu yapılarını saptayabilmeyi amaçlıyor.


Gelelim çok konuşulan kopyalama meselesine. Herhangi bir biyolojik yapının (gen, hücre, organizma) kopyalanması çalışmalarında iki tür ön plana çıkıyor Bunlardan birincisi kalıtımsal klonlama, ikincisiyse terapötik (therapeutic) klonlama. Birincisi, bir anne rahmi aracılığıyla bütün bir organizmanın bütünüyle yaşayan kopyasının yapılması anlamına geliyor. İkincisindeyse, örneğin, hastaların özellikle kök hücrelerinden türetilmiş yapıların üretilerek yeniden hastaya nakledilmesi söz konusu. Karaciğer nakli yapılması gereken bir hastanın kök hücresinden sağlıklı bir karaciğer üretilmesi ve onun hastaya nakledilmesi.

Yukarıda vurgulanan kavramların tamamı, strateji belgesinde stratejik teknolojiler olarak biyoteknoloji/gen teknolojileri ana sınıfında sayılıyor. 21. Yüzyılın teknolojisi olarak görülen bu alanlarda, Türkiye'nin başta sağlık ve tarım olmak üzere tüm alanlara yayılan uygulamalarla toplumun yaşam kalitesinin ve refah düzeyinin yükseltilerek bölgesinde ekonomik ve teknolojik liderliğe soyunması öneriliyor.


Stratejik BİT Teknolojileri

  1   2   3

Add document to your blog or website

Similar:

TÜBİTAK \TÜBİTAK Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Daire Başkanlığında (BTYPDB) Bilimsel Programlar Uzmanı ve Uzman Yardımcısı Kadrolarında Çalışacak Personel Alınacaktır

TÜBİTAK \TÜBİTAK Başkanlığında Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Daire Başkanlığı (BTYPDB) ve bağlı Müdürlük ile Birimlerde Bilimsel Programlar Uzman Yardımcısı ve Bilimsel Programlar Uzmanı Kadrosunda Çalışacak Personel Alınacaktır

TÜBİTAK \TÜBİTAK ile ABD Ulusal Bilim Vakfı

TÜBİTAK \Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesi 2006–2012”

TÜBİTAK \Türkiye'de Bilim ve Teknoloji Politikaları: 1963’den 2013’e Kalkınma Planlarına Genel Bir Bakış

TÜBİTAK \TÜBİTAK Asosye Başkan Yardımcısı, Vizyon 2023 Koordinatörü

TÜBİTAK \ESF (European Science Foundation-Avrupa Bilim Vakfı) Prof. Dr. Nüket Yetiş TÜBİTAK Başkanı nuket yetis@tubitak gov tr PESC

TÜBİTAK \TÜBİTAK; ULUSAL ELEKTRONİK VE KRİPTOLOJİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ (UEKAE), ULUSAL METROLOJİ ENSTİTÜSÜ (UME)

TÜBİTAK \ENERJİ VERİMLİLİĞİ STRATEJİ BELGESİ

TÜBİTAK \ENERJİ VERİMLİLİĞİ STRATEJİ BELGESİ

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page