Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık




Indir 86.65 Kb.
TitleKatılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık
Date conversion19.12.2012
Size86.65 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://fatiherbay.com/sinif_konulari/10/madde_ve_ozellikleri_1unite/maddeveozellikleri.doc


DERSİN ADI : FİZİK
SINIF VE SÜRE : 40+40

ÜNİTE ADI : MADDE VE ÖZELLİKLERİ

KONU ADI : Katılarda Boyutlar Arası İlişkiler ve Dayanıklılık

HEDEF : Katılarda Boyutlar Arası İlişkiler ve Dayanıklılık Kavrayabilme

KAZANIMLAR : 1-Katılarla ilgili olarak öğrenciler; Varlıkların en ve boyca belli bir oranda büyütülmesi veya küçültülmesi durumunda kesit alanları , yüzey alanları, hacimleri ve kütlelerinin hangi oranda değişeceğini hesaplar.

YÖNTEM VE TEK : Anlatım,soru-cevap,etkinlik,örnekleme

KAYNAK ARAÇ VE GER:Ders kitabı M.E.B tavsiyeli yardımcı yayınlar.

İŞLENİŞ:Verilen konuya öğrenciler ön hazırlık çalışması yaparlar.Ders saatinde öğrencilerinde katılımıyla konuyu

öğretmen anlatır.Gerekli etkinlikler yapılara önemli yerler kısaca not tutulur.

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık


Bu ünitede, katı maddeleri belli bir oranda büyüttüğümüz de kesit alanları, yüzey alanları ve hacimlerinin kaç kat büyüdüğünü hesaplayacağız. Canlıların çeşitli özellik ve ihtiyaçları ile bu değerler arasında nasıl bir ilişki olduğunu, sıvılarda adezyon, kohezyon, yüzey gerilimini ve kılcallık olaylarını tanıyacak, güncel olaylarla ilişkilerini kuracağız. Bir gaz olarak atmosferin nasıl oluştuğunu birlikte açıklayacağız. Soğuk ve sıcak plazmayı günlük yaşamdan örneklerle tanımlayacağız.

Düzgün geometrik yapılı katıların en,boy ve yükseklikleri katının öz kütlesi değiştirilmeden eşit miktarda arttırılır yada azaltılırsa maddelerin kesit alanı , toplam yüzey alanı ve hacminde değişiklik meydana gelir.Öz kütle sabit olduğu için maddenin kütlesiyle hacmi de doğru orantılıdır.Buna göre hacim değişirse kütlede aynı oranda değişir.

Buna göre katı maddenin üç boyutunda da eşit miktarda değişiklik yapıldığında en büyük değişiklik maddenin hacminde dolayısıyla kütlesinde meydana gelir.

Kesit Alanı:Katı bir maddenin enlemesine yada boylamasına kesilmesi durumunda oluşan yüzey şeklinin alanına kesit alanı denir.





Varlıkların en ve boylarındaki değişim yüzey alanı, kesit alanı ve hacimlerinde de değişime neden olmaktadır.Kesit alanı/hacim oranı varlıkların dayanıklılığını belirler.Oranın büyük olması dayanıklılığın fazla olduğu anlamına gelir.Varlıkları orantılı bir şekilde büyüttüğümüzde dayanıklılıkları ağırlıklarına oranla daha az artacaktır.

Dayanıklılık =

EK BİLĞİ: Cisimlerin ebatları orantılı bir şekilde arttırıldığında dayanıklılıkları o oranda azalır.

EK BİLĞİ: Taş yapılar dayanıklılıkları en büyük değerde olacak şekilde Projelendirilir.






Şekil

Uzunluk

Genişlik

Yükseklik

Yarıçap

Kesit alan

Yüzey alanı

Hacim

Kesit alanı/hacim

Yüzey alanı/hacim


Silindir




-



-


h


r


Πr2

2 Πrh+2 Πr2

Πr2h



1/h

2(h+r)/r.h


Küre




-


-


-


r


Πr2


4 Πr2

4/3(Πr3)

3/(4r)


3/r


Küp




a


a


a


-


a2


6a2


a3


1/a


6/a



Dikdörtgenler


Prizması







I





b



h



-



I.b


2(ı.b+h.b+ı.h)



I.b.h



I/h



2(I.b+h.b+I.h)/(I.bh.h)




ÖRNEK:



Dayanıklılık=

Dayanıklılık=




Dayanıklılık=

Dayanıklılık=


NOT:

Bir insan kendi ağırlığının 0,86 katını,karıncalar ise kendi ağırlıklarının 52 katını kaldırabilmektedir.


Canlı ve Cansız Varlıkların Yüzey Alanı- Hacim İlişkisi


Varlıkların boyutları artırıldığında yüzey alanlarıyla , hacimleri artmaktaydı. Hacimlerindeki artış kütlelerinin dolayısıyla ağırlıklarının da artacağı anlamına gelir. Bu yüzey alanıyla hacimdeki değişme , varlıkların dış çevreyle olan etkileşmelerini , enerji alış verişlerini , canlı organizmaların yaşamsal faaliyetlerini etkilemektedir.Bir odunun normal şekilde sobaya atıldığındaki yanmasıyla, çok küçük parçalar haline getirilerek sobaya atıldığındaki yanması arasında fark vardır.Odunlar küçük parçalar haline iken daha çabuk yanacaktır.Küçük bir cam parçası belli bir yükseklikten bırakıldığında yere çarptığında kırılmazken , aynı cins camdan büyük bir pencere camı aynı yükseklikten bırakılırsa kırıldığı gözlenecektir.

Örneğin:1kg büyük patatesle,1kg küçük patates soyulduğunda ,küçük patatesten daha fazla kabuk çıkar. Bütün bu durumlardaki farklılığı belirleyen , varlıkların oranıdır.

Bu oran birim kütle başına düşen yüzey alanı olarak ta ifade edilebilir.Doğadaki canlı varlıkların şekilleri birbirinden farklıdır.Bundan dolayı her farklı canlı için bu oranı , yaşamlarını en uygun şekilde yaşayabilmeleri için gereken en uygun değerlerdir.


Canlılar için vücutlarında üretilen enerjinin dış ortama aktarılması ya da dış ortamdan alacakları enerjinin değerini canlının oranı belirler.

Canlılar hacimleri oranında enerji üretirken ,yüzey alanları oranında bu enerjiyi dış ortama aktaracakları için, oranı büyükse enerji kaybının çok olacağı, küçükse de az olacağı anlaşılır.Bundan dolayı bu oranın büyük olduğu canlılarda canlının metabolizma faaliyetleri hızlı, enerji üretiminin fazla olması gerekir ki canlı yaşamını sürdürsün.


Örneğin:

Fare gibi yüzey alanının hacmine oranı büyük olan canlıların enerji kaybı fazla olacağından metabolizmalarının hızlı çalışması gerekir.







Buna karşın Fil gibi yüzey alanının hacmine oranı küçük olan canlılar fazla enerjilerini dışarıya verebilmek için vücutlarında yüzey alanını artıracak fiziksel özelliklere ihtiyaç duyarlar. Fillerde bu ihtiyaç vücutlarına oranla büyük olan kulaklarıyla karşılaşırken maymunlarda bu iş denge aracı olarak da kullandıkları kuyruklarıyla karşılanır.

Bunun sebebi de oranının küçük çıkması durumunda metabolizmalarındaki fazla enerjiyi yüzey alanlarını arttırarak dışarıya atma ihtiyacıdır.


NOT:


Aynı hacme sahip geometrik cisimler içerisinde en küçük yüzey alanına ve en az oranına küre sahiptir.


DERSİN ADI : FİZİK

SINIF VE SÜRE : 40+40

ÜNİTE ADI : MADDE VE ÖZELLİKLERİ

KONU ADI : Sıvılarda kılcallık ve Yüzey gerilimi

HEDEF : Sıvılarda kılcallık ve yüzey gerilimini kavrayabilme.

DAVRANIŞLAR : 1-Yapışma (adezyon) ve birbirine tutma (kohezyon) olaylarını örneklerle açıklar.

2-Yüzey gerilimine örnekler vererek birbirinin tutma ile açıklar.

3-Sıvıların temel özellikleri hatırlatılır.

4-Yaygın olarak kullanılan sıvılar,yüzey gerilim katsayılarına göre sıralanır.Yüzey gerilimine sıcak ve tuzun etkisi örneklerle tartışılır.


YÖNTEM VE TEK : Anlatım,soru-cevap,örnekleme.

KAYNAK ARAÇ GER:Ders kitabı,M.E.B tavsiyeli yardımcı yayınlar

İŞLENİŞ: Verilen konuya öğrenciler ön hazırlık çalışması yaparlar. Ders saatinde bir önceki konunun kısa bir tekrarı yapılır. Daha sonra o gün işlenecek konu öğrencilerinde katılımıyla öğretmen tarafından anlatılır. Etkinlikler öğrencilerle birlikte yapılır. Araştırma konuları da öğrenciler tarafından okunarak öğrenciler arasında tartışma ortamı yaratılır. Önemli kısımlar öğrencilere not tutturulur.


SIVILARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ:

1-Sıvılar içinde bulundukları kabın şeklini alırlar.

2-Hacimleri belirlidir.Şekilleri belirli değildir.

3-Molekülleri arasında boşluklar vardır.

4-Molekülleri kaygandır.Sıkıştırılabilirlik çok çok azdır.

5-Sıvıların yüzey gerilimi vardır.

6-Açık kaptaki sıvılar buharlaşırlar.


SIVILARDA KILCALLIK VE YÜZEY GERİLİMİ

Farklı iki maddenin molekülleri arasında var olan ve bu iki maddenin birbirine yapışmasını sağlayan çekim kuvvetine adezyon kuvveti (yapışma) denir.

Örneğin:1-yağmur damlacıklarının cama yapışması

2- denizden çıkan bir insan vücudunun ıslak kalması

3- durgun bir su üzerinde hareket eden yaprağın suyu sürüklemesi v.b


Maddenin kendi molekülleri arasındaki çekim kuvvetine kohezyon denir. Bir musluktan su damlarken önce küçük bir damla oluştuğunu sonra damlanın büyüyüp aşağı doğru uzandığını ve nihayet musluktan kopup bağımsız halde fakat yine de bir bütün olarak yere düştüğünü gözlemişizdir.

Örnek: içinde su bulunan ince bir cam tüpü düşünecek olursak burada suyun kendi molekülleri arasında kohezyon kuvvetinden cam ve su arasında bir adezyon kuvveti vardır.




Adezyon (yapışma)





Kohezyon(tutma)





Sıvıların ince tüpler içerisindeki yükselme veya alçalma hareketi de,tamamen bu iki kuvvet arasındaki etkileşim ile bağlantılı olan yüzey gerilimi ile ilişkilidir.İnce tüpler içerisinde yüzey gerilimi nedeniyle sıvının en üst seviyesinde içbükey veya dışbükey bir kavis gözlenir.





Sıvının kohezyon kuvveti eğer içinde bulunduğu kılcal yapının duvarlarıyla arasındaki adezyon kuvvetinden büyükse,sıvı seviyesi düşmeye eğilimlidir ve sıvının üst yüzeyinde de dışbükey bir eğri görülür.Ancak durum bunun tam tersi ise,yani kılcal yapının duvarları ve sıvı arasındaki çekim kuvveti daha yüksekse sıvı bu kez yükselmeye eğilim gösterir ve üst yüzeyde de içbükey bir kavis görülür.

Islaklık hissi de doğal olarak bu iki kuvvet arasındaki etkileşimle ilişkilidir.Kimya ve Fizikte 'ıslaklık' bu kuvvetler arasındaki ilişkiye bağlı olarak adlandırılır.



adezyon > Kohezyon =Islanma Koşulu

Kohezyon > Adezyon=Islanmama koşulu


Bir sıvının yüzeyini bir birim alanı (ör.1cm²)kadar uzatmak veya arttırmak için gereken enerji miktarına yüzey gerilimi denir. Sıvıların serbest yüzeyinde fark edilen ve sıvı yüzeyini gergin bir zar gibi dengede tutan kuvvete yüzey gerilimi denir.

Sıvının molekülleri arasındaki kohezyonun etkisiyle sıvı yüzey ile hava arasında bir tabaka varmış gibi bir duruma yol açar. Bu durumun etkisini suya batırılmış bir

fırçanın sudan çıkarılırken uçlarının birbirine yaklaşmasında görebiliriz.


Yüzey gerilimi diye adlandırılan bu durumun sıvıların diğer maddeler üzerindeki ıslanma etkisini gösterir .

Sudan çıkartılan boya fırçasının uçları su yüzeyindeki gerilimden dolayı birbirine yapışır.


NOT: çoğu sıvıların yüzey gerilimleri artan sıcaklıkla doğrusal bir şekilde azalır.

(bazı erimiş metaller hariç) ve moleküller arası kohezyon kuvvetlerinin sıfıra yaklaştığı kritik sıcaklık civarında çok küçük bir değer olur.


Sıvılarda yüzey geriliminin azalması sıvıların diğer maddelerle etkileşimini kolaylaştırır. Günlük hayatta kullandığımız bir çok temizlik malzemesi sıvıların yüzey gerilimini düşürerek suyun maddeyi ıslatmasını arttırmasının yanında kirlere daha iyi nüfuz etmesini sağlar. Bu şekilde daha iyi sonuçlar elde edilmesine katkıda bulunur.

Sıvı molekülleri arasındaki etkileşim sonucu olan yüzey gerilimi , su örümceği gibi böceklerin su üzerinde rahatça hareket etmesini sağlamanın yanı sıra sıvıların bazı maddelerin bünyesine nüfuz etmesini ve sıvının madde içerisindeki kılcal atomlarda taşınmasını da sağlar.


Bitkilerde köklerden alınan suyun bitkinin diğer organlarına iletiminde ve kanın damarlarda yerçekimine ters yönlü hareketinde de yine bu prensipler geçerlidir.

Sıvı molekülleri ile ince yüzeyi oluşturan moleküller arasında adezyon ,sıvı moleküllerinin kendi arasında da kohezyon vardır. Sıvıların çok ince borularda yükselmesi onların bu özelliklerinden kaynaklanan etkiyle gerçekleşir.Bunan göre; Bir sıvının adezyon etkisiyle bir katı içinde yayılmasına kılcallık denir.


Kılcallığı:




*Gaz lambası fitilinde yükselen

gaz yağında


*Kurutma kağıdının yada havluların

suyu çekmesinde


*Bitkilerde suyu topraktan alıp üst kısımlara

çıkartması ve benzeri bir çok örnekte görmekteyiz.


DERSİN ADI : FİZİK
SINIF VE SÜRE : 40+40

KONU ADI : GAZLAR VE PLAZMALAR

ÜNİTE ADI : MADDE VE ÖZELLİKLERİ

HEDEF : GAZLAR VE PLAZMALARI KAVRAYA BİLME

KAZANIMLAR : 1-Atmosferin oluşumunu,havayı oluşturan moleküllere etkiyen yerçekimi kuvveti ve güneş enerjisi ile

etkileşimlerini kullanarak açıklar.

2-Gazların günlük hayatta kullanım olarak açıklar.Onlara örnekler verilir.

3-Plazma halini açıklar ve plazmaların örneklerini açıklar.

4-Soğuk ve sıcak plazmaya örnekler verir.

YÖNTEM VE TEK : Anlatım,soru-cevap,etkinlik,örnekleme

KAYNAK ARAÇ VE GER:Ders kitabı M.E.B tavsiyeli yardımcı yayınlar.

İŞLENİŞ: Verilen konuya öğrenciler ön hazırlık çalışması yaparlar. Ders saatinde bir önceki konunun kısa bir tekrarı yapılır. Daha sonra o gün işlenecek konu öğrencilerinde katılımıyla öğretmen tarafından anlatılır. Etkinlikler öğrencilerle birlikte yapılır. Araştırma konuları da öğrenciler tarafından okunarak öğrenciler arasında tartışma ortamı yaratılır. Önemli kısımlar öğrencilere not tutturulur


GAZLAR VE PLAZMALAR

AURORA (KUTUP IŞIKLARI)

Kutup ışıkları yada aurora,genellikle kutup bölgelerinde görülen bir gece ışımasıdır.Aurora,gökyüzündeki doğal ışık görüntüleridir.Genelde gece görülen kutup ışıkları ,çıplak gözle de izlenebilir.Güney kutbundan görenler güney ışıkları (aurora australis),kuzey kutbundan görülenler kuzey ışıkları (aurora borealis) olarak adlandırılır.

Bu doğa olayının temel kaynağı ,güneş lekelerine neden olan güneş patlamalarıdır.Auroralar,güneşin dünya atmosferi üzerindeki etkilerinin en belirgin şekilde görülebilenidir.

Kutup ışığı görüntüleri güneş’ten gelen solar rüzgarlarındaki yüklü parçacıkların atmosferle etkileşmesi sonucu oluşur.

Kutup ışıkları,11 yıllık güneş döngüsünün en yoğun zamanlarında oluşur.Eylül-Ekim ve Nisan-Mayıs aylarında en çok görülür.Genellikle yeşil renkte görülen auroralar çok yükseklere çıkıldığında kırmızı ve pembe renkte görülür.




GAZLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ:

* Gaz molekülleri arasında geniş boşluklar vardı. *Gazların sıkıştırılabilirlik özellikleri vardır. *Belirli bir şekilleri ve belirli bir hacimleri yoktur. *Bu özelliklerinden dolayı gaz molekülleri bulundukları ortamı tamamen doldururlar.

Dünyada yaşama olanağı sağlayan Dünyamızın diğer gezegen ve yıldızlardan ayıran atmosferdir.

ATMOSFER:Yerçekimi etkisiyle dünyayı çepe çevre saran gaz ve buhar tabakasına atmosfer denir.

Belirli bir sınırı olmayan atmosferin kalınlığını hava moleküllerine etkileyen yer çekimi kuvveti ve bu moleküllerin sahip olduğu kinetik enerji belirler. Yer çekimi kuvveti uzaya dağılma eğilimi gösteren hava moleküllerini tutarken moleküllerin sahip olduğu kinetik enerji, moleküllerin yere düşmesini engeller. Moleküllerin yerin çekim kuvvetiyle yere doğru çekilmesi ve kinetik enerjiyle dağılma eğilimleri arasında bir denge söz konusudur. Bu denge öyle hassastır ki yer çekim kuvveti olmazsa atmosferde olmaz. Moleküllerin hareketini sağlayan enerji ise güneştir.

Auroranın gerçekleştiği yer olan atmosferimiz güneş enerjisi ile beslenmekte ve yer çekimiyle tutulmaktadır. Atmosfer canlılara yaşama imkânı tanısa da bu imkan atmosferin her seviyesinde eşit değildir.

Mükemmel bir dengeye sahip olan atmosferimizin gaz yoğunluğu yeryüzünden itibaren kademeli olarak azalmaktadır. Auroranın gerçekleştiği yüksekliklerde (100–1000 km)ise gaz yoğunluğu neredeyse en küçük değeri alır. Yogunluğu yükseklikle azalan havanın atmosfer içerisindeki toplam kütlesinin %50’si 5–6 km de ,%90 ilk 20km de ve %99’u da ilk 30km de bulunmaktadır.





Gazların günlük hayatta değişik kullanım alanları vardır.

1-kamyon gibi taşıtların fren sistemlerinde

2-ısınmada

3-elektrik üretiminde

4-mutfak tüplerinde

5-havalı matkaplarda

6-taşıtlarda yakıt olarak

PLAZMA

Maddelerin 4 hali vardır

1-katı hali

2-sıvı hali

3-gaz hali

4-plazma hali

Maddelerin plazma hali günlük hayatımızda en az görülen hal iken evrenin neredeyse tamamı (%96) plazma hali özelliğini taşımaktadır.

Maddenin plazma halinin uzaydaki örnekleri;

Güneş,yıldızlar,güneş rüzgarları vb.

Yerküre üzerindeki maddenin plazma halinin örnekleri;

Şimşek,yıldırım,kuzey ve güney kutup ışıkları (auroralar)


PLAZMALAR:

1-Isı ve elektriği iyi iletirler

2-Eşit sayıda pozitif (iyon yükleri) ve negatif (elektronlar) yüklere sahiptir.

3-Yüksek veya düşük sıcaklık ve enerji yoğunluğuna sahiptir.


Plazmalar,laboratuar ortamlarında gazların ısıtılarak çok yüksek sıcaklıklara ulaştırmasıyla veya çok düşük sıcaklıklarda yüksek enerjili parçacıklara veya ışımaya maruz bırakılarak da üretilebilir.

Örneğin:Plazma topu,flüoresan ve neon Lambaları ile mum alevi (fitile yakın kısmı) yerkürede üretilen plazma örnekleridir.

Plazmalar çok düşük veya yüksek sıcaklıkta görülür.Buna göre plazmalar

1-soğuk plazma

2-sıcak plazma olmak üzere iki gruba ayrılır.


Plazmaların yüksek enerji yoğunluğuna sahip olmaları ve diğer enerji üretim yöntemlerine göre daha temiz olması bazı ülkelerde plazmalardan enerji üretimine yöneltmiştir.

Hafif atomların yüksek hızlarda çarpışması sonucu daha ağır atomların oluştuğu füzyon olayının gerçekleşmesi için çok yüksek enerjilere ihtiyaç duyulur. Doğada sıvı füzyon için uygun koşullar yıldızların merkezlerindeki plazmalarda görülmektedir. Üretim için gerekli olan yakıt ise deniz suyunda da bulunan ağır hidrojendir ve bu nedenle sınırsız enerji kaynaklarındandır ancak yeterli sıcaklığa ulaştırmadaki istenilen ideal ortamın oluşturmasındaki ve uygun reaktör yapımındaki sorunlar nedeniyle sıcak plazmadan enerji üretimi güçleşmektedir.


ARAŞTIRALIM





Sevgili örgenciler bu ünitede atmosferin ve plazmaların bazı özelliklerini öğrendiniz. Şimdi bu öğrendiklerinizi teknolojik uygulamaları anlamlandırmada kullanmaya ne dersiniz? Bunun için düşük ve yüksek frekanslı radyo dalgalarının iletim farkını irdeleyelim.

Ön bilgi

İyonosfer bir vericiden gele düşük frekanslı radyo dalgaları bir ayna gibi yansıtarak eğer alıcı kapsam alanındaysa sinyali almasını sağlar. Günümüzde sıklıkla tercih edilen yüksek frekanslı radyo dalgalarıdır. Atmosferin iyonosfer katmanı düşük frekanslı yayın yapan bir AM (amplitod modülasyon)radyosunun yansıma yüksek frekanslı yayın yapan bir FM(frekans modülasyon)radyosunun ise ileri saçılma vasıtasıyla sinyal iletiminin yapılmasını sağlar. Buradan hareketle;

Nasıl oluyor da bazı geceler çok uzaktaki bir AM radyosunun yayınını kapsam alanı dışında olmamıza rağmen dinleye biliyoruz? Araştıralım.

Add document to your blog or website

Similar:

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık iconKatılarda Boyutlar Arası İlişkiler ve Dayanıklılık

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık iconUluslar Arası İlişkiler

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık iconULUSLAR ARASI İLİŞKİLER DERS NOTLARI

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık iconULUSLAR ARASI İLİŞKİLER ÇALIŞMA SORULARI

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık iconSiyaset Bilimi ve Uluslar arası İlişkiler Bölümü

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık iconSİYASET BİLİMİ VE ULUSLAR ARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık icon2011-2012 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 12. SINIF ULUSLAR ARASI İLİŞKİLER DERSİ DÖNEM ÇALIŞMA SORULARI VE CEVAPLARIDIR

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık icon2011-2012 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 12. SINIF ULUSLAR ARASI İLİŞKİLER DERSİ DÖNEM ÇALIŞMA SORULARI VE CEVAPLARIDIR

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık iconKATILARDA GENLEŞME

Katılarda boyutlar arası ilişkiler ve dayanıklılık iconKATILARDA BASINÇ

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page