Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir?




Indir 58.14 Kb.
TitleBirinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir?
Date conversion21.12.2012
Size58.14 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.baal.k12.tr/imagestore/baal-k12/dokumanlar/dokuman-fhoce4gctqy41xhi0tnl.doc
ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ DERSİ SORULARI VE CEVAPLARI


Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir?


  • Yenilen devletlerin topraklarını küçültmek, bazılarını işgal etmek veya yeni devletler kurmak

  • Askeri sınırlamalar ve yasaklamalar getirmek

  • Ağır savaş tazminatları ödetmek ve ekonomik yükümlülükler getirmek


Birinci Dünya Savaşının sonuçları nelerdir?


  • 1815 Viyana Kongresi ile kurulan ancak bazı değişikliklere uğrayarak 1914’e kadar gelen Avrupa siyasi haritasının değişmesine ve güçler dengesinin yıkılmasına sebep oldu.

  • Rusya, Osmanlı Devleti, Almanya ve Avusturya – Macaristan İmparatorlukları yıkılarak yerlerine yeni devletler kuruldu.

  • Avrupa’da İtilaf Devletleri lehine yeni bir siyasi harita ve güçler dengesi oluştu.

  • Yıkılan imparatorluklardan doğan siyasi boşluğu, başta İngiltere olmak üzere Fransa, İtalya ve Japonya gibi devletler doldurmaya çalıştı.

  • I.Dünya Savaşı sonunda dünyanın bir daha böyle büyük felaketlerle karşılaşmaması için Milletler Cemiyeti kuruldu.

  • Sömürgecilik, isim değiştirerek “manda yönetimi” adıyla daha da yaygınlaştı.

  • Sömürge rekabeti Uzak Doğu’dan Orta Doğu’ya kaydı.

  • Dünyada “milliyetçilik” düşüncesi güç kazandı, yeni milli devletler, yeni rejimler ortaya çıktı.

  • Savaş sonrasında sınırların çiziminde etnik yapıya dikkat edilmemesi azınlıklar sorununu ortaya çıkardı.

  • Savaşa katılan yaklaşık 65 milyon civarındaki askerin 9,2 milyonu öldü.


Sovyetler Rusya’da Lenin dönemindeki NEP (novaya ekonomiçeskaya politika) projesi kapsamında yapılan faaliyetler nelerdir?


  • Tarım ürünlerine el koymaktan vazgeçilerek köylülere ürünlerini pazarlama özgürlüğü ile küçük esnafa ve tüccara kolaylıklar sağlandı.

  • Yirmi kişiden az çalışanı bulunan küçük sanayi işletmelerinin devletleştirilmesinden vazgeçildi.

  • Yabancı sermayeye çeşitli imkanlar sağlandı. Buna karşılık devlet; bankalar, büyük sanayi kuruluşları ve ulaşım üzerindeki egemenliğini koruyarak ekonominin hızla düzelmesini sağladı.


Lenin döneminde yönetim alanında yapılan faaliyetler nelerdir?


  • Eski Rus İmparatorluğu federasyona dönüştürüldü ve devlet 1 Ocak 1923’te Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) adını aldı. Otuza yakın farklı statüdeki toprakları bünyesinde topladı(sosyalist, özerk ve demokratik cumhuriyetler ile özerk bölgeler). Birlik, cumhuriyetlere yönelik siyasi ve ekonomik alanlarda merkeziyetçi bir politika izledi.


Sovyetler Birliği’nde Stalin döneminde ekonomi alanında yapılan faaliyetler nelerdir?


  • Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planını uygulamaya koyarak (1928) Rusya’nın kendi öz kaynaklarıyla kalkınmasını sağlamayı amaçladı.

  • Tarım devrimini gerçekleştirmek için köylülerin küçük topraklarını makinelerle donatılmış büyük çiftlikler şeklinde birleştirerek “kollektifleştirme” politikası izledi.Tarımsal alandaki bu uygulamalar köylü tarafından büyük tepki ile karşılandı.Zorunlu kolektifleştirme sırasında izlenen sert politikalar dört milyon civarında köylünün ölümüne ve tarımsal üretimde düşüşe neden oldu.

  • Bununla birlikte ağır sanayide hızlı bir ilerleme görüldü. Eski fabrikalar modernleştirildi.

  • Özellikle traktör imalatı ve demir – çelik alanlarında yeni fabrikalar kuruldu.

  • 1950’den sonra Sibirya’daki petrol, gaz ve maden rezervleri işletilmeye başlandı.


Stalin döneminde yönetim alanında yapılan faaliyetler nelerdir?


  • Toplum üstünde büyük bir baskı kuruldu, muhalifler tasfiye edildi.

  • Eşitlik ilkesine dayanan resmi ideolojiye rağmen toplumda ve gelir dağılımında büyük bir eşitsizlik vardı.İşçilerin hayat standardına karşılık köylüler sefalet içindeydi. Aydınlar (yazar, sanatçı vb.) ile komünist parti yöneticileri birçok hizmetten parasız faydalanabiliyordu.

  • 1930’dan itibaren toplumun tüm kesimleri için eğitim mecburi oldu.

  • Bilim ve teknoloji alanında büyük ilerleme kaydedildi.

  • Bu alandaki gelişmeler orduya da yansıdı. SSCB ordusu dönemin güçlü ordularından biri haline geldi.


Çarlık Rusyası döneminde Müslüman Türklere yönelik asimilasyon politikaları nelerdir?


  • İşgal edilen yerlerde Türkler Hristiyanlaştırılarak asimile edilmeye çalışıldı.

  • Bu bölgelerde Rus okulları açılarak Türklerin kültür ve dillerinin değiştirilmesi hedeflendi. Türk ailelerinin Rus okullarına rağbet etmemesi asimilasyon politikasını etkisiz hale getirdi.


Sovyetler Birliği döneminde Müslüman Türklere yönelik asimilasyon politikaları nelerdir?


  • Türk illeri ele geçirildikten sonra Rus harita ve kitaplarında “Türkistan” isminin kullanımı yasaklandı.

  • Ardından Türkistan beş ayrı cumhuriyete bölündü.

  • Türkler arasındaki birlik ve beraberliğin bozulması amacıyla farklı lehçelerin kullanılması yaygınlaştırıldı.

  • Özbek, Kazak, Kırgız ve Türkmenlerin zorla Türkleştirildikleri ileri sürüldü. Buna bağlı olarak da bu milletlerin dillerinden, kendilerine has tarihlerinden ve edebiyatlarından sistemli bir şekilde bahsedildi. Böylece Türkistan’daki Türk toplulukları içersinde Özbekçilik, Kazakçılık, Türkmencilik, Kırgızcılık gibi boy / asabiye duyguları ortaya çıkarılarak birlik bozulmaya çalışıldı.

  • Sovyetler, 10 ciltlik bir “Sovyet Birliği Tarihi” yazdırma kararı aldı. Eserde Rus olmayan milletlerin özel tarihi gelişimini açıklayan bölümlerine yer verilmedi. Edebiyatta milli ruhu konu alan eserler yasak edildi.

  • Sovyetler, bu Türk illerinde sistematik bir şekilde önce cami ve mescitleri tahrip edip bunlara ait vakıfların mal ve mülklerini devletleştirdi.

  • Din adamı yetiştiren okul ve medreseleri kapatıp ileri gelen Müslüman din adamlarını hapis ve sürgün ettiler. Geri kalan az sayıdaki cami ise açık olmakla birlikte ibadete kapalıydı.

  • Ekonomik kalkınmayı sağlamak iddiasıyla, yüz binlerce Türk, işçi sıfatıyla Azerbaycan ve Türkistan’dan alınıp Sovyetlerin diğer bölgelerine yerleştirilirken buralara Rus ve Rus olmayan başka milletleri yerleştirdiler. Senelerce devam ettirilen bu göç hareketinin amacı Rus olamyan milletleri bir potada kaynaştırmak ve onların milli duygularını yok etmekti.

  • Ruslar, Türkiye ile Türkistan’ın kültürel bağlarını da koparmak istediler. Bunun için 1924’te Arap alfabesinden Latin alfabesine geçerken 1928’de Türkiye’nin Latin alfabesini kabul etmesi üzerine Türkler için “Rus Kiril” harfleriyle karışık bir Latin harf sistemine geçiş yaptılar.



Suudi Arabistan Devleti ne şekilde kurulmuştur?


  • Dünya Savaşı sırasında yanında yer alan yerel liderlere İngiltere'nin bağımsızlık vaadi üzerine Hicaz Emiri Şerif Hüseyin kendini "Arap Ülkeleri Kralı" ilan etti. Ancak İtilaf devletleri onu sadece Hicaz Kralı olarak tanıdı. Şerif Hüseyin, oğullarını Irak ve Ürdün'e kral tayin etti ve 5 Mart 1924'te halifeliğini ilan ederek bölgedeki konumunu güçlendirdi. Başlangıçtan beri bölge liderliği konusunda rekabet eden Necd Emiri Abdülaziz İbni Suud, Şerif Hüseyin'e savaş açtı. Galip gelen İbni Suud kendini Hicaz ve Necd Kralı ilan etti. İngiltere'nin 1927'de tanıdığı bu krallık 1932'de "Suudi Arabistan Krallığı"adını aldı.


Yemen Devleti ne şekilde kurulmuştur?


  • Yemenliler, İngilizlerin I. Dünya Savaşı'nda işgal ettikleri Yemen topraklarını geri alabilmek için mücadeleye başladılar. Karışıklıktan faydalanarak Kızıldeniz'e sokulmaya çalışan İtalya'nın olaya müdâhil olarak Yemenlilere yardım etmesi üzerine İngiltere 1934'te Yemen'in bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı. Ancak bölgede İngiltere'nin Yemen ve İtalya ile olan mücadelesi devam etti


Irak Devleti ne şekilde kurulmuştur?


  • İngiltere sömürge yollarını Akdeniz'den Basra Körfezi'ne kadar birleştiren Irak topraklarına tam olarak egemen olmak istiyordu. Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında Irak, Musul dışında İngiliz kontrolüne bırakıldı San Remo Konferansında zengin petrol yataklarına sahip olan Musul da İngiltere'ye verildi. Irak'ta kendi politikalarına uygun bir yönetim oluşturmak isteyen İngiltere, 1921'de Hicaz Kralı Şerif Hüseyin'in oğlu Faysal'ı Irak krallığına getirdi. Bu durumu kabul etmeyen Iraklıların başlattığı bağımsızlık mücadelesi sonucu İngiltere, Irak'a bazı tavizler verdi. 30 Haziran 1930'da yapılan antlaşma ile Irak, bağımsızlığını kazandı. Bu antlaşmaya göre: Dış politikada iki devlet birbirine danışacak, Irak saldırıya uğrarsa İngiltere yardım edecek ve Irak ordusunu eğitecekti. 1938'de Irak yönetimi İngiliz yanlısı olan Başbakan Nuri Sait Paşa'nın eline geçti. Böylece İngiltere, II. Dünya Savaşı öncesinde Irak üzerindeki egemenliğini sürdürmüş oldu.


Ürdün Devleti ne şekilde kurulmuştur?


  • Sınırları ve yönetim biçimi İngiltere'nin isteğine göre Milletler Cemiyetinin kararıyla belirlenen Ürdün 1922'de İngiltere'nin mandası olarak kuruldu. Başına Hicaz Kralı Şerif Hüseyin'in oğlu Abdullah'ın getirildiği manda yönetimi doğrudan Filistin'deki İngiliz komiserine bağlıydı. Ürdün, bağımsızlığına 1946'da Emir Faysal ile kavuştu.


Mısır Devleti ne şekilde kurulmuştur?


  • İngiltere'nin Mısır'ı işgaliyle başlayan milliyetçilik hareketleri Wilson Prensipleri'nin yayınlanmasıyla gelişerek Mısır'da bağımsızlık ümidini güçlendirdi. Mısır milliyetçilerinin çıkardığı ayaklanmalar sonunda İngiltere, 1922'de Mısır'ın bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı. Ancak İngiltere, Süveyş Kanalı ve Mısır'daki yabancıların haklarını korumayı üzerine aldı. Böylece Mısır'daki egemenliğini dolaylı olarak sürdürdü. Mısır halkı, İngiltere'nin Süveyş kanalı koruyuculuğundan vazgeçmesi ve Mısır'daki askerlerini çekmesi konusunda baskı yaptı. Bu esnada İtalya'nın Habeşistan'ı (1936) işgal ederek Nil'in kaynaklarına egemen olması ve İtalya'nın Almanya ile Orta Doğu'da bağımsızlık isteyen milletleri kışkırtarak yardım etmesi İngiltere'nin Mısır politikasında değişikliğe gitmesine sebep oldu. Bu gelişmeler İngiltere'yi Mısır ile anlaşma ve ittifak yapmaya zorladı. Buna göre: İngiltere, Mısır'dan çekilirken sömürge yolu üzerindeki Süveyş Kanalı'nda sürekli asker bulundurma hakkı elde etti. Ayrıca İngiltere, saldırı hâlinde Mısır'ı koruyacaktı. Böylece İngiltere, Mısır'daki nüfuzunu korumuş oldu.


Suriye Devleti ne şekilde kurulmuştur?


  • San Remo Konferansı'nda Fransa'nın payına Suriye ve Lübnan düşmüştü. Ayrıca Sevr Antlaşması ile Güney Doğu Anadolu'yu, diğer İtilaf devletleriyle birlikte, Boğazları ve İstanbul'u işgal etmişti. Fransa'nın amacı, aldığı yerleri korumak hatta daha da genişletmekti. Suriye'nin çeşitli bölgelerinden temsilcilerin oluşturduğu Suriye Ulusal Kongresi, Mart 1920'de merkezi Şam olmak üzere Lübnan ve Filistin topraklarını da içine alan Suriye Krallığı'nı kurdu. Başına Kral Faysal'ın getirildiği bu devlet, San Remo Konferansı'nda tanınmadı. Filistin bu devletten alınarak İngiltere'ye, Lübnan ve Suriye'yi işgal eden Fransa, Kral Faysal'ı tahttan indirerek Lübnan'ı, topraklarını iki kat artırarak Suriye'den ayırdı. Suriye ise Fransa mandası altına verildi bölgeyi sıkı askerî denetimi altına aldı Fransa'nın Suriye'yi eyaletlere ayırarak federal bir düzen kurması, Arapların tepkisini daha da artırdı Anadolu'da işgal ettiği yerlerde Türk kuvvetlerine karşı direnemeyen Fransa, Ankara Antlaşması'yla Güney Doğu Anadolu'yu boşaltarak bütün dikkatini Suriye'ye yöneltti. Kuvvet yoluyla buralarda tutunamayacağını anlayınca 1926'da Lübnan'a, 1930'da da Suriye'ye bağımsızlıklarını verdi. Ancak her iki devletin de anayasasında Fransız mandasının devamını sağlayan maddelervardı. İtalya'nın Habeşistan'ı işgali ve Akdeniz'de tehlikeli olması, Almanya'nın Orta Doğu'da İngiltere ve Fransa aleyhine girişimlerinden sonra Fransa 1936'da Lübnan ve Suriye ile ittifak anlaşması yaptı ancak Fransa parlemontesu anlaşmaları onaylamadı. Fransa Suriye ve Lübnan'dan 1946'da tamamen çekildi.


Shogun ne demektir?


  • 19.yüzyıl sonlarına kadar Japonya’da en güçlü derebeyleri arasından seçilen ordu komutanı



Mutsuhito kimdir? Ne yapmıştır?


  • 1867’de genç yaşta tahta geçen ve aydınların Batı tarzı yenilikler yapılması fikirlerine destek vererek “Meiji Restorasyonu” denilen reform sürecini başlatan imparator.


Meiji Restorasyonu kapsamında yapılan yenilikler nelerdir?


  • 1868'de feodal düzen yıkılarak Batı tarzı hükümet kuruldu.

  • Hukuk sisteminde reform yapılarak Prusya-Alman modeline dayalı yeni bir anayasa oluşturuldu.

  • Eğitim alanında yapılan yenilikler sonucu yüksek bir okur yazarlık oranına ulaşıldı.

  • Takvim değiştirildi.

  • Giyim kuşamda Batı örnek alındı.

  • Çağdaş bir bankacılık sistemi oluşturuldu.

  • Japon donanmasının kurulmasında İngiltere Krallık Donanması'ndan faydalanıldı.

  • Ordunun çağdaşlaştırmasında ise Prusya genelkurmayından uzmanlar getirildi. Japon subayları Batılı askerî ve donanma akademilerine gönderildiler.

  • Dışardan çağdaş silahlar satın alınırken yerli bir silah sanayisi de kuruldu.

  • Devlet, ulaşım ve haberleşmeye önem vererek demir yolu ağı, telgraf hatları ve deniz yollarının oluşturulmasını özendirdi.

  • Ağır sanayii, demir-çelik ve gemi yapımcılığı geliştirilirken tekstil sanayii de çağdaş seviyeye getirildi.

  • Devlet Japon girişimcilerle ortak çalışarak ihracatçılara, sanayicilere ve deniz taşımacılığına her türlü desteği sağladı.


Japonya sanayileştikten sonra nasıl bir politika izledi?


  • Sanayileşen fakat hammadde açısından fakir olan Japonya Asya kıtasına ulaşmak için yayılmacı bir politika izlemeye başladı.


Japonya, sanayisine hammadde temini için neler yapmıştır?


  • Çin'in yönetimindeki Kore'yi ele geçirmek isteyince Çin'le karşı karşıya geldi. İki devlet arasında yapılan savaşta galip gelen Japonya, Batılı devletler ve Rusya'nın tepkisi nedeniyle elde ettiği toprakları Çin'e geri verdi.

  • Çin toprakları Japonya ve Rusya arasında rekabet alanı hâline geldi. Rusya ile Japonya arasında 1904-1905 savaşı çıktı. Rusya bu savaşta yenilerek Çin ve Kore üzerindeki etkisini kaybetti. Japonya bir süre sonra Kore'yi topraklarına katarken Rusya ve Çine karşı elde ettiği başarılarla Uzak Doğu'da yeni bir güç olarak ortaya çıktı.


1920’li yıllar sanayi ülkeleri ile tarım ülkelerini kâr / zarar bakımından nasıl etkilemiştir?


  • olağanüstü artmasına sebep olmuş, sanayi ülkeleri ihraç ettiği ürünlerle büyük kârlar sağlamıştı. Bununla beraber 1920'lerde tarımsal üretimdeki artış, tarım ürünleri fiyatlarının düşmesine neden olmuştu. Tarım ülkeleri ekonomik büyümeden yeterince faydalanamamıştı.


1929 Ekonomik Krizine yol açan Amerikan ekonomisindeki bozulma belirtileri nelerdir?


  • Amerika'da I. Dünya Savaşı'nın getirdiği zorluklar karşısında küçük şirketler birleşerek savaş sonrasında tekeller oluşturmuşlardı. Öyle ki 1929 yılına gelindiğinde Amerikan ekonomisinin

% 5C üzerinde söz sahibi olan holding sayısı 200 kadardı. Bu da tek bir holdingin bile iflasının

ekonomiyi sarsmaya yeteceğini gösteriyordu.

  • Bu dönemde Amerikan banka ve şirketlerinin çalışma esaslarını düzenleyen yasalar yetersiz Hissedar yatırımcıların bilgilendirilmesinde ve denetlemede görülen eksiklikler Amerikan ekonomisinin olumsuz özelliklerindendi.

  • Amerika, 1924-29 yılları arasında gerçekleştirdiği ihracat fazlası ile dünyanın kredi veren ülke konumuna geldi. Bu esnada ülkede otomobil, yapı, elektrik gibi yeni endüstriler gelişmeye başladı. Yeni gelişen endüstrilere talebin fazla olması borsanın spekülatif (yapay) olarak aşırı yükselmesine neden oluyordu. Amerika'nın verdiği kredileri geri alamaması zamanla Amerikan ekonomisini zor bırakmıştı


Almanya’da I.Dünya Savaşı sonunda hiper enflasyonun çıkmasının nedeni nedir?


  • Almanya savaş tazminatlarını ödemek için karşılıksız para basmış, bu da ülkede hiper enflasyona (aşırı enflasyona) yol açmıştır.


I.Dünya Savaşı sonunda İngiltere’de paundun (İngiliz para birimi / Sterlin) aşırı değer kazanması bu ülkede ekonomide hangi alanda bozulmaya yol açmıştır?


  • İhracatta düşüşe yol açtığı için ekonomiyi olumsuz etkilemiştir.



1929 Ekonomik Krizinin ABD’deki sonuçları nelerdir?


  • 1929 yılının fiyatlarıyla 4,2 milyar dolar yok oldu.

  • Bu süreçte çok sayıda banka batmış, binlerce insanın mal varlığı yok olmuştu.

  • Bu insanlar, açlığa sürüklendi, sebze ve meyve yetiştirip satarak yaşamaya çalıştılar.

  • Piyasadaki para bir anda yok olduğu için insanlar ihtiyaçlarını karşılamada takas yoluna giderek bir nevi değiş-tokuş ekonomisine geri döndüler.

  • Maddi varlıklarıyla beraber sosyal konumlarını ve ruh sağlıklarını da kaybettiler. Bunalımı etkileri II. Dünya Savaşı'na kadar yaklaşık 10 yıllık bir dönemde devam etti.


1929 Ekonomik Krizinin dünyadaki sonuçları nelerdir?


  • Kriz en çok sanayileşmiş şehirleri vurmuş, bu kentlerde bir "işsizler ve evsizler ordusu" oluşturmuştur.

  • Bunalımdan etkilenen birçok ülkede inşaat faaliyetleri durmuş;

  • Tarım ürünü fiyatlarındaki % 40-60'lık düşüş, çiftçileri ve kırsal bölge nüfusunu kötü etkilemiştir.

  • Talebin beklenmedik düzeyde düşmesi nedeniyle madencilik alanı krizin en fazla etkilendici sektörlerden biri olmuştur.

  • Ekonomik kriz dünyada 50 milyon insanın işsiz kalmasına, yeryüzündeki toplam üretimin % 42 oranında ve dünya ticaretinin de % 65 oranında azalmasına sebep olmuştur.


1929 Ekonomik Krizinde Türkiye hangi önlemleri almıştır?


  • Dış ticaret ve döviz üzerinde devlet denetimini artıran Türkiye, bir yandan ithalata miktar kısıtlamaları getirirken öte yandan gümrük vergilerini yükseltir.

  • Ulusal sanayii güçlendirme yolunda halk hem tasarrufa hem de yerli malı kullanmaya özendirilir.

  • Bu amaçla, 4 Nisan 1929'da İstanbul Darülfünununda (İstanbul Üniversitesi) düzenlenen "Yerli Malı Kullanma ve Koruma" konulu toplantıda gençlik, yerli malı kullanmaya yemin eder.

  • Bu toplantıdan çıkan bir başka sonuç da "Yerli Malları Haftası"nın ilan edilmesidir.

  • İlerleyen günlerde, "yerli malı kullanımı"nı yaygınlaştırmak amacıyla, Atatürk'ün de direktifleriyle bir cemiyet kurulur. Başkanlığını, TBMM Başkanı Kazım Özalp'in yürüttüğü "Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti", Aralık 1929'da çalışmalarına başlar. Cemiyet; propaganda çalışmaları, düzenlediği "Yerli Mallan" haftaları ve sergilerle "yerli malı" kullanımını bir alışkanlığa dönüştürmeye çalışır.


Milletler Cemiyeti’nin kuruluş gerekçeleri bu cemiyetin yasasına göre nelerdir?


  • Bağıtlı (imzacı) yüksek taraflar, uluslararasında iş birliğini geliştirmek ve bu uluslara barış ve güvenlik sağlamak üzere; savaşa girmemek için kimi yükümlülükler üstlenmek,

  • adalet ve onur üzerine kurulan uluslararası ilişkileri açıklıkla sürdürmek,

  • devletler hukuku kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalmak,

  • örgütleşmiş ulusların birbirleriyle olan ilişkilerinde adaleti üstün kılmak ve

  • antlaşmalardan doğan tüm yükümlülüklere özenle uymak gerektiğini göz önünde tutarak Milletler Cemiyetini kuran işbu yasayı kabul etmişlerdir



İki dünya savaşı arasında barışın sürekliliğini sağlamak amacıyla yapılan girişimler nelerdir?


  • Milletler Cemiyeti’nin kurulması 10 Ocak 1920.

  • Locarno Antlaşması 1 Aralık 1925

  • Kellogg Paktı 27 Ağustos 1928


Locarno Antlaşmasını hangi devletler imzalamıştır?


  • Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Belçika, Polonya ve Çekoslovakya


Locarno Antlaşması Almanya’yı nasıl etkilemiştir?


  • Almanya bu antlaşma ile uluslararası iş birliğine yeniden katılmış oldu.

  • Antlaşmadan hemen sonrada Milletler Cemiyetine üye olarak Avrupa'nın büyük devletleri arasındaki yerini aldı.

  • Antlaşmayla birlikte Avrupa'daki siyasi gerginlik bir süre azaldıysa da bu durum kısa sürdü.


Kellogg Paktı nasıl / niçin kurulmuştur?


  • Fransa, Avrupa'daki durumunu güçlendirmek ve ilişkilerini geliştirmek için ABD'ye, bir barış paktı imzalamayı teklif etti. ABD ise savaş sonrası Monroe Politikası gereği Avrupa'daki sorunlara müdahil olmak istemedi. Bu nedenle ABD Dışişleri Bakanı Kellogg, bu paktın bütün dünya devletlerini kapsayacak şekilde düzenlenmesini istedi.

  • Fransa, bu öneriyi müttefiklerine yardım edemeyeceği ve sorumluluklarını yerine getiremeyeceği düşüncesi ile kabule yanaşmadı. Bunun üzerine Amerika, önerisini Sovyetler dışındaki diğer büyük devletlere bildirdi ve bunlarla görüşmelere başladı. Öneriyi Almanya ve Japonya kabul edince halklarının baskısı karşısında İngiltere ve Fransa da bazı şartlarla kabul etmek durumunda kaldılar.


Kellogg Paktına hangi devletler katılmıştır?


  • ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Polonya, Çekoslovakya ve Belçika. Aynı yıl Sovyetler Birliği ve Türkiye de antlaşmaya dahil oldu.


İtalya’da Faşist Mussolini’nin iktidara gelmesinden önce ülkede istikrarı bozan etkenler nelerdir?


  • İtalya, I. Dünya Savaşı'na yeni sömürgeler elde etmek için katılmıştı. Ancak savaş sonunda umduğunu elde edemediği gibi vaat edilmesine rağmen Alman sömürgelerinden ve Anadolu'dan da pay alamadı. Savaş, İtalya'nın sosyal ve ekonomik hayatında sarsıntılara neden oldu.

  • Aynı zamanda İtalya'da liberal demokrasinin yanında sosyalizm, komünizm gibi akımlar önem kazandı. Bu akımların etkisiyle işçiler, fabrikaların idaresine ve kararlarına ortak olmak istediler.

  • Ayrıca ülkenin her tarafına dağılmış asker kaçakları, terhis olan asker ve aydınların maddi ve manevi beklentileri, işsizlik, iç politikada istikrarı bozdu. Bu durum Benito Mussolini liderliğindeki Faşist Partisinin işine yaradı.



Mussolini ne şekilde iktidara (başbakanlığa) gelmiştir?


  • Kasım 1919'da seçimlere ilk kez katılan Faşist Parti, meclise giremedi ancak ülkedeki karışıklıktan dolayı aydınlar, askerler ve halk arasında hızla taraftar topladı.

  • 1922 Ağustosundaki genel işçi grevi ekonomiyi felce uğratıp ülkeyi karıştırdı. Faşist Partisinin "Kara Gömlekliler"i Napoli'den Roma'ya yürüdü. Darbe yapılmasından çekinen hükümet istifa etti. İtalyan kralı 30 Ekim 1922'de başbakanlığa Mussolini'yi atamakzorunda kaldı.


Faşist Mussolini 1926’daki ünlü Scala Nutku’nda devlet ve birey arasındaki ilişkiyi nasıl görmektedir?


  • Mussolini 1926'daki ünlü Scala nutkunda "Her şey devlet içinde ve devlet için, hiçbir şey devlet dışında ve başka bir şey için değildir. (...) Birey devletle uyumlu olduğu ölçüde önemlidir." diyordu.


Mussolini’nin diktatörlüğünü kurmak için attığı adımlar nelerdir?


  • 1927 yılında iş hukukunda yapılan değişikliklerle hür sendikacılığın yerini, korporatif iş yasası aldı. Böylece her meslek grubu bir sendika hâlinde teşkilatlandırılmıştı. Devlet bu korporatif teşkilatlanma vasıtasıyla ekonomiyi kontrol altına almıştı.

  • Aynı yıl ceza yasasında yapılan değişiklik sonucu iktidar \ partisi dışındaki bütün siyasi partilerin faaliyetleri yasaklandı.

  • Muhalefet milletvekillerinin de parlamento üyeliği kaldırıldı. Böylece tam bir diktatörlük dönemi başladı


Mussolini’nin dış politika (savaş ve barış) ile ilgili görüşleri nelerdir?


  • Mussolini dış politikayla ilgili olarak "Sürekli barış ne mümkün ne de faydalıdır. Sadece savaş insan enerjisini en yüksek gerilimde tutar. Savaş dışındaki diğer bütün sınavlar insanı önemli kararlar almak zorunda bırakmazlar. Yalnızca savaş, yaşama ya da yok olma kararlarının alındığı durumdur." diyordu



I.Dünya Savaşı sonunda toprak kaybeden devletler hangileridir?


  • Almanya, Avusturya, Macaristan, Bulgaristan, Osmanlı, Rusya


I.Dünya Savaşı sonunda toprak kazanan devletler hangileridir?


  • Fransa, İngiltere, Belçika, Yugoslavya (Sırbistan), İtalya, Romanya, Yunanistan


I.Dünya Savaşı sonunda yeni kurulan devletler hangileridir?


  • Polonya, Çekoslovakya, Litvanya, Letonya, Estonya, Finlandiya


I.Dünya Savaşı sonunda sınırları genişleyen devletler hangileridir?


  • Sırbistan (Yugoslavya), Romanya, Yunanistan, İtalya, Fransa, Danimarka

Add document to your blog or website

Similar:

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir? iconBirinci Dünya Savaşı'nın genel nedenleri nelerdir?

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir? iconI. Dünya Savaşı Osmanlı Devletinin ittifak arayışları

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir? icon1. Dünya Savaşı’nın açtığı yaralarla “devrimci” süreçleri yaşayan muhafazakârlık, Dünya Savaşı ile şekillenmiş, 1980’lerle bugünkü liberalizme yakın çizgisine

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir? icon1. I. Dünya Savaşı öncesinde karşılıklı çıkar çatışmaları sonucunda devletler İtilaf ve İttifak olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir? iconI. DÜNYA SAVAŞI SONUNDA ÜLKENİN GENEL DURUMU

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir? iconBirinci Dünya Savaşının sonuçlanmasında önemli bir rol oynayan Amerika Birleşik Devletleri ile Osmanlı Devleti arasındaki siyasi ilişkiler 1912 yılında Başkan

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir? iconJaponların düzenlediği saldırısı sonunda ABD. Dünya Savaşı’na katılmıştır. (5 p.)

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir? iconBİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI(1914-1918)

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir? iconB İtalya’nın Birinci Dünya Savaşı’na Katılmadan Önceki Devre

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttifak Devletleri ile yapılan antlaşmaların ortak özellikleri nelerdir? icon1. I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru İtilâf devletleri kendi çıkarlarına ters olan Wilson İlkeleri’ni kabûl etmişlerdir. Bu durumun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page