TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI”




Indir 140.79 Kb.
TitleTÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI”
Page1/4
Date conversion21.12.2012
Size140.79 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.imoankara.org.tr/Portals/0/TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI redakte.doc
  1   2   3   4


İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI

ANKARA ŞUBESİ

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI”

04.06.2009

----&----

HALİT CENAN MERTOL- Merhabalar, kısa bir özgeçmişimi vereyim isterseniz. 2008 Eylül ayında Atılım Üniversitesine katıldım, ondan önce Yüksel Proje Uluslararası A.Ş.’de Raylı Sistemler bölümünde 1,5 sene falan çalıştım, ondan önce de doktoramı tamamladım, yurtdışındaydım. 1999 ODTÜ mezunuyum. Şimdilik bu kadar, daha ilerde daha derinlemesine sormak isterseniz devam ederiz.

Benim anlatacağım konu “Tünelcilik ve Yeraltı Yapılarında Güvenlik”. Güvenlik esasında herhangi bir yapıda yapım aşaması ve kullanım aşaması olarak ikiye ayrılabilir. Yapım aşamasında gördüğünüz gibi yapısal faktörler ve operasyonel faktörler. Operasyonel faktörler o yapının yapılırken karşılaşılan işler; beton dökerken neyle karşılaşılır ya da kolonlar yapılırken neyle karşılaşılır, tüneller yapılırken neyle karşılaşılır, onlar operasyonel faktörlere giriyor. Kullanım aşamasında da trafik ya da yangın gibi kullanım aşamasında çıkabilecek problemlerden kaynaklanmaktadır güvenlik. Bunların hepsi esasında riskleri oluşturur; her aşamada riskler vardır. Esasında güvenlik demek riskleri elimine etme, en aza indirme sanatıdır. Eğer risklerin hiçbirisini ortada bırakmazsanız her şeyiniz güvenli olur. Amacımız riskleri elimine etmek.

Yapım aşamasındaki yapısal faktörlerden biraz bahsedelim. Nedir? Yapım aşamasında mesela siz bir metro tüneli yapıyorsunuz ya da yeraltından giriyorsunuz. Yeraltından giderken üstünüzde binalar, demiryolları, karayolları, köprüler, her şey olabilir. O yüzden gerçekten yaptığınız yapı çok önemli. Mesela, şurada gözüken binanın minimum yana oturması, öne oturması, herhangi bir hareketi çok pahalıya mal olacak bir hata ve de çok pahalıya mal olacak bir güvenlik unsuru oluyor. Daha sonra, mesela yeraltından gidiyorsunuz, yeraltında giderken nelerle karşılaşabilirsiniz? Mesela, siz şuradan tünel kazıyorsunuz, bir binanın ankrajı karşınıza çıkıyor ya da tam önünüzde kazık var, köprünün ayağının kazığı ya da çok eski tarihi çağlardan kalmış kuyular olabilir, her şey olabilir. O yüzden yapım aşamasında değişik faktörler var. Bunlar da onlardan bazıları.

Daha sonra güzergâh gereklilikleri; bu da esasında çok önemli bir faktör. Neden? Çünkü mesela bir güzergâh belirliyorsunuz metro tünelinize ya da güzergâhınız belli, ama o güzergâh normalde nereden geçer? Günümüzde tabii ki yolların altından geçer, hiçbir zaman binaların altından geçirmemeye çalışırız. Günümüzün kuralı tünellerin yolların altından geçmesi ve öyle yapım. Ancak, bazı yerlerde öyle binalar var ki, tam yol devam ederken yol hemen sola kayar, önünüze bina çıkar, ama siz metro tünelinizi ya da herhangi yeraltı yapınızı birden sola kaydırıp ya da sağa kaydırıp onun çevresinden geçemezsiniz, o yüzden onun altından da geçmek zorunda kalırsınız. Bu da güzergâhtan dolayı kaynaklanan bazı yapısal faktörlere işaret etmektedir.

Tabii herhangi bir metro yapısı ya da yeraltı yapısı yapılırken sizin bir tane giriş portalınız olması lazım, ona da “giriş şaftı” deniliyor ya da “joint of attack deniliyor, ana giriş. Buradan hem malzemeleri indiriyorsunuz, hem büyük makineniz varsa TBM ya da tünel delme makineniz varsa, tünel delme makinenizi orada indiriyorsunuz, çıkan hafriyat oradan çıkıyor, giren malzemeler, her şey oradan giriyor. Ana şaftlar da tam şehir merkezlerinde olduğu için bunlar da büyük problem yaratabiliyor; nereden gireceğiz, nereden çıkacağız? Ayrıca oturmalar, tünelinizi yaparken herhangi bir oturma, başta bahsettiğim gibi, önemli bir risk oluyor. Oturmalar, daha da ilerlersek göçüklere neden olabiliyor ya da göçükler birden oturma olmadan da olabiliyor ve de sular; yapısal olarak değerlendirmeniz gereken diğer şey de tünellerimizde karşılaşacağımız su, yüksek su tablası ya da su tablasından dolayı yeraltından gittiğiniz için su da yapısal bir problem olarak karşımıza çıkıyor.

Bunlar yapısal problemlerdi, ama benim bugün bahsedeceğim şey esasında operasyonel problemler, operasyonel faktörler; yani çalışan sağlığı ve çalışan güvenliğiyle ilgili olan faktörler. O başta anlattığım biraz giriş bölümüydü, biz esasında burayı derinlemesine inceleyeceğiz. Nasıl inceleyeceğiz? Normal binalardaki çalışan sağlığı, iş güvenliği falan, herkes biraz daha aşina. Bunu daha çok tünellere uygulayacağız. Bu tünellerde nasıl uygulanıyor, neler yapılmalı, onları göreceğiz.

Bir de kullanım aşaması riskleri vardı. Bunlar da trafik, en önemlisi kazalar, tünellerin içinde gerçekleşen kazalar gördüğünüz gibi büyük sonuçlara neden olabiliyor, artı, tünellerin en büyük düşmanı yangın. Herhangi bir yangın çıktığında bile, ufak çaplı yangınlar hemen söndürülebilse de bazı yangınların 3 gün, 5 gün, daha da uzun yandığı olabiliyor. O yüzden tünellerin en büyük düşmanlarından biri de yangın. Bu, hem kazalar, hem yangınlar için önlemler ve eğer çıkarsa da nasıl müdahale edileceği. Müdahaleler çok önemlidir, mesela yangınlardan insanların kaçacakları yerlerden tutun, içeri patlayıcı madde taşıyan kamyon almamaya kadar ya da patlayıcı madde taşıyan hiçbir araç almamaya kadar değişik önlemlerde bulunabilirsiniz.

Bizim esas amacımız bugünkü tünellerin yapım aşamasındaki çalışan sağlığı ve iş güvenliği konusu. Çalışan sağlığı ve iş güvenliği: Amacımız nedir? Adı üstünde çalışan sağlığı; işçilerimizin, çalışanların, orada bulunanların sağlıklarını ve güvenliklerini tamamen korumak ve onları güvence altına almak. Bu, 1950’lerde bir çalışmayla tanımını ortaya çıkarmaya çalışan Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası İşçi Örgütü vardır, bunlar International Labour Organization, World Health Organization. Bunlar tanımını şöyle birkaç cümlede yapmışlar: İlk önce, herhangi bir çalışanın durumunu en yüksek derecede tutmak ve fiziksel, zihinsel, sosyal durumunu en yüksek derecede tutmak ve daha da iyileştirmek. Amacımız bu esasında; çalışan sağlığı ve iş güvenliğinde onların her tür durumunu üst düzeye çıkarmak ve daha da iyileştirmek. Üst düzeye çıkarmakla durmuyoruz, daha da iyileştirmeye çalışıyoruz. Böylece çalışanların sağlığını kaybetmesini engellemek. Bu esasında bizim için çok önemli, daha ilerde göreceğiz. Böylece çalışanların sağlığını etkileyebilecek herhangi bir riske karşı da onları korumak. Esasında biz çalışan sağlığı ve iş güvenliği deyince, insanları yeteneklerine göre işlere koymakla alakalı bir şey. Böylece yaptığımız iş, en önemli şey burada şu en aşağısı, işi çalışana uyarlamak. Bu en önemlisi. “Bizim şöyle bir işimiz var, çalışan buna uysun” değil. “Çalışanımız bu, işi ona nasıl uygun yapabiliriz, nasıl o çalışana uygun bir hale getirebiliriz” amacımız bu olmalı. Böylece işi çalışana uyarlayacağız ve çalışanı da mesleğinde en iyi hale getirmeyi amaçlayacağız.

Peki, neden gereklidir, niye gereklidir işçi sağlığı, iş güvenliği, çalışan sağlığı? En önemlisi ahlaki açıdan; hiç kimse evden çıkarken eşine “Güle güle eşim, belki bugün görüşemeyiz, belki akşama kolum olmayabilir, bacağım olmayabilir” diyerek evden çıkmak istemez. En önemlisi ahlaki. O yüzden her çalışanımızı çok iyi korumamız lazım.

İkincisi, ekonomik; gerçekten her insanın doğumundan ölümüne kadar uzun yıllar, 70 yaşına kadar dersek, büyük bir harcama var. Her insana büyük bir harcama var. Bezinden tutun, okul harcamaları, onun yemek paraları falan, hepsini toplayın mesela, 20 yaşına bile gelse çok büyük bir yatırım, bir insan bile çok büyük bir yatırım. Biz bunları kaybedersek, ülkeye gerçekten çok pahalıya mal oluyor. Kaybetmezsek, bir şekilde yaralanma, kaza falan dersek, onların sağlık giderlerinden tutun bazı ödeyeceğiniz işsizlik sigortası ya da çalışamama sigortasından, vereceğiniz paralardan tutun, çok büyük bir maliyeti var. En önemlisi onu başından durdurmak ve böyle şeylere yer vermemek. Çalışana dair tedavi masrafları, cezalar olabiliyor, tazminat olabiliyor. Yasa olarak da mesela, sizin çalıştığınız yerde birisinin kaybedilmesi ya da herhangi bir kolunun sakat kalması, bacağının sakat kalması demek sizin üstünüze açılabilecek bir hukuki işlem olabilir, hapse atılabilirsiniz, herhangi bir şey olabilir, o yüzden bunları en başta engellemek hepimiz açısından en iyisi.

Çalışan sağlığı ve iş güvenliği Türkiye’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenleniyor bütün yönetmelikler ve uygulamalar. Avrupa’da EU-OSHA adında European Agency for Safety and Health and Work, Amerika’da OSHA, Occupational Safety and Health Administration, bir de NIOSH, Kanada’da da değişik, her ülkenin kendine özgü bir yapısı var bunu sağlamak için.

2006 yılı SSK verilerine göre Türkiye’de 79 027 iş kazası olmuş. Bütün 2006 yılında, bütün sektörlerde. 574 tane de meslek hastalığı oluşmuş. İş kazası sonucu da yaklaşık 1 600 kişiyi kaybetmişiz. Meslek hastalığı sonucu ölüm de 9 kişi; Türkiye’de bu az gibi. Peki, bunlar 2006 verilerine göre SSK’nın açıkladığı neler? Kazalar nasıl dağılıyor? Bakın, biz şuradayız, 7 000, 11 000’den bir sonraki. Önemli bir pay sahibiyiz; en üstte değiliz, ama ikinciyiz. O yüzden gerçekten dikkat etmemiz gerekiyor.

Peki, kazaların sebepleri nedir? Ölümler oluyor, yaralanmalar, sakatlanmalar oluyor, sebepleri ne? 2006 yılı verilerine göre kişilerin düşmesi, makinelerin sebep olduğu kazalar, normal sınırlar dışında ısılara maruz kalma ve temas etmek, düşen cisimlerin çarpıp devirmesi, bir ya da birden fazla dişlinin sıkıştırması, ezmesi, batması, kesmesi, elektrik akımından ileri gelen kazalar, vücudun zorlanmasından ileri gelen incinmeler. O zaman esasında bu slaydı gördükten sonra diyeceğiniz şey, bunun geri kalanını biliyoruz, bunları engelledik mi zaten güvenliyiz. Mesela, biz her tarafa korkuluklar çeksek, herkesin düşmesini engellersek ya da kimse düşmezse, 9 000 kazayı engellemiş oluyoruz. Bu, en azından 200 kişinin ölümünü engellemek demek ya da en yüksek şu: Düşen cisimlerin çarpıp devrilmesi. Hiçbir şeyin düşmemesini sağlarsak ya da düşmeye karşı çok iyi önlemler alırsak, 16 ve 17 bin kaza gerçekleşmez. Bu da demektir ki 400 kişi ölmez; bu çok önemli. Benim bunun devamında anlatacağım şey, bunların yapılması ve bunların tünelcilik ortamında nasıl yapılabileceği, onları anlatacağım.

Bu, diğer ülkelerde nasıl? Avrupa’da, Amerika’da nasıl? Avrupa’da onların kendi verilerine göre 8 900 kişi iş kazası sonucu ölmüş; bu son yıl. 142 400 kişi işle ilgili hastalıklardan dolayı ölmüş. Bu sayı niye bu kadar yüksek bilmiyorum. Amerika’da her yıl 6 000 kişi ölüyor, 50 000 kişi de iş hastalıklarından dolayı ölüyor. Toplam iş kazası sonrası yaralanmalar da 5.7 milyon; bayağı büyük bir rakam. 350 milyonluk nüfusta 5.7 milyon gibi düşünebiliriz. Ama en büyük şey bu: Amerika’da sadece yaralanmadan dolayı kaynaklanan toplam maliyet her yıl 125 milyar dolar; yani bu 5.7 milyon kişi yaralanıyor, bir şeyler oluyor, bunlardan dolayı Amerika’nın cebinden çıkan para 125 milyar dolar. O yüzden siz bu kişilerin yaralanmasını engellerseniz bu kadar cebinizde para kalır. Çok büyük bir para bu. Bizden de büyük paralar çıkıyor. O yüzden bizim de yapmamız gereken engellemek.

Peki, tünellerde güvenlik nasıl sağlanabilir ya da kim, nasıl regüle ediyor bunları, düzenliyor. “Uluslararası Tünelcilik ve Yeraltı Kurumu” diye bir kurum var, “Tünellerde Güvenli Çalışma Kılavuzu” diye bir kılavuz var, ondan bakarak mesela tünellerde neler yapabiliriz? Esasında yukarıda yaptığımız şeyleri aşağıda yapmayla neredeyse aynı gibi. Ama tabii ki neredeyse aynı demekle bu eşit kolaylıkta demek anlamında değil. Neden? Çünkü yukarıda ne varsa, aşağıda da aynısı var, artı, tünelciliğe has olan bazı şeyler var; yani yukarıda bir tehlikedesiniz, aşağıda 1,5-2 tehlikede olabiliyorsunuz. O yüzden bizim aşağıda çok daha dikkatli davranmamız lazım. Yapacağımız şeyler, başta dediğim gibi, riskleri bilip onlara karşı tedbir almak. Biliyoruz biz; risk ne? Düşme riski. Kaç kişi yaralanmış? 8 000 kişi, 9 000 kişi falandı. O zaman riski biliyorsan kimseyi düşürmeden halledersen işi onun tedbirini almış, kazayı engellemiş olursun. Küçük hatalar büyük kazalara neden olur; bu her zaman aklımızda bulunuyor. Doğru davranmak da her şeyin çözümü.

İlk önce neler gerekli? Tabii kişisel güvenlik ekipmanları; biliyorsunuz bunu. Her inşaatta girişte mutlaka baretinizi takın, gözlüğünüzü takın, kulaklığınızı takın; yüksek ses var. Bunun gibi kişisel güvenlik ekipmanları var. Güvenlik ayakkabısı mesela, önü demirli ayakkabı. Eğer ayağınıza bir şey düşürme riskiniz varsa önü demirli ayakkabı giymek zorundasınız. Eğer oralarda su varsa suya karşı dayanıklı botlar giymek zorundasınız. Eğer çok toz olan bir ortam varsa maske takacaksınız ya da maske taktıracaksınız. Su geçirmez kıyafet giyebilirsiniz, özel hiçbir şey geçirmez, kimyasal geçirmez kıyafet kullanılabilir, ilk yardım çantası, fener, yüz korumalı baret olabilir. Mesela çalıştığınız şeyde gözlük yetmeyecek kadar yüzünüze çok fazla bir şey geliyor, o zaman yüz korumalı baret kullanabilirsiniz. Reflektif yelek her şekilde kullanılması gereken bir malzeme yeraltında, çünkü yeraltı karanlık bir ortam ve sizin bir şekilde kendinizi belli etmeniz lazım. O yüzden de bütün işçilerin kullanması gereken şey reflektif yelek.

Bunlar yapılması gerekenler. Bir de yapılmaması gerekenlere bir bakalım. Gördüğünüz gibi bu çalışan yüzünü korumak için torba geçirmiş, gözlerini ve burnunu, ağzını delmiş ve korunduğunu düşünüyor; bu yanlış bir uygulama. Gerekli güvenlik ekipmanını mutlaka kullanıyorsunuz.

Baret: Bu, yapılmaması gereken. Baret gibi değil. Sünger, sadece kafanıza düşen bir şeyi yavaşlatır, ama hiçbir şekilde kurtulamazsınız; böyle şeyler değil.

Bu, benim favorim; gözlüğün içine bir tane kâğıt parçası koyuyorlar ve herhangi bir kaynak aletini kullanabiliyorlar. Bu kesinlikle yanlış bir uygulama. O kaynak aletinden gelen, sıçrayan bir şey yüzünüzdeki kâğıdı yaksa daha büyük yaralanmaya neden olur. Bunlar hatalı şeyler. Uygun ekipmanı mutlaka uygun yerde kullanacaksınız. Burada bu arkadaşlar neyi araştırıyorsa çok tehlikeli olduğu belli, üstlerinde çok kıyafetler var, ağızlarında solunum cihazları, gözlükler var. Amcam yanlarına tişörtüyle gitmiş ve fotoğraf çektiriyorlar yazın herhalde oradan geçerken. Bu, kesinlikle olmaması gereken şeylerden birisi.

Peki, tünellerimiz için genel gereklilikler nedir? En önemlisi siz tünel deyince yeraltına giriyorsunuz. Yeraltına girdiğiniz için hava orada ana ihtiyacımız ve havalandırma en önemli şey tünellerde. O yüzden yeterli havalandırma her zaman yapılmalı, düzenli olarak içerdeki havanın miktarı, kalitesi kontrol edilmeli, ölçümler alınmalı ve de gazların tünele tekrar girişi engellenmeli. Mesela, siz tünelden kötü gazları çıkarıyorsunuz, buradan da temiz gaz veriyorsunuz; yani temiz hava giriyor. Ama siz ikisinin çıkışını da aynı yere koyarsanız çıkan kirli hava aynı şekilde tünelin diğer tarafına temiz hava olarak girecek ki temiz hava değil, o yüzden zehirlenmelere neden olabilir.

Temiz hava kanalları da çalışma bölgesine kadar uzatılmalı, çünkü tam çalıştığınız yer en çok oksijene ihtiyacını olduğu yer, en çok temiz havaya ihtiyacınız olduğu yer, çünkü çalıştığınız yerde toz çıkacak, kir çıkacak, her şey orada. Bükülmeler önlenmeli ya da hasar varsa, şurada gördüğünüz gibi hasarlar varsa onarılmalı, çünkü bu sizin ana kaynağınız, en önemli kaynağınız.

Yeraltında ikinci az olan da aydınlık; yeraltı kapkaranlık bir yer. O yüzden her tarafta ışıklar olmalı. Bütün giriş çıkışlarda, çalışma alanları aydınlatılmalı ki yaptığınızı görebilesiniz. Tehlikeli bölgelere özel ışıklar; sarı, kırmızı, lacivert, ne koyuyorsanız hiç fark etmez. Bazı yerlerde çakarlar olabilir; yanıp yanıp sönen ışıklar, çünkü çok tehlikeli bölgelerde, “burası çok tehlikeli girmeyin” diye çakar ışıklar koyabilirsiniz.

Yeraltındaki bir diğer sorun yeraltında suyun bulunması. Belki tünele direkt girmeyecek, ama duvarlar ıslanabilir, yerler ıslanabilir. O yüzden ışıklandırmalarınız mutlaka su geçirmez olmalıdır. Girişleri, çıkışları su geçirmez olmalıdır. Aydınlatmalar her zaman kontrol edilmeli ve acil durum ışıklandırmaları olmalı. Acil durum ışıklandırmaları nedir? Herhangi bir elektrik kesintisinde jeneratörünüz de bir şekilde hasarlı, çalışmıyor, o sırada acil durum ekipmanları pille çalışan ışıklar. Onlardan mutlaka olmalı, çünkü birden karanlıkta kalmak istemezsiniz.

Elektrikli besleme kabloları, en önemlisi bütün elektrik işleri uzmanları tarafından yapılmalıdır. Her şey uzmanı tarafından yapılmalıdır. Yeraltında kablolar da duvarlara monte edilmeli, bükülme, kırılma, ezilmelere karşı böylece korunabilir ve uygun birleştirme sistemleri, şurada gördüğünüz gibi şöyle birleştirme ya da böyle birleştirme, ne gerekiyorsa en uygunu sağlanmalıdır. Bunlar belki maliyeti arttıracak gibi gözüküyor, ama olacak bir kaza maliyeti esasında çok da arttıracak bir şeydir.

Deneyimli elemanlar dedik; deneyimli eleman bile olsanız, her zaman güvenliği ön plana çıkarmanız lazım. Bu arkadaşın yaptığı gibi yapmamak lazım. Her ne kadar deneyimli eleman olsanız da doğru zamanda müdahale etmeniz lazım. Bu, büyük ihtimalle fotoshop’la bir şekilde yerleştirilmiş bir resim, ama arkada hortum var. Bir yıldırım düşüyor, o sırada yukarıda olmanız lazım.

Bağlantılar çok önemli; doğru bağlantıyı doğru yerde yapmalı. Burada mesela bir bağlantı kutusundan bu kadar çok bağlantı olmayacak; elektrikçi değilim, ama ya kutuyu büyüteceksiniz ya ona göre uygun bir şey yapacaksınız, böyle uygun olmayanı değil.

Her ne kadar deneyimli olsanız da deneyimli olmak demek riskleri bilmek demek esasında, çünkü nasıl bir şey olduğunu önceden görmek demek. Bu çalışan havuzun içine girmiş. Vücudu şuraya kadar ıslak görüyorsunuz ve matkap kullanıyor, elektrikli bir alet, bu arada da havuzun içinde. Herhangi bir düşme, yanlışlıkla başı dönse ya da birisi gelse değse, kırılsa, düşse kurtulma şansı diye bir şey yok. Her ne kadar deneyimli olsanız da mutlaka en güvenli yoldan gitmelisiniz.

Acil durum ekipmanları, acil durum planları hakkında eğitimler verilmeli. Mesela acil bir şey oldu, birden bir yer çöktü, ne yapılmalı? Bütün işçilere, çalışanlara bunlar öğretilmeli, orada ekskavatör kullananlara öğretilmeli, bunların tatbikatları yapılmalı. Sanki bir çökme oldu, hep beraber çıkıyoruz, nasıl çıkıyoruz, şöyle yapıyoruz, sen acili arıyorsun, yaralanan varsa ben gidip alıyorum, o sırada ambulansı çağırıyor birisi, herkes organize oluyor. Acil durum planlarının da tatbikatını yaparak, tatbikini yaparak sağlarız.

İlk yardım ve kurtarma ekipmanları gerekli yerlerde konumlandırılmalı ve gerektiği anda söndürme tertibatı her tarafta olmalı.

Bunlar genel gereklilikler. Bunlar her şeyde olmalı; tünelde ya da yeraltı yapısının yapılışında olmalı. Şimdi biz doğru yol, yanlış yol, öyle biraz daha özele giriyoruz. Size durumu göstereceğim, durum bu, şöyle çözülür: Mesela sol tarafta gördüğünüz yanlış durum, sağ tarafta gördüğünüz bunun için neler yapılabilir. Bu tarafta gördüğünüz gibi araç ilerliyor, iki tane adam önde, o sırada her taraf toz, bu arada araç geliyor, onların da haberi yok. Ne yapılabilir? Araç farklı yerden, yürüyen adam farklı yerden gidebilir, yayalar farklı yerden gidebilir. Bunun arası ayrılabilir, yol bölünebilir, gerekli aydınlatmalar konulabilir, herkes birbirini görebilir ve toza karşı da ıslak; yani su kullanılabilir. Ne zaman ıslatırsanız toz kalkmaz. Gerekli aydınlatmaları da burada görüyorsunuz. Mesela burada, şu sol tarafta vagonlar var, vagonlarla çıkan malzeme taşınıyor. Lokomotif arkada gördüğünüz gibi ve adamlar da yürüyorlar. Burada yapılacak şey yine aynı; yolu bölmek, yürüme yollarında, bakın şurada delikler var, burada yürüme yolunda delik yok, o yüzden takılıp düşme ya da herhangi bir kazayı engelliyorsunuz. Lokomotifin önde olması herhangi birisine çarpacakken adam daha iyi görür ve durur, arkada olursa hiçbir şekilde bunu yapamaz. Gerekli aydınlatma çok önemli. Burada gördüğünüz gibi araç çarpması ve düşme gibi sorunlarımız var. Ancak, en önemli şey doğru ekipmanı doğru yerde kullanmak, doğru aracı doğru yöntemle kullanmak. Burada bir tane traktör kepçe gibi bir şey var ve içine insanlar binmiş, o taşımakla kullanılıyor. Uygun araç kullanımı ekipman üstüne binmeme; en önemli şeylerden birisi. Burada gördüğünüz gibi böyle bir şey yapılmaması lazım, çünkü bu malzeme taşımak için, insan taşımak için değil.

Tünellerimizde şaftlar var dedik. Bu şaftlarda da güvenlik önemli. Mesela şurada bir işçi tırmanıyor, ağzına kadar dolu bir tane malzeme kovası yukarı çıkıyor. Burada işçiye çarpabilir, işçi düşebilir, malzeme adamın üstüne düşebilir. Ne yapılıyor onun yerine? Bir kez merdiven baştan sona kadar uzatılmıyor, ara katlar yapılıyor. Mesela bu bir ara kat. Eğer düşerseniz 2-3 metre düşüyorsunuz. 40 metre bir şaftın 40 metresini birden pat diye düşmüyorsunuz. Ara katlar çok önemli.

Başka, çevresinde güvenlik korkulukları olmalı. Eğer herhangi bir sallanma olursa ya da size çarpma gibi gelirse hiç olmazsa etkilenmemeniz ya da düşerken tutunabilmeniz için. Her zamanki gibi fazla yüklemeyeceksiniz. Yüklerseniz aşağıda duran birisini üstüne düşme gibi şeyler olabilir.

Merdiven kullanımı; merdiveni her tarafta kullanıyoruz. Normal zamanda da kullanıyoruz, biz de kullanıyoruz, ampul değiştirirken kullanıyoruz, her şekilde kullanıyoruz. Merdivenin en tehlikeli şeyi düşme. Merdivenleri ne yapmamız lazım? Eğer şurada gördüğünüz gibi herhangi bir merdivende bir kırıklık, bozukluk, bir şey varsa onları onarmamız lazım. Merdivene iki ayağımızla basmamız lazım. Merdiveni kurduğumuz yerden uzağa doğru yetişmememiz lazım, uçmamamız lazım. Şimdilik bu kadar.

Burada gördüğünüz gibi merdiveni koydukları yere değil de onun çok daha uzağına bir yere uzanmaya çalışıyorlar ve bir kaza çıkması büyük olasılık. Böyle yapmıyoruz. Şurada gördüğünüz gibi, merdiven kurulmuş, ama çok eğreti bir merdiven. Her zaman güvenli yolu seçeceksiniz, hiçbir zaman böyle çok değişik ve güvensiz yolu seçmeyeceksiniz. Burada merdiveni adam tutuyor. Adam çekilirse bir şekilde düşme tehlikesi var.

Merdiven sağlam zemine basmalı her zaman. Hiçbir zaman bir kepçenin içinde olmamalı ya da merdivenleri siz kendiniz bağlayarak uzatmaya çalışmamalısınız. Bunlar genel kurallar.

Mesela tünelde elle kazı yapıyorsunuz. Neler var? Kayma, düşme, ses, toz, böyle şeyler var. Yapacağımız durum nedir burada? Desteği iyi sağlamak. Bakın, burada geri tepme de olabilir; kaydığını görüyorsunuz. İyi desteklemek, delerken sulu delmek ve gözlük ve kulaklık kullanımı bu sorunların üstesinden geliyor.

Burada kıyafetimiz her zaman reflektif, onu bir söyleyeyim. Yeraltında giydiğiniz kıyafet mutlaka reflektif; yani ışığı yansıtan cinsten bir kıyafet olmalı, çünkü yeraltı zaten karanlık bir ortam, sizi her zaman, her şartta görmeliler.

Deliciler: mesela burada delicinin çevresinde çalışan birisini görüyorsunuz. O sırada tozlar ya da kaya düşebilir. Ne yapıyoruz? Hiçbir zaman bir makinenin çalıştığı ortama girmiyoruz. Kimse, hiçbir çalışanı sokmuyoruz. Makine ne zaman işini bitirir ondan sonra çalışanlar giriyor, çünkü ezilme ihtimali çok yüksek.

Sulu delme: Sulu delersek zaten su tozun düşmanı diyebiliriz, tozu yere indiriyor. Sulu delme ve yüksek sese karşı da kulaklık kullanılabilir.

Dinamitleri deliklere yükleme: Mesela burada ne gibi sorun var? Delik açan alet geliyor ve delmeye başlıyor. O sırada zamandan kazanmak için başka adamlar da çıkıyor oraya, yüklemeye başlıyor dinamitleri deliklere. Ama delik açan adam bazen şaşırıyor, yanlışlıkla açtığı deliği değil de başka bir deliği, içinde dinamit olan deliği delmeye çalışabiliyor. Bu da patlamalara neden oluyor. O yüzden dinamiti delme, delicinin çarpması veya düşme.

Her zaman ne yapılıyorsa bir kez şu güvenli çalışma platformu, bu çevresi bariyerli, sizin istediğiniz gibi ayarlayabileceğiniz güvenli çalışma. Her zaman yüksekte bir şey yapıyorsanız öyle bir platformda olacaksınız. Makine gittikten sonra çalışma alanına gireceksiniz hem makine size çarpmasın diye, hem bu dinamik konusunda dikkatli olmak için ve de her zaman da böyle çok uzmanlık gerektiren mesleklerde, uzmanlık gerektiren işleri uzmanlarına bırakacaksınız. “Benim işçim yapar” değil.

Herhangi bir patlamada da hemen önünde durmayacaksınız ya da yakınında durmayacaksınız. Patlamalarda önemli derecede gaz çıkıyor; bu önemli. Bu da iyi havalandırmayı gerektiriyor. Yapılan şey tam patlama sırasında havalandırmanın hepsi kesilir, patlama yapıldıktan sonra full havalandırma çalıştırılır. Nasıl çalışıyor havalandırma? Temiz hava kanalından temiz hava pompalanıyor, o sırada kirli hava da çekiliyor. Hem tozu alıyorsunuz böylece, hem de o bölgeye bol temiz hava gönderiyorsunuz.

Bunu anlatmaya gerek yok esasında, daha önceden söyledim, makine çalıştığı zaman hiçbir şekilde makinenin çalıştığı bölgeye girmiyorsunuz, artı, burada aydınlatma da çok önemli. Her zaman yeteri aydınlatma olmalı. Bu makinenin bir de geri sinyali, geriye takınca, servislerde olur, bip bip bip, aynı bunlarda da o çeşit sinyal sistemi olmalı.

Burada da roatader kazı makinesi görülüyor. Tabii makinenin yanında çalışmak gene yok. Burada roatader gerçekten toz çıkaran bir alet. Gördüğünüz gibi bakın, şu yukarıdaki temiz hava kanalı, temiz hava gönderiyor, bu arada kirli hava da buradan çıkıyor. O yüzden çıkan tozlar zaten kendiliğinden atılabiliyor eğer havalandırmayı doğru kurup çalıştırabilirseniz. O yüzden havalandırma çok çok önemli.

Kayaları düşürme: Hiçbir zaman tepenize kaya düşürmeye çalışmayacaksınız, her zaman gerekli ekipmanı kullanacaksınız. Kayaları düşürmeye çalışıyorsanız bile hiçbir zaman kepçenin içinde düşürmeyeceksiniz, güvenli çalışma platformuna çıkıp bunu düşüreceksiniz.

Eğer önemli bir iş yapıyorsanız, mesela patlatmadan tutun, kayaları düşürmeye, herhangi bir iş yapmaya kadar, mutlaka ikaz ışıkları koyacaksınız; bu bölgeye girilmez, bu bölge tehlikeli. Tehlikeli bölge olduğunu mutlaka göstermeniz lazım.

Burada donatı seriliyor. Donatıyı sererken kepçenin içinde olmayacağız, güvenli çalışma platformunda olacağız, reflektif kıyafetlerimizi giyeceğiz, ışıklandırma yeterli olacak. Tünel için çok önemli.

İksa yerleştiriyorsunuz, yine kepçenin içinde olmayacağız, güvenli çalışma platformlarında olacağız. Gerekli reflektif giysimiz üstümüzde olacak, aydınlatmamız yeterli olacak.

Ankrajların yapılması: Delik deldikten sonra ankraj yaparken hiçbir zaman ankraj makinesinin üstünden ya da altından değil, güvenli çalışma platformundan yapacağız, böylece ankrajın çarpmasını ve sizi düşürmesini de önlersiniz.

Shot crete yapılırken shot crete gerçekten toz çıkaran bir alet olabiliyor. Buradaki çalışan düşme, shot crete’in geri tepmesi, toz ve shot crete’in içinde bulunan kimyasal malzemelere maruz kalabilir. Ne yapmalıyız? İlk önce çalışma platformu, çünkü herhangi bir geri tepmede hiç olmazsa düşmememizi sağlar. Koruyucu elsibe, gördüğünüz gibi korumalı baret, gözlük, kulaklık ve solunum maskesi; eğer çok fazla toz, duman çıkıyorsa maske değil, hatta solunum tüpü, aleti, ne gerekliyse, filtre eden önemli bir alet kullanıyorsunuz.

Spreylemede de yine aynı şey; ezilme, toz. Burada alet kullanıldığı için ezilme de var. Bu ne demek? Aletin bulunduğu bölgede çalışmayacaksınız, her zaman geriye gideceksiniz, uzaktan yapacaksınız, elbise giyeceksiniz. Burada baret gördüğünüz gibi korumalı yüzünüze bir şey gelmesin diye. Çok toz çıkan yerlerde mutlaka ıslak karışım kullanacaksınız.

Burada hafriyatın yüklenmesi; gördüğünüz gibi artık biliyorsunuz makinelerin çalıştığı yerde insan olmaz, çalışan olmaz. Eğer hafriyat yüklenecekse bütün insanlar çıkar, her şey yüklenir, ondan sonra gider. Yükleme alanına girmeyeceksiniz hiçbir zaman, çalışma alanına girmeyeceksiniz.

Yerleri temiz tutmak: Bakın, bu önemli. Yerlerde büyük kayalar, parçalar falan olduğu sürece takılıp düşme riski var. Takılıp düşerseniz ve o sırada da alet yürüyor olursa sizin üstünüzden geçebilir. O yüzden her zaman düzenli bir çalışma ortamı olacak. Aydınlatmamız yeterli olacak.

Burada yüklenmiş bir tane kamyon görüyorsunuz. Kamyonun içi tamamen dolu, hatta daha da yukarı kadar dolu. Bir adam da çalışıyor orada, onun yanından geçerken kafasına düşme ya da aracın ezme ihtimali var. Ne yapıyoruz? Yolu ayırıyoruz, kamyonu full yüklemiyoruz, gerekli aydınlatma ikaz lambalarını koyuyoruz “burada bir çalışma var” diye. Burada da yaklaşık aynı şeyler; hiçbir zaman tam yüklemiyoruz. Burada bir de rampa var. Rampanın kenarına kadar gelen bir kamyonun devrilme riski var. O yüzden herhangi bir rampa olduğunda rampanın kenarlarını bariyerlere, “burası rampa, oradan düşülür” gibi göstermeler yapıyoruz. Her zaman reflektif kıyafet ve eğer herhangi bir araç kullanıyorsa her zaman yavaş gitmeli tünellerde. Burada taşımayla ilgili bazı slaytlar gösterdim yapılmaması gereken.

Deep forklift, bir tane da forklift birbirini kaldırmış ve makine teçhizatı böyle koyuyorlar. Gerçekten çok tehlikeli bir durum ve insanlar da onların üstünde. Bu daha da tehlikeli bir durum. Burada bir forklift daha, onun yanında bir scissors lift; yani makas asansörü ve birbirini kaldırıyor; hiçbir zaman olmaması gereken durumlardan birisi.

Taşımayla ilgili hiçbir zaman fazla yüklememek lazım. İnsan hayatı gerçekten çok değerli. Taşırken her zaman dikkatli olmak lazım. Taşıdığınız şey çok önemli olabilir, sizin hayatınıza mal olabilir, devrilme değil, bomba taşırken düşmüş. Buranın hepsini uçurabilir de herhalde.

Çok yüklememeliyiz. Gördüğünüz gibi burada kamyon şahlanmış diyebiliriz ve gördüğünüz gibi bisiklet çok yüklü.

Araç dönüşleri: Araçlar içerde girdiği gibi bir şekilde dönüp çıkması lazım. Eğer bu araç dönüşleri çıktığı yerde de insanlar gezerse, çalışanlar gezerse ezilme ihtimali çok büyük. Peki, buna ne yapmalıyız? Dönüş bölgeleri belirli yerler olmalı ve bu bölgeler de ışıklandırılmalı, hatta yazılar yazılmalı; “Dikkat, burada dönüş var, dönüş yapılıyor, o yüzden lütfen uzak durunuz”. Şoförler arkalarına dönüp bakarak, Türkiye’de hiçbir şoför herhalde arkasına dönüp bakarak gitmiyor geri giderken, ama bunu yapmalıyız; çok önemli bir davranış. Hem arkadakini ezme riskinden kurtuluruz, hem de çarpma riskinden kurtuluruz ve en önemlisi tehlike alanına girmemeli.

Raylı sistemler olan tünellerde raylı sistemle yürüyüş bölgelerini ayırmalıyız, insanların arasından geçmelerini engellemeliyiz. İnsanlar farklı yerden, raylı sistem farklı yerlerden gitmeli ki düşme, çarpma, bu gibi kazaları engelleyelim.

Taşıma bandı olan yerler: Taşıma bandının en önemli sorunu bir yerinizin kapılması. Ne yapabiliriz? Barikatlar koyabiliriz, korkuluklar koyabiliriz onun yanına. Böylece malzeme taşıması yapan bu bantlardan her zaman uzak duruyoruz.

Acil durdurma butonu: Bakın, şurada acil durdurma butonu var. Herhangi bir kapılmada direkt basıp durdurabilirsiniz. Ama acil durdurma butonu olmayan yerlerde kapılıp gidersiniz. O yüzden acil durdurma butonu aralıklarla konulmalıdır.

Taşıma bantlarında geçişlerde ne yapılır? Mesela taşıma bandından burada vagona geçiyor. Geçiş yerlerinde spreyleme, tozun düşmanı su yeraltında, su kullanarak bunu aşabilirsiniz.

Taşımayla ilgili başka şeyler: Yukarıdan düşen malzeme olabilir, ezilme, bu şaftlarda taşımayı gösteriyor. Tehlikeli alana girmeme; bakın bu uzakta duruyor ve telsizle yönlendiriyor: “şimdi çık, şimdi in” gibi. O orada kimsenin olmadığını biliyor, ona göre yukarıdaki yönlenmiş oluyor.

Düşen malzeme ve ezilme: Burada şafttan yukarı çıkarılan boruları görüyorsunuz. Hiçbir zaman direkt altında kimsenin çalışmaması, kimsenin altına girmemesi lazım. Yükler her zaman düzgün bağlanmalı. Burada doğru bir şekilde bağlanmış görüyorsunuz, orada sıyrılıp kurtulma ve düşme riski var. Her zaman herhangi bir şey taşıyorsanız, kaldırıyorsanız dikkatli olacaksınız. Hayat söz konusuyken hiçbir zaman dikkatsiz olmamak lazım. Bu cesur çalışan gibi böyle cesaret göstermemek lazım. Bu bizim hayatımız, bizim işimiz, bizim yanımızdakilerin işi. Cesur olmaya hiç gerek yok.

Mesela, hareketli kalıp kullanıyorsunuz. Hareketli kalıp için yukarıya çıkmanız lazım. Yukarı çıkmaları artık öğrendik. Ne yapılması lazım? Barikatlarımızın ya da bariyerlerimizin, korkuluklarımızın mutlaka düzgün çalışır durumda, merdivenlerimizin doğru olması lazım.

Burada kalıp kurulumunu görüyorsunuz ve şu çalışan beton, beton için vibrasyon yapıyor orada. Burada birçok hata var gene; merdiven, yukarıdaki korkuluklar yok, merdiven düzgün değil ve ortalık çok karışık gördüğünüz gibi. Bunları nasıl engelleriz? Ortalığı toplayarak, yukarıda korkuluklar koyarak, düşmeyi engelleyerek, düşme 9 000’de, 9 000 tane kazayı böylece engelleyebiliriz.

Burada CDM’in yan tarafından bazı bakım işleri yapıyor CDM’in dişlerine. Bu yaptığı yerde de yüzey X almamış; yani herhangi bir düşme, kayma olabilir gördüğünüz gibi. Bizim burada yapacağımız şey düzgün bir zemine çıkması ve de mutlaka Xa kullanın. Gördüğünüz gibi şöyle bir Xa’lar ve yandan düşecek malzemeyi herhangi bir şekilde engelliyor.

Ankraj yapımı, gördüğünüz gibi ankraj makinesi deliyor, arkadan da işçi ankrajı sokuyor. Ama biz ne yapmalıyız, hiçbir zaman böyle değil, her zaman güvenlik çalışma platformunun içinde olmalıyız ki düşen malzemelerden sakatlanmayalım, yaralanmayalım. Tehlikeli bölgeye de mümkün olduğunca girmememiz lazım.

Burada segmanları taşıyan bir vagon görüyorsunuz. TBM segmanlarını taşıyan bir vagon görüyorsunuz. Önünde de rayların altında çalışma işçiler görüyorsunuz. Burada işçilerin ezilmesi, segmanın üstüne düşmesi, çarpma gibi riskler var. Yapmamız gerekenler her zaman giden bir şeyin önünde bir lokomotif olmalı, hiçbir zaman arkasında değil, görünmeyen tarafta değil, görünen tarafta olmalı. Eğer bu iki yönlü de çalışıyorsa iki yönünde de lokomotif olmalı; ilk önce bu tarafa geçilir, daha sonra öbür tarafa geçilir, öbür yöne gidilir, ama iki yönde de olmalı, çünkü durmak gerekince onlar da duracak. Gerekli sinyalizasyon sağlanabilir ve iki tarafı da sürücülüdür.

TBM tünellerde segmanların birbirine bağlanması: Burada gördüğünüz gibi merdiven kullanıyor, iki elini bırakmış, orada bir şeyler bağlıyor. Her zaman güvenli çalışma platformunda çalışmamız lazım. Aşağıdaki kişiler ya da TBM’i kullanan, oradaki malzemeyi kullanan kişinin mutlaka her zaman göz teması olması lazım yukarıdakiyle. Yukarıdakini es geçip gitmemek lazım. Tehlikeli bölgenin altında da hiçbir şey yapılmaması lazım. Burada da segman yerleşimi; bir tane çalışan tam araya giriyor, ezilme riski var. Her zaman segmanları yerleştiren kişi oradaki işçilerle ya da segmanın tam yerleşme yeriyle göz temasında bulunması lazım.

Motorlu araçlar: Yeraltında mutlaka motorlu araç kullanacaksınız. Bunların dumanları da gerçekten zehirli duman ve yeraltındasınız, fazla da havalandırma yok. Bizim yapacağımız şey düşük emisyonlu dizel motorlu araçlar seçmek, parçacık filtresi kullanmak, yeterli havalandırma mutlaka sağlanmalı ve gereksiz de çalıştırılmamalı araçlar.

Artık biliyoruz biz nelerin yapılıp nelerin yapılmaması gerektiğini. Ama bunlar halinde de herhangi bir kaza oldu, birisi yaralandı diyelim, gördüğünüz gibi üstüne demir parçası düşmüş, yaralıyı tehlikede değilse, hiçbir şekilde oynatmamak lazım, bilenin gelip oynatması lazım. Artık son zamanlarda Türkiye’de sıkça yapılan bir şey; kazalarda genelde ilk yardım ekibi bekleniyor, boynuna boyunluk takılıp çıkartılmaya çalışılıyor. Bu önemli, ama ne zamana kadar çıkartmayacaksınız ya da hareket ettirmeyeceksiniz? Eğer başka bir tehlike altında değilse. Bakın, burada kablolar suya düşmüş, su geliyor, adam çok büyük tehlikede, elektrik çarpma tehlikesi var. O yüzden o zaman siz orada duruma bakıyorsunuz hareket ettirelim mi, ettirmeyelim mi diye, ona göre karar veriyorsunuz. Hemen gerekli iletişim ağını kuruyorsunuz, hemen birisiyle konuşuyorsunuz, gerekiyorsa ilk yardım yapıyorsunuz. Eğer baygınsa, mesela dilinin nefes borusunu tıkamaması için kafasını yana çevirmek gibi ve acilen hastaneye sevk ediliyor.

Benim anlatacağım konu bu kadar. Ben bir de bizim Üniversitenin tünelcilik ve yeraltı yapılarıyla ilgili ne gibi aktiviteleri var onu anlatmak istiyorum.

Atılım Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tünelcilik ve yeraltı yapıları hakkında gerek pratik, gerek teorik hem workshop’lar hazırlamaktadır, hem de Türkiye’deki tek ve dünyada da nadir olan yüksek lisans programını açmıştır. Yüksek Lisans Programı Koordinatörü Yasin Dursun Hocamız da buradadır. Türkiye’de yeraltı yapıları ve tünelcilik hakkındaki yüksek lisans programı sadece Atılım Üniversitesindedir. Her tür konuda da teknik danışmanlık veriyoruz. Kadromuz, burada tanıdıklarınız var mı bilmiyorum, ama Mütevelli Heyeti Başkanımız Yalçın Zaim, Atılım Üniversitesinin eski Rektörü Günhan Paşamehmetoğlu ve şimdiki Rektörü Abdurrahim Özgenoğlu.

Bu kişiler hep tünelcilik hakkında çalışmış kişiler; ilginiz varsa bilebilirsiniz. İlyas Yılmazer, Yasin dursun Sarı, ben, Cumhur Aydın, Ayhan Gürbüz, Oğuz Güneş değişik konular hakkında her tür desteği bu workshop’larda ya da derslerde konuları anlatmaktayız ve dışarıdan da konusunda bilgili kişileri getirtip artı dersler ya da workshop’lar da vermekteyiz.

Yeraltı yapılarının hangi aşamalarında bizden yardım isteyebilirsiniz? Her aşamasında diyebiliriz. Kısaca özetleyeceğim, anlatacağım. Fizibilite aşamasında, tasarım aşamasında, ihale aşamasında, yapım aşamasında, işletme bakım aşamasında; yani hem yapım aşaması, hem yapım sonrası aşamasında bize gelebilirsiniz. Burada değişik şeyler var. Fizibilite aşamasında neler yapılabilir, bunları okumak isteyen okuyabilir. Tasarım aşamasında her tür yapısal tasarımdan tutun, yangın güvenliği ve tahliye analizlerine kadar her tür tasarım aşaması var. İhale aşamasında ihale tasarımından, ihale dosyalarından, prosedürlerinden hepsine kadar var. Yapım aşamasında iş güvenliğinden tutun saha danışmanlığı, her tür danışmanlığa, işletme bakım aşamasında da biz varız.

Bu arada workshop’lar vermekteyiz. Değişik kuruluşlara, belediyeler olabilir, şirketler olabilir, isteyen herkese workshop’lar vermekteyiz. Bu workshop’ları kimlere verebiliriz? Karar verici kişiler, teknik elemanlar, mesela mühendislerinizi yetiştirmek istiyorsunuz ya da siz yetişmek istiyorsunuz, ya yüksek lisans programı alırsınız ya da kısıtlı zamanınız varsa workshop’la daha kısa periyotlarda bir eğitim alabilirsiniz. Yetişmek isteyen teknik olmayan elemanlar da alabilir. Bizim tarafımızdan verilmektedir.

Peki, bu workshop’lar ne kadar bir süre olabilir? Bu karşılıklı anlaşmaya göre değişebilir, isteğe göre değişebilir. Bir gün olabilir, iki gün olabilir, bir hafta olabilir, aylık olabilir, aylık her hafta sonu iki gün, tek gün, her tür şeye açığız. Tipik workshop’ta neler anlatıyoruz mesela? Genel mühendislikten biraz bahsedebiliriz eğer eğitimi alanlar mühendis değilse. Tünelcilik ve altyapıların metotları anlatılabilir, ön çalışma ve tünel ön tasarımı, sizin için ne gerekiyorsa onu özel olarak anlatabiliyoruz.

Sonuçta tüneller ve yeraltı yapıları hem pahalı, hem de tehlikeli yapılar. O yüzden maliyet falan hesaplanırken yapım risklerini önceden çok iyi bileceğiz ve bunlara maliyete de çalışan sağlığı ve iş güvenliğini de mutlaka ekleyeceğiz, çünkü bunlar çok ucuz masraflar gibi gözüküyor, ama çok büyük dert açabiliyor. Riskleri azaltmak için en doğru yöntemleri seçeceğiz ve her şeyi uzmanına bırakacağız. Biz de her zaman yanınızdayız. Sorusu olan varsa sorabilir. Bundan sonra bir ara vereceğiz, ondan sonra Yasin Dursun Hocamız devam edecek.
  1   2   3   4

Add document to your blog or website

Similar:

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI” iconTÜRKİYE’DE YERALTI EDEBİYATI VE HAKAN GÜNDAY’IN ROMANLARINDA YERALTI EDEBİYATININ İZLERİ

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI” iconTÜRKİYE’DE YERALTI EDEBİYATI VE HAKAN GÜNDAY’IN ROMANLARINDA YERALTI EDEBİYATININ İZLERİ

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI” iconYERALTI SUYU KALİTE VERİSİ İLE OPTİMİZE EDİLMİŞ YERALTI SUYU KİRLENEBİLİRLİK HARİTALARIN OLUŞTURULMASI: TAHTALI HAVZASI ÖRNEĞİ

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI” iconYeraltı Suları ve Kaynaklar

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI” iconYERALTI SUYU MÜHENDİSLİĞİ

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI” iconEdebiyatın yeraltı suyu: Günlükler

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI” icon3 milyar dolarlık yeraltı ekonomisi

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI” iconYERALTI SULARI HAKKINDA KANUN

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI” iconKaymaklı yeraltı çevresine 10 milyon TL'lik proje

TÜNELCİLİK VE YERALTI YAPILARI” iconTürkiye\'nin Yeraltı Zenginlikleri ve Enerji Kaynakları

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page