Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler




Indir 232.4 Kb.
TitleBebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler
Page2/6
Date conversion30.06.2013
Size232.4 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.ibtf.ibu.edu.tr/eskisite/bolumler/EKIV/1.doc
1   2   3   4   5   6


Bir emzirme süresince protein, laktoz ve diğer besinler hemen hemen aynı konsantrasyonda kalırken emzirme sonuna doğru yağ oranı artış gösterir.


HACİM ve KOMPOZİSYON


Her beslenmede üretilen ve tüketilen süt miktarı farklıdır. Bebeklerin bir günde aldığı süt miktarı 800-850 cc kadar yüksek olabilir. Anne göğsündeki günlük süt üretimi 450-1200 cc arasındadır. İleri derecede malnütrisyonu olan annelerde günlük süt üretimi 100-150 cc kadar az olabilir. Ancak bu annelerin sütlerindeki protein miktarı yükselmiş, laktoz ve yağ miktarı, total kalori ve vitamin içeriği azalmıştır.


Anne sütü yapımı ile bebeğin aldığı miktar her zaman paralellik göstermez. Bebek kendi ihtiyacını kendisi belirler.


BİYOKİMYASAL KOMPOZİSYON


Anne sütünün %87.5’u sudur. LBW bebeklerde dahil olmak üzere sağlıklı ve iyi gelişen bebeklere sıcak aylarda bile ekstra su vermeye gerek yoktur. Anne sütünün osmolaritesi 286 mOsm/L’dir. Bebek mamalarının osmolaritesi 185-374 mOsm/L arasındadır.


Anne sütünün özgül ağırlığı 1.030’dur. Çoğu trigliserid olan %4 gr yağ, %1 gr protein ve çoğunluğu laktoz olan %7 gr karbonhidrattan oluşan katı kısmında %0.2 gr kadarda mineral bulunur.


İnek sütünde karbonhidrat (%4.7 gr) ve yağ (%3.7 gr) oranı biraz düşük olup, protein (%3 gr) oldukça yüksektir. İnek sütünün de %87.5’u sudur. Ancak vücutta metabolize edildikten sonra açığa çıkan solüt yük miktarı anne sütüne oranla daha yüksek olduğundan inek sütü ile yapılan beslemelerden sonra ek su verilmesine gerek vardır.


ENERJİ ve PROTEİN ALIMI


Anne sütü ile beslenen bebekler ihtiyaçları olan tüm sıvı, kalori, protein ve diğer gıdaları anne sütünden alırlar. Bebeğin yaşı değiştikçe alacağı miktarlar değişmesine karşın bu gerçek değişmez. Doğumdan sonra anne sütünde bulunan protein miktarı giderek azalırken (Tablo II) artan süt miktarı gerekli olan miktarın alınmasını sağlar. Bebek büyüdükçe kg başına alınan günlük kalori miktarı azalmakta, ancak süt içeriğinde çok farklılık olmaması nedeniyle bebek aldığı total miktarı azaltarak günlük kalori alımını dengeler. Ayrıca değişik gıdaların konsantrasyonları değişik dönemlerde ihtiyaca göre değişimler göstermektedir.


Anne göğsünde yapılan tüm süt kullanılmamaktadır. Bebeğin tüketebileceğinden daha fazla süt yapımı olmaktadır. Emzirme sırasında bebeğin aktif olarak çabalayarak sütü emmesi gerekmekte ve daha fazla efor sarf etme zorundadır. Bunun sonucunda mama ile beslenen bebeklere göre daha çabuk yorulmakta ve tüm sütü bitirememektedir. Mama ile beslenen bebeklerin kg başı aldığı kalorinin anne sütü ile beslenenlere oranla daha yüksek olmasının nedeni de budur (Tablo III). Ayrıca anne sütü ile beslenen bebeklerde anne göğsünde ne kadar süt kaldığını görmemekte ve bebeği doygunluk belirtisi gösterdiğinde daha kolay beslenmeyi bitirmektedir.


Anne sütünde bulunan tüm nitrojen, proteinden kaynaklanmamaktadır. Anne sütünde protein olmayan nitrojen miktarı total nitrojenin %25’ini oluştururken bu oran inek sütünde %5 kadardır. Anne sütündeki protein olmayan nitrojenler üre (27.4 mg/dl), kreatinin (20.9 mg/dl), şeker aminleri (11 mg/dl) ve serbest amino asitlerdir (30 mg/dl). Protein miktarı 0.9 gr/dl kadardır. Bu nedenle anne sütündeki toplam nitrojen miktarı 1.1-1.3 gr/dl kadardır.


Süt proteinleri kazein ve whey proteinlerinden oluşur. Anne sütünde kazein oranı %30 iken inek sütünde %80 civarındadır. Anne sütündeki %70’lik whey protein oranı memeli hayvan sütleri içerisindeki en yüksek olanıdır.


Kazein glikoprotein yapısındadır. pH 4.6 ve 200C’de denatüre olur. Kazeinin α (alfa), β (beta), γ (gama) ve κ(kapa) alt grupları vardır. Anne sütü kazeinin büyük bir kısmı β yapısında iken inek sütü kazein yapısı temel olarak α yapısındadır. Kazeinler genel olarak fosfor ve prolinden zengin iken sistinden fakirdir.


Whey proteini, süt çöktürüldükten sonra sıvı ortamda kalan proteinlerdir. Lactalbumin, laktoferrin, lizozim, albumin ve immünoglobulinler whey proteini içinde yer alır. α-lactalbuminin büyük bir çoğunluğunu laktoz sentetaz oluşturduğundan anne sütünde laktoz daha yüksektir. İnek sütündeki whey proteinin büyük bir kısmını oluşturan β-lactalbumin anne sütünde çok azdır.


Anne sütü ile beslenen bebekler yaklaşık 1.5 gr/kg/gün kadar protein alırlar. Mama ile beslenen çocukların protein alımı daha yüksek olup 2.7 gr/kg/gün’dür. Anne sütü proteinin yüksek kalitede oluşu bunun en önemli nedenidir. Mama ile beslenen bebeklerin kanında ve idrarlarında taurin ve sistin hariç tüm aa’ler daha yüksek konsantrasyonda bulunurlar. Bu da mamalarla ihtiyaçtan daha fazla protein alımının yapıldığını göstermektedir. Bunun sonucunda kan üre nitrojeni, kan amonyağını ve idrar osmolaritesinin artışına yol açarak özellikle düşük doğum ağırlıklı bebeklerde metabolik asidozun gelişmesine neden olabilir.


Tablo II. Günlük kg başı protein alımı



Yaş (ay)

Büyüme

(gr/kg/gün)

Kayıplar

(gr/kg/gün)

Top. İhtiyaç

(gr/kg/gün)

Büyüme için gereken (%)

A.S. alınan miktar

(gr/kg/gün)

0-1

1.03

0.95

1.98

52

2.09

1-2

0.78

0.93

1.71

46

1.59

2-3

0.56

0.9

1.46

38

1.118

3-4

0.38

0.89

1.27

30

1.06

4-5

0.30

0.88

1.18

25

1.00

5-6

0.29

0.89

1.18

24

0.95

6-9

0.26

0.91

1.17

22




9-12

0.20

0.94

1.14

18



Tablo III. Anne sütü ve mama ile beslenen bebeklerdeki günlük kalori alımı (kcal)



Yaş (ay)

Anne Sütü Alan

Mama İle Beslenen

Erkek

Kız

Erkek

Kız

Ortalama

Ortalama

50 p

10 p- 90 p

50 p

10 p- 90 p

0-1

115

111

118

90-137

116

96-136

1-2

104

101

113

99-131

111

94-130

2-3

95

93

100

88-116

100

87-114

3-4

91

91

95

83-106

95

83-107

4-5

89

89

94

78-112

97

81-113

5-6

86

85

95

64-113

94

78-113

6-9

81

81













9-12

92

92















Prematüre bebeklerin günlük protein ihtiyaçları termde doğum yapan annelerin olgun sütlerinin sağladığı miktardan daha fazladır. Prematüre bebeklerin intrauterin gelişim hızlarına bakılarak doğumdan sonra 1.8-3.0 gr/kg/gün’lük protein ihtiyaçları bulunmaktadır. Prematüre doğum yapan annelerin sütlerindeki protein miktarı 0.9 gr/dl değil 1.41 gr/dl olup, günlük 1.9-2.5 gr/kg protein ihtiyacını karşılayacak kadardır (günlük anne sütü alımı 135-180 ml/kg olduğunda).


NON-PROTEİN NİTROJEN


Anne sütünde non-protein nitrojen olarak serbest aa’ler, amonyak, üre ve nükleo grupları (nükleotidler, nükleozidler, nükleobazlar) yer alır.


Taurin: Serbest aa’dir. Hiçbir protein yapısına girmez. Esansiyel aa değildir. Vücutta methionin ve sistinden sentez edilir.


Prematüre bebeklerde bu dönüşüm için gerekli olan enzimler tam olarak olgunlaşmağından ve inek sütü içinde de anne sütüne oranla çok az taurin bulunduğundan prematüre bebeklerin taurin ile desteklenmeleri gerekmektedir.


Taurin eksikliğinde kedilerde retinal dejenerasyon gösterilmiş olmasına karşın insanlarda klinik etkisi tam olarak saptanamamıştır. Ancak taurin eklendiğinde safra atılımın arttığı, yağ asitlerinin daha çok emildiği, daha az kolesterol yapıldığı prematüre bebeklerde gösterilmiştir. Ayrıca gelişen beyin dokusunda daha fazla yer alması önemlidir. Bu nedenden dolayı prematüre bebekler anne sütü ile beslenmiyorlarsa taurinden zengin mamalarla beslenmeleri uygun olur.


Nükleo grupları: Anne sütünde non-protein nitrojen olarak nükleotidler, nükleozidler ve nükleobazlar da yer alırlar. Bunlar demir emilimini artırdığı gibi antikor cevabının daha iyi olması yönünde etkileri vardır. Hücre çoğalması ve farklılaşması yönünde de etkileri bulunmaktadır.


ENZİMLER ve HORMONLAR


Anne sütünde bulunan enzimlerin konsantrasyonu inek sütüne oranla çok fazladır. Örneğin amilaz aktivitesi kolostrumda 60 kat, olgun sütte 40 kadar daha fazladır. Amilaz yanı sıra lipaz, katalaz, proteaz, transaminaz, kolinesteraz ve LDH ‘da anne sütünde daha yüksek konsantrasyonlarda bulunur.


Anne sütünde TSH, estrojen, GH ve leptin vardır.


BÜYÜME FAKTÖRLERİ


Anne sütünde gastrik inhibitör peptid, bombesin, kolesistokinin ve nörotensin gibi GIS’in büyüme ve olgunlaşmasına katkı sağlayan faktörler bulunur.


Büyüme faktörleri olarak bilinen GH, insülün benzeri growth faktör I, granülosit-makrofaj koloni stimulating faktör, tümör growth faktör β’nın bağırsak fonksiyon ve mukozal defansında etkilidirler. DNA sentezini stimüle eden büyüme faktörleri dışında epidermal growth faktör ve hepatosit growth faktör anne sütünde yer alır.


Anne sütündeki mononükleer hücrelerin uyarımı ile tümör nekrozis faktör (cachectin), IL-1, IL-6, IL-8 ve IL-10 sentez edilebilir.


YAĞLAR


Bebeklerin temel enerji kaynağı yağlar olup anne sütü ile sağlanan enerjinin %40-50’si yağlardan oluşmaktadır.


Anne sütünde safra asidi ile aktive olan lipaz, immatür pankreatik fonksiyona sahip olan yenidoğanda yağ hazmı konusunda yarar sağlar.


Hücre membran yapısında yer alması nedeni ile linoleik ve linolenik asitler gelişen beyin için önemlidir.


Anne sütündeki yağın %98’i trigliserid formundadır. Anne sütünde 167 yağ asidi çeşidi saptanmıştır. İnek sütünde 437 çeşit yağ asidi vardır. Anne sütündeki major yağ asitleri oleik (%36), palmitik (%22), linoleik (%9), stearik (%7) asittir. Anne sütünde inek sütüne oranla daha az kısa zincirli yağ asidi bulunur (%1-5 vs %6-9).


Anne sütünde ω-3 ve ω-6 yapısındaki uzun zincirli yağ asitleri daha fazladır. Özellikle docosahexaenoic ve arachidonic asitler retinal ve nöronal sistem gelişimi için önemlidirler. Özellikle prematüre bebeklerin mamaları bu açıdan desteklenmesi gerekmektedir. Term bebeklerde bile bu destek ile görme keskinliğinin ilk 3 ayda daha iyi geliştiği bilinmektedir.


Anne sütünde satüre ve ansatüre yağ oranları neredeyse yarı yarıyadır. İnek sütünde satüre yağ oranı yüksektir. Bu nedenle bebek mamalarına sıvı yağlar ilave edilerek bu oran elde edilmeye çalışılmaktadır. Total yağ miktarı emzirme sonunda ve sabahları daha fazla iken emzirme başında ve geceleri daha azdır. Ancak 12 ay boyunca kompozisyon hemen hemen aynı kalmaktadır.


Annenin diyetindeki (margarin vs tereyağ) yağa bağlı olarak sütündeki satüre/ansatüre yağ oranı (linoleik asit oranı %1-45 arası) değişebilmektedir. Anne sütündeki total yağ miktarı kolostrumdan başlayarak zamanla giderek artar ve emzirme sonundaki sütte bu oran 3 katına kadar çıkabilir.


Anne sütü içindeki yağın %2’si yağ asidi dışındaki yağlardan oluşmaktadır. Bu yağlar hücre membran yapıları için gereklidir. Bu yağlar içinde yer alan kolesterol miktarı günden güne değişmekle birlikte 3.1-28.8 mg/dl kadardır. Bu miktar mamalardakinden fazladır. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebeklerin daha az endojen kolesterol sentezlediği düşünülmektedir. Ancak ileriki yıllarda koroner kalp hastalığından koruma özelliğinin bulunduğu gösterilememiştir.

1   2   3   4   5   6

Similar:

Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler iconBiyoteknoloji kavramı, ilk kez 1919 yılında Ereky tarafından kullanılmıştır. Biyoloji ve teknoloji alanındaki gelişmeler, hiç kuşkusuz kavramın kapsamını genişletmiş; anlamını zenginleştirmiştir. Söz konusu gelişmeler, tarihsel süreç içinde, üç başat döneme ayrılmaktadır. (1,2,3,4,5)

Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler iconKALİTEDE TARİHSEL VE KAVRAMSAL GELİŞMELER

Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler iconYara İyileşmesinde Tarihsel Gelişmeler

Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler iconÜreme tekniklerinde her geçen gün yeni gelişmeler olmaktadır. Bu kitapçık,kısır çiftlerin tüp bebek ve mikroenjeksiyon tedavi tekniklerini anlamalarına yardımcı

Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler icon4 Kullanım sonrası ve her bebek değişiminde, kuvöz, açık yatak ve bebek kotlarının temizliği ve dezenfeksiyonu yapılır. 2

Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler iconYeni doğan bebek duygusal ve zihinsel açıdan gelişmiş ve organize olmuştur. Birinci ayına kadar bebek fiziksel ve psikolojik çevreye uyum sağlar

Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler iconANTİOKSİDAN VİTAMİNLER VE MİNERALLERİN İNSAN BESLENMESİNDEKİ ÖNEMİ

Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler iconYeni doğan bebek, günde ortalama 30–50 gram alır. Anne sütü içen bebeğin suya ihtiyacı olmaz. Bebek, üşüdüğü, teri üstünde kuruduğu veya taşa bastığı için hastalanmaz

Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler iconNe kadar hazırlıklıydı? Tarihsel deneyim bu soruya ne yazık ki olumlu cevap vermemizi, evet ne yazık ki engelliyor. Söz konusu tarihsel -politik önderlik misyonunun oynanabilmesi için öncelikle

Bebek Beslenmesindeki Tarihsel Gelişmeler iconUygun, S., “Eğitimin Tarihsel Temelleri”, Eğitim Bilimine Giriş (Editör: Figen Ereş), 153-195, Ankara, Maya Akademi Yayınları, (2007). EĞİTİMİN TARİHSEL TEMELLERİ

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page