Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı




Indir 30.43 Kb.
TitleArazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı
Date conversion10.07.2013
Size30.43 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.dersindir.net/indir/dogu-karadeniz-peyzaji.doc
DOĞU KARADENİZ PEYZAJI

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı formasyonu bulunmaktadır. Yörenin doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boyla ağaçlarda birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı formasyonu bulunmaktadır. Doğu Karadeniz Bölgesi elverişli bir iklime sahiptir. Yörenin doğal bitki örtüsü orijinal bir kompozisyon oluşturmuştur ve peyzaj çekiciliği açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Dağların kıyılara göre sıralanmaları ile birlikte ekolojik faktörlerin etkisiyle değişik habitatlar , bitki örtüsünün tür ve kompozisyon özellikleri bakımından çok değişik peyzaj özelliğine sahip güzelliklerin meydana gelmesine sebep olmuştur.

Isparta’da başlayan yolculuğumuza Afyon çevre yolunda geçici bir mola verdik. Bu ara da bizi etkileyen en önemli şey Afyon Kocatepe ve civarında ki savaş alanlarının oluşturduğu kültürel peyzaj değerleriydi bu gerçekten tarih fışkıran kültürel değerlere sahiptir. Buradan hareketten sonra gözümüze muhteşem kayın ormanlarının varolduğu Ordu’nun Akkuş İlçesinde açtık. Kayın ormanlarının karışık bir o kadar da etkileyici yapısı hepimizi büyüledi. Ağaçların oluşturduğu gölge ışık oyunları yöre iklimine uygun sis yağışları öve soğuk yorgunluğumuzu aldı götürdü. Yöre tam anlamıyla muhteşem doğal peyzajı açık açık bizlere sergiliyordu. Ayrılırken tüm bu değerleri asla unutamayacağımıza emindik. Yol boyunca Ordu Minyat’a kadar fındık bahçeleri ve iklime özgü floreten gözümüzü ayıramadık. Minyat’ta B kapasitesinde deniz kenarında Orman Dekanlığına bağlı bir eğitim ve dinlenme kampında çayımızı yudumladıktan sonra Ordu’ya hareket ettik Ordu deniz kenarında şirin bir şehir. Düzenli bir alt yapısı var. Boztepe adında dinlendirici bir mekana sahip buradan tüm şehir ve orman deniziyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Diğer bir hareketimiz Giresun’da son buldu. Giresun kalesi en önemli tarihi mekanı olup o dönemden bozulmadan kalmış yapıları barındırdığı yani kültürel peyzaj açısından önemli. Özellikle güneşin batışı en güzel burada izlenir. Ulaşımımız denizden hemen yükselen dağlarda kıyı boyunca uzanan yollarda geçtiği için kısıtlı görüş alanına sahiptir. Giresun’dan Rize’ye kadar olan yolculuğumuzda dikkatimizi en çok çeken şey tepelerde ortama uyumlu ahşaptan yapılmış evlerdi. Deniz, orman ve bui evler bütünleşmişti ve göz zevkimizi kesinlikle bozmamıştı. Fakat bu güzelliklerin yanında yer yer ormanda açılarak yapılmış tarlalar, boş araziler her zaman olduğu gibi maalesef dememize neden oldu. Tam bunların yanında doğal olarak oluşmuş kayalar ve bunların meydana getirdiği şekiller gözden kaçmıyordu.

Rize’deki gezimizde çay fabrikasını gezmekten ve yemek yemekten başka çok az zamanımız kalmıştı. Burada bulunan aile çay bahçesi ve bünyesinde bulundurduğu sarıçamlar dikkatimizi çekmişti. Hem sakin dinlendirici bir mekanda hem de değişik türlerle burası zenginleştirilerek ilgi çekici bir ortam oluşturulmuştu. sarıçam Türkiye’de sadece burada denize kadar iniyordu. Seralarda suni olarak türler yetiştiriliyor park ve bahçelerde refüjlerde kullanılıyor şeklinde bilgi aldık.


KAYSERİ

Kayseri’de yukarı Talas’da durduğumuzda Kayseri’nin çok düzenli bir yerleşiminin olduğunu görüyoruz. Yeşillik alanların şehre çok iyi dağıtılarak oluşturulmuştur. Yol kenarlarında Akçaağaç, dişbudak,yalancı akasya, top akasya, erik, doğu ladini sarıçam, karaçam görülmektedir. Fuar Kültür Parkı çok çeşitli bitki türleri ve doğayı taklit eden maketler yer almaktadır. Burada da dişbudak, yalancı akasya, Toros göknarı, Biota orentalis doğu mazısı, ladin, akçaağaç, sarıçam, karaçam, çimler ile çeşitli çalı türleri yer almaktadır. Park çok geniş bir alana sahiptir. Masalar çöp kutuları yeterli sayıdadır. Çeşmeler parkın genişliğine göre azdır. Otopark ihtiyacı karşılamaktadır. Tuvalet sayısı yeterlidir. Yapay şelaleler ile suyun peyzaja katkısı sağlanmıştır. Çocuk oyun alanı çok iyi düzenlenmiştir. Genel itibariyle peyzaj değeri yüksek ve düzenli bir parktır.


NEVŞEHİR

Gezdiğimiz diğer bir yöre de Nevşehir’deki Kapodokya Antik kentidir. Burada Karadeniz’de ki bitki türlerinin oluşturduğu eşsiz peyzaj güzelliklerine rastlıyoruz fakat burada bitki peyzajı yerine yapı peyzajları ön plana çıkıyor. Tamamen doğal kuvvetlerle oluşan yapısal peyzajlar (peri bacaları) oluşmuştur.

Yörenin kendisine has güzelliği turistleri buraya çekiyor. Fazla sosyal tesisler bulunmasa da günlük ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimiz her şey mevcut. Yapısal güzellikler arasında iğdeler, böğürtlenler, kavaklar ve yer örtücü bitkiler mümkün olduğu kadar yaşama imkanı buldukları ortamlarda varlıklarını sürdürüyorlar.


KONYA

En son ziyaret ettiğimiz yer Konya idi. Düz gri arazi yapısına sahip Konya’da bitkisel peyzaj yeni yeni oluşturulmaya başlanmış kentsel peyzaj güzellikleri yönünden biraz geri kalmış bir yapıya sahip. Kentteki bitkisel peyzaj alanı halkın ihtiyaçlarını karşılayacak ölçünün çok altında regreasyon amacıyla doğal yolla oluşturulmuş

İl içerisinde göze çarpan tek yükseklik Alaaddin Tepesidir. Daha önceleri savunma amacıyla yapılmış bu tepeye bitkisel materyallerle güzellik katılarak insanların rekreasyonel faaliyetlerini karşılamak amacıyla düzenleme yapılmış. Burada kullanılan bitkilerde çimler, yalancı akasya, kavak türleri ve karaçam gibi kuraklığa dayanıklı türlerdir.

Konya çevresi tipik İç Anadolu step iklimi özelliğini yansıtan bitkileri bünyesinde barındırıyor. Yer yer optimal gelişimini yapamayan seyrek karaçam meşelerini de gözlemledik.

AKÇAABAT

Akçaabat’a giderken; yol kenarında müstakil evler, bu evlerin etrafında değişik özelliklere sahip geniş yapraklı türlerin bulunduğu bahçeler bulunmaktadır. Akçaabat’a giderken; burada yaşayan halk tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Ancak halk alanın estetik değerinin bilincinde olduğu için bütün tarım faaliyetlerinde dikkatli davranarak alana zarar vermemeye çalışmaktadır.

Deniz kenarından başlayan %80, hatta bazı yerlerde %100 ve üzerinde eğimlere sahip olan alanlarda evlerinin kenarında fındık ve çay yetiştirmektedirler. Küçük parçalar halinde ve en dikkat çekici özelliği ile gayri muntazam şekillerde tarım alanları bulunmaktadır. Bu evlerin ve tarlaların üst kısmında yeşilin her çeşidini göre bileceğimiz ormanlar mevcuttur. Bu alanda tipik Karadeniz iklimi görülmektedir. Yani her mevsim yağış almaktadır. Bu da ormanların iyi bir gelişim yapmasına yardımcı olmaktadır.

Denizin yaklaşmasını engellemek ve yolları denize doğru genişletmek için deniz kenarına dalga kıranlar yapılmıştır. Dalga kıranlar T şeklinde, taşların bir araya getirilmesiyle elde edilmiş yapılardır.

Akçaabat deniz kenarında, küçük, şirin bir yerleşim yeridir. Şehir içindeki peyzaj çalışmalarında özellikle sarkık formlu ağaçlar ve insanı büyüleyen rengarenk çiçek tarhlarına rastlamak mümkündür. Çok sayıda egzotik türle karşılaşmak mümkündür.
SÜMELA MANASTIRI

Sümela Manastırı’na ilk girildiğinde oksiyal peyzaj dikkati çekmektedir. Bir akarsuyun etrafında Fagus orientalisler ve Picea arrentalisler görülmektedir.

Yöre iklimi yağışlıdır. Bu da alanda çok güzel ormanların yetişmesini sağlamıştır.

Sümela manastırı tarihi değeri nedeniyle bir çok yerli ve yabancı turiste mekan olmaktadır. Burada turistik çalışmalar doğal peyzajı bozmayacak şekilde, doğaya uygun olarak yapılmıştır. Gözü yoracak bir yapı kirliliği yoktur. Sümela Manastırı’nda yapılan turistik tesisler ahşap malzeme ile yapılmıştır. Betonarme çok az görülmektedir.

Restaurantların, kafelerin, turistik eşya satış yerlerinin önünden geçen akarsu gayet temizdir. İnsanda güzel duygular uyandırmaktadır.

Sümela Manastırı’na ulaşabilmek için eğimi %100’ün üzerinde olan bir yamaçta kıvrımlı yollardan geçilmektedir. Yolun her iki tarafı yemşeyil Fagus orientalis ormanlarıyla çevrilidir.

Sümela Manastırı’na ulaştıktan sonra karşı tarafta pek çok tepeler dikkati çekmektedir. Bu tepeler tamamen Fagus orientalis ve Picea orientolis ile kaplıdır.


UZUNGÖL

Uzungöl Tabiat Parkı, Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunmaktadır. Uzungöl'e ulaşabilmek için, Trabzon - Rize karayolunda, Trabzon'un ilçesi olan Of’dan doğuya dönülerek, Çaykara ilçesine ulaşılır. Uzungöl Çaykara'dan rakım olarak biraz daha yüksekte kalmaktadır.

Uzungöl'de tipik Karadeniz iklimi görülmektedir. Oldukça yağışlı ve bulutludur. Temmuz ayında dahil dolu yağdığı gözlemlenmiştir.

Bu bol yağışlı iklim beraberinde tüm Karadeniz'de olduğu gibi bir çok bitki türünün alanda yetişmesine olanak verir.

Uzungöl adından da anlaşıldığı üzere, akarsuyun belli bir bölgede yayılarak gölü meydana getirmesi sonucu oluşur. Yukarıdan gayet coşkulu bir şekilde gelen akarsu göle ulaştığında durulmakta, gölden sonra yine aynı coşkusuyla devam etmektedir.

Gölün içerisinde yetişen sazlar dikkati çekmektedir. Bunlar göle ayrı bir hava vererek, peyzaj açısından güzel bir görünüm oluşturmaktadır. Aynı zamanda gölde bulunan ördekler ve dikkatli bakıldığında görülebilen çeşitli balık türleri gölü zenginleştirmektedir.

Akarsuya yukarıdan bakıldığında hafif kıvrımlarla güzel bir aks meydana getirmekte, bunun devamı da sizi bin bir güzellikle bezenmiş Uzungöl'e ulaştırmaktadır.

Uzungöl'de yapılan turistik çalışmalar, doğal peyzajı bozmayacak şekilde, doğaya uygun olarak yapılmıştır. Uzungöl'de bulunan turistik tesisler (otel, motel, restaurant vs.) ahşap malzeme ile yapılmıştır. Betonarme bina yoktur. Turistik tesisler fazla olmadığı için gözü yoracak bir yapı kirliliği söz konusu değildir. Bu da şehir hayatının monotonluğundan sıkılan genellikle yöre halkının, bir kısım turistinde ilgisini çekmekte ve tatil için Uzungöl'ü tercih etmelerini sağlamaktadır.

Uzungöl'de aşırı derecede bir turist yoğunlaşması görülmediği için otel, motel ve restaurantların otoparkları, ziyaretçilerin otopark ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Sahada orman işletmesine ait tesislerde bulunan çocuk parkı ve geniş yeşil alanlar çocukların, gençlerin oyun ve spor ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

Uzungöl ve çevresinde halk tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Ancak alanın estetik değerinin bilincinde olan halk bütün tarımsal faaliyetlerinde dikkatli davranmakta ve alana zarar vermemektedir.

Geçtiğimiz yıllarda Uzungöl'de Hidroelektrik Santrali yapmak için çalışmalar başlatılmışsa da yöre halkının direnmesiyle karşılaşmışlar ve bu fikirlerinden vazgeçmişlerdir. Bilinçli insanlarımız ülkemizde artık sayıları azalmakta olan doğal kaynaklarımızı korumayı başarmışlardır.

Uzungöl'ün gayet temiz olan suyunda, çok güzel Alabalıklar bulunmaktadır.

Daha öncede değinildiği gibi yöre iklimi birçok bitki türünün Uzungöl'de yetişmesine olanak vermektedir. Kirletici unsurların pek fazla bulunmadığı Uzungöl'de birçok endemik tür mevcuttur. Çok güzel çap ve boy yapmış, ortama uyum sağlamış Ladin ormanları mevcuttur. Yeşilin her tonunun mevcut olduğu Uzungöl'de Ladinin yanında odunsu ve otsu taksonlarda bulunmaktadır.


Uzungöl'de Bulunan Odunsu Taksonlar :

Picea orientalis (Doğu ladini), Betula spp. (Huş), Quercm spp. (Meşe), Fagus orientalis (Doğu kayını), Corylus (Fındık), Alnus gîutinosa (Kızılağaç), Ulmus glabra (Karaağaç), Abies nordmanniana (Doğu Karadeniz göknarı), Tilia tomentosa (Ihlamur), Carpinus betulus (Huş yapraklı gürgen), Acer spp. (Akçaağaç).

Uzungöl'de Bulunan Çalı Türleri :

Rosa spp, (Gül), Sorbus torminalis (Üvez), Astragalus spp. (Geven), Hedera helix (Sarmaşık), Daphne spp. (Cehri), Rhodendron spp. (Orman gülleri), Evanymus japonica (Taflan).
ZİGANA GEÇİDİ

Zigana geçidine ulaşabilmek için alpin zona kadar uzanan çok yüksek ve uzun bir yol alınmaktadır. Yolun her iki tarafında alçak rakımlarda Fagus orientalis ormanları bulunmaktadır. Yukarılara doğru çıkıldıkça Fagus orientolis ile Picea orientolis’in karışım oluşturduğu görülmektedir. Biraz daha yukarıya çıkıldığında ise; bu karışıma Pinus silvestrys’inde katıldığı görülmektedir. Daha sonra alanda sadece pinus silvestrys yayılış göstermeye başlıyor, alanda hakimiyet kuruyor. Zigana geçidine yaklaşıldığında ise alpinetum zonuna girildiği fark ediliyor. Alandaki ağaç sayısı alabildiğince azalıp, tek tek görülmeye başlıyor.

Zigana geçidine ulaşıldığı zaman yaklaşık 2 km. uzunluğunda bir tünelden geçiliyor ve son noktaya ulaşılıyor. Bu noktadan aşağıya bakıldığı zaman insanı büyüleyen yeşil rengin hakimiyeti ve tonları fark ediliyor.

Zaten Zigana Geçidi’ne kadar çok az sayıda yapı görülmektedir. Buraya giden insan sayısı da pek fazla değildir. Bu nedenlerden ötürü alan kirlilikten uzak, çok hoş görüntüye sahip bir alandır.

HATİLA VADİSİ

Artvin ilinin kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Çoruh Nehrinin kollarından biri olan Hatila Deresinin yaklaşık 25 km. uzunlukta oluşturduğu alan Hatila Vadisi Milli Parkını oluşturur.

Vadinin genel özelliği “V” dar tabanlı ve genç bir vadi olmasıdır. Hatila Vadisinde göze çarpan en önemli unsur yamaç eğiminin %80, hatta %100'e ulaşmasıdır. Bu da alana vahşi bir görünüm vermektedir.

Hatila Vadisi 1994 yılında milli park olarak ayrılıp ilan edilmiştir. Ancak halen master planı bulunmamaktadır. Bunun yanında milli park olmasından dolayı ziyaretçilerin alana gelmesini sağlamak amacıyla alanda bulunması gereken turistik tesisler mevcut değildir. Hatila Vadisi Milli Parkı oldukça bakımsızdır. Ziyaretçilerin dikkatini çekebilecek objeler göz önüne çıkarılmamıştır.

Ancak Hatila Vadisi Milli Parkında çok zengin bir flora dikkati çekmektedir. Karadeniz bölgesi ikliminin gerektirdiği bitki türlerinin yanında, endemik bitki türleri de mevcuttur.

Alanda lokal olarak Akdeniz bölgesinde bulunan bitki türleri de bulunmaktadır. Bu amaçla Fıstıklı Köyü Gen Koruma Sahası olarak ayrılıp, ilan edilmiştir.

Hatila Vadisinde Bulunan Odunsu Taksonlar :

Ostrya spp. (Kayacık), Buxus sempervirens (Şimşir), Quercus spp. (Meşe), Carpinus (Gürgen), Acer spp. (Akçaağaç), Laurus nobilis (Akdeniz defnesi), Juniperus oxycedrus (Katran ardıcı), Castenea sativa (Kestane), Ulmus Glabra (Karaağaç), Fraxinus spp. (Dişbudak), Alnus glutinosa (Kızılağaç), Fagus orientalis (Doğu kayını), Tilia spp. (Ihlamur), Carpinus betulus (Huş yapraklı gürgen), Picea orientalis (Doğu ladini), Abies nordmanniana (Doğu Karadeniz göknarı), Taxus baccata (Porsuk), Pinus sylvestris (Sarıçam), Pinus pinea (Fıstık çamı), Nar, İncir.

Hatila Vadisinde Bulunan Çalı Türleri:

Rhodendron spp. (Orman gülleri), Celtis australis (Çitlenbik), Rhus coriaria (Sumak), Arbutus andrache (Sandal), Cistus (Laden), Rosa (Gül), Daphne (Cehri), Sorbus terminalis (Üvez), Astragalus spp. (Geven), Patlangaç çalısı.

Sonuç olarak Doğu Kara Deniz Bölgesi bitki formasyonu ve renk kompozisyonu açısından üstün bir özelliğin görülebileceği yapıya sahiptir. Burada ağaç + ağaç, ağaç + çalı, çal + çalı kitle boşluk ilişkisi en güzel şekilde kendini gösteriyor. Yörenin topografik yapısına bağlı olarak sert ve yumuşak dokulu bitkiler istenilen bir özelliği doğal olarak oluşturmuş. Ağırlık olarak geniş yapraklı bitki türlerinin hakim olduğu bu yöremizde sonbaharda oluşacak renk değişimi geçici peyzajın tüm özellikleriyle yansıtacak doğal bir güzelliğe sahip olacaktır şeklinde düşünüyoruz. En güzel doğal peyzaj çekiciliği burada mevcuttur.

Umuyoruz ki tüm bu güzellikler sonsuza dek bozulmadan kalır.

Add document to your blog or website

Similar:

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı icon1-Akdeniz İklimi’nin hakim olduğu alanlarda hakim olan doğal bitki örtüsü aşağıdakilerden hangisidir? A Bozkır B İğne yapraklı ormanlar C Maki D Tundra E Savan 2

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı iconBir yerde bağ kurmadan önce o yerin ekolojik verilerinin çok iyi incelenmesi gerekir. Özellikle örtü altında bağcılık yapmak için bu değerlerin ayrıca iyi

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı iconKaradeniz’de DSDP 380A Sondajının Çökel İstifinde Polen Analizleri ile Geç Miyosen-Geç Pleyistosen Döneminde Anadolu’da Yüksek Çözünürlü İklim ve Bitki Örtüsü Kayıtları

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı iconKarşılaştırmalı Bitki Morfolojisi

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı iconEkoloji nedir? Ekolojik faktörlerin sınıflandırılması, Primer üreticilerin rolü

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı icon5. İklim ve Bitki Örtüsü

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı iconYERYÜZÜNDEKİ BAŞLICA İKLİM TİPLERİ VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı iconİKLİM BİLGİSİ (Makro İklimler ve Bitki Örtüsü)

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı iconİKLİM BİLGİSİ (Makro İklimler ve Bitki Örtüsü)

Arazi morfolojisi, iklimi, doğal bitki örtüsü ekolojik faktörlerin etkisi altında genellikle boylu ağaçlarla birlikte özellikle yüksek kesimlerde çalı iconİğneada Arazi Örtüsü ve Kullanımı Değişiminin Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Belirlenmesi

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page