Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun




Indir 191.36 Kb.
TitleToplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun
Page1/4
Date conversion06.12.2012
Size191.36 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.athgm.gov.tr/upload/mce/eskisite/files/JAPONYA_RAPORU_JAPONYA_RAPORU_.DOC
  1   2   3   4
GİRİŞ


Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun tarihi, şimdiki durumu ve geleceğinin anlaşılması açısından temel önemdedir. Bunların başında o toplumdaki aile kurumu ve aile yapısının değişimi gelmektedir. Toplumsal yapıdaki değişmelerin hemen tamamı aile yapısı ile ilişkili olarak karşımıza çıkmaktadır. Aile yapısı, toplumsal yapıdaki değişmeleri kolaylaştırdığı gibi buna direnerek engel de olabilmekte ya da en azından değişimin hızını azaltabilmekte ve yönünü değiştirebilmektedir. Bu nedenle ülkeler için aile yapısı ve aile politikaları önem kazanmaktadır. Aile politikaları, ekonomik ve sosyal yapı olarak modern ve modernleşmekte olan, Doğulu ve Batılı bütün toplumların gündeminde bulunan bir konudur. Bir yönüyle nüfus, istihdam ve sosyal güvenlik politikalarını ilgilendiren, diğer yönüyle de kültürün üretilmesi ve aktarılmasında ailenin bir kanal olmasından dolayı ulusal ve yerel kimlik ve kültürlerin korunmasıyla da ilişkili olan aile politikaları giderek ülkelerin gündemine daha yoğun olarak girmektedir. Aile politikalarını ülkeler açısından önemli kılan bir başka faktör de güçlü aile yapısının güçlü toplum olgusunu da beraberinde getirdiği gerçeğidir.


Aile politikalarının algılanması ve uygulanması ülkeden ülkeye değişme gösterebilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Türk toplumunun eğilimlerine ve değerlerine paralel olarak aileyi önemsemiş ve aile bütünlüğünün korunması için çalışmalar yapmak görevini devlete bir yükümlülük olarak vermiş bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti mevzuatında ve uygulamada aile, anne-baba ve çocuklardan (geniş yorumun kabulü durumunda, dede ve ninelerden) oluşan otantik bir yapı olarak anlaşılmaktadır. Bu anlayış, toplumda egemen olan aile kavramını yansıtmakta, bir başka deyişle sosyolojik gerçeğe karşılık gelmektedir. Yine mevzuatımıza göre aile kurulması yani evlenme, ancak karşı cinsten iki kişinin hukuka uygun olarak yaptıkları sözleşme ile mümkün olabilmektedir. Bu cümleden olarak insanlık tarihinin en eski kurumlarından olan aile kurumunun, ülkemizde toplumsal düzeyde ve resmi düzeyde kabul görmekte ve desteklenmekte olduğu rahatlıkla söylenebilir.


Devletin uygulayacağı ulusal aile politikalarının oluşturulmasına bilimsel veriler sağlayarak katkıda bulunmakta olan Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün, Avrupa ülkelerinde ve diğer ülkelerde aile politikaları konusundaki gelişmeleri yakından izlemesi bir gerekliliktir. 1989 yılında kurulan Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı döneminde, Kurumun Avrupa ve dünya ülkelerindeki gelişmeleri yakından izlemesi mümkün olamamıştır. Ülkelerin aile politikalarının izlenmesi ve muadil kurumlarla ilişki kurulması ancak Kurumun 2004 yılında 5256 sayılı Teşkilat Kanunu ile yeniden yapılanması sürecinde gündeme gelmiştir. Genel Müdürlük bünyesinde oluşturulan Dış İlişkiler Daire Başkanlığının en önemli görevi Kurumun uluslararası ilişkiler ayağını yürütmektir.


Avrupa Birliği ile yürütülen tam üyelik ilişkileri, Avrupa’da önemli sayıda Türk vatandaşının yaşıyor olması ve o ülkelerle yakın siyasal ve ekonomik ilişkiler içinde bulunulması bu ülkelerle aile politikaları ve aile araştırmaları konusundaki karşılıklı ilişkileri kolaylaştırmaktadır. Ancak Genel Müdürlüğün ilişkileri Avrupa ülkeleri ile sınırlı kalmamalıdır. Dünyanın farklı coğrafyalarında bulunan ve farklı sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel yapıdaki ülkeleri ile de bu alanda tanışma ve işbirliği arayışları geliştirilmelidir.

Uzak Doğu ülkelerinden Japonya, bilindiği gibi Avrupa ve ABD’ye uzak bir coğrafyada bulunmasının yanı sıra kültürel olarak da farklı bir toplum yapısına sahiptir. Japon modernleşmesi hakkındaki değerlendirmelerde yaygın olarak yapılan yorumlara göre Japonya güçlü geleneklere sahip olan ve modernleşirken bu geleneksel değerlerini koruyan bir toplumdur. Acaba bu doğru bir tespit midir? Doğruysa Japon geleneksel yapısında ailenin yeri nedir ve modernleşme ile birlikte bu yapı bir değişme geçirmiş midir? Japonya hakkındaki incelemelerde bu soruların cevaplarıyla ilgili ipuçlarına ulaşılabilir. Bunun dışında toplumlar arasındaki kültürel farklılıklar ve bu farklılıkların aile politikalarına yansıma düzeyinin bilinmesi de Genel Müdürlük açısından şüphesiz önemli bir kazanım olacaktır.


ASAGEM, bu tespit ve düşüncelerden hareketle, 2006 yılında AB üyesi ülkelerdeki muadil kurumlarla başlattığı tanışma ve işbirliği ilişkilerini 2007 yılı içinde Uzak Doğu ülkelerinden Japonya ile sürdürmeye karar vermiştir. Bu amaçla hazırlanan proje ile Japonya’nın toplum ve aile yapısı, demografik yapısındaki değişmeler hakkında bilgi toplanması amaçlanmıştır. Ayrıca Japonya’da, ASAGEM’in görev alanına giren konularda çalışmalar yapan kurum ve kuruluşlarla tanışma ve işbirliği imkânlarının araştırılması, bilgi alışverişinde bulunulması da amaçlar arasında yer almıştır. Dış ilişkiler projesinin tanışma, bilgi alışverişi ve işbirliği imkânlarının araştırılması dışında Genel Müdürlüğümüzce ileriki yıllarda gerçekleştirilmesi planlanan aile ile ilgili uluslararası etkinlikler ve bilimsel toplantılar için bilgi ağının kurulması ve temas noktalarının sağlanması gibi amaçları da bulunmaktadır. Genel Müdürlük, uluslararası ilişkilerini yürütürken şüphesiz kültürel yapı ve aile tanımı ile aile politikalarındaki farklılıklara karşılaştırmalı bir gözlemle dikkat çekmek durumundadır.

Yukarıda işaret edilen dış ilişkileri geliştirme amaçlı projenin somut adımı olarak 7-15 Temmuz 2007 tarihleri arasında Japonya’nın başkenti Tokyo’ya bir ziyaret düzenlenmiştir. Japonya ziyaretinde bu ülkenin aile, kadın, yaşlı ve çocuk ile ilgili 4 ayrı kurum ve kuruluşunda temaslarda bulunulmuştur. Kamu kurumları ve yerel yönetimlerin dışında yaşlı huzurevleri ve çocuk yuvalarında da incelemelerde bulunulmuştur.


Adı geçen kurum ve kuruluşlarla yapılan görüşmelerde Japon aile yapısındaki değişmeler, Japon Merkezi Hükümetinin ve yerel yönetimlerinin aileye ve aile bireylerine dönük politika ve uygulamaları hakkında yetkililer tarafından heyetimize sözlü anlatımda bulunulmuş ve basılı eserler takdim edilmiştir. Genel Müdürlüğümüzce daha önceden hazırlanmış olan Türkiye’de aile ile ilgili durum, politikalar ve ilgili kurumların çalışmalarını içeren slaytlı power point dosyası CD ortamında Japon yetkililere takdim edilmiştir. Soru ve cevapların da yer aldığı görüşmeler sesli kayda alınarak Türkiye’ye dönüldüğünde bunların çözümlemesi yapılmıştır.


Japonya’da ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılan görüşme ve temaslarla ilgili olarak hazırlanan rapor aşağıda sunulmaktadır.


JAPONYA HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Japonya, gerçek adı Nihon veya Nippon olan bir Uzak Doğu ülkesidir. Nippon, İngilizce’ye Jippon olarak geçmiş ve zamanla bu kelime Japan olarak dönüşüm geçirmiştir. Doğu Asya’da Büyük Okyanus ve Japon Denizi’ne kıyısı bulunan Japonya dört tane büyük ve binlerce küçük adadan oluşan bir devlettir.

Yüzölçümü, 377.873 kilometre kare olup bunun %67’si orman ve kırlık arazi, %13’ü tarımsal araziden oluşmaktadır. Japonya dünyanın en riskli deprem ülkelerinden birisidir. Her yıl yaşanan şiddetli depremler, alınan büyük önlemler sayesinde önemli can ve mal kaybına uğramadan atlatılmaktadır.

47 eyaletten oluşan ve başkenti Tokyo olan bu devletin yönetim biçimi parlamenter monarşidir. Daha çok sembolik güce sahip olan ve Japonya’nın birliğini simgeleyen bir İmparator, kabinenin başı olan Başbakan ve iki meclisli bir parlamentoya sahip olan yasama organı yönetim sisteminin en önemli figürleridir.

Tokyo dışındaki başıca önemli şehirleri şunlardır: Kyoto, Osaka, Nagoya, Miyazaki, Nagasaki, Hiroshima, Shizuoka, Okayama

Japonya’nın nüfusu Temmuz 2006 verilerine göre 127.770.000’dir. (bu, raporumuzdaki nüfus sayısı)

Nüfusun etnik yapısı %99.4 Japon, %0.6 farklı milletlerden gelen yabancı işçilerdir.

Resmî dil Japonca’dır.

Toplumda egemen olan dinler Şintoizm ve Budizm’dir. Az da olsa diğer din ve inanışlara da rastlanmaktadır.

19.yy ortasından başlayarak Batı etkisine ve ticaretine açılan Japonya o günden bu yana iki ekonomik gelişme döneminden geçmiştir. İlki 1868 de başlayıp İkinci Dünya Savaşı’na kadar olan dönem, ikincisi ise 1945–1990 arası yıllardır. Japonya anılan dönemleri iyi değerlendirerek bir dünya gücü olmuştur. Her iki dönemde de, Japon hükümetinin ulusal amacı, Japonya’yı bağımsızlığı asla tehdit edilemeyecek kadar güçlü ve zengin kılmaktı. Meiji döneminde (1868-1912), liderler Batı tarzı yeni bir eğitim sistemi kurmuş ve yüzlerce öğrenciyi Amerika ve Avrupa’ya göndermiştir.

Japonya bugün dünyanın en gelişmiş sekiz ülkesi arasında yer almakta ve dünyanın Amerika’dan sonra ikinci büyük ekonomisine sahip bulunmaktadır. İkinci Dünya Savaşı’nda büyük yıkıma uğrayan ve ABD tarafından iki tane atom bombası atılan Japonya, ülke insanının çalışkanlığı, azmi ve üretkenliği ile birlikte yine ABD’nin verdiği destek sayesinde kısa zamanda kendisini toparlamış ve güçlü bir ekonomiye sahip olmuştur.

Para birimi Yen olan bu ülkede 2006 verilerine göre GSYİH 4.22 trilyon $, kişi başına GSYİH 33.100 $, reel büyüme yılda %2.8, enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %0.4’tür. 66.44 milyon iş gücüne sahip olan ülkede işsizlik oranı %4.1’dir. 1999 yılı verilerine göre yıllık ihracatı 424.021.000.000 $, ithalatı ise 314.029.000.000 $’dır. Buna göre dış ticaret hacmi 738.050.000.000 $ olarak gerçekleşmektedir.

Türkiye ile Japonya Arasındaki Ticari ve Ekonomik İlişkiler

Ülkemizle Japonya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin istenen düzeyde olmadığı görülmektedir. Japonya’nın Türkiye ile dış ticareti, ülkemiz aleyhine büyük bir açık vererek süregelmektedir. Japonya Türkiye’ye daha ziyade otomotiv ürünleri, büro ve haberleşme cihazları, makine, ekipmanlar ve kimyasal maddeler gibi sanayi ürünleri satmakta, ülkemizden de gıda ürünleri ve tekstil-hazır giyim mamülleri ithal etmektedir.  Geleneksel ticaret partnerleri Uzakdoğu Asya ve ABD olan Japonya ile, dış ticaretinin büyük bölümü AB’ye odaklanan Türkiye arasındaki ticaret hacmi, potansiyelin çok altında kalmıştır. Ancak, ticaret pazarlarını çeşitlendirmek amacında olan iki ülke arasındaki ticaret hacminin ülkemiz lehine gelişebileceği alanlar bulunmaktadır.

Ülkemizde Japon şirketlerinin gerçekleşen doğrudan yatırımı (1999 rakamlarıyla) 1 milyar $ seviyesindedir. Bunların başlıcaları BRİDGSTONE (Lastik), TOYOTA (Otomotiv), HONDA (Otomotiv)’dir.


T.C. Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Heyetinin

Japonya Ziyareti Programı


9 Temmuz, Pazartesi


10:00 Uyumlu Toplum Politikaları Genel Müdürlüğü, Yaşlanan Toplum Bürosu


‘Konu: Yaşlanan Toplum İçin Politikalar’


http://www8.cao.go.jp/kourei/body-e.html


14:00 Kadına Şiddet ve Cinsiyet Eşitliği Bürosu


‘Konu: (1) Kadına şiddet

(2) Kadınların İş Dünyasına Geri Dönebilmeleri’


http://www.gender.go.jp/english_contents/index.html


10 Temmuz, Salı


10:10 Tokyo Büyükşehir Belediyesi,

Gençlik ve Kamu Güvenliği Genel Müdürlüğü

‘Konu: Eve Kapanık Gençlerin Sorunu’


http://www.seisyounen-chian.metro.tokyo.jp/


11:00 Tokyo Büyükşehir Belediyesi, Sağlık ve Refah Genel Müdürlüğü

‘Konu: Çocuğa şiddet’


http://www.fukushihoken.metro.tokyo.jp/list/english.html


14:00 Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı

Yaşlıların Sağlığı ve Refahı Genel Müdürlüğü

‘Konu: Yaşlanan Toplumun Sorunları ve Bakımlar’


http://www.mhlw.go.jp/english/org/policy/p32-33.html


15:10 Eşit İstihdam, Çocuk ve Aile Bürosu

‘Konu: Japonya’nın Kadınların İş Dünyasına Dönebilmeleri İçin Politikaları’


http://www.mhlw.go.jp/english/org/policy/p26-28.html


12 Temmuz, Perşembe


13:00 Shibuya Belediyesi

Refah ve Sağlık Genel Müdürlüğü

Çocuk ve Aile Genel Müdürlüğü

IRIS(Kadınlar Merkezi)


‘Konu: Yaşlanan Toplum, Yaşlılara Bakım, Kadınların İş Dünyasına

Dönebilmelerine İlişkin Açıklamalar ve Tesis Gezilmesi’


http://www.city.shibuya.tokyo.jp/eng/index.html


KABİNE OFİSİ


Uyumlu Toplum Politikaları Genel Müdürlüğü, Yaşlanan Toplum Bürosu

Yaşlanan Toplum İçin Politikalar (Kenjiro Suzuki)


1995 yılında Japonya’da, toplumun yaşlanmasına karşı tedbir olarak temel bir kanun çıkarılmıştır. Bu kanun, toplumun yaşlanması konusunu araştırarak toplumsal ekonominin geliştirilmesi ve yaşlanan toplumun huzur içinde yaşaması amacıyla çıkarılmıştır. Kanunla bir “Konsey” kurulmuştur. Bu Konseyin başkanı Başbakan, üyeleri ise Bakanlardır. Konsey’de konuyla ilgili Bakanlıklar arasındaki koordinasyon ve işbirliği ve hükümette önemli kararlar alınması sağlanmaktadır. Bu temel kanuna binaen yaşlıların sorunlarıyla ilgili bir rehber hazırlanmakta ve bu rehber her yıl güncellenmektedir.


Rehberde temel hükümet politikaları yer almaktadır. Halihazırdaki rehberde yer alan konular: İnsanların yaşlandıktan sonra kendi istedikleri şekilde yaşayabilmeleri için tedbir alınması, emeklilik yaşı, emeklilikten sonra çalışma hayatına dönmenin kolaylaştırılmasıdır. Yaşlıların içinde yaşadıkları topluma katılmaları teşvik edilmektedir. İstihdam, gelir, sağlık, refah, öğrenim ve topluma katılım konularında politikalar üretilmekte ve uygulanmaktadır. Yaşlılara bakım ve yeniden öğretim politikaları ilgili Bakanlıklar tarafından yürütülmektedir. Örneğin; eskiden emeklilik yaşı 60 iken, 2006’da yaşlıların istihdam edilmesi konusunda yeni bir kanun çıkarılmıştır. Bu kanunla insanların 60 yaşına kadar değil, emeklilik yaşının başlamasına kadar (65 yaş) çalışmalarına karar verilmiştir. İstihdam edenler 2013 yılına kadar emeklilik yaşının 65’e yükseltilmesi veya emeklilik yaşı sınırlaması konmaması yönünde teşvik edilmektedir. Bir diğer örnek ise; emekli maaşı konusudur. Japonya’da tüm vatandaşlar 3 şekilde emeklilik primi sistemine katılmak zorundadır.

  1. Özel sektör çalışanlarının emeklilik sistemi

  2. Kendi işinde çalışanlar (Girişimciler)

  3. Devlet memuru olanlar ve yerel yönetimlerde çalışanlar


Temelde herkesin ortak aldığı bir maaş olup çalıştığı sektöre göre aldığı nihai maaş değişmektedir. Özel sektörde çalışanlar ve memurlar, temel maaş üzerine ayrıca maaş alabilmektedir. Özel sektör çalışanlarının kendi ödedikleri prim ve işyerinin ödediği prim aldıkları maaşın % 13.58’ini oluşturmaktadır. Ancak kendi ödedikleri pay gittikçe artmaktadır ve 2017’de bu oranın % 18’e çıkması beklenmektedir. Özel sektörde verilen emekli maaşlarının ortalaması aktif çalışanların maaşının % 50’si kadardır.


Kendi işinde çalışanlar ise sabit bir sigorta primi ödemektedirler. Bu primin miktarı hali hazırda ayda 13 000 Yen olup, 2017 yılında 17 000 Yen’e yükselecektir. Şu an alınan emekli maaşının yıllık ortalaması ise 800.000 yen’dir. İlerde 3 emekli maaş sisteminin birleştirilmesi düşünülmektedir.


Hükümet, her yıl Meclise, Kabine Ofisi’nin çalışmalarına ilişkin bir rapor sunmaktadır. Bu rapor yıllık olmakla birlikte ilgili Bakanlarla görüşerek hazırlanmaktadır. 2007 yılı raporu Haziran ayında Meclise sunulmuştur. Raporda; Yaşlanan toplumun şu anki durumu, geçen yıl uygulanan politikaların sonuçları ve bu yıl planlanan çalışmalara ilişkin bilgiler verilmektedir.


Bu yılki raporda verilen bilgiler şu şekildedir: Japonya’nın hâlihazırdaki nüfusu 127. 770.000 olup, bu rakam geçen yılla hemen hemen aynıdır. Geçmişte hep artma eğiliminde olan Japon nüfusu artık azalmaya başlamıştır. Japonya’nın nüfus yoğunluğu en fazla olan 3 büyük kenti Tokyo, Osaka ve Nagoya’dır. Tokyo, 12.570.000 kişilik nüfusu ile tüm Japonya’nın %10’luk nüfusunu barındırmaktadır. Tüm Japonya’da 65 yaş üstü insanların nüfusu 26. 600.000, tüm nüfusa oranı ise % 20,8’dir. Bu rakamın 11.310.000’ini erkekler, 15.290.000’ ini ise kadınlar oluşturmaktadır. 65–74 yaş arasında olanların sayısı 14.400.000’dir. Yaşı 75 ve üzeri olanların sayısı 12.710.000 olup, tüm nüfusun % 9,5’ini oluşturmaktadır. Japonya’nın tüm nüfusunun 2046 yılı itibariyle 100.000.000’dan az olacağı tahmin edilmektedir. Yapılan araştırmalara göre; 2055’te nüfusun 89.930.000 kişi olacağı tahmin edilmektedir. 2042’de yaşlı (65 yaş üstü) sayısının 38.630.000 kişi olması fakat daha sonra bu sayının azalmaya başlaması beklenmektedir. 2013 yılı itibariyle yaşlı insan sayısının tüm nüfusa oranı % 25,2’ye yükselecektir. Bu oranın 2035’te % 35,7; 2055’te % 40,5 olması beklenmektedir.

Yaşlanan toplum sorununun en önemli nedenleri; ortalama yaşam sürelerinin uzaması ve doğum oranlarının azalmasıdır. Japonya’da erkeklerin ortalama ömrü 78.56 yıl, kadınların ortalama ömrü ise 85.52 yıldır. Bu rakamların 2055’te erkekler için 83.67 yıl, kadınlar içinse 90.34 yıl olacağı tahmin edilmektedir. Dünyada ortalama yaşam süresinin en yüksek olduğu ülke Japonya’dır.

Japonya’da 2005 yılı doğum oranları % 1.26 olarak gerçekleşmiş olup, bu oranın şimdiye kadar görülen en düşük doğum oranı olduğu belirtilmiştir. Son 3 yılın doğum oranları % 1,3’ün altında bir seyir izleyerek Avrupa’daki doğum oranlarının dahi altına inmiştir. Nüfus biliminde doğum oranının 1,3’ün altına inmesi “Süper Azalma” olarak adlandırılmaktadır. 2006 yılında az da olsa bir yükseliş kaydedilmiş ve doğum oranı % 1,6’ya yükselmiştir.


Japonya’da geç evlenme, geç doğum yapma ve evlenmeme oldukça yaygınlaşmıştır. Halihazırda ortalama evlenme yaşı erkeklerde 29,8, kadınlarda ise 28’tir. Bu yaş ilerledikçe, ilk doğum yaşı da ilerlemektedir. Evlilik dışı doğum sayısı az olduğu için doğum oranının azalması, evlenme yaşının yükselmesi ve bekâr sayısının artmasından kaynaklanmaktadır. Bu konuda Kabine Ofisi’nde Çocuğun Azalması konusu ile ilgili çalışan bir Genel Müdürlük politika üretmektedir ancak somut bir hükümet politikası bulunmamaktadır. Belediyeler, evliliği teşvik etmek için “Toplu Tanıştırma” organizasyonları yapmaktadır.


Diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda yaşlanma oranının % 7’den % 14’e çıkması için Fransa’da 115 yıl, İsveç’te 85, Almanya’da 40, İngiltere’de 45, Japonya’da ise 24 yıl geçmesi gerekmiştir. 1947–49 yılları arasında doğum oranları çok yüksek gerçekleşmiş olup (8 milyon) 2007 yılı itibariyle bu nüfustan 7 milyon kişi halen yaşamaktadır.


Yaşlı insanların içinde bulunduğu ailelerin % 40’ı, tek başına ya da çift olarak yaşamını sürdürmektedir. Çocuklarıyla yaşayanların sayısı gittikçe azalmaktadır. 65 yaş üstü ailelerde yıllık gelir ortalaması yaklaşık 2.961.000 Yen olup, bu oran bütün ailenin gelir ortalamasının yarısı kadardır. Yaşlı insanların kişi başına yaklaşık geliri 1.900.000 Yen olup bu oran ülke ortalaması ile yaklaşık aynı civardadır. Yaşlıların yaşadığı ailelerin banka mevduatları ortalama 24.840.000 Yen tutarındadır ve bu tutar tüm hanenin (ailenin) ortalamasının 1,5 kat üstündedir. (Japonya’da ortalama gelir 300.000–400.000 Yen civarındadır.)

  1   2   3   4

Add document to your blog or website

Similar:

Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun icon1 Sosyo Ekonomik ve Kültürel Durumu

Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun iconDünya nüfusunun gittikçe artış gösterdiği günümüzde sosyo-ekonomik açıdan gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere, toplumun önemli bir kısmı iş bulmakta zorlanırken

Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun iconBu çalışmada ilkokul öğretmenlerinin bireysel, mesleki ve sosyo-ekonomik bazı özellikleri ile kontrol odağı düzeyleri arasındaki ilişkiler ve öğretmenlerin iç

Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun iconYaşlılarda Sosyo-Demografik özelliklerin Sağlıklı Yaşam Davranışlarına Etkisinin İncelenmesi

Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun iconAR 540 Mimarlıkta Sosyo-Kültürel Çalışmalar (3+0)3

Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun iconMENEMEN ÇİNGENELERİNİN SOSYO-KÜLTÜREL ÖZELLİKLERİ

Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun iconKÜRESELLEŞMENİN GETİRDİĞİ SOSYO-KÜLTÜREL DEĞİŞİMLERDE HALK KÜTÜPHANELERİ

Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun iconABD’NİN SOSYO – EKONOMİK DURUMU

Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun iconPOSTMODERN DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE KADIN ROLÜNÜN SOSYO KÜLTÜREL DEĞİŞİMİ”

Toplumların sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik hayatında bazı parametreler vardır ki, bunlar o topluma dışarıdan bakan birisi için toplumun iconBÖLÜM SOSYO-EKONOMİK YAPI

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page