Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık




Indir 278.64 Kb.
TitleSizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık
Page2/9
Date conversion29.12.2012
Size278.64 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.elginkan.com.tr/wps/themes/html/ELGINKAN/HTML/files/elginkan_word_trk17.doc
1   2   3   4   5   6   7   8   9

Hakan Günderen kimdir?


1962’de İstanbul’un Kuzguncuk semtinde dünyaya gelen Hakan Günderen, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun. Profesyonel çalışma hayatına 1984’te yılında Alarko Holding’te başladı. 1987-1993 yılları arasında Çukurova Holding’e bağlı Auer Pazarlama A.Ş, 1993-2005 tarihleri arasında Teba Şirketler Grubu’nda görev aldı. Teba’da satış müdürlüğü, genel müdür yardımcılığı, genel müdürlük ve grup başkanlığı yaptı. Ekim 2005’ten bu yana ELMOR’un şirket müdürü olarak görev yapıyor.


VAKIF’TAN


Üç yılda 14 bin 363 kişinin hayatında fark yarattı


Kursiyerleri için “kursları, seminerleri, eğitimcileri, çalışanlarıyla mükemmel”. Milli Eğitim Bakanlığı’nın hizmet içi eğitimindeki lise öğretmenleri, “Burası mesleki eğitim merkezi değil, mesleki kültür merkezi” diyor. Üç yılda binlerce İzmitli’nin yararlandığı Ahmet Elginkan Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi’ni, kuruluş yıldönümünün arefesinde ziyaret ettik


Türkiye 1999 yılında, dünyanın “100 yılın felaketi” adını verdiği depremle sarsılmış, onbinlerce insan evsiz ve işsiz kalmıştı. Tüm ülke yaraların sarılması için seferber oldu. Kuruluş amacı vasıflı işgücü yetiştirmek, istihdam imkanlarını artırıcı eğitim kurumları açmak olan Elginkan Vakfı da seferberliğin öncülerindendi. Vakıf Yönetim Kurulu, Manisa Ümmehan Elginkan Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi ile başlayan eğitim kurumlarına Bolu ve İzmit ile devam etme kararı aldı. 2003’te Bolu Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi, 2005’te İzmit Cahit Elginkan Anadolu Lisesi, 2006’da da İzmit Ahmet Elginkan Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi (AEMTEM) açıldı. 4 milyon TL'ye malolan AEMTEM, yeni teknolojiyle donatılmış atölye, laboratuvar ve dersliklerini ücretsiz olarak İzmitlilere sunuyordu. İzmitliler de Vakıf Müdürü Osman Çetin Evranuz’un “Acılı halkımıza karınca kararınca bir katkı” dediği AEMTEM’in dersliklerini doldurdu. Merkez 30 Ekim 2006’daki açılıştan 31 Temmuz 2009’a kadar 14 bin 363 kişinin hayatında iz bıraktı.

AEMTEM’in İzmitliler için taşıdığı önemi, yine onların kalemlerinden okumak lazım. İşte merkezin internet sayfasından bir yorum: “Elginkan Vakfı insanlar için en büyük yatırımı yapıyor, içlerindeki yetenekleri ortaya çıkarmalarını sağlıyor. Merkez mükemmel”. Ve bir başkası: “Burası, okuldan ve normal kurslardan çok farklı. Bu ülkenin böyle kurslara ihtiyacı var”. Bir diğeri: “Eğitim adına yapılmış bu muhteşem yatırımın önünde eğilmekten başka ne yapılabilir ki... Gelecekteki hayalimi bugün gerçekleştirdiniz”. Ve şöyle devam ediyor: “Vakıf ücretsiz hizmetiyle bu topraktan kazandığını yine bu toprağın insanına veriyor. Örnek olmalı”, “Kurslar, seminerler, eğitimciler, çalışanlar mükemmel. Teknik lise ve meslek yüksek okulları mezunlarının derslerindeki eksikliği bütünlüyorsunuz”, “Sayenizde çok daha iyi bir şirkete geçtim”.


Elginkan Vakfı belgesi iş kapısı açıyor


Neden bu kadar övgü aldığını anlamak için merkezi görmelisiniz. Üç yılı geride bıraktığı halde, sanki dün açılmış gibi, pırıl pırıl bir bina... Osman Çetin Evranuz ve Vakıf Planlama Uzmanı Filiz Okumuş ile ziyaret ettiğimiz AEMTEM Müdürü Ahmet Taşkın’ın verdiği bilgilere göre en fazla ilgi, bilgisayar kurslarına. Bilgisayar destekli tasarım kurslarından AutoCAD için bin 700, Solidworks için bin 400 kişi sırada bekliyor. Merkezde İzmit meslek liselerinde görevli, branşlarının en iyileri olan öğretmenler ve üniversite öğretim üyeleri ders veriyor. Kurs sonunda Milli Eğitim Bakanlığı temsilcisinin de bulunduğu komisyonun sınavına giren kursiyerlerden kazananlar sertifika, kazanamayanlar ise sadece kursa katıldığına ilişkin belge alıyor. Merkez, eleman aramak için talepte bulunan işverenler ile iş arayan kursiyerlerini buluşturuyor.

Okulu gezmeye çıkıyoruz. Makinelerin, deney tüplerinin yer aldığı dersliklerin önünden geçerken farklı sesler, farklı kokular alıyorsunuz.

Bir dersliğin kapısını çalıyoruz. Ön muhasebe kursunun verildiği dersliğin “U” şeklinde dizilmiş sıralarında, aydınlık, genç yüzler oturuyor. Bize kendilerini tanıtıyorlar. Yaklaşık 30 kursiyerden sadece biri çalışıyor. Bir kısmı lise veya üniversite mezunu, bir kısmı üniversite öğrencisi olan gençlerin ortak noktaları işsizlik… Kurs hocaları yanımıza yaklaşıp, iş başvurularında ön muhasebe bilgisinin de tercih sebebi olabildiğini anlatıyor. Gençler de AEMTEM’in kapısını çalıyor. Çünkü işverenler Elginkan Vakfı sertifikasının titizliğine güveniyor.

Sırada Milli Eğitim Bakanlığı’nın, bilgi ve becerilerini geliştirmek, verimliliklerini artırmak, bilimsel ve teknolojik gelişmelere uyumlarını ve üst görevlere hazırlanmalarını sağlamak hedefiyle hizmet içi eğitim için AEMTEM’e gönderdiği öğretmenler var. Bakanlık bünyesindeki teknik ve endüstri meslek liselerinin öğretmenleri, bu yıl AEMTEM’de “mikrodenetleyici programlama”, “azaltı kaynakçılığı”, “bilgisayar dektekli tasarım”, “temel hidrolik”, “temel pnömatik” ve “temel PCL” konularında eğitim görüyor. Ziyaretimiz sırasında temel pnömatik eğitimi almakta olan 10 ila 14 yıllık öğretmenlerden oluşan sınıfa izlenimlerini soruyoruz.


Kursiyer öğretmenler şaşkın: Burası mesleki kültür merkezi


Kadir Belen (Fatsa) eğitime ve atmosfere hayran kalmış, “Eğitimin böyle kaliteli, üstelik ücretsiz olması beni çok şaşırttı. Keşke her ilde olsa” diyor. Yavuz Ağdaş’ın (Van) ilk hizmet içi eğitimi değil. Bu nedenle karşılaştırmalı bir değerlendirme yapabiliyor: “Her ne kadar tabelada ‘mesleki eğitim merkezi’ yazıyorsa da, bana daha çok bir ‘mesleki kültür merkezi’ havası yaşattı.” Ahmet Okumuş (İstanbul) çok etkilendiği AEMTEM’in olanaklarını öğrencileriyle paylaşamamaktan üzgün; “Maaselef bizler, burada aldığımız eğitimlerin hiçbirini okullarımızda veremiyoruz, pratik yaptıramıyoruz” diyor.

Öğretmen kursiyerler teorik eğitimlerini pekiştirmek için bir fabrikaya teknik gezi yapmak üzere Adapazarı’na, biz de daha binlerce genç insana yol göstermesini, bir kapı açmasını dilediğimiz AEMTEM’e veda ederek İstanbul’a doğru yola çıkıyoruz.


Başarısı kuruluş felsefesinde yatıyor


Peki Eğitim Merkezi neden bu kadar başarılı? Eğitim merkezlerinin planlamasında büyük katkıları olan Elginkan Vakfı Müdürü Osman Çetin Evranuz’un sözleri, bu başarının tesadüflere dayanmadığını gösteriyor: “Elginkan Vakfı’nın kuruluş amacı, ülke sanayinin ihtiyaç duyduğu vasıflı işgücü yetiştirilmesine ve bu suretle ülkenin istihdam imkanlarını artırıcı eğitim çalışmalarına katkıda bulunmak için eğitim kurumları açmak. Eğitim merkezlerimizde yetiştirilmesi hedeflenen ara iş gücünün de hem sanayiciye çok faydası var hem meslek sahibi olamamış kişilerin istihdamını sağlayacağı için Türkiye ekonomisine çok katkısı var. E.C.A. kalitesiyle bilinen bir markadır. Biz de aynı kaliteyi burada, eğitim hizmetinde sağlıyoruz. ‘Eğer durumunuzdan memnun değilseniz ve başka kabiliyetleriniz olduğunu da düşünüyorsanız, sizin bu kabiliyetlerinizi daha iyi değerlendirmenize fırsat verelim ve bunları size öğretelim’ diyoruz.

Kent sanayisinin özelliğine bakıyor, sanayi odasından bilgi alıyoruz. Bölgede sanayinin ve iş çevresinin ihtiyaç duyduğu meslekleri belirliyor ve o alanlara öncelik veriyoruz. Halktan gelen kurs talepleri de ‘en çok istenilen faydalıdır’ düşüncesiyle dikkate alınıyor. Her alanda yeni teknoloji makinelerle eğitim veriyoruz ki, kursiyerler iş yerlerinde güçlük çekmesin. Hedefimiz eğitim merkezlerinin sayısını artırmaktan çok, daha etkili olması için düzenlemeler yapmak.


Yeni Fikirler Yeni İşler” galipleri gurur veriyor

Kazanan proje eğitim ürünü oldu, satılıyor


Gerçek dünyayı sanal dünyayla zenginleştiren projeleri 2006 yılı Yeni Fikirler Yeni İşler yarışmasında birinci olan PalMAX grubu, projeyi ürün haline getirmeyi başardı. Dünya genelindeki benzeri çalışmaların aksine laboratuvar ortamından satışa çıkmayı başaran projenin ilk ürünü, Canlı Kitap


Girişimci üniversiteliler Yeni Fikirler Yeni İşler yarışmasında beşinci kez ödüllendirilecek. “Artı 1”, Ocak ayı sayısında, 2009’un kazanan projesini tanıtacak. Ancak daha önce, yarışmanın eski galiplerinin izini sürmek istedik. Acaba, Elginkan Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi ODTÜ’nün “iş bulan değil işveren mezun” hedefiyle başlattığı, Elginkan Vakfı’nın ana sponsoru olduğu yarışma, hedefine ulaşıyor mu? Kazanan proje, verilecek desteklerle teknoloji tabanlı yenilikçi bir işe dönüşmüş mü? Nitelikli işgücüne istihdam yaratacak mı? Cevabı, artırılmış gerçeklik projeleriyle 2006 yılı ödülünü alan dört gencin tutkulu başarı öykülerini anlattığı söyleşide bulacaksınız.


Nasıl bir araya geldiniz? Yarışmaya katılma fikri nasıl doğdu?


Biz dört bilgisayar mühendisi olarak yola çıktık: Gürkan Caner Birer, Furkan Kuru, Mustafa Ayan, Münir Ercan. Hepimiz ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği bölümünden dönem arkadaşıyız. Okulda birlikte proje yaptığımız dönemlerde kendi şirketimizi kurmayı düşünürdük. Ortak projelerimizi gerçekleştirirken, piyasa değerini de dikkate almaya başladık. Üçüncü sınıfta, ders için gerekmediği halde yaptığımız bir proje için OSTİM'e gidip imalatçılarla da konuşmamız gerekti. Zorlandık. Gerçek dünyanın tahmin ettiğimiz gibi olmadığını gördük. Ama bu bizi yıldırmadı, heyecanlandırdı. İş yapmak zordu ama güzeldi. Sonuç olarak dersten üstün bir başarıyla geçtik ama pazara sunulabilecek bir ürün çıkaramadık. Bu dersin ışığında dördüncü yıl bitirme projesi olarak eğitim alanında inovatif bir ürün geliştirme hedefiyle yola çıktık ve başarıyla tamamladık. Bir dönüm noktasındaydık; ya tam zamanlı olarak projeye devam edecek ya da bir şirkete girip kalan zamanımızda projeyi geliştirecektik. Projeyi pazara sürebilmek için tam zamanlı çalışma kararı verdik. Bu sırada Yeni Fikirler Yeni İşler yarışmasına da başvurmuştuk. İlk elemede ilk 10'a girmek bizim için yeni bir motivasyon kaynağı oldu. Böylece proje gelişimini yarışmayla paralel götürmeye karar verdik.


Galibiyet ardından sizin için nasıl bir süreç işledi?


Tam zamanımızı projeye verdiğimiz için, olmayan sermayemiz de tükenme noktasındaydı. Kaynak bulmalıydık. Projemiz eğitim sektörüne yönelikti. Özel okullar projeyle ilgileniyor ancak proje tamamlanmadan satış söz konusu olamıyordu. Ekipten bir kişi, küçük projeler yaparak projenin devamı için gerekli parayı kazandı. Bu şekilde yarışma finaline kadar ilerledik. Birinci seçildikten sonra bazı değişiklikler oldu. Önceleri sadece ulaşabildiğimiz sınırlı sayıda kişi tarafından bilinirken, artık yarışmayı takip eden, gazete ve televizyonlarda haberleri gören bir çok insan, bizden haberdar olmuştu. Kaynak sıkıntımızın bir süre için çözülmesi, ikinci büyük kazanımdı. Bu noktadan sonra bir çok kişi ve kuruluşla görüşmeler yaptık. Projemizi hangi alanlara nasıl uyarlayabileceğimiz üzerine kafa yorduk. Belirlediğimiz yol haritasıyla çalışmalarımızı ilerlettik.


Artırılmış gerçeklik nedir? Halen hangi alanlarda kullanılıyor?


Artırılmış gerçeklik, temelde sanal dünya ile gerçek dünyayı birleştirmektir. Genellikle yapılan, gerçek dünyaya ait bir görüntüyü alıp görüntünün içine bir takım sanal nesneler yerleştirmektir. Ancak bu noktada gerçek zamanlılık ve üç boyutluluk anahtar terimlerdir. Artırılmış gerçekliğin bilinen bir örneği futbol maç yayınları sırasında, sahaya çizilen 9.15 çizgisidir. Gerçek saha görüntüsü ile bilgisayarda oluşturulmuş uzunluk göstergesi bir araya getirilerek gerçeklik zenginleştirilmiş (artırılmış) olur. Artırılmış gerçeklik son 10 yılda ciddi bir ivme gösterdi. Eğitimden eğlenceye, savunma sanayinden üretim sanayine çok çeşitli alanlarda kullanılıyor.


Projenizi anlatır mısınız?


Projemizin ilk uygulaması Canlı Kitap oldu. Canlı Kitap, az önce anlattığımız üzere gerçek bir kitabı, bilgisayar teknolojisinden faydalanarak zenginleştirme fikrine dayanıyor. Peki bu nasıl oluyor? Canlı Kitap, bir kitap ve bir CD'den oluşuyor. Örneğin bizim özel olarak hazırladığımız “Canlı Kitap: Vücudumuzu Tanıyalım” adlı kitabı aldığınızda, kitapla birlikte bir cd gelir. CD'yi bilgisayarınıza takıp içindeki programı kuruyorsunuz. Ardından programı çalıştırıp, web kameranızı, kitabı görecek şekilde ayarlıyorsunuz. Programı çalıştırdığınızda web kamerasından alınan görüntü, bilgisayar ekranında görülüyor. Buraya kadar sıradışı bir durum yok. Ancak kitabın sayfalarını açtığınızda, sayfada anlatılan konuyla ilgili animasyon ve görüntüler bir anda kitabın üzerinde canlanacak. Örneğin iskelet sisteminin anlatıldığı bir konuyu açtığınızda, ekranda kitabın üzerinde duran ve basketbol oynayan sanal bir iskelet belirecek. Siz kitabı sağa sola hareket ettirdiğinizde iskelet de gerçekten kitabın üzerindeymişçesine sağa sola hareket edecek. Hatta kitabı kameraya doğru yaklaştırdığınızda, büyüyen kitap görüntüsüyle birlikte iskeletin de büyüdüğünü göreceksiniz. Okul öncesi çocuklar için de Canlı Masal adıyla yayınladığımız bir seri var.


Kazandığınız projede geldiğiniz aşama nedir?


Canlı Kitap, gerçekleştirdiğimiz ilk proje oldu. Hazır bir ürün olarak kitapçılarda satılması bizi çok gururlandırıyor. Eğitim alanında deneyleri zenginleştirmek için yeni bir projeye başladık. Reklamcılık sektöründe firmaların ürün tanıtımlarını daha etkiliyici hale getirmek için müşterilerimizle beraber çalışıyoruz. Özellikle mobil teknolojilerin gelişmesi ve 3G gibi teknolojilerin yaygınlaşmasını da dikkate alarak, mobil artırılmış gerçeklik uygulamaları da geliştiriyoruz.


Projenizle artırılmış gerçekliğe yaptığınız katkıyı açıklar mısınız?


Dünya genelinde artırılmış gerçeklik konusunda bir çok çalışma yapılıyor. Bugüne kadar bu teknolojideki en büyük sorun, laboratuvar ortamının dışına çıkamamış olmasıydı. Yani bir çok proje yapılıyor ama hepsi ürüne dönüşmeden prototip olarak kalıyor. Bizim bu konudaki en büyük başarımız, ürünü Türkiye genelinde, az bilgisayar bilgisine sahip birisinin bile kullanabileceği bir ürün ortaya koyabilmekti. Bu çok önemli bir başarı. Canlı Kitap benzeri projeler yurt dışında yapıldı ama hiçbiri bir kitapçıdan alınıp çalıştırılabilecek olgunluğa ulaşamadı. Bunu ilk defa başaranlardan biri olmak bizim için son derece gurur verici.


Bu tür yarışmaları faydalı buluyor musunuz?


Yeni Fikirler Yeni İşler yarışması bir çığır açtı. Bu yarışmadan sonra bir çok teknoloji fikri yapılmaya başlandı. Bu çok sevindirici. Yarışmanın en büyük başarılarından birisi, verdiği ödül miktarı. Verilen ödülün büyüklüğü hem yarışmacıları motive etti hem de ödül sürecinin çok daha eğitici bir hale bürünmesini sağladı. Türkiye'de yurt dışındaki gibi gelişmiş, bir melek yatırımcı sistemi yok. Bu nedenle girişimcilerin özellikle ilk üç yıllarını finanse edebilmeleri oldukça zor ve bir çok girişimci bu zorlukları görerek daha ilk planda projelerine hiç başlamıyor. Yarışma süresince gruplar “inovasyon ve girişimcilik”, “iş planı yazma”, “fikri mülkiyet hakları”, “finansal modelleme”, “yeni ürün geliştirme”, “başarılı takım olmak” gibi konularda eğitim alarak, kendisini ve projesini daha iyi planlayabiliyor.


ŞİRKETLERDEN


Büyük yatırımların tercihi


Hadımköy konutları İstanbul Hadımköy’de Kiptaş tarafından bin 12 daireden oluşan Hadımköy Konutları’nın 513 dairesini üstlenen Güryapı İnşaat, Kiptaş ile beraber zarafeti ve estetiği tasarrufla birleştiren E.C.A. armatür ve SEREL vitrifiye ürünleriyle birlikte akrilik küveti tercih ederek İstanbullular’ın kullanımına sunuyor.


Topkapı Merkez Evleri Topkapı’da yeni yaşam merkezi olarak Kiptaş tarafından yaptırılan “Topkapı Merkez Evleri” İstanbul içi yaşamı kolaylaştırmanın yanı sıra tercih etmiş olduğu E.C.A. armatürlerle de tasarrufu estetikle birleştirerek yaşam kolaylığının yanı sıra müşterilerine şıklığı da sunuyor.


Kartal Adliye Sarayı Şıra İnşaat tarafından dünyanın en büyük adliye sarayı olarak inşa edilen Kartal Adliye Sarayı’nda, çağdaş hizmet anlayışına uygun olarak E.C.A. armatür, SEREL vitrifiye ürünlerinin yanı sıra akrilik küvet ve aksesuarları tercih edildi.

1   2   3   4   5   6   7   8   9

Similar:

Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık iconEkonomi anlamında dinamik ve sürprizlerle dolu bir yılı geride bıraktık. Doğrusunu söylemek gerekirse 2011 yılında küresel ekonominin bu denli ciddi gelişmelere

Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık iconBir yılı daha geride bıraktık. 2005 Koç Topluluğu açısından çok önemli satın alımlarla tamamlandı. 9 Aralık’ta yaptığımız Koç Topluluğu Geleneksel Üst Düzey

Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık iconBirlikte altıncı oturumumuzu da geride bıraktık. Şimdi biraz daha tekrar yapmanızı isteyeceğiz. Ekte bir veri seti var (ode sav)

Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık icon2000 2002 dönemi Yönetim Kurulu olarak iki yıllık görev süremizin ilk altıaylık kısmını geride bıraktık. Bu altıaylık dönemin bir değerlendirmesini yapmak

Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık iconKriz koşullarında yeni bir yılı karşılıyoruz. Geride bıraktığımız 2008 yılı özgür, bağımsız demokratik, eşitlikçi, farklı olanın barış içinde, birbirini

Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık iconALTI YILI GERİDE BIRAKIRKEN

Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık icon2005 yılındaki önemli gelişmeleri ve 2006 yılı hedef ve beklentilerimizi sizlerle paylaşmak üzere düzenlediğimiz toplantımıza hoş geldiniz

Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık iconRıza Filizok Edebî bir metnin ayrıntılı bir tahlilini yapmadan önce metin, dört farklı açıdan değerlendirilmelidir. Bu dört temel yaklaşım şunlardır: DÖRT TEMEL YAKLAŞIM

Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık icon2011 – 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI HAZIRLADIĞIMIZ BÜLTENDE SİZLERLE OLMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUZ. BU BÜLTENDE ANNE-BABALARIN EN ÇOK SORDUĞU SORULARIN CEVAPLARINI SİZLERE ULAŞTIRMAYA ÇALIŞTIK

Sizlerle zenginleşerek dört yılı geride bıraktık icon“Shaft”, “2 Fast 2 Furious” ve “Boyz N the Hood”un yönetmeninden dört kardeşin sıradışı intikamının öyküsü “FOUR BROTHERS – DÖRT KARDEŞ”

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page