1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM




Indir 140.62 Kb.
Title1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM
Page1/4
Date conversion10.12.2012
Size140.62 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://80.251.40.59/education.ankara.edu.tr/aksoy/eky/eky/msilik.doc
  1   2   3   4
ANKARA ÜNİVERSİTESİ


EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ


EĞİTİM YÖNETİMİ, TEFTİŞİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI


EĞİTİMDE KALİTE YALAŞIMLARI DERSİ ÖDEVİ


KONU: Jean Jacques Rousseau’nun Eğitim Felsefesi


Hazırlayan: Mehtap SİLİK

03630126


Mayıs, 2005

ANKARA


GİRİŞ:


Eğitimci olsun ya da olmasın her insanın eğitim hakkında doğru veya yanlış birtakım görüşleri vardır. Kişinin eğitime ilişkin görüşleri onun eğitim felsefesini yansıtır. Eğitim felsefesi, genel anlamda eğitim politikalarına ve uygulamalarına yön veren, varsayım, inanç, karar ve ölçütleri inceler, tutarlılık ve anlama yönünden kontrol eder. Eğitim sistemlerinin temelinde yer alan insan anlayışını değerlendirir. Eğitimde kullanılacak yeni hipotezler oluşturmaya çalışır. İnsanın tabiatı, toplum, öğrenme gibi konulardaki felsefi ve eğitimsel yaklaşımları bir araya getirir; bunlardan bir bütün, yeni bir eğitim sistemi oluşturmaya çalışır.

Bu çalışmada, Jean Jacques Rousseau’nun eğitim felsefesi, onun “Emile” adlı eseri ve bu eserde kullandığı örnekler doğrultusunda tanıtılacaktır. Jean Jacques Rousseau, eğitmek üzere Emile isimli hayali bir erkek çocuğu evlat edinmiş ve esrinde doğumundan hayata atıldığı döneme kadar Emile’in nasıl yetiştirilmesi gerektiğine ilişkin bilgiler vermiş. Emile, aslında bir çocuk eğitimi kitabı olarak kaleme alınmış. Burada belirttiği görüşler ve kullandığı eğitim yöntemlerine dayanarak Rousseau’nun eğitim anlayışını yansıtmaya çalışacağım.


J. J. Rousseau’nun eğitim felsefesinin diğer eğitim akımları arasındaki yerini görmek bakımından, önce temel felsefi akımlar ve eğitime ilişkin görüşleriyle, bu felsefi görüşlerin eğitime uygulanması sonucu ortaya çıkan eğitim akımlarını genel özellikleriyle tanıtmak istiyorum.


1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM:


    1. İDEALİZM VE EĞİTİM:


İdealizme göre, zihinde tüm mutlak doğrular vardır. Akılla mutlak doğrulara ulaşılabilir. İnsan bir araç değil amaçtır. Eğitim, insanı özgür ve bilinçlice Tanrı’ya ulaştırma sürecidir. Böyle bir felsefede hedefler, yani istendik davranışlar; “mutlak doğrular” ve bu yolla Tanrı’ya özgür ve bilinçlice ulaşmak için gerekli olanlardır.

İnsan aklını kullanarak doğru bilgiye ulaşabilir. Okul ve öğrenme-öğretme ortamı, öğrencinin gizil ilgilerini uyaracak biçimde düzenlenmelidir; çünkü öğrencinin ilgi ve isteğiyle, öğrenme gücü arasında anlamlı bir ilişki vardır. Bu içten gelen istek, onu belli olgu, olay ve nesnelere yönlendirir. Bu yöneliş sağlandıktan sonra, öğrenme için başka hiçbir uyarıcıya, bilinçli çabaya da gerek yoktur. Eğer bu içten gelen istek ve ilgi sağlanmamışsa, öğrenme çok güçleşir.


Başat kültürel değerleri aktaran öğretmen, öğrenciler için örnek olmalıdır; çünkü öğrenmenin bir yolu da örnek alıp taktir etmektir. Öğrenci, tarihi, toplumsal, teolojik, felsefi, sanatsal örnek ürünleri ve davranışları taklit ederek öğrenir. Bu örnekleri sunacak olan kişi öğretmendir. Bu tutum, kültürel mirasın aktarılmasında da kullanılır. Kültürel miras, öğrencinin ilgisinin artmasına da neden olur. İlgiler arttıkça, hem öğrenme kolaylaşır, hem de öğrencinin kendisini gerçekleştirmesi sağlanır. Bu durumda, “Aktarılacak kültürel değerler, kişiyi evrensel gerçeğe yöneltmelidir.” İlkesine dikkat edilmelidir; çünkü tüm eğitim bu ilke için vardır.


İdealist eğitimde öğretmen şu özelliklere sahip olmalıdır:

  • Öğrenci için doğru bilgilerle donanmış, kültürlü olmalı; her zaman ve her yerde doğru ve dürüst yani evrensel değerlere göre davranmalıdır.

  • İnsanları tanımada uzman olmalıdır.

  • Öğretme ortamında işini uzmanca yapmalıdır. Öğretme çabasıyla uzmanlığını sentezleyebilmelidir.

  • Öğrenciye arkadaş, dost gibi davranmalıdır.

  • Tutum ve davranışlarıyla, öğrencide öğrenme isteği uyandırmalıdır.

  • İnsanlık için doğru ve evrense olan hedef davranışları, öğrencide öğrenme isteği uyandırarak gerçekleştirmelidir.

  • Her evrensel doğrunun, kültürel miras içinde yeniden doğmasına yardım etmelidir.


İdealist eğitimde merkezde konular, dersler, evrensel doğrular ve bunları aktaracak olan öğretmen vardır.


    1. REALİZM VE EĞİTİM:


Realizme göre eğitim, “yeni kuşaklara kültürel mirası aktararak, onları topluma uyuma hazırlama sürecidir.” Realizme göre bilgi gerçeklerin algılanmasına dayalıdır. Bilgi elde etmek için bilimsel yöntem ve duyular kullanılmalıdır. Bilgi kavramsal olarak ortaya çıkar. Değerler doğa yasalarına uygun olanlardır. Estetik değerler ise, doğayı yansıttığı ölçüde güzeldir. Ahlak açısından iyi, en çok insanın yararına olandır. Toplumsal değerlerin temelleri, toplumda değil, fiziksel evrende ve tek tek her insandadır.


İnsan, iyi ve kötünün bir karmaşası, çevreye uyum gücünde olan bir varlık ve doğal düzenin bir parçasıdır. Bu durumda eğitimin hedefi, yeni nesillere kültürel mirası aktarmak ve insanı toplumsal yaşama hazırlayarak mutlu ve erdemli kılmaktır. Böyle bir düşüncede eğitimin hedefleri, yani istendik davranışın ölçütleri, “toplum ve doğaya uyum sağlama, doğayla yarışır hale gelmesi için insanı bilgi ve becerilerle donatma olabilir.


Eğitim hem toplum, hem de kişi açısından yapılmalıdır. Öncelik ve ağırlık toplumsal eğitime verilmelidir; çünkü toplum kişiden önce gelir.


Realizme göre, her disiplinle( fizik, kimya, biyoloji, matematik, tarih, coğrafya vb.) ilgili öğretilecek bilgi, gerçeği yansıtmalı ve organize edilmiş olmalıdır. Disiplinlerle ilgili içerik, öğrencinin gelişimine, hazır bulunuşluk düzeyine, öğrenme-öğretme ilkelerine göre düzenlenmelidir.


Eğitimde konular ve dersler önemli olduğundan, öğrenci değil; öğretmen merkezdedir; çünkü kültürel mirasın temsilcisi öğretmendir. O, doğru ve tutarlı bilgilerle donanmıştır. Öğretme işini öğretmen yaptığından ve bu iş ondan beklendiğinden, o, etken; öğrenci ise edilgendir. Öğretmen, eğitim ortamında, gerektiğinde cezaya başvurmalı, otoriteyi elden bırakmamalıdır.


1.3. PRAGMATİZM VE EĞİTİM:


İnsan, yaşantı yoluyla yararlıyı seçen, biyo, kültürel ve toplumsal bir varlıktır. Pragmatizme göre eğitim, yaşantılar yoluyla istendik davranış değişikliği oluşturma sürecidir. Her türlü bilgi, insanın doğal ve toplumsal çevresiyle etkileşimi sonucu geçirdiği yaşantılar yoluyla elde edilir. Eğitim yaşam içindir. Konular yaşamdan seçilmeli, kuram ve uygulama birlikte yapılmalıdır.

Öğrenci bilimsel yöntemi kullanmalı, karşılaştığı sorunları çözmeli, deneme-yanılma yoluyla sorunların üstesinden gelmelidir. Her işi öğrenci yapacağı için, öğretmen yol gösterici olmalıdır. Tüm etkinlikler, eğitim ortamı, her bir öğrenci için düzenlenmelidir. Ayrıca eğitim ortamı demokratik olmalı, öğrenciye ceza verilmemelidir. Öğrencinin yeteneğine, ilgisine, hazır bulunuşluk düzeyine göre programlar onun hizmetine sunulmalı, öğrenci istediği her konuyu, sorunu sınıfa getirebilmelidir. Bu bağlamda pragmatik eğitimde kullanılan programlar; öğrenci merkezli olup etkinliğe, sosyal süreç ve yaşantılara dayalıdır.


Derslerin içeriği, öğrencilerin hemen kullanabileceği ve ilgisini çeken bilgi ve becerilere, tasarım ve problemlere vb. göre düzenlenmelidir. İçerikte sunulan bilginin mutlak doğru olmadığı, yeni ortamlarda değişebileceği vurgulanmalıdır. Konular, dersler, öğretmen değil; tersine öğrenci merkezli olmalıdır. Çünkü eğitilecek olan odur.


Eğitim bir değişim aracı olduğu kadar; bir denge aracıdır da; çünkü yaşam sürekli değişmektedir. Eğitimin görevi; toplumu sürekli yeniden şekillendirmek ve düzenlemektir. Bunun için okul, toplumu değiştirecek ve sürekli yeniden düzenleyecek programlar geliştirmelidir.



    1. NATURALİZM VE EĞİTİM:


Naturalizm’e göre eğitim, “kişinin doğal olgunlaşmasını artırma ve onun bu özelliğini göstermesini sağlama işidir” şeklinde tanımlanmaktadır. Naturalizm’de istendik davranışlar; doğaya uygun olan, insanın doğal gelişimini kolaylaştıran. Bilimsel yöntemle elde edilenlerdir.

Öğrenci merkezli ve demokratik bir eğitim programı düzenlenmelidir. Kişi, doğal bir ortamda öğreneceklerini ilgi ve yeteneğine göre seçmelidir. Öğrenci hazır bilgiye konmamalı, tersine o bilgiyi keşfederek öğrenmelidir. İnsan eğitimi, insana uygun olmalıdır. Öğrenci anlayamadığı toplumsal olay ve değerlerden uzak tutulmalıdır; çünkü öğrenme ancak mantıklı olunca ve anlaşılınca gerçekleşir.


    1. DİYALEKTİK MATERYALİZM VE EĞİTİM:


Diyalektik Materyalizm’e göre eğitim, “insanı çok yönlü eğitme, doğayı denetleyerek onu değiştirecek ve üretimde bulunacak biçimde yetiştirme sürecidir.


Diyalektik Materyalizm’de istendik davranışlar, diyalektik akıl yürütmeye, değişmenin kaçınılmazlığına, toplumsal yararın ön planda olmasına, ekonominin tüm toplumsal, siyasal, kültürel olguların açıklanmasında temel değişken olduğunun bilinmesine, doğayı değiştirip ona egemen olmaya, üretimde bulunmaya, kuram ve uygulamayı iç içe yürütmeye, insanı tüm yönleriyle geliştirmeye bağlıdır. Bunlar Diyalektik Materyalizm’de istendik davranışlar için ölçüt olarak ileri sürülebilir.


Eğitimin hedefleri “ sınıfları ve her türlü sömürüyü ortadan kaldırma, insanlar arasında kardeşliği, barışı, adaleti, eşitliği, mutluluğu vb. sağlama, diyalektik akıl yürütmeyi işe koşma, doğaya egemen olup, onu değiştirme ve üretimde bulunma, tüm olgu, olay ve nesnelerin birbirleriyle ilişkisi olduğunu kavrama, toplumsal yararı, kişisel yarardan üstün tutma, kişiyi çok yönlü yetiştirme, çelişkinin ve değişmenin kaçınılmaz olduğunu benimseme, bilginin yüzde yüz doğru olmadığını temele alma, kişiye komünist görüşü aşılama, uygulama ve kuramı birlikte kullanma vb.” olabilir.


Eğitimin amacı, insanı çok yönlü yetiştirmek, bu yolla doğaya egemen olup onu değiştirme ve üretimde bulunmak olduğundan, okullarda doğa ve toplum bilimlerine; iş ve teknik, beden eğitimi ve estetik derslere yer verilmelidir. Temele politik ve teknik konuları içeren dersler alınmalıdır. Derslerin içeriği, kişiyi bilinçli bir komünist yapacak, onu savunup, gerçekleştirebilecek, diyalektik akıl yürütmeyi sağlayacak nitelikte olmalıdır.


Uygulama ve kuram birlikte kullanılmalıdır. Okul bir endüstri kurumu olmalıdır; çünkü eğitim, üretim içindir. Kolektif bir bilinç oluşturmak için, kolektif çalışma ve üretimde bulunmak gereklidir. Eğitim ortamında karakter eğitimine, öz eleştiriye yer verilmelidir. Eğitim ortamında diyalektik akıl yürütmeyi, öğrencilerin kullanması sağlanmalıdır. Toplum ve doğadaki tüm olgu, olay ve nesnelerin birbirleriyle ilişkili olduğunu gösteren durumlar, eğitim ortamına getirilmelidir. Eğitim ortamında, disiplin sağlamada gerektiğinde ceza kullanılmalıdır; fakat bu, insanı tekrar topluma kazandırmak için işe koşulmalıdır.


    1. VAROLUŞÇULUK VE EĞİTİM:


Varlığın potansiyeli olan varoluş, insanın kendi öz iradesi tarafından belirlenir. Varoluş tümüyle bilinemez. Varoluş, kavrayıştır, gerçekten önce gelir. Yani varlık, varlığın sayesinde vardır. İnsan kendi kendini yaratan tek varlıktır.


Varoluşçulukta geçmiş ve gelecek yoktur. An önemlidir. İnsan değerlerini kendi yaratır, yolunu kendi seçer. İnsan yapıp ettiklerinin bir toplamıdır. Değerler akılcı olmayan kişisel yaşantılardır.


Varoluşçuluk’a göre eğitim, insanı sınır durumuna getirme sürecidir. Bilgi görelidir ve etkileşim sonucu elde edilir. Varoluşçuluk’ta istendik davranışların ölçütleri, “ tek insan, sezgi, an, özgürlük ve sorumluluk, toplumdan kurtulma, sınır durumunda bulunma, kişinin kendini gerçekleştirmesi, varoluş “ olarak düşünülebilir. Bunlara uyan hedefler istendik, uymayanlar ise istenmediktir.


Toplumsal ve doğal olgu ve olaylar olabildiğince geniş ve çok çeşitli bir şekilde öğrencinin seçimine sunulmalıdır; çünkü bunlar, kişinin kendini gerçekleştirmesini sağlayan birer araçtırlar.


Varoluşçulara göre eğitimin hedefleri; “ insanın kendi kendisini yaratmasını sağlama, insan yaşama başlamadan, yaşamın olmadığını benimseme, tek tek her insanın kendi varoluşunu gerçekleştirme, kişiyi sınır durumuna getirme, özgür eylemde bulunma, seçme ve seçtiklerinden sorumlu olma, toplumsal değerlerden kurtulma, anı yaşama, bilginin olasılı olduğunu kabul etme, yalnız insanda, varoluşun özden önce geldiğini savunma, kişiyi temele alma, özne, nesne ayrımına gitmeme, doğruya ulaşmada sezgiyi, bilimsel yöntemi kullanma, toplumsal çevreye uymama vb. olabilir.


Varoluşçulukta eğitim, insanın başarıyı, başarısızlığı, çirkini, güzeli, savaşımı, karmaşıklığı, acıyı abartmadan; fakat dürüstçe karşılayan yaşantılar geçirmesini sağlayan bir etkinliktir.


Öğrenme-öğretme sürecinde aristokrat sübjektivizm temele alınmalıdır; çünkü bilgi evrensel değil kişiseldir. Üstelik insan; okulun, bilginin, aklın üstündedir. Bu durumda, çocuk bir bütün olarak ele alınmalıdır; çünkü o, hem yaşayan bir gerçeklik; hem de olabileceği imkanları içinde taşıyan bir potansiyeldir.


Öğretmen neyin iyi, neyin kötü olduğunu belirtmemeli; tersine sorulara içten, doğru yanıt vermekle yetinmelidir. Öğrencinin, öğretmene güven duymasını sağlamalıdır. Başka bir deyişle, neyin iyi, kötü, güzel, çirkin vb. olduğu sezdirilmelidir. Eğitim ortamında temele tek tek her öğrenci alınmalıdır. Eğitim durumunda, aşırı uzmanlaşmaya gidilmemelidir; çünkü bu durum, çocuğun içsel yaşamının gelişimini engeller. Meslek eğitimine küçük yaşta başlanmamalıdır.


2. EĞİTİM AKIMLARI:


EĞİTİM AKIMI

DAYANDIĞI FELSEFE

TEMSİLCİLERİ


EĞİTİM

HEDEF

İÇERİK

EĞİTİM DURUMU

DAİMCİLİK


İdealizm ve Realizm

M. J. Adler

Bilinçlice Tanrıya ulaşma süreci.

Akla uygun ve ölçülü olma.

Felsefe, Matematik, Teoloji.

Sokratik tartışma, taklit ve örnek alma.

ESASİCİLİK


Realizm ve İdealizm

Begley, Kandel, Horne

Toplumsallaştırma süreci.

Toplumun başat değerleri ve doğal kanunlar.

Tarih, sosyoloji, dil,biyoloji,fizik, kimya vb.

Ezberleme, tekrarlama,deney, gözlem, araştırma yapma.

DOĞAL EĞİTİM


Naturalizm


J.J. Rousseau

Doğaya uygun insan yetiştirme süreci

Doğal kanunlar

Fizik, Kimya, Biyoloji vb.

Yaparak, yaşayarak öğrenme

POLİTEKNİK EĞİTİM

Marksizm

Blonks, Krupskaya, Makarenko

Üretici insan yetiştirme süreci.

Komünizm ve diyalektikle ilgili ilkeler.

Teknik, politik,estetik,etik,bilim,ekonomi,bedenle ilgili dersler.

Problem çözerek, deneme-yanılma yoluyla öğrenme

İLERLEMECİLİK


Pragmatizm

Dewey, W. Kilpatrick

Problem çözücü insan yetiştirme süreci

Yaşamla ilgili ilkeler.

Yaşamdaki uğraşları kapsayan tüm dersler

Problem çözerek, deneme-yanılma yoluyla öğrenme

YENİDENKURMACILIK

Pragmatizm

G.S.Counts

Yaşamı yeniden kuracak insanlar yetiştirme süreci

Barış, kardeşlik, dünya vatandaşlığı vb.

Tüm dersler

Problem çözerek, deneme-yanılma yoluyla öğrenme

VAROLUŞÇULUK


Varoluşçuluk

J.Holt, I. Illich

İnsanı sınır durumuna getirme süreci

Özgürlük, an, sorumlu olma, seçme, birey

Estetik ve toplumsal dersler

Sokratik tartışma, yaratıcı etkinliklerle
  1   2   3   4

Add document to your blog or website

Similar:

1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM iconEğitim Biliminin temel kavramlarını; toplumsal, felsefi, psikolojik, tarihsel, ekonomik ve bilimsel temelleri kavrayabilme ve Türk eğitim sistemini anlayabilme

1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM iconÖğretmen Adaylarının Eğitim Sürecine İlişkin Felsefi Tercihleri

1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM iconFLORESAN LAMBALARDA AKIMLAR VE G

1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM iconİSLAM MODERNİZMİ VE MODERNİST AKIMLAR

1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM iconDEMOKRASİYİ ETKİLEYEN ÖNEMLİ AKIMLAR

1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM iconTÜRK YAZIN TARİHİNDE AKIMLAR

1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM iconBATI EDEBİYATI VE EDEBİ AKIMLAR

1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM iconBATI EDEBİYATI VE EDEBİ AKIMLAR

1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM iconBatı Edebiyatı ve Edebi Akımlar

1. FELSEFİ AKIMLAR VE EĞİTİM iconÜNİTE -17 TÜRK İNKILÂBI'NI ETKİLEYEN AKIMLAR

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page