Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem




Indir 251.93 Kb.
TitleTürkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem
Page2/5
Date conversion20.02.2013
Size251.93 Kb.
TypeDers notlari
Sourcehttp://yasemingonulal.files.wordpress.com/2011/03/turk-201-gc3bcz-dc3b6nemi-ders-notlari3.doc
1   2   3   4   5

DİLİ BİLİMSEL OLARAK ELE ALMANIN GEREKLİLİĞİ

Matematik nasıl bütün fen bilimleri için temel bilim ise dil bilimi de aynı anlamda bütün sosyal bilimler için temel bilimdir.

Bilgi birikimi ancak dille gerçekleşebilir ve aktarılabilir. Ülkelerin çeşitli alanlardaki geri kalmışlıklarının nedenlerinden biri de uygarlığın ve teknolojinin gelişmelerini yansıtacak, aktaracak kavramları oluşturamamaktır. İlgili kavramlar oluşturulmadan, geliştirilmeden bilgiyi üretme, aktarma ve yenileme olanağı yoktur.

İnsana ilişkin tüm maddi ve manevi değerler, çeşitli bilimlerin inceleme alanı içine girer. Ana dili ve yabancı dil öğretiminin daha etkin bir biçimde yapılabilmesi için dil biliminin verilerinden yararlanılabilir. Herhangi bir dilin başka dillere oranla zengin ya da fakir, ilkel yahut gelişmiş olduğunu, “Türkçenin lastik gibi her yana çekilebildiği” gibi yaygın yanlışların bilimsel yol ve yöntemlerle telafisi için dil biliminin bulgularından faydalanılmalıdır. Dilin bilimsel olarak incelenmesi, pratikte şu yararları sağlayabilir:

a. Planlı ve etkili anlatım becerisinin alt yapısını oluşturma,

b. Ulusal birliğin korunmasında dil birliğinin önemini kavrama,

c. İnsan dillerini birbirinden ayırmadan nesnel olarak değerlendirebilme,

d. Dilin çalışma dizgesini kavrayarak özgüveni geliştirme,

e. Dilin görünümleri arasındaki farkları kavrayarak standart ve uygun dili kullanma,

f. Dilin kullanımındaki doğru ve yanlış arasındaki ayrımı bilimsel olarak ortaya koyabilme,

g. Yabancı dil öğrenimine ya da yabancı dil öğretimine katkı sağlama,

h. İnsan topluluklarının tarihsel, sosyal vb. gelişimlerindeki süreçleri, olguları belirleme, tanımlamaya yardımcı olur. Doğanın ve doğanın bir parçası olan insanın gizlerini ortaya çıkarma, eldeki bulguları da yine insanın hizmetine sunma işlevini yerine getirir.


DİL BİLİMİ VE DİL BİLGİSİ

Dil bilimi ve dil bilgisi çoğu zaman birbiriyle karıştırılan terimlerdir. Dil bilgisi daha sınırlı ve pratik amaçlar güden inceleme alanıdır. Dilin kabul edilen ölçütler içinde daha iyi kullanılmasını amaçlar. Dil bilimine oranla ‘tutucu’, ‘kuralcı’ ve ‘geleneğe bağlı’ bir nitelik taşır. Dil biliminde ise doğruluk, kuralcılık ve düzeltme değil; var olan nesnel gerçeğin evrensel geçerlilik çerçevesinde ele alınması amaçlanır.


Gramer sözcüğü köken bakımından Grekçe yazma anlamındaki gramma biçiminden Fransızca grammaire aracılığıyla Türkçeye girmiş ve dil bilgisi terimi ile karşılanmıştır. Dil bilgisi genel anlamıyla öğrenim kurumlarının çeşitli aşamalarında dilin seslerini, sözcük yapılarını, anlamlarını, kökenlerini, cümle kuruluşlarını ve bütün bunlarla ilgili kuralları inceleyen bilgi dalıdır.

Eski Yunan geleneğinde dil bilgisi, felsefenin bir dalı olarak yazma sanatı; Orta çağlarda da salt doğru yazma, doğru konuşma, dil kurallarına uyma şeklinde algılanmıştır. Bugünün geleneksel gramerleri de büyük ölçüde geçmiş dönemlerin çalışmalarına bağlıdır. Eflatun gibi felsefecilerin Eski Yunanca kimi sözcükler için yaptığı köken bilgisi denemeleri, geleneksel dil bilgisinin habercisidir. Aynı yöntem Romalı dil bilginleri tarafından M.S. 6. yy.da Latinceye uyarlanmıştır. Yeniçağdan sonra coğrafî keşifler, ülkeler arasında ticaretin gelişmesi vb. sonucunda başlayan küreselleşme Latince ve Yunancanın dışında çok farklı dillerin de bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu geleneksel dil bilgisiyle uğraşanlar için bir dönüm noktasıdır.

Modern dil biliminin başlangıcı, Hinduların Latincesi olarak da tanımlanan Sanskritçenin 18. yy.da keşfi sayılabilir. O dönem İngiliz sömürgesi altında bulunan Hindistan’da kullanılan Sanskritçenin Sir William Jones tarafından Yunanca ile şaşırtıcı benzerliğinin saptanması Hint Avrupa dil ailesinin keşfinin de temelini atmıştır.

Yunanca, Latince, Sanskritçe, Germen ve Kelt dilleri arasındaki benzerlikler binlerle ifade ediliyor ve söz konusu diller birbirlerinden çok uzak coğrafyalarda kullanılıyorlardı.. peder-father-pater-pitar “baba”, İng. two, İsp. dos, Fr. deux “iki”, Sans. padas, yun. podos, Lat. pedis “ayak” gibi pek çok benzerliğin rastlantı ya da etkileşimle açıklanamayacağı ortadaydı, bu durumda tek mantıklı açıklama bu dillerin ortak bir ana dilin uzantıları oluşuydu.

Dil bilimi (lengüistik) ise kurallara uygun yazma ve konuşma üzerinde durmaz, doğası gereği kuralcı değil betimleyicidir. Dil bilimi başka bilimlerle de işbirliği içindedir: tarihsel dil bilim, toplumsal dil bilim (sosyolengüistik), ruhsal dil bilim (psikolengüistik), bilgisayar dil bilimi gibi. Dil bilimi dilin kendisini inceleme konusu yapmıştır.

Geleneksel dil bilgisiyle betimleyici yoruma bir örnek:

Geleneksel dil bilgisi:

  • Dağ, bağ, yağ gibi sözcüklerin [ya:], [ba:], [da:] biçiminde söylenmesi yanlıştır.

  • tohtur söyleyişi kaba ve yanlıştır, sözcük doktor biçiminde söylenmelidir.

Betimleyici yorum:

  • Yarı ünlü olan ğ sesi niteliğini yitirirken kendisinden önceki ünlüyü de uzatmıştır.

  • Fransızca kökenli doktor, Anadolu ağızlarında söz içindeki (q) nın, genel kural olarak sızıcılaşması, söz başındaki d’nin t ve h (x) ünsüzlerinin gerileyici etkisiyle sertleşmesi (ötümsüzleşmesi) ve son olarak dudak uyumu sonucunda o-o şemasının o-u şeklinde gelişmesiyle tohtur biçimini almıştır.

Dil bilimi dil bilgisini gereksiz hale getirmedi; ancak onu derinden etkiledi. Modern dil bilgisi her şeyden önce yaşayan dilin gerçek durumu, az çok geçmişi ve gelişme yönleri hakkında bilgiler verme görevini üzerine aldı ve dil biliminin ve pozitif bilimlerin yöntemlerine uydu. Günümüzde de normatif bilgi olma işlevini sürdürmekle beraber eski fetvacılığını bırakmıştır.


DİLDE DERİN YAPI/YÜZEY YAPI KAVRAMI

Dil biliminin Einstein’ı sayılabilecek ve yaşayan sosyal bilimcileri arasında dünyada kendisine en çok atıfta bulunulan kişilerden biri olan Noam Chomsky, dil olgusunun ancak dile has bir mekanizmanın varlığı ile açıklanabileceğini iddia etmektedir. Chomsky’e göre, dil bilimcilerin on yıllarca süren sistemli çalışmalarının sonucunda bile ulaşamadıkları dil bilgisi kurallarını yeni doğmuş ve zihnî gelişimini dahi henüz tamamlamamış bir çocuğun birkaç sene zarfında edinmesi mümkün değildir. Bu, ancak doğuştan gelen, dile özgün kurallarla donatılmış içgüdüsel bir sistem sayesinde gerçekleşmektedir. Dil Edinim Cihazı” olarak adlandırılan bu cihaz, tüm dünya dillerinin iskeletini oluşturan “Evrensel Gramer”i içermektedir. Dünyaya yeni gelmiş bir bebeğin yapması gereken sadece bu iskelete, ana diline uygun bir et giydirmekten ibarettir. Evrensel gramerin kuralları öylesine soyut ve karmaşıktır ki dil içgüdüsünden mahrum bir çocuğunun bu iskeleti sıfırdan, sadece duyduğu dil girdisiyle çıkarsaması değil birkaç yılda, birkaç yüzyılda dahi mümkün değildir.

Chomsky’nin üretken-dönüşümlü dil bilgisi kuramına göre dil iki düzlemde incelenebilir. Birincisi; zihinsel gerçeklik ya da insan zihninde insan zihninde bulunan soyut kavramlar olan dil kuralları (derin yapı), diğeri ise bu soyut kavramların işlenerek somut sonuçların (yüzey yapı) ortaya çıkmasıdır. Sözgelimi; Türkçede “ev” İngilizcede “house” ve Fransızcada “maison” gibi farklı sözcüklerle gösterilen anlam, bu üç dili konuşan kişilerin zihninde hep aynı ya da birbirine yakındır. Sözcükler farklı olsa da gösterdikleri aynıdır. Göstergebilimin de incelediği bu konu; yani gösterilenle (zihindeki kavramlar), gösteren (yüzey yapı öğeleri) arasındaki ilişki ve bu durumun insanlar için aynı anlamı taşıması kültürler arası diyaloğu ve çeviri dediğimiz etkinliği de olanaklı kılmaktadır. Derin yapı olmasaydı ne farklı diller arasında çeviri yapılabilirdi ne de dil içi yorumlar.

Gramer çözümlemelerinde derin yapı-yüzey yapı kavramları büyük önem taşır.

Örn. “Seni ne kadar sevdiğimi anlatamam”, “Seni çok seviyorum” gibi farklı yüzey yapıların derin yapıda eş anlamlı olduğu görülebilmektedir. Dolayısıyla dil bilgisinin buna benzer sorunları bütünüyle çözebildiğini söylemek zordur.

Örn. “Ders bitti.”

Yüzey yapı: Dersin sona erdiği

Derin yapı: 1. daha önce ders yapıldığı

2. bunu söyleyen kişinin öğretmen ya da öğrenci olduğu

Söylenmeyen varsayımlar: 1. Eve gidebiliriz.

2. Bir sonraki derse gidebiliriz.

3. Sınava hazırlanmalıyız.

4. Sinemaya vs. gidebiliriz.


EN AZ ÇABA YASASI/EN ÇOK ÇABA YASASI NEDİR?

Dil, fiziksel yönleri de ağırlık taşıyan bir dizgedir. Konuşma sırasında olabildiğince az enerji harcama, minimum enerji düzeyine düşme eğilimi vardır, buna dil biliminde en az çaba yasası denir. Örneğin ağabey yerine abi, gidiyorum yerine gidiyom, var yerine va vb. söyleyişler daha az enerji harcanmasını sağlar.

En çok çaba yasası ise ana dilinde bulunmayan bir sesin, ses grubunun ya da sözcüğün alındığı dildeki söylenişine uygun veya yakın telaffuz edilmesidir. Örneğin ana dili Türkçe olan birinin film sözcüğünü telaffuz etmesi zordur. Fransızca aslına uygun olarak film şeklinde telaffuz etmek en çok çaba, film şeklinde telaffuz etmek ise en az çaba yasasının bir sonucudur.

Ana dili konuşurlarının eğitim düzeyi yüksek ve yabancı dil bilgisine sahip olanlar, alıntı sözcükleri orijinaline uygun olarak söyleme eğilimindedirler. Eğitim düzeyi düştükçe ana dili konuşur, yabancı dillerin etkisine kapalı olacağından, söyleyişte Türkçenin bilinçaltı yasaları ön plandadır. (Nev York yerine (nyû) söyleyişleri en çok çaba yasasının bir yansımasıdır.)

En az çaba yasasına göre alıntılanmış kimi sözcükler:

İng. shield > şilt İt. scala > iskele

Ar. zeytûn > zeytin İng. speaker > spiker

İng. exhaust > egzoz İng. sweater > süveter

İng. forward > forvet İt. mandarino > mandalina

Yun. marmaron > mermer İng. steam boat > istimbot

***

LİNGUA FRANCA NEDİR?

Lingua franca, çok sayıda dilin konuşulduğu, dolayısıyla iletişim zorluklarının çekildiği ortamlarda ortak anlaşma aracı olarak kullanılan dildir. Tarih boyunca çeşitli diller lingua franca olarak kullanılmıştır. Latince Batı Avrupa’da, orta çağlarda bilim ve eğitim dili olarak, Fransızca 17.-20. yy.lar arası uluslararası diplomasi dili olarak doğuda Arapça, Orta Afrika’da Swahili, Güneydoğu Asya’da Malayca, Türkçe tarih içinde Orta Asya’da, Rusça Çarlık Rusyasında ve SSCB’de diğer lingua franca örnekleridir. Bugün yeryüzünün lingua francası İngilizcedir.

***

DİLİN TÜRLERİ:

Ana dil: Bir ya da birçok dilin türemiş olduğu kök dil. Latince, Roman dillerinin (Fransızca, İtalyanca, İspanyolca gibi), Ana Türkçe de Türk dillerinin (Türkiye Türkçesi, Azerice, Özbekçe, Kazakça, Türkmence gibi) ana dilidir.

Ana dili: Bireyin annesinden, aile ve yaşadığı çevreden, topluluktan öğrendiği dildir.

Lehçe: Bir ana dilin tarihsel gelişimi içinde, değişik çağlarda ve coğrafî alanlarda oluşan ses, yapı ve söz dizimi bakımından az çok farklar içeren dallarından her biri.

Ağız: Konuşma dilinin bölgeler arasındaki özellikle ses farklılıklarına dayalı kollarına “ağız” denir.

Şive: İngilizce “accent” a yakındır. Söyleyiş özelliği demektir: “şivesi bozuk”, “şivesi Araplara benziyor” gibi.

Ağız, lehçe ve dil ayrımı konusunda kullanılan en önemli ölçüt karşılıklı anlaşılabilirlik oranıdır. Bazen karşılıklı anlaşılabilirlik oranı yüksek İsveççe ve Danca, Hintçe ve Urduca, Tacikçe ve Farsça, Azerice ve Türkçe, Kırgızca ve Kazakça, vb. siyasal nedenlerle ayrı diller olarak kabul edilir.

Ağızlar yanlış ya da geri olarak değerlendirilemez. Aydınlar yazıda ve konuşmada standart (ölçünlü) dili kullanmak zorundalar. Yani yazı dili ile konuşma dili arasında birlik sağlanmalıdır. Öte yandan ağızlardaki en eski dönemlerden bu yana varlığını sürdüren on binlerce sözcük, deyim, atasözü vs.nin yazı diline kazandırılması en azından bunların kaybolmasını sağlayacak önlemler alınması gerekir.

Doğal dil: İnsan diline özgü sesli iletişim aracıdır.

Yapay dil: değişik diller konuşan insanlar arasında anlaşmayı sağlamak için özel olarak oluşturulan dil. Örneğin; Esperanto, İdo, Oksidental (Oryantalizmin zıddı), Volapük vs.

Esperanto kendini Dr. Esperanto olarak tanıtan Polonyalı bir göz doktoru tarafından, farklı dilleri konuşan kişiler arasındaki iletişim zorluklarının, öğrenilmesi kolay bir ortak dil ile aşılabileceği düşüncesiyle 1887 yılında üretilen bir yapay dildir. Günümüzde en çok tanınan ve en çok konuşanı bulunan yapay dil olmakla birlikte uluslararası iletişim dili olma amacına tam anlamıyla ulaşamamıştır.

Kültür dili: Kültür etkinliklerinde, dilbilgisi kurallarına özen gösterilerek kullanılan dil.

Uygarlık dili: Bir uygarlığın, kültürün yayılmasına aracılık eden, başka dilleri de etkileyen gelişmiş dil.

Resmi dil: Bir ülkede yasayla kabul edilen dil.

Bilim dili: Bilimsel yapıtlarda kullanılan, kendine özgü terminolojisi ve söylemi bulunan dil.

Özel dil: Bir toplumda geçerli ortak dilden ayrı ama ondan türemiş olan, yalnız belli çevrelerce kullanılan, toplumun her kesimince anlaşılmayan, kendine özgü sözcük, deyim ve kelimelerden oluşan dil.

Argo: Argonun (
Standart dil: Bir toplulukta bölgeler üstü anlaşma dili olarak tanınıp benimsenen ve kurumlaşan dildir.

Yaşayan dil: Günümüzde konuşulan ve yazılan dil.

Yazı dili: Bir ülkede yazılı ürünlerde kullanılan dil. İstanbul ağzı Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi yazı dili olarak kabul edilmektedir. Bugün Türkçenin 20’den fazla yazı dili, sayısız diyalekti bulunmaktadır.

Konuşma dili: Yazı diline karşıt olarak sadece günlük konuşmalarda kullanılan dil.

Ölü dil: Bugün hiçbir toplulukça konuşulmayan, varlığı yazılı belgeler aracılığıyla saptanan dil: Latince, Sanskritçe, Hititçe gibi.

YERYÜZÜNDEKİ DİLLER

Bugün yeryüzünde ortalama 4000 civarında dil konuşulmaktadır. Bunun net sayısını vermek zordur; çünkü kimi diller toplumsal, ekonomik, siyasal, tarihsel vb. nedenlerle ortadan kalkmakta, kimi diller lehçe olmaktan çıkıp bağımsız dil durumuna gelmektedir. Dünyada en çok konuşulan diller:

Çince 1 milyar

İngilizce 400 milyon

İspanyolca 300 milyon

Hintçe-Urduca 150-200 milyon

Rusça 250 milyon

Arapça 150-200 milyon

Türkçe 150-200 milyon

Portekizce 150 milyon

Fransızca 100 milyon

Almanca 100 milyon

Japonca 100 milyon

İtalyanca 50-60 milyon

1   2   3   4   5

Similar:

Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem iconTürkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem

Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem iconBu araştırmada geleneksel dilbilgisi anlayışının karşısında Evrensel Dilbilgisi (ED) Kuramının Türkçe öğretimine katkılarının neler olabileceği araştırılmakta

Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem iconÖğrenciye Türkçenin belli başlı dilbilgisi kurallarını öğreterek kendini doğru ve anlaşılır bir biçimde ifade etmesini sağlamak; Anadilde yazılı ve sözlü

Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem iconDİLBİLGİSİ ve EDEBİYAT ÖĞRETİMİ için YENİ BİR HEDEF

Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem iconOrta düzeyde dilbilgisi kalıplarını kullanarak öğrencilerin konuşma becerisini artırmak ve iletişimsel ortamlarda gerekli tutumu gösterebilmeleri için bilgi

Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem iconDİL VE DİLBİLGİSİ

Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem iconDİL VE DİLBİLGİSİ

Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem iconDERS : TÜRKÇE –DİLBİLGİSİ

Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem iconHAFTAIÇI-DILBİLGİSİ ÖĞRETİMİ BAHAR

Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir. Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem iconDİLBİLGİSİ YILLIK PLAN ÇİZELGESİ SINIF 4

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page