2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre




Indir 442.7 Kb.
Title2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre
Page5/10
Date conversion11.12.2012
Size442.7 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://ankara.meb.gov.tr/teftis/images/stories/dosyalar/BLGE_GENEL_RAPORU_06_08_2010.doc
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10

Bir Topluluk Olarak Okul ve Sosyal Sermaye

Topluluk olarak okul, öğrencilere çekirdek ailelerde oluşturulan ilişki biçimine benzer bir sosyal ortam oluşturmakta ve onlara sosyal sermaye sağlamaktadır. Sosyal sermaye, güven ve sorumluluk gibi örgütsel ilişkilerde önemli olan davranışların gelişmesine ve öğrencinin değişik sosyal ilişkilere katılmasını özendirerek öğrencide sabır, güven ve olumlu benlik algısının oluşmasına katkı sağlar. Sosyal sermaye aynı zamanda öğrencinin bilişsel ve sosyal gelişimine yardımcı olur. Sosyal sermaye, özellikle dezavantajlı çevrelerden gelen öğrencilerin başarısını arttırmaya katkıda bulunması ve bu öğrenciler için uygun bir sosyal ortam oluşturması açısından da büyük önem taşımaktadır.

Okul lideri, akılcı olduğu kadar, duyguları da yönetmeyi becerebilmelidir. Okuldaki sosyal sermayenin etkili olarak yönetilmesi, hem öğretmenler açısından hem de öğrenciler açısından büyük önem taşımaktadır. Kişiliğin kazanılmaya çalışıldığı okul döneminde, öğrenci ailesinin dışında en fazla zamanı okulda harcamaktadır. Olumsuz aile ortamından gelen ve maddi açıdan fakir olan öğrenciler riskli öğrenciler grubunu oluşturmaktadır. Okul lideri daha güçlü bir sosyal sermaye oluşturarak, olumsuzu olumluya çevirebilir. Okul lideri, sosyal açıdan risk taşıyan öğrencileri okul topluluğu içinde bütünleştirir; öğrencilerin olumlu benlik algısına sahip bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunur.

Duygusal zekâyı yöneten lider, öğretmen, öğrenci ve velilerle daha etkili iletişim kurabilir. Duygusal zekâyı yöneten okul lideri, yeni bir yapı oluşturmaktan çok, yeni bir okul kültürü oluşturmalıdır. Yeniden yapılanma sürecinde, okulun formal yapı ve rol sisteminin değiştirilmesi ön planda tutulur. Yeniden kültürlenme sürecinde ise, okuldaki değer, norm, inanç ve ortak ilişkiler değiştirilmeye çalışılır. Geleceğin eğitim lideri iyi bir duygu yöneticisi olarak okulun duygusal dokusunu geliştirmek zorundadır.

Geleceğin okulunda sosyal sermayenin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Artan disiplin sorunları, istenmeyen davranışların yaygınlık kazanması, olumsuz aile ve çevre etkisi ve risk altındaki öğrencilerin artması karşısında, okul yöneticisinin mevcut sosyal sermayeyi güçlendirmesi gerekir. Okullar sosyal sermayelerini hızlı bir şekilde tüketmektedirler. Adaletsizlik, eşitsizlik, güvensizlik, yoğun çatışmalar ve etik dışı davranışlar, okulun sosyal sermayesini bitirmektedir. Güvensizliğe dayalı bir okul kültüründe okul yöneticisinin sosyal sermayeyi koruması çok zordur. Sosyal sermaye, okuldaki sosyal yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli olan bir sermayedir. Bu sermayenin çoğaltılması, okul yöneticisinin temel görevidir.

Sosyal Sermaye kültüründe okul lideri hangi temel değerlere sahip olmalıdır? Sosyal bir topluluk imajına göre okul yöneticisi iki temel değere sahip olmak zorundadır:

İnsana ilgi ve saygı. Bireysel dürüstlük başkalarının kişisel haklarına saygılı olma, açıklık ve bireysel ilişkilerde samimiyet, insana ilgi ve saygı değerini kapsamaktadır. Bu değerler, insan ilişkilerindeki bütünlüğe önem vermektedir.

Katılım. Bu değer uzlaşma olarak vurgulanmaktadır. Kökü demokratik okul kavramına dayanan bu değer özgürlük, eşitlik ve sosyal adalete önem vermektedir.

Güven ve Saygı Kültürü Olarak Okul

Okullar güvensiz kurumlar olma yerine güveni ve saygıyı temel alan bir kültür oluşturmalıdır. Okulların bürokratik kültürü güvensizliği ve korkuyu ortaya çıkarmaktadır. Öğretmenlerin öğrencilerin ve velilerin okula güven ve saygı duyduğu bir okul kültürü oluşturulmalıdır

Güvenilir okul kültürü, verdiği eğitimin kalitesiyle kendini gösterir. Bununla birlikte okulun yüksek güvenirlik düzeyine sahip olması, okul yöneticisinin liderlik kapasitesine bağlıdır. Uygun bir güven kültürüne sahip, öğretmenler arasında güven ilişkisi bulunan ve kaliteli eğitim verme konusunda kolektif bilince sahip olan bir okul, güvenilir okul olarak görülebilir. Okulun güvenilir bir örgüt olması; hem oluşturduğu psikolojik ve sosyal ortam hem de verdiği eğitimin kalitesi açısından ele alınmalıdır. Güven kültürü okuldaki birçok disiplin sorununun çözümüne katkıda bulunabilir.

Öğrenen Bir Örgüt Olarak Okul

Okul örgütlerinin çevresinde meydana gelen hızlı değişim, okulların örgütsel dengesini bozmaktadır. Çevresel değişime uyum sağlayamayan okullar, ciddi bir örgütsel yaşam savaşı vermektedir. Örgütlerin değişim sürecine uyum sağlaması, büyük ölçüde örgütsel öğrenme kapasitesine bağlıdır. Okuldaki her öğretmen insan gücü açısından bir değeri ifade etmektedir. Bütün öğretmenlerin yeteneklerini okul için kullanmaları ve takım halinde öğrenmeye çalışmaları, öğrenme odaklı bir kültürün oluşmasına katkıda bulunabilir.

Her okul bir beyin topluluğu olarak görülmelidir. Okul lideri her öğretmeni bir beyin olarak görmeli ve ondan yararlanmalıdır. Okul yöneticisi yüksek öğrenim görmüş öğretmenlere yöneticilik yapmaktadır. Bundan dolayı yönetici, okulun beyin takımını iyi yönetmeye çalışmalıdır. Öğrenen okulda herkes öğrenmeye çalışır ve öğrendiğini birbiriyle paylaşır. İnsan aklına değer veren okul kültürü katılımcılığı destekler. Demokratik okul kültürü önce takım kültürünün oluşmasına, daha sonra da öğrenen okul kültürünün oluşmasına katkı sağlar.

Ahlaki bir Kültür Olarak Okul

Okullar sosyal bir sistem özelliği taşımakla birlikte aynı zamanda moral (ahlaki) bir sistem olarak da kabul edilmektedir. Ahlaki sistemler olarak okullar evrensel etik ilkeler olarak görülen dürüstlük, adalet, eşitlik gibi ilkelerin kazandırıldığı kurumlardır. Geleceğin okullarını etkileyen temel sorunlardan biri de ahlaki kirlenme sorunudur. Okul öğrencilerin ahlaki kirlenmelerini önleyecek güçlü bir moral kültür oluşturmak zorundadır. Moral entropi (güçyitimi), okulun ahlaki değerlerini yitirmesi olarak değerlendirilebilir. Moral entropinin yoğun olarak yaşandığı okul kültüründe hoşgörü zayıflamakta ve öğretmenlerin ortak eylem kapasitesi düşmektedir. Okullardaki takım çalışması etkinliklerinin başarılı olmaması, moral entropi düzeyinin yüksek olduğuna işaret etmektedir. Öğretmenlerin kendi aralarındaki güvensizlik ya da öğretmen ve yönetici arasında yaşanan güvensizlik, olumlu duygusal enerjinin yok olmasına yol açar.

Okulun duygusal ve sosyal açıdan yaşanılır bir yer olması, okul kültürünün olumlu enerji ortaya koyacak bir anlamlar bütününe sahip olmasını gerektirir. Değerler ve davranışlar, ihtiyaçlarla ilgilidir. Bireyin ve takımın değerleri ve inançları arasındaki uyum, örgütsel bütünleşmeyi oluşturur. Bu bütünlüğün temeli de güvene dayanır. Moral değerleri güçlü bir okul kültürü, moral entropinin azalmasını sağlar. Moral kültür, güven eksikliğini giderir. Geleceğin okul kültürleri moral entropiyi azaltacak yeni stratejiler geliştirmek zorundadır.


C-SORUNLAR

  1. Kültür; birikim ürünü olup gelecek nesillere aktarıldıkça gelişir ve yaşar. Çağın koşullarına uygun değerlerin yaşayan kültür içinde olmaması yönetsel amaçların gerçekleşmesini engellemektedir.

  2. Farklı eğitim düzeylerinden gelen öğrenciler o okulun kültürüne uyum sağlamakta sorunlar yaşamaktadır.

  3. Birbirini desteklemeyen mevzuat değişiklikleri okullarda yerleşik değerleri olumsuz etkilemektedir.

  4. Okul kültürünün oluşumunda değerler karmaşası yaşanmaktadır. Yazılı ve görsel medya, internet vb. ortamlarda yapılan yayın ve programların eğitim sistemimizin genel ve özel amaçlarıyla örtüşmemesi değerler karmaşasına neden olmaktadır.

  5. Veliler kendisini okulun bir parçası olarak görmemektedir. Kendini okulun bir parçası görmeyen veli, okula katkı yapmamakta ve ortak değerler oluşturulamamaktadır.

  6. Okul kültürünün gelişmesine ve yerleşmesine alt yapı oluşturacak kurumsal kimlik ve kurumsal hafızanın bulunmaması.

  7. Meslekî teknik ortaöğretim kurumlarından eğitim alanlar, genel eğitimden daha pahalı olmasına rağmen son yıllarda hak ettikleri gerekli statüyü elde edememişlerdir. Bu durum, bu kurumların kimlik oluşturmalarına olumsuz yansımaktadır.

  8. Milli değerlerimizi tehdit eden veya küçük düşüren olumsuzluklar karşısında kurumsal tepki oluşturulamamaktadır.

  9. Medyada eğitim ve kültürle ilgili programlar yeteri kadar yer almamaktadır.

  10. Kurum kültürü oluşturulmuş, model kurumların eksikliği.

  11. Kurum kültürünün oluşmasında okul ve kurumlarda geçici personel görevlendirmelerin olumsuz etkileri.

  12. Öğretmenler arasındaki sosyo-kültürel ilişkilerin zayıf olduğu, bazı okullarda öğretmenlerin gruplara ayrıldığı, bunun da okuldaki başarısızlığa neden olduğu gözlemlenmiştir.

  13. Okullarda kurum kültürü yeterince oluşmamış, bundan dolayı da mevcut ve mezun öğrenciler okullarına yeterince sahip çıkmamaktadır.

  14. Kurumda çalışan personel arasındaki ilişkilerde ki kopukluğun aidiyet duygularının zayıflamasına yol açması.

  15. Kurumun tanıtımının ve çevreyle etkileşiminin yetersiz olması.

  16. Okul ve kurum yöneticilerinin otoriter yönetim anlayışında olması.

  17. Kurumlarda bireylerin etkin iletişim becerilerine sahip olmaması.

  18. Okul ve kurumlarımızda kurum kültürü ile stratejik planlama arasındaki bağlantı yeterince kurulamamıştır.

  19. Olumlu bir sınıf iklimi ve kültürü oluşturmada bazı öğretmenlerin sınıfta öğrencilere eşit söz hakkı vermemesi, öğrencilerin görüşlerini rahatlıkla açıklayamaması, öğrenci-öğretmen arasında etkili iletişimin kurulamaması, öğrenci-öğrenci ve öğretmen-öğrenci arasında güç çatışmaları, paydaşların birbirlerine saygı göstermemesi okul kültürünü olumsuz etkilemektedir.

  20. Okullardaki mevcut bürokratik örgüt yapısı, okul paydaşlarının inisiyatif almalarını en Okulun paylaşılan vizyon ve misyon oluşturamaması, okulun paydaşları tarafından bunların içselleştirilmemesi önemli bir sorun olarak görülebilir.

  21. Okullarda egemen bürokratik kültür, paydaşların okul süreçlerine etkin bir biçimde katılmalarına engel oluşturmaktadır

  22. “Okul, yaşamın bir parçası değil, yaşamın ta kendisidir.” sözünden yola çıkarak, öğrencilerin kuruma bağlılığını arttırmada aile yapısının dinamiklerinden yararlanan ortamlar yaratılmamaktadır. Bu da öğrencilerde özgüven oluşturmayı olumsuz olarak etkilemektedir.

  23. Okullarda kültürün temel unsurlardan biri olarak çeşitli kutlama ve anma etkinliklerinin temel değerleri güçlendirici ve bütünleşmeyi sağlayıcı nitelikte olması gerekir. Törenlerin öğrenciler üzerinde baskı yoluyla gerçekleşmesi, yeni nesil öğrencilerde millî değerler ve millî bilinçten uzaklaşmalara neden olmaktadır.

  24. Mevzuatın karmaşık yapısı ve çeşitliliği, kurum kültürünü olumsuz yönde etkilemektedir. Mevzuat çeşitliği, yönetici ve öğretmenlerde baskı oluşturmakta ve hata yaparım endişesi yaratmaktadır.

  25. Öğrenen okul kültürüne sahip değiliz.

  26. Mesleki ve teknik liselerde meslek ve genel kültür dersleri öğretmenleri arasında var olan ücret farklılıklarından dolayı çatışmalar yaşanmaktadır.

  27. Branş dışından atatan öğretmenler kurum kültürünün oluşturulmasında önemli bir engeldir.

  28. Okuldaki yönetim sistemi, ödüllendirme yerine cezalandırma ağırlıklı işlemektedir. Kararların alınmasında katılımcı yaklaşım sergilenmemektedir. Okulda risk ve çatışma yönetimi becerilerinin de yeterince gelişmediği gözlenmektedir.


D-ÖNERİLER

  1. Millî, manevi ve evrensel değerlerin drama, tartışma, kompozisyon, beyin fırtınası ve benzeri yöntemlerle içselleştirilmesi sağlanmalıdır.

  2. Öğrencilerde gözlenen özgüven eksikliğinin giderilmesi, onların da diğer ülkelerdeki gençlerden bir farklarının olmadığının öğrencilere verilmesi için değişim hareketlerinden yararlanılmalıdır. Ayrıca, bu konuda veliler bilinçlendirilmeli, medya tarafından ise gençlerin başarılarını anlatan dizi ve programlar hazırlanmalıdır.

  3. Öğrencilere bu ülkenin onurlu bir üyesi ve vatandaşı olmakla gurur duyabilecekleri olanaklar sağlanmalıdır.

  4. Millî değerleri öğrencilere kazandıracak etkili programlar geliştirilmeli, millî şahsiyetler tanıtılarak sevdirilmelidir.

  5. Gençlerde görülen sanal veya gerçek her tür aylaklıkların önlenmesi ve bu durumla baş etmek için aile eğitimi, televizyon programları, ders dışı sosyal etkinlikler, gönüllü çalışma gruplarına katılma gibi uygulamalar yapılmalıdır.

  6. Sınav merkezli eğitimden uzaklaşılarak öğrencilerin özgüvenleri sağlanmalı, kendi sorunlarını çözen, toplumun sorunlarına duyarlı ve toplumun bir üyesi olarak o sorunları çözmeye gönüllü bireyler yetiştirmek için sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerle öğrencilere insani ve ahlaki değerler kazandırılmalıdır.

  7. Öğrencide çevre bilinci oluşturularak ekolojik denge korunmalıdır.

  8. Okulun kültürel lideri olan okul yöneticileri farklılıklara saygı, sınıf içi ve okulda demokrasiyi bir değer olarak kabul etme ve uygulama, tarafsızlık, objektiflik, saydamlık ve güven duygusunu oluşturma, verimlilik, hesap verebilirlik, dürüstlük, empati ve hoşgörü gibi değerleri okulda yerleştirmeli ve geliştirmelidirler.

  9. Okul kültürünün, hem kuruma yeni gelen iş görene hem de yeni kaydolan öğrencilere kazandırılması için uyum eğitimi verilmelidir.

  10. Çocuklara temel yaşam becerileri ve üst düzey düşünme becerileri kazandırılmalı ve üretim kültürü aşılanmalıdır.

  11. Sadece bilgiye ulaşmak değil, bilgi üretmek de bir değer olarak içselleştirilmelidir.

  12. Okul kültürünün gelişmesine ve yerleşmesine alt yapı oluşturacak kurumsal kimlik ve kurumsal hafızanın yapılandırılması ve geliştirilmesi gerekmektedir.

  13. Meslekî teknik ortaöğretim kurumlarının toplumda cazip hâle getirilmeleri ve bir statü elde etmeleri için gerekli önlemler alınmalıdır.

  14. Evrensel olabilmek için önce kendi değerlerini benimseyen bireylerin yetiştirilmesi gerekmektedir. Bunun için değer temelli eğitim ortamları ve programları hazırlanmalıdır.

  15. Oluşturulan okul kültürü farklı değer ve inançlara sahip okul paydaşlarının söz konusu farklılıklarını ortak değerler düzleminde birleştirecek yapıda olmalıdır.

  16. Okul kültürünün geliştirilmesi için görüşme, gözlem, anket sonuçlarına göre gerekli tedbirler alınmalıdır.

  17. Kurum kültürü ile hareket edilip düşünsel anlamdaki farklılıkların okul dışına bırakılması, okuldaki tecrübeli öğretmenlerin diğer öğretmenlere rehberlik görevi yapmaları gerekmektedir.

  18. Kurum kültürünün oluşması için okul mezuniyet günleri ve programları ayrıca öncelikle her okula ait bir okul marşının yazılarak bestelenmesi ve bu marşın da okulun çeşitli etkinliklerinde söylenmesi, bu sorunun aşılmasına katkı sağlayabilecektir.

  19. Kurum kültürü aşağıdan yukarıya doğru bir yapılanma ile gerçekleşir. Önce okulda görev yapan hizmetli, memur, personel, öğretmen ile başlayıp öğrencilerle devam eden bir süreçtir. Öğrencilerin hem okurken hem de okuldan mezun olduktan sonra okullarına sahip çıkmaları ancak kurum kültürü ile mümkündür. Bu kültürün gelişmesi ve devamının sağlanması için okuldaki öğrencilerin dernekleşmeleri gerekir. Bu okulların özellikle mezunlar derneği ile sosyal hayatta daha aktif olmaları mümkündür. Ayrıca bu sivil toplum örgütlerinin bir araya gelip güçlerini birleştirmeleri ile mensubiyet duygusu artacak, diğer yandan sosyal, ekonomik, mesleki vb. alanlarda büyük atılımlar yapabileceklerdir.

  20. Kurum kültürü oluşmuş kurumların broşür, kitapçık vb. materyallerle tanıtımının yapılması sağlanmalıdır.

  21. Kurumun stratejik planı, paydaşlarla birlikte yapılmalı ve uygulanmalıdır.

  22. Kurum içindeki kişiler arasındaki ilişkilerde aidiyet duyguları geliştirilmelidir.

  23. Kurum içinde bulunan bireyler etkin iletişim becerilerine sahip olmalıdır.

  24. Kurum içinde etkili olan bireyler iyi bir model teşkil etmelidir.

  25. Kurum içerisindeki bireylerin kurum gelişimi için yeterli kişisel donanıma sahip olmalı, kurum kültürünü geliştirmeye dönük çalışanlara üniversitelerle işbirliği içerisinde seminer, kurs, yüksek lisans programı vb. uygulanmalıdır.

  26. Kurumun tanıtımı ve çevreyle etkileşimi sağlanmalıdır.

  27. Kurumda yönetim anlayışı otoriter olmamalı, demokratik bir yönetim anlayışı hakim olmalıdır.

  28. Mevzuat, kurum kültürünü geliştirecek şekilde sadeleştirilmeli, yazılı kurallardan daha çok normlar, teamüller ve gelenekler oluşturulmalı ve okul yönetimlerine inisiyatif bırakılmalıdır.

  29. Toplumda tam demokrasinin gelişebilmesi için öncelikle eğitimcilerin ve öğretmenlerin bu süreçte, liderlik rolü üstlenmesi, öncelikle okulda demokrasinin, demokratik okulun hayata geçirilmesi, demokratik bir okul kültürünün geliştirilmesi gerekir.

  30. Okul yönetim sürecinde esneklik sağlanarak, öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin karar alma sürecine katılımı sağlanmalıdır.

  31. Okuldaki vizyon ve misyon oluşturulurken tüm paydaşların etkin bir katılımı sağlanarak, fikirleri alınmalı, bu vizyon ve misyon ifadeleri demokratik okul kültürünü destekler nitelikte olmalıdır.

  32. Okul yöneticisi, demokratik değer ve özellikleri benimsemiş bir lider olarak, okul toplumu içinde katılımı ve işbirliğini desteklemelidir.

  33. Demokratik okul kültürü oluşturabilmek, bir değişim sürecini gerekli kıldığından, yönetici “değişim yönetimi” konusunda bilgi ve becerilere sahip olmalıdır.

  34. Demokratik okul kültüründe, öğrencilere demokratik eğitim ortamları sunulmalı ve öğrencilerin daha çok sorgulama becerileri geliştirilmelidir. Bu amaçla sınıf içerisinde öğrencilere problem durumları sunulmalıdır; problem çözmeye yönelik etkinlikler yaptırılmalıdır. Bu şekilde sınıftaki demokrasi uygulamalarıyla öğrencilere önemli demokratik değerler kazandırılabilir.

  35. Kurum kültürünün öğelerinden biri olarak törenlerin rutin ve zoraki katılıma dayalı etkinlikler olmaktan çıkarılıp yoğun duygu ve değer paylaşımı yaratacak şekilde düzenlenmesi sağlanmalıdır.

  36. Olumlu bir okul kültürü oluşturmada değer eğitimine, değerlere dayalı ve değerler aracılığıyla yönetime önem verilmelidir.

  37. Demokratik bir sınıf kültürü yaratmak için öğretim etkinliklerinde öğrencilerin, öncelikli olarak eleştirel düşünme, problem çözme, başkalarına karşı saygılı ve hoşgörülü olabilme becerileri geliştirilmeye çalışılmalı; bunun için sınıf ortamında gerekli etkinliklere yer verilmelidir.

  38. Yönetici ve tüm eğitim çalışanlarının lisans üstü eğitimden geçirilmelerinin alt yapısı hazırlanmalı, en azından çalışanlar açısından tezsiz yüksek lisans için ALES’in sınırlayıcılığı ve lisansüstü eğitime başlamalarının mevzuat engelleri kaldırılmalıdır.

  39. Kurum liderliği ve öğretmen liderliği becerilerini geliştirmek üzere, öğretmen ve yönetici yetiştirme programlarının yeniden gözden geçirilmesi, bu bağlamda kurum liderliği, okul liderliği kavram ve anlayışlarının programlara yansıtılması gerekmektedir.

  40. Eğitimin önemli paydaşlarından birisi olan ailenin etkili katılımını sağlamak amacıyla aile eğitim programlarının uygulanması teşvik edilmelidir.

  41. Okulda tüm personel öğrenen okul ortamının oluşmasına katkıda bulunmalıdır.

  42. Mesleki ve teknik liselerde meslek ve genel kültür dersleri öğretmenleri arasında var olan ücret farklılıkları ortadan kaldırılmalıdır.

  43. Okulun yapısı, işleyişi, etkinlikleri vb. her konuda ilgili paydaşların bilgilendirilmeleri ve katılımları önemlidir.

  44. Okul kültürü demokrasi kültürü anlayışıyla yönetici ve öğretmenlerin ve diğer paydaşların katılımıyla gerçekleştirilmelidir. Her toplum, geliştireceği eğitim politikası içinde kültürel çerçevesini çizebilmelidir. Türk toplumuna özgü bir okul kültürü oluşturmak toplumun varlığını korumasında önemlidir.

  45. Okullarımızda, görev, yetki ve sorumluluklar net olarak belli değildir. Denetleme mekanizmasının çok iyi kurulması gerekir. Performans değerlendirmelerinin ve mesleki yeterliklerin okuldan başlayarak belirlenmesi, görev, yetki ve sorumlulukların yeniden düzenlenmesi ve tüm hiyerarşik yapıya uyarlanması gerekir.

  46. Değerlendirme performansa dayalı değildir. Okullardaki ölçme, değerlendirme ve ödüllendirme sistemi gözden geçirilerek yeniden kurgulanmalıdır. Cezalandırmadan çok ödüllendirme teşvik edilmelidir.

  47. Okullarda kültür çatışması yaşanmaktadır. Farklı mesleki dal ve sosyoekonomik düzeylerdeki öğrencilerin birbirleri üzerinde baskı unsur olmalarını önleyici tedbirler alınmalı okulun kurum kültürünün oluşturulmasında bu hususlar göz önünde bulundurulmalıdır.



OKUL LİDERLİĞİ

A-MEVCUT DURUM

Liderlik en yalın anlamıyla çevresini etkileme sanatıdır. Okul yöneticilerinden, vizyona dönük liderlik, kültürel liderlik, dönüşümcü liderlik, teknolojik liderlik, öğretimsel liderlik, etik liderlik, karizmatik liderlik, entelektüel liderlik, hizmetkâr liderlik gibi birçok liderlik rolleri beklenmektedir.

Çağdaş yönetim anlayışında okul yöneticilerinden okul liderleri olmaları beklenmektedir. Yönetmelikte okulu, okul müdürü okul kurullarıyla birlikte yönetir şeklinde ifade edilmektedir.

Okul liderliği konusunda sayısız araştırmalar yapılmıştır. Her ülke kendi eğitim sistemi içerisinde en etkili okul liderliğinin oluşturulması için çeşitli yöntemler geliştirmiştir. Nedeni ise okulların etkili bir liderlik sayesinde kendilerinden beklenen çıktıları en üst seviyede gerçekleştirebilmeleri gerçeğidir. Çağın gereklerine uygun insanların yetiştirilebilmesi için okulların en iyi şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Ülkemizde de değişik zamanlarda yapılan çalışmalarla okul liderliği konusu masaya yatırılmış ve birçok sorunlar tespit edilerek çözüm önerileri ortaya konmuştur. En son bakanlığımız Nisan 2009’da “okul Liderliğinin Geliştirilmesi Konferansında” aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir.

1   2   3   4   5   6   7   8   9   10

Similar:

2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre iconTürkiye, Eurostat verilerine göre, 2009 yılı işsizlik oranları sıralamasında dünyada işsizlik oranının en yüksek olduğu beşinci ülkedir

2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre iconKutsal Kitap verilerine göre “Evreni ve onu süsleyen bütün şeyleri yarattıktan sonra, Tanrı insanı yarattı ve ona belirli yasalara göre ve toplum içinde

2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre icon2009-2010 akademik yılında Fakülte ve Yüksekokullarımıza ilk defa kayıt yaptıran öğrencilerimizin işlemleri “Bahçeşehir Üniversitesi 2009 Ek Kontenjan Kayıt Kılavuzu”nda belirtilen esaslara göre yapılacaktır

2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre icon“Dünyâ’nın daha önce geçtiği bir noktaya ilk defâ geldiği ana kadar sürecek bir zaman olmalı bu ” Bilimin verilerine göre, Big Bang

2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre iconDünya Sağlık Örgütünün verilerine göre; ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği (öğretilebilir) olarak adlandırılan ve ciddi biçimde konuşma ve dil gelişimi

2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre iconKod: Olasılık ve İstatistik 2009

2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre iconOECD'nin verilerine göre 2005 yılında örgütün 30 üyesi 747 milyar dolar FDI çekerken, bu rakam 2006'da yüzde 22'lik artışla 910 milyar dolara tırmandı. OECD

2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre icon7. İSTATİSTİK GÜNLERİ: 28 – 30 HAZİRAN 2010

2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre iconM.Ö. 3000 yillarinda kurulan Troya M.Ö. 2500 yillarinda depremle yikilmistir. Bundan öncede yörede eski yerlesim yerlerinin bulundugu bilinmektedir. 1, Troya'dan

2009-2010 yıllarında MEB istatistik verilerine göre icon22 EKİM 2000 NÜFUS TESPİTİ 21 OCAK 2009 TARİHİNDE T.İSTATİSTİK

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page