2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI




Indir 365.17 Kb.
Title2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI
Page1/6
Date conversion28.02.2013
Size365.17 Kb.
TypePlani
Sourcehttp://www.simyaci.biz/zaki/yp/11.yp.doc
  1   2   3   4   5   6

OLTU LİSESİ

2011–2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI


AY

HAFTA

SAAT

KONULAR

KAZANIMLAR

ETKİNLİKLER

AÇIKLAMALAR

ÖĞRENME-ÖĞRETME YÖNTEM VE

TEKNİKLERİ

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ ARAÇ VE GEREÇLERİ

















KİMYASAL REAKSİYONLAR VE ENERJİ










EYLÜL

3

2

    1. SİSTEMLER VE ENERJİ TÜRLERİ

      1. Sistem ve Ortam

      2. İç Enerji

      3. Isı ve İş

Müfredat Programının Tanıtılması

  1. Sistemler ve enerji türleri ile ilgili olarak öğrenciler;

    1. Sistem ve ortam arasındaki ilişkinin önemini fark eder.

    2. Sistemleri, ısı alış-verişi, sıcaklık, basınç ve hacim değişkenlerine göre sınıflandırır.

    3. Bir sistemin iç enerjisini atom/molekül temelinde açıklar.

    4. Sabit hacimli ve sabit basınçlı sistemlerde, iç enerji değişimini ısı alış- verişi ve mekanik enerji ile ilişkilendirir.

  • Buzun erimesi, derişik H2SO4 çözeltisinin seyrelmesi gibi maddesel değişimlerde ısı-iç enerji dönüşümü irdelenir. Bu irdelemeler sırasında, sistem ve ortam kavramları kullanılarak anlamlarının derinleşmesi sağlanır. İncelenen makro düzeyde değişimlerin gerçekleştiği sistemler ve ortamlar sorgulanarak ele alınan sistemlerin açık-kapalı, izole-izotermal, sabit hacimli-sabit basınçlı olma nitelikleri gözden geçirilir.

Ekzotermik ve endotermik değişimlerde, alınan veya verilen ısının sistemde nasıl depolandığı sorgulaması üzerinden, iç enerjiye katkıda bulunan mikro düzeyde enerji türleri tartışılır. Bu tartışmada, tek atomlu asal gazlar ve 2, 3, 4 atomlu çizgisel ve açılı moleküller için mikro düzeyde enerji türleri irdelenir (1.1-1.3).

  • Sabit hacimde ve sabit basınçta gerçekleşen basit fiziksel değişim örnekleri üzerinden mekanik iş kavramı anlamlandırılır. Bu değişimlerde sisteme giren veya sistemde çıkan ısının dönüştüğü enerji türleri irdelenir. Her iki hâl için, ısı alış-verişi ile mekanik iş ve iç enerji değişimi arasındaki matematik ilişkiler türetilir. Farklı değişim örneklerinde bu ilişkilerden hangisinin geçerli olacağı konusunda yönlendirilmiş bir beyin fırtınası yapılır. Qp ≠ Qv ilişkisinin nedeni irdelenir (1.4).

[!] 1.1; 1.2İzole sistem” kavramı, mutlak anlamda yasaklanmış bir ısı alış-verişi gibi algılanmamalı, böyle sistemlerin tanımı, olayın gerçekleştiği süre içinde ortamla ısı alış-verişinin ihmal edilebilir düzeyde olması temelinde verilmelidir.

[!] 1.2 Açık, kapalı, izotermal, izole, sabit basınçlı ve sabit hacimli sistem kavramları örneklerle tanıtılacaktır.

[!] 1.3 İç enerjiye katkı yapan enerji türlerinden, moleküllerin öteleme, titreşim, dönme ve potansiyel enerjileri ile atomların çekirdek ve elektronik enerjileri irdelenecek; ısı-iç enerji dönüşümünün olduğu sabit hacimdeki değişimlere örnekler verilecektir.

[!] 1.4 Isı değişimi, iç enerji değişimi ve mekanik iş sembolleri tanıtılıp,

Qv = ∆U

QP = ∆U + w

Qp ≠ Qv

ilişkileri, uygun örnekler üzerinden verilir.

Anlatım

Soru-Cevap

Beyin Fırtınası

Buluş yoluyla öğretim

Sunuş yoluyla öğretim

Kavram Haritası

Ders kitabı: Ortaöğretim Kimya 11 (MEGA Yay.)

MEB tarafından önerilen kitaplar

Yaprak testler

Bilgisayar

CD (animasyon ve video)

Projeksiyon




4

2

      1. Termodinamiğin I. Kanunu




    1. SİSTEMLERDE ENTALPİ DEĞİŞİMİ

      1. Entalpi

      2. Standart Oluşum Entalpileri

    1. Termodinamiğin 1. kanununu ifade eder.

    2. Termodinamiğin günlük hayattaki uygulama alanlarına örnekler verir.

  1. Sistemlerde entalpi değişimi ile ilgili olarak öğrenciler;

    1. Entalpi değişimini (∆H), reaksiyon ısısı (Qp) ile açıklar.

    2. Reaksiyon entalpi değişimlerini “standart oluşum entalpi değişimleri” ile ilişkilendirir.

  • Kimyasal değişimlerin maddeyi oluşturan atom ve moleküllerin diziliş ve düzeninin değişimi ile gerçekleştiği, her hareketin bir enerji alış-verişi ile birlikte yürüdüğü, bu bakımdan kimyasal değişmelerde de enerji alındığı veya verildiği gerçeğine örnek olarak,

C + ½ O2  CO + Q1; CO + ½ O2  CO2 + Q2

Mg(k) + ½ O2 (g)  MgO + h 3/2 O2(g) + h  O3(g)

  • gibi reaksiyonlar kullanılabilir. Bu reaksiyonlara eşlik eden enerji değişimleri vurgulanarak termodinamik bilim dalı, uğraş alanları üzerinden tanımlanır (1.4; 1.6).

  • Bir silindir içine kapatılmış 1 mol gazın sıcaklığını 1 oC artırmak için, gaz hacmi sabitken (piston hareketsiz) verilmesi gereken ısının, gaz basıncı sabitken (piston sürtünmesiz hareketli) verilmesi gereken ısıdan farklı olmasının nedenleri sorgulanır. Sabit hacimde verilen ısının iç enerji değişimine eşit olup olmadığı tartışıldıktan sonra, sabit basınçta (piston hareketli iken) verilen ısının (Qp) entalpi ile ilişkisi irdelenir.

Isı alış-verişinin mekanik iş alış-verişi ile sonuçlandığı değişimlerde Qp’nin ∆H’a eşit olduğu belirtilir (2.1).

  • Yaygın maddelerin oluşum entalpileri çizelgesi incelenerek ∆Hof değerlerinin işaretleri, oluşum tepkimelerinin ekzotermik-endotermik oluşu ile ilişkilendirilir.

Basit tepkimelere ilişkin entalpi değişimlerinin oluşum entalpileri ile hesaplanmasına dair ∆H = (∆Hof ürünler - ∆Hof girenler) bağıntısı kullanılarak örnek problemler çözülür (2.2).

[!] 1.4; 1.5 Q ve w niceliklerinin (+), (-) işaretlenmesi ile sisteme giriş-sistemden çıkış arasındaki ilişki verilir; QP = ∆U + w bağıntısının, işaretleme sistemi kullanımını gerektiren uygulamaları ile ilgili örnekler çözülür.

)* 1.4; 1.5 “Madde-enerji dönüşümü”, ısı-mekanik enerji-iç enerji değişimi üçlüsü dışındaki enerji dönüşümlerine ve mekanik işin hesaplanmasında kullanılan w = P.∆V bağıntısına girilmeyecektir.

[!] 1.6 Termodinamiğin buharlı makinenin gelişimi ve sanayi devrimi ile tarihsel ilişkilerini konu edinen bir okuma metni verilebilir.

)* 2.1 Mutlak entalpi kavramına girilmeyecek, mekanik iş hesabı kapsam dışı tutulacak,

∆H = ∆U + P.∆V bağıntısı yerine

∆H = ∆U + w bağıntısı kullanılacaktır.

[!] 2.1 Elementlerin standart koşullardaki oluşum entalpilerinin ‘0’ kabul edildiği belirtilir. Standart şartlarda birden çok allotropu olan elementlerin en kararlı allotropları esas alınır.

[!] 2.2 Standart şartlar ve normal şartlar kavramlarının anlamları verilir.

[!] 2.2 H2O, CO2 gibi bileşiklerin, standart koşullardaki elementlerinden elde edilişlerine ilişkin tepkimelerdeki entalpi değişimleri, bu bileşiklerin oluşum entalpileri olarak tanımlanır.

Anlatım

Soru-Cevap

Problem çözme Sunuş yoluyla öğretim




EKİM

1

2

      1. Hess Kanunu

      2. Bağ Enerjileri




    1. Bir reaksiyonun entalpi değişimini, ara basamakların entalpi değişimleri ile ilişkilendirir.

    2. Kimyasal reaksiyondaki entalpi değişimi ile bağ enerjileri arasında ilişki kurar.

  • Çok basamaklı örnek tepkimelerin her basamağına ilişkin ∆H değerleri, toplu reaksiyonun ∆H değeri ile karşılaştırılır. Buradan, ∆H = ∆H1 + ∆H2 + ∆H3 + … bağıntısı türetilir. Hess kanunun sözlü ifadesi irdelenir. Örnek tepkimeler üzerinde,

∆H = ∆H1 + ∆H2 + ∆H3 + …

bağıntısının uygulamasına ilişkin problemler çözülür.

Kömür ve petrol gibi fosil yakıtların, tam yanma için gerekli eşdeğer miktardan az hava ile yakılmasının neden akılcı olmayacağı, Hess kanunu bağlamında tartışılır (2.3).

  • Yaygın ve basit bileşiklerdeki ortalama bağ enerjilerini veren tablolardan yararlanılarak kimyasal reaksiyonda alınan ya da verilen ısı hesaplanır. Reaksiyon entalpi değişimleri ile bağ enerjilerini ilişkilendiren örnek problemler çözülür (2.4).

[!] 2.4 Bağ enerjileri, “1 mol bağı standart şartlarda kırmak için gerekli enerji” şeklinde tanımlandığı için, “bağ kırılma entalpisi” adı ile de verilebilir. Bu büyüklük reaksiyon entalpisi hesabında kullanılırken, girenlerin bağ entalpileri toplamından ürünlerin bağ entalpileri toplamını çıkarmak gerektiği unutulmamalıdır.

??? 2.4 Bağ enerjilerinden reaksiyon entalpileri hesaplanırken, standart oluşum entalpilerinin kullanımından kaynaklanan bir alışkanlıkla, ürünlerin bağ enerjileri toplamından girenlerinkini çıkarma yanılgısı oldukça yaygındır. Bağ enerjisinin tanımı ile ilgili olan bu yanılgı, ekzotermik olduğu bilinen örnek tepkimeler üzerinde entalpi değişimi hesaplanarak giderilebilir.

Anlatım

Soru-Cevap

Problem çözme Sunuş yoluyla öğretim




EKİM

2

2

    1. İSTEMLİLİK

      1. İstemli ve İstemsiz Değişmeler

      2. Entropi

  1. Değişimlerde istemlilik ile ilgili olarak öğrenciler;

    1. İstemli/istemsiz değişim kavramlarını irdeler.

    2. İstemli değişimlerde minimum enerjiye yöneliş eğilimini örnekler üzerinde gösterir.

    3. Minimum enerji eğilimine uymayan istemli değişimlere örnekler verir.

    4. Entropi kavramını, “kullanılamayan termal enerji” ve “olasılık” temelinde açıklar.

    5. Entropi değişimleri (∆S) ile istemlilik arasında ilişki kurar.

  • İstemlilik ve istemsizlik kavramları, tek yönlü basit tepkimelerde, ok yönündeki olayın kendiliğinden yürümesi; ters yöndeki olayın özel önlemler alınmadıkça meydana gelmemesi temelinde tartışılır (3.1).

  • İstemli tepkimelerin çoğu zaman ekzotermik olduğunu gösteren örnekler gözden geçirilir. Olayın ekzotermik oluşu ile sistemin iç enerji değişimi arasındaki ilişki irdelenir. İstemlilik ile minimum enerjiye yönelme eğilimi arasındaki paralellik, incelenen örnek tepkimelerle keşfedilir (3.2).

  • İstemli olduğu deneyimlerle bilinen endotermik tepkime örnekleri incelenir. Bu tepkimelerde iç enerjinin değişim yönü tartışılır. Böyle olaylarda minimum enerji eğiliminden daha etkili bir başka eğilim olması gerektiği sonucuna götürecek yönlendirilmiş bir tartışma açılır (3.3).

  • İki nuçe erlenmayerine konulmuş, biri kaynama sıcaklığında tutulan, diğeri oda sıcaklığında, eşit kütleli iki su örneğinden oluşan sistemlerin buhar çıkış uçlarına birer rüzgârgülü tutularak hangisinden mekanik iş elde edildiği tartışılır. Kullanılamayan termal enerji (işe dönüşmeyen ısı enerjisi) kavramının anlamı, bu deney üzerinden irdelenir. Mekanik iş elde edilebilen düzenekte, iş elde edilirken kullanılabilir/kullanılamayan termal enerjinin artması-eksilmesi irdelenir. İstemli olaylarda kullanılamayan enerjinin değişme eğilimi tartışılır. Entropi, “kullanılamayan termal enerjinin ölçüsü” olarak tanımlanır.

Entropinin olasılık temelinde sezilmesi için, bir bardak suya bir damla mürekkep damlatılarak mürekkebin su içinde dağılımı gözlemlenir. Mürekkebin neden dağıldığı, mürekkep moleküllerinin farklı konumlarda bulunma olasılıklarının artması temelinde tartışılır. Dağılan mürekkebin kendiliğinden (istemli olarak) yeniden damla boyutuna dönüp dönmeyeceği irdelenir. Bu etkinlik üzerinden, entropinin olasılık temelinde de ifade edilebileceği sonucuna varılır.

İstemli olaylarda entropinin artacağı (∆S > 0) sonucuna götürecek bir beyin fırtınası yapılır. Entropinin arttığı istemli olaylara örnekler verilir (3.4; 3.5).

[!] 3.4 Bulunduğu ortamla aynı sıcaklıkta olan bir sistemin termal enerjisinin mekanik işe (faydalı işe) dönüştürülemeyeceği, böyle bir sistemin termal enerjisinin “kullanılamayan termal enerji” olduğu; istemli olaylarda kullanılamayan termal enerjinin genelde arttığı; entropinin, kullanılamayan termal enerjiyi temsil ettiği hususları açıklanır.

Ayrıca, entropinin olasılık temelinde anlamı, düzen ve rastgelelik kavramları üzerinden verilir. Farklı şartlardaki benzer sistemlerin entropileri basit örneklerle karşılaştırılır. (Örneğin; sıcaklık sabitken, 1 mol He’ un sıkışmış ve genleşmiş hâllerinin; sıcaklıkları ve hacimleri eşit farklı miktarlarda He örneklerinin; aynı maddenin sıvı ve gaz hâllerinin vb. entropileri karşılaştırılabilir.)

[!] 3.4; 3.5 Entropi kavramını sadece düzensizlik meyli temelinde vermek, evrendeki doğal olayların olumsuz bir sona doğru gittiği yanılgısını getirebilir. Bu nedenle entropiyi açıklamada, “kullanılamayan enerji yaklaşımı” na yeterli ağırlık verilmelidir.

[!] 3.5 Entropi üzerinden istemlilik irdelemeleri yapılan sistemlerin olabildiğince izole olması önerilir. Örneğin; alçının suda çözünmemesi entropi artışı temelinde tartışılırken, sadece CaSO4 tuzunun entropi değişimini düşünmek yetmez. Çözünme sırasında su moleküllerinin entropi değişimlerini de hesaba katmak gerekir.

Anlatım

Soru-Cevap

Beyin Fırtınası

Buluş yoluyla öğretim

Sunuş yoluyla öğretim

Laboratuvar Destekli Eğitim

Ders kitabı: Ortaöğretim Kimya 11 (MEGA Yay.)

MEB tarafından önerilen kitaplar

Yaprak testler

Bilgisayar

CD (animasyon ve video)

Projeksiyon


Etkinlik 1.1: Erlen, Su, Rüzgârgülü, Spor, Tıpa, Cam boru, Isıtıcı


Etkinlik 1.2: Beher, Mürekkep, Su, Damlalık




3

2

      1. Termodinamiğin II. ve III. Kanunları

      2. Gibss Serbest Enerjisi

      3. Kimyasal Reaksiyonlarda İstemlilik ve Gibss Serbest Enerjisi Arasındaki İlişki

    1. Termodinamiğin 2. ve 3. kanunlarını yorumlar.

    2. Sistemin ve evrenin toplam entropi değişimi üzerinden “Gibbs Serbest Enerjisi” ni tanımlar.

    3. Kimyasal reaksiyonların istemliliğini Gibbs Serbest Enerjisi üzerinden irdeler.

  • Oda ortamına konulan, 00C sıcaklıktaki 1 mol buzun erimesi gibi basit bir olay alınarak sistemin ve ortamın entropi değişimleri hesaplanabilir. Buzun erimesi olayında sistemin entropi değişiminin pozitif, ortamın entropi değişiminin negatif, toplam entropi değişiminin pozitif olduğu gösterilir.

Benzer bir hesaplama, sıcaklığı -200C olan bir odaya konmuş, 0oC da 1 mol sıvı su için tekrarlanır. Evrenin toplam entropi değişiminin bu olayda da pozitif olduğu belirlendikten sonra, termodinamiğin 2. kanununun ifadesi irdelenir.

Mutlak sıfır noktasında, mutlak entropinin ‘sıfır’ oluşu, öteleme hareketlerinin tamamen durması ile ilişkilendirilir. Termodinamiğin 3. kanununun anlamı irdelenir.

Ele alınan örnek olaylarda, sistemin entropi değişimi ∆S ve ortamın entropi değişimi (-∆H/T) ile gösterilip, istemli olaylarda bu iki terim toplamının > 0 olması gerçeğinden, ∆H - T∆S < 0 sonucuna ulaşılır. Buradan Gibbs serbest enerjisi (∆G) tanımına geçilerek istemlilik, ∆G’nin işareti ile ilişkilendirilir. ∆G = 0 olması hâlinin tersinir olaylara (dengeye) karşı geldiği sonucuna götürecek bir tartışma yapılır (3.6; 3.7).

  • Standart mutlak entropiler (S0) bir çizelge hâlinde verilir. Bu çizelge kullanılarak, örnek reaksiyonlar için, ∆S0 değerleri bulunur. Standart oluşum entalpileri (∆H0f) ile hesaplanan reaksiyon ∆Ho değerleri ve ∆S0 ile ∆G0 bulunup bu değerin işareti üzerinden istemlilik- istemsizlik- tersinirlik irdelemesi yapılır (3.8).

[!] 3.6 Termodinamiğin 2. kanunu için, “Her istemli olayda evrenin toplam entropisi artar.” ve “Evren zaman geçtikçe bir denge hâline yaklaşır.” ifadeleri uygundur.

[!] 3.6 Termodinamiğin 3. kanunu bazı mükemmel kristal maddeler için geçerli olmayıp bu maddelerin 0 K sıcaklıktaki mutlak entropileri, sıfırdan büyüktür. Ancak, bu değerlerin sıfır sayılması da fazla bir hata getirmediği için, 3. kanunun, bütün maddeler için geçerli sayılması ciddi bir problem getirmez.

[!] 3.7 Gibbs serbest enerjisi tanımlandıktan sonra, termodinamiğin 2. kanunu için, “Enerji değişimi olmayan hiçbir istemli olayda, entropi azalması olmaz.” anlamında 3. bir ifade de verilir. Gazların karışması, sadece entropi artışı dolayısıyla istemli olay örneği olarak kullanılır. Bu olayda her iki gazın hacminin de büyümesi, moleküllerin dağılma olasılığının artması, bu da entropinin büyümesi şeklinde yorumlanır.

[!] 3.8 ∆G teriminin işareti yanında, mutlak değeri de bir tepkimenin dengeden uzak ve istemli veya dengeye yakın fakat istemli olduğunu irdelemede önemlidir. Örneğin; ∆G0 = -0,5 kJ/mol bulunan bir tepkimenin sağa istemli fakat dengeye yakın olduğu irdelemesi yapılmalıdır.

??? 3.8 Mutlak entalpilerin genelde bilinmez büyüklükler olmasına benzetilerek, mutlak entropilerin de bilinemeyeceği yanılgısı, mutlak entropiler (S0) çizelgesine dikkat çekilerek düzeltilebilir.

[!] 3.8 ∆G = ∆H - T∆S ifadesinde ∆H teriminin alınan verilen ısıyı, T∆S teriminin kullanılamayan termal enerjiyi ifade ettiği belirtilerek, ∆G teriminin neden kullanılabilir (serbest) enerji olduğu irdelenir.

)* 3.8 Mutlak entropilerin nasıl hesaplandığı konusuna girilmez.

)* 3.8 Kimyasal reaksiyonlarda istemlilik tartışmaları, sadece standart şartlarda yapılır.

Anlatım

Soru-Cevap

Beyin Fırtınası

Sunuş yoluyla öğretim

Problem çözme




EKİM

4

1


1

"29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI"



29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet ile ilgili olarak öğrenciler;

    1. Atatürk’ün Cumhuriyet ve Demokrasiye verdiği önemi kavrar.

Cumhuriyetin ilanının Türk Devrim Tarihi’ndeki yerini ve önemini kavrar

  • 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama etkinlikleri: Atatürk'ün Cumhuriyet ve Demokrasiye verdiği önem üzerinde sınıf içi tartışma etkinliği yapılır.

  • Ölçme Değerlendirme: İşlenen konuların kazanımlarıyla ilgili hazırlanacak olan kısa cevaplı ve açık uçlu sorulardan oluşan yazılı sınav yapılır.
























REAKSİYON HIZLARI VE KİMYASAL DENGE










KASIM

1

2

    1. REAKSİYON HIZI

      1. Kimyasal Reaksiyon Hızları

Derişim ve Hız

      1. Anlık ve Ortalama Reaksiyon Hızları

      2. Reaksiyonların Hızlarına Göre Karşılaştırılması

    1. REAKSİYON HIZININ BAĞLI OLDUĞU ETKENLER

      1. Derişimler ve Reaksiyon Hız Bağıntıları

      2. Reaksiyon Sıcaklığının Hıza Etkisi

  1. Reaksiyon hızı kavramı ile ilgili olarak öğrenciler;

    1. Reaksiyonun hızı” kavramını derişim ve zaman temelinde tanımlar.

Reaksiyona giren maddelerin ve ürünlerin derişimlerinin zamanla değişimini irdeler.

    1. Reaksiyon hızının anlık değeri ile ortalama değerini ayırt eder.

    2. Hızlı ve yavaş reaksiyonlara örnekler verir.

  1. Reaksiyon hızının bağlı olduğu etkenler ile ilgili olarak öğrenciler;

    1. Tek basamaklı reaksiyonlarda hızı, girenlerin derişimleri cinsinden ifade eder.

    2. Çok basamaklı tepkimelerde hız belirleyici basamağı seçer.

    3. Reaksiyon mertebesi ve molekülerite kavramlarını ayırt eder.

    4. Reaksiyon sıcaklığının hızı nasıl ve neden etkilediğini açıklar.

    5. Aktifleşme enerjisini (Ea) girenlerin ve ürünlerin potansiyel (iç) enerjileri ile ilişkilendirir.

  • H2(g)+ I2(g) → 2HI(g) gibi kapalı kapta ve gaz fazında gerçekleşen bir tepkimenin başlangıç anından itibaren, tepkimeye giren maddelerin derişimlerinin zamanla nasıl değişeceği irdelenir. Birim zamanda tepkimeye girecek molekül sayısının nelere bağlı olduğu tartışılarak girenlerin ve ürünün saniyedeki derişim değişimi, “reaksiyon hızı” olarak adlandırılır.

  • Girenlerin ve ürünlerin derişimlerinin zamana karşı grafiklerinden, reaksiyon hızının zamanla değiştiği sonucuna gidilerek anlık hız ve ortalama hız tanımlanır. Belli reaksiyonlara ait konsantrasyon- zaman verilerinden, farklı zaman aralıkları için ortalama hız hesapları yapılır. Ortalama hızın zamanla azaldığı hesap sonuçları ile doğrulanır (1.1- 1.3).

  • Doğal gazın (başlıca CH4) yanması, nötrleşme, oto hava yastıklarındaki azotürlerin bozulması gibi hızlı ve demirin paslanması gibi yavaş tepkime örneklerinin hızları karşılaştırılır (1.4).

  • 2NO2(g)  N2O4(g) gibi bir gaz fazı tepkimesi için Hız= k [NO2]2, H2(g) + I2(g)  2HI(g) tepkimesi için de, Hız=k [H2] [I2] ifadelerinin ortak olan yönleri irdelenir. Tepkimeye giren türlerin derişiminin tepkime hızını nasıl etkileyeceğine ilişkin sözlü bir kural ifadesinin nasıl yazılabileceği tartışılır.

Tepkime boyunca derişimi sabit kalan katı ve sıvı maddelerin tepkimelerine örnekler verilir. Bu tepkimelerde sabit olan derişimin hız ifadesinde yer alıp almayacağı, yönlendirilmiş bir tartışma ile sorgulanır. Yazılan hız ifadelerinde k sabitinin birimi belirlenir (2.1).

  • 2NO(g) + Br2(g)  2NOBr(g) tepkimesinin ara basamakları, bağıl hızlarıyla birlikte verilip hız belirleyici basamağın hangisi olacağı tartışılır. Yan yana dizilmiş insanların elden ele tuğla taşıması gibi bir benzetim kullanılarak hız belirleyici basamak fikri içselleştirilir.

Toplam tepkime denklemleri üzerinden “molekülerite”, hız belirleyici basamak üzerinden de “reaksiyon mertebesi” kavramlarının anlamları irdelenerek bu iki kavram arasındaki fark tartışılır. Reaksiyon mertebesi ile moleküleritenin aynı olup olmadığını ortaya koymak için deneysel verilerek kullanılarak uygulamalar yapılır (2.2; 2.3).

  • Gaz çıkışı veya renk değişimi temelli bir tepkime kullanılarak sıcaklık-reaksiyon hızı ilişkisi deneysel olarak gözlemlenir. İki tür arasında bir tepkime olması için esnek olmayan (yüksek enerjili) bir çarpışma gerektiği varsayımından çıkılarak etkin çarpışmalarla sıcaklık arasındaki ilişki tartışılır. Esnek olmayan bir çarpışmanın sonucunda oluşan kısa ömürlü tür, “aktiflenmiş kompleks” olarak adlandırılır. Giren maddelerin ve ürünlerin toplam potansiyel enerjilerini, aktiflenmiş kompleksin potansiyel enerjisi ile karşılaştırmada kullanılan potansiyel enerji değişim grafikleri çizilip sıcaklığın moleküler düzeydeki anlamı ve hıza etkisi, bu grafik üzerinden açıklanır.

Bir denge reaksiyonu örnek alınarak, r = k.Cn ile verilen genel hız denkleminde, hangi terimin sıcaklıktan etkileniyor olabileceği tartışılır. Her reaksiyon için k parametresinin sıcaklık arttıkça büyüdüğü sonucuna götürecek yönlendirilmiş bir tartışma yapılır. Tersinir tepkimelerde ileri ve geri reaksiyonların Ea değerleri grafik üzerinde gösterilir. Her iki yöndeki reaksiyonların hızı ile Ea değerleri arasındaki ilişkisi tartışılır.

EK-2.1’de verilene benzer tepkimeler üzerinden, reaksiyon hızı ile aktifleşme enerjisi arasında ilişki kurulur.

Tepkime hızının yeterince büyük olması gereğinin önem kazandığı, NH3 ve SO3 üretimi gibi endüstriyel açıdan önemli reaksiyon örnekleri alınarak bu reaksiyonların neden yüksek sıcaklıklarda gerçekleştirildiği sorgulanır (2.4; 2.5).

[!] 1.1-1.3 Tepkime hızı, birim zamandaki konsantrasyon değişimi şeklinde tanımlanıp derişim- zaman eğrilerinden yararlanılarak, ortalama hız için,

r ort = -c(giren) /t = c(ürün) /t

ve anlık hız için,

r (t) = -dc(giren) /dt = dc(ürün) /dt

eşitlikleri verilir. Ayrıca,

3H2(g) + N2(g) →2NH3(g)

gibi bir tepkimede, farklı türler cinsinden yazılan reaksiyon hızlarının sayısal değerlerinin eşit çıkması bakımından,

r = -dc(H2) /3dt = -dc(N2) /dt = dc(NH3) /2dt

eşitliklerinin mantığı irdelenmelidir.

[!] 1.3 Ortalama tepkime hızı hesabı için, muhtelif tepkimelere ait konsantrasyon- zaman verileri değerlendirilir.

 1.3 Anlık hız tanımlanırken, matematik derslerinde henüz işlenmemiş olan türev ve diferansiyel kavramları kullanılmayacak, “çok küçük bir zaman aralığı için tanımlanan hız” ifadesi, konsantrasyon-zaman grafiğindeki t yatay konumuna denk gelen grafik noktasındaki teğet ile ilişkilendirilecektir.

[!]1.4 Patlama, yanma ve nötrleşme türünden hızlı; paslanma, polimerleşme ve hidroliz gibi yavaş reaksiyonlar için örnekler verilir.


Anlatım

Soru-Cevap

Beyin Fırtınası

Buluş yoluyla öğretim

Sunuş yoluyla öğretim

Problem çözümü

Ders kitabı: Ortaöğretim Kimya 11 (MEGA Yay.)

MEB tarafından önerilen kitaplar

Yaprak testler

Bilgisayar

CD (animasyon ve video)

Projeksiyon

Etkinlik 2.1: Isıtıcı, Cam balon, Fe tozu, %20’likHCl çözeltisi, Mezür, Üçayak, Tel kafes


Etkinlik 2.2: Deney tüpü, Spor, Bağlama parçası, Kıskaç, Isıtıcı, (NH4)2Cr2O7 bileşiği


Etkinlik 2.3: %3’lük H2O2 çözeltisi, 1 g MnO2, 2 adet beher, 2 adet tahta çubuk, Isıtıcı




2

1


1

ATATÜRK’Ü ANMA HAFTASI



Atatürk’ü anma haftasıyla ilgili olarak öğrenciler:

    1. Atatürk’ün örnek kişiliği hakkında bilgi sahibi olur.

    2. Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” özdeyişi ile bilime verdiği önemi kavrar.

    3. Bilimin hızla geliştiği bu çağdaki etki alanı ve önemi açıklar

  • 10 Kasım Atatürk’ü Anma Haftası etkinlikleri: Atatürk'ün okul ve askerlik hayatındaki örnek kişiliğiyle ilgili bilgi verilir.

  • Yine Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” özdeyişinin bilimin hızla geliştiği bu çağdaki etki alanı ve önemi açıklanır.




Anlatım

Soru-Cevap

Buluş yoluyla öğretim

Sunuş yoluyla öğretim

Laboratuvar Destekli Eğitim







3

2

      1. Reaksiyonlarda Kataliz Kullanımı

      2. Homojen Katalizör

      3. Heterojen Katalizör

    1. Katalizörleri işlevleri üzerinden tanımlar ve sınıflandırır.

    2. Katalizörlerin etki mekanizmasını aktivasyon enerjisi ile ilişkilendirir.

    3. Homojen ve heterojen faz reaksiyonlarını hızlandırmak için alınabilir önlemleri irdeler.

  • Katalizörlerin genel tanımı “reaksiyon hızını değiştiren, ancak reaksiyon sonucunda oluşan maddelerin bileşimlerini değiştirmeyen maddeler” şeklinde yapılır. Pozitif ve negatif katalizörlere gerçek örnekler verilir. Geleneksel olarak, negatif katalizörler için “inhibitör” kavramının yaygın olarak kullanıldığı belirtilerek insan metabolizması ile ilgili inhibitör örnekleri verilir. Biyolojik sistemlerde adı geçen enzimlerin işlevleri, “enzimlerin, biyolojik tepkimeleri hızlandıran katalizörler” olduğu sonucuna götürecek şekilde, katalizörlerin işlevleri ile karşılaştırılır (2.6; 2.7).

  • Homojen fazda katalizlenen bir reaksiyon örneği üzerinde mekanizma yazılarak katalizör derişimi arttıkça reaksiyon hızının artacağı sonucuna götürecek bir irdeleme yapılır. Bu amaçla, 2SO2(g) + O2(g)  2SO3(g) tepkimesinde azot oksitlerinin katalizörlüğü örnek alınabilir. Sulu ortamda kullanılan bir homojen faz katalizörünün tepkime hızına etkisi ile ilgili sınıf içi bir etkinlik EK-2.2’de verilmiştir.

CaCO3(k)  CaO(k) + CO2(g) gibi bir heterojen faz tepkimesinde hızlandırma için neler yapılabileceği tartışılır. r = k.Cn bağıntısının hangi hâllerde r=k şekline indirgenebileceği, k ve C büyüklüklerinin nasıl değiştirilebileceği irdelenir. Heterojen faz reaksiyonlarında, k büyüklüğünün tane boyutu (derişimi sabit fazın yüzey alanı) ile ilişkisi sorgulanır. Tane boyutunun heterojen faz tepkime hızına etkisini gözlemlemek için, levha ve talaş hâlinde alüminyumun seyreltik HCl çözeltisi ile tepkimesinde deneysel gaz çıkış hızları karşılaştırılır (2.8).

 2.6 Katalizörlerin sınıflandırılması homojen (reaksiyondaki maddelerle aynı fazda bulunan) ve heterojen (farklı fazda bulunan) olarak yapılır. Bununla birlikte gerçek örnekler sadece homojen katalizör uygulamalarından seçilir. Heterojen kataliz mekanizmasına ve “adsorbsiyon” terimlerinin açıklamasına girilmemelidir.

??? 2.6 Katalizörlerin tepkimelerden değişmeden çıkması, hiç tepkimeye girmeme anlamında yanlış yorumlanabilir ki, uygun örneklerle bu yanılgı önlenmelidir.

[!] 2.6 Pozitif ve negatif katalizörlere gerçek örnekler verilmelidir. Ayrıca biyolojik katalizörleri (enzimler) konu alan bir okuma parçası verilir.
  1   2   3   4   5   6

Add document to your blog or website

Similar:

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI icon2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 12/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI icon2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIFLAR KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI icon2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SINIFLAR KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI icon2011-2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 11. SINIF TC İNKILÂP T. VEATATÜRKÇÜLÜK DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI iconRİZE FINDIKLI MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM MERKEZİ 2011-2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SINIFLAR DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI iconF. M. G. GÜZEL SANATLAR VE SPOR LİSESİ 2010-2011 ÖĞRETİM YILI İNGİLİZCE DERSİ 11 RESİM 11 MÜZİK SINIFLARI ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI icon2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI LİSESİ 11. SINIF KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI icon2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI LİSESİ 10. SINIF KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI icon2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI LİSESİ 12. SINIF KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11/FEN SINIFLARI KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI icon2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI LİSESİ 11. SINIF KİMYA DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page