PLANI DERS PLANI




Indir 68.46 Kb.
TitlePLANI DERS PLANI
Date conversion02.03.2013
Size68.46 Kb.
TypePlani
Sourcehttp://www.biyolojiokulu.net/sitdep/planlar/drspl/9sinif/06-Sitoplazma ve organeller.doc


DERS PLANI



DERS PLANI



Dersin adı

BİYOLOJİ

Sınıf

9

Ünitenin Adı/No

ÜNİTE: I HÜCRE, ORGANİZMA VE METABOLİZMA

Konu

Sitoplazma ve Organeller

Önerilen Süre (Saat)

6

Öğrenci Kazanımları/Hedef ve Davranışlar

1.3.Hücreye ilişkin çalışmaları tarihsel süreç içerisinde değerlendirir

BTTÇ 7. Biyolojinin yaşamın anlaşılmasına sağladığı katkıların farkına varır.

BTTÇ 13. Bilim-teknoloji-toplum-çevre arasındaki ilişkileri anlar.

BTTÇ 15. Bilimsel bilginin oluşturulmasında ve sunumunda modellerden yararlanmanın yeri ve önemini bilir.

BTTÇ 17. Teknolojik gelişim sürecinin sınırlılıklarını, kaynaklarını ve teknolojik uygulamaların olası etkilerini fark eder.

BTTÇ 19. Farklı tarihsel ve kültürel geçmişleri olan insan topluluklarının bilimsel düşüncelerin ve biyoloji biliminin gelişimine yaptıkları katkıları örneklerle açıklar.

BTTÇ 21. Kendi alanlarında dünya çapında üne sahip bilim insanlarına ve bilime katkılarına örnekler verir.

BTTÇ 30. Bilimin ve teknolojinin gelişmesinde önemli bir sürükleyici gücün bireysel, toplumsal ve çevresel ihtiyaçlar olduğunu fark eder.

1.4.Hücre modeli üzerinde hücrenin yapısını ve bu yapıların görevlerini açıklar

Ünite Kavramları ve Sembolleri/Davranış Örüntüsü

| |: Hücre organellerinin görevleri açıklanır.

: Organellerin yapılış (köken) açısından diğer organellere yakınlığı anlatılır.

[!]: Organellerin isimleri üzerinde durulur.

Güvenlik Önlemleri (Varsa):

Mikroskopta hücre incelenirken preparat hazırlamada dikkatli olma. Laboratuvar ortamında dikkatli olma.

Öğretme-Öğrenme-Yöntem ve Teknikleri

Anlatım, Soru – Cevap, Gözlem, Deney , Gösteri, Kavram Haritası, Anahtar Kavram, Tanılayıcı Dallanmış Ağaç Tekniği, Yapılandırılmış Grid Tekniği

Kullanılan Eğitim Teknolojileri Araç ve Gereç Kaynakça

* Öğretmen

* Öğrenci

Biyoloji Ders Kitabı

ÖSS Biyoloji

Biyoloji Atlası

Yaprak Testleri

Saydamlar

TÜBİTAK Yayınları

Öğretme-Öğrenme Etkinlikleri

Sözel-Dilsel




Doğacı




Sosyal-Kişiler Arası




Mantıksal Matematiksel




İçsel-Bireysel




Görsel-Uzaysal

Etkinlik: Bir hücre modeli üzerinde hücrenin kısımları ve organellerini gösterme.

Müziksel-Ritmik




Bedensel-Kinestetik




ÖZET :

2. SITOPLAZMA VE ORGANELLER

Sitoplazma, hücre zarı ile çekirdek zarı arasında bulunan kısımdır. Yapısında %60 - 95 arasında değişen su bu­lunmasına rağmen, ne sıvı ne de katı özellik gösterir. Kolloidal (yumurta akı kıvamında) bir yapıya sahiptir. Sitoplazmanın yapısında organik madde olarak protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, hormon, RNA, ATP ve enzimler bu­lunur, inorganik madde olarak ise su, çeşitli iyonlar, madensel tuzlar, asit ve bazlar yer alır.


Sitoplazma içinde belirli görevler yapmak üzere özelleşmiş yapılara organel denir. Bu organeller; ribozom, en-doplazmik retikulum, golgi aygıtı, lizozom, mitokondri, koful, sentrozom, plastitler şeklinde sıralanabilir.



BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

-     Yetişkin bir insanda yaklaşık 100 trilyon hücre ve 210 kadar hücre çeşiti var.

-     Her saniye yaklaşık 50 milyon hücre ölüyor ve yeniden yapılıyor.

-     İnce bağırsak mukoza hücresinin ömrü 1.4 gün. alyuvar­ların ömrü 120 gün. kemik hücresinin ömrü 25-30 yıldır.

-     Yumurta hücresi, sinir hücreleri, kıl soğancığı hücresi ve ter bezi hücreleri bölünerek sayılarını artıramazlar.

Şimdi sitoplazmadaki organelleri ayrı ayrı inceleye­lim.

RİBOZOM

Prokaryot ve ökaryot hücrelerin tümünde bulunur.

-      Hücrede protein sentezinin yapıldığı zarsız bir organeldir.

Ribozomal RNA (rRNA) ve proteinden oluşur. Hücrenin en küçük organelidir. Ortalama 150 -200 angström çapındadır.

-       Şekilleri oval ya da yuvarlaktır.

-       Sitoplazmada dağınık olarak ya da endoplazmik retikulum ve çekirdek zarı üzerinde yer alırlar. Ay­rıca mitokondri ve kloroplastlarda da bulunurlar.

-       Genellikle endoplazmik retikulum zarları üzerinde bulunan ribozomlar hücre dışına verilecek prote­inlerin, serbest ribozomlar ise hücrenin kendi içinde kullanacağı proteinlerin sentezini yaparlar.

-       Hücrelerde tek tek veya gruplar halinde (poliribo-zom) bulunurlar. Bir hücre aynı proteinden çok sayıda üretmek isterse, bu olayı poliribozomlar sayesinde daha kısa sürede gerçekleştirilebilir. Fazla protein sentezleyen hücrelerde sayıları çoktur.

-     Biri büyük diğeri küçük iki alt birimden meydana gelmiştir.

ENDOPLAZMİK RETİKULUM

-       Alyuvarlar hariç tüm ökaryot hücrelerde bulunur. Hücre içinde çekirdeğin dış zarından başlayarak hücre zarına kadar uzanan ince kanalcık ve kese­ciklerden yapılmış bir zar sistemi oluşturur. Kanal ile keselerin dizilişi ve miktarı hücreden hücreye ve hücrelerin fizyolojik etkinliğine göre değişir.

-       Hücre bölünürken kaybolur, bölünme bitince yeni­den oluşur.

-       Görevi hücre içinde madde dağılımını ve taşın­masını sağlamaktır.

Zarları üzerinde ribozomların bulunup bulunmaması­na göre ikiye ayrılır.

Granüllü endoplazmik retikulum: Zarları üzerinde ribozom taşıyan endoplazmik retikulumdur. Özellikle salgı proteinlerini üreten hücrelerde (örneğin sindirim enzimlerini sentezleyen hücrelerde) fazla miktarda bulunur.

Granülsüz endoplazmik retikulum: Zarları üzerinde ribozom taşımayan endoplazmik retikulumdur. Özel­likle yağ sentezi yapan ve steroit tipte hormon salgı­layan hücrelerde (örneğin eşey hormonu üreten üre­me organı hücrelerinde) fazla miktarda bulunur. Ayrı­ca karaciğer hücrelerinde glikojen depolama ve zehir­li maddeleri etkisiz hale getirme şeklindeki fonksiyon­lara da sahiptir.


GOLGİ AYGITI

-      Olgun alyuvar ve sperm hücreleri hariç tüm ökar-yot hücrelerde bulunur.

Hücrede çekirdeğe yakın bulunan ve üst üste sıra­lanmış yassı keselerden oluşan zarlı bir organeldir.

-       Granülsüz endoplazmik retikuluma benzemekle beraber, ribozomların olmayışı ve keselerin belli bir bölgede grup halinde bulunması nedeniyle farklılık gösterir.

-       Golginin başlıca görevi salgılamadır. Ter ve tü­kürük bezi gibi salgı yapan hücrelerde çok geliş­miştir.

-       Golgi, salgı maddelerinin en son paketlendikleri ve adreslere gönderildikleri bir posta işleme merkezi gibi düşünülebilir.

-       Endoplazmik retikulum ürünleri golgide değişime uğratılır ve daha sonra hücre içinde ulaşacakları bölgeye gönderilir. Örneğin protein ve yağlara kar­bonhidrat eklenerek glikoprotein ve lipoprotein sentezlemesi golgide yapılır. Daha sonra bunlar hücre zarının yapısına katılır. Yani glikoprotein sentezini gerçekleştirdiği için hücre zarının özgül­lüğünü saptamada golginin önemli rolü vardır. Bitkilerde hücre çeperini oluşturan selüloz, hay­vanlarda koruyucu ve nemlendirici olarak görev yapan mukus salgıları golgide üretilir.

Hücre zarının yapımı ve lizozom oluşumunda rol oynar.


LİZOZOM

-       Alyuvarlar hariç tüm hayvansal hücrelerde bulunur. Bitki hücrelerinde lizozom benzeri yapılar vardır.

-       İçlerinde sindirim enzimleri taşıyan, tek katlı zarla çevrili organellerdir.

-       Hücre içi sindiriminde görev yaparlar.

-       Lizozom enzimleri ribozomlarda sentezlenir. Bu enzimler endoplazmik retikulum kanallarına geçe­rek golgi aygıtına taşınır. Burada da bir kesecik içi­ne alınarak (paketlenerek) sitoplazmaya verilir. Yani lizozom oluşumunda ribozom, endoplazmik retikulum ve golgi aygıtının rolü vardır.

-       Lizozomlar içerisinde protein, polisakkarit, lipit ve nükleik asit gibi bileşikleri sindiren 40'dan fazla en­zim bulunur. Lizozom içerisinde inaktif halde bulu­nan bu enzimler, lizozom zarı herhangi bir neden­le parçalanacak olursa sitoplazmaya dağılır ve hücreyi parçalayarak ölümüne neden olurlar.

-       Endositozla hücre içine alınan maddeler lizozom enzimleri tarafından sindirilir. Bu nedenle akyuvar­lar gibi savunma yapan hücrelerde sayıları fazla­dır. Ayrıca karaciğer ve dalak hücrelerinde de bol miktarda bulunurlar.

-       Endositoz sırasında oluşan besin kofulu lizozomla birleşir. Lizozom içindeki sindirim enzimleri, bu ko­ful içindeki besin maddelerini koful zarından geçe­bilecek kadar küçük moleküllere parçalar. Koful içinde kalan sindirim artıkları genellikle ekzositoz ile hücre dışına atılır. Atılamayan artık maddeler ise özellikle sinir, kalp kası ve karaciğer hücreleri­nin sindirim kofulunda birikerek lipofuksin denilen pigmentlerin (yaşlılık pigmenti) oluşmasına neden olur. Yaşlandıkça ellerin üzerinde, omuzlarda ya da yüzde kahverengi lekelerin oluşması bu pig­mentin birikmesindendir.


Lizozomlar hücre içi sindirimin dışında başka fonk­siyonları da gerçekleştirirler. Örneğin ölümden sonra çürümenin çabuklaşması, kurbağa larvasın­da kuyruğun yok olması, yaşlanmış dokular ve hücre kalıntılarının yok edilmesi, spermin yumurta zarını eritmesi, hareketsiz kalan kasların erimesi şeklindeki olaylar lizozomun etkisiyle gerçekleşir.


MİTOKONDRİ

-       Memeli alyuvarları hariç oksijenli solunum yapan tüm ökaryot hücrelerde bulunur.

-       Çapları 0,2 - 5 mikron, uzunlukları ise 3 - 7 mik­ron arasındadır.

-       Genellikle şekli ovalden çubuğa kadar farklılık gösterir. Canlı hücrelerde mitokondrilerin hareket ettiği, şekil ve büyüklüğünün değiştiği gözlenir.

-       Mitokondrilerde oksijenli solunum yapılarak ATP sentezlenir. Bu nedenle hücrenin enerji sant­rali olarak kabul edilirler.

-       Sayıları birkaç tane ile 2000 - 3000 arasında de­ğişir. Kas, karaciğer, sinir gibi enerji gereksinimi fazla olan hücrelerde diğer hücrelere göre daha fazla sayıda bulunurlar.

-       Mitokondriler çift katlı zarla çevrilidir. Dış zar düz, iç zar ise yüzeyi genişletmek amacıyla girintili çıkıntı­lıdır. Bu kıvrımlara krista denir. Kıvrımların arası matriks adı verilen sıvı madde ile doludur. Matriks içinde DNA, RNA, ribozom ve mitokondri içine gi­ren maddeleri parçalayacak enzimler bulunur.

-       Mitokondrilerin hücre çekirdeğinden ayrı 5-10 adet dairesel DNA molekülleri vardır. Bu organellerin DNA molekülü taşımaları, kendi başına bölünme yeteneği kazanmalarını sağlamıştır. Mitokondri DNA'ları sınırlı bilgi taşıdığı için bölünmeleri hücre­nin kontrolünde gerçekleşir.

-       Mitokondriye ait ribozomlar protein sentezleyebilir. Solunumda görevli enzimlerden bazılarının mito­kondri DNA'sı tarafından şifrelendiği, bazılarının ise çekirdek DNA'sının kontrolünde sentezlenip si-toplazmadan sağlandığı kabul edilmektedir.

-       Mitokondrilerin bakteriler gibi kendine özgü çem­ber DNA taşıması ve hücreden kısmen bağımsız işlev görebilmeleri, onların bir zamanlar bağımsız yaşayan organizmalar olduklarına kanıt olarak gösterilmektedir.

Mitokondri DNA sında tamir mekanizması olmadı­ğından, mutasyon hızı çekirdek DNA'sından çok daha fazladır. Bu özellik yaşlanma hızını belirle­yen en önemli faktörlerden birisidir. Çünkü DNA bozulduğunda mitokondriler, hücrelerin ihtiyacı ka­dar enerjiyi üretemez. Bu durumda da hücrede yaşlanma ve ölüm görülür. Ayrıca mitokondri DNA'sı ndaki mutasyonlara bağlı olarak bazı has­talıkların varlığı saptanmıştır ve bunların sayısı da giderek artmaktadır.

-      insanda yumurta hücresi çok sayıda mitokondri içerir. Sperm hücresinin mitokondrileri kuyruk böl­gesinde bulunur ve kuyruk da döllenme sırasında yumurta içine girmez. Yani spermdeki mitokondri­ler zigot oluşumuna katılmaz. Bu nedenle mito­kondri DNA'sında bozukluklar sonucu ortaya çıkan hastalıklar, anne yoluyla gelecek nesillere aktarılır.

Son yıllarda en çok araştırılan konulardan biri, mi­tokondri DNA'sı sayesinde binlerce yıl önceki in­san göç haritalarının çıkarılmasıdır. 2700 yaşında­ki kemiklerden elde edilen mitokondri DNA'ları, gü­nümüz toplumu ile karşılaştırabilmektedir. Mito­kondri DNA'ları, adli antropologlar tarafından ölü­lerde kimlik tespiti amacıyla da kullanılır.

KOFUL

- Daha çok bitki hücreleri ve bir hücreli canlılarda bulunur. Yüksek organizasyonlu hayvan hücrele­rinde de bu organele rastlanabilir.

Hücre zarının sitoplazmaya doğru yaptığı bir kıv­rımdan, endoplazmik retikulumdan, golgi aygıtın­dan ya da çekirdek zarından oluşur. İçi sıvı dolu bir organeldir.


Bitki hücrelerindeki kofullar, hayvan hücrelerine göre daha büyüktür. Bitki hücresi yaşlandıkça ko­ful da büyür.

-      Kofullar hücrenin boşaltımında, beslenmesin­de, madde alışverişinde ve artık maddelerin depolanmasında görev yapar.

Boşaltım kofulu (kontraktil koful) tatlı sularda yaşa­yan bir hücreli canlılarda yoğunluk farkından dola­yı hücreye giren fazla suyu dışarı atar. Sitoplazmanın su dengesini sağlamakta görev yapan kontraktil kofullar, hücrede sürekli olarak bulunan organellerdir.

-       Besin kofulu bazı hayvansal hücrelerde, özellikle bir hücrelilerde fagositoz ve pinositoz sırasında oluşur. Bunlar besinin sindirilmesinden sonra kay­bolduğu için, hücrede gerektiği zaman oluşan ko­fullardır.

-       Bitki hücrelerindeki kofullar, ozmos olayında etkili olurlar. Bazı bitki hücrelerindeki kofullar hücrenin büyük bir kısmını kapsar. Bunların içinde bulunan ve koful öz suyu (hücre öz suyu) denilen sıvı, hüc­renin diri kalmasını sağlar (turgor).

Bitkilerdeki bazı kofullar artık maddelerin depola­nacağı bir ortam oluşturur. Örneğin bitkilerde me­tabolizma sonucu meydana gelen zehirli maddeler inorganik tuzlarla birleştirilir ve kristal halde koful­larda depolanır (depo kofulu).

Kofulların bazılarında bulunan renk maddeleri (pig­mentler) çiçek, yaprak ve meyvelere renk verir.

SENTROZOM

-       Yüksek yapılı bitki hücrelerinde bulunmaz. İlkel bit­kilerde ve olgun alyuvar, sinir, yumurta hücreleri ha­riç hayvan hücrelerinde bulunur.

-       Hücre bölünmesinde görev yapan bir organeldir.

-       Çekirdeğe yakın olarak bulunan bu organel, sentriyol adı verilen birbirine dik iki silindirik cisimden oluşur.

Her bir sentriyol, bir daire üzerinde dizilmiş dokuz adet iplikten (mikrotubul) yapılmış görülür. Bu iplik­lerin her biri, araları matriks ile dolu olan üçer pro­tein iplikçikten oluşmuştur.


Hücre bölünmeye başlarken sentriyoller kendini eşler. Böylece her biri bir çift sentriyole sahip iki sentrozom ortaya çıkar. Bunlar hücrenin zıt kutup­larına göç ederler ve aralarında iğ iplikleri oluşur, iğ ipliklerine de hücre bölünmesi sırasında kromo­zomlar bağlanır.

PLASTİTLER

-   Bitki hücrelerinde bulunur. Hayvanlarda, bakteriler­de, arkebakterilerde ve mantarlarda bulunmaz.

Renklerine ve görevlerine göre; kloroplast, kro-moplast ve lökoplast olmak üzere üç çeşit plastit bulunur.

Kloroplast

-       Klorofil pigmenti içerdikleri için yeşil renkli olan plastitlerdir.

-       Özellikle yapraklarda sayıları fazladır. Ayrıca genç dallarda, olgunlaşmamış sebze ve meyvelerde de kloroplasta rastlanır. Kök hücreleri gibi bazı hücre­lerde bu organel bulunmaz.

-       Bazı ipliksi yeşil alglerde sayıları bir veya iki olma­sına rağmen, ortalama olarak bir hücredeki sayı­ları elli kadardır.

-       Yüksek organizasyonlu bitkilerde 5-10 mikron uzunluğunda olup mercimeğe benzeyen diskler şeklindedirler.

-       Kloroplastlarda fotosentez olayı gerçekleştirilir.

Fotosentez; su ve karbondioksit gibi inorganik maddelerden ışık enerjisi yardımıyla organik mad­de üretilmesidir. Bu olayda klorofil pigmenti saye­sinde ışık enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülür ve oksijen gazı açığa çıkar.



Kloroplast, mitokondri gibi çift katlı zarla çevrelen­miş bir organeldir. Bunların da mitokondriler gibi kendilerine özgü DNA'ları bulunur ve çekirdeğin kontrolünde bölünme özellikleri vardır. Ayrıca ribo­zom içerdikleri için fotosentezde görevli enzimlerin bazılarını sentezleyebilirler. Bu organelin de mito­kondriler gibi bir zamanlar bağımsız yaşayan or­ganizmalar olduğu sanılmaktadır.

Kloroplastın yapısı grana ve stroma olmak üzere iki kısımdan oluşur.

Grana: Kloroplast içinde tilakoit denilen çok sayıda yassı bölmeler ya da lameller bulunur. Tilakoitlerin bir araya gelmesiyle oluşan kümelere granum adı verilir. Granumlar da bir araya gelerek granayı oluşturur.

Granumlar birbirlerine ara lamellerle bağlıdır. Gra­numlar ve ara lameller güneş ışığının en fazla miktar­da emilmesini sağlarlar.


Stroma: Granaların arasını dolduran ve mitokondri matriksine benzeyen renksiz ara maddedir. Stroma içinde; DNA, RNA, ribozom ve fotosentezde görev yapan enzimler bulunur.


Kromoplast

Bitkilere sarı, turuncu ve kırmızı renkleri ka­zandıran plastitlerdir.

Birçok çiçeğe, olgun meyvelere, sonbahar yaprak­larına ve bazı yüksek yapılı bitkilerin köklerine renk verir.


Begonya bitkisinde kromoplast

Kromoplastlara renklerini veren maddelere karo-tenoitler denir. Karotenoitlerin sarı rengi verenleri­ne ksantofil, turuncu rengi verenlerine karoten, kır­mızı rengi verenlerine ise likopen denir. Limon, muz gibi bitkilerde ksantofil; portakal, havuç gibi bitkilerde karoten; domates, kiraz gibi bitkilerde li­kopen bulunur.

Bitkilere renk veren maddeler kromoplast dışında, koful öz suyunda da bulunabilir. Bunların en önemlileri flavonlar ve antokyanlardır. Flavonlar sarı renk veren pigmentlerdir. Antokyanlar ise ko­ful öz suyunun pH derecesine göre renk değiştirir­ler. Örneğin koful öz suyu asidik olduğunda kırmı­zı, bazik olduğundan mavi, nötr olduğunda ise mor rengi verir.

Kromoplastlar, kloroplastların klorofillerini kaybet­mesiyle meydana gelebilir. Bu duruma örnek ola­rak önceden yeşil olan yaprakların sonbahar mev­siminde sararması verilebilir.


Sonbaharda yeşil yaprakların sararmasının nedeni kloroplastların kromoplastlara dönüşmesidir.

Lökoplast

-       Renksiz plastitlerdir.

-       Görevi nişasta, yağ ve protein depolamaktır.

Örneğin patates yumrusunda nişasta, baklagil to­humunda protein, zeytin tohumunda yağ depola-yan lökoplastlar bulunur.

-      Lökoplastlar kök, toprak altı gövdesi ve tohum gibi ışık almayan depo organlarında bulunmasına rağ­men, ışık alırsa kloroplastlara dönüşebilir. Bu du­ruma patates yumrularının ışık altında yeşil renk alması örnek olarak verilebilir.


Bunları Biliyor musunuz?

Dünyanın en kötü kokulu bitkisi Avustralya'nın Sydney kentinde bulunuyor. Yaklaşık 40 yıllık ömrü bo­yunca sadece iki kez çiçek açıyor ve çiçeği birkaç gün canlı kalıyor. Çiçeğin boyu ise 2 metreyi geçiyor.

HÜCRE İSKELETİ

Daha önce belirtildiği gibi hücrenin büyük bir kısmı sudan oluşmaktadır. İçerisinde bu kadar fazla su bu­lunan bir yapının dağılmadan ayakta durabilmesi, hücre içerisindeki iskelet ve tıpkı kaslar gibi hareket eden bir tür sistem sayesinde mümkün olmaktadır. Hücre içerisinde mikrotubuller ve mikroflamentler hücre iskeletini oluşturan ana unsurlardır.

Mikrotubuller: Görünümü içi boş tüpçükleri andı­ran mikrotubuller, hücre iskeletinin en kalın parçaları­dır. Dallanma göstermezler. Mikrotubullerin; hücre şe­killenmesini sağlama, sentriol, sil ve kamçıların yapı­sal elemanlarını oluşturma şeklinde görevleri vardır. Ayrıca hücre bölünmesi sırasında kromozomların ku­tuplara çekilmesini sağlarlar ve sinir hücrelerinde madde iletiminde görev yaparlar.

Mikroflamentler: Mikrotubullerin üçte biri kadar kalınlıkta olan ve ağsı bir yapı gösteren iplikçiklerdir. Aktin adı verilen protein yapılı ipliklerin yan yana gel­mesiyle oluşurlar. Kas hücrelerinin hareketini sağlar­lar ve sitoplazma akıntılarından sorumludurlar.



Ölçme-Değerlendirme

• Bireysel öğrenme etkinliklerine yönelik Ölçme

Değerlendirme

• Grupla öğrenme etkinliklerine yönelik Ölçme

Değerlendirme

• Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler ve ileri düzeyde öğrenme hızında olan öğrenciler için ek Ölçme-Değerlendirme etkinlikleri



Dersin Diğer Derslerle İlişkisi







Planın Uygulanmasına İlişkin Açıklamalar




KISALTMALAR:

BTTÇ: Beceri, anlayış, tutum ve değerlere ilişkin kazanımlar “Bilim-Teknoloji-Toplum-Çevre İlişkileri.

İTD: “İletişim Becerileri, Tutum ve Değerler.

BAS: “Bilimsel Araştırma ve Bilimsel Süreç Becerileri.

[!]: Uyarı, | |: Sınırlamalar, ??? : Kavram Yanılgısı, : Ders İçi İlişkilendirme, : Diğer Derslerle İlişkilendirme



Ders Öğretmeni Okul Müdürü

grup 523


Add document to your blog or website

Similar:

PLANI DERS PLANI iconÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI DERS: KARŞILAŞTIRMALI DİNLER TARİHİ

PLANI DERS PLANI iconDers İçerikleri (Dersin amacı, kapsamı ve haftalık ders planı)

PLANI DERS PLANI iconDers İçerikleri (Dersin amacı, kapsamı ve haftalık ders planı)

PLANI DERS PLANI iconBİR DERS SAATİNE GÖRE HAZIRLANMIŞ ÖRNEK DERS PLANI

PLANI DERS PLANI iconDERS TANITIM FORMU ve YARIYIL DERS PLANI

PLANI DERS PLANI iconDERS : SOSYAL BİLGİLER YILLIK DERS PLANI

PLANI DERS PLANI iconSEKİZ YARIYILLIK DERS PLANI VE DERS İÇERİĞİ

PLANI DERS PLANI iconNazım İmar Planı-Stratejik Plan-Ulaşım Planı

PLANI DERS PLANI iconÖĞRETİM YÖNTEM VE ETKİNLİKLERİ Ders anlatım, soru- yanıt, tartışma ve grup tartışmaları şeklinde verilecektir. DERS PLANI VE İÇERİĞİ

PLANI DERS PLANI icon8 YARIYILLIK DERS PLANI VE DERS İÇERİĞİ

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page