VE YARGITAY UYGULAMASI




Indir 123.38 Kb.
TitleVE YARGITAY UYGULAMASI
Page1/3
Date conversion04.03.2013
Size123.38 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.murathaznedar.av.tr/makale_doc/ek4_anonim_sirket_hisselerinin_haczi.doc
  1   2   3

Mayıs,2003




ANONİM ŞİRKET HİSSELERİNİN HACZİ

VE YARGITAY UYGULAMASI





A- GİRİŞ:

Yasal zorunluluk bulunmamasına rağmen anonim şirket, pay sahipliğini tevsik etmek ya da paylar üzerinde hukuki muamelede bulunmayı kolaylaştır­mak için hisse senedi çıkartabilir.

Hisse senedinde bulunması gerekli olan unsurlar Türk Ticaret Kanunu­nun 413. maddesinde belirtilmiş bulunmaktadır. Buna göre hisse senetlerinde,

- Şirketin Unvanı,

- Esas Sermaye Miktarı,

- Tescil Tarihi,

- Senedin Nevi,

- Senedin İtibari Kıymeti,

belirtilmeli ve senedin şirketi temsile yetkili olanlardan en az ikisi tara­fından imzalanmış bulunması gerekmektedir.

Şayet çıkartılan senet nama yazılı hisse senedi ise o takdirde yukarıda belirtilenlere ilaveten senette hisse senedi sahibinin isim ve ikametgahı ile senet karşılığında ödenmiş olan miktarın da yazılı bulunması zorunludur.

Anonim şirketlerde tedavül şekli bakımından iki türlü hisse senedi bu­lunmaktadır (TTK m. 409):

- Nama yazılı hisse senedi,

- Hamiline yazılı hisse senedi,

Her iki cins senet de kıymetli evrak niteliği taşımakta ve üçüncü şahıslara devredilebilmektedir.

Hamiline yazılı hisse senetlerinin üçüncü şahıslara devri için sadece “teslim” yeterli iken 1, nama yazılı hisse senetlerinin üçüncü şahıslara devri için “ciro” ve “teslim” zorunluluğu bulunmaktadır.

Ancak nama yazılı hisse senetlerine ilişkin devirlerin anonim şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için devir hususunun pay defterine işlenmesi gerekmektedir. 2


B- ANONİM ŞİRKETLERDE HİSSE HACZİ:

1- Hisse Senedi yada İlmuhaber Çıkartmış Olan Anonim Şirketlerde Hisse Senedi Haczi:

a- Halka Açık Olmayan Anonim Şirketlerde Hisse Senedi Haczi:

Bir anonim şirketin nama ya da emre yazılı hisse senedi çıkartmış olması durumunda bu senetlerin ortağın kişisel borçlarından dolayı haczi mümkün bulunmaktadır.

Türk Ticaret Kanunun 145. maddesinin ikinci fıkrasında 3, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerle, anonim şirketlerde alacaklıların, borç­lularına ait bulunan hisse senetlerini haczettirebilecekleri açıkça düzenlenmiş­tir.

Hisse senetlerinin borçluya teslim edilmiş olması durumunda, icra müdü­rünün şirketten borçluya ait hisseler üzerine haciz konulmasını ya da şirket pay defterine haciz hususunun işlenmesini talep etmesi mümkün değildir. Zira hisse senetleri kıymetli evrak niteliği taşımakta olduklarından, İcra ve İflas Kanunun 88. maddesi gereğince fiilen haczedilerek muhafaza altına alınmaları gerek­mektedir.4

Örnek İçtihat:

Anonim şirket tarafından hisse senedi çıkartılmış ise bu senetlerin İİK.nun 88 maddesi gereğince haczedilmesi gerekir. Anonim şirketten haciz konusunda pay defterine şerh verilmesi istenemez.

....... Merci Kararının onanmasını mutazammın 16.11.1995 tarih ve 15782, 16181 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine gereği görüşülüp düşünüldü :

İstanbul 6.İcra Müdürlüğü’nün Bakırköy 4.İcra Müdürlüğü’ne gönderdiği talimat yazısında borçlu Sabit Selim Edes’in Ataköy Turizm ve Ticaret A.Ş. nezdindeki hisse senetlerinin haczi, muhafaza altına alınması ve pay defterine işlenmesi istenilmiştir. Talimat uyarınca Bakırköy 4.İcra Müdürü şirket merke­zine gitmiş, şirket yetkilisi hisse senetlerinin borçluya teslim edildiğini , şir­kette borçluya ait hisse senedi bulunmadı­ğını bildirmiştir. Şirkette borçluya ait hisse senedi bulunmadığından talimat uyarınca hisse senetlerinin haczi ile pay defterine işlenmesi için şirkete müzekkere yazılmıştır.

TTK nun 415. ve 416. maddeleri uyarınca anonim şirketlerin çıkarttıkları hamiline veya nama yazılı hisse senetleri cirosu kabil senetlerdendir. İİK.nun 88/1 maddesi uyarınca bu senetlerin icra müdürlüğünce haczedilip icra daire­sinde muhafaza altına alınması zorunludur. Hisse senetleri bulunamadığına göre icra müdürlüğünce şirkete hisse senetlerinin haczi ile pay defterine işlen­mesi yolunda yazı yazılması doğru değil­dir. Şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değildir.

Şikayetçi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin 16.11.1995 tarih 1995/15782-16181 sayılı onama kararının kaldırılmasına Ba­kırköy 2.İcra Tetkik Mercii’nin 19.09.1995 tarih 1995/1061-1160 sayılı red kararının İİK.nun 366 ve HUMK.nun 48. maddeleri uyarınca BOZULMA­SINA karar verildi.

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 06.02.1996 tarih, E. 1996/1547, K. 1996/1654)


Hisse senetleri borçlunun elinde değil de her hangi bir sebeple (rehin, ve­kalet, vedia vs.) üçüncü şahsın elinde bulunuyor olabilir. Böyle bir durumda senetler, “borçlunun üçüncü şahıs nezdindeki menkul malı” niteliği taşımakta olduklarından İİK.nun 89. maddesinde belirtilen prosedüre göre haczedilmeli­dir.5

Örnek İçtihat:

Hamiline yazılı anonim şirket hisse senedi, borçlu ortağın elinde değil de mülkiyetin devri dışındaki bir sebebe istinaden üçüncü şahsın elinde bu­lunuyorsa, İİK.nun 89. maddesi prosedürü ile haczedilebilir.

Taraflar arasındaki şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda,ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekili ile müdahil banka vekilince temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup, düşünüldü :

Davacı vekili, müvekkil şirkete borcu olan Ömer’in, Tekstilbank’da bu­lunan hisse senetlerini mal beyanında gösterdiğini, hamiline olan bu hisse se­netlerinin banka borçlarına karşılık rehinli olması nedeniyle fiilen haczedile­mediğini, ancak haciz işle­minin tamamlandığını, buna rağmen düzenlenen sıra cetvelinde dikkate alınmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir.

Davalı Deniz vekili; Beyoğlu Üçüncü İcra Müdürlüğü’nün 1995/11962 sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu, hisse senetleri menkul mal hükmünde bulunması nedeniyle fiilen haczi gerekti­ğini, 89/1 maddesi hükmüne göre, yapılan haczin iştirak imkanı vermediğini belirterek, şikayetin reddini istemiştir.

Alacaklı Tütüncüler Bankası A.Ş. vekili; müvekkili Bankanın borçlu aleyhine yaptığı takipte, borçlunun Tekstilbank A.Ş. nezdindeki hisse senetle­rini 15.11.1995 tarihinde haczettirdiğini, Tekstilbank A.Ş.’den gelen cevapta, daha önce bankanın rehni ve İstanbul 4.İcra Müdürlüğü’nün 1995/9132 sayılı dosyasından haciz konuldu­ğunun bildirildiğini, sıra cetvelinin kanuna aykırı düzenlendiğini ileri sürerek, davacı yanında davaya müdahil olarak kabulü ile sıra cetvelinin iptalini istemiştir.

Mercii Hakimliği’nce; anonim şirketlerin TTK.nun 415. ve 416. mad­de­leri uyarınca çıkarttıkları hamiline veya emre yazılı hisse senetlerinin cirosunun kabil olduğu, bu nedenle İİK.nun 88/1.maddesi uyarınca haczi gerek­tiği,İİK.nun 89/1.maddesine göre haczinin mümkün olmadığı, bu şekilde yapı­lan haczin sıra cetvelinde dikkate alınmayacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve müdahale talebinde bulunan alacaklı Tütün­cüler Bankası A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.

Alacaklı Tütüncüler Bankası A.Ş., İcra Müdürlüğünce düzenlenen ve tebliğ edilen sıra cetveline karşı İİK.nun 142. maddesinde öngörülen sürede itirazda bulunmamıştır. Bu nedenle süresinden sonra yapılan müdahale talebi­nin reddi doğru olup, temyiz itirazları yerinde değildir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mülkiyeti borçluya ait olan anonim şir­ketlerce ihraç olunan hamiline hisse senetlerinin İİK.nun 89.maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi tebliği ile haczedilip edilemeyeceği konusundadır.

Anonim şirketlerin hamiline hisse senetleri eğer borçlunun elinde ise, üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi bakımından İİK.nun 88. mad­desi uyarınca fiilen haczolunarak el konulması ve icra dairesince muha­fazası “haczin geçerlilik” koşuludur. Yasanın öngördüğü bu koşula aykırı­lık, haczin hukuki sonuçlar doğurmasına engel olur ve bu arada hacze iştirak imkanını ortadan kaldırır. Ancak alacağı temsil eden (hamiline veya cirosu kabil) bu senetler mülkiyetin devri dışında herhangi bir hukuksal nedenle (re­hin,vekalet,intifa,vedia gibi) borçludan çıkarak üçüncü şahıslar elinde bu­luna­bilir. Bu durumda belirtmek gerekir ki, senetler İİK.nun 89.maddesinde ifade edi­len “borçlunun üçüncü şahıs elindeki menkul malı” niteliğindedir. Yani burada sözü geçen üçüncü şahıs, hamiline veya cirosu kabil senedin borçlusu olmayıp, rehin, vekalet gibi hukuksal ilişkinin tarafı olan üçüncü şahıstır. Bu nedenle örneğin , takip borçlusuna ait olmakla birlikte üçüncü kişide rehinli bulunan hamiline veya cirosu kabil senetlerin İİK.nun 89.maddesinde yazılı merasim yerine getirilerek ( fiili haciz ve el koyma zarureti olmaksızın) hacze­dilebilir. Bu haciz somut olayda mürtehinin rehine dayalı rüçhaniyeti saklı kalmak üzere (İİK.89/II) geçerli hukuksal sonuçlar doğurur ve hacze iştirak imkanı sağlar. Mercii Hakimliği’nce bu yönler gözetilerek şikayetin kabulü ge­rekirken, yazılı gerekçeyle reddedilmesi doğru görülmemiştir.

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle Tütüncüler Bankası A.Ş.’nin temyiz itirazlarının reddine, iki nolu bentte açıklanan açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.1996 gününde oybir­liği ile karar verildi.

(Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 28.11.1996 tarih, E. 1996/6832, K.1996/10663)


b- Halka Açık Anonim Şirketlerde Hisse Senedi Haczi ve Takas­bank:

Halka açık bir anonim şirket hissesinin borçlunun elinde bulunuyor ol­ması durumunda her hangi bir sorun yoktur. Böyle bir durumda icra müdürü yukarıda da belirtildiği üzere İİK m. 88 gereğince senetleri fiilen haczederek muhafaza altına alacaktır.

Ancak çoğu zaman bu tür senetlerin borçlunun elinde değil de, tedavül ya da saklama kolaylığı sebebiyle bir aracı kurum ya da İMKB üyesi bir Banka nezdinde açılmış bir hesapta bulunduğu görülmektedir.

Böyle bir durumda hisse senetlerinin ne şekilde haczedileceği konusunda açıklamalara geçmeden önce konu ile ilgili bir kuruluştan Takasbank’tan söz etmekte fayda bulunmaktadır.

1996 yılında kurulan Takasbank, Türkiye’de menkul kıymetlerin takası, saklanması ve uluslararası standartlarda numaralandırılması ile görevlendiril­miş bir sektör bankası olup, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Merkezi Saklama Kuruluşu” olarak kabul edilmiştir.

Bankalar ya da aracı kurumlar nezdinde bulunan hisse senetleri fiziki ola­rak ilgili kurumun Takasbank’ta açtırmış olduğu hesabında saklanmaktadır. Başka bir deyişle Takasbank , bireysel yatırımcılara yönelik saklama hizmetle­rini İMKB üyeleri (Bankalar, aracı kurumlar vs.) aracılığıyla vermektedir.6

31.05.1997 tarihine kadar saklama hizmetlerinde “müşteri kod numa­rası” sistemi kullanılmakta iken, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından alınan karar gereğince bu tarihten sonra “müşteri ismi” sistemine geçilmiştir.

Bu sistemde aracı kurumlar hesap açtıkları müşterilerine ait kimlik bil­gilerini Takasbank’a bildirmekle yükümlü bulunmaktadırlar. Bu bildirimden sonra, aracı kuruluşun saklama hesabının altındaki numaralı hesap, isme dö­nüştürülmektedir.

Yapılan bu değişiklik ile, hakkında icra takibi yapılan borçluların halka açık bir anonim şirketteki hisselerinin tespiti noktasında büyük kolaylık sağla­mış bulunmaktadır.

Borçlunun halka açık bir anonim şirkete ait hisse senedinin haczi için bu senetlerin saklanmakta olduğu Takasbank’a ya da yatırım hesabının açıldığı ve her türlü alım-satım işlemlerinin yapıldığı İMKB üyesi bulunan Banka yada aracı kuruma İİK m. 89 gereğince haciz ihbarnamesi gönderilmesi yeterli bu­lunmaktadır.7

Örnek İçtihat:

Takas ve Saklama Bankası A.Ş., hisse senetlerini yasal düzenleme ge­reği elinde bulunduran üçüncü şahıs konumunda bulunduğundan 6183 sa­yılı yasanın 79. maddesi gereğince ilgili kurama haciz bildirisi gönderilmekle haczedilebilir.

Davacı vekili borçluya ait hisse senetlerini evvelce haciz ihbarnamesi ile hac­zettirdiklerini, satış taleplerinin geçerli haciz bulunmaması nedeniyle red­dedilmesi üzerine, hisse senetlerinin 08.09.1994 tarihinde fiilen Galata Vergi Dairesi tarafından 19.09.1994 tarihinde haczedildiğini, Vergi Dairesinin haczi­nin fiili haciz olmaması nedeniyle geçersiz bulunduğundan, satış bedelinin garameten paylaştırılmasına ilişkin cetvelin hatalı olduğunu hisse senetlerinin 6183 sayılı Yasanın 77. maddesi yerine 79. maddesi uyarınca haczedilmiş ol­masının , fiili haciz bulunmadığından, hacze iştirak imkanı vermeyeceğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir.

Davalı vekili, mahcuz mallar paraya çevrilmeden önce haciz konulmuş olması nedeniyle 6183 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca satış bedelinin garameten paylaştırılacağını, sıra cetvelinin doğru olduğunu belirterek şikaye­tin reddini savunmuştur.

Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve toplanan delillere göre hisse se­netlerinin menkul hükmünde olup, fiilen haczi gerektiğinden sözedilerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; satışa konu hisse senetleri üzerinde da­valı Vergi Dairesi’nin geçerli bir haczi bulunup bulunmadığı yolundadır. Ga­lata Vergi Dairesinin 13.09.1994 tarihli yazısı ile borçlu Çarmen A.Ş. ne ait hisse senetlerine haciz konulduğu bildirilmiş, bu yazı üzerine de Takas ve Saklama Bankası A.Ş. tarafından borçluya ait hisse senetlerine vergi dairesinin haciz kaydı işlenmiştir.

Mahcuzlar, Takas ve Saklama A.Ş. de bulunan ve borçlu (aracı kurum) Çarmen Menkul Değerler A.Ş. ne ait olan ve borsada işlem görmek üzere üçüncü şahıs anonim ortaklılarca ihraç edilmiş hisse senetleridir. Kural olarak kıymetli evraka bağlanmış ve devri kabil olan mal, alacak ve hakların haczi fiilen el konulması ve muhafazası ile mümkün ise de , haciz ihbarının (yazısı­nın) tebliğ edildiği Takas ve Saklama A.Ş. borçlu olmayıp, mahcuz hisse se­netlerini yasal düzenleme gereğince elinde bulunduran üçüncü şahıs durumun­dadır. Üçüncü şahısların senetlere zilyet bulunması halinde, fiilen senetleri görme ve el koyma zarureti olmaksızın, sadece senetler zikredilerek 6183 sayılı Yasanın 79. maddesi gereğince haciz kararı alınıp, haczin üçüncü şahıslara teb­liği suretiyle haczi mümkündür.

Bu durumda Vergi Dairesinin haczinin satıştan önce olması nedeniyle 6183 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca satış bedelinin garameten taksimi gerektiğinden sıra cetveli usulüne uygun olup, şikayetin reddi gerekirken , ya­zılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

(Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 21.09.1995 tarih, E. 6663, K.7285)


Takasbank nezdinde saklanmakta olan borçluya ait hisse senetleri üze­rinde aracı kuruma ya da üçüncü bir şahsa ait rehin hakkı bulunması, hisse se­nedinin haczini engellememektedir. Böyle bir durumda Takasbank ilgiliye ait hisse senetleri üzerine haczi işleyecek ve durumdan rehin alacaklısını derhal haberdar edecektir.8

Şayet aracı kuruma haciz ihbarnamesi gönderilmek suretiyle hisse senet­leri haczedilmiş ise (yatırım hesabı üzerine haciz konulmak suretiyle), aracı kurum Takasbank’tan hisse senetlerini talep edecek ve bir liste halinde bu se­netleri fiilen icra dairesine teslim edecektir.

Takasbank nezdinde haczedilen hisse senetleri, İcra ve İflas Kanununun uygulanması bakımından borçlunun elinde mi yoksa üçüncü şansın elinde mi haczedilmiş sayılacaktır ?

Konu özellikle istihkak davaları açısından önem arzetmektedir. Zira hisse senetlerinin borçlunun elinde haczedilmiş olduğu kabul edilecek olursa İİK.nun 96. ve 97. maddelerinde belirtilen yasal prosedür uygulanacak, borçlu­nun elinde değil de üçüncü şahsın elinde haczedilmiş olduğu kabul edilecek olursa İİK.nun 99. maddesinde belirtilen prosedür uygulanması gerekecektir.

Borçluya ait hisse senetleri yasa gereği Takas ve Saklama Bankası A.Ş.’de saklanmakta olduğundan bu soruya verilecek yanıt, hisse senetlerinin üçüncü şahısta haczedilmiş sayılamayacağıdır. 9

Örnek İçtihat:

Borçluya ait hisse senetleri yasa gereği borçlu adına Takas ve Saklama A.Ş.’de bulunduğundan , kanun gereği Takas ve Saklama A.Ş. tüm hisse senetlerini bir havuzda topladığından hisse senetleri üçüncü şahısta hacze­dilmiş sayılamaz.

İstihkak iddiasında bulunan S.Y dilekçesinde mezkur mal üzerindeki mülkiyet iddiası ve yapılan hacze itirazı nedeniyle üçüncü şahıs Takas ve Sak­lama A.Ş. nezdinde bulunan mahcuz mallara ilişkin istihkak davası açma yü­kümlülüğünün İİK.nun 99. maddesine göre alacaklıya ait olduğunu ve buna göre işlem yapılmasını talep etmiştir.

Her ne kadar şikayetçi hacizli bulunan Borsa üyesi aracı kurum adına Takas ve Saklama A.Ş.’de bulunan menkullerin kendisine ait olduğunu, malın 3.şahıs Takas ve Saklama A.Ş. nezdinde bulunması sebebiyle istihkak davası açma yükümlülüğünün İİK.nun 99. maddesi hükmüne göre alacaklıya ait bu­lunduğundan buna göre işlem yapılmasını talep etmiş ise de, toplanan deliller­den borçluya ait hisse senetlerinin yasa gereği borçlu adına Takas Saklama A.Ş.’de bulunduğu , kanun gereği Takas Saklama A.Ş.’nin tüm hisse senetle­rini bir havuzda topladığı ve bu nedenle hisse senetlerinin üçüncü şahıs da hac­zedilmiş sayılamayacağı ve icra müdürlüğünce İİK.nun 96 ve 97. maddelerine göre işlem yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı , bu konuda İcra Tetkik Mercii Hakimliği tarafından karar verildiği anlaşılmış olmakla şikayetin red­dine karar verilmesi gerekmiştir.

(İstanbul 8. İcra Tetkik Mercii Hakimliği 19.01.1995 tarih E. 1996/70 K. 1995/44)

  1   2   3

Add document to your blog or website

Similar:

VE YARGITAY UYGULAMASI iconYargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı Yargıtay Birinci Başkan Vekili

VE YARGITAY UYGULAMASI iconMEHMET TİFTİKÇİ (Yargıtay Birinci Başkanlığında Hâkim Olarak Görevli, Yargıtay Bilgi İşlem Merkezinin Sorumlusu)

VE YARGITAY UYGULAMASI icon1 Adet İlân Adalet Bakanlığından 2 Adet İlân Yargıtay Başkanlığından: YARGITAY BAŞKANLIĞI SİCİL AMİRLERİ YÖNETMELİĞİNDE

VE YARGITAY UYGULAMASI iconTeşvik Kanunu Kapsamındaki İllerde Asgari Geçim İndirimi Uygulaması ve Gelir Vergisi Stopaj Teşviki Uygulaması Hakkında Açıklama

VE YARGITAY UYGULAMASI iconT. C. YARGITAY

VE YARGITAY UYGULAMASI iconT. C. YARGITAY

VE YARGITAY UYGULAMASI iconT. C. YARGITAY

VE YARGITAY UYGULAMASI iconT. C. YARGITAY

VE YARGITAY UYGULAMASI iconT. C. YARGITAY

VE YARGITAY UYGULAMASI iconT. C YARGITAY

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page