TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı'na başladı. Bu savaşta, Batı Cephesi'nde Yunanlılarla, Güney Cephesi'nde




Indir 58.16 Kb.
TitleTBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı'na başladı. Bu savaşta, Batı Cephesi'nde Yunanlılarla, Güney Cephesi'nde
Date conversion05.03.2013
Size58.16 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.100yilmustafakemal.k12.tr/portal/images/dosyalar/hyilmaz/istiklal_u3_b1.doc
SAVAŞ DÖNEMİ

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı'na başladı. Bu savaşta, Batı Cephesi'nde Yunanlılarla, Güney Cephesi'nde Ermeni ve Fransızlarla, Doğu Cephesi'nde Ermenilerle savaşıldı.

  1. Doğu Cephesi

Birinci Dünya Savaşı'nda ordumuz Doğu Cephesi'nde Ermenilerle mücadele etmiştir.

Ermeni Ayaklanmalarının Başlaması ve Göç Uygulaması

Ermeniler, 19.yüzyılın sonlarına doğru önce Rusya sonra da İngiltere tarafından desteklendiler.Rusya ve İngiltere,Ermenileri kendi çıkarları için kullandı.

Osmanlı Hükümeti, bölgede yaşayan Türk halkının can ve mal güvenliği ile cephe gerisinin güvenliğini sağlamak için Ermenileri o zaman bir Osmanlı ili olan Suriye'ye göç (tehcir) ettirme kararı aldı (1915) .

Birinci Dünya Savaşı'ndan Sonra Ermeni Meselesi

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Kafkasya'nın güneyinde bir Ermenistan Devleti kuruldu. İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Anlaşması'nın 24. maddesi ile Doğu Anadolu'yu Ermenilere vermeyi planladı. Sevr Antlaşması ile de Doğu Anadolu'da büyük bir Ermeni Devleti kurulması kararlaştırıldı. Bundan cesaret alan Ermeni askerleri ve çeteleri 1920'de Anadolu'ya karşı yeniden saldırıya geçtiler.

Bunun üzerine TBMM Hükümeti bölgede bulunan 15. Kolordu'yu Ermenilere karşı görevlendirme kararı aldı. 15. Kolordu Komutanı Kazım (Karabekir) Paşayı Doğu Cephesi Komutanlığı'na atadı.

15. Kolordu Komutanı Kazım (Karabekir) Paşa Ermenilere uyarıda bulunarak katliamlarına son vermelerini ve zarar gören Müslümanların zararlarının karşılanmasını istedi. Ancak Ermenilerin Rusların da yardımıyla yeni saldırılara girişmeleri Türk ordusunu harekata geçmeye mecbur bıraktı. Ordumuz Sarıkamış ve Kars'ı kurtardı.

Savaş yapmanın çetecilik faaliyetleriyle savunmasız insanları öldürmek kadar kolay olmadığını anlayan Ermeniler barış istediler. İki taraf arasında Gümrü Antlaşması imzalandı (2 Aralık 1920).Bu antlaşma, TBMM Hükümetinin ilk askeri ve siyası başarısıdır. Ermeniler bu antlaşma ile Doğu Anadolu'ya yönelik toprak taleplerinden vazgeçmiştir. Böylece Ermeni sorunu çözülmüştür. Gümrü Antlaşması ile çizilen doğu sınırı daha sonra Sovyetler Birliği ile imzalanan Moskova Antlaşması ile son şeklini almıştır.


2. Güney Cephesi

İngilizler;Musul, Antep, Urfa ve Maraş’ı Fransızlar; Adana,Tarsus,Mersin ve civarını işgal ettiler. işgaller, Türk halkı tarafından protesto edildi.Ancak İngilizlerin işgal altındaki bölgelerde yönetime karışmamaları,milletin onurunu zedeleyecek davranışlarda bulunmamaları nedeniyle İngilizlere karşı silahlı direniş olmadı.İngilizler Paris Barış Konferansı'nda Fransızlarla anlaşma yaparak işgal ettikleri yerleri Fransızlara bıraktılar. Böylece Adana'dan sonra Maraş, Urfa ve Antep de Fransız işgali altına girdi.

Fransızların işgalleri ile olaylar da başladı. Çünkü Fransızlar bu illerde Ermenilerle iş birliği içine girdiler. Beraberlerinde getirdikleri Ermenileri Türklere karşı silahlandırdılar. Fransızların ve onlarla birlikte hareket eden Ermenilerin saldırılarına karşı koymak amacıyla Kuva-yi Milliye birlikleri kuruldu. Sivas Kongresi'nde alınan kararla bölgeye subaylar gönderildi. Türk halkı Antep, Maraş, Adana ve Urfa'da tarihte eşine az rastlanır bir savunma örneği göstererek Fransızları mağlup etti. Antep'te Şahin Bey, Maraş'ta Sütçü İmam kurtuluş mücadelesinin simge isimleri oldular.

TBMM aldığı kararlarla bu şehirlerden Antep'e Gazi, Maraş'a Kahraman, Urfa'ya Şanlı unvanlarını verdi. Güney Cephesi'nde kazanılan başarılar, Fransızlara, Türk topraklarında tutunamayacaklarını gösterdi. Batı Cephesi'nde Sakarya Meydan Savaşı'nın da kazanılması ile Fransızların tutumu tamamen değişti. Sakarya Savaşı'ndan sonra imzalanan Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) ile Fransızlarla savaş durumu sona erdi.

İtalyanlar ise Antalya ve Konya'yı işgal etmişti.TBMM ordularının Batı Cephesi'nde kazandığı zaferler İtalyanları işgal ettikleri bölgelerden çekilmek zorunda bıraktı. İtalyanlar II.İnönü Savaşı'ndan sonra Anadolu'dan çekilmeye başladı. Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra da Anadolu'yu tamamen terk ettiler.


3. Batı Cephesi

Kurtuluş Savaşı'nda Türk milletinin kaderiyle ilgili en büyük savaşlar Batı Cephesi'nde gerçekleşmiştir. Yunanlılarla savaş İzmir'in işgaliyle, 15 Mayıs 1919'da başlamıştır. Yunan işgal kuvvetlerine karşı direnme amacıyla Kuva-yi Milliye birlikleri kuruldu.

TBMM açıldıktan sonra Kuva-yi Milliyenin yerine düzenli ordu kuruldu. Özellikle Batı Cephesi'nde düzenli orduların kurulmasından sonra büyük askeri harekat bu cephede gerçekleşmiştir.

a. Birinci İnönü Savaşı ve Sonuçları (6 -10 Ocak 1921)

Yunan Saldırısının Amaçları

  1. TBMM'ye, Sevr Antlaşması'nı kabul ettirmek ve yeni topraklar kazanmak,

  2. Çerkez Ethem isyanı'ndan faydalanmak, düzenli orduyu daha doğmadan yok etmek,

  3. İstanbul-Bağdat demir yolunun geçtiği Eskişehir’i ele geçirerek ulaşımı kontrol altına almak.

  4. Ankara'ya ulaşarak Milli Mücadele'yi sona erdirmek.

Yunanlılar, Türk ordusu Çerkez Ethem isyanıyla uğraşırken üç koldan saldırıya geçtiler. İnönü yakınlarında yapılan savaşı Türk ordusu kazandı. Yunanlılar geri çekildi. Bundan sonra Çerkez Ethem isyanı da kolayca bastırıldı.

Çerkez Ethem isyanı TBMM'ye karşı yapılan en etkili isyanlardan biridir.

Savaşın Sonuçları :

  1. TBMM'nin kurduğu düzenli ordunun ilk askeri başarısı oldu.

  2. Türk milletinin kendine olan güveni ve kurtuluş ümidi arttı. Halkın TBMM'ye ve düzenli orduya güveni arttı. Askere alım işleri hızlandı.

  3. Çerkez Ethem olayı tamamen sona erdi.

  4. Bu zafer TBMM'nin içte ve dışta itibarını arttırdı.

  5. TBMM bu zaferden sonra Londra Konferansı'na davet edildi.

  6. I. İnönü Savaşı'ndan sonra Afganistan'la dostluk, Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı.

  7. İsmet Bey albaylıktan generalliğe yükseltildi.

Birinci İnönü Savaşı'ndan sonra 1921 Anayasa'sı ilan edilmiş ve İstiklal Marşı kabul edilmiştir.

Londra Konferansı (21 Şubat-12 Mart 1921)

İtilaf Devletlerinin Londra Konferansı'nda amaçları Sevr Antlaşması'nı biraz yumuşatarak Türk tarafına kabul ettirmekti.

Konferansa önce İstanbul Hükümeti çağırılmış dilerse Mustafa Kemal'in de katılabileceği bildirilmişti. TBMM doğrudan çağrılmadıkları sürece konferansa katılmama kararı aldı. Bunun üzerine İtalya'nın aracılığıyla TBMM Hükümeti konferansa davet edildi.

TBMM Londra Konferansı'na katılarak Türk milletinin yasal temsilcisi olduğunu göstermiştir.

Londra Konferansı'na TBMM Hükümeti, İstanbul Hükümeti, İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan katıldı.

Konferans'ın Sonuçları

  1. İtilaf Devletleri TBMM'yi konferansa davet ederek resmen tanımış oldular.

  2. Sevr Antlaşması'nın uygulanamayacağı anlaşıldı.

  3. İtilaf Devletleri tarafından öne sürülen “Türkler barışa yanaşmıyorlar, savaşı uzatıyorlar..." vb. propagandaları etkisiz hale getirildi.

Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)

Rusya I.Dünya Savaşı'nda İtilaf Devletleriyle birlikte savaşmıştı. Ancak 1917'de Rusya'da Bolşevik (komünist) İhtilali çıkmış ve rejim değişmişti. Rusya'daki yeni yönetim savaştan çekilmiş ve savaş sırasında yapılan gizli anlaşmaları açıklamıştı. İtilaf Devletleri de Rusya'ya cephe almışlardır.

I.İnönü Zaferi'nin kazanılmasından Rusya ile yapılan görüşmeler sonucu Moskova Antlaşması imzalandı (16 Mart 1921). Ortak düşmana sahip olmak, iki eski düşman devleti yan yana getirmişti.


Moskova Antlaşması ile;

  1. Doğu sınırımız çizildi.

  2. Sovyet Rusya Misak-ı Milli'yi tanıdı.

  3. İki taraftan birinin tanımadığı devletler arası bir antlaşmayı diğeri de tanımayacaktı. (Sovyet Rusya bu madde ile Sevr'i tanımayacağını ilan etti.)

Antlaşmanın Önemi :

  • Bu antlaşma ile Sovyet Rusya TBMM'yi resmen tanıdı. Böylece iki yeni devlet Osmanlı Devleti'nin ve Çarlık Rusya'sının sona erdiğini kabul etti.

  • Doğu sınırımızda güvenlik sağlandığından, bölgedeki kuvvetler diğer cephelere aktarıldı.

b) İkinci İnönü Savaşı

Yunanlılar, Londra Konferansı'nın başarısız olmasından dolayı yeniden saldırıya geçtiler. Amaçları Londra Konferansı'ndaki tekliflerin TBMM tarafından kabul edilmesini sağlamaktı. Eskişehir ve Kütahya'yı alarak Ankara üzerine yürümeyi amaçladılar.

Taarruza geçen Yunan ordusu İnönü önlerinde bir kez daha yenilerek geri çekildi.

Sonuçları:

  1. Halkın orduya ve TBMM'ye olan güveni arttı.

  2. Mustafa Kemal Paşa, İsmet Beye çektiği telgrafta “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus (kötü) talihini de yendiniz.” dedi.

  3. TBMM'nin Anadolu'daki otoritesi arttı.

Yunanlıları destekleyen devletler arasında, görüş ayrılıkları çıktı. İtalyanlar ve Fransızlar Yunanlıları desteklemekten vazgeçip TBMM ile anlaşma yollarını aramaya başladılar.

İnönü Savaşlarının Milli mücadelede en önemli özelliği, düşmanı oyalayarak saldırı gücünü zayıflatması ve ilerlemelerini engellemesidir.


c) Eskişehir -Kütahya Savaşları

Yunanlılar II.İnönü Savaşı'ndan sonra, Türk ordusunu yenmek için daha fazla asker ve silaha ihtiyaçları olduğunu anladılar. Bu yüzden gerekli hazırlıklarını yaptılar. Türk ordusunun kendisini toparlamasına fırsat vermeden saldırdılar. Eskişehir-Kütahya Savaşları sonunda Türk ordusu Milli Mücadelede ilk ve son yenilgisini aldı.

Sonuçları:

  1. Afyon, Eskişehir-Kütahya Yunanlıların eline geçti.

  2. Türk ordusu daha fazla kayıp vermemek için Sakarya Nehri'nin doğusuna çekildi.

  3. Düzenli ordunun varlığı tartışılmaya başlandı. Kuva-yi Milliye'nin yeniden kurulmasını isteyenler oldu.

  4. TBMM'nin Ankara'dan Kayseri'ye taşınması tartışılmaya başladı.

  5. Mustafa Kemal Paşaya Başkomutanlık yetkisi verildi. Üç aylık bir süre için meclisin bütün yetkileri Mustafa Kemal'de toplandı.

Başkomutanlığın Sonuçları :

  • Başkomutanlık görevi ile, Mustafa Kemal meclise ait yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kendinde toplamış oldu.

Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi öncesi bıraktığı askerlik görevine yeniden döndü.


d) Sakarya Meydan Savaşı

Savaşa Hazırlık

Sakarya Meydan Savaşı için yapılan en önemli hazırlık ordunun ihtiyaçlarının karşılanması için halktan yardım istenmesidir. Bu amaçla “Tekalif-i Milliye” (Milli Yükümlülük Emirleri) yayımlanarak halkın orduya giyecek, yiyecek, ulaşım ve silah bakımından destek olması sağlandı.

Savaş

Kütahya-Eskişehir Savaşlarında elde ettikleri başarıyı devam ettirmek ve Türk ordusuna son darbeyi vurarak Ankara'yı işgal etmek isteyen Yunanlılar yeni bir saldırı başlattılar. Yapılan Sakarya Savaşı yüz kilometrelik bir cephe üzerinde 22 gün 22 gece sürdü. Mustafa Kemal,Sakarya savaşı'nda dünya savaş tarihine geçen meşhur” “Hattı müdafaa yoktur,sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça bırakılamaz. Büyük küçük her birlik, ilk durabildiği noktada tekrar düşmana karşı cephe kurarak çarpışmayı sürdürür. Yanlarındaki birliklerin çekilmek zorunda olduğunu gören birlikler onlara bağlı olamaz. Bulundukları yerde sonuna kadar karşı koyacaklardır.” emrini verdi.

NOT: Mustafa Kemal bu taktikle dünya savaş tarihin de büyük yenilik yapmış, çizgiye bağlı cephe kavramı sona ermiştir.

Türk ordusunun kahramanca direnişi karşısında Yunanlılar yenilerek geri çekildi.

Sonuçları :

Bu zaferin kazanılmasıyla Türklerin 1683 11. Viyana Kuşatması'yla başlayan geri çekilişi son buldu.

  1. Askeri dehasıyla zaferin kazanılmasını sağlayan Mustafa Kemal Paşaya TBMM Mareşallik rütbesi ile Gazilik unvanını verdi (19 Eylül 1921).

  2. Sakarya Meydan Savaşı Türk Kurtuluş Savaşının son savunma savaşı oldu. Türk ordusu taarruz konumuna geçti.

  3. Kars ve Ankara Antlaşmaları'nın imzalanması sağladı.

  4. İtilaf Devletleri, TBMM Hükümeti'ne yeni barış tekliflerinde bulundular. Sevr Antlaşması'nın biraz değiştirilerek sunulan bu teklifler TBMM tarafından kabul edilmedi.


Kars Antlaşması (13 Ekim 1921 )

TBMM Hükümeti Sovyet Rusya ile daha önce Moskova Antlaşması'nı imzalamıştı. Kars Antlaşması ise Sovyet Rusya'ya bağlı Ermenistan. Gürcistan Azerbaycan Cumhuriyetleri arasında imzalandı.Moskova Antlaşması'nın tekrarı özelliği taşıyan Kars Antlaşması ile doğu sınırımız kesin olarak çizildi.

Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921 )

Sakarya Zaferi'nin kazanılmasından sonra TBMM Hükümeti ile Fransa arasında imzalandı. Fransızlar Türk tarafı ile antlaşma yapmak için Sakarya Muharebesi'nin sonucunu beklediler. Zaferin kazanılmasının ardından antlaşma imzalandı. Ankara Antlaşması'na göre;

  1. Taraflar arasında savaş durumu sona erecek,

  2. İskenderun ve Hatay'da Türklere geniş hak tanıyan özel bir yönetim kurulacaktı.

  3. Her iki taraf, kendilerine kalan topraklarda genel af ilan edecekti.

Antlaşmanın Önemi :

  • Ankara Antlaşması. TBMM için siyasi bir zaferdir. Antlaşma ile ilk kez bir İtilaf Devleti yeni Türk devletini ve Misak-ı Milli’yi tanımış oldu.

  • Hatay dışındaki bugünkü Suriye sınırımız çizildi.

  • Fransa’nın TBMM ile anlaşma yapması ile İtilaf devletleri bloğu parçalandı.

  • Fransa ile savaş sona erdiğinden Güney Cephesi'nde güvenlik sağlandı. Bölgedeki birlikler Batı Cephesi'ne sevk edildi.

  • Fransız desteğini kaybeden Ermeniler yalnız kaldılar. Çukurova'da bir Ermeni Devleti kurma hayalleri sona erdi.



d) Büyük Taarruz ve Başkumandan Meydan Muharebesi

Yunan ordusu, Sakarya'da uğradığı mağlubiyetin ardından Eskişehir, Kütahya ve Afyon'un doğusuna çekildi. Burada savunma tedbirleri almaya ve askeri güçlerini arttırmaya çalıştı.

Türk ordusu, Kurtuluş Savaşı'nın ilk taarruz harekatına hazırlanıyordu. Ordu için,

  • Tekalif-i Milliye Emirleri ile halktan yardım sağlanıyor,

  • İstanbul'daki cephaneliklerden silah ve cephane kaçırılıyor,

  • Eldeki sınırlı imkanlarla silahlar ve bu silahlara cephaneler yapılıyordu.

Türk Milleti çocuk yaşlı, kadın erkek bir bütün olarak topyekün bir savaş veriyordu.

Taarruzla, Yunan ordusunu yıpratmak değil, Anadolu’dan söküp atmak amaçlandı

Sakarya Zaferi'nden sonra başlanan hazırlıklar tamamlanarak 26 Ağustos 1922'de Afyon'dan saldırıya geçildi.

Yunan ordusu taarruzu Eskişehir tarafından beklemekte ve ona göre hazırlanmaktaydı. Afyon'dan gelen bu beklenmedik saldırı ile şoka uğradı.

29 Ağustos'a kadar devam eden taarruz sonucunda, Yunan kuvvetleri kuşatıldı. 30 Ağustos'ta bizzat Başkumandan Mustafa Kemal Paşanın yönettiği Türk ordusu, Yunan ordusunu bozguna uğrattı. Bu savaşa tarihimizde “Başkumandan Meydan Muharebesi” denir.

Bu zaferin ardından Mustafa Kemal: “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!” emrini verdi. Bu emirle Türk ordusu İzmir’e kadar yunanlıları takip etti.

Başkumandan Mustafa Kemal Paşa komutasındaki kahraman ordusu 9 Eylül 1922’de İzmir'e girdi.

Yunanlılar 9 Eylül'de İzmir'de denize dökülmeden önce geri çekilirken Batı Anadolu'da mezalime varan davranışlarda bulunmuş, ekili dikili arazilere yerleşim merkezlerine büyük zararlar vermişlerdir.

Büyük Taarruz'un Sonuçları :

  1. Kurtuluş Savaşı'nın bu son mücadelesi de başarıya ulaşarak tamamlandı.

  2. Batı Anadolu'daki Yunan işgali sona erdi.

İtilaf Devletlerinin teklifiyle Mudanya Ateşkes Anlaşması imzalandı.


MUDANYA ATEŞKES ANLAŞMASI

Büyük Taarruz'un ardından Batı Anadolu'nun tamamı Yunanlılardan arındırılmıştı. Artık sıra Boğazlar, İstanbul ve Trakya'nın kurtarılmasına gelmişti. Ordumuz Çanakkale ve İstanbul üzerine yürüdü. Boğazlar ve İstanbul Mondros Ateşkes Anlaşması sonrası İngilizler tarafından işgal edilmişti. Bu durumdan telaşlanan İngiltere özellikle Boğazların kendisinde kalmasını istiyordu. Ancak İngiltere Anadolu'da artık yalnız kalmıştı. Bu nedenlerle, İngilizler ateşkes görüşmelerinin başlamasını kabul ettiler. Bursa'nın Mudanya ilçesinde bir konferansın toplanması kararlaştırıldı.

3 Ekim 1922 tarihinde toplanan konferansa Türkiye adına Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa katıldı. Konferansa İngiltere, Fransa ve İtalya temsilcileri de katıldı. Asıl katılması gereken Yunanlılar konferansa katılmayıp Mudanya açıklarında bekleyen bir gemide sonucu beklediler. Bir haftadan fazla süren konferans 11 Ekim 1922'de imzalandı.

Konferansta şu kararlar alındı:

  1. Türkiye ve Yunanistan kuvvetleri arasında süren silahlı çatışmalar anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile sona erecek,

  2. Doğu Trakya Meriç nehrinin sol kıyısına kadar boşaltılacak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetine bırakılacak,

  3. İstanbul ve Boğazlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetine bırakılacak.

  4. Türkler Doğu Trakya'da 800 jandarma bulunduracak.

  5. İtilaf Devletlerinin kuvvetleri barış yapılıncaya kadar İstanbul'da bulunacak.

Mudanya Ateşkes Anlaşması'nın Sonuçları:

  1. TBMM siyası bir zafer kazanmış oldu.

  2. Türk vatanının paylaşılma tasarıları sona erdi.

  3. Mondros Ateşkes Anlaşması geçerliliğini kaybetti. Yerine Mudanya Ateşkes Anlaşması imzalandı.

  4. Bu antlaşma ile İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya savaşsız olarak kurtarıldı.

  5. Türk tarafına Lozan'da bir Barış Antlaşması'nın yapılması için teklifte bulunuldu.

Lozan Barış Antlaşması ve Önemi:

İtilaf Devletlerinin çıkar elde etmemesi için Lozan Konferansı'ndan hemen önce Saltanat kaldırıldı (1 Kasım 1922). Böylece Türkiye'deki tek yönetim merkezi TBMM oldu.

Konferansa Katılan Ülkeler:

20 Kasım 1922'de toplanan konferansa Türkiye, Yunanistan, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Romanya ve Yugoslavya katıldı. Boğazlar ile ilgili görüşmelere ayrıca; Sovyet Rusya ile Bulgaristan katıldı.

Türkiye adına konferansa Dış işleri Bakanı İsmet Paşa katıldı.

Türk tarafının konferanstan beklentileri şunlardı:

  • Misak-ı Milli'de belirlenen esasları gerçekleştirmek,

  • Kapitülasyonları kaldırmak,

  • Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurulmasına engel olmak,

  • Yunanistan ile olan sorunları çözmek.

Türkiye, konferanstan önce kapitülasyonlar ve Ermenilerin toprak isteği konularında taviz verilmemesini, bu konular istenen şekilde sonuçlanmazsa konferansın terk edilmesini kararlaştırdı.


Konferansta çözülmesi gereken üç önemli konu vardı:

  1. Türk-Yunan barışı,

  2. Yeni Türk devletinin sahip olacağı haklar,

  3. Kapitülasyonların kaldırılması.

İtilaf Devletlerinin katı tutumu yüzünden 4 Şubat 1923'te görüşmeler kesildi. Türk heyeti Ankara'ya geri döndü. Savaş durumunun yeniden başlaması ihtimaline karşı savaş tedbirleri alındı. İtilaf Devletlerinin 23 Nisan 1923'de TBMM'yi yeniden daveti ile konferans tekrar başladı. 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması imzalandı.


Lozan Barış Antlaşması'nın maddeleri:

a) Sınırlarla ilgili maddeler:

  1. Trakya'da Yunanistan ile olan sınır, Mudanya Ateşkes Anlaşması'nda belirlenen şekliyle kabul edildi.

  2. Suriye sınırı Ankara Antlaşması'nda belirlenen şekliyle kabul edildi.

  3. Irak sınırının Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelerle belirlenmesi kararlaştırıldı.

  4. Irak sınırı 1926'da yapılan Ankara Antlaşması ile çizildi.


b) Boğazlarla ilgili maddeler:

  1. Barış zamanında savaş gemileri hariç bütün gemiler Boğazlardan serbestçe geçebilecekti. Savaş zamanında ise Türkiye Boğazlar üzerinde istediği gibi davranma hakkına sahip olacaktı.

  2. Boğazların her iki tarafı askerden arındırılacaktı.

  3. Boğazların yönetimi başkanı Türk olan uluslar arası “Boğazlar Komisyonu”na bırakılacaktı.


c) Adalar ile ilgili madde:

  1. Bozcaada ve Gökçeada Türkiye'ye verildi. Balkan Savaşları sonunda kaybedilen adalardan Türk sınırına yakın olanlar, askersiz hale getirildi.


d) Kapitülasyonlar ile ilgili madde:

  1. Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı.


e) Tazminat ile ilgili madde:

      1. Yunanistan'ın savaş tazminatı olarak Karaağaç'ı vermesi kararlaştırıldı.


f) Ermeni Devleti ile ilgili madde:

  1. Doğu Anadolu'da bir Ermeni devletinin kurulması fikrinden vazgeçildi. Bölgenin Türk toprağı olduğu kabul edildi.


Türk tarihinde bir dönüm noktası olan Lozan Konferansı sonunda;

  1. Sevr Antlaşması ile çizilen sınırlar yeniden belirlendi.

  2. Bütün dünya ülkeleri yeni Türk devletinin varlığını resmen tanıdı.

  3. Askeri zaferler siyasi bir zaferle bitirildi.

  4. Lozan Barış Antlaşması işgalci devletlere karşı büyük bir başarının göstergesi idi. Bu yönüyle işgal altındaki milletlere güzel bir örnek oldu.

Lozan Barış Antlaşması'nın ardından İtilaf Devletlerinin son kalan kuvvetleri de Anadolu'yu terk etti. Mustafa Kemal'in dört yıl önceki sözleri gerçek olmuştu. Geldikleri gibi gittiler.




Add document to your blog or website

Similar:

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı\BATI CEPHESİ KOMUTANI İSMET İNÖNÜ'NÜN METRİSTEPE'DEN TBMM BAŞKANI MUSTAFA KEMAL'E TELGRAFI

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı\DOĞU-BATI BLOKU VE SOĞUK SAVAŞ CEPHESİ NATO

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı\4-Kurtuluş Savaşı’nda İtilaf Devletleri’nin barış görüşmeleri için TBMM Hükümeti ile birlikte Osmanlı Hükümeti’ni de Lozan’a çağırması üzerine,TBMM hangi kararı almıştır?

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı\1. Kurtuluş Savaşı sırasında TBMM’yi ulusun tek temsilcisi haline getirmek için başvurulan yol aşağıdakilerden hangisidir?

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı\KURTULUŞ SAVAŞI ( 1919-1922) Türk Kurtuluş Savaşı; ülke bütünlüğünü korumak, ulusal egemenliğe dayalı, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak için tüm ulusca

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı\KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ TBMM BİNASI)

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı\ÜNİTE : 3 KONU: İLK ZAFERİMİZ DOĞU CEPHESİ

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı\Küresel Neo-Liberal Saldırının Gençlik Cephesi : AEGEE

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı\1. Aşağıdakilerden hangi devletle Doğu Cephesi’nde savaştık?

TBMM, düzenli ordunun kurulmasının ardından vatanın kurtarılması için Kurtuluş Savaşı\DÜZENLİ ORDUNUN KURULMASI

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page