SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ




Indir 122.9 Kb.
TitleSÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ
Date conversion13.03.2013
Size122.9 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.xn--kalpdamarvarishastalklar-9vde.com/cerrah.doc
SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ

Bir insizyon/laserasyon gerektiren cerrahi işlemlerin en son adımı yaranın sütüre edilmesidir. Sütür teknikleri cerrahide kritik bir nokta oluştururlar. Bu noktada atravmatik cerrahi işlem için uygun materyal seçimi zorunludur. Yara kapatılması için kullanılan materyal ve metotlar dikkatlice seçilmiş olmalıdır. Çünkü bu önemli adım yarayı iyileşmesi için hazırlar ve uygunsuz yapıldığında normal iyileşmeyi engelleyebilir. Ayrıca hastaların cerrahın becerisine karar vermelerinde kullandıkları birkaç belirtiden biri de, sütüre edilmiş yaranın görünüşüdür.

Sütürler çok geniş çeşitlilikteki materyallerden yapılmışlardır ve her biri özel bir amaca yönelik düşünülmüş çeşitli boyutlarda karşımıza çıkarlar.

Rezorbe olabilen (vücut kolaylıkla bu materyalde parçalanma meydana getirebilir) ve rezorbe olamayan olmak üzere 2 temel sütür materyali tipi vardır. Genellikle rezorbe olabilen sütürler uzaklaştırmayı gerektirmez, ancak rezorbe olmayanlar gerektirir.

Genellikle, cerrahın tercih ve alışkanlıkları, sütür materyalinin seçiminde etkilidir. Sütürün etkin kullanımı sadece cerrah, iğne ve sütürlerin özelliklerini bildiğinde mümkündür ve cerrah bunları belirli cerrahi alanlara uygular.

Rezorbe Olabilen Sütürler :

Rezorbe olabilen sütürlerin üç tipi çoğunlukla oral ve maksillofasiyal cerrahi için kullanılır:

Katgüt, poliglikolik asit, 9:1 oranında glikolik ve laktik asit kopolimeri (poligloktin 910). Katgüt, koyun bağırsağının submukozasından ya da sığır bağırsağının serozasından imal edilmiştir. Basit katgüt, enflamatuar hücreler tarafından üretilen proteolitik enzimlerin hızlı sindirimine duyarlıdır. Sütürün dayanıklılığının uzatılması için, proteolitik enzimlere direnç sağlamak amacıyla bazı katgütlar, temel kromium tuzları ile muamele edilirler (kromik katgüt) (Kromik katgüt artık kullanılmamaktadır kısa bir rezorbsiyon dönemi olması nedeniyle dokularda sağlamlığını hızla kaybeder, yabancı protein olduğundan enflamatuar reaksiyona yol açabilir ve yalnızca bu etkisinin zarar vermeyeceği ve hızla çözülmesinin tercih edildiği durumlarda kullanılmalıdır.

Basit katgüt sütürler 5-7 gün için dayanıklılıklarını korurlar. Oysa ki kronik sütürler 9-14 gün dayanıklılıklarını sürdürürler. Bununla beraber orta kalitede katgüt sütürler genellikle sadece 2-4 gün ve kronik sütürler yaklaşık olarak 3-5 gün dayanırlar. Basit ve kromik katgütler, kurumayı önleyen alüminyum paketlerde stoklanır ve sütürleme boyunca sütür, su/salinle nemli tutulmalıdır. Poliglikolik asit ve poliglaktin 910, enzimatik olarak yıkılamazlar. Bunlar yavaş hidrolize olurlar, son olarak makrofajlarca rezorbe edilirler. Poliglikolik asit ve poliglaktin 910 sütürleri katgüt sütürlerinden daha az sert olma avantajına sahiptirler. Cerrahlar bu materyallerden yapılan sütürlerde bağlamayı çoğu kez daha kolay bulurlar ve düğümler sıkı kalmaya daha yatkındırlar. Bununla beraber poliglikolik asit ve poliglaktin 910 sütürler, katgüt sütürlere göre çok pahalıdır.

Rezorbe olabilen sütürler, rezorbe olamayan sütürlerle karşılaştırıldığında son derece reaktiftir. Yani rezorbabl sütürler, yara iyileşmesine engel olabilecek olan şiddetli enflamatuar reaksiyona sebep olabilirler. Bu ne düz ne de kronik katgütün cilt yarası yüzeyinin dikiminde kullanılması için bir sebeptir.

Rezorbe Olamayan Sütürler :

Orta kalitede en çok kullanılan resorbe olamayan sütürler ipek, naylon, polyester ve polipropilendir. İpek, resorbe olamayan sütür materyali olarak sınıflansa da yavaş yavaş gerilme direnci kaybolur ve yerinden uzaklaştırılmadığında yaklaşık 2 yıl içinde yok olur. Resorbe olamayan sütürler ya monoflamentoz ya da multiflamentozdur. Ya da her ikisidir. Multiflamentoz formu dayanıklılığı arttırır, fakat aynı zamanda sütürün aşındırıcılığını da arttırır ve kontaminasyona neden olması oldukça muhtemeldir. İpek ve polyester sütürler sadece multiflamentoz formda mevcutturlar, polipropilen sadece monofilamentoz formda üretilir ve naylon hem monofilamentoz hem de multiflamentoz formlarda olabilir.


Tüm resorbe olamayan sütürler biraz reaktiviteye sahiptir. Resorbe olamayan sütürlerin kullanımında çoğunlukla ipek en şiddetli enflamatuar cevaba sebep olur. Polyester ipekten çok daha az reaktiftir. Naylon, polyesterden daha az reaktiftir ve propilen en az enflamasyon indükleme eğilimine sahiptir. Fasiyel laserasyon gibi yara enflamasyonunu azaltmanın önemli olduğu durumlarda naylon genellikle tercih edilen sütürdür.

Tablo-1’de sütür materyalleri görülmektedir. Tablo-2’de sütürlerin klinik özellikleri gösterilmiştir.

Tablo -1


Materyaller

Yapı

İplik Boyutu

Çap


* Absorbe Olabilen Tip

- Katgüt










  • Basit Katgüt

Sarımlı

3 - 0

0,30 – 0,339

  • Kronik Katgüt

Sarımlı

4 – 0

0.20 – 0.249

- Sentetik Lif










  • Poliglikolik Asit

(PGA, Dexon plus)

Örgü iplik

5 – 0

0.15 – 0.199

* Absorbe Olamayan Tip

- İpek










  • Sert Tip

(işlenmemiş) Doğal İpek

Sarımlı

3 – 0

0.20 – 0,249

  • Yumuşak Tip

(genellikle siyah renkli)

Örgü iplik

4 – 0

0,15 – 0.199

- Naturel Lif










  • Pamuk

Sarımlı

5 – 0

0.10 – 0,149

- Sentetik Lif










  • Naylon, polipropilen, polibutester

Monofilament







- Diğerleri (gümüş ve çelik tel)

Monofilament









Tablo 2.

Özellikler

Sütürler




Esneklik

Elastiklik


Doku geçişi

Düğümleme



Doku reaksiyonu

Absorbsiyon zamanı

Absorbabl

Dexon

İyi

Daha iyi

Uygun

İyi

Hafif

Ağız içinde 3-4 hafta

Kromik Katgüt

İyi

Kötü

Kötü

Kötü

Şiddetli

Yaklaşık 1 hafta

Non-absorbabl.

Siyah ipek

Daha iyi

Daha iyi

Uygun

Daha iyi

Hafif




Naylon (Monoflament)

Kötü

Daha iyi

Daha iyi

Kötü

Aşırı hafif




Örgülü naylon (Surgilon)

Daha iyi

Daha iyi

Uygun

Daha iyi

Aşırı hafif






İntraoral insizyonların kapatılması için en sık kullanılan sütür materyali uygun büyüklükteki nemli ve örgülü siyah ipektir. Steril siyah ipek intraoral sütürleme için en çok gerekli olandır. Dile irritan değil ve rengi sütürlerin alımı için kolayca fark edilebilecek şekildedir. Ucuz bir materyaldir.

Yüzdeki external insizyonların kapatılması en iyi olarak genellikle naylon monofilamentoz No: 3-0 geçirilmiş bir eyeless iğne ile yapılır. Aynı tür cilt insizyonlarının kapatılması kesikli sütür ya da matris sütürlerle yapılabilir. Subkütan sütürleme bir takım kozmetik avantajlara sahiptir. Fakat bir dezavantajı, insizyon açıldığında seröz exudanın kaçışına izin vermek gereklidir.

Sütür Boyutları :


Sütürler, en düşük numara 7’den oldukça iyi olan 11-0’a kadar değişiklik gösteren farklı boyutlarda üretilmektedir. Sıfırların sayısındaki artış, sütünün çapı ve dayanıklılığındaki küçülme ile ilişkilidir. Örneğin, 1-0 sütürün çapı 2-0’dan geniştir. 3-0, 7-0’dan geniştir vs. Sütür materyali insan vücuduna yabancı olduğundan, en küçük çapta sütür doğru kullanılmış olduğundan, bir yaranın korunmasında yeterlidir.

Genellikle kullanılacak sütürün büyüklüğü, sütüre edilecek dokunun gerilme dayanıklılığı ile ilişkili olarak seçilir. Bir çok oral ve maksillofasiyel cerrahi işlem 3-0 ve 4-0 sütürlerin kullanımını gerektirir.




İğneler:


Çeşitli kruvatürlerde ve farklı enine kesitlerde iğne tipleri mevcuttur.




Şekil 3.


O Gittikçe incelen, yuvarlak, kesitli iğne.

 Ters Üçgen: Sert ve daha az esnek gingiva için uygundur (yapışık dişeti, palatal mukoza, palatal serbest grafit).

 Üçgen: Bu iğne tipinde, ters üçgen kesitli iğneye göre, düğüm yapıldığında doku parçalanmaya daha meyillidir.


Periodontal cerrahide 1/2 tur yuvarlak iğneler en etkindir. Bir 3/8 tur yuvarlak iğne bukkolingual gingival fleblerin sütüre edilmesinde yüksek operabiliteye sahiptir. Düz iğneler popüler değildir.

1/2, 5/8 tur iğneler, keskin kavisli, 3/8 ‘ı 1/4 tur iğneler zayıf kavisli iğnelerdir.




  1. Ayrılabilen iğne ve dikiş ipliği.

  2. Birleşik iğne-iplik (eyeless needle)

Ayrılabilen iğne ve dikiş ipliği doku içinden

geçerken hasara sebep olur ve bu

yüzden özellikle periodontal cerrahi için

uygun değildir.







  1. Bazı eyeless iğneler; iğne kısmında bir eksik kısım içerirler.

  2. Daha çok tercih edilen bu eyeless iğne tipinde ise, iplik iğne köküne sıkıca ve pürüzsüzce bağlanmıştır.

Bu “atravmatik iğne-iplik bağlantısı”

şeklinde adlandırılmaktadır

(Johnson and von Franhafen).





Sütürün Kullanımı :


Kullanım kolaylığı sütür materyallerinin seçiminde gerekli bir diğer değişkendir. Düğüm atımının kolaylığı ve sütürün düğümü taşıma kabiliyeti önemlidir. Genelde multiflamentoz sütürlerin kullanımı, monoflamentoz sütürlerden daha kolaydır. Cerrahların çoğu ipeği kullanımı en kolay olan sütür olarak bulur. Doğru olarak bağlanmış bir ipek sütür sadece 3 düğüm atımı gerektirir. Polyester katgüt, poliglaktin 910 ve poliglikolik asit sütürlerde düğümün sağlamlığını korumak için 4 düğüm atımına ihtiyaç vardır. Polipropilen düğümler bağlı kalmaya eğilimlidirler, çünkü bu materyal yumuşaktır ve böylece bir kilit mekanizması sağlar. En az sayıda atım sayısı olması yararlıdır, çünkü her sütür atımı bir başka bakteriel kontaminasyon alanı sağlar.

Temel Sütür Teknikleri :


Sütür atarken birkaç temel prensip takip edilmelidir. İğne, iğne taşıyıcı ile uçları 1/2 ve 3/4 uzaklıkta kavramalıdır.




İğne, giriş yapılan yüzeye dik olarak yerleştirilmelidir ve kol değil bilek döndürülerek iğnenin kruvatürü takip edilerek doku içinden itilir. İğneye doku içinde kuvvet uygulanmamalıdır. Çünkü eğilebilir ve kırılabilir. İğnenin ucu aletle kavranmamalıdır.





Sütür fasiyal bölgede bağlanırken, hastanın gözünün içine girmesini önlemek için iğne el ayasında tutulmalıdır. Sütür uçları bir araya getirilmelidir ve sadece yara kenarlarını birleştirecek kadar hafifçe bağlanmalıdır; aşırı sıkma doku kenarlarının vaskülaritesini tehlikeye sokacaktır.








İğne yara dudaklarının her ikisinin içine aynı mesafe ve derinlikte sokulur. Sonra içinden geçirilir.

Bu adım doğru olarak yapılmadığında gingival flep üstüste gelecektir, zayıf adezyona neden olur ve yara iyileşmesi tersine etkilenir. Bu da kötü görünüşlü estetikle sonuçlanır.



Sütür sayısı sadece yaranın doğru olarak kapanmasına yetecek kadar olmalıdır. Aşırı sayıda sütür yarada daha fazla yabancı madde oluşmasına neden olur ve daha fazla doku hasarı oluştururak işlemi uzatır.


Sütür Prensipleri :


Cerrahi işlem tamamlandıktan sonra, yara irrige edilir ve flep orijinal pozisyon verilir ve sütürlerle yerine tutturulur. Sütürlerın çeşitli fonksiyonları vardır. En belirgin ve önemli fonksiyonu, flebi uygun olan pozisyonda tutmak ve iki yarar kenarını birbirine yaklaştırmaktır. Yara marjininde çok az travma ve keskin insizyon varsa primer yara iyileşmesi görülür.

Eğer yaranın iki kenarı arasındaki mesafe minimalse, yarar iyileşmesi hızlı ve tam bir şekilde olur. Eğer yara kenarlarında yırtık yada travma gelişirse sekonder yara iyileşmesi görülür.

Sütürler hemostazda da etkilidir. Eğer alttaki doku kanıyorsa yüzey mukozası ya da deri kapatılamaz. Çünkü alttaki dokularda kanama devam edebilir ve hematom gelişimiyle sonuçlanır. Yüzey sütürleri hemostazda rol oynar ama sadece bir diş soketindeki gibi, sızıntı tarzındaki kanamada tamponlama görevi görür. Hemostazı sağlamak için kanayan bir diş soketinde üstteki dokuya kesinlikle sıkıca bir sütür atılmamalıdır.

Sütürler kemik üzerine bir yumuşak doku flebinin gelmesini sağlarlar. Bu önemli bir fonksiyondur. Çünkü yumuşak doku tarafından örtülmeyen kemik, nonvital hale gelir ve iyileşmesi çok uzun zaman alır. Alveoler kemikten mukoperiostal flep kaldırıldığında kemiğin, açılan kısmının, yumuşak doku flepleriyle kapatılması önemlidir. Uygun sütür teknikleri uygulanmazsa flep kemikten uzakta yer alır ve açıkta kalan kemik yüzeyinde iyileşme gecikir.

Sütürler, alveol soketinde bulunan bir kan pıhtısı üzerine uygulanabilir. Özel bir sütür şekli olan, sekiz –şekilli sütür, pıhtının yer değiştirmesini önleyecek bir bariyer oluşumunu sağlayabilir. Buna rağmen, açık bir soket yarasına sütür atılması, diş soketindeki kan pıhtısının korunmasında küçük bir rol oynar.

Sütür atarken kullanılan gereçler; bir sütür iğnesi, bir iğne tutucu ve sütür materyalidir. İğne tutucunun uzunluğunun 15 cm. olması ve kilitlenebilir olması tercih edilir. İğne tutucunun halkalarından, baş ve yüzük parmağı geçirilir, işaret parmağı da iğne tutucunun uzunluğu boyunca yerleştirilerek stabilite ve kontrol sağlanır. Ağızda genellikle 3/8 – 1/2 yuvarlak sütür iğneleri kullanılır.


Kesici kenar, iğnenin mukoperiostal flepte karşıya geçmesini sağlar. İğne şekilleri ve boyutları numaralarla belirtilir. Oral cerrahide en sık kullanılan iğne şekilleri FS-2 ve X-1’dir. Ağızda en çok kullanılan sütür materyali ise siyah ipek ipliktir. Bu nonresorbabl, multiflemanlı, kolay görülebilmesi için boyanmış, yumuşak doku ve dilde iyi tolere edilen, düğüm atması kolay olan ve kolayca çözülmeyen bir materyaldir. Alternatif materyaller ise basit ve kromik katgütdür. Bunların her ikisi de rezorbe olabilir ve cerrah tarafından çıkarılmazlar. Ağızda genelde kullanılan 3-0 olanıdır. Bazı cerrahlar 4-0 sütunu tercih ederler.

Sütür atmada kullanılan teknik zordur. İğne tutucunun kullanımı ve kıvrık iğneyi dokudan geçirmede kullanılan teknikleri öğrenmek zordur. Sütunun doğru ve iyi bir şekilde atılabilmesi için pratik yapmak önemlidir. Zarf flebi doğru yerde pozisyonlandırıldığında, sadece papillada yerleştirilen sütürlerle yerinde tutulabilir. Sütunlar boş diş soketleri boyuncu atılmaz, çünkü yara kenarları sağlam kemik üzerine yerleştirilemez.

Flebi yerleştirirken sütür ilk olarak mobil olan, genellikle fasiyal kısımdaki dokudan geçirilir; iğne, iğne tutucu ile tutulur ve lingual papillada yapışık dokuya doğru geçirilir. Eğer yaranın, iki kenarı birbirine yakınsa, tecrübeli bir cerrah iğneyi bir kerede yaranın her iki kenarına birden geçirebilir. Fakat, bir çok durumda iğneyi iki aşamada geçirmek uygundur. İğneyi dokudan geçirirken, mukozal flepte mümkün olan en küçük deliği oluşturabilmek için, iğne mukoza yüzeyine dik bir açıyla batırılır. Eğer iğne dokuya oblik olarak girerse, sütür düğümü sıkıştırıldığında flebin yüzeysel tabakaları yırtılır ve yumuşak dokuda daha büyük hasarlar oluşur. İğneyi flepten geçirirken, cerrah, sütürün yumuşak doku flebinden çıkmasının önlenmesi için yeterli miktarda doku alacağını unutmamalıdır. Çünkü sütüre edilecek flep, bir mukoperiostal fleptir ve çok sıkı sütür atılmamalıdır. Az bir miktardaki doku bile çok önemlidir. Sütür ile flebin kenarı arasındaki dokunun minimal miktarı 3 mm’dir. Sütürler mobil flep ve immobil lingual dokudan geçirildikten sonra sıkıştırılır.

Cerrah, iğneyi geçirerek sadece dokuyu yerleştirmeyi amaçlar ve bu yüzden sütür çok fazla sıkıştırılmamalıdır. Çok sıkı atılmış sütürlar flep marjininde iskemiye yol açar ve dokunun yırtılmasıyla beraber, doku nekrozu görülür. Bu yüzden gevşek atılmış sütürlere göre, sıkı atılmış sütürlerde yara dehisensi daha sık görülür.

Eğer yara kenarlarının iskemisi gibi bir durum gelişirse, sütür yeniden yerleştirilir. Düğüm açılmayacak şekilde pozisyonlandırılır.

Kesikli Sütür Atımı :



İğne, ipliğe yakın olan 1/3 kısmından bir iğne tutucu ile tutulur ve forsepsle yara dudakları sıkıştırılır. İğne dikey olarak uygun bir mesafeden sokulur (kesme sınırından en az 5 mm.)



Sol elle ipliğin iğneli kısmı giriş noktasında ipliğin sonundan 1-2 cm. bırakacak şekilde çekilir.


Sağ eldeki iğne tutucunun ucu ile saat yönünde iki kez döndürülerek iplik sarılır. Diğer bir değişle uzun olan iplik kısmında iki ilmik yapılır.


İğne tutucunun ucu ile kısa iplik tutulur.


İğne tutucu ile sol elin pozisyonunun değiş tokuş edilmesi ile iğne yer değiştirilir, aynı zamanda iplik çekilir ve ilk düğüm oluşturulur. Düğüm giriş noktasına ya da iğnenin çıktığı noktaya yerleştirilmeye çalışılır. Düğüm yara dudaklarının birleştiği yerde olmamalıdır.




İğne tutucunun ucu ile uzun olan iplik kısmı saat yönünün tersine bir kez sarılır. Yani uzun olan iplikte bir ilmik oluşturulur.


Kısa olan ipliğin ucu iğne tutucu ile tekrar tutulur.


Karşıt yönde ikinci bir düğüm atılarak, cerrahi düğüm tamamlanır.


Devamlı Sütür Atımı :





Devamlı sütürün başlangıcında kesikli sütür atımı yapılır. Sütür devam eder ve iplik son giriş noktasından uzaklaşır.


Uzun iplik, iğne tutucu çevresine saat yönünde iki

kere sarılır.


Gevşek ip iğne tutucu ile tutulur.


İlk düğüm sağlamca yapılır.


İp tekrar saat yönünün tersinde iğne tutucunun

çevresine sarılır.




İkinci düğüm atılır, cerrahi düğüm tamamlanır.


Ucundan 3-4 mm. bırakılarak iplik kesilir.


Bitmiş bir devamlı sütür. Yara dudaklarının düzgün gerginlikle birleştirilmesi önemlidir.

Eğer insizyon uzunsa devamlı sütürler kullanılır. Bu teknikle her defasında düğüm atıp vakit harcamak yerine uzun bir kesi hattı kısa sürede dikilebilir. Devamlı sütürler locking (düğümleyerek devam eden) tarzda da olabilir.




Matris Sütür :

Yara dudaklarının genişçe ve tam olarak kapatılabildiği bir tekniktir. Amacı yaranın derin tabakalarını ölü boşlukları yok edecek şekilde kapatmak ve yara dudaklarını hafifçe eversiyona getirmektir. Özellikle, tek tek basit dikişler yara dudaklarında inversiyona neden olmaya başladığında matris sütür yararlıdır. Yara kenarından en az 1cm. uzaktan başlar ve pratikte olabildiğince derine gidilir. Yara dudaklarından ipliğin geçişine göre 3 şekli vardır.






Vertikal Tip:

İğne yara dudaklarından vertikal olarak geçer. Bu metot ipliğin doku içinden geçme miktarını azaltır.



Horizontal Tip:

İpin ucu insize edilmiş yaraya paralel geçirilir. İki papillayı tek bir düğümle sabitlemenin en kolay şekli horizontal matris sütür ile sağlanır.


Çapraz Tip:

Horizontal matris sütürün bir modifikasyonudur. Yumuşak dokuyu karşılıklı yaklaştırırken üzerinden geçen çapraz sütür pıhtıyı yerinde korumaya yardımcı olur. “9 sütür” de denir.

Subkutikuler Sütür :

Bunlarda tek/devamlı olabilirler ve deri altı dokuları yaklaştırıp fikse ederler. Cilt insizyonlarında kullanılırlar.


Bu tekniğin enfeksiyon riskinin az olması ve daha iyi skor dokusu oluşturması gibi bir çok üstünlüğü vardır. İnsizyonunun sonundan ve yaklaşık 1cm. uzaktan düz bir iğne kullanarak girilir. İşlem insizyon sonunda bitirilir.

Subkutikuler devamlı sütürün tamamlanması için subkutikuler sütürün sonunda, iplik çevresine tutucu bir düğüm yerleştirilebilir.

Düğümleme Teknikleri :

Sütürler bağlamada kullanılan düğüm, tamamlanmış sütürün en güçsüz bölümüdür. Minimal doku redeksiyonu için düğüm küçük olmalıdır. Düğüm kolayca açılmamalı ve yara birleşim yerinden uzakta olmalıdır. Cerrahi bir düğüm bu şartları yerine getirmelidir. Düğüm tekniğinin sayısız çeşitlemeleri vardır, hepsi dikiş materyalinin bir ucunu öteki ucu etrafında sarıp, bir elde uzun ucunu tutarken, kısa ucu tutan öteki el ile düğümü bağlamak esasına dayanır. En çok kullanılan düğüm üçlü tek dolamadır ve 1,5 denizci düğümüne eşdeğerdir.




Şekilde tek düğüm uygulamasının iki yolu gösterilmiştir. Düğüm oturtulurken her iki elle eşit olarak ve doğru pozisyonda gerginlik sağlanmalıdır, böylece düğüm “dört köşeli” olarak tam oturur.





Cerrahi Düğüm :


Düğüm ilk önce çift dolama olarak bağlanır ve iki tek dolama ile tamamlanır. Çift dolama, ikinci dolama yapılırken ilk dolamanın gevşemesini engeller.

En güvenli düğüm, herhangi bir sentetik monofilament materyal için uygun olan üçlü çift dolamadır.




Kaydırma Düğümü :

Bu düğüm özellikle deriyi tek tek monoflamen dikişlerle kapatırken kullanılır. Düğüm için tek bir dolama yapılır, ancak tam olarak sıkılmaz. Uzun sap gergin tutulurken bunun üzerine ilk dolamaya ters yönde başka bir dolama yapılır. Uzun uca sabit bir gerginlik uygulanırken, daha sonra istenen yere kaydırılan uygun girginlikte çift yarı-düğüm oluşturulur. Dokularda biraz esneklik varsa, düğümün ilk dolamasının kayması için kaydırma düğümü atmak faydalıdır.


Hareket iki karşılıklı tek dolamaya eştir, ancak ipliğin sabit ucundaki gerginlik (ok) isteğe göre ayarlanabilen bir düğüm kayması oluşturur.

İki Elle Düğüm Atımı :

Resimlerle gösterilmiş olan iki el dört köşeli düğüm atımı, sağ ya da sol elden herhangi biri ile başlayabilir.




Tek Elle Düğüm Atımı:

Burada gösterilende, ligatürün kısa ucu ile sol el düğüme başlar. Bununla beraber, her iki el bu başlangıç adımında kullanılabilir.




Cerrahi Alet İle Bağlama :

Aynı düğümler elle olduğu gibi alet kullanılarak da yapılabilir.bu teknik uzun uçlu ipin kısa uç etrafında sarıldığı teknikten oldukça farklıdır. Bu teknikte önce iplik alet etrafında dolanır, daha sonra kısa uçlu iplik alet ile tutulur ve düğümün sarmalları aletten iplik üzerine kaydırılır. Düğüm daha sonra sıkıştırılır. Bu teknik çeşitli kombinasyonlarda uygulanabilir.








  1. İğne tutucu, lup oluşturacak şekilde, kendi çevresinde, saat yönünde 2 tur döndürülürken, sütürün uzun ucundaki iğne sol el ile tutulur.

  2. İğne tutucu ile sütürün kısa ucu yakalanır.

  3. el ve iğne tutucu düğümü sıkıştırmak için yer değiştirmiş pozisyondalar. Düğüm yaranın bir yüzüne yatay bir konumda olmalıdır.

  4. Dört köşeli bir düğüm formu için iğne tutucu çevresinde sütürün uzun olan ucu, ters saat yönünde bir tur daha çevrilir.

  5. Yaranın diğer tarafındaki sütürün kısa ucu aletle yakalanır.

  6. Yaranın aynı tarafında düğüm bağlanır.









Özel Düğümler :

Yukarıda tanımlanan teknikler, temel cerrahi düğümlerinin uygun şekilde bağlanmasını sağlarlar. Farklı uzmanlık alanlarında, özel durumlara özgü düğüm teknikleri de vardır.

Add document to your blog or website

Similar:

SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ iconYara bakımı ve Sütür teknikleri

SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ iconEK : 2011 YILI 78 KALEM CERRAHİ SÜTUR SARF MALZEMELERİ ALIMI TEKNİK ŞARTNAME VE LİSTE 2011 YILI CERRAHİ SÜTUR İHALESİ TEKNİK ŞARTNAMESİ

SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ iconTatavlali Mahremi, A Divan Poet Of 16th Century And His Şütür-Nâme

SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ iconSIRA NO: 5-9 ve 23-29 ARASI KALEMLER SENTETİK EMİLEBİLEN ÖRGÜLÜ SÜTÜR TEKNİK ŞARTNAMESİ

SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ iconDikiş materyalleri

SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ iconÖZGÜN ÖĞRETİM MATERYALLERİ

SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ iconÖĞRETİM MATERYALLERİ VE ETKİNLİKLERİ HAZIRLAMA

SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ iconÖğretim Materyalleri Ve Etkinlikleri Hazırlama

SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ iconÖZGÜN ÖĞRETİM MATERYALLERİ GELİŞTİRME PROJESİ

SÜTÜR TEKNİKLERİ VE MATERYALLERİ iconUV RADYASYONU, GÜNEŞ GÖZLÜKLERİ, CAM VE PLASTİK LENS MATERYALLERİ

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page