Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması




Indir 1.45 Mb.
TitleKozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması
Page8/21
Date conversion19.03.2013
Size1.45 Mb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.efri.gov.tr/download/2009/10-izmir-TEK-K.doc
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   21

14.5. Yayınlar

Doğal Yeşil Renkli Pamukta (Gossypium hirsutum L.) Lif Renk Genlerini Kontrol Eden DNA Markörlerinin Belirlenmesi ve Quantitative Trait Locus (QTL) Analizi. Doktora Tezi (tez aşamasında). Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü.

Sarikaya D, Chiba I, Bilgen C, Kamataki T, and Topcu Z. (2007) RT-PCR-based cytochrome P450 expression profile of oral tissue samples. Journal of Clinical Pharmacy and Therapeutics. 32(5): 445-8.

Sarikaya D, Bilgen C, Kamataki T and Topcu Z. (2006) Comparative Cytochrome P450 -1A1, -2A6, -2B6, -2C, -2D6, -2E1, -3A5 and -4B1 expressions in human larynx tissue. Biopharmaceutics and Drug Disposition. 27(8): 353-9.

Topcu Z, Sarikaya D, Bilgen C and Kamataki, T. Comparative Cytochrome P450-1A1, -2A6, -2B6, -2C, -2D6, -2E1, 3A3/4, -3A5 and -4B1 expression in larynx tissue samples of the individuals with habitual tobacco smokers. 13th North American ISSX Meeting/20th JSSX Meeting. 23th - 27th October 2005. Maui, Hawaii.

Sarikaya D, Chiba, I, Bilgen, C, Altan, G, Güneri, P, Fujieda, M, Kamataki, T, and Topcu, Z. Comparative Cytochrome P450-2C, -2E1,-3A5, and -2A6 expression in oral tissue samples of the individuals with habitual tobacco smokers. 30th FEBS Congress and 9th IUBMB Conference. 2-7 July 2005. Budapest, Hungary.

Sarıkaya D. Gen Kütüphanelerinin Hazırlanması. Protein Techniques and Proteomics Kursu, 21-25 Haziran 2004, EBİLTEM, İzmir

Sarıkaya D. (2004) pUC 119 Vektörü ile Random Nohut (Cicer arietinum L.) Genom Kütüphanesinin Hazırlanması. Yüksek Lisans Tezi. Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü.


14.1. Genel


DÜZENLEME TARİHİ : 03.09.2009

ADI, SOYADI : Zeynep Gülçin Altun

PROJEDEKİ GÖREVİ : Proje Yürütücüsü

YAZIŞMA ADRESİ : Ege Ormancılık Araştırma Müdürlüğü

Zeytinalanı Urla/İzmir

DOĞUM TARİHİ ve YERİ: 22.02.1973 Bergama

TEL: (232) 766 34 95

FAKS:(232)7663499

E-POSTA:zeynepg@rocketmail.com


14.2. Eğitim

ÖĞRENİM DÖNEMİ

DERECE

ÜNİVERSİTE

ÖĞRENİM ALANI

1991-1996

Lisans

Ege Üniversitesi

Ziraat - Bitki Koruma


14.3. Meslekte Deneyim

GÖREV DÖNEMİ

GÖREV TÜRÜ

KURULUŞ

1997-devam

Ziraat Mühendisi

Ege Ormancılık Araştırma Müdürlüğü

1996-1997

Ziraat Mühendisi

Agrosan Tarımsal İlaç San. Tic. Ltd. Şti.


14.4. Uzmanlık Alanları

UZMANLIK ALANI

ANAHTAR SÖZCÜKLER

DNA teknikleri, ıslah ve genetik çeşitlilik

Orijin denemeleri, izoenzim analizleri ve DNA markörleri


14.5. Yayınlar

Öztürk, H. Şıklar, S., Alan, M., Ezen, T., Korkmaz, B. Derilgen, S.I., Keskin, S., Çalışkan, B., Altun, Z.G. (2009) Ege Bölgesi Alt Yükselti Kuşağı Islah Zonunda (0-400m) Kızılçam (Pinus brutia Ten.) Döl Denemeleri (8.Yaş Sonuçları)

Altun, Z.G. (2006) DNA İşaretleyiciler (Markör) ve Türkiye’de Orman Ağaçları Islahında Kullanımı, EOAE Dergisi Sayı 2- s 20-36, İZMİR

Doğan, B. Altun, Z.G. (2002) Dalaman Çayı Havzası Doğal Kızılçam (Pinus brutia Ten.) Populasyonlarında İzoenzim Çeşitliliği, EOAE Teknik Bülten Serisi No:17 İZMİR



14. 1. Genel

DÜZENLEME TARİHİ : 03.09.2009

ADI, SOYADI : Muhammet Kılcı

PROJEDEKİ GÖREVİ : Proje Yürütücüsü

YAZIŞMA ADRESİ : Ege Ormancılık Araştırma Müdürlüğü

Zeytinalanı Urla/İzmir

DOĞUM TARİHİ ve YERİ: 15.01.1953 Kuruköy/ AYDIN

TEL: (232) 766 34 95

FAKS:(232)7663499

E-POSTA: mkilci@efri.gov.tr


14.2. Eğitim

ÖĞRENİM DÖNEMİ

DERECE

ÜNİVERSİTE

ÖĞRENİM ALANI

1973-1978

Yüksek Lisans

İstanbul Üniversitesi

Orman Mühendisliği


14.3. Meslekte Deneyim

GÖREV DÖNEMİ

GÖREV TÜRÜ

KURULUŞ

1978-1980

Orman Bölge Şefi

Yenipazar Orman Bölge Şefliği

1980-1985

Orman Bölge Şefliği-Kom. Bşk.

Denizli Orman Bölge Müdürlüğü

1985-1991

Ağaçlandırma Şefi

Bartın Ağaçlandırma Şefliği

1991-1998

Laboratuvar Mühendisi

İzmir Orman Toprak Lab. Müdürlüğü

1998-2004

Laboratuvar Md. Yrd.

İzmir Orman Toprak Lab. Müdürlüğü

2004-devam

Orman Yüksek Mühendisi

Ege Ormancılık Araştırma Müdürlüğü


14.4. Uzmanlık Alanları

UZMANLIK ALANI

ANAHTAR SÖZCÜKLER

Toprak, ekoloji

Anakaya, toprak, yetişme muhiti



14.5. Yayınlar

Kulabaş E., Kılcı M. 1998. Anakayalar ve Toprakların Karakteristik Özellikleri ve Pratik Teşhis Anahtarları. Orman Bak. Yayın No: 042

Kılcı M., Sayman M., Akgül A. 1998. Farklı Sulama Uygulamalarının Kaplı Kızılçam (Pinus brutia Ten.) Fidanlarının Gelişimi Üzerine Etkileri Orman Bak.Yayın No: 040

Kılcı M., Sayman M., Akbin G. 2000. Batı Anadolu’da Fıstıkçamı (Pinus pinea L.)’nın Gelişmesini Etkileyen Faktörler Orman Bak.Yayın No: 115

Kılcı M., Sayman M. 2000. Kızılçam Fidanlarında Sulama-Beslenme İlişkisi Orman Bak.Yayın No: 103

Kılcı M., Sayman M., Akbin G. 2003. Orman Ekosistemi ve Toprak Etüdü Orman Bak.Yayın No: 187



Adı Soyadı Görevi Tarih İmza


Dr. Salih Parlak Araştırma Müdürü …/…/20..


Dr. Hülya Akça Proje Lideri …/…/20..


ONAY


/…/20..


Bakan Adına

Ar-Ge Dairesi Başkanı

  • Teknik Kurul Kararı :

  • Çalışma Grupları Kararları :

  • ADK Kararı :


6.2.3.2.

T. C.

ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI

ARAŞTIRMA PROJESİ

1. PROJENİN

1.1.Numarası: 15.2111 / 2010-2023

Adı: Fıstıkçamı (Pinus pinea L.)’nda Farklı Budama İşlemlerinin Kozalak Verimine Etkisi

Anahtar Sözcükler: Fıstıkçamı, budama, kozalak verimi

Title: The Effect of Different Pruning Treatments on Cone Production of Stone pine (Pinus pinea L.)

Key words: Stone pine, pruning, cone production

1.2. ARA No: 2

Program No: 1

1.3. Proje Sahibi Yürütücü Kuruluş: Ege Ormancılık Araştırma Müdürlüğü, Urla- İzmir.

1.4. Diğer Yürütücü Kuruluş(lar):

1.5. Proje Lideri: Dr. Serap BİLGİN

1.6. Proje Yürütücüleri: Dr. Salih PARLAK, Engin KAVLAK

1.7. Talep Eden ve/veya Destekleyen Kuruluş(lar):

1.8. Danışman Kurum(lar) veya Kişi(ler) : - Prof.Dr. Musa GENÇ, S.D.Ü., Orman Fakültesi Silvikültür Anabilim Dalı.

1.9. Önerilen Süre: 156 ay

Başlama Tarihi : 01.01.2010

Bitiş Tarihi : 31.12.2023

1.10. Genel Maliyeti: 25.650 TL.

Müdürlük Katkısı: 25.650 TL.

Diğer Katkı:

2. LİTERATÜR ÖZETİ

Selçuk (1964), fıstıkçamının botanik özellikleri, ekonomik değeri, büyüme ve bakım teknikleri konularını rapor etmiştir. Bu çalışmaya göre; ana amacı fıstık üretimi olan fıstıkçamı meşcerelerinde kuruyan veya cılız kalan alt dalların ve tepeye ait dalların budanması gerekmektedir. Budamalara 6-7 yaşında iken başlanması gerektiğini ve budamalara geç kalınması durumunda geniş yaralanmanın enfeksiyona neden olacağını bildirmektedir. Budama yüksekliği ve şiddeti, yetişme muhiti, gövdenin gelişim hızı ve sağlık durumuna bağlıdır. Budama yüksekliği en fazla gövdenin 2/3 yüksekliğine kadar olmalıdır. Ana amaç fıstık üretimi olan meşcerelerde şiddetli ve yüksek budama yapılmamalıdır.

İktüren (1973), fıstıkçamının doğal yayılış alanlarını ve orman-halk ilişkileri üzerine etkilerini incelemiştir. Orman–Halk ilişkilerinin zarar görmeden, meşcerelerinin mülkiyet sorununun çözümlenmesi gerektiğini ve bu meşcerelerde bakım ve fıstık verimini artırıcı çalışma ve araştırmalara girilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Acun (1982), fıstıkçamı devlet ormanlarının değerlendirme olanaklarını ortaya konmuştur. Çalışmada fıstıkçamı ormanlarının verim gücü, orman köylülerinin fıstıkçamından yararlanma durumları ve fıstıkçamının dışsatım olanakları incelenmiştir. Sonuç olarak fıstıkçamında İspanya, İtalya ve Fransa da olduğu gibi entansif bir işletmecilik uygulandığında fıstıkçamından elde edilecek gelirin artırılabileceği vurgulanmıştır.

İktüren (1984), tarafından fıstıkçamının kozalak ve tohum morfolojisi ile çimlenme fizyolojisi üzerine araştırmalar yapılarak uygulamacılara aydınlatıcı nitelikte bilgiler verilmiştir. Çalışmada Türkiye genelinde 6 orijinden kozalaklar toplanmıştır. Kozalak verimi orijinler arasında farklılık gösterirken denemenin izlendiği dört yıl içinde yıllara göre farklılık bulunmamıştır. Bin dane ağırlıkları orijinlere göre olduğu gibi yıllara göre de özellikle yağışlı yıllarda artarak, büyük farklar göstermiştir. Bütün orijinlerde çimlenme yüzdesi iyi bulunmakla birlikte boş dane yüzdesi çok yüksek (% 25) bulunmuştur.

Eler (1986), Antalya yöresinde 22 yaşına gelmiş ağaçlandırma alanlarında gerçekleştirdiği çalışmasında, fıstıkçamında fıstık ve odun verimi ilişkilerini incelemiştir. Bu çalışma bağlamında aralama işleminin fıstık ve çap artımı üzerinde önemli etkisinin olduğu, budama işleminin ise fıstık verimi üzerinde etkisinin önemli olmadığını ortaya koymuştur.

Akgül ve Yılmaz (1989), fıstıkçamının derin, kumlu ve organik maddesi fazla toprakları tercih ettiği, sığ, drenaj durumu iyi olmayan ağır topraklardan kaçındığı sonucuna ulaşmışlardır.

Greenwood ve Bramlett (1989), aşılı Pinus teade L. ağaçlarının oluşturduğu tohum bahçesinde, farklı ağaç yükseltilerinde tepe taçının top-kase biçimli şekillendiren, tepe budamasının boy büyümesi ve kozalak üretimine etkisini incelemişlerdir. Bu çalışmada üç farklı budama işlemi uygulanmıştır. Bu işlemler; 1) budama yapılmayan kontrol, 2) ağaç boyu iki metre ve üstü 3) ağaç boyu 3 metre ve üstüdür. Şubat ayında budamalara tüm terminal sürgünlerin kaldırılmasıyla başlanmış ve budamalar devam eden ilk dört yılda bir önceki yıla göre genişletilerek uygulanmıştır. Budama ilk iki yıl tepenin 1/3’ü kalacak şekilde yapılmıştır. Altı yıllık çalışma sonucunda boy büyümesinde önemli bir azalma kozalak üretimindede büyük bir düşüş tespit edilmiştir.

Ayberk (1996), Hızlı gelişen türlerden biri olan Sahil çamı (Pinus pinaster Aiton.) türü için budamanın zamanı ve şiddetini araştıran bir çalışmada şu tespitlerde bulunulmuştur. Çalışma 8 işlem olarak düzenlenmiş ve boy gelişimine bağlı olarak % 20, 35, 50, 60 oranında budama yüksekliği benimsenmiştir. 1978 yılında 2x3 m aralık mesafe ile dikilen fidanlar 1986, 1989 ve 1992 yılında budanmıştır. Budama ile çap-boy gelişimi arasında ilişki tespit edilememiştir. Endüstriyel amaçla kurulmuş plantasyonlarda, üst boy 6-6,5 m boya ulaştığında alçak budama yapılması ve yerden 2,5 m yüksekliğe kadar olan gövde kısmının dallardan temizlenmesi yeterli bulunmuştur.

Ayberk vd., (1997), hızlı gelişen ağaç türlerinden Pinus radiata D.Don. ile tesis edilen plantasyonlarda yapılacak aralama-budama işleminin zamanı, şiddeti ve bu işlemlerin boy-çap gelişimi üzerindeki etkilerini incelemişlerdir. Bu çalışmada meşcere üst boyu 5,5 m’ye ulaştığında % 50 oranında aralama, kalan ağaçlarda yerden 2,5 m yüksekliğe kadar budama ve meşcere boyu 8,5 m’ye ulaştığında % 20 oranında selektif aralama uygulanmıştır. İkinci aralama işleminde budama yüksekliği 4,5 m’ye çıkarılması uygun görülmüştür. Bu işlemlerin yapıldığı işlem parselinde en iyi çap ve boy gelişimi gözlemlenmiştir.

Güneş (2001), İstanbul yöresinde fıstıkçamı meşcerelerinin odun verimini amenajman plan verilerine göre, fıstık verimini de tek ağaçta ve meşcere düzeyinde olmak üzere incelemiştir. Tek ağaçta iç fıstık, tohum adeti ve kozalak sayısı miktarlarının göyüs çapı yardımıyla bulunabilmesinde kullanılabilecek regresyon modelleri belirlenmiştir. Meşcerede fıstık verimi hesapları için farklı yetiştirme ortamlarında meşcere tipleri için hektarda iç fıstık, tohum adeti, kozalak sayısına ait tablolar düzenlenmiştir. Bu Çalışma ile, İstanbul yöresi için 1999 yılna ait iç fıstık, tohum adeti ve kozalak sayısı üretimi belirlenmiştir.

Charines et all., (2004), Fıstıkçamında aşılama adlı yayınlarında, fıstıkçamının botanik, ekolojik, silvikültürel bilgilerine, fıstıkçamını geliştirmeye yönelik uygulanan programlara, aşılama çalışmalarına, çam fıstığının üretim aşamalarına ve ürünün fiyatı ile pazarı hakkında bilgilere yer verilmektedir.

Mutke et all., (2007), İspanya da 3x3 m aralık mesafe ile tesis edilen bir fıstıkçamı aşılı klon bahçesinde aralama (yaklaşık %50 oranında), budama (sadece zayıf alt dalların ve gölgeli dalların budanması şeklinde) ve sulama (her ağaca haziran ve temmuz aylarında haftada 50 L ) denemeleri yapılmıştır. Kozalak ağırlığının direk tohum büyüklüğü ile ilişkili olduğunu, aralama ile tohum büyüklüğünün % 40 oranında artığını, sulama ve budama işlemlerinin ise tohum büyüklüğünü etkilemediği ortaya çıkmıştır.

3. PROJENİN ÖNEMİ VE GEREKÇESİ

3.1. Güncel Durum ve Projenin Önemi

Türkiye ormanlarının 33742 hektarını saf ve karışık halde meşcere oluşturan doğal fıstıkçamı ormanları oluşturmaktadır. Ağaçlandırma çalışmaları ile tesis edilen toplam fıstıkçamı alanı 59149.7 hektardır. Bu alanın 884 hektarı kumul ağaçlandırmalarına aittir (Anonim, 2006a). Fıstıkçamı yetiştirildiği yörelerde kırsal kalkınmaya önemli katkısı ve orman halk ilişkilerini geliştirmesi açısından, gerek Çevre ve Orman Bakanlığı kuruluşları gerekse özel teşebbüs tarafından yapılan ağaçlandırmalarda önem verilen bir türdür. Fıstıkçamı özellikle ekonomik değeri yüksek olan ve ihracat ağırlıklı değerlendirilen tohumları nedeniyle, uygun yetişme ortamı bulunan Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinin bazı yörelerinin ağaçlandırmalarında en çok tercih edilen türlerimizdendir.

Yerel halkın geçimine katkı değeri oldukça önemli olan, odun dışı orman ürünü kaynaklarının potansiyel değerleri hesaplanan değerlerin çok üzerindedir (Anonim, 2006b). Bu ürünlerden biri olan fıstıkçamının tohumu, odunu, kabuğu, kozalak ve reçinesinden yararlanılmaktadır. Halk arasında çamfıstığı olarak adlandırılan tohumu besin maddesi bakımından zengin olup, daha çok gıda sanayisinde kullanılmaktadır. Bergama–Kozak yöresine ait çam fıstığı tohumlarının besin içeriği ve kimyasal kompozisyonunun araştırıldığı çalışmada, çam fıstığının protein ve insan sağlığı için yararlı doymamış yağ asitlerince (oleik ve linoleik asit) zengin olduğu bildirilmektedir (Nergiz ve Dönmez, 2004). Fıstıkçamı aynı zamanda güzel bir park ağacıdır. Kumul alanlarının stabilizasyonunda, rüzgar perdesi tesislerinde ve toprak koruma amaçlı ağaçlandırmalarda gördüğü işlevler nedeniyle de başarıyla kullanılan bir türdür (Yaltırık, 1988; Anşin, 1994). Yetiştirildiği ülkelerde fıstıkçamı, odun üretim amacından çok, değerli tohumlarından faydalanmak amacıyla yetiştirilmektedir.

Çizelge 1.’de Akdeniz Havzası’ndaki bazı ülkelerde fıstıkçamı ormanlarının yayılış miktarı ve Çizelge 2. ’de Dünya da çam fıstığı üretimi yapan ülkeler ve üretim miktarları verilmiştir. Görüldüğü gibi çam fıstığı üreten ülkelerin başında İspanya, Portekiz, İtalya ve Türkiye gelmektedir. Bilgin’e (2001) göre bu üretici ülkelerin yanında Kuzey Afrika ülkeleri (özellikle Tunus Cezair, Fas) de yer almaya başlamışlardır. 2006 yılı verilerine göre İspanya da ortalama iç fıstığın fiyatı (yetiştirildiği bölgeden bölgeye değişmekle birlikte) 35 €/kg olarak belirtilmiştir (Berrahmouni, et all., 2007). İspanya, Portekiz ve İtalya da yıllık kozalak verimliliği 1000 kg/ha’ın üstünde olan verimli sahaların bulunduğu bildirilmektedir. İspanyada ortalama yıllık kozalak verimliliği (meşcerenin yerine ve yıllara göre değişmekle birlikte) 150-570 kg/ha dır (Montero et all. 2004; Pique, 2005). Portekizde çam fıstığı üretiminin %62’sinin Alcacer do Sol şehrinde yapıldığı ve ekonomik getirisinin üreticiye 20 milyon euro, bölge ekonomisine ise 40 milyon euro olduğu belirtilmiştir (Costa et all., 2008).


Çizelge 1. Akdeniz Havzası’ndaki bazı ülkelerde Fıstıkçamı ormanlarının yayılış miktarı

Ülkeler

Saf ve hakim ağaç türü fıstıkçamı olan karışık meşcereler (ha)

İspanya

487.195

Portekiz

78.188

İtalya

40.000

İsrail

2.000

Yunanistan

500

Toplam

607.883

*(Garcia ve Baciller, 2000)

Çizelge 2. Dünyada çam fıstığı üretim miktarı

Ülkeler

Üretilen İç fıstık miktarı (ton)

İç Tüketim miktarı (%)

İhracat miktarı (%)

İspanya

1800-2000

% 60

% 40

Portekiz

1000-1100

% 20

% 80

İtalya

950-1050

% 100




Türkiye

700-800

% 10

% 90

*pinenut.com/value.html (1998-2001)


Türkiye de fıstıkçamının yayılış gösterdiği orman bölge müdürlüklerine ait verilerde (alanlar toplamı itibariyle) hektarda ortalama 386 kg kozalak elde edilmektedir. İzmir bölge müdürlüğüne ait verilerde ise hektarda ortalama 440 kg kozalak elde edilmektedir (Anonim, 2004). Ege Bölgesi fıstıkçamının yayılış ve özel işletmeciliği açısından önemli bir yere sahiptir. Ege bölgesi 1200 ton olan Türkiye toplam iç fıstık üretiminin yaklaşık 1000 tonunu karşılamaktadır. Üretilen bu miktarın % 85’i ihraç edilmektedir. İhraç edilen ülkeler başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere sırasıyla, Almanya, Fransa, İsveç, İtalya, Dubai, Körfez ülkeleri, Mısır, Suriye gelmektedir (Bilgin ve Ay, 1997; Bilgin, 1999). Fıstıkçamı, Ege Bölgesinde Bergama-Kozak (16.270 hektar) ve Aydın-Koçarlı (13.828 hektar) yörelerinde en geniş doğal yayılışını yapmaktadır. Bu iki yörede toplam 30.098 hektar alan fıstıkçamı ormanı ile kaplıdır (Bilgin, 2001; Anonim, 2007). Bergama-Kozak yöresinde tarımsal işletme gelirlerinin % 51’i, Koçarlı/Mazon bölgesinde ise % 67’si fıstıkçamından sağlanmaktadır. (Bilgin, 2001). 1995 verilerine göre, Bergama-Kozak yöresinde işletme başına ortalama 2750 ABD $ fıstıkçamından gelir elde edildiği belirtilmiştir (Bilgin, 1996). Görüldüğü gibi çam fıstığı besin maddesi amaçlı yetiştirilmesi ile yöre ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır.

3.1.1 Literatürde budamanın tanımı ve yeri

Fıstıkçamı meşcerelerinde kozalak verimliliği; ağacın yaşına, meşcerenin bulunduğu yerin ekolojik özelliklerine, meşcerenin sağlığına, hektardaki ağaç sayısına, budama ve aralama işlemleri gibi çeşitli faktörlere bağlıdır (Montero and Canellas, 2000). Kozalak verimliliği yıllara göre de değişkenlik göstermektedir. Bunun nedeni iklim faktörüdür özellikle su stresi kozalak verimliliğini azaltan bir etkendir (Mutke et all., 2005).

Budama, ağaç gövdesi üzerindeki canlı veya cansız kurumuş dalların belirli esas ve kurallara uygun şekilde kesilerek uzaklaştırılmasıdır (Saatçioğlu, 1971; Odabaşı vd., 2004; Genç, 2007). Ormancılıkta budamanın amacı, üstün nitelikli ağaçlarda budaksız ve mantar enfeksiyonu olmayan düzgün ve budaksız gövdeler elde etmektir. Dalsız, budaksız ve hastalık taşımayan gövdeler ekonomik bakımdan büyük değer taşımaktadır. Budama “kuru budama” ve “yaş budama (yeşil budama)” olmak üzere iki şekilde uygulanmaktadır. Kuru budama kuru dalların, yaş budama ise canlı (yeşil) dalların kesilmesini içermektedir. Yeşil budamayla hem kabukta hem de dallardaki yıllık halkalarda bir yara oluşturulur. Yara ne kadar geniş ise mantar enfeksiyonu riski o kadar fazla olmakta ve yaranın kapanması o kadar gecikmektedir. Bu nedenle yeşil budamada dallar belirli bir çapa ulaşmadan uygulanması gerekmektedir. Çam türleri, yeşil budanmaya dikkatli ve ince çaplı dalların budanması şeklinde uygunluk gösterir. Kalın dalların budanması çürüklük meydana getirebilir. Kavak, meşe, ve çam türleri çok kalınca dalların uzaklaştırılmaması şartıyla yeşil budama için uygundur (Saatçioğlu, 1971; Odabaşı vd., 2004).

Budamaya başlama zamanı; ağaç türü, meşcere kuruluşu ve yetişme ortamı koşullarına bağlı olmakla birlikte Ayberk’e (1991) göre göğüs çapının 11-20 cm’ler arasında olduğu (Direklik çağ), boy olarak üst boyun 6 m’ye ulaştığı dönemde uygun görülmektedir. Yaşlı meşcereler de budama, gereken yararı sağlamadığı gibi kalın dallar oluşması nedeniyle sakıncalıdır. Budama zamanı için en uygun dönem kış sonu ile öz su hareketinin henüz başlamadığı erken ilkbahardır. Ormanlarımızda uygulanacak silvikültürel esaslar ve ilkelerin belirtildiği 291 numaralı tebliğde fıstıkçamı ormanlarında kozalak verimini artırmak için budamanın şekilleri, tekniği, zamanı, tekrarı ve çağının iyi bilinmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu tebliğde budama çağı fertlerin 2-2,5 m boya erişmeleri ile başladığı, budama şeklinin alt dal budaması ve tepe budaması şeklinde yapıldığı bildirilmektedir (Anonim, 2006c).

İspanya’da entansif tarım şeklinde fıstıkçamı yetiştiriciliği yapılmakta ve kozalak artımına yönelik çalışmalar da bulunmaktadır (Sada Arias et all,, 2000, Mutke et all., 2000, Enriquez, 2000). Bir ışık ağacı olan fıstıkçamı için gövde ve tepe tacında uygulanan budama işlemleri ile tohum verimliliğini artırma imkânı bulunduğu bildirilmektedir. Budama ile; ağaca yeterli ışık, besin ve hava sirkülasyonu sağlanarak, dişi çiçek sayısı artışı ile beraberinde, meyve üretimi ve gelişimi de teşvik edilebilmektedir (Charines et all., 2004). Fıstıkçamında dişi çiçeklerin çoğunlukla tepenin üst kısmında oluşmaktadır. Bu nedenle tepenin üst kısmında budama önerilmemektedir. Gölgeli tepe kısımlarının budanmasından, tepenin üstündeki sürgünlerin etkilenmediği bildirilmekte ve son derece yoğun meşcereler de budama yerine aralama işleminin uygulanması önerilmektedir (Mutke et all., 2007).

İspanya’nın güney doğusunda Doñana Ulusal Parkında, kozalak üretimine öncelik verilen fıstıkçamı ormanlarının işletilmesinde şu hususlara dikkat edilmektedir; meşcere kapalılığı azaltılmakta, idare süresi 120-150 yaş olarak planlanmaktadır. Budamanın, kozalak verimi üzerindeki etkisi hakkında bazı tartışmalar olmasına rağmen, kozalak toplamayı kolaylaştıracak şekilde uygulanan ortak bir uygulama olduğu belirtilmektedir (Berrahmouni, et all., 2007). Portekiz de bir araştırma projesinde, budamanın meşcerenin sağlığı ve devamı için uygulanan silvikültürel işlemlerden biri olduğuna ve uygulama tekniğine değinilmiştir. Bu çalışmaya göre, meşcerelerde üç defa budama yapılmaktadır. Birinci budama meşcere genellikle 5-6 yaşında iken ağaç yüksekliğinin 2/3’ü veya 1/3’ünün altındaki dalların kaldırılması şeklinde uygulanmaktadır. İkinci budama meşcere 10-12 yaşlarında iken ilk aralama işlemi ile birlikte uygulanmaktadır. Bu aşamada da gövdenin 1/3’ünün altındaki tüm dallar alınmaktadır. Üçüncü budama meşcere 20-25 yaşlarında iken ikinci aralama işlemiyle birlikte yapıldığı vurgulanmaktadır (Costa et all., 2008).

Calama et all., (2008) 10 yaşında 4x2 aralık mesafe (900 ağaç/ha) ile kurulmuş bir fıstıkçamı ağaçlandırma alanında aralama ve budama işlemlerinin çap ve boy artımına etkileri incelenmiştir. Aralama (4x4 aralık mesafeli (600 ağaç/ha) ve kontrol) ve budamada (1m yükseltide yapılan ve kontrol ) iki seviyeli olarak uygulanmıştır. Çalışma sonucunda aralama işleminin boy ve çap artımı üzerindeki etkisi önemli bulunduğu ve artırma eğiliminde olduğunu, budama işleminin ise çap artımında hafif negatif bir etki ve boy artımında da %5-10 oranında azalma eğilimi gösterdiği tespit edilmiştir.

Fıstıkçamında kozalak verimini ve kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar yapılmış olmasına rağmen hala bilimsel ve teknik bilgi eksikliklerinin bulunduğu bildirilmektedir (Calama, et all., 2007). Ülkemizde de fıstıkçamının fıstık verimine yönelik yapılan tek araştırmada, insan boyu yüksekliğinde budanan ağaçlar normal kabul edilmiş ve iki dal halkası daha yüksekte budama işleminin kozalak verimine etkisi incelenmeye çalışılmış, tepe budaması yapılmamıştır (Eler, 1986). Farklı budama şekillerinin kozalak verimliliğine etkisi bilinmemektedir. Bu çalışma ile ihtiyaç duyulan ve eksik olan bilgiler elde edilmeye çalışılacaktır.

3.2. Gerekçe

Önemli orman ağacı türlerinden biri olan olan fıstıkçamında kozalak verimliliğini artırma imkanı sağlayan uygulamalardan biride budamadır. Kozalak artımına yönelik budama teknikleri konusunda Türkiye de yeterince çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, 10-11 yaşlı bireylerde şekil budamaları yapılarak ağacın ilerleyen yıllarda alacağı taç şekli tasarlanmaya ve en fazla ürün alınabilecek taç formu oluşturulmaya çalışılacaktır. Aynı zamanda çalışmada bakanlığımızın ilgili birimleri tarafından uygulanan ve denemeye alınan farklı budama işlemlerinin kozalak verimliliği karşılaştırılmış olacaktır. Kısaca bu çalışmada fıstıkçamında kozalak artımını teşvik eden budama işlemi veya işlemlerinin ortaya konması hedeflenmiştir. Böylelikle birim alandan elde edilen kozalak miktarına paralel olarak iç fıstık üretimindeki artış ile yöre ve ülke ekonomisine yapılan katkının artırılması düşünülmektedir.

4. PROJENİN AMAÇLARI

4.1 Kısa Dönemli Amaç:

  • Fıstıkçamında kozalak artımını teşvik eden şekil budama tipini ve/veya tiplerini belirlemek

  • Farklı şekil budamaları arasındaki verim faklılığını ortaya koymak

    4.2 Uzun Dönemli Amaç:

  • Kozalak artımına paralel olarak ülke ve yöre ekonomisine katkıda bulunmak

    5. KAPSAM VE UYGULAMA YERLERİ

Çalışma, Ege bölgesi dahilinde İzmir ili Torbalı ilçesi ve Aydın ili Koçarlı ilçesinde belirlenen devlete ait iki fıstıkçamı ağaçlandırma alanında yürütülecektir.

6. ABSTRACT

This project aims to determine the effects of different pruning techniques on cone yield of stone pine. To achieve this objective in two different experiments, randomized block design and the single tree model will be used. Five pruning treatment will apply in this study. Weight and number of stone pine cone and seeds will measure for determine of cone production.


7. MATERYAL VE YÖNTEM

7.1. Materyal:

Çalışma aynı yaşlı (10-11 yaşlı) ve aynı aralık mesafede (6 x 6) tesis edilmiş ve daha önce hiçbir bakım müdahalesi görmemiş fıstıkçamı ağaçlandırma alanlarında yürütülecektir. Deneme alanlarına ait bazı bilgiler Çizelge 3’de verilmiştir.

Çizelge 3. Deneme alanlarının bazı özellikleri

Deneme Alanın Bulunduğu İl-İlçe-Köy

Dikim Tarihi

Bakı

Rakım (m)

Anakayası

İzmir-Torbalı-Taşkesik

1998

Kuzey

110-150

Kuvarslı şist

Aydın-Koçarlı-Evsekler

1999

Kuzey

450

Gözlü gnays

7.2. Yöntem:

7.2.1. Varsayımlar

  • Budama işlemlerinin kozalak verimine etkisi yoktur.

  • Kozalak verimliliği açısından budama işlemleri arasında fark yoktur.

7.2.2. İşlemler:

7.2.2.1. Deneme deseni ve/veya örnekleme yöntemi

Deneme alanları rastlantı blokları deneme desenine göre “Tek ağaç modeli” olarak farklı iki alanda tek faktörlü (budama şekilleri işlemi) olarak kurulacaktır. Deneme deseni modeli şekil 1’ de verilmiştir. İşlemler deneme desenine rastlantısal olarak dağıtılacaktır. Her işlem için 20 adet ağaç seçilecektir. Her bir alan için 20 x 5 = 100’er adet ağaçta kozalak ölçümleri ve tohum sayımları yapılacaktır. Her iki deneme alanında da kozalak ve tohum ölçümlerinde tam örnekleme yöntemi kullanılacaktır. Projenin ilerleyen yıllarında, iş yükünü artırabilecek durumda kozalak adetinde artma gerçekleşirse, toplumu temsil edecek şekilde örnekleme yöntemine gidilebilecektir.






1

2

3

4

5

1

K B1 B3 B4 B2

2

3

4

5

2

6

7

8

9

10

3

11

12

13

14

15

4

16

17

18

19

20


K: kontrol, B1: 1. budama işlemi, B2: 2.budama işlemi, B3: 3. budama işlemi, B4: 4. budama işlemi

Şekil 1. Deneme deseni modeli


7.2.2.2. İşlemler

Uygulanacak budama işlemleri aşağıda belirtilmiştir;

1) Çevre ve Orman Bakanlığının, 291 sayılı tebliğinde belirtildiği şekilde uygulamada yapılmakta olan,

2) 291 sayılı tebliğde belirtildiği şekilde, projenin 1. ve 4. senesinde tepe boyu, ağaç boyunun 1/3’ünü oluşturacak şekilde budama,

3) Tepe tacı şemsiye formu oluşturulan,

4) Tepe tacı ters V formu oluşturulan,

5) Kontrol (budama yapılmayan)

Budama İşlemleri ile ilgili Açıklamalar



  1. Budama İşlemi; Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 291 sayılı tebliğ ile ormanlarımızda uygulanmakta olan budama şeklidir. Bu budama şeklinde, fıstıkçamında budamanın “Alt Dal Budaması” ve “Taç (tepe) budaması” şeklinde yapılmaktadır.

    • Alt dal budaması; En az 2-2,5 m boya ulaşmış fertlerde alttan 2-3 dal halkası kesilecek şekilde uygulanmaktadır. Bu işlem yapılırken budanan kısmın gövdenin 1/3’ünü en fazla 1/2’sini geçmemesine dikkat edilmektedir.

    • Taç (tepe) budaması; tepelerin içlerine ışık girmesini ve hava akımını sağlamak amacıyla aynı dal halkasında bulunan diğer dallara göre daha ince ve cılız olan yan dalların alması şeklinde uygulanmaktadır. Ayrıca ağaçta kalan yan dallara bağlı ince dalların gövdeden itibaren ilk 1-3 dal halkasında bulunanların tamamı, daha sonrakilerin ise sadece taçın içinde kalan yani gövdeye bakan ince dallar kesilerek uygulanmaktadır. Bu işleme tepeye doğru devam edilmektedir. Ancak tam tepeye kadar çıkılmamakta ve dallar en uç noktaya kadar budanmamaktadır (Anonim, 2006c). Şekil 1’de alt dal ve tepe budamasının uygulama şekli verilmiştir.



Bu budama işlemi proje süresince bir kez uygulanacaktır.




Alt dal budaması Budama öncesi Budama sonrası

Şekil 2. Alt dal ve tepe budaması




  1. Budama İşlemi; 291 sayılı tebliğde belirtildiği şekilde ancak projenin 1. ve 4. senesinde tepe boyu, ağaç boyunun 1/3’ünü oluşturacak şekilde budama yapılacaktır.

Bu budama işleminde de proje süresince iki defa (Projenin 1. ve 4. senesi) budama yapılacaktır.

  1. Budama İşlemi; İspanya’da denenen, tepe tacı şemsiye biçimli budamada ilk yıl, ağacın alt dallarının tamamı ve tepe sürgünü budanmaktadır, kesilen alt dalın üstündeki dalın uç sürgünü kesilmekte, yan sürgünleri bırakılmaktadır. İkinci yıl, yine ağacın tepe sürgünü kesilmekte ve alt dallarında uç sürgünleri kesilerek yan dallanmaya teşvik edilmektedir. Üçüncü yıl ağacın en alt bir sıra dalı tamamen kesilmekte, üsteki dallarında yine uç sürgünleri kesilerek yan sürgünleri bırakılmak suretiyle gövde üzerinde hakim iki dal bırakılmaktadır. Dördüncü yıl, kalan hakim iki dal üzerinde ki uç sürgünler budanarak tepe şeklinin verilmesi sağlanmış olmaktadır (Charines et all., 2004). Bu budama işleminin uygulama şekli Şekil 2.’de verilmiştir.





Şekil 3. Şemsiye biçimli tepe budaması

  1. Budama İşlemi; İspanya’da denenen, tepe tacı ters V şeklindeki budamada, birinci yıl ağacın en alt dalı ve tepe sürgünü kesilmekte ve kesilen alt dalın üstündeki dalın yan sürgünleri budanmaktadır. İkinci yıl, tepe sürgünü üzerindeki uç sürgünler ve alt dallardaki yan sürgünler kesilmektedir. Üçüncü yılda ikinci yıl da uygulanan işlemler uygulanmaktadır. Dördüncü yıl alt dalların uç sürgünleri budanarak tepe şekli oluşturulmaktadır (Charines et all., 2004). Bu budama işleminin uygulanışı şekil 3’de verilmiştir.





Şekil 4. Ters V şeklinde tepe budaması



  1. Budama İşlemi, Kontrol olarak düşünülen bu işlemde budama yapılmayacaktır.

A- Arazi Çalışmaları:

Arazi çalışmalarına belirlenen iki deneme alanında, vejetasyon mevsiminin dışında (Ocak-Aralık aylarıı içinde) budamaların yapılmasıyla başlanacaktır. Uygulanacak budama tekniği, ormanlarımızda uygulanacak silvikültürel esaslar ve ilkelerin belirtildiği 291 sayılı tebliğe göre yapılacaktır. Bu tekniğe göre; budanacak ağaca çıkmayı kolaylaştırmak, basamak olarak kullanmak üzere dal koltuklarının uzun bırakılmasında sakınca bulunmaktadır. İlerleyen yıllarda gövde içerisinde kalamayan bu çıkıntılar çürümekte ve ağaç gövdesinin enfeksiyon kapmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle budanırken dallar gövdeye 2-3 cm mesafe ile kesilmelidir. Fıstıkçamında dalların gövdeye bağlandığı yerlerin daha kalın ve şişkin olması nedeniyle gövdeye silme şeklinde yapılan budamalar yara yerinin daha büyük olmasına neden olduğu için, şişkinliğin bittiği yerden budamanın yapılması kesit yüzeyini küçültmesi açısından önemlidir. Budama, genel budama kurallarına uygun olarak dallar önce alttan daha sonra üsten kesilmek suretiyle yapılacaktır.

Budamalar çalışmanın işlemlerine göre; ilk dört yıl yapılacaktır. Budama işlemleri tamamlandıktan, sonra 3 yıllık olgun kozalaklar toplanacaktır. Proje süresince her işlem işin altı kez olgun kozalaklar toplanmış olacaktır.

B- Laboratuar Çalışmaları:

Deneme alanlarından toplanan olgun kozalakların ölçümleri, Ege Ormancılık Araştırma Müdürlüğü’nün laboratuarlarında yapılacaktır. Budama işlemlerinin kozalak verimliliğine etkisini belirlemek için kozalak ile tohum (boş ve dolu tohum) adeti ve kozalak ile tohum ağırlığı ölçülecektir.

7.2.3 Değerlendirme Yöntemi

Elde edilen bilgiler bilgisayar ortamında, Tarist istatistik paket programı (Açıkgöz vd., 1994) kullanılarak değerlendirilecektir.

8. ÇIKTILAR ve YARARLAR

8.1. Çıktılar

Çıktı 1. Budamalar ile oluşturulan farklı taç şekilleri

Faaliyet 1. Farklı formda taç oluşturmak için budama uygulamaları

Çıktı 2. Elde edilen Kozalak ile tohum ağırlığı ve adeti

Faaliyet 2. Kozalak verimliliği açısından farklı budama işlemleri arasındaki farkın belirlenmesi

Çıktı 3. Proje sonuç raporu.

Faaliyet 3. Arazi ve laboratuar çalışmalarından elde edilecek verilerin değerlendirilmesi

8.2. Girdiler
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   21

Similar:

Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması iconÖrneğin; pencere camı, araba camı, cam bardak gibi maddeler saydam maddelerdir

Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması iconProf. Dr. Meryem Akoğlan Kozak

Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması iconİnsan gereksinmesi olduğu besin öğelerini tartarak alamaz. Bunlar doğal besinlerle karşılanır. Besinlerimiz içerdikleri besin öğelerinin türleri ve miktarları

Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması iconKozak Yaylası’nın altını üstüne getirdiler

Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması iconKIZILÇAM ( Pinus Brutia Ten.)

Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması iconEt, insanlık tarihinin en eski ve ilk besin maddesi. Barındırdığı protein ve vitaminler bakımından insan sağlığı açısından vazgeçilmez bir besin. Yeryüzündeki her topluluğun sofrasında ete dayalı bir yemek kültürü muhakkak vardır

Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması iconALAŞIM ELEMENTLERİNİN ÇELİKLERE ETKİLERİ

Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması iconALAŞIM ELEMENTLERİNİN ÇELİKLERE ETKİLERİ

Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması iconYeni doğan çocuk için en ideal besin anne sütüdür : Anne sütü çocuğun tüm besin ihtiyacını ilk 6 ay tamamen karşılar. Bu süre içinde başka ek besine

Kozak Yöresi Fıstık Çamı (Pinus pinea L.) Kozalak Kayıplarında Biyotik Faktörlerin ve Besin Elementlerinin İlişkilerinin Saptanması iconKey Words: Pinus nigra subsp pallasiana var pyramidata, Graft, Stock age, Ortet

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page