I. BÖLÜM GİRİŞ




Indir 440.55 Kb.
TitleI. BÖLÜM GİRİŞ
Page6/14
Date conversion13.12.2012
Size440.55 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.vizirvizir.net/dersnotu/sanat/anat_65.doc
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   14

1.9. ORYANTALİST RESSAMLARIN ÖZELLİKLERİ



Oryantalist ressamların en önemli ortak yanları konuları olmuştur. Üsluplardaki farklılıklara rağmen, resimlerine konu seçtikleri olaylar, enstanteneler ve görünümler onları birbirlerine yaklaştırır. Resimlerini resmetme tekniği açısından tek ortak sayılabilecek yanları ise Akdeniz ülkelerinin parlak ışığına bağlı peyzajlarının ortaya çıkardığı güçlü renkçilikleridir. Ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru Oryantalistlerin resimlerinde bazı ortak üslup özellikleri kendilerini hissettirmeye başlar. Bu alandaki en önemli özellik hemen hemen tümünün bazen fotorealist çizgiye varan gerçekçi yaklaşımlarıdır. Konulardaki gerçekçiliğin yanı sıra Gerome, Ernst ve Deutsch gibi önemli oryantalist ressamların eserlerinde hemen farkediliveren ayrıntılı bir resim tarzı da görülür.64 Ancak bu durum sanatçıların sadece gerçekçi gözlemlerine değil, yanısıra fotograftan faydalarından da kaynaklanır. Örneğin, Gerome, İstanbul ziyareti sırasında dönemin önemli stüdyosu olan “Abdullah Biraderler” den aldığı fotograflardan; Yine, Fausta Zonaro ve Francesco Netti gibi sanatçılar da bizzat kendi çektikleri fotoğraflarından yararlanmışlardır. Ancak oryantalistlerin oldukça işlerine yarayan fotoğraf, bir bakıma içindeki ressamların işlevlerinin yerini almasıyla oryantalizmin sona ermesine de büyük rol oynamıştır.


Turquerie ve Oryantalizm çağında yani 18. ve 19. yüzyıllarda Doğu seyahatine çıkan ve izlenimlerini edebiyatla anlatan seyyahların, seyahatnamelerinde edebi ifadelerle çizdikleri Türk, Osmanlı veya Doğu imajıda ressamlardan farklı değildir. Çağın romantik üslubunun egemen olduğu bu seyahatnameler, sözcüklerde ama aynı betimlemelrde karşımıza çıkarlar. Ancak, ressamlardan farklı olarak 18 yüzyılın ilk seyyahları Fransız, İngiliz, Avusturya veya İtalya hükümdarları tarafından resmen görevlendirilerek gönderilmişlerdir.65 Bu görevler, kuşkusuz siyasi, askeri ve jeopolitik gibi var olması muhtemel konular dışında, “Madalyonlar, oyma taşlar, paralar aramak, yazmalar toplamak” ve böylece eski çağlar hakkındaki bilgilerin artmasına yardımcı olmak ve ayrıca Doğu’da sadece tabii ilimler ve coğrafya üzerine çalışmakla kalmayıp, ticaret, din ve çeşitli memleketlerin adetleri üzerinde de yazmak gibi geniş bir sahayı kapsamaktadır. 19. yüzyılda Oryantalizmin daha geniş ilgilerle yaygınlaşması sonucu İstanbul’a Kahire’ye ve tüm Osmanlı ülkesine gelen seyyah sayısı artmıştır. “Voyage en Orinet” adlı eserinde, Oryantalist ressamların tuvallerinde yaptıkları kelimeleri sözcüklerin sihrini kullanarak yapan Fransız seyyah Nerval’de Türk kahve ve hamamlarını, esir pazarlarını, sünnet düğünlerini, büyücüleri, dervişler gibi Doğu spiritüelini, İstanbulun zarif minareleri ile temiz va mavi ufukları götürdüğü tatlı egzotik hayal alemini tasvir etmiştir.66


19. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul’a gelen Batılı ressamların tabloları işledikleri konu açısından figürlü kompozisyonlar ve manzaralar olmak üzere iki grupta toplanabilir. İlk grup başta İstanbul olmak üzere imparatorluğun diğer kentlerindeki yani sahneleridir. Yani gündelik hayattan kesitler sunan enstantanelerden oluşur. Bu grupta, aslında Oryantalist ressamların çok sevmelerine karşın “meta” rolü biçilen, hamamda, dans eden veya esir pazarında sergilenen kadının merkezde olduğu erotik sahneleri yansıtan eserler nisbeten azdır. Manzaralarda ise ağırlıklı İstanbul ve imparatorluğun önemli kent peyzajlarıdır. Yüzyılın ikinci yarısında yapılan resimlerde belgesel gerçekçilik bir ölçüt haline gelmekle birlikte, harem ve hamam sahneleri, Oryantalizmin en sevdiği konuları olmaya devam etmiştir. Çünkü Avrupalıların Doğuya ilişkin basma kalıp düşüncelerini doğrulayan bu tip resimlere batıda hala büyük bir talep vardır. Bu resimler hem Avrupa burjuvazisinin hem egzotizm, hem de erotizm ilgisine cevap veriyordu. Ancak harem, yabancı erkeklerin hiç bir zaman giremedikleri bir mekan olduğu için sanatçılar bu resimleri kulaktan dolma bilgilere, yazırlara ve birazda hayal güçlerine dayanıyorlardı.67 Oryantalist resimledikleri harem resimlerindeki sedirler üzerinde uzanmış, yelpazelenen süslü, bakımlı kadınların çoğunlukla Avrupalı kadın tiplemeleri olması da onların harem imajlarını ortaya koyar. Gerome’un Topkapı Sarayı içavlusunda tasvir ettiği “Sarayın .Terası” adlı tablosundaki havuzda serinleyen çıplak ve yarı çıplak cariyelerin ve onları geriden izleyen sultan ve onları izleyen zenci harem ağası figürleri tam Avrupalı burjuvaların hayallerinde yaşattıkları, harem imajıdır. Oysa Abdülaziz’e yakınlığı nedeniyle Guillemet’in muhtemelen haremden bir kadını resmettiği “Saraylı Kadın” adlı tabloda imaja ve hayale dayanmadığı için dikkati çeken bir erotizm yoktur. (Resim 8)


Harem gibi ünlü Türk Hamamı tasvirleri de Oryantalistlerin düş güçlerini devreye soktukları konulardan birisidir. Yoğun bir erotizmin işlendiği bu resimlerden biri olan Edward Debat Ponsan’ın “Masaj” adlı tablosundaki, göbek taşına uzanmış beyaz bir kadınla ona masaj yapan zenci hizmetkar tasviri çok zorlama bir imaj kurgusuyla hazırlanmıştır. Böyle olduğu, sanatçının Yeni Cami’den kopya ettiği çinilerle kaplı duvarın bu sahnedeki harem duvarında kullanılmasından da bellidir.68


Çoğu imajdan, hayal güçlerinin fantazileriyle yapılan hamam ve harem resimlerie karşın, diğer figürlü resimlerde gerçekçilik ön plandadır. Dönemin İstanbul’unun mesire ve eğlence yerlerinde, küçüksu ve kağıthane’de yapılan piknikleri,gezileri tasvir eden bu tip resimlerde anlatımcılık egemendir. Yine bu dönemin ressamlarının gözde tasvir konularından birisi de Çeşme motifidir. Achille Formis Befani’nin, Hippolyte Berteaux’un, Adolphe Yuon’un çevresinde farklı figürlerle birlikte bu motifi işledikleri görülür. Camilerde namaz kılanların ağırbaşlılığı, cami içinin mistik dinginliği, saf tutanların sosyal rütbe, sıfat ve sınıf ayırımları dışında ortak iman birlikteliği ve tümünün Tanrı katında kendilerini eşit sayışları oryantalistlerin saygı ve hayranlığını kazanmıştır. Özellikle Kırım Savaşını izleyen yıllarda cami enteriyörü ve camide namaz konularını işleyen bu tip resimlerde bir çoğalma görülür. Bu resimlerdeki gerçekçi mimari tasvirler, bu eserlere birer belge olma niteliğini de kazandırmıştır. Örneğin Rudolph Ernst’in “Rüstem Paşa Camisi’nin içi” adlı tablosu 1940’lı yıllarda restorasyon çalışmalarında bir iki yıl önce de çalınan bazı duvar çinilerinin değersiz raporlarında referans olarak kullanılmıştır. Şehir silüetinde hakim öğe olarak da çok kullanılan cami motifi, ayrıntılı cephe görüntüleriyle, kalabalık insan topluluklarının biraraya geldiği mekanlar olarak da ele alınır. Gerome’in Fatih Camisi önünde haremağaları eşliğinde gezintiye çıkmış bir grup kadın resmettiği”Güvercin” adlı tablosu ile, Alberto Pasini’nin 1870yılında yaptığı Yeni cami tasviri bu tür resimlerden yalnızca iki örnektir. Bu resimlerde hem mimari strüktür unsurları hem de figürler son derece gerçekçi işlenerek resimlerin belki de istemeden, belgeci, tavır önce çıkarılmıştır. Aslında bu ele alış biçimi dönemin akademik geleneğine uygun bir tavırdır.69


Oryantalist sanatçılar mistik ritüeline tanık olmak zor olduğundan olsa gerek, tekke ayinlerini çok fazla konu etmemişlerdir. Galata’daki Mevlevi dergahını temsil eden bir iki örnekle Albert Aublet’in 1882 yılında “Paris Salonu”unda sergilediği “Üsküdar’da Dervişlerin Töreni” ile yine aynı konudaki bir resmiyle Fausto Zonaro dışında konuyu örnekleyen fazla sanatçı yoktur.


İstanbul’un, ister edebiyatçı olsun, ister ressam, oryantalistlerin ilgilerini çeken yerlerinden birisi de uzun selvi ağaçları, ve mezarlıklarıyla Haliç Kıyısındaki eski semtler, bilhassa da Eyüp’tür. Bir çok oryantalist ressam Eyüp’ü, çevresini, Eyüp Sultan camisi ve türbelerini kendisine konu olarak seçmiştir.70


Kapalı çarşılar ve kahvehanelerde, dönemin Osmanlı toplumunun gündelik yaşantısı önemli yeri olan ve değişik oryantalist sanatçıların ilgilerini çeken iç mekanlardır. Giovanni Brindesi, Fabius Brest ve Amadeo Preziosi gibi bir çok ressam Kapalı çarşı veya Mısır çarşısı’nı konu alan resimler yapmışlardır. Örneğin Preziosi 1854 yılında yaptığı “Kahvenin İçi” adlı tablosunda dönemin İstanbul’unun kozmopolit yapısını olanca renkliliği ve zenginliğiyle vermiştir. İstanbul’da sakin bir yaşam tercih eden Preziosi, Osmanlının en çalkantılı dönemlerinde kimlik değiştiren çevresiyle Batılılaşma hareketlerinin en yoğun yaşandığı Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamit dönemlerini görmüş, dönemin siyasetiyle ilgilenmiş Oryantalizmin çekiciliğinde, “Şekerci”, “Arnavut”, “Çingeneler” gibi sıradan konuları ısrarlı bir şekilde işlemiştir.71 Malta’dan ayrılırken, “Doğu benim için yeniden Doğuş olacak ve mutlu olacağım” diyerek geldiği İstanbul’da, İstanbul peyzajı karşısında, “İşte benim tablolarım, manzaralarım, hepsi birer birer karşımdalar artık”, dediğine ve gerçektende 1882 yılında ölümüne kadar da hep bu konuları resimlediğine göre, sanatçının başarılı resimlerinin Sırrı yaptığı işten duyduğu haz ve mutlu oluşuna bağlı olmalıdır.


19. yüzyılın son döneminde Oryantalist resimde etkili olan realizmin etnoğrafik ve belgeci resmi öne çıkmıştır. Etnoğrafik özellikleri yansıtan değerleri bazen konununda ilerisinde ele alan bu tür resmin en önemli temsilcisi Gerome’dur. Yine bu kapsamda Oryantalistler önemli kişilere ait portreler ile dönemin önemli olaylarını yansıtan resimlerde yapmışlardır. Bu olayların bir kısmı güncel, bir kısmı da tarihi vak’alardır. Portrelerin içinde Zonaro’nun yaptığı “Abdülmecid” tablosu gibi padişah portreleri çoğunluktadır. Önemli olaylara gelince yine bu resimlerden önemli bir örnek Zonaro’nun 1889 yılında yaptığı İstanbul ziyareti sırasında Alman Kayzeri Wilhelm’i Dolmabahçe sarayı rıhtımında gösteren tablodur. Bu yıllarda Oryantalist ressamların çokça başvurdukları tarihi olayları konu alan bu resimlerin yüzlercesi aynı dönemde Paris ve Londra’da yayımlanan “Illusration Journel Universalle”, “Illustrated London News” ve “Le Monde Illustre” adlı dergilerde yayımlanmıştır.(Resim9)72


1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   14

Similar:

I. BÖLÜM GİRİŞ iconBÖLÜM GİRİŞ 3 BÖLÜM MALZEME İHTİYAÇ PLANLAMASI (MRP) 4

I. BÖLÜM GİRİŞ iconHukuka Giriş ve Medeni Hukukun Temel Kavramları I. Bölüm Hukuka Giriş

I. BÖLÜM GİRİŞ iconİKİNCİ BÖLÜM Mesleğe Giriş, Görev, Yetki ve Sorumluluklar Mesleğe Giriş

I. BÖLÜM GİRİŞ iconBÖLÜM I GİRİŞ

I. BÖLÜM GİRİŞ iconBÖLÜM I GİRİŞ

I. BÖLÜM GİRİŞ iconBÖLÜM I GİRİŞ

I. BÖLÜM GİRİŞ iconBÖLÜM 1 GİRİŞ

I. BÖLÜM GİRİŞ iconBÖLÜM I GİRİŞ

I. BÖLÜM GİRİŞ iconBÖLÜM 1-GİRİŞ

I. BÖLÜM GİRİŞ iconBÖLÜM I GİRİŞ

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page