İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış




Indir 134.32 Kb.
Titleİmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış
Page1/7
Date conversion09.04.2013
Size134.32 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.imamhatipogretmeni.com/depo2/dersnotlari/fikih/103/usulu_fikih_ozet.doc
  1   2   3   4   5   6   7




İmam Hatip Liseleri

Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış

ders Notları




birinci bölüm

fıkıh tarihi


Fıkıh Tarihi, fıkıh ilminin doğuşunu, gelişmesini ve bize ulaşıncaya kadar geçirdiği değişimleri inceleyen ilimdir.

Fıkıh tarihi fıkhı anlamak için çok önemlidir. Zira;

  • mezheplerin nasıl ve niçin ortaya çıktığı,

  • mezheplerin İslam’daki yeri,

  • niçin dört mezhepten sonra yeni mezhepler çıkmaya devam etmediği,

  • Sünni-alevi ayrımının nasıl ortaya çıktığı,

gibi her Müslüman için önemli olan pek soru bu ilmin öğrenilmesi ile aydınlığa kavuşur.

Hz. peygamberden günümüze kadar fıkhın geçirdiği evreler

1-Hz. Peygamber Dönemi (Fıkhın Doğuşu):




ikinci bölüm

Usulü Fıkıh

islam hukuk ilminin temel ilkeleri




İslam Hukukunun Kaynakları

(Şer’î Deliller)

A-İslam Hukukunun Nassa Dayalı Kaynakları

1- Kitap (Kur’an-ı Kerim)

a- Kur’an’ın Tarifi:


Kitap ya da Kur’an : “Yüce Allah tarafından vahiy yoluyla Hz. Muhammed (a.s)’a Arapça olarak indirilen, bize kadar tevatür yoluyla nakledilen, mushaflarda yazılı olan, Fatiha Suresi ile başlayıp Nas Suresi ile sona eren ilahi kelamdır”

b- Kur’an’ın Özellikleri:


- Kur’an Arap dilinde indirilmiştir. Kur’an’ın başka bir dile tercümesi Kur’an sayılamaz. Kur’an tercümesine dayanılarak hüküm çıkarılamaz.

- Kur’an’ın gerek manası gerekse Arapça olan lafızları Allah katından indirilmiştir.

- Kur’an tevatür yoluyla nakledilmiştir.

c- Kur’an’ın Kaynak Değeri ve Kaynaklar Arasındaki Yeri:


Kur’an dini hükümlerin birinci kaynağıdır. Onun emir ve yasaklarına uymak her müslümanın birinci dereceden görevidir. Ancak Kur’an bir kanun mecmuası olmadığı için emir ve yasaklara delaleti kat’î olabildiği gibi zannî de olabilir. Zanni olan hükümler üzerinde ihtilaflar olması da tabiîdir.

d- Kur’an’ın Hükümlere Delaleti:


Kuran tevatüren nakledildiği için sübûtu kat’îdir. Ayetlerin varlığından şüphe edilmez. Ancak Kur’an’ın hükümlere delaleti bazen kat’idir, bazen zannîdir. Birden fazla anlam ve anlayışa ihtimali olan ifadelerin bir hükme delaletleri kesin değildir

e- Kur’an’ın Hükümleri Açıklayışı:


Kur’an İslam hukukunun temeli ve ilk kaynağıdır. Fakat Kur’anda hükümler genellikle icmalî tarzda ifade edilmiş, ayrıntılara girilmemiştir. Namaz, oruç, hac ve zekat gibi pek çok konu böyledir.

Bununla beraber miras ve aile hukuku ile ilgili bazı konularda ayrıntılar verilmiştir.

Kur’an’ın ayrıntılara inmeden genel ve kapsayıcı hukuk prensipleriyle yetinmesi İslam hukukunun kıyamete kadar her devirde ve her şart altında insanların ihtiyaçlarına çözüm üretebilecek nitelikte olmasının garantisidir.

Akitlerin gereğinin yerine getirilmesini emreden ve işlerin danışma ve şûra ile yürütülmesini emreden ayetler böyle genel hükümler ihtiva eder. (Maide 5/1; İsra 17/34; Âli İmran 3/159; Şûra 42/38)

Kur’an’da çeşitli konularla ilgili fıkhî hüküm bildiren ayetlerin sayısı 6000 küsur ayetten sadece 250 kadardır. Bu ayetlerin de çoğu değişik yorum ve anlayışlara müsaittir. Kanun metinleri gibi kesin ve net hükümler koymaz. Fakat İslam hukukunun üzerine bina edileceği temel ilke ve prensipler Kur’an’da yer alır.

Buna göre anlaşmalara bağlı kalmak, ahde vefa göstermek, hak ve adaletten ayrılmamak, hile ve aldatmaya başvurmamak, yalandan, iftiradan, gösteriş ve israftan uzak kalmak, danışma ve istişareye önem vermek, karşılıklı rızayı esas almak... gibi hukukun temel ilkeleri Kur’an’da vurgulanmıştır.

2- Sünnet

a- Sünnetin Tarifi:


Sünnet sözlükte; âdet, tarz, yol, sîret gibi anlamlara gelir.

Fıkıh usulünde sünnet; Hz. Peygamber’den nakledilen söz, fiil ve takrirlerdir.

b- Sünnetin Nevileri:

aa- Yapısı bakımından sünnetin nevileri:

i-Kavli Sünnet:

Peygamberimizin çeşitli vesilelerle söylediği sözlerdir. Şu hadisler kavli sünnet örneği olarak zikredilebilir.

“Ameller niyetlere göredir ve herkese niyetinin karşılığı vardır...”;

“Kim bir müminin bir dünya sıkıntısını giderip ona ferahlık sağlarsa, Allah da kıyamet gününde onun bir sıkıntısını giderir. Kim eli darda olan birine ödeme kolaylığı gösterirse Allah ona hem dünyada hem ahirette kolaylık verir. Kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah da onun dünyada ve ahirette ayıbını örter...”

ii- Fiili sünnet:

Hz. Peygamber’in yapmış olduğu fiillerdir. Onun abdest, namaz ve hac ile ilgili fiilleri bu gruba örnektir.

iii- Takrirî Sünnet:

Peygamber Efendimizin onay ve kabullerini ihtive eder. İki çeşittir. Ya sessiz ve tepkisiz onay verir veya onayladığını gösteren, gülümseme, başını sallama gibi bir işaretle onayını ifade eder.
bb- Rivayet bakımından sünnetin nevileri:

i- Mütevatir Sünnet:

Her nesilde, yalan üzere birleşmeleri aklen mümkün olmayan bir topluluk tarafından rivayet edilen sünnettir. Eğer rivayetler tek bir lafız üzerinde ittifak etmişlerse, lafzî mütevatir; farklı lafızlarla aynı manayı ifade etmişlerse manevi mütevatir diye isimlendirilir. Hadislerde lafzî mütevatir nadir ise de manevi mütevatir oldukça fazladır.

ii- Meşhur Sünnet:

İlk nesilde bir veya iki râvîsi bulunduğu halde daha sonraki nesilde râvî sayısı tevatür derecesine kadar yükselen haberlere meşhur sünnet denir.

iii- Âhâd Sünnet:

Râvî sayısı tevatür derecesine hiç bir nesilde ulaşmayan rivayetlerdir. Sünnetin büyük bölümü Hz Peygamberden ahad haberlerle nakledilmiştir.

c- Sünnnetin Kaynak Değeri:


Sünnet İslam Hukukunun ikinci dereceden temel kaynağıdır. Kur’an-ı Kerimde Peygambere itaat etmeyi emreden (Maide, 92; Nisa, 80; Al-ü İmran, 31; Nisa, 65; Ahzab, 36...) ayetler sünnete tabi olmayı gerekli kılmaktadır. Çünkü Hz. Peygamber Kur’an’ı anlayan, yaşayan ve gerektiğinde açıklayan en güzel örnektir.

Fakat gerçekte neyin sünnet olduğunun tesbiti, Kur’an ve Hadislerdeki mesajların ana gayelerinin bilinmesi ve Peygamber Efendimizin sözleri ve davranışlarının bu gayeler doğrultusunda anlaşılmasına bağlıdır.

d- Mezhep İmamlarının Sünnete Yaklaşımları:


Bütün mezhepler, Hz. Peygamber’in sünnetinin, uyulması gerekli bir teşriî kaynak olduğunda müttefiktirler. Ancak Sünnetin tesbiti ve nasıl anlaşılması gerektiği konusunda ihtilaf vardır.

Ebu Hanife ve İmam Malik, yaşayan sünnete, Hz Peygamber’den alınarak yaşatılan model davranışlara ve uygulamalara öncelik vermişlerdir. Fakat İmam Malik Medinede yaşadığı için çok fazla yaşayan sünnet malzemesine sahip olmuş Amel-i Ehli Medine ile ahad hadis çatışırsa Medine halkının amelini tercih etmiştir. Buna karşılık Ebu Hanife Kufe’de, bulunduğu yerin özellikleri sebebiyle daha az rivayet ve sünnet malzemesine ulaşabilmiş ve kendisine ulaşan rivayetleri daha ihtiyatlı kullanmıştır. Bu yüzden içtihatlarında dinin genel prensiplerini, diğer bir deyişle Kuran ve sünnetin bütününden elde ettiği genel kaide ve ilkeleri temel olarak kullanmış ve yeni problemleri çözerken, diğer imamlardan daha fazla, kıyas ve re’y metoduna başvurmak durumunda kalmıştır

İmam Şafiî’den itibaren sözlerle tesbit edilen hadisler sünnetin kaynağı olarak algılanmaya başlanmıştır. Bu durum her davranış ile ilgili bir rivayet bulma çabasını doğurmuş ve yaşayan sünnet anlayışı zamanla kaybolmuştur. Nitekim İmam Şafii’nin talebesi Ahmed b. Hanbel’in hadisler üzerinde yoğunlaşması ve rivayerlere dayalı bir metot oluşturması üzerine bazıları onu bir fakih olmaktan ziyade bir hadis alimi olarak kabul etmişlerdir.

Esasen hadis mecmuaları genel olarak İmam Şafii’den sonra sonra tedvin edilmiştir. Hadis rivayeti usulü dünyada eşi görülmeyen bir metot olmakla beraber ciddi bazı problemleri de içinde barındırmaktadır. Bu sebeple hem müçtehit imamlar devrinde hem de günümüzde sünnetin sübutu (varlığı), doğru anlaşılması ve bağlayıcılığı konusunda ciddi ihtilaf ve tartışmalar vardır.

Bu ihtilafların en aza indirilmesi ve kırıcı ayrılıkların ortadan kaldırılması, “makâsıdu’ş-şeria” denilen dinin temel amaçlarının ve gayelerinin iyi anlaşılmasına, Kur’an ve Sünnet nasslarının bu maksatlar doğrultusunda anlaşılmasına bağlıdır.

e- Sünnetin Kitaba Göre Yeri:


Sünnet Kur’andan sonra ikinci kaynaktır.

Sünnetin getirdiği hükümler ya Kur’an’ın hükümlerini teyit eder; veya Kur’an’daki bir hükmü açıklar; yahutta Kur’an’da hükmü açıklanmayan bir konuda hüküm koyar. Kur’anla çelişen bir sünnet düşünülemeyeceği gibi, sünnetsiz bir Kur’an da düşünülemez ve doğru anlaşılamaz.

f- Hz. Peygamberin Fillerinin Kısımları:


Rasülüllah’ın fiilleri üç kısma ayrılır:

1-Hz. Peygamberin tabii, beşeri, alalâde işleri: Yeme, içme, giyinme, uyuma gibi tabii, insani davranışları, ve kendi görgü ve tecrübesine dayanarak yaptığı ticaret, ziraat, harp tedbirleri, hastalık tedâvisi gibi konulardaki davranışları uyulması gereken birer teşriî tasarruf değildir. Bunların örnek alınması ve uygulanması dini bakımdan gerekli değildir.

2- Hz. Peygamber’in kendine mahsus fiileri: Teheccüt namazını farz olarak kılması, savm-i visal denilen birden fazla gün, arasında yemeden-içmeden oruç tutması ve dörtten fazla hanımla evlenmesi gibi. Bu konular ona mahsustur. Başkaları ona uyamaz.

3- Hz. Peygamber’in teşriî (dini hüküm koyma ) nitelikteki fiilleri: Bu fiiller bir Kur’an ayetini açıklıyorsa onun hükmünü alır, fakat müstakil bir davranış ise bakılır. Eğer vücûb, nedb, ibaha gibi şer’î vasfı biliniyorsa ona uygun davranılır. Şer’î vasfı bilinmiyorsa Allaha yakınlık anlamı taşıyıp taşımadıgı incelenir. Taşıyorsa ona uymak müstehap sayılır. Taşımıyırsa, bu davranışlar ancak mubah diye isimlendirilebilir.
  1   2   3   4   5   6   7

Add document to your blog or website

Similar:

İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış iconANADOLU İMAM-HATİP LİSELERİ VE İMAM-HATİP LİSELERİ SON SINIF ÖĞRENCİLERİNİ MESLEĞE HAZIRLAMA VE YETİŞTİRME KURSU PROGRAMIDIR

İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış iconİMAM – HATİP LİSELERİ HİTABET VE MESLEKÎ UYGULAMA DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI

İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış icon2007-2008 ÖĞRETİM YILI ERZİNCAN ANADOLU İMAM-HATİP VE İMAM-HATİP LİSESİ ARAPÇA DERSİ ZÜMRE ÖĞRETMENLERİ TOPLANTI TUTANAĞIDIR

İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış icon2006-2007 ÖĞRETİM YILI ESATPAŞA ANADOLU İMAM-HATİP VE İMAM-HATİP LİSESİ ARAPÇA DERSİ ZÜMRE ÖĞRETMENLERİ TOPLANTI TUTANAĞIDIR

İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış icon2007-2008 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI MALTEPE ANADOLU İMAM HATİP VE İMAM HATİP LİSESİ KANAAT DÖNEMİ ARAPÇA DERSİ ZÜMRE ÖĞRETMENLERİ TOPLANTI TUTANAĞI

İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış icon2008-2009 ÖĞRETİM YILI KARABÜK ANADOLU İMAM-HATİP VE İMAM-HATİP LİSESİ

İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış iconKIRŞEHİR İMAM- HATİP VE ANADOLU İMAM- HATİP LİSESİ

İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış iconAraştırmada, İmam- Hatip Liseleri Gelişim Modeli çerçevesinde hadis dersini etkili sunabilmenin yollarım araştırmak ve hadis öğretiminde yeni bir yaklaşım

İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış iconDemirci İmam-Hatip Lisesi ve Anadolu İmam-hatip Lisesi MEBsay. 30 son 1106

İmam Hatip Liseleri Fıkıh dersi müfredâtına göre Hazırlanmış iconAKDAĞMADENİ İMAM-HATİP LİSESİ TEFSİR DERSİ DÖNEM YAZILI SORULARIDIR

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page