Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri




Indir 134.54 Kb.
TitleAydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri
Page3/3
Date conversion10.04.2013
Size134.54 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.aligebikturizm.com/resimler/hac_kitapcigi.doc
1   2   3

YAPILIŞINDAN GÜNÜMÜZE MESCİD-İ NEBEVİ

Mescit-i Nebevi Miladi 622 tarihinde Efendimiz (s.a.v.)'in emirleriyle ve kendilerinin bilfiil çalışmalarıyla inşaa edilmiştir. İlk yapı: 1050 m. genişliğinde idi. Tavan yüksekliği ise: 3.25 metre idi. Temelleri taştan, duvarları kerpiçten, direkle­ri hurma ağacından yapılmış, tavanı ise hurma dalları ile Örtülmüştü. Üç giriş kapısı vardı.

Mescit-i Nebevi, bu ilk inşaasından günümü­ze kadar 9 kez daha genişletilmiştir.

Bunların ilki: Yine Efendimiz (s.a.v.)'in za­manında Hayber savaşı dönüşünde, hicri yedinci yılda yapılmıştır. Genişliği 2.500 m2 ye, tavan yüksekliği; 4.55 metreye çıkarılmıştır. Bu gün bu saha mescitte başlıklarında yeşil yazı olan di­reklerle belirtilmiştir.

İkinci Genişletme: Hz. Ömer (r.a.) zamanın­da hicri 17. -miladi: 638 tarihinde olmuştur. Ge­nişlik: 4200 m2'ye tavan yüksekliği ise 7.15 metreye çıkarılmıştır.

Üçüncü Genişletme: Hicri: 29-Miladi: 649 tarihinde Hz. Osman zamanında gerçekleştirilmiştir. Genişleme K. Batı cihetine doğru yapıl­mış, kıble tarafına da revaklar yaptırılmıştır. Tavanı Hindistan'dan getirilen özel bir ağaçla kap­lanmıştır. Mihrap üzerine ise kubbe yapılmıştır.

Hz. Ali (r.a.) zamanında ihtiyaç hasıl olmadı­ğından mescitte genişletme yapılmamıştır,

Dördüncü Genişletme: Emevi halifesi Velid b. Abdülmelik zamanında Hicri: 88-Miladi: 707 yılında yapılmıştır. Bu genişletme esnasında dört minare yapılmış, mescit binasında süslü taşlar kullanılmış ve Efendimiz (s.a.v.)'in zevce­leri vefat ettiklerinden dolayı mescit civarındaki odaları satın alınarak mescide dahil edilmiştir.

Beşinci Genişletme: Abbasi Halifesi Mehdi Abbasi devrinde, Hicri: 165-Miladi: 782 yılında yapılmıştır. Kuzey kesiminde büyük çapta bir genişletme yapılmıştır. Abbasi halifeleri mesci­din tamir ve tezyinine büyük önem vermişlerdir. Mescid-i Nebevi, birincisi hicri 654, ikincisi hicri 886 da olmak üzere iki yangın geçirmiştir. Her iki yangında dikkatsizlik sonucu çıkmış ve mescit önemli ölçüde hasar görmüştür.

1. Yangının yaraları Abbasi halifesi Mutasım Billah tarafından Hicri: 655 yılında, 2. yangının yaraları Sultan Eşref Kaytabay tarafından Hicri: 880-Miladi: 1483 yılında sarılmış ve mescit tamir ettirilmiştir. Sultan Kaytabay tamirle beraber mescidi genişletmiş ve mescide yüksekliği 11 m olan bir ta­van yaptırmıştır. Bu genişletme 6. genişletme olarak kabul edilir.

Yedinci Genişletme: Hilafetin 1517 yılında Osmanlılara geçmesiyle beraber Haremeynin bakım ve onarım işlerini Osmanlı sultanları alır. Osmanoğulları Haremeyne bir çok hizmetlerde bulunmuşlardır. "Hadimul Haremeyn El-Şerifeyn" lakabı ile kez Yavuz Sultan Selim için kullanılmıştır. Sultan Abdülmecid'e kadar, mescitte duvarların ve sütunların mermerle kaplanması, eskiyen bazı kapı ve duvarların yenilenmesi, ye­şil kubbenin yeniden inşası gibi bir çok hizmetlerde bulunmuşlardır. Ancak Sultan Abdülmecit zamanına gelindiğinde yapı bir hayli yıpranmıştı. Bunun İçin zamanın Harem Şeyhi Davut Pa­şa Sultan Abdülmecit'e bir mektup yazar ve Mescid-i Nebevi'nin yeniden yapılmasının ge­rektiğini sultana iletir.

Padişah, mühendis Remzi ve Osman beyleri keşif için Medine'ye gönderir. Mühendislerin ra­poru Davut Paşayı tekid eder mahiyette sultana takdim edilince, Sultan Abdülmecit, Halım Efen­diyi projenin başına getirir ve onu beraberinde gerekli olan tüm alet-edevat, işçiler, duvarcılar, oymacılar, nakkaşlar, hattatlar ve yeterli bütçey­le Medine'ye gönderir.

Büyük bir titizlik içerisinde cemaatle namaza mani olmadan tüm mescit bölüm bölüm yıkılır ve yeniden inşa edilir.

Yapılan masraf, İstanbul'dan getirilen yapı malzemeleri, alet edevat ile sayıları 350'yi geçen işçilerin masrafı hariç: 700.000 mecidiye al­tınıdır. 1848'de başlayan onarım 1861'de tamamlanmıştır. Genişlik: 4056 m2'ye çıkartılmış­tır. Ve 170 kubbe yapılmıştır.

Sekizinci Genişletme (1. Suud Genişlet­mesi): Kral Abdülaziz zamanında Mescid, ku­zey, doğu ve batı taraftarından olmak üzere ya­pılan genişletmelerle beraber genişliği: 12.270 m2'ye çıkarılmıştır. Bu çalışmalar 1952 yılında başlamıştır, üç yıl sürmüştür. 50 Milyon $'a mal olmuştur. 1. Suud Genişletmesinin uzunluğu: 128 m, eni ise: 91 m'dir. Osmanlı kısmının bitiminden sonra başlayan bu genişletme alanı gü­neş zıttı (Güneşten etkilenmeyen) beyaz mermerle kaplanmıştır. Bu alanın doğu ve batı ta­raflarına revaklar yapılmıştır. Bu genişletmede 232 sütun vardır.

1973 yılında Kral Faysal'ın emriyle Mescit’in batı kısmına güneşlikler yapılmıştır. Bu şemsi­yeliklerin yapımı esnasındaki istimlakta arazi sahiplerine: 50 milyon $ ödenmiştir.

Dokuzuncu Genişletme (II. Suud Geniş­letmesi): Bu yapının temel atma merasimi Kasım: 1984'te olmuştur. Ve toplam 10 yıl sür­müştür. Mescid-i Nebevi tarihinin en büyük ve maliyeti en yüksek genişletmesi bu devirde, Kral Fahd b. Abdulaziz'in emriyle gerçekleş­miştir.

Şu anki yapı bodrum, zemin ve sütun olmak üzere üç kattan oluşur. Her üç katın da girişleri ayrı ayrıdır.

Bodrum katında: mescit-i Nebevi'nin kamera-güvenlik sisteminin idare edildiği kontrol oda­ları, yangına hassas cihazlar ile iç ve dış aydın­latma, soğutma-havalandırma ve ses sistemleri­nin idaresi vardır. Bunlara ilaveten naklen TV ve radyo yayınlarına imkan sağlayan stüdyolar da bulunmaktadır.

İkinci Suud Genişletmesi: 82.000 M2'dir. Bina yüksekliği: 12.55cm'dir.

Zemin kattaki sütun sayısı: 2104'tür. İki sütun arası 6 m'dir..

Kubbe sayısı: 27'dir. Bunlar istenildiğinde -tabii ışıklandırma ve havalandırma maksadıy­la- açılıp kapanabilmektedir. Her biri 80 ton ağırlığındadır. 40 ton çelik, 40 tonu diğer mad­delerden oluşmaktadır. Her kubbenin kapladığı alan: 324 M2'dir. Her kubbede 2.5 kg. altın kul­lanılmış, toplam olarak 27 kubbede: 67.5 kg altın kullanılmıştır. Bu da 100 m2 alana teka­bül etmektedir. Kubbelerin dış cephesi Alman seramiği ile kaplanmıştır. El ile oyum kısım toplamı: 160 m2'dir. Kubbeler Medine'de imal edilmiştir.

Abdülmecit han zamanında Osmanlı kısmı­nın 4056 m2 olduğunu, bu rakama, 1. Suud ge­nişletmesinde: 12270 m2 eklendiği daha önce­den belirtilmiştir.

Bu iki yapının toplamı: 16.326 M2'dir. Ve içe­risinde: 28.000 kişi namaz kılabilir. Yapılan bu son genişletme alanı ise: 82.000 m2"dir. Ve 150.000 kişi namaz kılabilir. Bu sayıyı öncekile­re ilave ettiğimizde zemin katın toplam alanı: 98.326 m2'ye çıkar ve içerisinde: 1768.000 kişi namaz kılabilir. Ancak buna sütuh katını da ilave etmek gere­kir. Bu ise: 58.250 m2'dir. Ve: 90.000 kişi sütuhta namaz kılabilir. Bu rakam ise Mescid-i Nebevi'nin içerisinde aynı anda namaz kılınabilecek alanın: 156.576 m2 olduğuna ve: 268.000 kişi­nin bu alanda namaz kılabileceğine işaret eder. Buna mescidin bahçesindeki: 135.000 m2 alanı da ilave edersek ki bu alanda: 430.000 kişi na­maz kılabilmektedir.

Sonuç olarak günümüzde aynı anda: 698.000 kişi namaz kılabilmektedir. Hanımlar için: Mescidin k. doğusunda: 16.000 m2, k. batı­sında: 8.000 m2' yer ayrılmıştır. Bu alan izdi­ham ihtimalinde genişletilebilmektedir. Hanımla­rın giriş kapı numaraları (13, 14, 16, 17) ve: (23, 24, 25, 26, 28, 29, 30'dur.

Mescidin toplam kapı sayısı ise 85'tir. Üst ka­ta çıkmak için 6 tanesi yürüyen, 18 tanesi nor­mal merdiven olmak üzere 24 çıkış merdiveni vardır. Yürüyen merdivenlerin bulunduğu kapı numaraları: 6, 10,15, 27, 31, ve 36'dır.

Minareler: Mescid-i Nebevi'nin 10 minaresi vardır. Bunların altısı son genişletmede yapılmıştır. Her biri: 104 m'dir. Diğer minarelerden 32 m daha yüksektir. Minare hilalinin uzunluğu: 6.7 metredir. Ağırlığı: 4.5 tondur. Ve 14 ayar altın kaplamadır.

Mescid-i Nebevi'nin dış bahçesinde namaz kılınabilinecek alanlardaki beyaz mermerler güneş vurdukça soğuyan bir özelliğe sahiptir. Bu alan 151 adet ışıklandırma sütunu ile aydınlatılmaktadır. Bu alanın çevre uzunluğu: 2270 M2'lik bir bahçe duvarı ile çevrelenmiştir. Tuvaletler bunun içerisindedir. Tuvaletler 2 katlı olup, içerisinde 1890 adet tuvalet ve 5600 adet abdest alma yeri vardır. Otopark girişleri ile tuvalet girişleri aynıdır. Mescid'in bahçe sahası olarak tanımlanan alanın altında toplam 4444 araç kapasiteli iki katlı bir oto­park mevcuttur. Garaj yüksekliği 4.90 m.dir. Her birinde 15 ünite vardır. Bu ünitelere yürü­yen ve normal merdivenlerle inilip çıkılabilmektedir. Her ünitede 690 soğuk su çeşmesi bulunmaktadır.

Haremin soğutulması: Mescid-i Nebevi'nin soğutulması için Mescide 7 km. uzaklıkta ve ba­tı tarafında 70.000 m2' alan üzerine büyük bir tesis kurulmuştur. Tesisin bu kadar büyük bir alanı kaplaması ve çalışmasıyla çevreyi rahat­sız edebileceği düşünülerek uzağa kurulmuştur. Kullanılan su miktarı 2.5 milyon galondur. So­ğutmada 6'C'lik su kullanılmaktadır. 7 km. uzunlukta olan bu tünel bugün Tarik-i Selam olarak bilinen yolun 18 m derinliğinden geçmektedir.


MESCİD-İ NEBEVİ'NİN KROKİSİ




1. Ağlayan Hurma Kütüğü, Bu kütük mihra­bın altında gömülüdür.

2- Hz. Aişe Validemizin yanında namaz kılmanın en faziletli olduğunu haber verdiği ve bu yüzden kendi ismi ile anılan Aişe sütunu

3- Hz. Lübabe'nin kendisini bağla­yarak affolunmasını beklediği Tevbe Sütunu

4- Efendimiz (s.a.v.)'in itikafta iken yanına yatakla­rını koydukları Serir Sütunu

5- Efendimiz (s.a.v.)'in korumalığını yapan sahabelerin bekle­diği Muharres Sütunu

6- Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yanında heyetleri kabul ettiği Vüfud Sütunu

7- Efendimiz (s.a.v.)'in teheccüd namazlarını kıldığı Teheccüd Sütunu

8- Halen imamın namaz kıldırdığı Mihrap

9- Hz. Peygamber (s.a.v.)'in namaz kıldırdığı Mihrap

10- Halen hutbelerin okunduğu Minber

11- Bu gün müezzinlerin bulunduğu müezzinlik

12- Kapı 13- Kapı 14- Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Kabri

15-Hz. Ebubekir (r.a)'ın Kabri

16- Hz. Ömer (r.a.v.)'ın Kabri.

17- Üzerinde Ahzab suresi Ayet 40 yazılı birinci pencere

18- Üzerinde Hucurat suresi Ayet 3 yazılı ikinci pencere

19- Üzerinde Hucurat suresi Ayet 2 yazılı üçüncü pencere

20-Cibril Makamı

21- Baki Kapısı

23- Nisa Kapısı

24- Babunnisa (Kadınlar Kapısı)'ndan girince soldaki yüksek yer Ashab-ı Suffe'nin olduğu yer 25- Bir mihrap.

Not: Efendimiz (s.a.v.)'in "Kabrim İle evim arası Cennet bahçelerinden bir bahçedir" diye buyurdukları Ravza-i Mutahhara, bu gün 33 adet beyaz sütununun bulunduğu alandır. Bu

sütunlar krokide O İşareti ile belirtilmiştir.


HADİSLERLE MEDİNE-İ MÜNEVVERE

Cabir (r.a.)'den merfuen Müslim'in zikrettiği bir hadis-i şerifte Resul-ü Ekrem şöyle buyur­muştur: "Kim Medine ehline kötülük yapmak isterse o kimse tuzun suda eridiği gibi yok olur gider."

Aişe (r.anha) validemiz Peygamber Efendi­miz (s.a.v)'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Bütün şehirler kılıçla fethedildi, Medine ise Kur'ân'la fethedilmiştir."

Tabarani Ebu Hüreyre'den rivayet eder ki: Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Medine İslâm'ın kubbesi, imanın evi, hicre­tin yeri, helal ve haramın merkezidir."

Buhari Ebu Hüreyre'den rivayet eder ki: Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: "Bü­tün beldelere galip gelecek bir beldeye hic­retle emrolundum. Ona Yesrib diyorlar. O Medine'dir. Körüğün demirin pasını silip te­mizlediği gibi, Medine de kötü insanları te­mizleyecektir."

Buhari Ebu Hüreyre'den rivayet eder ki: Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: "Me­dine'nin giriş ve çıkışlarında melekler nöbet beklerler. Deccal ve taun (hastalığının) Medi­ne'ye girmesini engellerler."

Tirmizinin Nafi'den onun da İbn-i Ömer'den rivayet ettiği bir hadiste Peygam­berimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: "Medine'de ölmeye gücü yeten orda Ölsün, zira ben Me­dine'de ölen kişiye şefaat ederim".

Buhari ve Müslim beraberce Ebu Hürey­re'den rivayet eder ki: Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: "Benim bu mescidimde kılı­nan bir vakit namaz, diğer mescitlerde kılı­nan bir vakit namazdan 1000 derece daha fa­ziletlidir. Mescid-i Haram müstesna, zira On­da kılınan bir vakit namaz 100.000 namaza bedeldir."

Tabarani Enes b. Malik'ten rivayet ettiği bin hadiste Peygamberimiz (s,a.v.)'in şöyle buyur­duğunu belirtiyor: "Kim benim mescidimde hiç nara vermeden 40 vakit namaz kılarsa, kendisine biri ateşten diğeri kıyamet günü­nün azabından olmak üzere iki kurtulma be­raatı verilir ve nifaktan da uzak tutulur".

Buhari, ve Müslim Ebu Hüreyre'den rivayet eder ki Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: "Evimle minberim arasındaki mekan cennet bahçelerinden bir bahçedir."


MESCİD ADABI VE EFENDİMİZ (S.A.V.)'İ ZİYARET

Mescitler Allah (c.c.)'ın evidir. Ve buralara ibadet maksadıyla giden bir mümin kulun dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır. Çünkü bu­nu en başta evin sahibi olan Rabbül Alemin sa­niyen de Resulü zişan efendimiz (s.a.v) emret­mektedir.

Mescid-i Nebevi'ye ilk kez giden kimse evve­la gusül abdesti almalıdır. Temiz elbiseler giye­rek güzel kokular sürünmelidir. Sükunet ve va­karla Mescit’e sağ ayağı ile girmeli ve girerken de "Euzubillahil azim vebivechihilkerim ve sultanihilkadim mineşşeytanirracim, Bismil­lah Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali muhammedin ve barik vesellim, Allahümmağfirli zünübi veftah li ebvabe rahmetike" duasını okumalıdır.

Mescit’e girdikten sonra eğer mümkünse ve kerahet vakti değilse iki rekat "Tahiyyat-ül Mescid" namazı kılar. Aslında bu namazı her mescide girildiğinde kılmak lazımdır. Sonra Pey­gamber (s.a.v)'in kabri şerifinin karşısına gider, yüzünü kabirlerin bulunduğu istikamete çevirir ve ellerini kaldırmadan selam verir. Selamı Ön­ce Efendimiz (s.a.v)'e sonra Hz. Ebu Bekir'e sonra da Hz. Ömer'e verir. Selam esnasında okunacak olan selamlama duaları "Ziyaret du­aları" adlı kısımda zikredilmiştir. Daha sonra hu­şu ve edep içerisinde oradan ayrılır. Müslüman kimse hayatı boyunca Efendimiz (s.a.v.)'e salatu selam getirmeye çalışır. Ancak Medine-i Münev­vere gibi mübarek bir mekanda ve Hacc ayları gibi mübarek bir zamanda bulunduğu sırada sa­latu selamın adedini imkan nispetinde artırır. Çünkü Efendimiz (s.a.v) bir Hadis-i Şeriflerinde: "... Bana salatu selam getiriniz, Çünkü salat ve selamınız bana nerede olursanız olun ula­şır" bir diğer Hadislerinde ise: "Kim bana bir salavat-ı şerife getirerek beni anarsa, Allah (c.c.)'da onu on misli ile anar" buyurmuşlar­dır.

Allah'ın mescitlerinde gereksiz yere konuş­mak, yüksek sesle bağırıp çağırmak, kayıp eşyasını aramak, alış verişte bulunmak ve etrafın­daki Müslümanlara eziyet verici tutum, davranış ve durumlardan son derece kaçınmak gerekir. Cenab-ı Hakk Hucurat Suresi'nin 2, 3 ve 4. ayetlerinde Mescitte yüksek sesle konuşma­nın cezasının konuşan insanın amellerinin boşa gideceği olduğunu şöyle beyan eder; "Ey ina­nanlar! seslerinizi, peygamberin sesini bastıracak şekilde yükseltmeyin. Farkına varma­dan, işlediklerinizin boşa gitmemesi için peygambere birbirinize bağırdığınız gibi yük­sek sesle bağırmayın. Seslerini peygamberin yanında kısan kimseler, Allah'ın gönüllerini takva ile sınadığı kimselerdir. Onlara mağfi­ret ve büyük ecir vardır."

Hz. Ebu Bekir (R.A)'ın "Allah Resûlü'nün yanında hayatta iken ya da vefatından sonra sesi yükseltme caiz değildir" dediği rivayet olunur. (EI-Dürrü El-Semin, S. 72)

Resulü Zişan Efendimiz (SAV) bir Hadis-i Şeriflerinde: "Sizden biriniz mescitte kaybettiği bir şeyi arayan kimseyi duyduğunda ona Al­lah aradığını buldurmasın desin. Mescitler bunun için inşa edilmemişlerdir."

Bir diğer Hadislerinde ise: "Melekler de Ademoğlu'nun rahatsız olduğu şeylerden ra­hatsız olurlar" buyurmuşlardır.


DOKTORUNUZDAN MÜHİM TAVSİYELER!

• Muhterem Hacı Adayı,

  • Bedenî ve malî farz olan bir ibadeti Allah (C.C)'ın izni ile yapacaksınız. Sağlığınızı ve pa­ranızı en iyi şekilde koruyarak bu ibadeti yerine getirmeniz gerekmektedir.

  • Sağlığınızı en iyi şekilde koruyabilmeniz için dikkat etmeniz gereken konuları başlıklar halin­de kısaca bildireceğiz:

  • İklim özellikleri bulunduğunuz yerden çok farklı olan bir beldeye gidecek ve 25-30 gün ka­dar oralarda kalacaksınız. Bu zaman içinde aşı­rı sıcak, aşırı soğuk hava cereyanı ve de yorgunluktan kaçınacaksınız. Zira insan vücudunun hastalıklara karşı koyma direncini kıran bu üç önemli faktördür.

  • Sıcağın etkisi ile fazlaca terleme olacağın­dan vücut ve elbise temizliğine önem verilmeli­dir. İç çamaşırlar mümkün olduğunca saf pa­muklu cinsinden seçilmelidir.

  • El ve tırnak temizliği en çok dikkat edilecek bir konudur. Sıvı veya kalıp sabunlarla el temiz­liği kolayca yapılabilir.

  • Çiğ olarak yiyeceğiniz sebze ve meyveler sabun köpüğü İle ovulup su ile durulandıktan sonra yenmelidir. Eğer dış parafinli meyve ise kesinlikle soyularak yenmelidir.

  • Dışarıda açıkta satılan yiyeceklerden alma­yınız.

  • Konserve yiyecekler alınırken ya da alınmış olanlar tüketilirken kutuların kapağının bombeleşmemiş olması gerekir. Aksi halde ishal, kusma, karın ağrısı, baş dönmesi gibi belirtilerle seyre­den besin zehirlenmelerine maruz kalabilirsiniz.

  • Aşırı yağlı ve sindirimi zor olan yiyeceklere rağbet etmeyiniz.

  • İçecekler metal ya da karton poşetlerde sa­tılmaktadır. Bunlar alınırken üzerindeki son kul­lanım tarihine bakılmalı ve süresi geçmiş olanlar alınmamalıdır. Şişe sulara da aynı şekilde dik­kat edilmelidir.

  • En çok rağbet edeceğiniz yoğurt, ayran ve limon olmalıdır. Bunları yer ve içerken biraz tuz atılıp alınırsa terlemenin vereceği bitkinlikte azaltılmış olur.

  • Yiyecek ve içecekler mümkün olduğunca kendi teşkilatımız sağlık görevlilerince kontrol edilen lokantalarımızdan sağlanmalıdır.

  • Baş dönmesi, ani ateş yükselmesi, kalpte çarpıntı, görmede bulanıklık, kusmak hissi, nefes darlığı gibi belirtiler sıcak çarpmasının işaretleri­dir. Hemen serin bir yere çekilip üzerinizdeki giye­cekleri inceltiniz. En doğrusu görevlilere haber ulaştırarak sağlık görevlilerine ulaşmaya çalışınız.

  • Dışarıda yürümek zorunda kalırsanız şem­siye mutlaka kullanılmalıdır.

  • Önceden mevcut kronik hastalığınızla ilgili ilaçlarınızı mutlaka yanınızda bulundurunuz. Kafile görevlinize ve doktorunuza durumunuzu önceden bildiriniz.


Prof. Dr. Yaşar BAĞDATLI





BİR KAÇ HATIRLATMA

-"HACC MEŞAKKATTİR" hadisini hiç bir za­man hatırdan çıkarmayarak hacc esnasından karşılaşacağınız zorluklara karşı sabırlı ve me­tanetli olmaya gayret gösteriniz, şeytan ve nef­sin hacc ibadetini ifsad etmek için mümin kullarla özellikle uğraştığını hatırınızdan çıkarmayınız.

*

-Namazlarınızı mutlaka mescit-i Nebevi'de kılmaya özen gösteriniz.

-Haremi Şerifte dünya kelamı konuşmamaya azami gayret sadediniz, vakitlerinizi kaza ve na­file namazları kılarak, kur'ân-ı kerîm okuya­rak geçiriniz.

-Medine-i Münevvere'de geçireceğiniz kısa ve değerli vakitlerinizi çarşı-pazarda gezerek

harcamayınız.

-Her türlü münakaşa ve tartışmanın hacc ibadetinize zarar vereceğini gözönünde bu­lundurarak bu tür hareketlerden kaçınınız.

- Özellikle hacc sezonunda medine'de su sıkınlısı olduğundan su israfından kaçınınız.

-Hacc ibadetiniz boyunca kafile başkanlarını­zın talimatlarına uymaya gayret gösteriniz,


HANIMLAR İÇİN PEYGAMBERİMİZ

(SAV)'İ ZİYARET SAATLERİ

SABAH: (07.00-11.00)

ÖĞLE: (13.00-15.00)


TÜRKÇE, SELAMLAMA DUALARI

1- EFENDİMİZ (SA V) "ı ziyaret esnasında:

“Essalâtü Vesselâmü Aleyke Ya Rasûlatlah, Essalâtü Vesselâmü Aleyke Ya Nebiyallah, Essalâtü Vesselâmü Aleyke Ya Habiballah, Essalâtü Vesselâmü Aleyke Ya Hayra Halkıllah, Essalâmü Aleyke Ya Hatemel Enbiya-i Vel Mürselin Seyyidina ve Nebiyyina ve Habibina Muhammedin ve ala alihi ve ashabihi vemen tebiahum bi ihsanın ila yevmiddin.”

2- HZ. EBUBEKİR (RA)'i ziyaret esnasında:

“ Esselâmü Aleyke Ya Halifete Resûlillah Esselâmü Aleyke Ya Eba Bekr Essıddik, Esselâmü Aleyke Ya Sahibe Resûlillah, Esselâmü Aleyke Ya Men Enfaka külle malihi fillah,

Cezakallahu an ümmeti Resûlillahi hayrelceza.”

3- HZ. ÖMER (RA)'i ziyaret esnasında:

Esselâmü Aleyke Ya Emiral Mü'minin, Esselâmü Aleyke Ya Ömer İbnil Hattab, Esselâmü Aleyke Ya Sirace Ehlil Cenneh, Esselâmü Aleyke Ya Ebel Fukara-i Vedduafa, Cezakallahu an ümmeti Resûlillahi hayrelceza.”
1   2   3

Similar:

Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri iconHamd, yalnızca Allah’adır. Salât ve selâm,kendisinden sonra peygamber gelmeyecek olan Peygamberimiz Abdullah oğlu Muhammed’e, âline ve ashâbına olsun

Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri iconYüce Allah Peygamber Efendimizi (s a. v.) bütün insanlara uyarıcı ve müjdeleyici olarak göndermiştir. Peygamber Efendimiz (s a. v.) 23 yıllık tebliğ hayatı boyunca hiç kimseyi incitmeden peygamberlik görevini yerine getirmiştir

Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri iconEy iman edenler! Allah’tan sakının ve doğru söz söyleyin. Böyle davranırsanız, Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Resulüne itaat ederse, büyük bir kurtuluşa ermiş olur.” (Ahzab: 70)

Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri iconHamd, yalnızca Allah’a, salât ve selâm da ondan sonra kıyâmete kadar peygamber gelmeyecek olan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e olsun

Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri iconRahman ve rahim olan Allah'ın adıyla sözlerime başlıyorum. Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdu senalar olsun. Efendimiz Muhammed'e ve aline ve ashabına salat ve

Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri iconMekke döneminde inmiştir. 7 ayettir. Adı: “açan”, “açış” anlamına gelir. Nüzul Sırası: 5

Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri iconİslam güneşinin doğduğu Mekke ve Resul’un gül şehri Medine'de şu an Teravih kılınıyor Suud Ramazan’a yarın başlıyor!

Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri iconVeda Hutbesi Hz. Peygamber’in 114. 000’i bulan hacıya hitaben irad ettiği hutbedir. Hz. Peygamber bu son hutbesinde, bundan sonra bir daha haccedemeyeceğini

Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri iconSerhat şehri Edirne müze şehir oluyor

Aydınlatılmış şehir yıllık meşakkatli bir Mekke döneminden sonra, Allah Resulüne ve ashabına kucak açan ve hicretleriyle şereflenen nurlu peygamber şehri iconHavaalanında güneş battıktan sonra iftarı açan kimse, uçak havalandıktan sonra güneşi görürse, yeme ve içmeyi bırakması gerekir mi?

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page