“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ”




Indir 51.03 Kb.
Title“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ”
Date conversion11.04.2013
Size51.03 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.antalyamuftulugu.gov.tr/hutbeler/2012/2012_nisan_hutbeleri.doc
İLİ : GENEL

AY-YIL : NİSAN-2012

TARİH : 06/04/2012

KARDEŞLİK ÇAĞRISI

Kardeşlerim!
İslam medeniyetinde insanlık âleminin, aynı özden neşet etmiş bir aile olduğu kabul edilir. Yüce Rabbimiz bu hakikati şöyle dile getirmektedir, “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır...”1 Âlemlere rahmet Efendimiz de Veda Hutbesinde; “Ey insanlar! Şunu iyi biliniz ki, Rabbiniz birdir, atanız da birdir. Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap’a, beyazın siyaha, siyahın beyaza takva dışında bir üstünlüğü yoktur.”2 sözleriyle insanlığı kardeşliğe çağırıyordu. Yine, “Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız Âdem ise topraktandır” ifadesiyle, bütün insanların hilkatte kardeş olduğunu ilan ediyordu. Hz. Ali, valisi Malik el-Eşter’e yazdığı mektuplardan birinde, ona emri altındakilere adaletli davranmasını öğütlerken, şu manidar cümleyi kullanıyordu: “İnsanlar senin ya dinde kardeşin, ya da hilkatte eşindir.”

Muhterem Kardeşlerim!

Kardeşlik için mümin gönülleri birbirine bağlayan iman bağı yeterlidir. Peygamber şehri Medine’de Evs ve Hazreç kabîleleri arasındaki târihî mücâdeleyi sona erdirerek onları kaynaştıran bu kardeşliktir. Yine Medine’de, Enes b. Malik’in evinde, Peygamberimizin Ensar ile Muhacirler arasında gerçekleştirdiği kardeşlik uygulaması, tarihte eşi ve benzeri bulunmayan, tüm çağlara damgasını vuran örnek bir uygulamadır.

İnsanlığın şahit olduğu en gerçekçi bu kardeşlik projesinde kişinin etnik kökeni, siyasi düşüncesi, sosyal statüsü, cinsiyeti hiç de önemli değildir. Bu kardeşlik cemiyetinde yer alabilmenin en önemli unsuru imandır. İran’lı Selman ile Medine’li Ebu’d-Derda’yı ve daha nice farklı etnik kökene, kabileye sahip insanı kardeş yapmıştı bu inanç ve bu iman…

Değerli Müminler!

Kardeşlik her şeyden önce bir söylem ve edebî bir kurgu değil, bir hukuk ve ahlâktır. İşte Ensar ve Muhacirler böyle bir kardeşliği yaşayarak ortaya koymuşlardır. Efendimiz(s.a.s.), asabiyet ve menfaatin çelik ağını kırarak; dilleri, renkleri, ekonomik imkânları, gelenek ve görenekleri farklı olmasına rağmen ‘iyilik ve takvada yardımlaşan’ kardeşlerden örnek bir toplum meydana getirmişti.

Kıymetli Kardeşlerim!

Ne yazık ki insanlık, tarih boyunca pek çok kardeşlik ihlâline tanık oldu. Hz. Âdem’in oğullarından Kâbil’in Habil’i öldürmesi, Hz. Yusuf’un, kardeşleri tarafından ihanete uğrayarak kuyuya terk edilmesi, kıskançlık ve menfaat duygularının yol açtığı olumsuz tablolardandır. İnsanlık bugün de Habil için gözyaşı döktüğü halde, kimi coğrafyada Kabil gibi davranmaya devam ediyor. Kardeşlik çeşmesini kurutan, merhamet duygusunu yok eden bu acımasızlık, sayısız cinayet ve katliamlara, hatta savaşlara yol açıyor.

Kardeşlik bağlarının ciddî yaralar aldığı bir zaman ve mekânda hem Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e, hem de birbirimize kardeş olmanın iklim ve ortamını yeniden oluşturmak ve onun özlemini çektiği kardeşler topluluğu olmayı yeniden hatırlamak ve hatırlatmak zorundayız.

On dört asır önce birbirlerine düşmanlıklarıyla ün salmış Evs ve Hazreç kabilelerini, Ensar ile Muhacirleri birbirine kardeş kılan İslâm’ın yüce değerleri, bugün de aynı şekilde bütün Müslümanları hatta tüm insanlığı birbirine kardeş kılmaya yetecektir.

Kardeşlerim!

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (s.a.s.)’in dünyamızı teşriflerinin yıl dönümü vesilesiyle, bizler bugün bir kere daha Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.s.)’in rehberliğine kardeşlik hukuku ve kardeşlik ahlâkı açısından ne ölçüde ittiba ettiğimizi yeniden gözden geçirelim.

Bu bağlamda önce kendi iç dünyamıza yönelerek nefis muhasebesi yapalım. Özeleştiriden kaçınmadan, insanlık nezdindeki görev ve sorumluluklarımızı hatırlayarak; iyi, doğru ve güzelin timsali olma yolunda azmimizi bihakkın yenileyelim.

Bu duygu ve düşüncelerle, 14-20 Nisan tarihleri içerisinde idrak edeceğimiz Kutlu Doğum Haftasının, bütün Müslümanlara huzur getirmesini, insanlığın içine düştüğü sıkıntıların aşılmasına, kardeşlik bağlarımızın güçlenmesine ve yeni rahmet kapılarının açılmasına vesile olmasını Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyoruz. Yüce Rabbimiz, bizlere Peygamberimizin sık sık özlemini dile getirdiği kardeşler topluluğu olabilmeyi nasip eylesin…


Hazırlayan ve Redaksiyon:

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü


İLİ : GENEL

AY-YIL : NİSAN-2012

TARİH : 13/04/2012




KARDEŞLİK AHLAKI VE HUKUKU


Yürekleri birbirleri için çarpan ve ‘Allah’ın lütuf ve inayetiyle kardeş olma’3 bahtiyarlığına ermiş aziz kardeşlerim!

Rahmet yüklü evrensel mesajlarıyla gönülleri aydınlatan Peygamberimiz (s.a.s.)’in, asırlar öncesinden seslendirdiği kardeşlik ahlakı ilkelerine gelin hep birlikte kulak verelim:

Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Kim din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkınalarından birini giderir. Kim bir Müslümanın kusurunu örterse Allah da kıyamet günü onun kusurunu örter.”4

Kardeşlerim!

Kardeşlik kavramı, aynı anne-babadan meydana gelenlere hasredilemeyecek kadar kapsamlıdır. Kardeşlik, Yaratan’ın bakışıyla insanı sevmektir. Yağmurun getirdiği rahmet gibi birbirimize rahmet olmaktır. Bir yerine binler olmaktır kardeşlik. Peygamberimizden gelen bir vefadır. Yıkık viranelerdeki mahcup edalı gariplere, kimsesiz gönüllere, yetimlere ve öksüzlere yürekten “kardeşim!” diyebilmektir. Teselli etmek, aynı zamanda teselli olmaktır kardeşlik. Fırtınalı denizlerde sığınılacak bir liman olabilmektir. Zor zamanlarda, gönül alıcı bir sözle mütebessim bir çehre sunabilmektir kardeşlik.


Kardeşlik, diğergam olabilmektir. Kutlu Nebi’nin(s.a.s.); “Sizden biriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz.”5 prensibine sıkı sıkıya bağlı kalmaktır kardeşlik.


Duyarlı olabilmektir kardeşlik. Efendimiz (s.a.s.)’in ifadesiyle birbirimize muhabbet, merhamet ve şefkat gösterme hususunda tek bir vücut olabilmektir.6


Kardeşin kusur ve ayıbını örtmek, ayağına batan dikende dahi derdiyle dertlenebilmek, türlü sıkıntılara müptela olduğumuz şu imtihan dünyasında beraberce Allah rızasını aramaktır kardeşlik.


Kardeşlik, kardeşin hakkına riayet etmek ve saygınlığına gölge düşürmemektir. Peygamberimizin “Müslümanın müslümana malı, namusu ve kanı haramdır. Kişiye, müslüman kardeşini küçük görmesi kötülük olarak yeter.”7 sözünü hayatımızın ilkesi haline getirmektir kardeşlik.


Kardeşlik; “Birbirinizle ilgiyi kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun. Müslümanın kardeşine üç günden fazla dargın durması helâl değildir.”8 ilkesi gereği, hangi şart ve ortamda olursa olsun kardeşini yalnızlığa terketmemektir.

Ve kardeşlik; “Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selamını almak, hastalandığında ziyaret etmek, cenazesine katılmak, davet ettiğinde gitmek ve ona her fırsatta dua etmektir.”9 sorumluluğunun bilinciyle hareket edebilmektir.

Kardeşlerim!

Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”10 ilahi fermanı gereği yıkıcı değil yapıcı olalım. Ayrıştırıcı değil, birleştirici olalım. Fitneyi değil, ıslahı esas alalım. Bizi biz yapan değerlere sımsıkı sarılarak birliğimizi ve dirliğimizi koruyalım.


Ne kadar seviyorum kardeşimi hiçbir karşılık beklemeden! Ve ne kadar kardeşim kardeşime! anlayışıyla kardeşlik duygularımızı pekiştirelim.


Hutbemizi, yürekten amin diyeceğimiz şu dualarla bitirelim:

Ya Rabbi! Müminler olarak kalplerimizi, gönüllerimizi birbirine kaynaştır. Bizleri birbirlerine karşı sıcak yürekli, birbirlerini gördüğünde gözlerinin içi parlayan samimi kardeşler eyle. Birbirimize karşı merhameti yüreklerimizden hiçbir zaman eksik etme!

Ya Rab! Bizi, son nefesimizi verinceye dek kardeşlerimize muhabbet duyan, onların dertleriyle dertlenen müminlerden eyle…


Hazırlayan ve Redaksiyon:

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ: ANTALYA

AY-YIL: NİSAN–2012

TARİH:20.04.2012


HZ. PEYGAMBERİN ÇOCUK SEVGİSİ








Muhterem Müslümanlar


Bir gün Sevgili Peygamberimiz torunu Hz. Hasan’ı öpmüştü. Yanında sahabeden Akra vardı. Akra:“Benim on tane çocuğum var onlardan hiçbirisini öpmedim.”dedi. Resulullah(SAS) ona hayretle bakıp;“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” (1) buyurdular. Çocukları öpmek merhamet ve sevginin alametidir. Dünyada merhamet etmeyene ahirette merhamet edilmeyeceğini Resulullah (SAS) bildirmiştir.

Muhterem Mü’minler

Rabbimizin biz aciz kullarına lutfettiği sayısız nimetlerden birisi de evlat nimetidir. Kur’an-ı Kerim’de belirtildiği üzere “Çocuklar dünya hayatının süsü(2) ve imtihan vesilesidir.”(3) Cenab-ı Hakk’ın bu nimeti verip vermemesi bizler için imtihandır. Sevgili Peygamberimiz ise “Her ağacın bir meyvesi vardır gönlün meyvesi de çocuktur”(4) buyurmuştur.


Aziz Cemaat

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimizin çocuklara şefkat ve merhameti bambaşkaydı. Bir çocuk gördüğü zaman mübarek yüzünü neşe ve sevinç kaplardı. Ona büyük bir insan gibi selam verir hatırını sorar ve kollarına alır okşar, öperdi. Anlayacağı şekilde sohbet eder, öğütler verirdi. Allah Resulü’’Çocukları olan onun hatırı için çocuklaşsın.’’ buyurmuştur. Bizzat kendisi Bizzat kendisi çocuklarla oyun oynamış, onlarla yarışmalar yapmıştır. Bizler de çocuklarımızla yakından ilgilenmeli, eğitimleri noktasında onların seviyelerine uygun davranmalıyız. Yasaklar koyunca onlara alternatifler sunmalı, hata yaptıkları zaman onları azarlamadan dinlemeliyiz. Enes bin Malik: “On yıl Hz. Peygambere hizmet ettim, şunu niye böyle yaptın, bunu neden böyle yapmadın? Diye beni bir kez bile azarlamadı.”(6) buyurmuştur.

Muhterem Müslümanlar

Allah Resulü bizlere, çocuklarımıza adaletle muameleyi emretmiştir. Cahiliye toplumu kız evladını utanç kaynağı kabul edip, kız çocuklarını diri diri toprağa gömerken, Hz. Peygamber kız torunu Ümame’yi omuzuna alıp halkın arasında dolaşmıştır. “Kim ki kendisine kız çocuğu verilir de ona ihsanda bulunursa o kız çocukları, kendisine karşı cehennem ateşine perde olur”(7) buyurmuştur.


Değerli Kardeşlerim!

Çocuklarımız bizim yarınlarımızdır. Huzurlu bir toplum istiyorsak çocuklarımızı sevgi ve merhametle eğitmeliyiz. Dini yaşantımız ve ahlaki değerlerimizle çocuklarımıza model olmalıyız. “Çocuklar donmamış bir beton gibidir üzerine ne düşerse iz bırakır .”(8) Çocuklarımız güzel yetiştirilince kapanmayan amel defterimiz, dünya ve ahiret mutluluğumuz iken, ihmalinde ise dünya ve ahiretimizi zindana dönmesine sebep olabilirler. Kitabımız Kur’an’ın bize öğrettiği şu dua ile hutbemi bitiriyorum:“Ey Rabbimiz eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.”(9)


1-Buhari Edeb 18 6- Buhari Edeb 39

2-Kehf 18/ 46 7-Buhari Zekat 10

3-Teğabun 64/ 15 8-Haim Jinot

4-Feyz-ül Kadir 4/42 9)Furkan 25/74

5-Deylemi 2,136/b


HAVVA AKGÜL

İL VAİZİ


İLİ: ANTALYA

AY-YIL: NİSAN–2012

TARİH:27.04.2012

TOPLUMSAL BAĞLAMDA ALIN TERİNİN ÖNEMİ




فَإِذَا قُضِيَتِ الصَّلَاةُ فَانتَشِرُوا فِي الْأَرْضِ وَابْتَغُوا مِن فَضْلِ اللَّهِ وَاذْكُرُوا اللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Muhterem Müslümanlar!

Yüce dinimiz İslam, insanlığın hem dünyada hem de ahirette mutlu olmasını gaye edinmiş, namaz, oruç, hac ve zekat gibi ibadetlerle birlikte Allah’ımızın razı olacağı söz ve davranışları da ibadet olarak saymıştır.

Kişinin güler yüzlü olması, yoldan bir taşı kaldırması, araca binemeyen hasta veya yaşlıya yardım etmesi, İslami kurallara uygun ticaret yapması, helal kazanç elde etmesi ibadet kapsamında olan davranışlardandır.

Hayatın tamamını ibadet kapsamına alan dinimiz, emek ve alın terini de ibadet olarak değerlendirmiştir.

Muhterem Müslümanlar!

Alın teri denince çalışmak akla gelir. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de, Mü’minlerin cuma namazı kıldıktan sonra rızıklarını kazanmak üzere yeryüzünde dağılıp Allah'ın lütfundan (rızkından) talep etmelerini ister.(1)

Sevgili Peygamberimiz de: ‘’Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yiyemez"(2) buyurarak alın teri ve emeğin önemini ne güzel ifade etmiştir.

İlk insan ve ilk peygamber Âdem (a.s) 'in çiftçilik, dokumacılık, fırıncılık ve aşçılık yaptığı rivayet edilmektedir. Yine İdris (a.s) terzilik, İbrahim (a.s) kumaş ticareti, Nuh (a.s) ile Zekeriya (a.s) marangozluk, İsa (a.s) kunduracılık, Eyyüb (a.s) çiftçilik mesleğinin öncüleri olmuşlardır. Ayrıca Davut (a.s) zırh yaparak hem geçimini sağlamış hem de sadaka vermiştir.(3)

Allah Resulü Efendimiz (sas) de, peygamberlik vazifesi gelmeden önce Mekke'de çobanlık ve ticaret yapmış, dürüst kişiliğinden dolayı ‘’el-Emin’’ yani güvenilir kişi diye anılmıştır.

Aziz Cemaat!

Emeğe ve alın terine saygı dinimizin üzerinde durduğu hususlardan birisidir. İslam'da işçi işveren ilişkileri, çatışma esasına göre değil, barış, kardeşlik, yardımlaşma, hak-hukuk ve dürüstlük esasları üzerine kurulmuştur. Bu nedenle işveren, çalıştırdığı kişilerin maaş ve ücretlerinin en azından temel ihtiyaçları karşılayacak şekilde olmasına özen göstermeli, çalışanların durumlarına uygun adil ücret ödemeli, sigorta primleri ödenmeli ve çalışanın temel hakları korunmalıdır. İşveren, vereceği ücreti önceden belirlemeli, çalışanların ücretini tam ve zamanında ödemelidir.

Değerli Kardeşlerim!

Sevgili Peygamberimiz (SAV) "Çalışanın ücretini alın teri kurumadan veriniz.(4) buyurarak bu konuda işverenleri duyarlı olmaya davet etmiştir. Ayrıca çalışanın ruh ve beden sağlığı korunmalı, ibadetlerini rahatlıkla yerine getirebilmesine imkân sağlanmalıdır.

Hangi meslek sahibi olursa olsun kişi hak ve hukuka riayet etmelidir. Hutbemi Sevgili Peygamberimizin hadis-i şerifleri ile bitirmek istiyorum.

Bizi aldatan bizden değildir.”(5)

Allah Teala sizden birinizin bir iş yaptığı zaman, onu sağlam ve güzel yapmasını sever.”(6)



  1. (Cuma, 62/ 10 -11)

  2. Buhari,Büyü 15

  3. AKAR,Muhlis İş ve Ticaret Ahlakı Sh:14

  4. (İbn Mace, Rükun,4)

  5. (Müslim, Îmân 164, Fiten 16)

  6. (Beyhaki,Şuabu’l iman, IV,334-335


Mustafa ŞİMŞEK

Aksu Müftüsü


1 Hucûrat, 13

2 İbn Hanbel V, 411

3 Âl-i İmran, 103

4 Müslim, Birr ve Sıla, 58; Tirmizi, Hudud, 3

5 Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 59.

6 Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66.

7 Ebud Davud, Edeb, 35

8 Tirmizi, Birr ve Sıla, 18

9 Buhari, Cenâiz, 2

10 Hucurât, 10

Add document to your blog or website

Similar:

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ” icon’ Ey insanlar doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah katında en değerli olanınız, Ondan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.’’

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ” icon“Ey İnsanlar! Biz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık birbirimizi tanıyabilmeniz için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerliniz en muttaki olanınızdır. “(1)

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ” iconEy İnsanlar! Sizi tek bir candan yaratan ve ondan da zevcesini vareden, her ikisinden de birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dileklerde bulunduğunuz Allah’dan ve akrabalık

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ” iconEy İnsanlar! Sizi tek bir candan yaratan ve ondan da zevcesini vareden, her ikisinden de birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dileklerde bulunduğunuz Allah’dan ve akrabalık

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ” iconAllah sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ” icon"Onlar: "Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bizi, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder yap"

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ” iconIçin yaratıldınız, iki şey için değil. Yüce Allah, sizi

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ” iconBeni yaşatan Allah’a yemin ederim ki, Allah’a inanmadan Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmeden de gerçekten Allah’a inanmış sayılmazsınız. Size birbirinizi seveceğiniz bir yol göstereyim. Birbirinize hediyeler verin.”

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ” iconDe ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır ” icon"Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın"

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page