XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ




Indir 149.13 Kb.
TitleXVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ
Date conversion13.04.2013
Size149.13 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.doguedebiyati.com/nusha/03/011Yavuz.doc

MEHMET YAVUZ

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN

ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ


Mehmet Yavuz1


Özet: Bu çalışmada Osmanlı-Arap dilcilerinden Antakyalı Mustafa Remzî'nin hayatı ile ilmî, edebî kişiliği ve eserleri incelenmiştir.

Summary: In this article, the life, scientific and literary character of Antakyalı Mustafa Remzî, who was an Ottoman-Arap linguist, was summarized and his works were introduced.


A. Hayatı:

İlgili kaynaklarda resmi görevleri ve bunlara atanma tarihleri dışında hayatı hakkında yeterli bilgi bulunmayan Mustafa Remzi, Nüfûzu'l-lisân ve ’ukûdü'l-hisân adlı eserinde Antakya'ya bağlı "Bârbârîn"1 köyünde doğduğunu belirtmiş, ancak doğum tarihini vermemiştir2. Babasının adı Hasan olup nisbesi "el-Antâkî"dir. "Remzî" ise şiirlerinde kullandığı mahlası olup adının geçtiği kaynakların hemen hepsinde bu mahlası ismiyle birlikte kullanılmıştır3. Bazı kaynaklarda "Remzi" mahlası Remzî Mustafa Efendi şeklinde adının önünde yer almıştır4. Bazılarında ise adının önünde "es-Seyyid" lakabı kullanılmıştır5. Nitekim aynı lakab aşağıda görüleceği gibi oğlu Abdullâh için de kullanılmıştır. Dolayısıyla bu lakab, onun Hz Hüseyin'in soyundan geldiğini göstermektedir.

Kaynaklarda Mustafa Remzi Efendi'nin tahsil hayatıyla da ilgili herhangi bir bilgi yoktur. Ancak tarihçi Şeyhî Mehmed Efendi, onun varlıklı bir ailenin çocuğu olduğu için memleketinin en iyi hocalarından okuyarak tahsilini tamamladığını belirtmiş, fakat bu hocalarının kimler olduğu ve tahsili esnasında Antakya dışına çıkıp çıkmadığı hususunda herhangi bir malumat vermemiştir6. Şeyhî'nin verdiği bu bilgiden müellifimizin, lisânî, edebî ve dînî ilimleri memleketinin önde gelen hocalarından okuyarak kendisini en iyi şekilde yetiştirdiği anlaşılmaktadır. Zaten daha sonraları özellikle lisânî ilimler sahasında yazdığı eserler ve üstlendiği görevler de bunu göstermektedir.

Mustafa Remzi kendi memleketindeki bu tahsilinden sonra muhtemelen ilk seyahatini Şam'a yapmıştır. Zira 1061 (1651) yılında Şam valiliğine atanan Boynueğri Mehmed Paşa (öl. 1076/1665)7 görevine giderken Antakya'ya uğramış ve Mustafa Remzi Efendi'yi imamı olarak beraberinde Şam'a götürmüştür8. Burada 1061-1066 (1651 -1656) yılları arasında Paşa'nın hizmetinde bulunan Mustafa Remzi, ondan saygı ve itibar görmüş ve bolca ihsanlarına nail olmuştur.

1066 (1656) Ramazan'ında Sadrazamlığa atanan Paşayla birlikte İstanbul'a dönen Mustafa Remzi, burada her vesileyle Paşa'nın himayesine mazhar olmaya devam etmiştir. Nitekim Paşa'nın aracılığıyla aynı yıl içerisinde hiç mülâzemet9 sırası beklemeden ilk resmi vazifesi olan Başcı İbrahim Medresesi Müderrisliğine atanmıştır. Bundan sonra 1086 (1675) yılına kadar yaklaşık yirmi sene İstanbul'un değişik medreselerinde hocalık yapmıştır.

Şüphesiz oldukça uzun sayılabilecek bu hocalığı esnasında bir çok kişi kendisinden yararlanmış ve bir çok talebesi olmuştur. Ne varki kaynaklarda hocalarıyla olduğu gibi talebeleriyle de ilgili hemen hiç bir bilgi yoktur. Ancak bunlar arasında sadece Aksaraylı Mevlâ Halil adında birinin adı geçmektedir ki bu zat 1099-1115 (1688-1703) yılları arasında İstanbul'un değişik medreselerinde hocalık yapmış ve 1116 (1704) yılında da Kıbrıs'ta Lefkoşe kadılığına tayin edilmiş ve aynı yıl içinde burada vefat etmiştir10. Onun öğrencileri arasında daha sonraları Antakyalı-zâde es-Seyyid Abdullah Efendi adıyla bilinen oğlu da vardır. Oğlu tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul'un değişik medreselerinde hocalık yapmıştır. Safâyî'nin verdiği bilgiye göre Abdullah Efendi aynı zamanda devrinin önemli ve yetenekli şairlerinden biri olup şiirlerinde "Nâilî" mahlasını kullanmıştır11.

Mustafa Remzi Efendi müderrislik görevlerinden sonra 1088-1098 (1677-1687) yılları arasında da on yıl süreyle Şam, Edirne, Mekke ve İstanbul kadılıklarında bulunmuştur. Müellifimiz İstanbul kadısı sıfatıyla Padişah IV. Mehmed'in (1648-1687)12 2 Muharrem 1099 (8 Kasım 1687) tarihinde tahttan indirilmesi ve yerine kardeşi II. Süleyman'ın (1687-1691)13 tahta çıkarılması kararını veren heyetin arasında yer almıştır. Bu hadiseden hemen sonra Mustafa Remzi kadılık görevinden azledilerek Kıbrıs'a sürgün edilmiştir.

Mustafa Remzi sürgün edildiği Kıbrıs'ta fazla yaşamamış ve aynı yıl içerisinde 19 Zilhicce (5 Ekim 1689) tarihinde vefat etmiş ve Ayasofya Camii14 haziresine defnedilmiştir.


B. İlmî ve edebî şahsiyeti:


XI. (XVII.) asrın önemli şahsiyetlerinden olan Mustafa Remzi Efendi çok iyi bir tahsil devresinden sonra, çalışkanlığı ve kendine olan güveni sayesinde lisâniyyat başta olmak üzere dînî ve edebî ilimler alanında kendisini çok iyi yetiştirmiş ve devrinin önde gelen simaları arasında yer almıştır. Onun uzun yıllar müderrislik görevinden sonra İstanbul kadılığına kadar yükselmesi de bunu göstermektedir.

Mustafa Remzi Efendi ilmî konularda haklı olarak iddialı bir tutum sergilemektedir. Nitekim Nüfûzu'l-lisân'ın girişinde Muarreb konusunda eser yazanlardan hiç birinin kendisini geçemediğini söylemektedir. Diğer taraftan Nüfûzu'l-lisân gibi hacimli bir eseri Mekke kadısı olduğu bir dönemde (1095-1096/1684-1685) kaleme aldığı dikkate alınırsa onun, gayretli bir bilim adamı olduğunu ve resmi görevleri esnasında bile ilmî çalışmalardan geri durmayarak telif faaliyetlerini sürdürdüğünü göstermektedir.

Eserlerine bakıldığında onun, mesaisinin büyük bir kısmını lisâni ilimlere ayırdığı ve esas uzmanlık alanının da bu olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim eserleri arasında dini ilimlere dair ‘amme cüzü tefsirine yazdığı bir haşiye (Hâşiye ‘alâ cüz’i'n-nebe’ min Tefsîri'l-Beyzâvî) ile yine Beyzâvî Tefsiri üzerine yazdığı bir hâşiyesi (Lüm‘atü'l-enzâr) olmak üzere sadece iki eseri görülmektedir. Bunların dışındaki eserlerinin tamamı lisânî ilimlere dairdir. Bunların başında VIII. (XIV.) asırda kaleme alınan ve Arap gramerinin başta gelen eserlerinden biri ve üzerine yirmiden fazla şerh ve haşiye yazılmış olan İbn Hişâm'ın (761/1360) Muğni'l-lebîb ’an kütübi'l-e‘ârîb adlı eserine yazdığı şerhi gelmektedir. Bu şerh onun özellikle Nahiv ilmindeki derin bilgisinin bir delilidir. Ayrıca et-Taftâzânî'nin (792/1389) belağat ilmine dair el-Muhtasar'ı üzerine yazdığı haşiye ile bedi ilmine dair kaleme aldığı bir risalesi de onun belağat ilminde de derin bir vukuf sahibi olduğunu göstermektedir. Yine onun muarreb kelimelere dair kaleme aldığı Nüfûzu'l-lisân ve ’ukûdü'l-hisân adlı hacimli eseri de sahasının klasik eserlerleri arasında yer almıştır.

Diğer taraftan "Remzî" mahlasıyla şiir yazan müellifimizin bu edebi türle de ilgilendiği bilinmektedir15. Kaynaklardaki onun bu yönüne işaret eden ifadelerden onun iyi bir şair olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki ulaşabildiğimiz kaynaklarda eserlerinin muhtelif yerlerinde yer alan çeşitli konulardaki beyitleri dışında şiirlerine rastlayamadık16.

C. Eserleri:

Mustafa Remzi'nin gerek ilgili kaynaklardan ve gerekse kendi eserlerinden tesbit edebildiğimiz eserleri şunlardır:

I. Nüfûzu'l-lisân ve ’ukûdü'l-hisân

Muarreb kelimelere dair bir eser/sözlük olup içinde yaklaşık 2810 yabancı kelime alfabetik olarak sıralanmış ve açıklanmıştır. Sahasının en önemli ve en hacimli kaynaklarından biri olan bu eseri müellif Mekke kadısı iken 1096 (1685) yılında yazmıştır.

Nüfûzu'l-lisân, Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki mevcuk iki nüshası (Esad Efendi nr. 2940; Laleli nr. 3634) karşılaştırılarak tarafımızdan tahkik edilerek neşredilmiştir.

II. Gunyetü'l-erîb ‘an şurûhi Muğni'l-lebîb

İbn Hişâm'ın (761/1360) nahve dair meşhur Muğni'l-lebîb ‘an kütübi'l-e‘ârîb adlı eserinin şerhidir17. Mustafa Remzi Efendi'nin Nüfûzu'l-lisân'ında atıflarda bulunduğu18 ve kaynaklarda da yer alan bu şerhi günümüze kadar gelmiştir19.

Müellif mukaddimede, başta tefsirler ve Kurân'ın irâbına dair yazılan eserler olmak üzere, Ebû Hayyân'ın (745/1344) el-Bahru'l-muhît ile bunun muhtasarı en-Nahr , güvenilir lugat kitapları, şevâhid şerhlerine dair eserler, Miftâhu'l-ulûm, Telhîsu'l-fevâ‘id ve özellikle er-Radî'nin (686/1287) el-Kâfiye şerhinden istifade ile bu şerhini meydana getirdiğini ifade etmiştir.

Eserin mevcut nüshaları ve tavsifleri:

1. Beyazıt (Veliyüddin Ef.) Nr. 2998

Eser, 245X155 (180X95) mm. ebadında 271 varak olup, her varakta 35 satır bulunmaktadır. Basma şemseli, köşebentli, şirâzeli, zencirekl, miklepli, kahverengi meşin bir cilt içindedir. Aharlı, filigranlı, beyaz kağıt üzerine nestalik yazıyla yazılmış, metinler şerhten kırmızı mürekkeple ayrılmıştır. Sayfa kenarlarında kırmızı ve siyah mürekkeple yazılmış fevâid vardır.

271b de, esere 1077 (1666) yılında başlanıp 1082 (1671) de bittiği kaydı bulunmaktadır. İstinsah tarihi 4 Zilhicce 1089 (1678) olup, müstensihi Muhammed b. el-Mâlikî'dir.

Baş lb:

يا من رفع السماوات بغير عمد وبناها... وبعد: فيقول الفقير... مصطفى رمزى بن الحاج حسن: إن كتاب مغنى اللبيب عن كتب الأعاريب المشيخ... عبد الله يوسف بن هشام لم يكن له شرح ليحلّ مشكلاته... فأردت أن أشرحه شرحا مقتصدا بحلّ غوامضه ورموزه، لاسيّما فى تحقيق أمثلته وشوهده... موسومابـ"غُنيَة الأريب عن شروح مغنى اللبيب" متتبّعا لكتب التفاتسير واعراب القرآن...


Son 271a:

...القاعدة الحادية عشر... يقول الفقير الى خالق الأفلاك مصطفى بن الحاج حسن الأنطاكى: لله الحمد حمد من أولاه منه شرح مغنى اللبيب المسمى بغنية الأريب. شرعت فى تأليفه وتحريره وعلى أحسن الصور تصويره فى خمسة عشر الاحادى عشر مقدّرا إتمامه فى عشر عشر تسعة عشر فيسرّ الله تعالى فى سبعة عشر إلا عشرين من هجرة خير البشر عليه الصلاة وعلى الآن ما أشرق بقيعة الآل.


2. Emanet Hazinesi (Topkapı Sarayı) Nr. 1949

Aharlı kağıt. 310 mm. boy ve 185 mm. eninde 407 yaprak. Sahifede nesihle 105 mm. uzunluğunda 33 satır. ‘Abdülhalîm eliyle 1160 (1747) da istinsah edilmiştir. Serlevha müzehheb, cetveller kırmızı. Miklep ve şemseli kırmızı deri cilt20.

3. Servili (Süleymaniye) Nr. 314

Eser, 270X165 (205X90) mm. ebadında, 522 varak olup, her varakta 13 satır vardır. Basma şemseli, köşebentli, zencirekli, şirazeli, koyu kahverengi meşin bir cilt içindedir. Yazısı Arap neshiyle olup, başlıklar kırmızı mürekkeple yazılmış ve metin üzeri kırmızı çizgilerle şerhten ayrılmıştır. l/b varağında mühezzeb bir serlevha vardır.

İstinsah tarihi Cemâziye'l-evvel 1161 (1748) olup, müstensihi belli değildir.

Baş lb: Beyazıt (Veliyyüddin Ef.) nüshası ile aynı.

Son 522b: Beyazıt (Veliyyüddin Ef.) nüshası ile aynı.

4. Hacı Selim Ağa Nr. 1165

Eser, 276X160 (121X106) mm. ebadında 382 varak olup, her varakta 29 satır bulunmaktadır. Motifli basma yaldız şemseli, salbekli, basma yaldız köşebentli, şirazeli, yaldız zencirekli, miklepli, koyu kahverengi meşin bir cilt içindedir. Nohudî renk aharlı, filigranlı ince kağıt üzerine, dış ve iç yaldızlı cedvel içinde nefis bir talikle yazılmıştır. Başlıklar kırmızı mürekkeple, şerhe tabi metnin altı da kırmızı çizgi ile çizilmiştir. 141 a ve 182 a varaklarında Selim Ağa'nın vakıf mührü vardır. Eserin zahriye yapraklarında konular fihristi mevcuttur. 1 a varağında müzehheb bir serlevha olup dış kenarları da çiçek motifli yaldızla süslenmiştir.

Safer 1174 (1760) tarihinde istinsah edilmiştir.

Baş 1b : Beyazıt (Veliyyüddin Ef.) nüshası ile aynı.

Son 382b : Beyazıt (Veliyyüddin Ef.) nüshası ile aynı.

5. Halet Efendi (Süleymaniye) Nr. 469

Eser, 310X175 (205X100) mm. ebadında, 380 varak olup, her varakta 31 satır vardır. Basma yaldız şemseli, salbekli, köşebentli, zencirekli, şirazeli, miklebli, koyu kahverengi meşin bir cilt içindedir. Nohudî renk filigranlı kağıt üzerine, dışı kırmızı ve siyah çizgili yaldız cetvel içinde nefis bir talik ile yazılmıştır. Başlıklar kırmızı mürekkeple yazılmış ve metin üzeri kırmızı çizgi ile şerhten ayrılmıştır. Eser mükabele görmüştür. l b de müzehheb bir serlevha bulunmaktadır. l a da Halet Efendi'nin vakıf mührü vardır.

İstinsah tarihi 1177 (1758) olup, müstensihi el-Halîl el-Kırîmî'dir.

Baş lb: Beyazıt (Veliyyüddin Ef.) nüshasıyla aynı.

Son 380b: Beyazıt (Veliyyüddin Ef.) nüshasıyla aynı.


6. Nuruosmaniye Nr. 4600

Eser, 275X160 (210X105) mm. ebadında 315 varak olup, her varakta 35 satır bulunmaktadır. Motifli yaldız basma şemseli, salbekli, yaldız zencirekli, miklepli, şirazeli, vişne çürüğü meşin bir cilt içindedir. Aharlı ince beyaz kağıt üzerine kenarları siyah çizgili, yaldız cetvel içinde nefis bir nesihle yazılmıştır. Başlıklar kırmızı olup, metin kırmızı çizgiyle şerhten ayrılmıştır. Nüsha mukabele görmüştür. l b varağında müzehheb bir serlevha vardır. la da Sultan Osman'ın vakıf kaydı bulunmaktadır. İstinsah kaydı yoktur.

Baş lb: Beyazıt (Veliyyüddin Ef.) nüshasıyla aynı.

Son 315b: Beyazıt (Veliyyüddîn Ef.) nüshayla aynı.

7. Adana İl Halk Ktp. Nr. 563

200X140 (140X75) mm. ebadında 19 satırlı mecmuanın 89 b-98 b varakları arasında, avize, birleşik harf, ayyıldızlı tac ve arma filigranlı kağıda nesih kırması yazıyla yazılmıştır. Sırtı siyah meşin ebru kağıt kaplı, şirazesi bozuk bir cilt içindedir. Söz başları ve ‚ قوله kelimeleri kırmızıyla belirlenmiştir. Sonu noksandır21.

Baş 89b: Beyazıt (Veliyyeddin Efendi) nüshasıyla aynı.

Son 98b:

أى زيادة الشهيرة بناء على تساوى الشهرة فى الكل، قوله يحسب هذا الاصطلاح وفيه أنّه يدفع السؤال.

III. Muhtasar Muğni'l-lebîb

Eserin mukaddimesinde müellif, Muğni'l-lebîb de konuların uzun ve ayrıntılı oluşu sebebiyle, talebelerde bir bıkkınlık ve tembellik meydana getirdiğini gördüğünden bu eseri aynen aslı gibi sekiz bölüm üzerine ihtisar ettiğini ifade etmiştir.

Kaynaklarda yer almayan bu eserin görebildiğimiz tek nüshası şudur:

Atıf Efendi Nr. 2584

Eser, 190X120 (135X63) mm. ebadında 67 varak olup, her varakta 17 satır bulunmaktadır. Geometrik yaldız şemseli, kırmızı cetvelli, kahverengi meşin bir cilt içinde, okunaklı bir nestalik ile yazılmıştır. 1b ve 2a varakları yaldız cetvelli, başlıklar kırmızı mürekkeple yazılmıştır. Eserin telif tarihi h.1077 (1666) 'dir. 1a da Atıf Efendi'nin vakıf kaydı ve mührü vardır.

Baş b :

يا من رفع السماوات بغير عمد وبناها... وبعد: فيقول العبد الفقير... مصطفى رمزى بن الحاج حسن: لما كان علم النحو والأدب الهادى الى صوب الصواب... وكان كتاب مغنى اللبيب عن كتب الأعاريب للشيخ الإمام الهمام عبد الله بن يوسف بن هشام أحسن ما صنف فيه من المتون... ولكن لم يخل عما يورث السامة للطلاب من الحشو والتطويل والإطناب، نظمت مختصرا من غرر فرائدة مشتملا على درر شواهده... جعلته طبق اصله مستطابا مرتبا على ثمانية أبواب الأول فى المفردات من الحروف...

Son 67a:

...وقد وقع الفراغ من تسويد المختصر فى سنة خمسة عشر إلا إحدى عشر من هجرة خير البشر ١٠٧٧ هـ.


IV. Hâşiye ‘Alâ hâşiyeti'l-‘İmâd ‘alâ Şerhi ’âdâbi'l-bahs li-Mes‘ûd

Muhammed b. Eşref el-Hüseynî es-Semerkandî'nin (600/1203) münâzara ilmine dair Adâbu'l-bahs22 adlı eseri üzerine Kemâluddîn Mes‘ûd eş-Şirvânî eş-Şîrâzî'nin (905/1500)23 şerhi üzerine ‘İmãduddîn Yahyâ b. Ahmed el-Kâşî'nin (745/1344) yazdığı hâşiye üzerine24 müellifimizin yazmış olduğu hâşiyedir.

Kaynaklarda adı geçmeyen bu hâşiye'nin biri eksik, diğeri tam olmak üzere iki nüshasını tesbit edebildik.

l. Şehid Ali Paşa (Süleymaniye) Nr. 2308

Eser 210X130 (140X70) mm. ebadında, mecmuanın 144b-174a varakları arasında 3l varak olup, her varakta 21 satır bulunmaktadır. Çiçek motifli basma şemseli, salbekli, köşebentli, miklepli, şirazeli, kahverengi meşin bir cilt içindedir. Okunaklı bir nestalik ile yazılmıştır. İstinsah tarihi ve müstensihi yoktur.

Baş lb:

يا من منّ علينا بأفضل النعم. وجعلنا من أمة خير الأمم... وبعد: فيقول الفقير إلى منّ ربه ذى المنن المصطفى رمزى بن الحاج حسن: لما كانت الحواشى العماديّة فى الأدب على شرح المسعود المقبول عند اولى الألباب... علقت عليه فى أثناه المذاكرة مع بعض الكملة تعليقات على بعض مواضعها المشكلة، مطالعا لشرح المطالع والمواقف. ولبعض شروح المتن والصحائف، معترفا بأنى قصير الباع فى البراعة ويسير البضاعة فى الصناعة، مع أنى لم أخل عن تفرق البال لهجوم الهموم فى كل حال. وأفوّض امرى إلى الله، إن الله بصير بالعباد. قوله: سلك أى: بعد التيمن بالتسمية لفظا، قوله...

Son 174b:

...هذا آخرما أردت ايراده فى هذا الكتاب بإلهام الحكيم الوهّاب... مدرّسا بمدرسة جعفر اغا بمدينة قسطنطنيّة المحروسة... وقد وقف كمية القلم فى ميدان التقرير، محرّزا قصب السيف فى مضمار التحرير فى كل ثانى الجيمين من آخر الواو وبعد العين والغين. تم.

2. Ayasofya (Süleymaniye) Nr. 4424

Eser, 155X125 (105X70) mm. ebadında, 33 varak olup, her varakta 19 satır vardır. Üzeri ebru kağıt kaplı, kenarları kahverengi, sonradan tamir görmüş mukavva bir cilt içindedir. Patolojik tamir görmüş nohûdî renk kağıt üzerine Arap neshiyle yazılmıştır. Başlıklar kırmızı mürekkeple yazılmış, sayfa kenarlarında fevâid bulunmaktadır. Eser sondan 1/3 nisbetinde eksiktir. Mukaddimede müellif, Sultan Mehmed IV (1648-1687) ile Fâzıl Ahmet Paşa'yı (1087/1676) medhetmiştir.

Baş 1b: Şehid Ali Paşa (Süleymaniye) nüshasıyla aynı.

Son 22a:

... إنهم فرّقوا بين الترجيح بلا مرجّح وبين.

V. Nazmu'l-beyân ‘alâ Muhtasari's-Sa‘d fi'l-me‘ânî ve'l-beyân

Celâluddîn Muhammed b. ‘Abdurrahmân el-Kazvînî'nin (739/1338) Telhîsu'l-Miftâh fi'l-me'ânî ve'l-beyân 25 adlı eserine Sa‘duddîn Mes‘ûd b. Ömer et-Taftâzânî'nin (792/1390) el-Muhtasar 26 adıyla yazdığı şerhe, müellifimizin yazdığı hâşiyedir.

Kaynaklarda zikredilmeyen bu haşiyeye Mustafa Remzi Efendi Nüfûzu'l-lisân'ında bir yerde atıfta bulunmuştur27. Günümüze kadar gelen bu hâşiyenin tesbit edebildiğimiz iki nüshası şunlardır:


1. Laleli (Süleymaniye) Nr. 2923

Eser, 220X130 (150X70) mm. ebadında 150 varak olup, her varakta 23 satır vardır. Üzeri ebru kağıt kaplı, miklepli, şirazeli, sırtı kahverengi meşin bir cilt içindedir. Aharlı, filigranlı, krem rengi ince kağıt üzerine okunaklı nestalik ile yazılmıştır. 1a da muhtelif temellük kayıtları bulunmaktadır.

Eserin telif tarihi 1084 (1673) dür. İstinsah tarihi 1123 (1711) olup, müstensihi belli değildir.

Baş 1b:

نحمدك يا من صرّف قلوبنا نحو المعانى والبيان... وبعد: فيقول الفقير إلى الله... ومزى مصطفى بن الحاج حسن: هذه حواشى غواش لنجوم كل حواش... علقتها على مختصر المطول الجامع فوائد كل مجمل ومفصل الذى صنفه صاحب البيان والمعانى العلامة المدعوّ بسعد التفتازانى... أردت أن أطرز الديباج بديباج... سلطان العرب والعجم والروم أبو الفتح الثانى السلطان محمد خان ابن السلطان إبراهيم خان أبّد الله خلافته...

Son 150 a:

...هذا آخر ما اردت جمعه من الفوائد ونظمه من الفوائد مؤرّخا باسمه "نظم البيان" ١٠٨٤ تم الكتاب بعون الله الملك المنّان سنة ثلاث وعشرين ومائة والف.

2. Emanet Hazinesi (Topkapı Sarayı) Nr. 1588

Aharlı ince kağıt. 205 mm. boy ve 115 mm. eninde 161 yaprak. Sahifede güzel talikle 55 mm. uzunluğunda 21 satır. Serlevha müzehheb, cetveller yaldız. Miklep ve şemseli koyu kahve rengi deri cilt28.

Baş l b: Lâleli (Süleymaniye) Nr. 2923 nüshasıyla aynı.

VI. Risâle fî ‘ilmi'l-bedî‘

Bedî ilmine dâir bir eser olup kaynaklara yer almamıştır. Eserin tesbit edebildiğimiz tek nüshası şudur:

1. Laleli (Süleymaniye) Nr. 3634

İçinde Nüfûzu'l-lisân'ın da yer aldığı bu mecmuanın 163b-193b varakları arasında bulunmaktadır. İstinsah tarihi ve müstensihi yoktur.

Baş 163 b:

الحمد منشئ العلم بارئ النسم... وبعد: فيقول الفقير إلى الله ذى النن مصطفى رمزى بن الحاج حسن: لما كان علم البديع من توابع علمى المعنى والبيان... أردت أن أذكر انواع البديع...

Son 193 b:

...من حسن مبدأ مقدم الخبر ختمت، نظم: مدحت مجدك... فيه وحسن رجائى فيك مختتمى.

VII. Hâşiye ‘alâ cüz'in-Nebe’ min tefsîri'l-Beyzâvî

Kaynaklarda adı geçmeyen bu eserin tesbit edebildiğimiz tek nüshası şudur:

Esat Efendi (Süleymaniye) Nr. 244

Eser, 210X160 /(150X65) mm. ebadında 338 varaklık mecmuanın 124 b-206 b varakları arasındadır. Her varakta 21 satır vardır. Basma şemseli, salbekli, zencirekli, şirazeli, yıpranmış koyu kahverengi meşin bir cilt içindedir. Aharlı, filigranlı, nohûdî renk ince kağıt üzerine nesihle yazılmıştır. Haşiye, şerhten kırmızı mürekkeple ayrılmıştır. İstinsah tarihi ve müstensihi yoktur. Ancak mecmuanın sonunda (338 b) “Safer ayı Pazartesi 1167 (1754)” tarihli ferağ kaydı bulunmaktadır.

Baş 124b:

يا من أنعامه عمّ... وبعد: فيقول المفتقر... مصطفى بن الحاج حسن: هذه فوائد شريفة تقرع إذ أن الغفول تقريرات دقيقة وتعليقات لطيفة تفتح أعيان العقول بتحريرات أنيقة، علقتها على تفسير سورة النبأ إلى اخر سورة التنزيل من التفسير المسمى بـ"أنوار التنزيل وأسرار التأويل" وهو قاض فى إضاح معانيه...

Son 206b:

... كفى المرأنبلا أن تعدّ معاينه، وقال ابن الأثير فى المثل السائر: الفاضل من لا يغلط بل الفاضل من يُعدّ غلطه.

VIII. Lüm‘atü'l-enzâr

İlgili kaynaklar arasında sadece Osmanlı Müellifleri'nde adı geçen29 ve herhangi bir nüshasını tesbit edemediğimiz bu eser, Beydâvî tefsîri üzerine bir haşiyedir.

IX. Lisânü'l-‘acem

Kaynaklarda zikredilmeyen bu esere müellifimiz Nüfûzu'l-lisân’da üç yerde atıfta bulunmuştur30. Müellifin bu atıflarından eserin mahiyeti hakkında kesin bir bilgi elde edemedik. Ancak Farsça veya Farsça'dan Arapça'ya geçen kelimelere dair bir eser olduğunu tahmin ettiğimiz bu eserin herhangi bir nüshası tespit edilememiştir.

1 Yard. Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı.

1 Bu köyün adı bugün "Ballıöz" olup Antakya'nın 8 km. batısında 2500 nüfuslu bir yerleşim birimidir.

2 Bk. Antakyalı Mustafa Remzi, Nüfûzu'l-lisân ve 'ukûdü'l-hisân (İnceme ve notlarla neşreden Mehmet YAVUZ), İstanbul 2001, s. 80.

3 Bk. Şeyhî Mehmed Efendi, Vekâyi‘u'l-fudalâ’, I-III, (Tıpkı Basım, Abdülkadir Özcan), İstanbul 1989, II, 24; Müstakimzâde Süleyman Sadettin Efendi, Mecelletü'n-nisâb fi'n-neseb ve'l-künâ ve'l-’elkâb, Kültür Bakanlığı Yay. Ankara 2000 (Tıpkı Basım), 234b-235a.

4 Bk. Mehmed Tâhir, Osmanlı Müellifleri, I-III, İstanbul 1333/1915, I, 314.

5 Bk. Mehmed Süreyya, Sicill–i Osmânî, I-IV, İstanbul 1308/1890, IV, 405-406, III, 372.

6 Bk. Şeyhî Mehmed Efendi, a. g. e. II, 24.

7 Hayatı ve şahsiyeti hakkında bk. Uzunçarşılı İsmail Hakkı, Osmanlı Tarihi, I-VIII, Ankara 1988, III/1, 294-302; Abdülkadir ÖZCAN, "Boynueğri Mehmed Paşa", DİA (Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi), İstanbul 1988-, VI, 316-317.

8 Bk. Şeyhî Mehmed Efendi, a. g. e., II, 24.

9 "Mülâzemet", müderris veya kadı adayının, kazaskerin belirli günlerdeki meclisine devam edi p "Matlap" denilen deftere ismini kaydettirmesi ve bu şekilde görev için sıra beklemesidir. Bk. Uzunçarşılı İsmail Hakkı, Osmanlı Devletinin İlmiye Teşkilatı, Ankara 1988, s. 45-47.

10 Bk. Şeyhi Mehmed Efendi, a. g. e. , II, 260; Sicill-i Osmânî, II, 290.

11 Hakkında bk. Nuran ALTUNER, Safâyî ve Tezkiresi, I-III (Basılmamış doktora tezi, İstanbul 1989), III, 907-908. Ayrıca bk. Şeyhî Mehmed Efendi, a. g. e. II, 382-383; Sicill–i Osmânî, III, 372.

12 Hayatı ve şahsiyeti hakkında bk. M. Cavid BAYSUN, "Mehmed IV", İA (İslâm Ansiklopedisi), I-XIII, İstanbul 1940-1988, VII, 547-557.

13 Hayatı ve şahsiyeti hakkında bk. Bekir KÜTÜKOĞLU, "Süleyman II", İA, XI, 155-170.

14 Ayasofya Camii Lefkoşe'de olup bugün Selimiye Camii olarak bilinmektedir.

15 Bk. Müstakim-zâde Süleyman Sadettin Ef., a. g. e. , 234b-235a.

16 Msl. bk. Nüfûzu'l-lisân ve ’ukûdü'l-hisân, s. 5, 91, 118, 223, 283, 441.

17 Eser ve müellif hakkında bk. Moh Ben Cheneb, "İbn Hişâm", İA, V/2, 754-755.

18 Bk. Nüfûzu'l-lisân ve ’ukûdü'l-hisân, s. 73, 490, 512.

19 Bk. Katip Çelebi, Keşfü'z-zunûn ‘an esâmi'l-kütüb ve'l-fünûn, I-II, İstanbul 1941, II, 1754; Şeyhî Mehmed Efendi, a. g. e. II, 25; Bağdatli İsmail Paşa, Hediyyetü'l-‘ârifîn esmâ’ü'l-mü’ellifîn ve âsâru'l-musannifîn, I-II, İstanbul 1955, II, 442; Ömer Riza Kehhâle, Mu‘cemü'l-mü’ellifîn, I-XV, Beyrut 1957, XII, 252.

20 Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'deki onarım nedeniyle eser görülemediğinden, tavsifi Fehmi Ethem KARATAY'ın Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Arapça Yazmalar Katoloğu'ndan alınmıştır (IV, 121).

21 Eser görülemediğinden tavsifi Türkiye Yazmaları Toplu Kataloğu'ndan alınmıştır (Ankara 1986, 01, III, s. 578).

22 Müellif ve eseri için bk. Keşfu'z-zunûn, I, 39; Mu‘cemü'l-mü’ellifîn, IX, 63;GAL, I, 468;GAL Suppl. (Geschichte der Arabischen litteratür, Suplementband), I-III, Leiden 1937-1939), I, 849-850.

23 Eser ve müellif için bk. Hediyyetü'l-‘ârifîn, II, 430; Mu‘cemü'l-mü’ellifîn, XII, 227.

24 Eser ve müellif için bk. Keşfu'z-zunûn, I, 39; Mu‘cemü'l–mü’ellifîn, XIII, 184; GAL Suppl. II, 295.

25 Eser ve müellif hakkında bk. Şihâbuddîn İbn Hacer el-‘Askalânî, ed-Dürerü'l-kâmine, I-IV, Beyrut 1993, IV, 3-6; Keşfu'z-zunûn, I, 473; Mu‘cemü'l-müellifîn, X, 145; C. Brockelmann, GAL (Geschichte der Arabischen litteratür), I-II, Leiden 1943-1949, II, 22; GAL Suppl., II, 15-16.

26 Eser ve müellif için bk. Celâluddîn Ebû Bekr b. Muhammed es-Suyûtî, Buğyetü'l-vu‘ât fî tabakâti'l-lugaviyyîn ve'n-nuhât (nşr. Muhammed Ebu'l-Fazl İbrâhîm), I-II, Beyrut, tsz. II, 285; Keşfu'z-zunûn, II, 474; Mu‘cemü'l-mü’ellifîn, XII, 228; GAL, II, 215-216; GAL Suppl. II- 301-304.

27 Bk. Nüfûzu'l-lisân ve ’ukûdü'l-hisân, s. 340.

28 Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ndeki onarım sebebiyle eser görülemediğinden, tavsifi Fehmi Ethem KARATAY'ın Topkapı Sarayı Müzesi Katoloğu'ndan alındı (IV, 195).

29 Bk. Osmanlı Müelllifleri, I, 314.

30 Bk. Nüfûzu'l-lisân ve ’ukûdü'l-hisân, s. 26, 31, 415.



NÜSHA, YIL: I, SAYI: 3, GÜZ 2001

Add document to your blog or website

Similar:

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ iconKonu: XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti; İç İsyanlar, XVII. Yüzyıl Islahatlarının Amacı ve Özellikleri

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ iconKonu: XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti; İç İsyanlar, XVII. Yüzyıl Islahatlarının Amacı ve Özellikleri

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ iconXVII. YY.`DA OSMANLI İMPARATORLUĞU-2

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ iconREMZİ’nin başı arkadan görülür (Remzi köylüler tarafından sahip çıkılan kimsesiz ve şaşılacak derecede zeki bir gençtir). BEL ÇEKİMİ, KAMERA Remzi’nin karanlık silüeti minare kapısından gelen ışıkla çerçevelenene kadar geri ZOOM

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ iconOSMANLI DEVLETİ’NDE XVII. YÜZYILIN SON ÇEYREĞİNDE HALKIN ÜZERİNDEKİ OLAĞANÜSTÜ VERGİ YÜKÜ

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ iconKonu: XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti (Duraklama Dönemi Siyasi Olayları, 1579-1699)

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ iconKonu: XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti (Duraklama Dönemi Siyasi Olayları, 1579-1699)

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ iconKirk küsur yildir yazi yazarim, bugün ilk defa iktidardaki bir devlet adamini övecegim. Ama, Osmanli Beyligi’nin kurulusundan iki asir önce egitime baslayan

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ iconKırk küsur yıldır yazı yazarım, bugün ilk defa iktidardaki bir devlet adamını öveceğim. Ama, Osmanlı Beyliği’nin kuruluşundan iki asır önce eğitime başlayan

XVII. ASIR OSMANLI ARAP DİLCİLERİNDEN ANTAKYALI MUSTAFA REMZÎ iconOSMANLI DÖNEMİ ARAP EDEBİYATINDAN BİR ŞAİR: AHMED EL-KEYVÂNÎ

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page