EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI




Indir 0.93 Mb.
TitleEĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI
Page7/19
Date conversion25.04.2013
Size0.93 Mb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://library.neu.edu.tr/Neutez/4956289104.doc
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   19

2.9. Sosyal Bir Sistem Olarak Okul

Sosyal sistem kavramı, bir insan grubunun basit bir insan topluluğunun ötesinde farklı bir özellik taşıdığı görüşüne dayanmaktadır. Bir örgüt ve sosyal bir sistem olan okullarda, bahsedilen kavramların rolü ve önemine değinmekte fayda gösterilmektedir.

İnsanlar, toplumsal ortamlarda etkileşimde bulundukca, insan davranışı üzerinde önemli etkileri olan ilişkiler ağı oluşur. Bunun sonucu olarak insanlar, kendilerini yaygın olan toplumsal kosullarla uyumlu bir davranış içinde bulurlar. Roller, normlar, değerler ve liderler bireysel davranışları biçimlendirirler.

Toplumsal ilişkiler; iletişim, işbirliği ve yansıma gibi, etkileşim örgüterinden oluşur. İnsanlar bir arada bulunduklarında, etkileşim kaçınılmaz olmaktadır. İnsanlar birbirleriyle konuşurlar.Bazı insanlar başkaları tarafından sevilirler, bazıları ise sevilmezler. İnsanlar, sevdikleri diğer insanlarla sürekli etkileşim içinde bulunmak isterler. Sevmediklerinden de uzak dururlar. Bireyler arası böyle bir alış-veriş, bireyler arasında farklı toplumsal ilişkiler oluşturur ki, bu yolla grubun statü yapısı biçimlenir.

Gruptaki bir bireyin statüsü; gruptaki diğer insanlarla olan etkileşim görüntüsünün sıklığına, süresine ve niteliğine, bireylerin ona gösterdikleri saygının derecesine bağlıdır.

Bazı grup üyeleri belirgin biçimde aranır, bazılarına hayranlık duyulur, bazıları işe dışlanır; bazıları liderdir, bazıları izleyici. Çoğunluk grupla bütünleşirken, bazıları soyutlanmaktadır.

İnsan grubu, kendi içinde alt gruplar oluşturur. Grubun yapısında klikler oluşur. Bu kliklerden bazılan daha yüksek stattüye, daha fazla güce ve öneme sahip olabilir. Birbirleriyle yarışan gruplar vardır, marjinal gruplar vardır. Bu alt grupların üyeliği, alt grupların bağlı oldukları gruptaki önemlerine göre bireylere statü sağlar. Bireyler ve gruplar arasındaki farklı etkileşim örgütleri ve bu etkileşim örgütleri tarafından belirlenen statü yapışı bir grubun toplumsal yapısını biçimlendirir. Gruplarda oluşan toplumsal yapıya ek olarak; bir kültür ya da ortak inançlar, tutumlar ve yönelimler oluşur. Kültür, grup içinde davranış için normatif bir yol gösterici işlevi görür. Bireyler toplumsal etkileşimde bulundukça, istenilen ve onaylanır nitelikteki davranışlarla ilgili ortak kavramlar geliştirirler. Ülkesel ilişkileri tamamlayıcı ortak değerler, toplumsal normlar oluşur. Bu toplumsal normlar bireylerin farklı durumlarda ne yapmalanrı, nasıl davranmaları gerektiğini belirler. Bu beklentilerden sapmaların sonuçlarına ilişkin yaptırımlar saptar. Toplumsal normların iki önemli öğesi vardır: Birincisi, uygun davranış konusunda genel bir görüş. birliği; ikincisi, beklentileri uygulamak için gerekli düzenlemeler, mekanizmalarıdır. Normlarla değerler arasındaki fark, bazen belirsizleşmektedir. Ancak değerler genelde, insan davranışının sonuçlarının tamamlamaktadır; toplumsal normlar ise, söz konusu sonuçlarını elde edilmesinde izlenecek onaylanır nitelikteki yasal yolları açık olarak betimler. Bu genel değerlere ve normlara ek olarak, bireyin grup içindeki rolüne ya da statü konumuna göre farklılaşan, beklentiler bütününü kapsayan bir kültür gelişir.

Buna göre; toplumsal örgütün iki önemli öğesi, kaçınılmaz statü farkı ile grubun toplumsal yapısı, bütünleşme ve ayrımlaşma örüntüsünden oluşan bir grup kültürüdür. Okul; özgün bir toplumsal sistem, formal bir örgüttür. İnsanların birlikte yaşamalarının doğal bir sonucu olarak kendiliğinden oluşan sosyal örgütlere karşılık, formal örgütlerde bireylerin etkinlikleri örgütün amaçları, kuralları, formal statü yapısı ve işbölümü tarafından yönlendirilir. Bununla birlikte; bireyler ne zaman birbirlerini etkileseler, doğal (informal) bir sosyal örgüt kendiliğinden oluşur.Formal bir örgütteki çalışma grubu, kendi yapısını ve kulttirunti oluşturur. Btirokratik kurallarla belirlenen formal liderlerin, yapıların ve beklentilerin tam sıra; doğal liderler, statil yapılan ve normlar oluşur. Başka bir deyişle doğal örgüt, formal örgütün doğal bir parçasıdır. Bu noktada, okullarda güdülemenin önemine değinebiliriz.

2.9.1. Okul Örgütlerinde Güdülemenin Önemi

Bireyler örgütlerde güçlerini aşan amaçlarını gerçekleştirebilmek için işbirligi yaparak güç ve eylemlerini birleştirirken; örgütler, bireylerin sınırlı fakat farklı düşünme ve kavrama yeteneklerinin bütünleşmesini sağlayarak bir çok şeyi başarma yeteneği kazandırırlar ve onlardan yararlanırlar (Aydın, 1994).

Örgüt, çalışanların yaratıcılık ve zekâ gücünden yararlanır; çalışanlar ise örgütten ekonomik kaynaklar, güvenlik, eğitim gibi olanakları sağlarlar (Sabuncuoğlu, 1995).

Örgütün var olabilmesi için gerekli öğelerden birisi, ortak amacı gerçekleştirmek için işbirliği yapmaya istekli ve yeterli sayıda bireyin bulunması; diğeri, ortak amaç ve ortak amacın bilinmesini de sağlayacak olan iletişimdir (Aydın, 1994). Örgütler, amaçlarını gerçekleştirmede etkili ve yeterli oldukları sürece varlıklarını sürdürebilirler. Barnard'a gore etkililik ortak amacm gerceklestirilmesi; yeterlik işe, bireylerin gudulerinin doyurulma ve gereksinmelerin karşilanma derecesi ile ilgili ve kişiseldir. Gereksinmelerin karşilanma derecesi yüksek işe, bireyler yaptiklan işten daha çok doyum elde etmektedirler. İşteklilik, orgutun saglayacagi doyumla ilgilidir. Birey yaptigi işten gereksinimlerim karsiladigma inamrsa, ortak cabaya katkişim surdurur (AI1c,1996b; Aydm, 199)


2.9.2. Okul Yöneticisinin Misyonu

Günümüzde ekonomik ve teknolojik gelişmelere paralel olarak büyük toplumsal değişmeler yaşanmakta ve yaşadigimız çağ “Bilgi çağı" olarak adlandırılmaktadır. Bu hızlı gelişme ve değişmeler; okulların da daha yaratıcı, etkili ve ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte olmasını gerektirmektedir. Bunun için de okuldaki personelin, örgütsel amaçlar etrafında birleşmesi, okula kendilerini adamaları ve bağlılıkları sağlanmalıdır.Okullarda eylemleri başlatıp, devam ettirmek birinci derecede okul müdürünün sorumluluğundadır.Okul müdürleri;öğretmenleri güdülemede, örgütsel amaçlar etrafında birleştirmede, kendilerini okula adamalarını sağlamada ve en önemlisi de eğitim-öğretim sürecini geliştirmede etkilerini kullanmak zorundadırlar (Akçay, 2003).

Örgütleri bir dizi amaçlara ulaştırmak üzere bir araya gelmiş İnsanlar oluşturur. Örgütsel yapılan amaclanna ulaştırma, yönetim ?abalanyla ve İnsanlar tarafından gerçekleştirilen tüketim içerikli eylemlerle ulaşıhr. Buradaki tüketim, üretimin gerektirdiği girdilerin tümünü içine ahr. “ İnsan gücü-emek, üretimin öncelikli ögeleridir. Bir acidan, örgütlerin üretimleri ancak, bu üretimin tüketicişi olarak, İnsanlann varhgi ile mümkündür. Bu sebeple örgütlerin bir takım sonuclara ulaşma işlevi ve verimliliği ancak İnsan ogesinin varhgi ve sisteme girişi ile anlam kazanmaktadır. İnsan bir anlamda örgütlerin hem amacı hem de aracı olmaktadır” (Apkahn, 1994: 3)


2.9.3.Düşük Görev Düşük İlişki Biçimi (Delege Etme): Liderliğin bu tarzında, lider işgörenleri az yönlendirir ve az destekler (Brestrich, 2000:55). Bu modelde, olgun olmayan çalışanlar için lider, göreve dönük liderlik becerişini sergilemelidir. Çalışanların olgunluk düzeyi arttıkça, liderler hem görev hem de ilişkilere önem veren lider davranışlarını sergilemelidir. Çalışanların olgunluk düzeyi yükseldikçe, yüksek ilişki ve düşük görev becerilerini sergilemelidir. Olgunluk düzeyi en üst düzeye çıktığı zaman lider hem ilişki hem de göreve daha az önem verip çalışanları yetkilendirmelidir.

Durumsallık liderlik kuramlarının bir diğer alt kuramı Yol-Amaç kuramıdır. Yol-Amaç kuramında, grubun ve örgütün amaçlarını gerçekleştirmek için liderlerin izleyenlerini nasıl ve hangi davranışlarıyla motive edebilecekleri sorularına cevap aranmıştır (Erçetin, 1998:44). Liderin çalışanların belli amaçları gerçekleştirebilmesi için gerekli yolları gösterebilmesi zorunluluğu düşüncesinden çıkmıştır. Bu kuramda liderin rolü amaçlara giden yolun açıkça anlaşılmasını sağlamak, amaçlara ulaşmadaki engelleri ortadan kaldırmak olarak belirlenmiştir. Yol-amaç teorişinin iki temel özelliği şunlardır. Bunlardan biri liderin izleyenleri; lideri, davranışları doyum kaynağı sağlıyorsa veya gelecekte doyumu sağlayacak belirtiler gösteriyorsa kabul eder. Diğeri işe liderin davranışları, ya izleyenlerinin ihtiyaçlarını karşılayıp performanslarını arttırıyorsa ya da yol gösterici, destekleyici ve ödüllendirici bir yaklaşım içerişinde olursa etkin olabilir. Yol-amaç kuramında liderin rolü koşullara bağlıdır. Liderin ilk önce yapacağı iş arzulanan beklentileri tanımlayıp, açıklayarak belirsizliği azaltmaktır. Daha sonra astların amaçlara ulaşmasını ve görevlerini daha iyi yapmasını sağlamaktır (Keçecioğlu, 1998:131).


2.9.3.1. Yeni Liderlik Kuramları

Yeni liderlik kuramları ile daha çok yakın zamanda gündeme gelmeye başlayan yeni bir takım becerileri ifade eden liderlik yaklaşımları kastedilmektedir. Araştırmanın bağımsız değişkeni olan etik liderlik bu başlık altında incelenmektedir.


2.9.3.2. Dönüşümcü Liderlik

Dönüşümcü liderlik, değişimi etkin bir şekilde başlatarak rehberlik etmeyi ve bu süreçte izleyicilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya dönük kabiliyetlere sahip olmayı kapsamaktadır (Kececioğlu, 1998). Dönusumcu liderlik; idealleştirilmiş etki, telkinle güdüleme, entelektüel uyanm ve bireysel destek alt alanlanndan oluşur.

D6nuşumcü lidere sahip idealleştirilmiş etki özelliği; cevresindeki İnsanlann idealleştirdiği özelliklerdir. Bu iki şekilde olmaktadır. Bunlar davrams. olarak idealleştirilmiş etki diğeri işe atfedilen idealleştirilmiş etkidir. Davranış. olarak idealleştirilmiş etki; liderin kendisi için önemli olan değer ve inanc hakkında konuşması, eylemlerinin etik sonuclanm dikkate alması, ortak görev duyusunun önemini vurgulaması gibi davramsjan kapsar. Atfedilen idealleştirilmiş etki işe, liderin, cevresindeki İnsanlann kendisi ile beraberliliğini mutlu ve gurur verici hale getirmesini, gmp yaranm ön plana cikarmasim, kendisine saygı duyacak eylemleri sergilemesi ve guclü biri olduğunu gösterebilmesi özelliğini kapsamaktadır (Karip, 1998).

Dönüşumcü liderin telkinle güdüleme özelliği; cevresindeki İnsanlara somut ulaşilabilir bir gelecek sunabilme, bu tasavvur edilen geleceği oluşturmak ifin ortak görev duygusu içinde başarma dürtüsünü harekete gecirebilme, bu sürecte sembolleri kullanabilme, moral kaynagi olabilme, azim ve kararhlık oluşturabilme özelliğini kapsamaktadır (Eraslan, 2003).

Dönuşümcü liderin entelektüel uyanm özelliği: cevresindeki İnsanlara, işlerin yapilış. bicimlerini, sahip olduğu davramş ve değerlerini sorgulama, sorunlara farklı bakiş. acilarıyla bakma gibi eylemleri yapmalannı teşvik etmeyi kapsamaktadır.

Dönüşümcü liderin bireysel destek özelliği; çevresindeki insanlann ihtiyaçlarını dikkate almayı, onları bir birey olarak görmeyi ve anlamayı, onların gelişmeleri için önerilerde bulunmayı, rehberlik etmeyi kapsamaktadır. Bunun yamnda bireysel farklılığı kabul etmeyi, buna göre davranmayı da içerir (Karip, 1998).

Tüm bunların yanında dönüşümcü liderlerin özellikleri şu şekilde sıralanabilir: (Brestrich, 2000)

  • Geleceğe dönük somut amaçlar koyma ve bu amaçlan gercekleştirmek için ortak görev bilinci oluşturmak,

  • İzleyenlerinin sahip oldukları düşüncelerini yeni paradigmalarla ve perspektiflerle tarştırarak onlarda ilgi uyandırmak,

  • İzleyenlerinin kendi yeteneklerinin farkına varmasını sağlayabilme ve bu yeteneklerini üst düzeyde kullanabilme isteği uyandırmak,

  • İzleyenlerine takım halinde hareket edebilmeyi ve bireysel menfaatlerinden takım için vazgeçebilmeyi teşvik edebilmektir.


2.9.3.3. Kültürel Liderlik

Kültürel liderlik, örgütün güçlü ve aynı zamanda esnek kültürel yapısını biçimlendirmeyi, geliştirmeyi, hem liderin kendisi tarafından hem de astları tarafından örgütün sahip olduğu değer ve yargıları içselleştirmesini kapsar (Erdoğan, 2002:48). Kültürel liderliğin, var olan kültürü koruma ve sürdürme, yeni bir kültür oluşturma olarak iki ana boyutu vardır.


Yeni Bir Kültür O1uşturma

Varolan Kültürü Koruma ve sürdürme

Yaratma

Değişme

Biçimlendirme

Bütünleştirme

İzleyenleri cezbetme, onlarla bütimleştirme

Eski kültürü zayıflatma ve yeni kültürü oluşturma

Var olan kültürü canlı tutma

Alt kültürler arası bölünmeleri bütünleştirme

Kişisel nitelikleri kullanma

Kişisel nitelikleri kullanma

Varolan kültürün işlenmeyen yönlerini onarma

Çatışmayı azaltma yöntemlerini kullanma

Bütünleşme yöntemlerini kullanma

Eski kültürün özelliklerine zayıflatma







şekil 4: Kültürel liderliğin iki temel biçemi ve değişik görünümleri (Erçetin, 1998).


Kültürel lider, örgütün amaçları doğrultusunda var olan kültürün korunması ve güçlendirilmesi için çalışır. Kültürel özelliklerin temsilcisi gibi davranır. Amaçlar kapsamında kültürel değişimin öncülugünü yapar.


2.9.3.4. Vizyoner Liderlik

Vizyoner liderlik, insanları topluca etkileyebilecek ve harekete geçirebilecek geleceğe dönük somut, ulaşılabilir amaçlar koyabilme, bunları iletebilmeyi içinde bulunduran bir liderlik yaklaşımıdır (Erdoğan, 2002:48). Vizyoner liderlik dönuşümcü liderlik ile çoğu zaman eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Ancak bazı yönetim bilimciler, vizyoner liderliği, vizyonu aciklamak, örgütsel kültürü değiştirmek gibi özellikleriyle diğer liderlik türlerinden ayırmaktadır. Vizyoner lider, gelecekte kurum tarafından gercekleştirilmesi öngörulen amacı açikca ifade eder. Bu amac kapsamında kurumsal kültürun değişimini sağlamaya calışan becerileri ifade eder.


2.9.3.5. Etik Liderlik

Etik liderlik, etik değerlere ve ilkelere dayalı ilişkileri sürdürmeyi ve bunları ön planda tutmayı ön gören bir liderlik kuramıdır (Erdoğan, 2002:48). Etik liderlik, araştırma konusunun bir parcası olduğundan bundan sonraki süreçte, değer, ahlak ve etik kavramlarının aciklaması yapılarak bunlann etik liderlikle olan bağlantısı irdelenmiş ve etik liderliğin çeşitli açılardan açiklaması yapılmıştır.

Sonuc olarak özellikler kuramına göre lideri diğer insanlardan ayıran, liderde olması gereken özellikler ve becerileri vardır. Davranışsal kurama göre, liderliği hangi davranışların oluşturduğu ve bir liderin etkili bir liderlik sergileyebilmesi için hangi davranişları sergilemesi gerektiği belirtilmiştir. Durumsallık kuramına göre ise liderlik biçimlerinin belli bir kalıbının olmadigi, bunun içinde liderlik biçimlerinin bulunan durumlara göre değişebileceğini belirtmiştir. Yeni liderlik kuramlarında ise daha çok liderlik, insani merkeze alan, onlarda değişim merkezli başarıya odaklanmiş. bir vizyon duygusu olusturan ve örgütü kendisinin de içinde bulunduğu bir takım haline getiren becerilerin varlığı olarak ifade edilmiştir.

1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   19

Similar:

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI iconEğitim Yönetimi, Denetimi, Ekonomi ve Planlaması

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI iconEğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI iconEĞİTİM YÖNETİMİ TEFTİŞİ EKONOMİSİ VE PLANLAMASI

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI iconEğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI iconEğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI iconEĞİTİM YÖNETİMİ TEFTİŞİ EKONOMİSİ VE PLANLAMASI

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI iconEĞİTİM YÖNETİMİ TEFTİŞİ EKONOMİSİ VE PLANLAMASI

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI iconEĞİTİM YÖNETİMİ TEFTİŞİ PLANLAMASI VE EKONOMİSİ

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI iconEĞİTİM YÖNETİMİ, TEFTİŞİ, EKONOMİSİ, PLANLAMASI

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI iconEĞİTİM YÖNETİMİ, TEFTİŞİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page