Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi




Indir 367.73 Kb.
TitleEğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi
Page4/11
Date conversion25.04.2013
Size367.73 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://kouegitim2009.wikispaces.com/file/view/C.CELEP_TEZ ÖZETİ_B.KARAHAN.doc
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11
1.3.3.2. Etkileşimci (Transaksiyonel) Liderlik

Etkileşimci liderlik, örgüt yönetimi ile çalışanlar arasında karşılıklı etkileşime ve destek düşüncesine dayanan bir liderlik tarzıdır. Buna göre, çalışanlar, örgütsel hedeflerin gerçekleşmesi ölçüsünde, maddi-manevi ödül almaktadır. Bu amaçla, lider, çalışanların gösterdiği yüksek performans karşılığında onların gereksinmelerini karşılayarak takipçilerini motive etmektedir. Etkileşimci liderler, değişimin yavaş olduğu, durağan ortamlarda faaliyet gösterirler. Bu nedenle, girişimci tutum ve davranışları zorunlu olmadıkça sergilemezler, risk almazlar. Bu tür liderliğin uygulandığı örgütlerde, değişim ve yenilenmeden daha çok, var olan faaliyetlerin sürdürülmesine önem verilir49. Etkileşimci liderlik kavramıyla ilgili olarak literatüre baktığımızda, etkileşimci liderliğin “al-verci liderlik” olarak da geçtiği görülmektedir. Etkileşimci liderler resmi ödül ve cezaları astları yönetmek için kullanırlar. Liderler, astlara belirlenmiş olan hedeflere ulaşmaları için rollerini ve görev gereklerini açıklayarak onlara rehberlik eden ve motive eden liderlerdir. Etkileşimci liderler, ödül ve tehditleri itaat karşılığında verirler. Etkileşimci liderler, rolleri ve görev gereklerini netleştirerek astlarını belirlenmiş olan hedefler için motive ederler. Etkileşimci liderler, organizasyonun performansının sürekli olarak arttığını, fakat büyük çıkışlar göstermediği hipotezini temel alır.

Burns “Liderlik” adlı eserinde liderliği; insanların ekonomik, politik veya buna benzer güç ve değerler kullanarak bağımsız veya karşılıklı oluşturdukları amaçlara ulaşmak için izleyicilerini harekete geçirme olarak tarif etmektedir. Bu tanımda en önemli nokta amaçlar olup, bu amaçlar birbirinden bağımsız ancak birbiriyle ilişkilidir. İki kişi bağımsız bir amaca ulaşabilmek için karşılıklı mal ve hizmet alışverişinde bulunabilir. Bu şekil ilişkide, izleyicilerin ortak çıkarlarına ulaşmaları konusunda ortak bir çaba söz konusu değil, pazarlık söz konusudur. Bu durum etkileşimci liderlik anlayışının gereğidir. Sadece liderlik sürecini kullanarak, liderlerin izleyicilerinin amaç ve değerlerini değiştirip şekillendirebilme ise dönüşümcü liderlik ile ilgilidir. Eğer izleyici ve lider arasındaki davranışlar her birinin amaçlarını gerçekleştirmesini sağlıyorsa, etkileşimci liderlik izleyicileri tatmin edecektir. Etkileşimci liderin şekle ilişkin değerleri sorumluluk, doğruluk, kararlılık olacaktır.

1.3.3.3. Otokratik Liderlik

Otokratik liderler esas itibariyle izleyicileri yönetim dışında tutarlar. Diğer bir deyimle, amaçların, planların, politikaların belirlenmesinde izleyicilerin hiçbir söz hakkı yoktur.

Onlar sadece liderden aldıkları emirleri harfiyen yerine getirmekle yükümlüdürler. Şu halde yönetim yetkisinin tamamı liderde toplanmaktadır.

Otokratik liderlik, otokratik ve bürokratik toplumlarda yetişmiş ve eğitim görmüş izleyicilerin bekleyişlerine uygun görülür. Eğer toplum, aile ve okul hayatından devlete kadar aşırı geleneksel büyüğe aşırı saygı ve kararı büyükten bekleme alışkanlıklarına sahipse, böyle bir toplumda izleyiciler de hiç kuşkusuz liderlerinden tam yetkisini kullanmalarını bekleyecek ve ancak otokratik davranan liderin bilgili olduğuna ve kendilerine güven ve tatmin sağladıklarına inanacaklardır. Ayrıca otokratik liderler kendilerini tam yetkili oldukları zaman daha etkili ve rahat hissetmektedirler. Bu da otokratik liderlik davranışının ikinci yararını oluşturmaktadır. Çünkü bağımsız hareket edebilme inanç ve güvenine sahip olabilmekte ve lideri güdüleyici bir ödül niteliği taşımaktadır. Otokratik biçimin üçüncü bir yararı da lideri daha fazla işi ile ilgilenmeye, daha etkin ve hızlı karar vermeye götürmesindendir. O halde, otokratik liderlikte karar süreci hızlanmıştır ve zaman kayıpları asgariye indirilmiştir.

Otokratik liderliğin en önemli sakıncası, liderin aşırı ölçüde bencil davranması ve izleyicilerin sözlü olması dahi inanç ve duygularını hiç dikkate almamasında görülür. Bu gibi durumlarda işgörme arzusu olumsuz biçimde etkilenir ve işgörenlerde psikolojik açıdan tatminsizlikler ortaya çıkar. Tatminsizlik, yönetime karşı nefreti, moral düşüklüğünü, grup içi çatışma ve anlaşmazlıkları artırır. Liderin etkinliği ve izleyiciler üzerindeki doğal otoritesi gittikçe kaybolmaya yüz tutar. Otokratik liderlik davranışının ikinci bir sakıncası, grup içinde liderden başka kimsenin amaç, plan, program ve işgörme yöntemleri üzerinde söz sahibi olmaması nedeniyle yaratıcılığın azalmasıdır. Sadece liderin kafasındaki fikir ve görüşler ile onun algılayabildiği gerçeklerle sınırlandırılmış bir takım düşünceler uygulamaya konmaktadır. Fikrini görüş ve sezgilerini dile getiremeyen izleyiciler sonunda hiç yaratıcı olmamanın daha iyi olduğu kanı ve alışkanlığını edinmektedirler. Otokratik liderler tarafından yönetilen kurumlarda örgütsel yenilik faaliyetleri asgariye inmektedir.

1.3.3.4. Katılımcı Liderlik

Katılımcı liderlik tarzında merkezi otorite söz konusu değildir. Lider ve grup sosyal bir birim olarak hareket etmektedirler. Çalışanlar yaptıkları işi etkileyen durumlar hakkında bilgilendirilmekte ve fikirlerini söylemeleri ve öneriler getirmeleri için lider tarafından cesaretlendirilmektedirler.

Katılımcı liderler, yönetim yetkisini izleyicilerle paylaşma eğilimindedirler. Bu nedenle amaçların, plan ve politikaların belirlenmesinde, iş bölümünün yapılmasında ve iş emirlerinin meydana getirilmesinde lider daima astlarına onlardan aldığı fikir ve düşünceler doğrultusunda liderlik davranışı belirlemeye önem gösterir.

Katılımcı lider, iş grubu üyelerinin fonksiyonlarını yerine getirmelerinde ve işlerini başarmalarında onlarla birlikte sorumluluk üstlenir. Katılımcı liderler iş ortamında, işin tüm süreçlerinde ve her türlü karar verme davranışlarında gerekli olan bilgi ve gücü astları ile paylaşma yoluna giderler.

Katılımcı liderlerin karakteristik özellikleri araştırıldığında görülecek temel davranışlar şu şekilde özetlenebilir:

Grup üyeleri görevi ortak güçleri ile başarmak isterler ve katılımcı lider bu davranışı destekler.

Grup üyelerinin ortak işlerine göre yapı oluşturmalarına olanak hazırlar.

Astları ile birlikte zorlukları ve farklılıkları ortadan kaldırır.

Astları ile haberleşme ağı kurarak onları bilgilendirir ve olaylara katılmalarını sağlar.

Grup üyelerinin yeteneklerini geliştirmek için ortak çalışmalar yapılmasını sağlar.

Bireyleri ödüllendirmek yerine, grupları ödüllendirmeyi tercih eder.

Grup başarılarını üyeleri ile birlikte paylaşır.

Katılımcı liderlerin de başarılı olacakları ortam şartları olacaktır. İşin ilginç olduğu, mevcut şartlara göre modern bir yapı sergilediği durumlarda katılımcı lider başarılı olacaktır. Grup amaçlarına ulaşmanın üst düzeyde üyelerin iştirakine bağlı olduğu durumlarda da katılımcı liderin başarısı yüksek olacaktır55.

1.3.3.5. Serbestliğe Dayalı Liderlik

Bu tür liderler yönetim yetkisine en az ihtiyaç duyan, izleyicileri kendi hallerine bırakan ve her izleyicinin kendisine verilen kaynaklar dahilinde amaç, plan ve programlarını yapmalarına imkan tanıyan davranış gösterirler. Diğer bir deyişle tam serbesti tanıyan liderler, yetkiye sahip çıkmamakta ve yetki kullanma haklarını tamamıyla astlara bırakmaktadır56. Bu tür liderler, güç ve sorumluluktan kaçmaktadırlar.

Onlar kendi amaçlarını gerçekleştirmek için gruba bağımlıdırlar. Grup üyeleri kendi kendilerini eğitir ve motive ederler. Liderin rolü çok azdır57

Serbestliğe dayalı liderlik, grup üyelerinin amaç, plan ve politikalarını kendilerinin belirlemesi, uygulama ile ilgili kararları kendilerinin alıp uygulaması, her üyenin bireysel eğilim ve aktivitesini harekete geçirmesi nedeniyle yararlıdır. Çalışanlar kendilerini yetiştirip problemlere en iyi çözüm şekli bulma konusunda güdülenmişlerdir. Gerekli gördüğü zaman isteyen kişi istediğiyle grup oluşturarak sorunları çözmekte, yeni iş fikirlerini test etmekte en uygun kararları almaktadır. Burada liderin görevi ise malzeme ve kaynak sağlayarak, bunlarla ilgili sınırları çizmektir. Bu tür liderlik biçimi, mesleki uzmanlık hallerinde, bilim adamlarının çalışmalarında, örgütlerin araştırma geliştirme departmanlarında sorumluluk duygusuna sahip ve sorumluluktan kaçmayan kişilerin olduğu durumlarda uygulanabilir. Aksine eğitim düzeyi düşük, iyi bir iş bölümünün ve sorumluluk duygusuna sahip olmayan kişilerin bulunduğu gruplarda bu tür bir liderlik biçiminin yürümeyeceği ise kesin bir sonuçtur.

II. BÖLÜM: KARİZMATİK LİDERLİK

1.3.1. Karizma Kavramı

Karizma, Eski Yunan uygarlığına uzanan bir geçmişe sahiptir ve Eski Yunanca ‘ilahi ilham yeteneği (divinely inspired gift)” anlamını taşır58. Hıristiyanların kutsal kitabı olan İncil’de de zikredilen bir kavramdır59. Bu kavram eski Yunan felsefesinde hediye veya bağış anlamında kullanılan “gift” kelimesinden türemiştir60. Bununla birlikte, kavramı yönetim ve işletme literatürüne sokan ilk kişinin, Bürokrasi Modeli’nin kurucusu Max Weber olduğu genel kabul gören bir düşüncedir.

Weber, karizma terimini “karizmatik yetki" şeklinde kullanmıştır. Yetkiyi, “belirli bir grubun, belirli bir kaynaktan çıkan emirlere itaat etme olasılığı” şeklinde tanımlayan Weber, geleneksel yetki, karizmatik yetki ve ussal-yasal yetki olmak üzere üç tür yetkiden söz etmektedir.

Karizma terimi, ilk defa "karizmatik otorite" kavramını kullanan Max Weber’den bu yana, liderlikle ilgili pek çok araştırmanın konusu olmuştur. Ancak 1980’li yıllara kadar yapılan çalışmaların hemen hepsinde karizma olgusu, politik, sosyal ya da dini liderlik etkilemelerini açıklamaya yönelik biçimde incelemeye tabi tutulmuştur62. Bununla birlikte 1980’li yıllardan sonra ve özellikle de son yıllarda o güne kadar mistik ve esrarlı bir kavram olarak ele alınan karizmanın örgütsel liderlik bağlamında açıklanmasına ve irdelenmesine yönelik çalışmaların hızlandığı görülmektedir.

Karizmanın, örgütsel liderlik bağlamında ele alınmasında kuşkusuz 1960’lı yıllardan sonra işletme yönetimi anlayışında hakim olan "sistem yaklaşımı" nın büyük etkisi olmuştur. Daha önceleri örgütsel liderliği daha mikro bazda; lider ve onu izleyen küçük grupların etkileşimi ya da birebir lider-üye ilişkililiği açısından ele alan yaklaşımların literatürde büyük bir öneme sahip oldukları görülmektedir. (Gerek özellikler, gerek davranışsal ve gerekse de durumsal liderlik yaklaşımlarında geliştirilen kuramların çoğu bu kategoriye sokulabilir). Buna karşılık, sistem yaklaşımının işletmeleri değişen çevre koşullarına uyum göstermesi gereken açık sistemler olarak ele alan bakışının; daha makro anlamda üst düzey yöneticilerin geniş kitleleri etkileyen liderlik davranışlarına ağırlık vermelerini ön plana çıkardığı görülmektedir. Bu önemin globalleşmenin hızlandığı 1980’li yıllardan sonra kendini daha da fazla hissettirdiği bir gerçektir.

Gerek yeni örgütler oluşturan, gerekse de eski örgütlerini canlandırmak ve yeniden dinamik hale getirmek isteyen yöneticilerin etki alanlarını çok daha geniş sayıda insana yayma, heyecanlandırıcı vizyonlarını tüm çalışanlarla paylaşma, bir bütün olarak değişimi ve gelişimi sağlama gibi gereksinimleri, örgütsel açıdan makro bir liderlik anlayışını zaruret haline getirmiş ve aslında çok eskilerden beri bilinmekle birlikte, örgütsel liderlik açısından üzerinde pek fazla durulmayan karizmatik liderlik anlayışı 1980’li yıllardan sonra tekrar ilgi odağı halini almıştır.

Weber’e göre karizma kavramının anlamı şunları ifade etmektedir :

Büyüsel özellikleri olan bir liderin varlığı,

Lider ve izleyicileri arasındaki duygusal bağlılık,

Kitlelerin bir “baba” figürüne olan bağımlılığı,

Halkın liderin güçlü, her şeyi bilen ve faziletli bir kişi olduğu yolunda yerleşmiş bir kanaate sahip olması,

Liderin dünyevi veya dinsel nitelikte şaşırtıcı doğaüstü güçleriyle ilgili şöhreti,

Sadece sevgi üzerine kurulu bir halk desteği.

Weber’in karizmatik liderlikle ilgili görüşlerini aşağıdaki beş unsurla özetlemek mümkündür:

Lider olağanüstü ilahi hediyelerle donatılmıştır,

Karizmatik liderin ortaya çıkışı bir sosyalkriz durumunun varlığını gerektirmektedir,

Karizmatik liderler krizlere radikal çözümler önermektedirler,

Liderin olağanüstü güçleri izleyicilerin sadakatini doğurmaktadır,

Liderin olağanüstü yetenekleri ile elde edilen başarı bağlılığı ve sadakati artırmakta ve devam ettirmektedir.

Weber’in karizmatik yetki kavramını kullandığı yıllardan bu yana çok sayıda siyasetçinin ve sosyal bilimcinin karizmayı tanımlamaya ve karizmanın hangi koşullarda ortaya çıktığını belirlemeye çalıştıkları görülmektedir. Bunların en önde gelenleri arasında Friedrich (1961), Marcus (1961), Berger (1963), Friedland (1964), Shils (1965), Kunter (1965), Dow (1969), Mc Intosh (1970), Cohen (1972), Bromley ve Shupe (1979), Fine (1982), Galanter (1982) ve Willner (1984) gibi isimler sayılabilir.

1.3.2 Karizmatik Liderliğin Tanımı

Karizmatik liderlik, yeni liderlik yaklaşımlarında oldukça sık bahsedilen önemli bir kavramdır. Genel olarak karizmatik liderler, yol gösteren, ilham ve güven veren, saygı uyandıran, geleceğe yönelik olumlu düşünmeye teşvik eden, insanların yaşamlarında gerçekten önemli olan şeyleri görmelerini kolaylaştıran, misyon duygusu aktaran ve güdüleyen davranışlar sergileyen liderlerdir şeklinde tanımlanmaktadır

Karizmatik lider kavramı özellik teorilerinde olduğu gibi karizmanın liderin bir özelliği olduğunu varsaymaktadır. Karizma kişilerarası çekicilik şeklinde kabul edilme ve desteklenmeyi önermektedir. Kimi zaman denetleyicilerden çok astların davranışlarını etkilemede karizmatik üstler daha başarılı olmaktadır.

Karizmatik liderler, güçlü, güvenli ve dinamik bir süreç yansıtırlar. Ses tonları ikna edici ve büyüleyicidir. Göz temasını direkt sağlarlar. Otoriteler göz kontağının önemli bir bileşen olduğunu söylemektedirler.

Karizmatik liderlik teorileri izleyicilere örgütün yeni vizyonlarını iletmedeki liderin yetenekleri üzerinde durmaktadır.Karizmatik liderlere bazı zamanlar dönüştürümcü liderler ismi de verilmektedir, liderler grup amaçlarının değeri ve öneminin izleyicilerce anlaşılmasına önem vermekte, onları kendi ilgi alanlarına doğru yönlendirmektedirler. Karizmatik liderler, liderlerin vizyonun öneminin astlarına inandırılmasıyla örgütsel performansın yükseleceğine inanmaktadırlar.

Karizmatik liderler, sıradan takdirin, sevginin, bağlılığın ötesinde çok büyük çekme gücüne sahiptirler. Bu güç, bağlılığın yanı sıra sevgiyi, saygıyı içerir. Karizmatik kişiye ve onun misyonuna karşı tanımlanamayan bir inanç vardır. Liderle birlikte tanınma isteği mevcuttur.

1977 yılında karizmatik liderlik teorisini öneren Robert House değişik sosyal bilim disiplinlerinin araştırma buluntularını kavramsal çerçeve olarak ele almıştır. Sıralayacağımız özelliklerin karizmaya katkıda bulunduğuna inanılmaktadır 72:

İzleyiciler liderlerin inançlarının doğruluğuna güvenmektedirler.

İzleyiciler liderlerin inançlarının benzerliğine inanmaktadırlar.

İzleyiciler lideri şüphe götürmez biçimde kabul ederler.

İzleyiciler lideri gönüllü olarak dinler.

İzleyiciler örgütlerindeki görevlerinde duygusal olarak içerilirler.

İzleyiciler performans amaçlarını artırırlar.

İzleyiciler grupların görevlerinin başarısına katkıda bulunduklarına inanırlar.

Teori bundan dolayı karizmatik liderlerin kendine özgü özellikleri ve davranışlara sahip olduklarını ifade eder.

Karizmatik liderler izleyicilerine vizyon oluşturabilen, bağlılık geliştirmeleri için destek olan, kolektif amaçlar peşinde koşturabilen ve öngörülen amaçlara ulaşılınca kendilerini başarılı hisseden bir yol aşılamayı becerebilen kişilerdir. Karizmatik liderler izleyicilerinin ihtiyaçlarını, değerlerini, tercihlerini ve isteklerini değiştirir. Özetle karizmatik liderler sahip oldukları öz güvenleri, cesaretleri, konuşma ve ikna yetenekleri, vizyon ve değerleriyle başkalarını etkileyebilen kişilerdir.

Karizmatik liderler izleyicilerindeki güvenilirliğini ifade etme ve izleyicilerin performansı hakkındaki yüksek beklentilerini astlarına iletme eğilimindedirler. House, karizmatik liderlerin kişisel özelliklerinin kullanımını, ideolojik vizyon, astların yüksek beklentisi, astlara güvenme biçiminde karakterize etmiştir.

Conger ve Kanungo niteliksel olaylar ve durumlarla değişen öneri olarak karizma özelliklerini belirlemişlerdir. Lider özellikleri karizmatik nitelikleri hızlandırır, kendine güvenme, yönetim kabiliyetlerini etkileme, sosyal duyarlılık ve etkileme de bu nitelikler arasında yer alır. Karizmatik liderlik statüko nedeniyle çok tatminsiz olan kimi izleyiciler için kesin değişime gereksinim duyma olgusunu da gündeme getirir.

Bass, karizmatik liderliğin diğer teorilere nazaran daha gerçekçi olduğunu ileri sürmüştür.

Karizmatik bir lider örgütsel faaliyetlerin anlamını izleyicilerine aktarmalıdır. Anlam çalışanların, topluma önemli bir katkıda bulunmalarını sağlar ve değişim çalışmalarında onlara öncülük eder.

Karizmatik liderlik konusunda yapılan çalışmalar bu liderlik türünü lider temelli, izleyici temelli ve ilişki temelli olarak ele almışlardır. Yakın zamanlara kadar bu çalışmalar birinden diğerine geçiş yapmaksızın ve aralarında bağlantı kurmaksızın liderlik davranışlarına ve izleyicilerin tepkilerine farklı açılardan yaklaşmışlardır.

İzleyici temelli yaklaşım, izleyicilerde liderin etkisi ve karizmatik etki içeren lider davranışları üzerinde durmuştur. Lider temelli yaklaşım, karizmatik liderin davranışlarıyla ilgilenmiştir. Liderin ideolojik terimlerle ifade edilebilen misyon ve vizyon oluşturması, inançlarına, değerlerine ve kendisine yüksek derecede güven duyulması, sağlıklı iletişim kurabilmesi gibi konular bu yaklaşımın odak noktasını oluşturmaktadır. Son olarak, ilişki temelli yaklaşım ise, izleyiciler tarafından bir lidere karizma atfedilmesinin nedenleri üzerinde durmuştur.

1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11

Similar:

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi iconEĞİTİM YÖNETİMİ, TEFTİŞİ, PLANLAMASI VE EKONOMİSİ ANABİLİM DALI EĞİTİM YÖNETİMİ VE TEFTİŞİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi iconEĞİTİM YÖNETİMİ, TEFTİŞİ, PLANLAMASI VE EKONOMİSİ ANABİLİM DALI EĞİTİM YÖNETİMİ VE TEFTİŞİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi iconEĞİTİM YÖNETİMİ TEFTİŞİ EKONOMİSİ VE PLANLAMASI

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi iconEĞİTİM YÖNETİMİ TEFTİŞİ EKONOMİSİ VE PLANLAMASI

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi iconEĞİTİM YÖNETİMİ TEFTİŞİ EKONOMİSİ VE PLANLAMASI

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi iconEĞİTİM YÖNETİMİ TEFTİŞİ PLANLAMASI VE EKONOMİSİ

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi iconEĞİTİM YÖNETİMİ, TEFTİŞİ, EKONOMİSİ, PLANLAMASI

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi iconEğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi iconEğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi iconEĞİTİM YÖNETİMİ, TEFTİŞİ, EKONOMİSİ VE PLANLAMASI

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page