ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ




Indir 44.95 Kb.
TitleETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ
Date conversion30.05.2013
Size44.95 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.geocities.ws/ceteris_tr2/e_yaldiz.doc
KAVRAMSAL DÜZEYDE

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ

Elmas Yaldız


Özet

Bu çalışmanın temel amacı ilk bakışta birbirinin aynısıymış gibi görünen etkinlik, etkililik ve verimlilik kavramlarını irdeleyip birbirine benzer ve farklı noktalarını ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda söz konusu kavramlar ayrı başlıklar altında çok da derinlere girmeden irdelenmiş ve aralarındaki fark ve benzerliklere ilişkin bir değerlendirme yapılmıştır. Bu bağlamda iktisadi olarak, etkililiğin daha çok planlara ulaşmanın, verimliliğin belli bir çıktının en az maliyetle üretilmesinin, etkinliğin ise bir girdi-çıktı mekanizması aracılığı ile işleri doğru yapabilme kabiliyetinin; dolayısıyla bir ekonominin rekabet edebilme gücünün bir ölçüsü olduğu üzerinde durulmuştur.


GİRİŞ

Etkililik, verimlilik ve etkinlik hatta etkenlik kavramları birbirinden çok farklı şeyler ifade etmiyor gibi görünseler de gerek işletme gerekse iktisat alanında birbirlerinden farklı anlamlara gelmektedirler. Bu çalışmanın amacı da bu kavramlar arasındaki farklılıkları ortaya koymak ve aralarındaki etkileşime ışık tutmak olacaktır. Bu bağlamda önce bu kavramlar sıra ile açıklanacak sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapılacaktır.

A.ETKİLİLİK (INFLUENCY)

Etkenlik ve etkililik birbiri ile çok karıştırılan iki kavramdır. Bunun için bu iki kavram arasındaki farkı bu bölümün konusu olan etkililiği açıklamaya başlamadan önce belirtmenin faydalı olacağına inanıyorum. Etkenlik mevcut kaynakların kullanımı ile ilgili bir kavram olmasına karşın etkililik amaçlarla ve çıktılarla ilgili bir kavramdır. Bir firma etken olmakla birlikte etkili çalışmayabilir(vice versa). Etkililik daha çok şu soruların cevabı gibi gözükmektedir:

-gerçekten ihtiyaç duyulan,yararlı mal ve hizmetler üretildi mi?

-çıktı üretiminde ne sağlanmak isteniyorken ne sağlandı?

-ve sonuç olarak dönem başındaki planlarımızın % kaçı gerçek oldu?

Etkililik kavramı ulaşılacak çıktı hedefi, yeni bir performans standardının başarılması ve ya bütün kısıtlamalar kaldırıldığında olanaklı olan ideal potansiyeli içermektedir. Bundan dolayı örgütsel anlamda etkililiğin iki düzeyi vardır.1


  1. daha iyi bir örgütlenme daha yüksek performans standartlarına ulaşılması : burada hedef, kullanılan kaynakların tam kapasitede kullanılmasıdır. Başka bir deyişle burada söz konusu olan ‘kaynak mevcudiyetindeki yetersizlik, istem düzeyindeki düşüklük gibi kısıtlamalar altında bile gerçekten çalışarak daha iyi olabilir miyiz?’ sorusuna olumlu yanıt verme çabasıdır.

  2. Hem içsel hem de dışsal kısıtlamalar ortadan kaldırılırsa ,ideal potansiyelin hedef olarak alınması: burada firmalar erişilmez gibi görünen hedefleri benimsemeli ve onlara ulaşmaya çalışırlar.


Burada birinci düzey ‘nasıl daha iyi olabiliriz?’sorusuyla ilişkilidir. İkinci düzey ise daha çok başka ne yapılabilir?sorusunda odaklaşmaktadır.

Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için burada bir örnek vermenin yararlı olacağı kanısındayım.


Örnek:

Eğer planlanan çıktı 100 brim ve gerçekleşen çıktı 90 brim ise bu durumda etkililik şöyle hesaplanacaktır.


Etkililik = Gerçekleşen çıktı / planlanan çıktı = 90 birim/100 birim = %90 olacaktır.


Etkililik aslında kaynakların hangi etkenlikte tüketildiğiyle kıyaslamalı olarak, hangi çıktının üretilebileceğinin bir ölçüsüdür. Uygulamada, kaynak tüketiminde çeşitli düzeylerle kombine olarak çeşitli etkililik düzeyleri söz konusu olacaktır. Bu konuda Schermerhorn’un aşağıdaki tablosu bu durumu çok güzel özetlemektedir. 2

1) Kaynak Kullanımı: etkenlik

2) Hedeflere Ulaşma:

etkililik

Kötü: (-;+)

Etkili fakat etken değil bazı kaynaklar boşa gidiyor.

İyi: (+;+)

Etkili ve etken hedeflere ulaşılıyor, kaynaklar iyi kullanılıyor,yüksek performans.

Ne etkili ne etken: (-;-)

Hem hedefler başarılamıyor, hem de bazı kaynaklar boşa gidiyor.

Etken fakat etkili değil: (+;-)

Hedeflere ulaşılamamakla beraber kaynak kullanımı iyi.

TABLO 1: çeşitli etkenlik ve etkililik bileşimleri


Schermerhorn’a göre firma bu tablonun hangi kısmında olursa olsun alınacak iki ders bulunmaktadır :

  1. Etkenliğin cari düzeyi değerlendirilmeli ve etkililik hedefleri belirlenmelidir.

  2. Verimlilik gelişmeleri karşılıklı etkileşimleri içerir. Şöyle ki bir örgütün herhangi bir parçasındaki değişiklik, diğer kalan kısımları etkiler ve bu genel bir durumdur.


B.VERİMLİLİK (PRODUCTIVITY)

Verimlilik kelimesinin doğuşu, çok eski zamanlara kadar uzanır. Literatürde ilk defa hümanist Agricola’nın De Re Metallica (1530) adlı eserinde kullanılmıştır. Fizyokratların 18. yüzyıldaki çalışmaları ile kelime açık bir anlam kazanmaya başlamış ve Le Littré (1833) verimliliği ‘üretme hassası’ olarak tanımlamıştır. Yine fizyokratlardan Francois Quesnay (1694-1774) “Ekonomik Teorilere Tarihsel Bakış Açışı” adlı eserinde verimliliği ziraatta gerçek refahın kaynağı olarak ele almıştır.3

Adam Smith (1723-1790) “Ulusların Zenginliği” adlı eserinde işgücü ve işbölümü arasındaki ilişkiyi dikkatlice analiz etmiş ve verimliliği modern dünyaya tamamen uygulanabilecek bir kavram olarak vermiştir. Karl Marx (1819-1883) imalat işletmelerindeki işgücü, malzeme, teçhizat arasındaki verimlilik sorunlarını tartışmıştır.4

Verimlilik dar anlamda üretim odaklı bir kavram olup asıl olarak etkenlik ve etkililik bileşenlerinden oluşmakla birlikte randıman, yenilik çalışma yaşamının kalitesi gibi performans boyutlarını da içine almaktadır.5

Geniş anlamda ise verimlilik performansla giderek eş anlamlı bir kavram olarak kullanılmaya başlanmıştır. Sözgelimi işletme biliminde pazarlama alanında verimlilik önem kazanmaya başlamıştır. Giderek firmaların tüm diğer fonksiyonlarında da verimlilikten söz edilmeye başlanmış ve işletme alanında performans yönetimi gibi başlık taşıyan kitap ve makaleler çoğalmaya başlamıştır.

Verimliliğe ilişkin çok tanım olmasına rağmen bu tanımlar aşağı yukarı aynı şeyi anlatmaktadır. Aşağıda bazı organizasyonlar tarafından formüle edilen verimlilik tanımları aşağıda verilmiştir6:

* OECD’ye göre verimlilik: çıktının üretim öğelerinden birisine bölünmesidir.

* ILO’ya göre verimlilik:ürünler başlıca dört öğenin bileşimi sonucu üretilir: toprak, sermaye, emek, organizasyon(girişimci)… üretimin bu öğelere oranı verimlilik ölçüsüdür..

* EPA (European Productivity Agency) : (1) verimlilik her bir üretim öğesinin etkili kullanım derecesidir. (2) verimlilik her şeyden önce bir düşünce tarzıdır. Ve sürekli var olanı iyileştirmeye çalışır. (3) her şeyin bugün dünden , yarının bugünden daha iyi yapılabileceği esasına dayanan bir kavramdır. Dahası değişen koşullara ekonomik faaliyetleri adapte etmek yeni teori ve yöntemler kullanmak için sonu olmayan bir çabayı gerektirir. İnsanoğlunun ilerlemesi için somut bir çabadır.

* JPC (JAPON PRODÜKTİVİTE MERKEZİ) : verimliliği artırmanın amacı her şeyden önce ,üretim maliyetini azaltmak, pazarı genişletmek, istihdamı artırmak, daha yüksek reel ücretler için çalışmak ve işgücünün, yönetimin ve tüketicilerin yaşam standartlarını iyileştirmek için kaynak yararlığını insan gücünü, varlıkları v.b. maksimize etmektir.

Burada ilk iki kuruluşa göre verimlilik kavramının daha teknik bir kavram olduğunu görüyoruz. JPC ve EPA’nın ise verimliliğin daha sosyal bir kavram olarak algıladıklarını görüyoruz.

Prof. Dr. Oktay Alpugan ve diğerlerinin İşletme Ekonomisi ve Yönetimi adlı kitabında verimlilik olgusu işletmelerde rasyonellik ilkesinin bir alt başlığı olarak incelenerek bir firmanın rasyonel sayılabilmesi için olmazsa olmaz üç koşuldan birinin verimlilik olduğuna değinilmiştir.7 Bu yazarlara göre belirli bir teknik güce sahip olan işletmeler , en az harcama (emek, zaman, enerji, hammadde gibi ) ile üretimde bulunurlar. Maddesel anlamda bu güç prodüktivite ya da verimlilik gücüdür. Verimlilik temelde işletme içi bir düzen ve uyumun bir sonucu olarak görülmektedir. Bu bakış açısıyla bir işletmede üretim öğeleri arasında her yönüyle bir uyum varsa, hiçbir öğede atıl üretim gücü kalmayacak, her üretim öğesinin verimi en çok ölçüyü bulacaktır.

Verimlilik gücü olarak nitelendirilen bu olay, milli ekonomilerin kalkınma ve gelişme potansiyelleri bakımından, dünya ekonomisi ve işletmeler için büyük önem taşımaktadır. Bu nedenledir ki verimlilik kavramı; nüfus artışı, doğal kaynakların tükenmesi ve açlık nedeniyle dünya ekonomisini; üretim miktarının belirlenmesi, uluslar arası karşılaştırmalar yönleriyle ulusal ekonomileri; işletme yönetimi, karlılık ve başarı derecelerini saptama açılarından da işletmeleri ilgilendirmektedir. Bu kitapta verimlilik şu şekillerde formüle edilmiştir:


  1. Verimlilik=girdi/ çıktı=üretim öğeleri /üretim sonucu




  1. Verimlilik=çıktı / girdi= üretim sonucu/ üretim öğeleri


Birinci durumda verimlilik birim çıktıya (üretim sonucuna) düşen üretim öğesi miktarını gösterir ve çıkan sonuç ne kadar küçük olursa verimlilik o kadar fazla olur.

İkinci durumda ise verimlilik, üretim öğesi birimine düşen çıktı (üretim sonucu) miktarını gösterir. Ve çıkan sonuç ne kadar büyük olursa verimliliğin o kadar kazla olduğu sonucuna varılır.

Verimlilik kavramının bir çok yaygın kullanım alanı vardır. Ekonomi kuramı açısından verimlilik en dar anlamıyla, üretim sürecinde kesinti verilen bir takım girdiler ile mümün olan maksimum üretimin sağlanmasıdır. Daha geniş anlamda verimlilik; verilen bir çıktının en az maliyetle üretilmesidir. Bu anlamda verimlilik dar anlamda verimlilik kavramını içermesinin yanı sıra, girdilerin, minimum toplam maliyeti gerçekleştirecek oranlarda bir araya getirilmesinin gerektiğini ifade etmektedir.

Mühendislik açısından verimlilik; gerçekleşen çıktının arzulanan çıktı ile karşılaştırılması anlamında8 kullanılmakla iktisat ve işletme bilimlerindeki etkililik kavramı ile örtüşmektedir.

Bu arada genellikle verimlilik ile eş anlamda kullanılan prodüktivite kavramının, daha çok, toplam çıktı (üretim sonucu) ile tek bir girdi (örneğin işçilik) arasındaki ilişkiyi ifade etmek için kullanıldığını belirtmekte yarar vardır.


C.ETKİNLİK (EFFICIENCY)

Vilfredo Pareto9 dan sonra Pareto Optimumu olarak bilinen etkinlik kuramı, objektif olarak ölçülebilen iktisadi etkinliği esas almaktadır. Modern refah iktisadının temelini oluşturan bu kurala göre, “mal ve ya hizmete esas olan girdilerin yeniden dağılımında ya da tüketiciler arasında malların yeniden dağılımı ile bir başkasının durumunu kötüleştirmeksizin, bazı insanların durumlarını iyileştirmenin artık başka bir yolu kalmamışsa pareto optimumu sağlanmış demektir (vice versa).” İki mal(X,Y), iki girdi (K,L) ve iki tüketicili(A,B) bir ekonomide etkinliğin sağlanması için gerekli koşullar kısaca aşağıdaki gibi özetlenebilir10.


  • MRSA(X,Y) = MRSB(X,Y) = Px/PY => Tam rekabette bölüşümde etkinlik koşulu

  • MRTSX(L,K) = W/R = MRTSY(L,K) => Tam rekabette üretimde etkinlik koşulu

● MRS(X,Y)=MRT(X,Y)=PX/PY=MCX/MCY => Tam rekabette dağılımda etkinlik koşulu

İktisatçılar etkinlik ölçümünü ekonomide durum tespiti ve projeksiyon yapma amacıyla ele aldıklarında, nihai mal ve hizmetler ile genel refah arasında bir ilişki kurarak iktisadi etkinliği bir ekonominin rekabet edebilme gücü olarak değerlendirmişlerdir.11

İktisadi etkinlik, Pareto optimumu ile ilgili koşulları da kapsayan üretim etkinliği ve tahsis etkinliğinden oluşmaktadır. Bundan dolayıdır ki, iktisadi etkinlik kavramı aynı zamanda tahsis etkinliği (allocative efficiency) ve statik etkinlik (static efficiency) olarak da tanımlanmaktadır. Ayrıca bir ekonomide teknik ilerlemenin artması ve ya insan sermayesinin gelişmesinden dolayı ulusal kaynak stokundaki değişim hızı, toplam kalite ve miktar artışına bağlı olarak daha büyük bir toplam refah sağlamanın mümkün olduğu durumlarda ilgili performans ölçümü, dinamik etkinlik (dynamic efficiency) olarak adlandırılmaktadır.12 İktisadi etkinliğin başarısı ile tam rekabet arasındaki ilişkiye Pareto tarafından dikkat çekilirken böyle bir piyasada oluşmuş denge fiyatı ile firmalara kar, tüketicilere de fayda maksimizasyonu sağlayan optimum dengeye ulaşılacaktır. Yani bir anlamda pareto iktisadi etkinlik koşullarının her biri gerçekleşmiş olacaktır. Ancak eksik rekabet koşullarının varlığı halinde ya da devlet müdahalesinin varlığı durumunda 2. tip Pareto etkinlikten sözedilir. Bu etkinlik doğrudan kaynak tahsisine bağlı olarak ortaya çıkan kişisel çıkarların rekabetçi rekabetçi ürünü değil seçkinlerin regülasyon politikalarıyla oluşmuş belki de tamamen tesadüfi olarak oluşan bir mübadelede etkinliktir.

İşletme literatüründe ise konuyla ilgili olarak daha farklı yorumlar yapılmaktadır. Örneğin Peter Drucker’e göre yönetim ve organizasyonel alanda etkinlik (efficiency), işlerin doğru yapılması anlamında olup bir yöneticinin performansını ölçme kriterlerinden birisidir. Daha geniş olarak etkinlik, doğru işlerin yapılması şeklinde tanımlanmaktadır. Yani etkinlik bir girdi-çıktı mekanizması aracılığı ile işleri doğru yapabilme yeteneğidir. Etkin bir yönetici belli bir çıktıyı elde etmek için girdilerin niteliklerini artırabilen bir yöneticidir. Yani yönetici maliyetleri minimize edip , belli bir amaç için kaynakları etkin kullanabiliyorsa bu yönetici etkin faaliyet gösteriyor demektir. Burada etkinlik aynı zamanda çalışan insanın bir deneyim süreci içinde niteliğinin yükseltilmesi ve geliştirilmesi anlamına da gelmektedir.13

SONUÇ


Çalışmanın amacı doğrultusunda verimlilik etkinlik ve etkililik kavramları kavramsal düzeyde irdelenmiş, farklı disiplinlerdeki farklı anlamları üzerinde durulmuş ve hem firmalar hem de ekonominin tamamı için önemleri doğrultusunda konuya ışık tutulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda iktisadi olarak, etkililiğin daha çok planlara ulaşmanın, verimliliğin belli bir çıktının en az maliyetle üretilmesinin, etkinliğin ise bir girdi-çıktı mekanizması aracılığı ile işleri doğru yapabilme kabiliyetinin; dolaylı olaraksa bir ekonominin rekabet edebilme gücünün bir ölçüsü olduğu üzerinde durulmuştur.

Abstract

The primary purpose of this study is to illuminate the distinctions and similarities among the concepts of influency, productivity and efficiency. It is shown that although these concepts are seemed to be the same things, they have different meanings in different diciplines. By the way it is expressed that influency is a measure of the distance between plans and actual situations, productivity is a measure producing a given output by the possible least cost and the efficiency is a measure of the ability making right things by the helps of an input-output mechanism and also a measure of the competitiveness of economies.

KAYNAKÇA


* ALPUGAN, Oktay ve diğerleri: İşletme Ekonomisi ve Yönetimi, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 1997

*BAŞ, Melih İ. ve Ayhan Artar: İşletmelerde Verimlilik Denetimi: Ölçme ve Değerlendirme Modelleri Milli Prodüktivite Merkezi Yayınları: 435 Ankara, 1990

*KOÇER, Melih: Fabrika Organizasyonu ve Dizaynı, Güven Kitabevi, İstanbul, 1974

*KÖK, Recep ve Ertuğrul Deliktaş: Endüstri İktisadında Verimlilik Ölçme Ve Strateji Geliştirme Teknikleri (İş Dünyasından Örneklerle) DEÜ İİBF Yayınları İzmir, 2003

* KÖROĞLU, Kazım: Verimlilik Yönetimine Japon Yaklaşımı ve Kazukiyo Kurosawa Modeli, Milli Prodüktivite Merkezi Yayınları No:507 Ankara ,1993

*SCHERMERHORN, John R.: Management For Productivity, Industial Engineering and Management Press, Georgia, 1984

*-------Yüzyılın Yüz Ekonomisti Ve İşadamı, Yeni Binyıl Gazetesi Yayını,2000

*BULMUŞ, İsmail: Mikro İktisat, 5. baskı, Cantekin Matbaası,Ankara 2003


 İzmir Ekonomi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Araştırma Görevlisi

1 BAŞ, Melih İ. Ve Ayhan Artar: İşletmelerde Verimlilik Denetimi :Ölçme Ve Değerlendirme Modelleri Milli Prodüktivite Merkezi Yayınları,435 Ankara, 1990 s.34

2 SCHERMERHORN, John R.: Management For Productivity Georgia, Industrial Engineering and Management Press , 1984 s.76-77

3 KÖK,Recep ve Ertuğrul Deliktaş :Endüstri İktisadında Verimlilik Ölçme Ve Strateji Geliştirme Teknikleri (İş Dünyasından Örneklerle) DEÜ İİBF Yayınları İzmir, 2003 s.33

4 a.g.e. s.33

5 BAŞ, Melih İ. ve Ayhan Artar: İşletmelerde Verimlilik Denetimi: Ölçme Ve Değerlendirme Modelleri Milli Prodüktivite Merkezi Yayınları :435 Ankara, 1990 s.36

6 KÖROĞLU, Kazım: Verimlilik Yönetimine Japon Yaklaşımı ve Kazukiyo Kurosawa Modeli ,Milli Prodüktivite Merkezi Yayınları No:507 Ankara ,1993 s.2-3

7 Diğer iki rasyonellik koşulu ekonomiklik ve karlılık (rantabilite) olarak belirtilmiştir.Ayrıntılı bilgi için bakınız Prof. Dr. Oktay Alpugan ve diğerleri: İşletme Ekonomisi ve Yönetimi, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 1997 s.16-19

8 KOÇER,Melih : Fabrika Organizasyonu ve Dizaynı , Güven Kitabevi ,İstanbul ,1974 s.52

9 Vilfredo Pareto;1848-1923 yılları arasında yaşamıştır. Seçkinlerin Dolaşımı’na ilişkin kuramı (1916) faşist hareketi etkilemiş, refah konusunu iktisat biliminin inceleme alanına sokmuş ve pareto optimumu (1910) biçiminde kendi adıyla anılan refah kriterini 20. yüzyılın başlarında ortaya koymuş İtalyan bir iktisatçı ve sosyologdur.

10 Daha ayrıntılı bilgi için bkz. BULMUŞ, İsmail: Mikro İktisat, 5. baskı, Cantekin Matbaası, Ankara 2003

11 KÖK,Recep ve Ertuğrul Deliktaş :Endüstri İktisadında Verimlilik Ölçme Ve Strateji Geliştirme Teknikleri (İş Dünyasından Örneklerle) DEÜ İİBF Yayınları İzmir, 2003 s.44

12 a.g.e. s.45

13 a.g.e. s.45




Add document to your blog or website

Similar:

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ iconEtkinlik ve Verimlilik

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ icon1-Ekonomiklik, Verimlilik ve Etkinlik Kavramları

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ iconBöyle bir bakış, sanat gibi, insanla ilgili fenomenlerin incelenmesinde insanı gözardı etmeyi önlemektedir: "İnsana bakma ontolojik bir tarz olunca; insanın fenomen, etkinlik ve problemlerine, bu arada kişi problemlerine de bakmanın antropolojik bir yol olması doğaldır"

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ iconBir televizyonun enerji verimlilik sınıfı, Tablo 1’de gösterildiği şekilde Enerji Verimlilik Endeksi temel alınarak hesaplanır. Bir televizyonun Enerji

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ iconVERİMLİLİK YÖNETİMİ VE VERİMLİLİK ARTIRMA TEKNİKLERİ EĞİTİMİ

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ icon! Etkinlikler yıllık plana göre sıraya konmuştur. Etkinlik numaraları dikkate alınmadan her etkinlik bir günlük plan olacak şekilde işlenecektir

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ iconGenel Açıklama: Sayın Öğretmenimiz, bu etkinlik ve diğer üç etkinlik “Üretimden Tüketime” ünitesi için verilmektedir. Bu uygulama ile ünite başında birden fazla etkinliği görmeniz ve bu yolla planlamanıza kolaylık sağlamak amaçlanmaktadır. Etkinlikleri yapma süreniz bir haftadan fazla olabilir

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ iconTÜKETİCİ AÇISINDAN İŞ AHLAKINA BİR BAKIŞ VE PERAKENDE SEKTÖRÜNDE AMPİRİK BİR ARAŞTIRMA

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ iconBİR OLGU SUNUMU İLE BİRLİKTE ÇOCUK VE ERGENLERDE OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUĞA BİR BAKIŞ

ETKİNLİK, ETKİLİLİK VE VERİMLİLİK OLGULARINA BİR BAKIŞ iconÖğretmenlerin Teknoloji Kullanma Durumlarını İnceleyen Araştırmalara Bir Bakış: Bir İçerik Analizi Çalışması

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page