DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ




Indir 63.15 Kb.
TitleDÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ
Date conversion08.12.2012
Size63.15 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.muhasebenet.net/makale_abdullah-savas-dunya ticaret orgutu-2009.doc

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ 1

1. GİRİŞ 1

2. Dünya Ticaret Örgütü, Kuruluşu ve Üyeleri 2

3. Dünya Ticaret Örgütü’nün Amaçları 4

4. Dünya Ticaret Örgütü’nün Fonksiyonları 5

5. Dünya Ticaret Örgütü’nün Yapısı 6

6. DTÖ Sisteminde Yer Alan Mal Ticaretine İlişkin Çok Taraflı Anlaşmaların Temel Özellikleri 9

7. Dünya Ticaret Örgütünde Hukukî Uyuşmazlıkların Çözümüne Dair Düzenlemeler 10

1.1.Dünya Ticaret Örgütünde Türkiye’nin Taraf Olduğu Davalar 10

8. Dünya Ticaret Örgütünün Bütçesi 11

Yararlanılan Kaynaklar 14

Taranan İnternet Kaynakları 15

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ

1.GİRİŞ


1947 yılında İsviçre’nin Cenevre şehrinde toplanan milletlerarası bir konferans sonucu 23 ülkenin imzaladığı anlaşmanın sonunda “General Agreement on Tariffs and Trade (GATT)” oluşturulmuştur. 1 Ocak 1948’de de fiilen yürürlüğe girmiştir. Geçici statü ile faaliyete geçen, hukuki zemine tam oturmamış ve yaptırım gücü zayıf olan GATT’ın dış ticaretin serbestleşmesi ve koruma oranlarının düşmesindeki rolü önemliydi. Eylül 1986’da baş­layan ve 15 Aralık 1993 tarihinde tamamlanan Uruguay Müzakereleri sonrasında varılan anlaşma sonucu kurulan ve 1.1.1995 de yürürlüğe giren Dünya Ticaret Örgütü (World Trade Organization: WTO), hukuki zemine oturmuş ve yaptırım gücü artmış olarak ve aynı zamanda sanayi ürünleri ticaretine ilave olarak tarım, tekstil ve hizmet ürünleri ticareti ile birlikte fikri mülkiyet hakları’nı da bünyesine katarak GATT’ın yerine geçmiştir.

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), dünya ekonomisinde mal ve hizmet ticaretinin daha fazla serbestleştiril­mesini amaçlamaktadır. DTÖ, her bir üye ülkenin ticaret politikalarını belli aralıklarla incelemektedir. Örgüt üye ülkeler arasındaki ticari anlaşmazlıkların, hukuki kurallara uygun olarak çözülmesi v.b sorumlulukları vardır.

Bu niteliği ile DTÖ, küreselleşen dünyamızda dünya mal ve hizmet ticareti­nin serbestleşmesi ve düzenlenmesi açısında çok önemli bir fonksiyona sahip­tir. Bu çalışmada, ülkemiz açısından da çok önemli olan DTÖ’nün yapısı, yönetimi, amaçları ve temel özellikleri ele alınacaktır.

2.Dünya Ticaret Örgütü, Kuruluşu ve Üyeleri


GATT çerçevesinde gerçekleştirilen son müzakere turu olan Uruguay Turu’nda (Uruguay Raund), GATT üyesi olan devletler bu anlaşmayı bir uluslararası örgüte dönüştürmeye karar vermişlerdir. Buradan hareketle, Uruguay Turu neticesinde imzalanan Nihai Senet’in (Final Act) bir cüzünü teşkil eden DTÖ Kuruluş Anlaşması (md. VIII.1) ile, DTÖ tüzel kişiliğe sahip bir kuruluş olarak kurulmuştur (Yılmaz,2005:2-3). Dün­ya Ticaret Örgütü GATT’ın müktesebatını aynen korudu ve yeni koruma alan­larının ortadan kaldırılması için birtakım yeni sözleşmeler yaptı (Savaş, 2005:13).

Nihai Senet’in 1. paragrafında, DTÖ Kuruluş Anlaşması’nın, bir kısım diğer hukuki metinlerle birlikte Nihai Senet’in bir cüzünü teşkil ettiği belirtilmektedir. DTÖ Kuruluş Anlaşması’nın II.2. maddesinde ise, bu Anlaşma’nın 1, 2 ve 3 no.lu Eklerinde yer alan anlaşmaların DTÖ Kuruluş Anlaşması’nın ayrılmaz birer cüzünü teşkil ettikleri hükme bağlanmaktadır. Bu düzenleme, öğretide tek taahhüt (single undertaking) ilkesi olarak adlandırılmaktadır(Schott,1996:3; Petersmann,1997:13; Yılmaz, 2005:3’ten alıntı). Buna göre, DTÖ Kuruluş Anlaşması’na taraf olan bir devlet, bu Anlaşmanın ekinde yer alan çok taraflı ticaret anlaşmalarının da tarafı haline gelmektedir. Dolayısıyla, Nihai Senet’i imzalayan devletler, bu suretle yirmiye yakın anlaşma ile diğer bazı hukuki metinlere de taraf olmuşlardır. Bu kuralın istisnası, çoklu ticaret anlaşmalarıdır (plurilateral trade agreements). Madde II.3’e göre, Ek 4’te yer alan bu anlaşmalar, yalnız bunları imzalayan DTÖ üyeleri için bağlayıcıdır (Yılmaz,2005:2-3).

DTÖ, üç te­mel anlaşmaya dayanmaktadır. Bunlar; Gümrük Tarifeleri Genel Anlaşması (GATT 1994), Hizmetler Ticareti Genel Anlaşması (GATS) ve Ticaretle Bağ­lantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması’dır (TRIPS). Yeni sistemde 1948 yılın­da kurulan GATT, ayrı bir örgüt olarak kalmamış ve DTÖ sistemine dahil edil­miştir (Karluk,2003:319).

Uygulamada yukarıda sözü edilen üç Anlaşma’nın uygulanmasının gözetim sorumluluğu, DTÖ’ne verilmiştir. Örgüt ayrıca, mal ticareti ve hizmet ürünlerin­de ticaretin daha ileri seviyede serbestleştirilmesi için ülkeler arasında müza­keler için bir “forum” olma görevini üstlenmiştir. DTÖ, üye ülkeler arasında tica­ri anlaşmazlıkların giderilmesi açısından bir mekanizma oluşturmaktadır. Diğer bir ülkenin kurallara uymaması sebebiyle ticari faaliyetlerinin olumsuz etkilen­diğini savunan herhangi bir üye ülke, ikili görüşmeler aracılığıyla tatminkar bir çözüm bulunmaması halinde konuyu, çözümlenmesi amacıyla DTÖ’ne getirebilmektedir. DTÖ’nün yetkileri kapsamındaki tüm önemli konularda kararlar, Ba­kanlar Konferansı’nda alınmaktadır (Karluk, 2003:319-320).

Şekil :1 Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması (Marakeş Anlaşması)



Kaynak : Karluk 2002 : 160

Dünya Ticaret Örgütü, Bretton Woods Konferansının toplanmasından 50 yıl sonra faaliyete geçerek IMF ve lBRD gibi dünya ekonomi sisteminin önemli bir kuruluşu olmuştur. Bretton Woods toplantılarında istek, böylece ancak yarım asır sonra gerçekleşebilmiştir. DTÖ’nün kurulmasıyla birlikte GATT’ın yapısı da değişmiştir. DTÖ, GATT’ın fonksiyonlarını üstlenmiştir. Türkiye, 26.1.1995 tarih ve 4047 sayılı yasa ile onaylanması uygun bulunan DTÖ Kuruluş Anlaş­ması’nı, 31.12.1994 tarihinden geçerli olmak üzere 95/6225 sayılı BKK ile 25.2.1995 tarihinde onaylamıştır (Karluk, 2003:321).

DTÖ, Anlaşma’nın eklerinde yer alan anlaşmalarda ve bunlara bağlı yasal metinlerle ilgili konularda üye ülkeler arasında ticari ilişkilerin devamı için or­tak kurumsal yapıyı oluşturmuştur. Ek 1,2 ve 3’de yer alan anlaşmalar ve bun­lara bağlı olan hukuki metinler (Çok Taraflı Anlaşmalar) bu anlaşmaların mü­temmim cüzüdürler ve tüm üyeleri bağlarlar. Ek 4’de yer alan anlaşmalar ve bunlara bağlı metinler, (Çoklu Ticaret Anlaşmaları) taraf olan üyeler için bu Anlaşma’nın bir parçasını oluştururlar ve üyeleri bağlarlar. DTÖ, sürekli müza­kere forumu olma özelliği çerçevesinde, mal ve hizmet alanlarında ticaretin da­ha ileri seviyede serbestleştirilmesi ve mevcut kuralların geliştirilmesi veya yeni konu alanlarında kuralların kabul edilmesini sağlamak için faaliyette bulunur (Karluk, 2003:321).

DTÖ Sistemi dört üye ülke grubu öngörmektedir. Bunlar; gelişmiş, gelişme yolunda olan, en az gelişmiş ve ekonomileri geçiş döneminde olan ülkelerdir. 1998 Cenevre Bakanlar Konferansı’nda ilk defa gelişme yolunda olan ülkeler grubu içinde yer alan bazı küçük ekonomilere değinilmiştir. Cenevre Konferansı Bakanlar Bildirisi’nde, “az gelişmiş ülkelerin ve bazı küçük ekonomilerin marjinal­leştirilmeleri karşısında derin endişe taşımakta ve birçoğuna kronik yabancı borç sorunuyla kötüleşen bu konuya değinmeye duyulan acil ihtiyacı tanımaktayız” ifadesi kullanılmıştır (Karluk, 2003:321-322).

Birleşmiş Milletler tarafından en az gelişmiş olarak tanımlanan tüm ülkeler, DTÖ’nce de en az gelişmiş ülkeler olarak sınıflandırılmaktadır. Bu kapsamda gü­nümüzde 48 ülke yer almaktadır. Ancak, geriye kalan ülkelerin hangi grupta yer alacağını belirlemek için üzerinde uzlaşılmış ve kesinleştirilmiş bir tanımlama yoktur. Bir ülkenin gelişme yolunda olup olmadığına karar vermek amacıyla “self-election” ilkesi kullanılmaktadır. Geçmişte merkezi planlama ekonomileri olan (Merkezi ve Doğu Avrupa ile eski Sovyetler Birliği ülkeleri) ve şimdi serbest pazar ve demokrasiye dayalı sistemi kabul etmek için girişimde bulunan ülkeler, geçiş dönemi ekonomileri olarak değerlendirilmektedir. Geriye kalan üye ülke­ler gelişmiş ülkeler sınıfındadır (Karluk, 2003:322).

DTÖ’ne üye olmayan ülkeler, katılım için müzakere yaparak DTÖ’ne üye ola­bilirler. Bu müzakerelerde ulusal mevzuatlarını çok taraflı anlaşmalardaki ku­rallarla uyumlu hale getirmeleri için gerekli adımları atmayı kabul etmeleri bir zorunluluktur. Ayrıca, yabancı mal ve hizmetlerin daha kolay bir şekilde ülkele­rine girişini sağlamak için düzenlemelerini değiştirme ve tarifelerini indirme ko­nusunda da taahhütlerde bulunmaları gereklidir. Bu taahhütler çoğu defa katılan ülkenin en çok kayrılan ülke kuralına göre tüm tarife indirimlerinden ve geçmiş­te üye ülkelerce üstlenilmiş diğer taahhütlerden faydalanmasına hak kazandı­ran “giriş biletinin” bedeli olarak değerlendirilmektedir. 2002 yılı itibariyle, DTÖ’ne üye ülke sayısı Çin Halli Cumhuriye­ti dahil 146’ya ulaşmıştır (Karluk, 2003:322).

3.Dünya Ticaret Örgütü’nün Amaçları


Sanayi devrimi ile başlayan sanayileşme hareketi ile birlikte ülkeler fiziki ve beşeri sermaye açısından zenginleşmeye başlamışlardır. Bunlarla birlikte teknoloji ve bilimdeki yenilikler ile gelir seviyelerinin artması, hizmetler ticaretinin altyapısını oluşturmuştur. Haberleşme imkanlarının artması, ulusların karşılıklı iletişimini daha da yoğunlaştırarak ticaretin önünü açmıştır. Bunlara paralel olarak haberleşme hizmetleri, elektronik ticaret (e-ticaret), bilgisayar yazılım ve donanım hizmetleri gibi sektörler hizmetler ticaretinde ön çıkmaktadırlar (Çatalbaş,2005:75).

Tablo: 1 Dünya Ticaret ve Büyüme Oranları (1870-2000)



Kaynak: WTO; Çatalbaş,2005:76’dan alıntı

Mal ve hizmetler ticaretinde haberleşme (iletişim) ve diğer etkenlerin de etkisiyle ticaretin nasıl geliştiği Tablo: 1’de görülebilir. 1913-1950 yılları arasında Birinci ve İkinci Dünya Savaşları ve dünya ekonomilerindeki korumacılık eğilimlerinin yüksekliği nedeniyle dünya ticareti fazla gelişememiş, sonraki dönemde (1950-1970) ise savaş ve korumacılık eğilimlerinin azalması nedeniyle ticaret hacmi yüzde 8.2 artmıştır. 1970 ve sonraki yıllarda, özellikle 1990-2000 döneminde, diğer etkenlere paralel olarak iletişimdeki gelişmeler mal ve hizmetler ticaretini arttırmıştır (Çatalbaş,2005:76).

Mal ve hizmet ürünleri ihracat ve ithalatçılarının dış ticarete giderek artan bağımlılıkları, hükümet ve ticari kuruluşların kendi ticari çıkarlarının korunma­sında çok uluslu ticaret sisteminin oynayabileceği hayati rolü anlamalarını sağ­lamıştır. Kurallara dayalı sistem, malların yabancı pazarlara girişinin, tarifelerin yükseltilmesi veya ithalata kısıtlama getirilmesi ile engellenmemesini mümkün kılmaktadır. Sistemin pazarlara sunduğu öngörülebilen ve güvenli giriş, ticari kuruluşların yabancı piyasaların kısıtlayıcı hükümet faaliyetleri sonucunda kaybedilmesi endişesi olmaksızın, ihracat için planlama ve üretim geliştirmele­rine imkan tanımaktadır. Dolayısıyla, DTÖ Sisteminin yaratmış olduğu hak ve yükümlülükler, hızla küreselleşen dünya ekonomisi çerçevesinde ticaretin gelişmesinde hayati öneme sahip bir rol oynamaktadır (Karluk, 2003:322-323).

DTÖ, Uru­guay Turu’nda müzakere edilmiş ve gelecekte müzakere edilecek bütün çok ta­raflı ve çoklu anlaşmaların uygulanmasının gözetilmesinden sorumlu tutulmuş­tur. Ayrı bir kuruluş olarak varlığı sona eren ve DTÖ’nün bir parçası haline ge­len GATT’ın amaçları, DTÖ’nün amaçlarına benzemektedir. Bu amaçlar, DTÖ’nün hizmetler alanındaki ticareti düzenleme yetkisi verilmesi için genişle­tilmiştir. Dünya Ticaret Örgütü’nün amaçları (Karluk, 2003:323);

  • Hayat standardını yükseltmek, istihdamı ve istikrarlı bir şekilde artan reel gelir ve gerçek talep hacmini sağlamak, mal ve hizmet üretim ve ticaretini geliş­tirmek, dünya kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma hedefine en uygun bir şe­kilde kullanımına imkan vermek, çevreyi korumak, farklı ekonomik seviyedeki ülkelerin ihtiyaç ve endişelerine cevap verecek şekilde mevcut kaynaklarını ge­liştirmek,

  • Gelişme yolundaki ülkelerin ve bunların arasında yer alan en az gelişmiş olanların artan dünya ticaretinde ekonomik kalkınma ihtiyaçları ile orantılı bir pay elde etmelerini sağlamak,

  • Karşılıklı çıkar esasına dayalı ve gümrük tarifelerinde ve ticaretin karşılaş­tığı diğer engellerde önemli indirimler sağlayan ve uluslararası ticaret ilişkilerin­de ayırımcı işlem yapmayı ortadan kaldıran anlaşmalar yapmak,

  • Uruguay Turu Çok Taraflı Ticaret Müzakereleri’nin sonuçlarını içeren bütünleştirilmiş, uygulanabilir ve kalıcı bir çok taraflı ticaret sistemi geliştirmek,

  • Çok taraflı ticaret sisteminin ana ilkelerini korumak.

4.Dünya Ticaret Örgütü’nün Fonksiyonları


Dünya Ticaret Örgütü genel olarak aşağıda beyan edilen altı önemli fonksiyonu ifa etmektedir. Bunlar (WTO,1996; Turhan,1997’den alıntı);

  1. DTÖ Anlaşmasını oluşturan 28 adet çok taraflı ve çoklu anlaşmaları idare etmekte ve gözlemektedir.

  2. Çok taraflı ticaret görüşmelerinde üyeler arasında müzakere için bir forum teşkil etmektedir.

  3. Üyeler arasındaki ticari anlaşmazlıkları çabuk ve etkili bir şekilde çözecek mekanizmayı sağlamaktadır.

  4. Üyelerin ticaret politikalarını gözden geçirmekte ve değerlendirmektedir.

  5. Küresel ekonomi politikalarının oluşturulmasında tutarlılık sağlamak amacıyla, küresel ekonomi yönetimi ile ilgili olan başlıca diğer uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmaktadır.

  6. Söz konusu uluslararası ticaret sisteminin faydalarından yararlanmaları için gelişmekte olan ülkelere ve dönüşüm ekonomilerine yardım etmektedir.

5.Dünya Ticaret Örgütü’nün Yapısı


Dünya Ticaret Örgütü’nün kuruluş yapısı, kendisinden önceki GATT’ın yapı­sına benzemektedir. DTÖ’nün en az iki yılda bir toplanan ve tüm ülkelerin tem­silcilerinden oluşan bir Bakanlar Konferansı vardır. GATT’ın Genel Kuruluna denktir.

DTÖ Bakanlar Konferansı, Dünya Ticaret Örgütü’nün en üst karar alma organıdır. Konferanslara üye ülkelerin yanı sıra IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarda katılmaktadır. Bu toplantılarda, çok taraflı ticaret sisteminin sorunları ve geleceği görüşülmekte, bu konular hakkında kararlar alınmaktadır. DTÖ Bakanlar Konferansları uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi bakımından çok önemlidir. İlk Konferans 6-13 Aralık 1996 tarihlerinde Singapur’da, ikincisi 18-20 Mayıs 1998 tarihlerinde Cenevre’de, üçüncüsü 30 Kasım-3 Aralık 1999 tarihlerinde Seattle’da ve dördüncüsü 9-13 Kasım 2001 tarihlerinde Doha’da yapılmıştır. Besinci DTÖ Bakanlar Konferansı 10-13 Eylül 2003 tarihlerinde Meksika’nın Cancun şehrinde, altıncı konferans ise 13-18 Aralık 2005 tarihlerinde Hong Kong’ta toplanmıştır (Çatalbaş,2005:108). 1998’de Cenevre’de ki İkinci Konferans’tan sonra Seattle’da 30 Kasım - 3 Aralık 1999 tarihleri arasın­da gerçekleştirilen ve başarısızlıkla sonuçlanan Üçüncü Konferansın ardından Dördüncü Bakanlar Konferansı, 9-13 Kasım 2001 tarihlerinde Katar’ın başkenti Doha’da yapılmıştır. Beşinci Bakanlar Konferansı, 10-14 Eylül 2003 tarih­leri arasında Meksika Cancun’da toplanmış ve başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Hong Kong (2005) Bakanlar Konferansından da başarılı sayılabilecek bir sonuç çıkmamıştır. Şu ana kadar yaşanan tecrübeler müzakerelerde ilerleme sağlanmasının kolay olmadığını gösterdiği gibi, tarafların çözüm odaklı yaklaşımlar sergileyememeleri sebebiyle müzakerelerde sürecinin zaman zaman kopma noktasına da gelindiği de görülmektedir. Nitekim, 2006 yılında müzakerelerde karşı karşıya kalınan tıkanma sebebiyle müzakereler askıya alınmıştır (Akman ve Yaman,2008:3).

Bakanlar Konferansı’nda, yeni alanlarda kurallar kabul edilmesi için müzakerelerin gerçekleştirilmesi gerekip gerekmediğini incelemek amacıyla kararlar alınmaktadır. 1995 yılında Marakeş’de, 1996 yılında Singa­pur’da ve 1998 yılında Cenevre’de düzenlenen Bakanlar Konferansı’nda alınan kararlar sonucunda DTÖ çalışma programına eklenen konular şunlardır (Karluk, 2003:325):

- Ticaret ve çevre,

- Ticaret ve yatırım,

- Ticaret ve rekabet politikası,

- Ticaretin kolaylaştırılması,

- Kamu alımlarında saydamlık,

- Elektronik ticaret (e-ticaret).

Tüm üyelerin temsilcilerinden oluşan ve gerekli oldukça toplanan Genel Konsey, Bakanlar Konferansının toplantıları arasındaki dönemde Anlaşma ile kendisine verilen görevleri yapan GATT’ın Temsilciler Konseyi’ne eşdeğer bir or­gandır. Genel Konseye bağlı Mal Ticareti Konseyi, Hizmetler Ticareti Konse­yi, Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Konseyi vardır. Mal Ticareti Konseyi, Çok Taraflı Ticaret Anlaşmaları’nın uygulanmasını, Hizmetler Ticareti Konseyi Hizmetler Ticareti Genel Anlaşması’nın uygulanmasını, TRIPS Konseyi, Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması’nın uygulamasını denetler. Bu Konseyler, ilgili Anlaşmaların ve Genel Konseyin kendilerine verdiği görevle­ri yerine getirirler. Konseyler, tüm üyelere açıktır. Mal Ticareti Konseyi, Hizmet­ler Ticareti Konseyi ve Fikri Mülkiyet Hakları Konseyi gerektiği kadar yardımcı organ oluşturabilirler (Karluk, 2003:325).

Bakanlar Konferansı’na bağlı Ticaret ve Kalkınma Komitesi, Ödemeler Dengesi Kısıtlamaları Komitesi, Bütçe, Mali ve İdari İşler Komitesi var­dır. Bu Komiteler, Çok Taraflı Ticaret Anlaşmaları uyarınca ve ayrıca Genel Konsey tarafından kendilerine verilen görevleri yerine getirirler. Bakanlar Konferansı gerekli gördüğü görevler için ek komiteler oluşturur. Görevlerinin bir, parçası olarak Ticaret ve Kalkınma Komitesi, Çok Taraflı Ticaret Anlaşmalarında alan en az gelişmiş üye ülkeler lehine olan hükümleri gözden geçirecek ve Genel Konsey’e gerekli önlemlerin alınması amacıyla rapor verecektir. Bu Komite tüm üyelerin temsilcilerine açıktır. Çoklu Ticaret Anlaşmalarında öngörülen organlar, bu Anlaşmalarla kendilerine verilen görevleri yerine getirir ve DTÖ’nün kurumsal çerçevesi altında faaliyette bulunurlar. Bu organlar, faaliyetleri hakkında Genel Konseye bilgi verirler (Karluk, 2003:325-326).

DTÖ’nün, bir Genel Direktör tarafından yönetilen Sekreteryası vardır. Bakanlar Konferansı, Genel Direktörü atar. Genel Direktörün üç yardımcısı vardır. ­Genel Direktör Yardımcıları, üye ülkelere danışılarak Genel Direktör tarafından atanırlar. Genel Direktörün yetki, görev, hizmet şartları ile süresini Bakanlar Konferansı belirler. Genel Direktör ve Sekretaryanın sorumlulukları uluslararası niteliktedir. Genel Direktör ve Sekreterya mensupları, görevlerinin ifasında ­herhangi bir hükümetten ve DTÖ dışında kalan herhangi bir makamdan talimat ­almazlar. DTÖ Sekretaryası çeşitli uluslardan 500 kişilik personele sahiptir. Cenevre’de faaliyet gösterir (Karluk, 2003:326).

Kaynak : WTO; Karluk, 2003:327’den alıntı

6.DTÖ Sisteminde Yer Alan Mal Ticaretine İlişkin Çok Taraflı Anlaşmaların Temel Özellikleri


Dünya Ticaret Örgütü Sisteminin esasını oluşturan mal ticaretine ilişkin çok taraflı anlaşmaların özü, GATT’da ortaya konmuştur. GATT’ın temel amacı, üye ülkelerdeki ticari kuruluşların birbirleri ile adil rekabet şartla­rında ticaret yapabilecekleri bir serbest ve açık ticaret sisteminin yaratılmasıdır. GATT ve GATT’ın tamamlayıcı anlaşmalarının belirlediği ayrıntılı kuralların karmaşıklığına rağmen, sistem bazı basit kurallara dayanmaktadırlar. GATT, dört temel kurala dayanmaktadır. Bunlar (Karluk, 2003:327);

a) Tarifelerin Aracılığıyla Yerel Sanayi Koruma: GATT, ticareti aşamalı olarak serbestleşmeyi amaçlamasına karşılık, üye ülkelerin yerel üretimlerini yabancı rekabet karşısında koruyabileceğini de kabul edilmektedir. Ancak, ülke­lerin bu korumayı tarifeler aracılığıyla gerçekleştirmeleri gerekir. Bazı sınırlı du­rumlar dışında miktar kısıtlamalarının kullanımı yasaklanmıştır.

DTÖ çatısı altında izin verilen ithalatta korunma önlemlerinin amacı ciddi zararı telafi etmek ve uyumu kolaylaştırmaktır ve bu önlemler ancak ciddi zararı engellemek veya telafi etmek ve uyumu kolaylaştırmak için gereken ölçüde uygulanabilirler. Yukarıda söylenenlere rağmen, ticaret kısıtlamaları yerel endüstrilerin uyum sorunlarına cevap verebilecek en iyi politika aracı değildir. En iyi politika serbest ticarettir ve eğer müdahale kaçınılmazsa o zaman hükümetler ithalatla rekabet etmeyi engelleyen problemi ithalatı kısıtlayarak değil uyum destek politikaları aracılığıyla kaynağında çözmelidirler (Çalışkan,2005).

b) Bağlı Tarifeler: Ülkeler, tarifeleri indirmek ve çok taraflı ticaret müzakere­lerinde ticarete ilişkin diğer engelleri kaldırarak, yerel üretime yönelik korumacı­lığı azaltmaya ve mümkün olması halinde kaldırmaya zorlanmaktadırlar. Bu şe­kilde düşürülen tarifeler, her ülkenin ulusal tarife taviz listelerinde listelenerek ek artışlara karşı bağlayıcı hale gelmektedir. Bu listeler GATT hukuk sisteminin ayılmaz bir parçasıdır.

c) En Çok Kayrılan Ülke Kuralı: GATT’ın önemli kuralları arasında yer alan en çok kayrılan ülke kuralı, ayrımcılık yapmama ilkesini belirlemektedir. Kural, tarifelerin ve diğer uygulamaların ithal ve ihraç edilen mallar bakımından ülke­ler arasında ayırımcılık yapılmaksızın uygulanmasını gerektirmektedir. Dolayısıy­la ülkelerin, bir ülkenin ithal ürünlerine diğer ülkelerden gelen ithal ürünlere oranla daha yüksek gümrük vergileri uygulama olasılığı bulunmamaktadır. An­cak, bu kuralın istisnaları da vardır. Tercihli veya gümrüksüz oranlara tabi olan bölgesel ticaret düzenlemeleri üyeleri arasındaki ticaret, bu tür istisnalardan bi­ridir. Diğer bir istisna ise Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi’dir. Bu sistem uya­rınca, gelişmiş ülkeler gelişme yolunda olan ülkeler menşeli malları gümrüksüz ithal etmekte veya tercihli tarife uygulamakta, ancak diğer ülkeler menşeli ithal malla en çok kayırılan ülke vergilerini uygulamaktadır.

d) Ulusal İşlem Kuralı: En çok kayrılan ülke kuralının, değişik ülkeler men­şeli mallar arasındaki ayırımcılığı yasaklamasına karşılık ulusal işlem kuralı, iç vergilerin ve iç düzenlemelerin uygulanması çerçevesinde ithal edilen ürünler ile benzer yerel mallar arasında ayrımcılığı yasaklamaktadır. Bu sebeple gümrük vergilerinin ödenmesiyle bir ürünün ülke pazarına girmesini takiben uygulanan bir iç verginin, (satış vergisi veya katma değer vergisi) ulusal veya yerel kaynaklı bir ürüne uygulanandan daha yüksek oranda olması söz konusu değildir.

7.Dünya Ticaret Örgütünde Hukukî Uyuşmazlıkların Çözümüne Dair Düzenlemeler


DTÖ Kuruluş Anlaşmasının 2 nolu ekinde “Anlaşmazlıkların Halline Dair Mutabakat Metni (AHMM)” yer almış ve tüm DTÖ anlaşmalar paketiyle birlikte 1 Ocak 1995 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Birçok yönden GATT dönemindeki hukukî uyuşmazlıkların çözümü mekanizmasına yöneltilmiş olan eleştirilere cevaben hazırlanmış olan AHMM (Trebilcock and Howse, 1999:55; Yılmaz, 2006:7’den alıntı),GATT’ta öngörülen ve ağırlıklı olarak diplomatik nitelikte olan prosedüre nazaran çok daha hukukî bir zemine oturtulmuştur. Bu anlamda, AHMM’de yer alan uyuşmazlıkların çözümü sistemi, GATT döneminin temel özelliklerini korumakla birlikte, çok önemli değişiklikleri de beraberinde getirmiştir (Steger and Hainsworth, 1998:28-29; Yılmaz, 2006:8’den alıntı). Bu nedenle, AHMM’ye yer verilmiş olması, bazı yazarlar tarafından DTÖ dönemini GATT döneminden ayıran en önemli özelliklerden birisi olarak nitelendirilmiştir. Gerek uyuşmazlıkların çözümü sürecini sıkı süre koşullarına bağlamakla, gerek verilen panel ve Temyiz Organı kararlarının Anlaşmazlıkların Halli Organı (AHO) tarafından kabul edilmesini ve bilâhare icra edilmesini otomatik hale getirmekle, AHMM uyuşmazlıkların çözümü konusunda GATT dönemiyle karşılaştırılamayacak kadar hukukîleştirilmiş bir sistem getirmiştir (Yılmaz, 2006:8).

DTÖ anlaşmaları yalnızca DTÖ üyesi olan ülkeler için hak ve yükümlülük doğurduğundan, AHMM’de DTÖ üyesi olmayan ülkelere karşı veya bu ülkeler tarafından DTÖ üyesi ülkelere karşı kullanılamaz. AHMM’yi genel olarak DTÖ anlaşmalarından kaynaklanan hukukî uyuşmazlıkların çözümü sürecinde izlenmesi gereken usul kurallarını içeren bir hukukî metin olarak tanımlamak yerinde olacaktır. Bu uyuşmazlıklarda uygulanacak olan esasa ilişkin kurallar ise uyuşmazlığın kaynaklandığı ilgili DTÖ anlaşmasında yer alacaktır (Yılmaz, 2006:10).

Bir DTÖ panelinin verdiği karar, dâvanın taraflarından birisince temyiz edildiğinde, temyiz incelemesi DTÖ Temyiz Organı tarafından yapılır. Temyiz Organı’na yer verilmiş olması, uyuşmazlıkların çözümü konusunda DTÖ dönemini GATT döneminden ayıran özelliklerdendir.

Anayasa’nın 90. Maddesinde yer alan “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz” hükmüne göre ülkemiz, DTÖ Kuruluş Anlaşması ve anılan anlaşmanın ekinde yer alan çok taraflı DTÖ anlaşmalarının tümünü imzaladığından AHMM kanun hükmündedir.
    1. Dünya Ticaret Örgütünde Türkiye’nin Taraf Olduğu Davalar


Türkiye, DTÖ’de bugüne kadar iki dâvaya taraf olmuştur. Bunlardan ilki, Türkiye’nin Avrupa Toplulukları (AT) ile olan gümrük birliği yükümlülükleri çerçevesinde bazı tekstil ve hazır giyim ürünleri ithalatında yürürlüğe koyduğu miktar kısıtlamalarının (kota) DTÖ hukukuna aykırılığı iddiasıyla Hindistan tarafından Türkiye aleyhine açılan dâvadır. Dâvaya bakan panel Türkiye’nin DTÖ yükümlülüklerine aykırı davrandığına hükmetmiştir. Karar Türkiye tarafından temyiz edilmiş, ancak Temyiz Organı da söz konusu kararı onamıştır (Yılmaz, 2006:82).

İkinci dâva, Türkiye menşeli demir-çelik ürünleri ithalatında dampinge karşı vergi uygulayan Mısır’a karşı Türkiye’nin açtığı dâvadır. Bu dâvada, Türkiye, Mısır’a karşı yirmi dâva nedeni ileri sürmüş, panel bunlardan iki tanesini kabul etmiş, birisinin kendi çalışma alanı içinde olmadığına hükmetmiş, bir diğeri hakkında hukuk ekonomisi uygulamış ve diğer dâva nedenlerini de reddetmiştir. Taraflardan herhangi birisi söz konusu panel kararını temyiz etmemiştir (Yılmaz, 2006:82).

8.Dünya Ticaret Örgütünün Bütçesi


DTÖ, yıllık bütçe gelirinin büyük kısmını üyelerin katkılarından elde etmektedir. Bu katkılar, üyelerin uluslararası ticaretteki paylarına göre hesaplanmaktadır. Bütçe ve katkılar konusu, anlaşmanın 7 numaralı maddesinde yer almaktadır.

Genel Direktör, Bütçe, Mali ve İdari İşler Komitesine DTÖ’nün yıllık bütçe tahmini ve mali durum raporunu sunmaktadır. Komite, Genel Direktör tarafından sunulan bütçe tahminleri ve mali durum raporunu inceleyerek konuya ilişkin tavsiyelerini Genel Konsey’e sunar. Yıllık bütçe tahmini, Genel Konseyin onayına tabidir. Bütçe, Mali ve İdari İşler Komitesi; DTÖ’nün masraflarının üyeler arasında paylaşımına ilişkin katkı oranları ve borcunu ödemeyen üyelere ilişkin alınması gereken önlemler konularını içeren mali düzenlemeleri Genel Konseye sunmaktadır. Mali düzenlemeler, GATT 1947 düzenlemeleri ve uygulamalarını temel almaktadır. Genel Konsey, mali düzenlemeler ve yıllık bütçe tahminini üçte iki çoğunlukla (DTÖ üyelerinin yarısından fazla) onaylamaktadır. Her bir üye Genel Konsey tarafından benimsenen mali düzenlemeler çerçevesinde DTÖ harcamalarına payı oranında katkıda bulunmaktadır (Karaca, bt:90).


Ek : Doha Turu öncesi ve sürecinde önemli adımlar ve dönüm noktaları (Akman; 2008:18)

Yararlanılan Kaynaklar


AKMAN, M. Sait ve YAMAN,Şahin (2008); Dünya Ticaret Örgütü Doha Turu Çok Taraflı Ticaret Müzakereleri ve Türkiye, Ankara : Tepav

AKMAN, M. Sait (2008); Doha ‘Kalkınma’ Turu ve DTÖ: Sorunların Açmazında Çözüm Arayışları, (AKMAN, M. Sait ve YAMAN,Şahin (2008);Dünya Ticaret Örgütü Doha Turu Çok Taraflı Ticaret Müzakereleri ve Türkiye, Ankara : Tepav içinde)

ÇATALBAŞ, Nazım (2005); Uluslararası Hizmetler Ticaretinin Serbestleştirilmesi ve Gelme Yolundaki Ülkelere Etkileri: Türkiye Uygulaması, Doktora Tezi, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Politikası Anabilim Dalı

ÇALIŞKAN, Özlem (2005); Safeguard Measures In The Wto And The European Union: The Problem Of Industry Adjustment, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Avrupa Topluluğu Enstitüsü, AB İktisadı Anabilim Dalı

KARACA, Nil (bt); Gatt’tan Dünya Ticaret Örgütü’ne, www.kktcsanayiodasi.org/site/den20.pdf 8 Nisan 2009

KARLUK, Rıdvan (2002); Uluslararası Ekonomik Mali ve Siyasal Kuruluşlar, 5.Baskı, Ankara:Turhan Kitabevi

KARLUK, Rıdvan (2003); Uluslararası Ekonomi Teori ve Politika, 7.Baskı, İstanbul: Beta Yayım

PETERSMANN, E. Ulrich (1997); “International Trade Lawand the GATT/WTO Dispute Settlement System 1948-1996: An Introduction”, (in PETERSMANN, E. Ulrich, International Trade Law and the GATT/WTO Dispute Settlement System, London-The Hague-Boston 1997)

SAVAŞ, Vural (2005); Dünya Ticaret Örgütü Kararları ve 2005’te İşletmelere Yansımaları, Panel, İstanbul: İTO Yayınları, Yayın No: 2005-7

STEGER, D.P., HAINSWORTH, S. M. (1998); “New Directions in International Trade Law: WTO Dispute Settlement” (in CAMERON, J., CAMPBELL, K., Dispute Settlement in the World Trade Organisation, London, 1998, s. 28 vd.)

SCHOTT, Jeffrey (1996); “Challenges Facing the World Trade Organization”, (in SCHOTT, Jeffrey, The World Trading System: Challenges Ahead, Washington, D.C.1996)

TREBILCOCK, M. J., HOWSE, R. (1999); The Regulation of International Trade, B.2, London and New York

TURHAN, Ali (1996); Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) GATT, Ankara: Devlet Planlama Teşkilatı Yıllık Programlar ve Konjonktür Değerlendirme Genel Müdürlüğü, http://ekutup.dpt.gov.tr/kutup/ticaret/turhana/dto.html

WTO (1996); WTO Leaflet, What Is The World Trade Organization?, Geneva

YILMAZ, Figen (2006); Dünya Ticaret Örgütü’nde Hukukî Uyuşmazlıkların Çözümü,Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk (Devletler Özel Hukuku) Anabilim Dalı

YILMAZ, Müslüm (2005); Dünya Ticaret Örgütü Kuralları Açısından Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbir Soruşturması, TOBB Yayın No: 2005/26, Ankara : TOBB Yayınları

Taranan İnternet Kaynakları


http://kobi.mynet.com/pdf/15dto.pdf 6 Nisan 2009

http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_Ticaret_%C3%96rg%C3%BCt%C3%BC 6 Nisan 2009

http://www.deik.org.tr/pages/TR/DEIK_CokTarafliKuruluslar.aspx?ctID=3&IKID=10 6 Nisan 2009

http://www.antimai.org/gats/gatsgenel.htm 7 Nisan 2009

http://www.dtm.gov.tr/dtmadmin/upload/EAD/15.pdf 7 Nisan 2009

http://ekutup.dpt.gov.tr/ticaret/turhana/dto.doc 7 Nisan 2009

http://www.ikv.org.tr/sozluk2.php?ID=1051 8 Nisan 2009

http://www.kktcsanayiodasi.org/site/den20.pdf 8 Nisan 2009

http://www.ekodialog.com/ekonomi_kurumlari/dunya_ticaret_orgutu_dto.html 8 Nisan 2009

http://ekutup.dpt.gov.tr/ticaret/turhana/dto.html 8 Nisan 2009

http://www.tepav.org.tr/tur/admin/dosyabul/upload/dto_2008.pdf 9 Nisan 2009

http://www.tusiad.org/tusiad_cms.nsf/DKdto/10/$File/DTOMartNisan.pdf 9 Nisan 2009

http://www.fatihunidtk.com/dokumanlar/dunya_ticaret_orgutu.doc 9 Nisan 2009

http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/D%C3%BCnya_Ticaret_%C3%96rg%C3%BCt%C3%BC 9 Nisan 2009

http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/sos_mak/makaleler/Ahmet%20AY-%20Sinem%20YAPAR/57-80.pdf 9 Nisan 2009

http://www.odevarsivi.com/dosya.asp?islem=gor&dosya_no=146479 9 Nisan 2009

http://www.tusiad.org/tusiad_cms.nsf/DKdto/18/$File/dtoekim.pdf 9 Nisan 2009

http://www.haber10.com/makale/212/ 9 Nisan 2009

http://www.sedefed.org/default.aspx?pid=32047&nid=18284 9 Nisan 2009

http://www.gencbilim.com/odev/johnlocke/gencbilim_disticaret_3.zip 9 Nisan 2009

http://www.tobb.org.tr/ekonomikforum/2008/02/46-47.pdf 9 Nisan 2009

http://www.tarimmerkezi.com/yazar_kose.php?hid=161 9 Nisan 2009


Add document to your blog or website

Similar:

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ iconÇOK TARAFLI TİCARET SİSTEMİ – DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ (DTÖ)

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ iconBÖLGESEL TİCARET ANLAŞMALARI VE DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ iconDünya Ticaret Örgütü (WTO)

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ iconPANEL ULUSLARARASI TİCARETTE ÇİN FAKTÖRÜ: DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ KARARLARI

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ iconPANEL KONUSU: ULUSLARARASI TİCARETTE ÇİN FAKTÖRÜ: DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ KARARLARI

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ icon1) DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ’NÜN (DTÖ) YENİ ÜYESİ RUSYA FEDERASYONU’NA İHRACAT YAPMAK İÇİN GEÇİCİ PROSEDÜRLER UYGULAMAYA ALINMIŞTIR

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ iconBilindiği üzere, Irak, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ile katılım müzakerelerini sürdürmekte, ayrıca, gümrük mevzuatı, ticarette teknik düzenlemeler ve

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ iconDÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ KURULUŞ ANLAŞMASININ EKİNDE YER ALAN TİCARETTE TEKNİK ENGELLER ANLAŞMASINDA ÖNGÖRÜLEN BİLDİRİM FAALİYETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ iconDünya Ticaret Örgütü ve Avrupa Birliği’ndeki Gelişmeler Işığında Türk Rekabet Hukuku, Fikri Mülkiyet Hukuku ve Tahkim

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GİRİŞ iconDünya Ticaret Örgütü(DTÖ) üyesi ülkelerden gelen ve belirlenen menşe kurallarını sağlayan eşya için, ülke ayırımı yapılmaksızın aynı vergi oranının uygulandığı menşe kuralı aşağıdakilerden hangisidir?

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page