NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU




Indir 224.22 Kb.
TitleNOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU
Page4/7
Date conversion09.12.2012
Size224.22 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.kirazbab.com/yaprak tesler/7test/7sos/ZAMAN_YCYNDE_BYLYM_KONULU_BOTHLUK_DOLDURMA.doc
1   2   3   4   5   6   7

Aydınlanma Çağının Sonuçları:

-İnsan ve fikirleri önem kazanmıştır.

-İnsan ............................ üzerine saptamalar yapılmıştır.

-........................................... çıkmasında etkili olmuştur.

-........................................(din tarafından ileri sürülen düşünce ve ilkeleri kanıt aramaksızın, incelemeksizin ve eleştirmeksizin doğru bilgi sayan anlayış) önemini yitirmiştir.

-Düşünce sisteminde değişiklikler olmuş;.............................. bilimler gelişmiş,..............................ve................................... ön plana çıkmıştır.

-Aydınlanma Çağı’nda meydana gelen bilimsel ve teknolojik gelişmeler,.......................... ............................. gerçekleşmesine zemin hazırlamıştır.


20.YÜZYILDA BİLİMSEL GELİŞMELER

Albert Einstein (İzafiyet Teorisi) ve Stefan Hawking (Big Bang (Büyük Patlama) Teorisi) 20.yy’ın en önemli bilim adamlarıdır.Ayrıca 20.yy’da;

-Tıp alanında uzmanlaşmaya gidilmiş,genetik çalışmaları yoğunlaşmıştır.Hastalıkların teşhis ve tedavisinde kesin sonuçlar elde edilmiştir.(İlk kalp nakli, 1967’de , Güney Afrika'nın Cape Town kentinde Doktor Chnstian Barnard tarafından
gerçekleştirildi. Dünyada ilk kopya koyun 'Dolly' 1996'da İskoçya'da doğdu.)

-Uzay çalışmalarındaki gelişmeler sayesinde Ay’a ayak basılmıştır.(1957’de SSCB’nin Stupnik I adlı uzay aracı dünyanın yörüngesine yerleştirildi. 1961’de ise SSCB’ye ait uzay aracıyla uzaya giden ilk insan Yuri Gagarin oldu.1969’da da ABD’e ait uzay aracı aya indi.Neil Armstrong ve Edwin Aldrin aya ayak basan ilk astronotlar oldu.NASA tarafından şu anda Mars gezegenine bile uzay aracı gönderildi.)

-Yüksek işlem hızına sahip elektronik bilgisayarların geliştirilmesiyle bilgi üretimi ve dolaşımı hızlanmış,dünyadaki tüm insanların bilgiye kolayca ulaşmaları mümkün hale gelmiştir.(1995’te internet kullanımının yaygınlaşması)


Ülkemizde bilimi .............................(Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu 1963),............................ ,....................... Rasathanesi (1947) ,MTA,Türkiye Atom Enerjisi Kurumu,Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü bilimsel araştırmalar yapar.Ayrıca ülkemizde bilimin gelişmesini sağlayan kuruluş ........................ (Türkiye Bilimler Akademisi)’da 1993’te kurulmuştur.Bunun yanında TÜBİTAK’a bağlı faaliyet gösteren ................................. (Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı)’de bilim insanlarının yetiştirilmeleri ve gelişmeleri için imkan sağlamaya çalışmaktadır.

-Hulusi Behçet:Behçet hastalığını tanımlamıştır.

-Gazi Yaşargil:Dünyaca ünlü beyin cerrahisi uzmanı.

-Cahit Arf:Arf teoreminin sahibi,dünyaca ünlü matematikçi.

-Muazzez İlmiye Çığ:Dünya çapında tanınan Sümerolog.

-Ali Demirsoy:Dünya çapında tanınan biyologtur.


ÜNİTE İLE İLGİLİ HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİMİZ

-...........................,............................ ve........................Özgürlüğü:Düşünce,kanaat ve ifade özgürlüğü;insanların serbest biçimde bilgiye ve düşünceye ulaşabilmesi,düşüncesini açıklaması ve başkalarına iletebilmesidir.

Anayasamızın 25. maddesine göre;’Herkes düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir.Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse,düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz;düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.’


Ancak tarihte orta çağ aydınlarından Roger Bacon büyüteci bularak tarihe geçmiştir ancak deney yöntemini savunan görüşlerinden dolayı 15 yıl hapis yatmıştır.İngiliz filozof William papalığa karşı imparatorluğu desteklemenin İncil’e uygun olduğunu söylediği için mahkum edilmiştir.İtalyan Giardona Bruno evrende dünyadan başka gezegenlerin bulunduğunu söylediği için kazığa bağlanıp diri diri yakılmıştır.Yine İtalyan Galileo Dünya’nın evrenin merkezi olmadığını ve güneş etrafında döndüğünü açıklayınca engizisyon mahkemesinde yargılanmıştır.

Fransız Voltaire ise ‘Düşüncelerinize zerre kadar katılmıyorum ama,sizin düşüncelerinizi özgürce söyleyebilmeniz için hayatımı ortaya koyarım.’ diyerek düşünce,kanaat ve ifade özgürlüğünün önemini dile getirmiştir.


-.........................ve.......................... Özgürlüğü: Anayasamızın 27. maddesine göre;’Herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme,açıklama,yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.’


m.Ö. 3200 yılında yazının bulunuşu ile o dönemlerin insanları hakkında bilgilerimiz hızla artmıştır.
Bilim adamları da insanlık tarihini yazılı yazısız belgelere göre incelemektedirler .
Bunun için yazının bulunuşuna kadar geçen döneme tarih öncesi çağlar (tarih öncesi devirler), yazının bulunuşundan sonraki döneme de tarih çağları (tarih devirleri) adı verilmiştir.
Yazı, Mezopotamya'da Sümer şehir devletleri zamanında (M.Ö. 3200) bulunmuştur.Yazının bulunması, tarih bilgilerimize hız kazandırmıştır.
Bu nedenle yazının bulunuşu tarihçiler tarafından tarihin başlangıcı olarak kabul edilir.
Şu an Lascaux, Fransa'da bulunan mağara duvarındaki bu resim M.Ö. 13.000 yıl önce yapılmıştır. İlkçağlardaki avcılar, duvarlara hayvan resimleri çizdiklerinde başarılı bir av geçirmek için sihirli güçlere sahip olacaklarına inanıyorlardı

BUŞLARIN SERÜVENİ

İnsanların, avladıkları hayvanları kesip parçalamak, kemikleri kırmak için çakılları ve taşları kullandıkları zamandan beri bu aletlerde sürekli devam edecek bir gelişme, teknolojik gelişmeler başlan bulunuyordu.

CAM: Camın hammaddesi kumdur. Kumun yapısında bulunan silisyum dioksit, yüksek sıcaklıkta erir. Camın dayanıklı olmasını sağlamak, yumuşaklığı­nı artırmak ve renk katmak için çeşitli maddeler katılır.

Evlerde kullandığımız cam eşyaları­nın dışında yeni yapılan iş merkezlerinin birçoğunun dış yüzeyleri de cam bloklarla kaplanmaya başlanmıştır. Camın hafif olması ve aydınlığı sağlaması ya­nında estetik olması da kullanım alanını genişletmiştir.

Mezopotamya'da bulunan ilk cam örneklerinin tarihi MÖ 3. yüzyıla dayanır. MÖ 1000 yıllarında Mısırlılar cam elde etmeyi başardılar. Suriyeli cam ustaları "Cam Üfleme Tekniği'ni kullandılar.

Türklerde cam sanatı Selçuklularla beraber başladı ve İstanbul'un alınışından sonra Osmanlı döneminde gelişti. İstanbul ve çevresinde 14. yüzyılın başlarında "Çeşm-i Bülbül" adı verilen bir cam çeşidi yapılmaya başlandı. Türkiye'de ilk cam fabrikası 1934 yılında Paşabahçe'de kuruldu.

Çeşm-i Bülbül: Anadolu atölyelerinin çıkardığı bir üründür. Bu teknik, modern cam endüstrisinin ilerlemiş yöntemlerinin bile geleneksel ustaların çalışmalarını geçemediği bir tekniktir.

MÜREKKEP: Günümüzden yaklaşık yedi bin yıl önce Mezopotamya'nın verimli toprak­larında tarımın gelişmesiyle yazılı kayıtlar tut­ma zorunluluğu ortaya çıktı. Babiller ve Mısır­lıların başlangıçta kullandıkları yazma aracı basit çakmak taşı iken, bunun yerini ucu yon­tulmuş çubuk aldı. MÖ 1300'e doğru Çinliler ve Mısırlılar kandillerde aydınlatmadan olu­şan isi su ve bitki zamklarıyla karıştırarak ha­zırlanan mürekkebi buldular.

İlk çağlarda kullanılan mürekkep, parşömen üzerine yazmak için deriye iyice sinen ve silinmesi ko­lay olmayan, özel dayanıklı bir mürekkepti. Bu mürekkep, bugünde birçok mürekkeplerin yapıldığı gibi mazı soyundan (mürekkep kozası) demir sülfattan ve reçineden (ya da Arap zamkından) yapılırdı.

Eski mürekkebin önemli bir özelliği, yazının renginin yazarken çok soluk olması ve daha sonra kendi kendine kararmasıydı. Günümüzde kullanılan mürekkep de ise içine boya katılmasından dolayı böyle bir durum yaşanmıyor dolayısıyla yazan kişinin de okuyan kişi kadar iyi görebilmesini sağlıyor.

TEKERLEK: Tekerlek bütün çağların en önemli mekanik icadıdır. Makinelerin çoğunda, saatlerde, yel değirmenlerinde, buhar makinelerinde ayrıca otomobil, bisiklet gibi taşıtlarda tekerlek ve tekerlek ilkesine dayanan dişli ve çarklar vardır.

Kesile ağaç kütüklerinin yuvarlanmasının görülmesi tekerleğin atası sayılır. En eski tekerlek yaklaşık 5000 yıl önce Mezopotamya'da yapılmıştır. Çömlekçilerin toprağı şekillendirmede yardımca bir araç olarak kullandıkları tekerleğin arabalara takılması ulaşımda köklü bir dönüşüme neden oldu. İlk tekerlek kalın kalasların, yan yana getirilip tutturulduktan sonra yuvarlak biçimde kesilmesiyle elde edilen disklerdi. MÖ 200 yılında parmaklı (ispitli) tekerlek icat edildi. Parmaklıkları deri ya da metal şeritle sağlamlaştırıldı. Böylece ilk lastikler ortaya çıktı. Zamanla sabit bir dingilin çevresinde dönen tekerlekler yapıldı.

MUM: Günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce ortaya çıktı. Mum çevresi balmumuyla ya da don yağıyla sarılmış bir fitilden oluşur, yakılan fitilin alevi balmumunun ya da don yağının bir bölümünü eritir; böylece fitil sürekli yanarak ışık saçar. Bu bakımdan mum, kullanılması daha kolay bir yağ lambasıdır.

Yağ lambaları ve mumlar gazyağıyla aydınlatmanın yaygınlaştığı 19. yüzyıla kadar başlıca yapay ışık kaynakları olmayı sürdürdüler.

BARUT: Çinliler tarafından bulunmuştur. Daha sonra Türkler vasıtasıyla Çinlilerden Müslüman Araplara geçmiştir. Haçlı Seferleri sırasında Avrupalılar barut yapmayı Müslümanlardan öğrendiler Barut sayesinde top, tüfek gibi ateşli silahlar yapıldı.

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul surlarını yıkabilecek toplar yaptırması, Avrupa krallarının işine yaradı. Krallar büyük toplar sayesinde söz geçiremedikleri derebeylerin şatolarını yıktılar, böylece Avrupa’da derebeylerin egemenliklerine son veren krallar siyasi güçlerini artırdılar.

Ateşli silahlarda kullanılan barut yol yapımında, maden çıkarılmasında da kullanılmaktadır.

SÖZ UÇAR YAZI KALIR

Günümüzden yirmi bin yıl önce mağara duvarlarına çizilen hayvan resimleriyle başlayan insanın iz bırakma tutkusu, altı bin yıllık bir geçmişi olan yazının ortaya çıkarılmasında atılan ilk adımlardır.

Tarih, insanın yazıyı bulmasıyla başladı. Konuşurken çıkarılan seslere bir takım işaretler karşılık olabilirdi.

İlk yazı nesneleri gösteren resimler şeklindeydi. Konuşma dilini yazı diline çevirmeyi başaran Sümerler düşünceyi ve tarihi gelecek kuşaklara bırakma yöntemini bulmuş oldular. Sümerlerin kil tablet üzerine yazdıkları harflerin biçimi çiviye benze­diği için bu yazıya çivi yazısı adı verildi. Çivi yazısını Babil ve Hitit gibi uygarlıklarda kullanmışlardır.

Eski Mısırlıların kullandığı resimli yazıya "hiyeroglif” denir. Bu yazıda harfler resimlerle ifade edilir. Hiyeroglif yazılar yalnızca duvara ve anıtlara yazılırdı.

Güney Amerika uygarlığı olan İnkalar "Khipu” adı verilen düğümlerden oluşan ip demetlerinden yararlanıyorlardı. “Khipu"lar sayısal kayıtları tutmak için kullanılmakta her ip farklı renkte ve farklı düğüm şeklindeydi.

Fenikeliler yazıyı çeşitli harflerle anlatarak ilk alfabeyi icad ettiler. Bu alfabe Yunanlılar ve Romalılar tarafından da geliştirilerek Latin Alfabesi oluşturulmuştur.

Gutenberg ise yazıyı daha seri bir şekilde kopyalayan bir matbaa geliştirmiştir. (1457)

Osmanlı Devleti'nde Kâğıt ve Matbaa

Dünya'da bilinen ilk matbaa Budizm'in Japonya'da yayılması için Çinliler tarafından kul­lanılmıştır.

Asya'da yer alan Uygurların da matbaacı­lık faaliyetine başlamalarında komşuları olan Çin etkili olmuştur.

Matbaanın başlangıcının tam olarak bilin­memesine rağmen modern matbaayı 15. yüzyılın ortalarında Alman matbaacı Johanne Gutenberg yapmıştır.

İLK ÇAĞDA YETİŞEN BİLİM ADAMLARI VE BİLİMSEL ÇALIŞMALARI

Anadolu'da yetişen bilim adamlarına baktığı­mız zaman;

-Teodorus, kilit ve anahtarı bulmuştur.

- Hipokrat, tıbbın temellerini atmıştır.

- Heredot, tarihin babası sayılmaktadır.

- Demokritus, atom sözcüğünü günümüz an­lamda ilk kez kullanmıştır.

-Anaksogaros, ilk astronom olarak kabul edil­mektedir.

Yunanistan'da yetişen bilim adamları;

- Homeros, Yunanistan'ın gelenek ve görenek­lerini, inançlarını ele aldığı "İlyada ve Odysseia" destanlarını yazmıştır.

- Hesiados, Yunanistan'da ünlü bir şair olup, "Tanrıların Doğuşu, İşler ve Günler" adlı eser­leriyle önemli bir kişiliktir.

Hellenik dönemde yetişen bazı bilim adamları Pisagor, Platon, Ödoksos, Aristo, Zenon, Arşimet'tir.

- Pisagor, bugün "Pisagor teoremi" olarak bildi­ğimiz "Bir dik üçgenin dik kenarlarının karele­rinin toplamı, hipotenüsün karesine eşittir" ifa­desini ortaya koymuştur.

- Arşimet, suyun kaldırma kuvvetini bulmuştur. Bu buluş günümüzdeki gemilerin yapılmasına temel teşkil etmiştir.

Roma döneminde yetişen bilim adamları, Menelaus, Batlamyus, Dioscorides, Galen, Diafantos'tur.

- Menelaus, günümüzde "Menelaus teoremi" olarak bilinen düzlem ve küresel üçgenlere dair teoremi ortaya koymuştur.

- Batlamyus, astronominin sentezini yapmış, geometrik bir sistem kurmuştur. Yerin küresel olduğunu ve evrenin merkezinde ve hareket­siz olduğunu savunur. Batlamyus'un "Coğraf­ya" adlı eseri ünlüdür.

ORTA CAĞDA BİLİM

Orta Çağ İslam Dünyasında Bilimsel Faaliyetler

İslam kültürü ve bilimsel faaliyetler, farklı kültürlerin etkisiyle şekillenmiştir. Harezmi, Biruni gibi bilim adamları Hindistan, İran ve Bizans gibi kültürlerden etkilenmiştir.

İslam dünyasında, devlet adamlarının bi­limsel faaliyetleri desteklemesi sonucu bilimse gelişmeler sağlanmıştır. İslam topraklarında bilim evleri ve gözlem evleri görülmektedir. Bu; dönemde astronomi, matematik, fizik, kimya, biyoloji, coğrafya, tıp, teknik ve tarih alanların­da önemli bilimsel çalışmalar görülmektedir.

İslam kültürü, sınırların genişlemesi ile birlikte geniş alanlara yayılmıştır. Müslümanla­rın Avrupa'ya geçmesi ile İslam kültürü Avru­pa'ya yayılmıştır. İbn-i Sina, Biruni, Farabi, Harezmî gibi bilim adamlarının eserleri, Latinceye çevrilmiştir. Avrupalılar, İslam devletlerinde medreseleri örnek alarak, üniversiteler kurmuşlardır.

Orta Çağ Avrupa’sında özgür düşünce or­tamı ve bilimsel çalışmalar yokken, İslam dün­yası aydınlanma çağını yaşıyordu. Bilimsel ça­lışmalar en üst seviyedeydi.

TÜRK İSLAM DEVLETLERİNDE BİLİM VE BİLİM ADAMLARI

Matematik alanında

Harezmî, Abdülhamid İbn Türk, Ömer Hayyam, Nasirüddin-i Tusi gibi bilim adamlarının çalışmaları görülür.

Nasiruddin-i Tusi, "Kesenler Teoremi" adlı eseriyle Trigono­metrik çalışmalara yer vermiştir. Kenar açı bağıntısını bulmuştur.

Ömer Hayyam, cebir konusunda üçüncü derece denklemlerin çözümüne katkıda bulunmuştur. Celali takvim adıyla bilinen tak­vimi hazırlamıştır.

Tıp alanında

Zehravi, İbn-i Rüşd, İbn-i Sina, İbn-i Nefis gibi bilim adamlarının çalışmaları görülür.

İbn-i Sina, tıp alanının yanında felsefe, astronomi, matematik, fizik, kimya gibi alanlarda da ça­lışmalar yapmıştır. "Kanun" adlı eserinde hekimlik, ilaçlar, cerrahi yöntemler hakkında bilgi verir Onun bu eseri Avrupa'da ders kitabı olarak okutulmakta­dır.

Zehravi, cerrahi alanında önem­li bir yere sahiptir. "El-Tasrif adlı eseri, Avrupa'da Latinceye çev­rilerek Oxford Üniversitesinde okutulmuştur.

Astronomi alanında

Fergani, Beyruni, Bitruci, Uluğ Bey, Battani gibi bilim adamlarının çalışmaları görülür.

Uluğ Bey, Semerkant'ta med­rese ve gözlemevi, bilimsel ça­lışmaların gelişmesinde etkili ol­muştur. Bu medrese ve gözlem­evinde Ali Kuşçu ve Kadızâde-i Rumi gibi devrin önemli bilim adamları çalışma­lar yapmıştır. "Uluğ Bey Zici" adlı eseri astronomi konusunda önemli bilgiler vermektedir.

1   2   3   4   5   6   7

Similar:

NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU iconBir ürünün, üretiminden tüketiciye ulaşmasına kadar olan ilişkiler bütününe ekonomi denir. Ekonomi ile ilgili bütün faaliyetlere de

NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU iconBir metinde konu bütünlüğü olan yazı bölümlerine paragraf denir. Bir paragrafta bir konu ele alınır. Bu nedenle paragrafı oluşturan cümlelerin hepsi aynı konu

NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU iconBir metinde konu bütünlüğü olan yazı bölümlerine paragraf denir. Bir paragrafta bir konu ele alınır. Bu nedenle paragrafı oluşturan cümlelerin hepsi aynı konu

NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU iconTarihi ve toplumsal gelişme sureci içinde ortaya konan bütün maddî ve manevî değerlerin bütününe kültür denir. Kültürü oluşturan değerler kuşaktan kuşağa devredilen sosyal bir miras olarak hayatın içinde yer alır ve yıllarca canlılığını korur

NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU icon1 Yerkabuğunda meydana gelen hareketlerin bütününe “tektonik hareketler” denir

NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU iconŞerit Biçimli Deney Parçalan : Dış çapı 12,5 mm'den büyük olan kablolardan alınan 6 deney parçasından yararlanılır. Zımbalanarak elde edilen deney parçalarının

NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU iconHastanelerde önemi giderek artan bir konu olan hasta ve çalışan güvenliğini sağlamak için

NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU iconDünya ve ahiret saadetini hedefleyen İslam Dini, toplumun temeli olan aileyi sevgi ve saygıya dayanan bir kurum olarak tanımlamıştır

NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU iconKültür: Bir toplumun gelişme süresinde oluşan maddi ve manevi değerlerin, düşünce ve sanat eserlerinin bütününe kültür denir

NOT: Evreni ve evrende olan olayları konu olarak ele alan,deney ve gözleme dayanan,yöntemlerle yasalarla ulaşmaya çalışan sistemli bilgiler bütününe denir. BİLİMİN YOLCULUĞU iconKadınların birey olarak doğrudan sahip oldukları, ihsan onur ve kişiliğinin gelişmesi için gerekli olan, hak eşitliği temeline dayanan, hiçbir ayırıma bağlı

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page