TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR?




Indir 180.84 Kb.
TitleTÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR?
Page2/3
Date conversion09.12.2012
Size180.84 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://acikarsiv.gazi.edu.tr/dosya/SosyalBilgilerdeCocukEdebiyati.doc
1   2   3

Sosyal Bilgiler Öğretim Programlarında Edebi Ürünler

1998 Sosyal Bilgiler Öğretim Programına bakıldığında bazı açıklamalarda konuya değinilmeye çalışıldığı görülür. Örneğin; “Tarihi olaylara yön veren kişilerin yerinde ve zamanında gösterdikleri ileri görüşlülük, yüksek kavrayış, cesaret, fedakarlık ve kahramanlıklarının örnek olaylarla kavratılması” önerilmekte ve “konuların işlenişinde, yalnız düz anlatım ve soru-cevap teknikleriyle yetinilmeyip konuların özelliğine göre münazara, örnek olay incelemesi, problem çözme gibi öğrenciyi aktif kılan, onu araştırmaya ve incelemeye sevk eden tekniklere de başvurulur” denmektedir (M.E.B. Tebliğler Dergisi, 2487: 535). Bu durum 1998 Sosyal Bilgiler öğretim programında çocuk edebiyatı ürünlerine doğrudan yer verilmediğinin, dolaylı olarak öğretmenlerden yeri ve zamanı geldiğinde derslerinde ekstradan bir durum yaratarak örnek olaylardan ve diğer öğrenciyi aktif kılan etkinliklerden yararlanmalarının beklendiğinin bir göstergesidir. İçerik ve işleniş açısından “vatandaşlık bilgisi aktarımı” geleneğine dahil edilebilecek 1998 Sosyal Bilgiler Programı tam bir bilgi ve değer aktarım aracı konumunda olmasına rağmen, çocuk edebiyatı ürünlerinden bu amaçla yararlanma yoluna gidilmediği görülmüştür.


2004 Sosyal Bilgiler Öğretim Programına bakıldığında ise, pek çok yerde çocuk edebiyatı ürünlerinden yararlanılma yoluna gidildiği görülür. Bunlardan ilki, “Araştırma Becerisi” ana başlığı ve “Okuduğunu Anlama” alt başlığında “Anlamı zenginleştirmek için edebî metinleri inceleme (tarihî roman, hikâye…)” önerilmektedir (s.49). Başka bir yerde “Tarihî Empati Eğitimi” başlığı altında empatinin yapılabilmesi için bir çok etkinliğin yanında biyografiler ve tarihî romanlar”ın okutulması önerilmektedir (s. 70). Bir diğerinde, “Zaman ve Kronolojiyi Algılama” başlığı altında tarihsel hikayeler, kronoloji öğretimini destekleyen bir araç olarak sunulmuş ve oldukça ayrıntılı bir biçimde nasıl ele alınacağı üzerinde durulmuştur. Yine bu başlıkta, çocuk edebiyatı kitaplarından söz edilerek, bunların çocuklarda geçmiş algısının oluşmasında etkili oldukları üzerinde durulmuştur. Ayrıca, çocuklarda kronoloji öğretimi kapsamında yapılması önerilen “zaman kapsülleri” etkinliğinde dönemin ünlü şarkılarından yararlanılabileceği söylenmiştir (s. 75). “Değer Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar” başlığı altında öğrencilere ahlaki muhakeme yapabilmelerini sağlamak amacı ile herkesin bildiği “eşinin hastalığı karşısında ilaç alamayacak durumda olan bir adamın, ilacı çalmak zorunda kalmasının ahlaki açıdan durumunu” anlatan bir hikaye yorumlatılmaya çalışılmıştır. Yine aynı konunun “Değer Analizi” başlığı altında ise başka bir hikaye verilerek çözümlemesi yaptırılmıştır (s.91-93). “Kültür ve Miras” öğrenme alanının açıklanmasında “6. sınıfta öğrencilerin, Türk kültürünün yazılı ve sözlü edebiyat ürünlerini inceleyerek Orta Asya’da yaşayan ilk Türk toplumlarının yaşamlarını ve onların Türk kültürüne katkılarını fark edeceklerinden” bahsedilmiştir (s.99). Yine programda, öğretmenlerin çocuklara bir takım beceriler kazandırmalarına vurgu yapılarak, onların sınıf ortamında bazı etkinlikleri kullanabileceklerine dikkat çekilmektedir. Bununla ilgili etkinliklerden biri de “Şiir-Öykü Yazma/Şarkı Yapma”dır. Aynı konunun devamında “Yordama Yapma” etkinliğinden söz edilmekte, örnek olarak da bir öykünün ya da tarihteki bir olayın sonucunu tahmin etme sunulmaktadır. Yine aynı konuda ek etkinliklerden biri olarak “hikaye tamamlatma” sayılmaktadır. (s.105-106). Ölçme değerlendirme kısmında kavram haritaları başlığı altında ise “Öğrencilerinize, kendi kavram haritalarına dayanan kısa bir hikâye yazdırınız.” denmektedir (s. 118). Ölçme değerlendirmenin devamında “Tutum Ölçme” başlığında ise “Tutumların ölçülmesinde hikâyeler anlatma yönteminden de yararlanılabileceği” belirtilmiştir (s. 118, 135). Bu durum, hikayelerden sadece öğretimin akışında yer verilecek birer öğretim materyali olma dışında dersin değerlendirilmesinde de yararlanabilecek bir araç olarak bakılmasının bir göstergesi sayılmalıdır.


Yeni Sosyal Bilgiler Öğretim Programında çocuk edebiyatından daha çok etkinliklerde yararlanıldığı görülmüştür. Bu duruma şu etkinliklerde rastlanmaktadır:

4. sınıflarda;

  • “Herkesin Bir Kimliği Varünitesinde “Mevlana’dan hoşgörü hikâyeleri”,

  • “Geçmişimi Öğreniyorum” ünitesinde “Barış Manço’nun Kahve Fincanı adlı şarkısı”, “Milli Mücadeleye ilişkin mektup ve şiirler”

  • “Yaşadığımız Yer” ünitesinde “Yaşadığımız yer ile ilgili efsane, öykü, türkü ve şiirler”

  • “Üretimden Tüketime” ünitesinde “Empati yoluyla bir ham maddenin ürüne dönüşmesinin hikâye edilmesi” ve “Paranın hikâyesi”

  • “Hep Birlikte” ünitesinde, “Birçok kişinin yaşamını etkilemiş, önemli başarılar elde etmiş insanların yaşam hikayeleri”

  • “İnsanlar ve Yönetim” ünitesinde “fıkra tamamlama çalışması” önerilmektedir.

5. Sınıflarda;

  • “Adım Adım Türkiye” ünitesinde “kültürel izleri takip için hikâye, masal, efsane ya da destanlar”

  • “Bölgemizi Tanıyalım” ünitesinde “Aşık Veysel’in Kızılırmak Türküsü”

  • “Ürettiklerimiz” ünitesinde “Evliya Çelebi’nin Seyahatname’si”,

  • “Gerçekleşen Düşler” ünitesinde “Bir bilim insanının hayatı hakkında araştırma raporu”, “Bilim insanlarının emeklerine saygıyı anlatan bir hikâye”,

  • “Hepimizin Dünyası” ünitesinde “Öğrenci tarafından kullanılan herhangi bir eşyanın üretildiği yerden bize ulaşana kadar geçen öyküsü hazırlama”

6. Sınıflarda,

  • “Ülkemizin Kaynakları” ünitesinde “Benim Sadık Yârim Kara Topraktır türküsü”, “Mehmet Ali Kâğıtçı’nın yaşam öyküsü”,

  • “ İpek Yolunda Türkler” ünitesinde “Oğuz Kağan Destanından seçilen metin”, “Türeyiş ve Ergenekon Destanları”, “Göktürk Yazıtlarından oluşturulan bir metin”, “Uygur dönemi yazıt ve destanları”, “Gazneli Sultanı Mahmut’un hayatı ile ilgili metinler”, “Büyük Selçuklu Veziri Nizamülmülk’ün hayatı ve eseri”,

  • “Elektronik Yüzyıl” ünitesinde “Bağışladığı organ ile birkaç insanın hayatını değiştiren kişilerin öyküsü”,

7. sınıflarda,

  • “İletişim ve İnsan İlişkileri” ünitesinde “Hacivat ve Karagöz”, “Yunus Emre’nin şiiri”,

  • “Ülkemizde Nüfus” “Bir göç hikâyesi”,

  • “Türk Tarihinde Yolculuk” ünitesinde “Haçlı seferlerine katılan bir şövalyenin dönüş yolculuğu ile ilgili bir hikâye”, “Çeşitli dönemlere ait seyahatnamelerden alınmış metinler”.

2004 Sosyal Bilgiler Öğretim Programında çocuk edebiyatı ürünlerinden yararlanma durumunun, 1998 programına göre hem yoğunluk hem de yön bakımından farklı olduğu görülmüştür. 2004 programı çocuk edebiyatı ürünlerinden, hem genel açıklamalarında hem de derslerde kullanılması önerilen etkinliklerde, neredeyse her ünitenin tüm kazanımlarında olmak üzere, yararlanmayı planlamıştır. Ancak asıl dikkat çeken farklılık çocuk edebiyatı ürünlerinden yararlanma şekillerinde görülmelidir. Çünkü yeni program, Sosyal Bilgiler öğretimi alanında üç temel yaklaşımın her birinden bir iz taşımasına rağmen, ağırlıklı olarak yansıtıcı inceleme yaklaşımının etkisinde kalmasından dolayı, çocuk edebiyatı ürünlerini belirli bilgi, beceri ve değerlerin aktarılması şeklinde değerlendirmemiştir. Aksine bu ürünlerin, önerilmiş her konuda belli bir tasarım içinde belirlenmiş analiz, sentez ve değerlendirme düzeyi zihinsel etkinliklerle işlenmesini önermiştir. Bu işlenişle, çocukların üst düzey zihinsel beceriler geliştirmelerine imkan tanınması hedeflenmiştir. Bu durum, çağdaş Sosyal Bilgiler öğretiminin temel amaçlarından olan çocuğa toplumsal yaşamında karşılaştığı güçlüklerle baş edebilme tutumu, becerisi ve bilgisi kazandırma amacıyla örtüşmektedir.


Sosyal Bilgiler Öğretiminde Edebi Ürün Konulu Akademik Çalışmalar

Türkiye’de Sosyal Bilgiler öğretiminin çağdaş dünyanın neresinde olduğunu görebilmenin diğer bir aracı ise, bu konuda şimdiye kadar yapılmış olan makale, bildiri, tez ve kitap gibi akademik çalışmalardır. Bu çalışmalara genel olarak bakıldığında, sayılarının oldukça az ve son 7-8 yıl içinde yapılmış oldukları görülür.

Bu konuda yapılmış ilk çalışma, tarafımıza aittir. Gazi üniversitesi Sosyal bilimler Enstitüsü Tarih eğitimi A.B.D.nda 2000 yılında tamamlanmış bir yüksek lisans tezi olan çalışma “İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler Dersi Tarih Konularının Öğretiminde Hikaye Anlatım Yönteminin (Storytelling) Kullanımı22” başlığını taşımaktadır. Çalışma konusu itibari ile alanda ilk olduğu için önce Türkçe bir literatür oluşturulmaya çalışılmış, bu bağlamda hikayenin doğası, Sosyal Bilgilerde yer alma durumu, ilköğretimde tarih öğretiminde İngilizce literatürde “storytelling” olarak adlandırıldığı şekliyle bir öğretim yöntemi olarak olası katkıları ve sınırlılıkları konuları ele alınmıştır. Yine bu tez kapsamında yapılan deneysel çalışmada ilköğretim 6. ve 7. sınıflarda hikaye anlatma yönteminin geleneksel yöntemlere göre çocukların akademik başarılarında bir farklılaşmaya yol açtığı bulunmuştur. Bu farklılaşmanın, öğrencilerinin bilgi ve kavrama düzeylerinde meydana geldiği görülmüştür. Çalışma nicel bir yöntem kullanılarak yapıldığı için çocukların akademik başarılarında bilgi ve kavrama düzeylerinde meydana gelen farklılaşmanın nedenleri açıklanmamıştır. Ayrıca çocukların tutum ve ilgileri başta olmak üzere duyuşsal alan kazanımlarında bir farklılaşma yaratıp-yaratmadığını da ölçülmemiştir. Yine de bu çalışma, ilköğretim Sosyal Bilgilerin sadece tarih konularında yapılmasına rağmen, hikayenin derslerde çocukların ilgisini çektiğine, dolayısıyla farklı uygulamalarla da olsa mutlaka yararlanılması gerektiğine dikkat çekmiştir. Bu çalışmanın bulguları iki yıl sonra “23-26 Eylül 2002’de KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da bulunan Yakın Doğu Üniversitesi’nin düzenlediği XI. Eğitim Bilimleri Kongresi”nde bildiri olarak sunulmuştur. 2004 yılında da “İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler Dersi Tarih Konularının Öğretiminde Hikâye Anlatım Yönteminin Etkililiği” başlığı altında Türk Eğitim Bilimleri Dergisi’nde 2 (4) : 495-509 künyesi ile yayımlanmıştır.


2000 yılında Bahri Ata’nın “Tarih Öğretiminde Bir Araç Olarak; Tarihî Romanlar” başlıklı, “Türk Yurdu Dergisi, S. 153-154.” künyesi ile yayımlanan makalesini konuya önemli katkılar sağladığı için burada ele almak mümkündür. Çalışmada; tarih öğretiminde bir araç olarak tarihsel romanların kullanılması; eğitim felsefesi ve pedagojik temeller açısından dayandığı program geliştirme anlayışı ele alınmıştır. Tarihsel romanın tanımı, gelişimi ve türleri üzerinde durulmuş, tarihsel romanı kullanmanın yararlılıkları ve sınırlıkları açıklanarak eğitim amaçlı olarak tarihî roman yazmak isteyenlere ve derslerde kullanmayı düşünen öğretmenlere pratik bir takım genel-geçer ipuçları sunulmuştur.

Ata’nın bu çalışması, Türkiye’de konuya ilişkin en derli toplu bilgi veren amacına ulaşmış bir makaledir. Çalışmada özellikle, edebi bir metin olarak tarihsel romanların ilköğretimde dahil olmak üzere eğitimsel ve öğretimsel yararlarına hem felsefi hem pedagojik hem de öğretimsel açıdan değinilmiş olması aydınlatıcı olmuştur. Bu çalışma, teorik olduğu için tarih veya Sosyal Bilgiler öğretmenlerine genel-geçer bilgiler vermiştir.


Bu konuda “Tarih Eğitiminde Efsane ve Destanların Rolü” başlığını taşıyan bir diğer çalışma yine tarafımızca yapılmış ve “G.Ü. Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi. C. 2, Sayı 3, (2001), 11-21” künyesi ile yayınlanmıştır. İlköğretimde hem ulusal bir tarih bilinci kazandırmak hem çocuğun tarih alanına olumlu bir giriş yapmasını sağlamak hem de destan ve efsanelerde yer alan bir takım kültürel kodları çocuğun algılamasına fırsat vermek gerçekleştirmek için destanların önemine yönelik öğretmenlerin dikkatleri çekilmek istenmiştir. Çalışma, etkili yurttaş yetiştirmek amacını taşıyan Sosyal Bilgilerin değer aktarımı konusunda destan ve efsaneleri bir araç olarak sunmuştur. Bu yönüyle çağdaş anlamda Sosyal Bilgilerde edebi metin incelemesi etkinliklerinden uzaktır.


Diğer bir çalışma, Rahmi Otluoğlu tarafından 2001 yılında Marmara üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretimi A.B.D.nda yapılan yüksek lisans tezidir. Çalışmanın başlığı “İlköğretim Okulu 5. Sınıf Sosyal Bilgiler Öğretiminde Yazılı Edebiyat Ürünlerini Ders Aracı Olarak Kullanmanın Duyuşsal Davranış Özelliklerini Kazandırmaya Etkisi23 şeklindedir. Nicel bir yöntemin kullanıldığı çalışmada deneysel öntest-sontest modeli benimsenmiştir. İki farklı gruptan deney grubuna bilişsel bakımdan geleneksel yöntemlerine ek olarak çocukların derste okumaları için konulara uygun edebi metinler verilmiştir (s.45). Araştırma sonucunda, edebi metin verilerek uygulama yapılan grupta duyuşsal davranışlara erişi açısından anlamlı bir farklılaşma bulunmuştur (s.51). Çalışmada, bulgu üzerinde cinsiyet faktörünün etkili olmadığı tespit edilmiştir (s.56). Edebi metinlerin kullanıldığı gruptaki öğrencilerin %74.3 ile % 97’lik dilim arasında değişen katılımları ile Sosyal Bilgiler dersinin işlenişinde önceki işleyişlere göre olumlu bir farklılaşmayı da vurguladıkları görülmüştür. Bu farklılaşmalar; dersin işlenişinden hoşlanma, işlemlerin farkına varma, dersin ilgi çekmesi, derse katılma isteği duyma, derste kendini rahat hissetme, derste işlenenleri rahat anlatabilme, derste öğrenilenleri iyi hatırlayabilme, öğrendiklerini iyi zihninde canlandırabilme, daha önce öğrendikleri ile kolay bağ kurabilme, öğrendiklerine kolay örnek bulabilme ve öğrendiklerini kişiliğine katabilme durumlarında olmuştur (s.62-67). Bu durum, edebi metinlerin Sosyal Bilgiler derslerinde duyuşsal alanda oldukça olumlu sonuçlar yarattığının bir göstergesi sayılmıştır. Ancak, araştırma genel bir değerlendirme amacını taşıdığı için tarafımızca yapılan “İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler Dersi Tarih Konularının Öğretiminde Hikaye Anlatım Yönteminin (Storytelling) Kullanımı” adlı tez çalışmasını bir yönüyle tamamlamasına rağmen, bu çalışma da duyuşsal alanda gerçekleşen farklılaşmanın nedenlerini açıklamamıştır.


Diğer bir çalışma yine tarafımızca “İlköğretim Sosyal Bilgiler Dersinde Tarihsel Hikâyeye Yönelik Öğretmen Görüşleri” başlığı ile 15-18 Ekim 2003 tarihinde G.Ü. Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nün Antalya’da düzenlediği XII. Eğitim Bilimleri Kongresi’nde sunulan bildiridir. Survey veri toplama tekniğinin kullanıldığı bu çalışmada, öğretmenlerin tarihsel hikâyeye yönelik düşünceleri olumlu olduğu bulgulanmıştır. Bununla Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin aslında tarihsel hikayenin doğasına ve öğretimde önemine inandıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Bunlara ek olarak öğretmenlerin hikayeye derslerinde yer verdikleri ancak Türkiye’de eğitim-öğretim ortamına getirilebilecek tarihsel hikâyelerin sayı bakımından yetersiz olduğunu dile getirmişler, konulara uygun hazırlanacak bir tarihsel hikâye başvuru kitabının gereğine dikkat çekmişlerdir ve şu önerilerde bulunmuşlardır:

  • Konuyla ilgili yazılı-görsel malzemeler çoğaltılmalı,

  • Sosyal Bilgiler Eğitim Programındaki tarih konularına uygun tarihsel hikâyeleri ele alan bir kitapçık çıkarılmalı,

  • Kaynağını Türk tarihinden alan tarihsel hikâyeler, çocukların daha çok ilgisini çekeceği düşünüldüğünden çizgi film formatında verilmeli,

  • Yan tutmayan ya da tek tarafı yüceltmeyen, müstehcen olmayan, eğitim ve öğretim açısından abartılı bulunmayan ve eğitimsel değeri olan tarihsel hikâyelerle ilgili yeterli sayıda kitap oluşturulmalıdır. Bu çalışmanın, konunun uygulayıcısı olan öğretmenlerin görüşlerini öğrenmek açısından olumlu olduğu belirtilebilir.



Bahri Ata’nın John Dewey’den Türkçe’ye çevirdiği “Temel Eğitimde Tarihin Amacı” adlı makalesinde ilköğretimde tarih derslerinin gerekliliği yanında nasıl olması gerektiğinin de tartışıldığı görülür. Bu bağlamda, tartışmanın bir yönü ilköğretimde tarih derslerinde kurgunun yeri ne olmalıdır sorusunun üzerine kuruludur. Dewey, Herbert’in ilköğretim tarih derslerinde edebiyat ürünlerinden yararlanılması yaklaşımına karşı çıkarak bunun “tarih ile mitolojiyi birbirine karıştıracağını”, hatta daha iyi bir benzetmeyle “atın önüne arabanın koşulması” gibi yanlış olduğunu belirtmiştir. O kendi ifadeleri ile konuya ilişkin görüşünü şöyle sunmuştur: Neden çocuğa, etkisi daha büyük ve kuvvetli, değeri daha canlı ve devamlı olan gerçeği vermiyoruz?” O, ilköğretim tarih derslerinde biyografilerin kullanımın da çocuğun sosyal hayatın bir parçası olan kahramanların kişiliklerini öğrenmekle sosyal hayatla ilişkisinin artması ölçüsünde olumlu bulmakta, ancak bunu yapmak yerine biyografiyi sadece hikayelerde olduğu gibi duyumculuk amacıyla ele almayı da eleştirmektedir. Çünkü bunun tarih öğretimine bir yararının olmadığını düşünmektedir. Bu makale, şimdiye kadar ki çalışmalarda biraz naif bir biçimde dile getirilen edebiyat ürünlerinin dikkatli bir biçimde ele alınmadığında yararından çok zararlarının olabileceğini güçlü bir biçimde dile getirmesi açısından önemlidir.


Bir diğer önemli çalışma, Dursun DİLEK ve Gülçin SOĞUCAKLI YAPICI tarafından 15-17 Mayıs2003 tarihlerinde Dokuz Eylül Üniversitesi’nde düzenlenen I. Sosyal Bilimler Eğitimi Kongresinde “Öykülerle Tarih Öğretimi Yaklaşımı” başlığı ile sunulan bildiridir. Bu çalışmada, önce öykülerin derslerde kullanımın yararlarının neler olabileceği ilgili İngilizce literatür göz önünde bulundurularak tartışılmış, eğitimsel ve öğretimsel temelleri ele alınmıştır. Ayrıca, tarih-öykü ilişkisi her iki kavramın doğalarının benzerliği açısından irdelenerek, öykülerin öğretimde kullanımında öğretmen ve öğrencilerin dikkat etmeleri gerekenlere değinilerek yapılan nitel deneysel çalışmaya geçilmiştir. Araştırma sonunda, öykülerin öğrencilerin tarihsel anlamalarının gelişiminde önemli bir işlevi olduğu ve yaygın olarak kabul görmüş olan “öğrenmenin somuttan soyuta gerçekleşeceği” ilkesinin aksine ilköğretim çağı öğrencilerinin öyküler aracılığıyla soyuttan somuta öğrenebileceği ve çocukluğun kendine özgü bir soyut düşünme tarzı olduğu sonucu ortaya çıktığı belirtilmiştir. Bundan dolayı da, tarihsel öykülerin Sosyal Bilgiler derslerinde kullanılmasının yararları üzerinde durulmuştur. Çalışma hem benimsediği yöntem hem de öykülerle tarih konusunda ortaya koyduğu yaklaşım açısından farklıdır. Bu yönüyle daha önce yapılanlardan ayrılmaktadır. Çalışma, araştırma öncesinde bazı tarih öğretimcilerinin de savunduğu gibi çocukların kendilerine has bir soyut dünyalarının olduğu, bunun da en iyi öykülerle kışkırtılabileceği/desteklenebileceği tezinin doğrulanması üzerinedir. Bu yönüyle öykülerin tarih öğretiminde sağladığı yararlara bir yenisi olan imgelem ve düş gücünü eklemiştir. Araştırma sürecinin bir kısmının çalışmaya doğrudan yansıtılması, öykülerle tarih derslerinin nasıl işlenebileceğine ilişkin bir fikir verse de bunlar genel bir çerçevede kalmıştır.


Ahmet Doğanay’ın T. McGowan ve B. Guzzetti’den Türkçe’ye çevirdiği “Edebiyat Temelli Sosyal Bilgiler Öğretimi” adlı çalışma da konu bakımından önemlidir. Sosyal Bilgilerde edebiyat temelli öğretimin literatürünü sunan çalışma, bunun önemine değinmiş, ABD’de NCSS tarafından her yıl yayınlanan “Notable Trade Books” listeleri, bu projenin önemi üzerinde durulmuştur. Nitelikli kitapların seçimi, kitapların çocuklara sunumu, derslerde nitelikli ticari kitap kullanımın sınırlarını belirleme konuları ele alınmıştır. Bu makale, ABD’deki ticari kitapların Sosyal Bilgiler derslerinde kullanımını ele almasına rağmen, Türkiye’de de bu tarz kitapların nasıl bir yarar sağlayabileceği, bunların nasıl seçilmesi ve nasıl kullanılması gerektiği ile ilgili de bilgi vermektedir. Çalışma şimdiye kadar olanlardan farklı bir konumdadır.


Bir diğer çalışma yine tarafımızdan yapılmış olan “İlköğretim Sosyal Bilgiler Dersinde Tarihsel Hikayeye Yönelik Öğrenci Görüşleri” başlığını taşımaktadır. 2006 yılında Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan bu araştırma makalesinde ise, Sosyal Bilgiler dersinde öğrencilerin, tarihsel hikayeye yönelik olumlu tutum ve ilgiye sahip oldukları bulgulanmıştır. İlköğretim 6. sınıf öğrencilerinin 7. sınıflara göre, 7. sınıf öğrencilerinin ise 8. sınıf öğrencilerine göre tarihsel hikayeye yönelik daha olumlu tutum ve ilgiye sahip olduklarını, derslerinde tarihsel hikayelerin yer almasını daha çok istediklerini belirtmek mümkündür.


Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için Hazırlanan Özel Öğretim Yöntemleri Kitaplarındaki Durum

Türkiye’de Sosyal Bilgiler öğretimi alanında çocuk edebiyatı ürünlerinden yararlanma konusunda irdelenmesi gereken bir araç da öğretmen eğitimi için yazılmış olan Sosyal Bilgiler öğretim kitaplarıdır. Burada; bu kitaplardan en tanınmışları olan Cemil Öztürk ve Rahmi Otluoğlu’nun yazdıkları “Sosyal Bilgiler Öğretiminde Edebi Ürünler ve Yazılı Materyaller”, Veysel Sönmez tarafından yazılmış “Sosyal Bilgiler Öğretimi”, YÖK/DÜNYA BANKASI tarafından hazırlatılan “İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretimi” Münire Erden’in “Sosyal Bilgiler Öğretimi” ve yine Cemil Öztürk ve Dursun Dilek’in editörlüğünde yazılmış olan “Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler Öğretimi” ders kitapları incelenmiştir.


İlk kitap Sosyal Bilgiler öğretmenliği bölümlerinde yer alan “Sosyal Bilgiler Sözlü ve Yazılı Edebiyat İncelemesi” dersinde okutulması amaçlanan Cemil Öztürk ve Rahmi Otluoğlu’nun yazdıkları “Sosyal Bilgiler Öğretiminde Edebi Ürünler ve Yazılı Materyaller” adlı kitaplarıdır. Kitap, daha önce konuyla ilgili yüksek lisans tezini incelediğimiz Rahmi Otluoğlu’nun çalışmasından alıntılar içermektedir. Kavramsal olarak Sosyal Bilgiler ve evrensel durumu, Türkiye’deki tarihi geçmişi ve bugünkü şekli, Sosyal Bilgiler ve Edebiyat ilişkisi, Sosyal Bilgilerde edebiyat ürünlerinin kullanımı, öğretimin edebi metinlere tasarlanmasında felsefi akımların yeri ve belirleyiciliği, materyallerin seçiminde dikkat edilmesi gerekenler, derste kullanılabilecek edebi türler ve yazılı materyaller ile örnek ders tasarımları yer almıştır. Kitap, uygulamada öğretmene oldukça yardımcı olacak durumdadır. Biz kitabın ilk basımına bakabildiğimiz için örnek ders tasarımlarının 1998 Sosyal Bilgiler Öğretim Programına göre yapıldığı görülmüştür.


Bir diğer kitap Veysel Sönmez’e aittir. Sönmez kitabında edebi ürünlerden yararlanma konusunu sadece “Düzanlatım Yönteminde Kullanılan Destekleyici Öğeler” başlığı altında birkaç cümle ile sunmayı yeterli bulmuştur. “Nükte, fıkra, espiri, şaka, öykü, günlük olay,anı vb. gibi etkinlikler” alt başlığında bunların öğrencileri rahatlatan, öğretmenin derste zamanı geldikçe başvurabileceği, onların dikkatlerini uyanık tutabilen öğeler olduğunu belirterek, uygulamada dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili birkaç madde sunmuştur (s. 167).


Bir diğer öğretmen adayları için öğretim kitabı YÖK/DÜNYA BANKASI tarafından hazırlatılan rehberdir. Bu öğretim kitabında da Sosyal Bilgilerde çocuk edebiyatı ürünlerine başlı başlına yer verilmemiş, ancak strateji, yöntem ve etkinlikler ünitesinde birer etkinlik olarak “hikayenin dinlenmesi %10, biyografi hazırlanması % 80, sözlü tarih çalışmaları kapsamında hikaye toplama % 80 oranında öğrenme sağlar” denmiştir (s. 4.12, 4.16, 4.18). Ayrıca Sosyal Bilgiler öğretimi içinde tarih, coğrafya ve vatandaşlık öğretimi alt başlıklarında da roman, hikaye, biyografi, şiirlerin kullanılabileceği, “bunların ders kitaplarının verebileceğinden daha fazlasını verebileceğini” belirtmişlerdir (Barth ve Demirtaş, 1996: 4.24, 4.26, 4.31).


Münire Erden’in tarihsiz olarak baskısı yapılan “Sosyal Bilgiler Öğretimi” adlı kitabında, çocuk edebiyatı ürünlerinden sadece basılı materyaller başlığı altında çok sınırlı bir biçimde bahsedilmiştir. Erden, bu kitapların “roman ve bibliyografya” (biyografi?) olduğunu, bunların öğrencinin konuya ilgisini arttırdığını, olaylara farklı açılardan bakmasını sağladığını, kitapta geçen kahramanların model olarak öğrenciyi etkilediğini belirtmiştir. Erden devamla, “Sosyal Bilgiler programının amaçlarına hizmet edebilecek nitelikte bir çok roman ve bibliyografya (biyografi ?) bulmanın mümkün olduğunu” söylemiştir (s.183). Yazarın bu durum tespitini, değer aktarımını benimsemiş, genel amaç ve açıklamalarında eleştirel düşünme becerisinin gerçekleştirilmesine yer vermesine rağmen, bunun nasıl, ne zaman ve hangi örüntüyle verileceğinden bahsetmeyen 1998 Sosyal Bilgiler Programına göre yaptığını düşünmek gerekir.


Bir diğeri Cemil Öztürk ve Dursun Dilek’in editörlüğünde yazılan “Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler Öğretimi ders kitabıdır. Kitabın içinde “çözümlemeli öykü yöntemi” şeklinde yapılmış bir kavramlaştırma ile ilgili “İlköğretim Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler Derslerinde Kullanılabilecek Bir Öğretim Yöntemi Olarak Çözümlemeli Öykü” başlığında bir ek çalışma vardır. Yücel Kabapınar tarafından yazılan bu kısım, İngiltere’deki durumdan hareketle üç unsuru karşılamak amacıyla çözümlemeli öykü yöntemini ele almıştır. Bunlar, ahlaki çözümleme, düşünsel inceleme ve empatik düşünmedir. Kabapınar, çalışmasında her bir unsur için uygulama sunmuş, olası sonuçlarını da analiz etmiştir. En sonunda da üniversitede eğitim fakültesinde “Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler Öğretimi” dersi kapsamında bir uygulama örneği sunulmuştur. Sonuçta hayat bilgisi derslerinde çözümlemeli öykü yönteminin kullanılmasının olumlu olacağı vurgulanmıştır (s. 225-243).


Öğretmenlere ya da öğretmen adaylarına yönelik hazırlanmış bir diğer kitap İsmail Hakkı Demircioğlu’nun 2005 yılında yayımladığı “Tarih Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar” adını taşımaktadır. Kitapta, tarih öğretiminde hikayelerden yararlanma konusu bir bölüm olarak ele alınmıştır. Hikayelere dayalı tarih öğretiminin faydaları, hikayeler yoluyla kazandırılabilecek bazı tarihsel beceri ve niteliklerin neler olduğu, tarih derslerinde hikaye anlatımında dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili genel bilgilerin ele alındığı çalışmada (134-144), tarih derslerinde hikaye anlatmaya iki örnek sunulmaya çalışılmışsa da bahsedilen resimlerin kitapta yer almaması tasarımın amacına ulaşmasını engellemiştir (144-146).


SONUÇ VE ÖNERİLER

Bu çalışmada, öncelikle ABD’de Sosyal Bilgiler öğretiminde çocuk edebiyatı ürünlerinden yararlanmaya ilişkin durum ve çalışmalara değinildikten sonra Türkiye’deki durum, Sosyal Bilgiler öğretim programları, akademik çalışmalar ve öğretmen adayları için hazırlanmış Sosyal Bilgiler öğretim ders kitapları taranarak ortaya konmuştur. Buna göre ulaşılan sonuçları şu şekilde maddeleştirmek mümkündür:



  1. Türkiye’de Sosyal Bilgiler öğretiminde çocuk edebiyatı ürünlerinden derslerde yararlanma konusu her ne kadar geleneksel eğitim içinde hikayelerin, fıkraların ya da örnek olayların çocukların ilgisini çekmek amaçlı kullanılması eskiden beri bilinse de çağdaş anlamda bir öğretim materyali olarak kullanılması ve buna ilişkin yapılmış çalışmalar oldukça yeni sayılabilir.



  1. Türkiye’de Sosyal Bilgilerde çocuk edebiyatı ürünlerinden derslerde yararlanma konusunda yeterli olmasa da bir literatür oluşmaya başlamıştır. Mevcut çalışmaların çoğunun öğretmenlere konuya ilişkin genel-geçer bilgiler verirken pek azında (o da yetersizdir) örnek etkinlik tasarımları bulunmaktadır. Oysa, öğretmenler için uygulamada kullanabilecekleri etkinlik tasarımlarının önemi, işin kuramsal kısmından daha önceliklidir. Mevcut çalışmaların çoğunda dikkati çeken bir nokta ise, Türkçe literatürde “kendinden önce yapılmış olan çalışmaları” görme gereğinin duyulmamasıdır. Oysa, bir bilim alanında literatürün oluşması, ancak kendisinden önce yapılan çalışmaların (eksik ya da yanlış bulunması ayrıca ele alınmalıdır) görülmesiyle mümkün olabilir. Bunu aynı zamanda bilimsel düşünüşün de bir gereği olarak anlamak gerekir.



  1. Özellikle hikayeler ve bunların tarih öğretiminde kullanımları üzerine yapılmış çalışmalar ağırlığı oluşturmaktadır. Ancak bu çalışmalarda hikayelerden yararlanma konusunda çok farklı kavramlaştırmaların ortaya çıktığı görülmüştür. Şimşek “storytelling” kavramından dolayı “Hikaye Anlatımı Yöntemi” derken, Dilek “Öykülerle Tarih Öğretimi Yaklaşımı”, Kabapınar “Çözümlemeli Öykü Yöntemi”, Demircioğlu ise “Hikaye Anlatımı” kavramlarını kullanmışlardır. Sadece hikayeler konusunda değil, çocuk edebiyatı ürünlerinden herhangi birisinin öğretimde ele alınma şekline göre farklı kavramlaştırılabileceği söylenebilir.

  2. İlköğretim tarih konularının öğretimi dışında, Sosyal Bilgilerin diğer alt unsurlarının öğretiminde kullanılabilecek çocuk edebiyatı ürünlerinden yararlanma konusunda herhangi bir çalışmaya rastlanmaması ilginç bulunmuştur.



  1. Yeni Sosyal Bilgiler öğretim programında çocuk edebiyatı ürünlerinden yararlanma konusunda olumlu bir başlangıç yapıldığı söylenebilir. Bunun bundan sonraki program geliştirme çalışmalarında da devam ettirilmesi umut edilmektedir.



ÖNERİLER

  1. Türkiye’de konuya ilişkin yapılan çalışmalarda ABD’de olduğu gibi belli bir özel konuda uygun olan her hangi bir çocuk edebiyatı ürününün ders ortamında kullanımının ve sonuçlarının yer aldığı derinlemesine bilgi ve görgü sunan nitel çalışmalara yer verilmelidir.



  1. Yapılacak çalışmalarda, bu edebi ürünlerden geleneksel eğitimin öngördüğü biçimde değil de çağdaş Sosyal Bilgilerin amaçladığı kazanımlara ulaşma noktasında nasıl yararlanılabileceği irdelenmelidir.



  1. Çocuk edebiyatını diğer ürünleri olan şarkı/türkü, biyografi, gezi yazısı, masal, fıkra, keşif yazısı ve roman üzerine de çalışmalar yapılmalıdır.



KAYNAKÇA

ATA, Bahri (2000). Tarih Öğretiminde Bir Araç Olarak: Tarihi Romanlar, Ankara: Türk Yurdu Dergisi, S. 153-154.

(http.1) http://www.socialstudies.org/resources/notable/ 23. 08. 2006 tarihinde alınmıştır.

(http:2) http://www.socialstudies.org/cufa/trse/ 24. 08. 2006 tarihinde alınmıştır.

Mc GOWAN, T.; GUZZETTI, B. (1991). Edebiyat Temelli Sosyal Bilgiler Öğretimi, (Çev: Ahmet Doğanay), Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, S.

MEB İKİNCİ MAARİF ŞURASI (1943). Ankara: Maarif Bakanlığı Yayınları.

ÖZTÜRK, Cemil; OTLUOĞLU, Rahmi. (2002). Sosyal Bilgiler Öğretiminde Edebi Ürünler ve Yazılı Materyaller , Ankara: PegemA. Yayınevi.
1   2   3

Similar:

TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR? iconBİLGİ TOPLUMUNDA BİLİM, SOSYAL BİLİM VE SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ

TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR? iconBu çalışmada öğrenci merkezli yöntemlerle sosyal bilgiler dersi öğretimi üzerinde durulmuştur

TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR? iconSÜRE ÖĞRENME ALANI : BİREY VE TOPLUM ÜNİTE : SOSYAL BİLGİLER ÖĞRENİYORUM

TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR? iconBu araştırmada; ilköğretimde okutulan hayat bilgisi ve sosyal bilgiler ve sınıf) kitaplarındaki tarih konularının, öğrenci düzeyine ve çağdaş, bilimsel

TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR? iconBM Çocuk Hakları Komitesi Otuz üçüncü oturum (2003) 4 No'lu Genel Yorum: Çocuk Haklarına Dair Sözleşme bağlamında

TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR? iconBu araştırma, geleneksel bütün sınıf öğretimi ve işbirlikli öğrenme etkinliklerinin ilkokul beşinci sınıf Sosyal Bilgiler dersindeki başan1an ve öğrendiklerini

TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR? iconForbes Dergisi tarafından bugün dünyanın en değerli markası olarak gösterilen Coca-Cola, Türkiye’deki marka imajını geliştirmek için, 2005 yılında ayrıksı bir

TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR? icon2-Dünya ve Türkiye’de Çocuk Edebiyatı konusundaki gelişmeleri izleyebilecek, 3

TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR? icon5. Sagu, İslamiyet öncesi sözlü Türk edebiyatı ürünlerinden olup denilen yas törenlerinde okunurdu. Bu cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

TÜRKİYE’DEKİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ ALANI ÇOCUK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN YARARLANMA BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ DÜNYANIN NERESİNDEDİR? iconAileler, eğitimciler, psikolog, psikolojik danışman, çocuk gelişimi, sosyal hizmet uzmanı gibi özel eğitim alanı çalışanları ve son sınıf öğrencileri için

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page