Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı




Indir 79.36 Kb.
TitleOrganizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı
Page1/2
Date conversion03.06.2013
Size79.36 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.angelfire.com/nt/zeus/yl/s18.doc
  1   2


  • ORGANİZASYON KAVRAMI

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı


Bir işin veya bir görevin yapılması, bireyin yeteneğinin yada gücünün yenebileceğini ölçüyü aşarsa, o görevin yerine getirilmesi bir grubun ortak gayretine ihtiyaç gösterir (1).İnsanoğlu,çok eski devirlerde,grup gücünün gerekliliğini görerek,amaçlarına ulaşabilmek için,çok basit organizasyon yapıları yaratmıştır.Böylece maharet ve güçlerini gruplayıp birleştirerek tek başlarına yapabileceklerinden daha fazla mal ve hizmet yaratmışlardır.İşte organizasyon,en geniş anlamda,iki veya daha fazla bireyin ortak bir gaye için çalismalari halinde,aralarındaki ilişkilerde yaratılmış olan bağlardır.

Etimoloji açısından, organizasyon sözcüğünün,yunanca “Organon” ve latince “Organum” kelimelerinden türediği görülmektedir. Türkçe de uzuv,organ (veya örgen ) olarak kullanılan bu sözcük gövdenin veya varlığın bir bölümü, bütünün bir parçası anlamına gelir. Bu parça yapının diğer organlarıyla uyumlu olarak,ortak bir görev veya amaç için bütüne hizmet eder. Şu halde organizasyon kelimesinin geldiği köke bakarak, işletme organizasyonunu ,işletmenin organlarının belirtilmesi şeklinde tanımlayabiliriz.

Bununla birlikte ,organizasyon sözcüğünün tanımlanmasında tam bir görüş birliğine rastlamak güçtür .Çesitli yazarlar organizasyonu,çesitli yönleriyle farklı biçimlerde tanımlamışlardır. İlk olarak organizasyonu,Fayol yönetim işlevlerinden biri olarak ele almış ve” işletmeyi ,işlemesi için gerekli olan ,malzeme, tesisat,sermaye ve personel gibi maddi ve sosyal unsurlarla donatmak” olarak tanımlamıştır.ancak bu unsurların tümüne sahip bir işletmenin bir organizasyona sahip olduğundan söz etmek doğru olur mu ? Bu soruyu yine bir organizasyon tanımı ile cevaplandırabiliriz. Organizasyon bir işletmenin faaliyetlerinde gerekli araçların tümünün, en az maliyetle ,en iyi verim ve en fazla tatmini sağlayacak şekilde, ahenkli olarak düzenlenmesidir. Daha bilimsel ve ayrıntılı olarak ise organizasyon “işletmede mevcut gücün en etkin ,sistemli olumlu ve koordine bir biçimde kullanılabilmesi için , işletmedeki bireylerin veya grupların görevlerini en iyi şekilde yapmak üzere düzenlenmesi ve gereken olanaklarla donatılması” olarak tanımlanabilir.

Aşağıdaki tanımlamalardan ise organizasyon sözcüğüne bir takım

(1) Vahdet Aydın , İşletme organizasyonundaki Gelişmeler, Sevinç Matbaası, Ankara, 1969, s3.


unsurlar daha eklenerek anlamı genişletilmektedir. Organizasyon ;yapılacak işin belirtilmiş görevlere bölünmesi ve bu görevlerin,en

elverişli biçimde yerine getirilebilmesi için uygun nitelik ve eğitime sahip kişilere verilmesidir. Ancak bu kişilerin organizasyona hizmet etme isteklerinin bulunması ve ortak gayeye ulaşmak için birbirleriyle haberleşme olanakları yaratmaları gerekmektedir .diğer bir tanıma göre organizasyon,yer ve zamana göre insanoğlunun yarattığı,manevi birleştirici düşünceye ,amaca,plana,ve denetime uygun,kendi yapısı içinde uyumlu ,esnek ve güvenle organlara bölünen ve bütün bu organları bünyesinde toplayan bir bütündür.bu bütün ,amacına en az zaman ,güç ve araçlarla en büyük faydayı temin edecek şekilde ulaşan; bir iş bölümü , bir birlik, bir düzen ,bir donatım ,bir kuruluş,bir kurum ve benzeri toplumsal durumlar olarak görülür.

Öte yandan başka bir tanıma göre organizasyon sözcüğü dar ve geniş anlamda kullanılabilir.dar anlamda organizasyon ,”herhangi bir amaç için gerekli didinmelerin neler olduğunu belirlemek ve bu didinmeleri kişilerin görevlendirebileceği gruplar halinde düzenlemektir.” geniş anlamda organizasyon ise “insanların, fiziksel araç ve olanakların bir işletmenin amacını gerçekleştirebilecek şekilde düzenlenip hizmete koşulması “ demektir(2)

Görüldüğü gibi organizasyon sözcüğü ,çesitli yazarlarca ,farklı biçimlerde tanımlanarak yorumlanmaktadır. Ancak işletme organizasyonundan söz edilmek istendiğinde, neyin söz konusu edildiğini belirtmek gerekir.aksi halde organizasyon ,yapı ,haberleşme kanalları ve iş basitleştirme ile karıştırılmış olacaktır. Bu nedenle sözcüğün çesitli anlamlarını incelemek yararlı olur.

Organizasyon sözcüğü genellikle ,dinamik ve statik olarak iki yönden ele alınmakta, bunlardan ilki bir süreç (teşkilatlandırma,örgütleme,organize etme ) ikincisi ise bir durum ,başka bir deyişle bu sürecin sonucunu (teşkilat ,örgüt) ifade etmektedir. Şimdi organizasyonu bu iki anlamıyla ele alalım.

1. Bir Süreç (process) Olarak Organizasyon

Organizasyonun bir süreci ifade eden ,dinamik yönü ele alındığı takdirde ;işlerin ve işler topluluğundan ibaret bulunan fonksiyonları tespiti ve bu fonksiyonları gerçekleştirecek organların vücuda getirilmesi , yani bir örgütleme ameliyesi söz konusu olacaktır. Bu anlamda organizasyon ;kurulan bir yapının çesitli elemanlarını düzenlenmesini (2) Mehmet Oluç , işletme organizasyonu ve yönetimi,Duran ofset Basımevi, İstanbul ,1969,s223

veya bu elemanların işlevlerini yerine getiren ve özel faaliyetlerini koordine eden işlemleri tümünü ifade eder. Demek oluyor ki ,iki veya daha fazla bireyin ortak bir gaye uğrunda çalismalari halinde her biri diğerinin yapacağı işin kapsamını bilmeli ve faaliyetlerinde bir ahenk ,uyum yaratmalıdır . Aksi halde güçleri iki defa kullanılacak ,uyuşamayacak ve karışıklık olacaktır. Şu halde organizasyon ;”işletmenin çesitli organlarını yaratılması ve düzenlenmesi ,görevlerinin tanımlanması ve her organa görevini gerçekleştirmede yardımcı olacak yöntemlerin belirtilmesi ,aynı zamanda bu organların kendi aralarındaki ve dışarıyla olan ilişkilerinde uyulacak davranışların belirtilmesi faaliyeti “dir

Dinamik yönüyle organizasyon (örgütlenme organize etme ) bir çok yazar tarafından yönetim evrelerinden biri olarak incelenmiş ;maddi ve beşeri unsurları (üretim faktörlerini) işletmeye yerleştirme eylemi olarak değerlenmiştir . Böylece organizasyon (örgütleme süreci) belirli bir planın uygulanması için gerekli olan işlerin belirlenmesi ,bu işlerin gruplandırılması ,çesitli gruplara ait işlerin bireyler (iş görenler) tarafından etkili ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesini mümkün kılacak bir gruplamaya tabi tutulması ve buna paralel olarak (en uygun) optimum bir iş bölümü ve dolayısıyla uzmanlaşmanın uygulanabilmesi ,keza .işleri daha kısa zamanda daha az emekle görebilmeyi sağlayacak araçların tespiti, yine daha verimli ve etkili çalismayi yöntemler ,kurallar ve politikaların belirlenmesi gibi işleri kapsamaktadır.

Bu durumda planlama faaliyetlerinin sonucu olarak organizasyon (örgütlenme) ; üretim unsurlarını düzenli bir şekilde toplayan ,gereken faaliyetleri yerine getirmek için kişileri düzenleyen ,bu kişileri birbirleriyle bağıntılı görevler aracılığıyla birleştiren ,belirli gayelerin yerine gelmesi içim bireylerin etkin bir biçimde beraberce ,tam bir uyum halinde çalismalarina yardım etmeye yönelen bir süreçtir.

Dolayısıyla ,dinamik yönüyle organizasyon ,(örgütlenme -organize etme ) planda belirlenmiş olan gaye ,araç ve yöntemlerin maddi (fiziksel) ve sosyal (beşeri) anlamda düzenlenmesidir. Bir başka deyişle, üretim faktörlerini en verimli biçimde yerleştirmek ve grup faaliyetlerinde etkin bir düzen sağlamaktır.

2.Bir Sürecin (Örgütleme) Sonucu Olarak Organizasyon

Organizasyonun ikinci anlamı ,soyut bir özellik taşir ve örgütleme süreci sonunda gerçekleşen bir bileşim olarak ortaya çikar . Diğer bir deyişle organizasyonun statik yönü ele alındığı takdirde ,üretim için gerekli olan maddi ve beşeri unsurları bir düzen içinde bir araya getirme faaliyetinin sonucu oluşan yapı ,bünye veya iskelet ,işlevler veya organlardan kurulmuş bir örgüt söz konusudur. Varlığını korumak ve sürdürmek için insanların oluşturduğu bu türlü toplumsal ya da ekonomik kuruluşlardan ;özellikle Anglo-Sakson literatüründe,fabrika,banka ,sendika vb. gibi kurumlardan birer organizasyon olarak söz edilmektedir. Böylece kar veya hizmet gibi maddi veya manevi belirli amaçlarla kurulmuş olan sanayi ve ticaret işletmeleri veya bir ögretim kurumu yanında vakıflar da bu sosyal organizasyonlara örnek gösterilebilir. Organizasyonun diğer bir statik tanımı da ortak çaba harcayarak bir işi başarmak için bir araya gelen ve her birinin belirli görev ve yetkileri bulunan kişiler arasındaki ilişkiler şeklinde açıklanabilir.

Sonuç olarak ;organizasyonun varlık nedeni , belirli amaçların ancak birden fazla kişi ile ve bir grup olarak gerçekleştirilebilmesidir. Dolayısıyla organizasyon yapısı ,bu grubun faaliyetlerini koordine eden ,bir biri ile uyumlu hale getiren bir mekanizmadır. Diğer bir ifade ile organizasyon yapısı bir yandan yöneticinin kullanabileceği bir araç ,bir yandan da yöneticinin içinde faaliyette bulunacağı ve kendisininde etkileneceği bir ortamdır. Bu ortam içinde yapısal unsurlarla kişisel özelliklerin ilişkisi organizasyon içi olayları yaratacaktır. Bu nedenle bir yöneticinin önce bu yapıyı ,onun özelliklerini ve sınırlarını tanıması gerekecektir. Aksi halde yapı , yöneticinin etkinliğini sınırlayan bir unsur olabilecektir (3).

Organizasyonun Doğuşu ve Gelişmesi

Organizasyon ihtiyaçlardan doğmuştur . Nitekim birden çok insanın belli bir amaca varmak için bir arada çalismasi veya yaşaması gerekli olmuşsa, orada organizasyon söz konusu olmuştur . Bu bakımdan organizasyonun uygulaması insanlık tarihi kadar eskidir . Ancak toplum hayatı geliştikçe , insanın istek ve ihtiyaçları arttıkça ve çesitlendikçe ,organizasyon ,bu istek ve ihtiyaçların giderilmesi için başvurulan etkili bir yöntem niteliği kazanmıştır.

İlkel aile ,insan organizasyonlarının belkide en eski örnegidir . Zira sosyal yaratık olan insan daima kümeler ,gruplar halinde varlığını sürdürüp götürdüğüne göre ,bu kümeler arasındaki ilişkiler de belli düzenlere göre yürütülmüştür. İşlerin bölünmesi ve aile bireylerinin belirli işleri yüklenmesi aileye yaşama imkanı vermiştir . İnsanoğlu çevresinin esiri olmak şöyle dursun ,aksine yüksek zekası sayesinde tabiatı etkisine alabilir veya tek başina dahi organizasyon yapısını değişen koşullara uyarlayabilir. Nitekim bu niteliğiyle ,uygulamada, gerek iş bölümü ,gerekse ilerleme bakımından daha geniş ve gelişmiş organizasyonlar meydana getirir . Doğayı inceleyecek olursak , hayvanlarında

(3) Hayri ülgen ,işletmelerde organizasyon ilkeleri, Şahinkaya basım evi, İstanbul,1993s7

organizasyonlar oluşturduklarını görürüz .

Örnegin ,karıncalar ve arılar ,iş bölümü ortak düşünce ve savunmanın yararlarından en fazla yararlananlardır . Ancak hayvanlar bu faaliyetlerini içgüdülerinin etkisi altında gerçekleştirdiklerinden organizasyon yapılarını ortamın değişen koşullarına uygulayamaz ,bir gelişim gösteremez ve ağır çevre koşullarında yenilmek zorunda kalırlar.

İnsanları kümeler halinde bir araya gelmeye ve çabalarini birleştirmeye iten neden, böyle bir birleşme olmadan sağlayamayacaklarına veya daha çok çabada bulunmakla ele geçirebilecekleri çikarlara ,daha az emekle sahip olabileceklerine inanmalarıdır . İlk çaglarda toplu olarak yapılan avcılık ve balıkçılık , insana ortak gücün verimliliğini ögretmistir. Ortak güç ,grubu oluşturan üyelerden her birinin teker teker güçleri toplamından daha fazladır. Bu uygulamanın canlı örneklerini, Mısır’da piramitlerin yapımından,Eski yunan ve Romalıların ordularının yönetimine ;Osmanlılardaki Yeniçeri örgütünden ,Yakın çaglarda Prusya ordusunun organizasyonuna kadar ,tarihte görmek mümkündür.

Yakın bir geçmişe kadar ,nüfusun büyük bölümü aile topluluklarından oluşan komünden( cemaat halinde yaşama) oluşan bir sosyal bünye içinde ,ilkel koşullar altında yaşarken ,sonradan şehirler ve devletler büyüyüp geliştikçe daha ileri (gelişmiş )biçimsel organizasyon türlerine ihtiyaç görülmüş bu defa bireyler devlet ve ordu gibi karmaşik bir takım organizasyonlarla karşi karşiya kalarak ,onlarla ilişkiler kurmak zorunda kalmışlardır. Devlet adamları ve askerler emirleri altındaki bireylerin çesitli ilişkilerini nasıl düzene soktuklarını göstermişler , onların örnegini izleyerek ,bu defa başkaları gelişen Pazarın isteklerini karşilamak ve toplumdaki insanların karşilıklı bağımlılıklarını korumak amacı ile özel organizasyonlar yaratmışlar ve yönetim sanatını geliştirmişlerdir.

Organizasyon ile ilgili uygulamaların bu eskiliğine rağmen ,organizasyon teorisinin geliştirilmesi oldukça yenidir . Zira ,orta çag süresince ve hatta 18.yüzyıl sonlarına gelinceye kadar görülen işletmeler daha çok şahıs işletmeleri şeklinde küçük işyerleri ve sanatkar atölyelerinden ibaretti. Tabiatiyle,bu kuruluşlardan organizasyon problemi de büyük bir önem taşimıyordu .ancak teknik ve ekonomik gelişmelerin sonucu olarak ,özellikle 19.yüzyıldan itibaren fabrika ve işletmeler büyüyünce ,buna paralel olarak organizasyon sorunları da büyük önem kazanmaya başladı . Bu nedenle organizasyon teorileri üzerine eğilinmiş ve bilimsel araştırmalar yapılmaya başlanmıştır.

Organizasyonun Önemi ve Gereği

Belirli bir işin gerçekleştirilmesi ,kişinin yeteneklerini aştığı andan itibaren ,ahenkli bir grup çalismasinin veya bir organizasyonun gereği açıktır. Bu nedenle kişi ,gayelerine ulaşmak amacıyla bir takım düzenler yaratır. İşte ,insanların bir amaç etrafında birleşip grup halinde eylemde bulunarak ,ortak çaba ve güçlerini arttırmak ve verimli kılmak istemeleri ,organizasyonun kurulması için ilk adımı teşkil eder .

Organizasyonların hakimiyetinin önemi ,bugün onlara dahil olan bireylerin sayısını ,birkaç nesil önce yine bu organizasyonlara dahil olan bireylerin sayısıyla karşilaştırınca ortaya çikar. Günümüzde nüfusun büyük bölümü şehirlerde yaşamakta olup ,ister istemez ,buralarda hakim olan büyük organizasyonların etkisinde kalmaktadırlar.doğduğu ve özellikle okula başladığı andan itibaren insanoğlu kendisini birçok organizasyonun içinde bulmakta ve onların etkisi altında büyümektedir. Şu halde organizasyonların varlığının ,bireysel ve sosyal hayatımıza olan etkisi oldukça büyüktür.

Çagimiz insanının maddi olanakları oldukça geniş olup her türlü yenilik daha geniş bir insan kütlesine ,daha bol miktarda verilebilmektedir. Bu maddi imkanlara sahip olmamıza yardım eden faktörlerden en önemlisi ise teknik bilgimizin gelişmesidir. Fakat bu teknik bilgi,onu uygulayacak organizasyonlar geliştirilmedikçe yetersiz kalacaktır. Örnegin ;bir mamulün üretimi hakkındaki teknik bilgi ,onun parçalarını yapacak ve bir araya getirecek çok sayıda insana ihtiyaç gösterecek ,bunun yanında başka bir grup insanın bu parçaların yapıldığı ham maddeyi üretmeleri gerekecek ,ayrıca bütün bu işletmelerde kullanılan aletleri yapacak insan gruplarına ihtiyaç olacaktır. Böylece işlemler devam ederken ,organizasyonlar birbirine bağlı olarak büyüyecektir . Sonuç olarak ,araştırmalar için gerekli olan zaman, kaynak ve araçların ,büyük organizasyonlarca sağlanmış olması tekniğin bugünkü seviyesine ulaşmasında büyük rol oynamıştır . Şu halde organizasyonların en önemli özellikleri ,”en az emek kanunu” nu göz önüne alarak ,etkin ve verimli bir biçimde faaliyetlerini gruplayarak iyi bir iş bölümünü uygulayabilmeleridir.

Ancak ,herkesin birbirinin ne yaptığını bildiği, bir üst ve birkaç ast’tan oluşan sınırlı bir grupta karmaşik bir organizasyonun gereği yoktur. Karmaşiklık ve büyüklük bakımından belirli bir düzeye gelindiği andan itibaren gerçek bir organizasyona gereksinme duyulur. Bu gereksinme ;sanayinin gelişmesi,fabrikaların hızla büyümesi sonunda işletmelerde gerek teknik ,gerekse idari ve iktisadi konularda ileri derecede iş bölümü zorunluluğunun doğması ve bu büyük kuruluşların artık tek bir kişi veya bir grup tarafından yönetilmesinin olanaksız hale gelmesi ile duyurulmuştur. böylece gruplar büyüyüp ,kuruluşu oluşturan birimler arttıkça ,birliğin bağlantısını kaybetmeyecek biçimde ,görevlerin biraz daha açık ve kesin olarak belirtilmesi gerekecek,dolayısıyla daha gelişmiş organizasyonlar yaratılacaktır. Demek oluyor ki ,organizasyon yalnız işletme kurulurken göz önünde tutulacak bir şema değil ,fakat işletmenin bütün ömrünce uygulanacak bir disiplin ,devamlı olarak gözden geçirilecek ve geliştirilecek bir düzendir (4).


ORGANİZASYON AMAÇLARI


İnsanlar ,bilgi ve yaratma güçleri ile evrendeki bütün varlıkları hizmetlerine almayı ve onlardan yararlanmayı denemektedirler. Amaçları ,ihtiyaçlarını en az güç, emek ,araç ve gereç kullanarak en kısa zamanda ve en iyi bir şekilde gidermek ,aynı zamanda kolay,rahat ve güzel bir yaşantı sürmektir .insanoğlu bu hedeflere ulaşma yolunda bilinçli ya da bilinçsiz olarak türlü organizasyonlar yaratır. Böylece bir araya gelen insanların yarattığı bu organizasyonların amaçlarının da onu oluşturan kişilerin ortak gayeleri ile tam bir uyum halinde olması gerekir . Bu nedenle organizasyonda ortak gayeyi gerçekleştirmek için birbirleriyle haberleşme olanaklarına sahip ,organizasyona hizmet etmeyi arzulayan ve organizasyonu kendi gayelerine ulaşmada bir araç olarak kullanabilen kişilerin bulunması gerekir . Şu halde organizasyonlar iki tür amacı gerçekleştirmelidir ; bunlardan ilki toplumun arzularını giderecek teknik veya ekonomik bir üretim ;ikincisi ise organizasyon üyelerinin isteklerinin gerçekleşmesidir.

Bir organizasyonun yaşaması ve gelişmesi için ;onu oluşturan grupların gayelerinin de ,ortak amacı destekleyecek şekilde uyuşmaları gerekecektir. Bu amaçla organizasyon üyeleri hareketlerini organizasyonun ortak gayesine doğru uyumlu bir biçimde yöneltmelidir .böylece organizasyondaki bireyler farklı özellikteki kişisel amaçlarını ,ortak gayeyi yaratmak için bir sentez veya seçime tabi tutulacak ve sonuçta bu amaca katkıda bulunduklarını göreceklerdir. Ancak organizasyonu çalistiran bu kişilerin ,organizasyonun amaçlarına olan katkılarıyla birlikte kendi özel amaçlarını da gerçekleştirmeleri gerekmektedir .

(4) Lütfullah Tenker, işletme iktisadı , Bilgi basım evi ,Ankara, 1969,s103


Aksi halde ,bu amaçlardaki tek taraflı bir dengesizlik ,organizasyon üyeleri arasındaki ilişkileri bozarken ,koordinasyonu da o derece zorlaştıracaktır.

Her organizasyonun kendine özgü bir kültürü olup ,üyeleri tarafından paylaşilan ortak alışkanlıkları ,düşünüş tarzları , anlayışları ve tercihleri vardır . Yeni giren üyelerin de organizasyona kabul edilebilmesi için bu ortak alışkanlıkları paylaşmaları gerekir .böylece kişiler arasında kuvvetli hisler doğacak ,etkin bir dayanışma ve üyesi oldukları organizasyonları destekleme fikri yaratılmış olacaktır .bu koşullar altında ,koordinasyon ve haberleşmeye yardımcı olacak organizasyonun ,”yöneticileri” diyebileceğimiz ayrı bir organizasyon üyeleri grubu yaratılacaktır . İşte bu yöneticilerin başarılarını ,yalnız vermiş oldukları karlı bilançolarla değerlememek gerekir . Zira yönettikleri personel arasında iyi bir iklim yaratmaları ,kaynaşmış bir grup kurmaları ve grubun gerçekleştirilmesi gereken amaçlardan haberdar edilmesi de yöneticinin başarı ölçüleri arasındadır.

Sonuç olarak ,organizasyonun gayesi hedeflere en az masraf ve fedakarlıkla ulaşilması için gerekli olan düzenin yaratılması ;organizasyon üyelerinin birleşmesi ve tam bir uyum halinde işbirliği yapmasıdır . Bunun yanında mevcut sermayenin korunması , büyütülmesi ve organizasyonun çagdas yenilikleri izleyebilecek bir düzeye getirilmesi gerekecektir.

ORGANİZASYON VEYA ÖRGÜTÜN YAPISI

Birinci kısımda organizasyon kavramının en az iki anlam taşidığına değinmiş ve bunlardan ilkinin tüm kuruluşlarda uygulanan örgütleme (organize etme ,teşkilatlandırma) süreci olduğunu ,diğerinin ise bu sürecin sonucunda oluşan yapı yani örgüt anlamına geldiğini belirtmiştik . Bu kısımda ise özellikle organizasyonun statik yönü diyebileceğimiz örgüt ve yapı kavramları ,işletmenin organizasyon yapısının düzenlenmesi ve organizasyon yapılarının türleri ile yetersiz ve aşirı organizasyon üzerinde duracağız.

Örgütün Tanımı ,Anlamı,Önemi ve Kapsamı

Örgüt ,belirli bir görevi sürekli olarak yüklenmek üzere ,tek bir otoriterinin emrinde birleşmiş birbirlerine bağlı insanlar topluluğudur. Bu görüşe göre bir insan grubunun örgüt özelliğine sahip olabilmesi için ,tek bir yetkilinin emrinde ahenk halinde olması ve devamlılık arz etmesi gerekir.

İnsanlar tek başina davranma eğilimlerine rağmen ,şu veya bu sebeplerle bir arada yaşamak ve kümeler halinde bir arada çalismak ihtiyacındadırlar. Bu nedenle tek başina yaşayan kişiler gibi davranmayıp ,belirli amaç ve dileklerini gerçekleştirmek için yapının temel unsurlarından biri olan örgüt etrafında birleşirler. Başka bir deyişle,bir gayenin başarılması ortak bir çaba gerektiriyorsa ,insanlar ,bir çok kişinin faaliyetlerini koordine etmek ve başkalarının bu gaye ile onlara katılması için teşvik edici koşullar hazırlamak üzere bir örgüt oluştururlar. Bu durumda örgütün ulaşacağı hedefler ile,üyelerinin uyması beklenen kurallar ve aralarındaki ilişkileri tanımlayan statü yapısı ,sosyal ilişkiler sırasında kendiliğinden ortaya çikmamis ,bu ilişki ve faaliyetleri önceden göstermek ve yöneltmek için “a apriori” (önsel) olarak ve bilinçli bir şekilde düzenlenmiştir. Şu halde örgüt üretim için gerekli olan maddi ve beşeri araçları ,belli bir düzen ve düzenlilik içinde bir araya getirme faaliyetinin eseri olarak oluşan yapı ,bünye veya iskelettir. Bu özelligiyle örgüt bir işletme veya kurumun temelini oluşturur .

Örgüt (organizasyon - teşkilat ) ve organ (örgen ) kavramları arasında çok yakın bir ilişki olup ,çesitli organların fonksiyonel birleşimi örgütü oluşturur . Organ belirli bir faaliyet alanında bir yürütme veya karar merkezi gibi davranışlarda bulunan bir insan veya insanlar grubudur. Ancak bu grubun belirli bir otoriteyi ve sosyal ilişkiler sistemini benimsemesi gerekmektedir . Yani organı oluşturan grubun üyeleri belirli bir sosyal yapı içinde birleşmelidir . Örnegin; genel müdür bir organ olduğu gibi ,bir şef ve iki memurdan oluşan bir Pazar araştırmaları servisi veya bir şef ve on iki işçiden oluşmuş bir döküm atölyesi de bir organdır.

ÖRGÜTLEME

Örgütleme,belirlenen hedefleri gerçekleştirebilmek için işletmenin sahip olduğu beşeri ve diğer kaynaklarını bir faaliyetler sistemi içerisinde birleştirilmesi ve düzenlenmesidir. Bu tanımı dikkate alarak bir örgüt yada organizasyonun ,beşeri ve diğer işletme kaynaklarının birleştirilmesi sonucu ortaya çikan yapı şeklinde tanımlanması mümkündür.

Bir işletme bünyesinde,organizasyonun ve bu organizasyonda çalisan kişilerin hedefleri her zaman birbiriyle tutarlı olmayabilir. Örnegin bir işletmenin temel amacı mamullerine yönelik talebin karşilanması ve kar elde edilmesi olabilir . Diğer taraftan ,aynı işletmede çalisan bir kişinin amacı ise yeterli ücret alabilmek ve yaptığı işle tatmin olabilmektir. O halde ,işletme ve çalisanlarin kendi amaçlarına ulaşabilecekleri bir yapı içerisinde bulunmaları gerekir . Bir işletme yukarıda özetlendigi gibi bir yapı içerisinde bulunmazsa ,ne kadar yetenekli personel ve bol kaynağa sahip olursa olsun başarılı ve karlı olabilmesi neredeyse imkansızdır.

Çesitli parçalardan meydana gelen bir otomobil eğer organize edilmezse ,sadece çesitli parçaların anlamsız bir yığını olacaktır. Yani parçaların örgüt yapısı çerçevesinde anlamlı bir bütün oluşturması ,otomobil şeklini alması mümkündür. Otomobil örneginin işletmeler içinde geçerli olduğu iddia edilebilir.

Örgütleme, belirli amaçlara ulaşabilmek için bir insan grubunun faaliyetlerini koordine etmeye yarayan belirli yapı ,kaide ve prosedürlerin bütün şeklinde de tanımlanabilir . O halde örgütlemede ,yapılması gereken işler ,bu işleri yapacak olan kişiler ve işlerin yapılacağı yer arasındaki ilişkilerin kurulması söz konusudur. Bu ilişkilerin kurulmasındaki aşamalar ise aşağıda sıralandığı gibidir.

1 . Yapılacak işlerin belirlenmesi

2 . İşi yapacak olan kişilerin sahip olması gereken özelliklerin belirlenmesi

3 . Benzer ve değişik işleri yapacak olan kişiler arasındaki ilişkilerin ,yetki ve sorumluluk yapısının belirlenmesi

4 . Haberleşme kanallarının belirlenmesi,yani kimlerin,kimlerle ve hangi kanallar aracılığıyla haberleşeceklerinin belirlenmesi

5 . Fiziki bakımdan kimlerin nerede ,ne zaman ve nasıl çalisacaklarinin açıklanmasıdır (5).

AMAÇ HEDEF VE STRATEJİ

Amaç,bir işletmenin gelecekte ulaşmayı düşündüğü durumu ifade eder.Amaç belirleme,stratejik yönetim sürecinin başlangıcından önce gelen bir aşamadır.Amaçlar,işletme kaynaklarını gelecekte erişilen durumu gerçekleştirmek üzere düzenlenmesine,yani strateji oluşumuna temel teşkil eder, strateji ve misyon araçlarının gerçekleştirilmesinde bir amaç konumundadır.

Amaçlar işletmenin erişmeye çalistigi uzun dönemli geniş sonuçlar olarak tanımlanabilir.Hedefler ise amaçlara erişmek için gerekli olan kısa dönemli aşama durumlarını oluşturur.Hedeflerin bir diğer özelligi ise daha açık ve ölçülebilir olmalarıdır.Amaçlar işletmenin strateji veya planlarına yol gösteren birer unsur oldukları gibi,hedeflerin oluşmasına da temel teşkil ederler.


(5) Tevfik Tatar, işletmecilik ilkeleri , Gazi büro yayınları , İstanbul ,1992 ,s60

İşletmenin sosyal bir kuruluş olarak temel varlık nedeni amaçlara ulaşmak için bir araç olduğudur.

İşletmeninde bu amaçlara göre kendi durumunu belirlemesi gerekir.Yani amaçlar ortadan kalkarsa bu amaçların gerçekleşmesinde araç rolü oynayan işletme de strateji de,misyon da kalkar.Çevre zaman içinde nitelik ve nicelik bakımından değişikliğe uğrarsa işletme de kendisini yenilemeli ve amaçlarını misyon ve stratejilerini değiştirmek suretiyle buna ayak uydurmalıdır.

Amaçlar ikiye ayrılmaktadır. Kısa dönemli olanlar genellikle 1 -2 yıllık, uzun dönemli amaçlar ise 3-5 yıllık dönemlerde maksatlarına ulaşmayı denerler. Bunlar arasında iki önemli fark vardır. Birincisi şüphesiz olarak yapılan süreçten gelen zaman farkı ,ikincisi ise kısa dönemliler,daha ayrıntılı olarak neyin ,nasıl ne sürede ,kim tarafından yapılacağını gösteren program ve bütçe ile ilgilidirler. Hangilerinin kısa dönemli ,hangilerinin uzun dönemli olacağına işletmenin stratejistleri kararlaştırırlar.

Bir işletme ve örgütün çalisanlari da ayrı ayrı amaçlara sahiptirler .işletme sistemi içinde herkesin ayrı ayrı kendi amacını gerçekleştirmesi söz konusu olmaz . Kişisel amaçlarını gerçekleştirebilmesi için örgütü oluşturan tüm üyelerin mutabık kalacağı ortak örgütsel amaçların geliştirmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında işletmeyi çesitli grup ya da kişilerin amaçlarının bir koalisyonu olarak görebiliriz. Koalisyon özelliginin yanı sıra amaçlar politikaların saptanmasında ,kaynaklar seçiminde ,programların hazırlanmasında işletmenin yöneticilerine yol gösterici niteliklere ve fonksiyonlara sahiptirler . İşletme ,birbirleriyle çelisen amaçların değerlendirildiği genel amaçlar sistemi olarak algılanabilir .

İşletmelerde tepe yönetimi tarafından belirlenmiş amaçların herkes tarafından benimsenebilmesi ve başarıyla gerçekleştirebilmesi için ,belirli ölçütlere göre dengeler gözetilerek oluşturulması önemlidir.

Yol gösterici ve gerçekçi amaçların oluşturulması için gereken başka ilkeler şunlardır:
  1   2

Add document to your blog or website

Similar:

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı iconDua ve zikrin anlamı ve kapsamı

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı icon2. Tanımı Planı yapılan organizasyonun içeriğindeki işlerin kişilerin becerilerine göre paylaştırılmasından sonra ortak amaç doğrultusunda eyleme dönüştürülmesidir. Yöneltmenin Süreci

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı icon1. Hizmetin Tanımı ve Kapsamı

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı iconKİŞİLİĞİN ANLAMI VE TANIMI

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı iconVergi Hukukunun Tanımı ve Kapsamı

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı iconA. Projenin tanımı, kapsamı ve hedefleri

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı iconI. FİNANSIN TANIMI, KAPSAMI ve ÖNEMİ

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı iconDÖVİZ KURU POLİTİKASI TANIMI ve KAPSAMI

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı iconA. Malî Analizin Tanımı, Kapsamı ve Çeşitleri

Organizasyonun Tanımı,Anlamı ve Kapsamı iconKamu iktisadi teşebbüslerinin tanımı ve kapsamı

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page