A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler




Indir 46.75 Kb.
TitleA- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler
Date conversion17.12.2012
Size46.75 Kb.
TypeBelgeleme
Sourcehttp://www.gata.edu.tr/cerrahibilimler/arsiv/anestezi/Metin/RejyonalAnestezideDonanımveEkipman.d
Prof. Dr. Ercan KURT

REJYONAL ANESTEZİDE DONANIM VE EKİPMAN

Günümüzde rejyonal anestezi uygulamalarına her geçen gün daha fazla önem verilmekte ve günlük pratiğimizde rejyonal bloklar daha sık kullanılmaktadır. Özellikle rejyonal anestezide kullanılan malzemelerin daha kullanışlı ve kaliteli olması, sterilizasyon tekniklerindeki ilerlemeler ile rejyonal anesteziye ait tek kullanımlık malzemelerin yaygınlaşması, kullanıcılar bir çok alternatife ulaşmalarına olanak sağlamaktadır. Bu makalede rejyonal anestezide kullanılan malzemelerden ve rejyonal anestezi uygularken kullanılan görüntüleme yöntemlerinden bahsedilmektedir. Özellikle son yıllarda görüntüleme yöntemlerinin çok gelişmesi sonucu artık periferik sinir blokları uygulanırken iğne ile sinirin ilişkisi, anında (real time) izlenmektedir. Ultrasonoğrafinin blok yapılacak bölgede kullanımı sonucu iğnenin sinire uzaklığı izlenmekte ve lokal anesteziğin dağılımı ultrason ekranında anında izlenmektedir. Yine magnetik rezonans ve bilgisayarlı tomografi incelemeleri sonucu bir çok modifiye periferik blok teknikleri geliştirilmekte ve tanımlanmaktadır.

Başarılı bir rejyonal anestezi uygulaması için iyi eğitimli bir anestezistin iyi donanıma sahip bir anestezi alanında çalışması gerekmektedir. 1950’ li yıllara kadar çok önemsenmeyen malzemeler ve bunlara bağlı komplikasyonlar meşhur Woolley ve Rose vakasından sonra önem kazanmıştır. Bu olgularda kimyasal ajanlara bağlı spinal kord hasarlanması tanısı konulmuştur. Bu sonuç kullanılan malzemelerin sterilizasyonu ve hangi sterilizasyon yönteminin kullanılacağının belirlenmesi konusunda bir başlangıç olmuştur.

20-25 yıl öncesine kadar rejyonal anestezi setleri tek bir unsurdan oluşmaktaydı ve bu setler tekrar tekrar kullanılmaktaydı. Oysa günümüzde disposable (tek kullanımlık) malzemelerin kullanımı sterilizasyon sorunların ortadan kaldırmış ve kalite kontrolünü mümkün hale getirmiştir. Ülkemizde de tek kullanımlık malzeme kullanımı her geçen gün artmaktadır.

Rejyonal blokta perioperatif sinir hasarlarında hastaya, cerrahiye ve anestezik etkenlere bağlı faktörler (İğne veya katetere bağlı, lokal anestezik toksisitesi, önceden var olan nörolojik defisitler (Diabetes mellitus, turnike iskemisi, cerrahi traksiyon ) etken olabilir.

Bu etkenlerin bir kısmı önlenebilir olup (lokal anestezik toksisitesi, perioperatif pozisyon vb.) bir kısmı da anestezistin kontrolü altında olmayan faktörlerdir( iğne ve kateterin özellikleri, önceden var olan nörolojik defisitler vb. ).

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler

1- Spinal iğneler: İlk spinal anestezi uygulamalarından günümüze kadar spinal iğnelerin en iyi şekilde yapılması için bir çok teknolojik gelişim sağlanmıştır. Spinal iğnenin çapının ve iğne ucunun özelliklerinin spinal anestezi sonrası baş ağrısına etkisi bilindiğinden artık ince iğnelerin tercih edilmesi önerilmektedir. 27 ve 29 G gibi çok ince iğneler ile baş ağrısı oranları oldukça düşüktür Günümüzde bir çok spinal iğne tipi ve ucu geliştirilmiş olup ((Quincke point (Spinocan), Whitacre, Sprotte, Atraucan (Atravmatik uçlu), Pencan spinal iğne (Kalem uçlu), Ball-Pen spinal iğne )) artık kullanıcıların elindeki alternatifler çoğalmıştır.


2- Devamlı spinal anestezi uygulaması : Mikro katerterlerin kullanıma girmesinden sonra devamlı spinal anestezi özelikle düşük doz lokal anestezik kullanımında ve hemodinamik stabiliteyi sağlamak için tercih edilebilir. İki türlü uygulanabilir

A) Spinal iğne içinden devamlı kateter yerleştirimi : Bu teknikte özel tuohy iğne ile epidural aralığa girilip daha sonra spinal iğne ile BOS gelişi görülüp mikro kateter iğne içinde geçirilip 2-3 cm subaraknoid aralığa itilir. Daha sonra spinal iğne çıkarılıp kateter yerinde bırakılır. Ancak bu teknikte iğne çapı kateterden büyük olduğu için devamlı BOS sızıntısı olabilir.

B) Kateterin içindeki spinal iğne ile girilerek devamlı kateter yerleştirimi: Bu teknikte ise tuohy iğne ile epidural aralık bulunup özel kateter ve içindeki iğnesi birlikte itilerek dura geçilir ve kateterin içinde BOS gelişi gözlendikten sonra iğne çekilip kateter subaraknoid aralığa itilir.

3- Epidural iğneler ve kateterler : Değişik kalınlık, boy ve uç şekillerinde epidural ve kaudal giriş amaçlı iğneler üretilmiştir.

Epidural kateterler ise çeşitli tiplerde olabilir.
a. Yumuşak ve fleksibl uçlu kateterler: Sert kateterlerin neden olduğu; intravasküler yerleşme, dura delinmesi ve parestezi gibi sorunlar yumuşak ve fleksibl uçlu kateterlerin kullanıma girmesi ile ortadan kalkmaktadır. Kateterlerin radyopak madde içeren naylon ve polyester gibi maddelerden.yapılması sonucu vucütta çok uzun süre ile kalabilmektedir.

Geçen yıllarda rejyonal anestezide büyük aşamalar kaydedilmiştir. Kateter tekniği rejyonal anestezinin ameliyatlarda başarısını artırmakla kalmamış bu başarıyı ameliyathane dışına taşıyarak postoperatif ağrı tedavisinde büyük ilerlemelere neden olmuştur.
b. Helezon telli polimer kaplı epidural kateterler: Epidural katetere sertlik kazandırmış olup kateteri yönlendirmek kolaydır.

c- Racz kateter 1982 yılında Gober Racz tarafından kıvrılmayan ve içinde stilesi olan bir epidural kateter geliştirilmiştir. Genellikle nöroplasti için kullanılır.

4- Kombine spinal epidural setler: Son dönemde, spinal iğne fikse edici sistem (Docking system, Adjustable Kombine spinal –epidural ) geliştirilmiş ve spinal iğnenin hareketine bağlı olarak gelişen bazı sorunların çözülmesine yardımcı olunmuştur.

Kombine spinal epidural uygulamalarda kullanılan spinal iğne çapı oldukça incelmiştir. Çoğunlukla 25, 26, 27G kalem uçlu iğneler olmak üzere, 26, 27, 29, 30, 32G Quincke iğneler de kullanılmaktadır.
4- Sinir uyarıcıları (sinir stimülatörleri): Rejyonal anestezide ilk sinir stimülatörü kullanımı 1962 yılında Greenbalatt ve Denson tarafından gerçekleştirilmiştir (1).

Sinir stimülatörü ile oluşturulan potansiyel akım sinirde duysal veya motor bir yanıt oluşturur, böylece aranılan sinir lokalize edilir. Sinir stimülatörünün negatif elektrodu kanüle, pozitif eklektrodu ise hastaya bağlanır. Bu bağlantıların düzgün olmasına, aralarında gevşeklik olmamasına ve cilde yapıştırılan elektrodun iyi yapışmasına dikkat edilmelidir. Eğer gevşek bağlantı olursa sinir stimülatörünün ürettiği akım iğneye ulaşamayacak, sonuçta sinir uyarılamayacaktır. Lokalizasyonu sağlayabilmek için uyarının, 0.3 - 0.5 mA aralığındaki akımda kullanılması uygundur. Bu şekilde uyarı verilerek bulunan sinirlerde oluşturulan bloktaki başarı %100‘e yakındır. Uyarı alınmasını takiben verilen lokal anestezikten bir kaç dakika sonra bu bölgedeki stimulusa verilen yanıt kaybolacaktır; bu da blokajın başladığının erken bir belirtisidir.

Sinir stimülatörü kullanmanın avantajları şunlardır:

  1. Yüksek başarı oranı,

  2. Sedasyon uygulanmış ya da koopere olmayan hastada bloğu gerçekleştirme olasılığı,

  3. Parestezi aranmasına bağlı gelişebilecek sinir yaralanmalarından sakınma ve parestezi aramama,

  4. Arteri delme yöntemlerinin kullanılmaması ve böylece hematom gelişmesini

engellemektir (2, 3, 4, 5).

Bazı araştırmacılar ise sinir stimülatörü kullanımının iğne travmasına bağlı gelişebilecek nöropati olasılığını ortadan kaldırmayacağını belirtmektedirler (9, 10). Aslında sinir stimülatörü kullanımının parestezi veya transarteriyel tekniklere kıyasla daha az komplikasyona neden olduğunu gösteren prospektif klinik çalışmalar yoktur. Sinir stimülatörü kullanımına bağlı nörolojik komplikasyonlar, bazı çalışmalarda % 0 bildirilmiş (6, 7) iken, bazı çalışmalarda % 4–8 gibi oranlar bildirilmiştir. Bu araştırmacılar, nörolojik hasar ile sinir stimülatörü, transarteriyel teknik ve tek parestezi arasında fark bulmamışlardır (8, 9).

5- Percutaneous Electrode Guidance (PEG): Bir periferik siniri bulmada parestezi veya elektrikle sinir stimülatörü ile motor yanıt arama en uygun yöntemlerdir. Stimülatörde sıklıkla 1-2 Hz frekans ile elektriksel akım verilir. Blok iğnesi ile aranan motor yanıt oluştuğunda kontraksiyonlar mevcut ve bu esnada minimal miliamper (0.2 –0.5 mA) akım ile bu gerçekleştirlmiş ise iğnenin ucu sinire yakın olarak kabul edilebilir.

‘’Anatomik işaret noktaları hastadan hastaya değiştiği bilinmekte olup tek başına iğnenin yerleştirilmesinde bu noktalar yeterli midir?’’ Sorusuna otörler yanıt aramaktadır. Periferik sinir bloğunu gerçekleştirirken ultrasonografi ile kan damarları izlenerek brakiyal pleksus bloke edilebilir. Ancak ultrasonografi yardımı ile blok gerçekleştirilirken kan damarları ile sinirlerin ilişkisinden yararlanılmaktadır. Bu da hastadan hastaya değişmektedir. Her bir sinirin yanında da arter ven komşuluğu yoktur.

Urmey 2002 yılında yaptığı bir çalışmada PEG yöntemini açıklamıştır (10). Bu yöntemde amaç, transkutan elektriksel stimülasyon ile motor yanıt veya sensoriyal yanıt ile periferik sinir bloğu için iğnenin ciltten geçeceği en optimal noktanın tayin edilmesidir. Bu yöntem noninvazif olması nedeniyle periferik sinir bulmada alternatif bir yöntem olabilir. Ancak bu yöntemle bulunacak sinirlerin cilde yakın olması uygundur. Urmey geliştirdiği bir aparey ve bu özel apareye bağladığı periferik sinir stimülatörü aracılığı ile ciltten stimulus vererek ilgili sinirin uyardığı adele gruplarında kontraksiyonları aramaktadır. Bu uyarılar ciltten olduğu için genellikle 10 mA gibi yüksek akımlardan başlanmakta adele kontraksiyonları gözlenince en optimal değerlere düşülmeye (5-6 mA gibi) çalışılmaktadır. Uyarının alındığı yerde tutulan apareyin içinden bir başka sinir stimülatörüne bağlı olan yalıtılmış sinir iğnesi, 0.5 mA gibi düşük uyarı ile aranan sinire ilerletilmeye çalışılmaktadır. Böylece ciltte önceden yeri bulunan sinire 0.5-1 cm gibi cilt derinliklerinde ve çok düşük akımlarda (0.2 mA gibi) diğer sinir stimülatörü aracılığı ile ulaşılmaktadır. Urmey bu şekilde 7 olguda periferik sinir bloğunu komplikasyonsuz olarak başarı ile tamamlamıştır. Bunların üçü interskalen blok, bir olgu midhumeral yaklaşımla mediyan ve ulnar blok, bir olgu mediyan sinir bloğu, bir olgu femoral blok ve bir olguda femoral + popliteal fossadan peroneal sinir bloğudur. Urmey ve Grossi PEG yöntemi ile hasta memnuniyeti artırılarak minimal komplikasyon ve artmış blok başarısı sağlanabileceğini bildirmiştir(10). Ayrıca yöntemin tanı amaçlı sinir monitorizasyonunda ve tedavi amaçlı da (ağrı tedavisi veya sinir ablasyonu için ) kullanılabileceği kanısındadırlar. Ancak bu konuda daha fazla çalışmaya gereksinim vardır.

6- Stimüle edici kateterler : Stimülasyon kateterleri ile kateterin perinöral yerleşimi daha doğru test edilebilir. Ancak bu konudaki çalışmalar çok az olup daha ileri çalışmalara gereksinim vardır(11, 12, 13, 14). Pham – Dang yaptığı bir çalışmada stimüle edici kateterlerin % 60’ının ilk yerleşimde % 29’unun 2 ve % 9’unun ikiden çok deneme ile yerleştiğini bildirmiştir (11). Yine stimülasyon kateterlerin klasik metodla yerleştirilen kateterlere göre daha çok zaman alması söz konusudur. Devamlı periferik sinir bloklarında başarı yeterli miktardaki lokal anesteziğin sinir veya sinirlere olan temasına bağlıdır. Bu nedenle kateterle sinir arasındaki mesafe çok önemlidir. Bir çok anestezist bu amaçla periferik sinir kateterini sinir liflerine paralel ilerletmeye çalışır. Özellikle evde yapılan postoperatif dönemdeki analjezi için kateterin yerinin kesin doğru olduğunun teyidinde stimüle edici kateter daha uygundur. Bozeart yaptığı bir çalışmada 256 adet, posteriyor interskalen yaklaşımla stimülasyon kateteri yerleştirmiş ve postoperatif analjezi uygulamıştır. Ancak bu çalışmada stimülasyon kateterlerinin üstünlüğünü görmemiştir(12).

7- Mikrokapsüller: Son yıllarda hayvanlarda yapılan çalışmalara göre bupivakain içeren polimer mikrokapsüller 7 günden çok lokal anestezik etki göstermektedir. Yine bu kapsüllere konan düşük doz deksametazon (% 0.04) analjezi etkisini uzatmaktadır. İnsanlarda yapılan bir çalışmada interkostal blok için, bupivakain deksametazon Içeren mikrokapsüller etkin analjezi sağlamışlardır. Kopacz mikrodiyaliz yöntemi ile gönüllülerde yapılan bir çalışmada bupivakainin ilk 3 saat hızla kan konsantrasyonu yükselmekte ve sonraki 18 sa. Içinde kan konsantrasyonu artmamaktadır(15). İlginç olan ise, deksametazon salınımının bupivakaine paralel olmamasıdır. Sonuçta yapılan çalışmalarda subkutanöz enjekte edilen deksametazon içeren bupivakain mikrokapsülleri uzun süreli cilt anestezisi ve analjezisi sağlamıştır(16, 17).

8- Hasta kontrollü analjezi cihazları: Ağrı tedavisindeki son gelişmelerden biri olan hasta kontrollü analjezi (HKA); hastaya önerilen dozlar ve yöntemler dahilinde analjeziği kullanarak ağrısını kontrol etmesine olanak sağlayan bir sistemdir. HKA cihazları; hastaya daha önceden ayarlanmış olan analjezik miktarını verebilmeyi sağlayan bir programlama sistemi, ilacın hastaya ulaşması için özel bir serum seti, hasta tarafından ağrısı olduğunda basması için bir buton ve elektrik adaptörü gibi parçalardan oluşmaktadır. Akut ya da kronik ağrı tedavisinde, hastanın doktoru tarafından hastanın durumuna göre belirlenen bir HKA protokolü kullanılır. HKA Uygulama Yolları : IV, IM, SC, Oral, Epidural, İntraspinal, Rektal, Nazal, Sublingual olmak üzere pek çok yöntem ile uygulanabilir. Postoperatif analjezide ise sıklıkla IV ve epidural HKA uygulanmaktadır.

9- Epiduroskopi: Fiberoptik bir aracın perkütan yolla epidural aralığa yerleştirilmesi ve buradaki anatomik yapının görüntülenmesidir. Hem anatomi ve patoloji hakkında bilgi sahibi olunabilmekte hem de tedaviye yönelik işlemler yapılabilmektedir.


B- Rejyonal anestezide kullanılan görüntüleme yöntemleri : Günümüzde rejyonal anestezide kullanılan temel görüntüleme yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz.

  1. X-ray

  2. Mobil Anjiografi

  3. Ultrasonografi (US)

  4. Renkli dopler ultrasonografi

  5. Bilgisayarlı tomografi (BT)

  6. Magnetik rezonans görüntüleme (MRG)

1- X-ray : Rejyonal anestezide temel hedef, uygun periferik sinire ya da gangliyona uygun dozdaki lokal anesteziği vermektir. Bu amacı gerçekleştirmek için her geçen gün rejyonal anestezide kullanılan görüntüleme yöntemleri artmaktadır. Önceleri sadece periferik bir sinire verilen lokal anestezik içine konan radyoopak madde ile ilacın dağıldığı bölge kontrol edilirken; bugün portatif ultrasonografi (US) cihazları ile ilacın dağılımı, iğnenin periferik sinire olan mesafesi, komşu anatomik yapılar arasındaki ilişki anında izlenebilmektedir. Sinir bloklarında en ciddi komplikasyonlardan biri parestezi, diğeri de istenmeden lokal anesteziğin intranöral enjeksiyonudur. Blok sinir stimülatörü ile bile yapılsa, bu komplikasyon gözardı edilemez. Ancak skopi cihazları (X-ray, US) kullanılarak yapılan bir çok blokta, iğnenin çevre anatomik oluşumlarla ilişkisi anında izlenebilmektedir. Genellikle uygulanan blokaj esnasında lokal anestetiğin dağılım alanını incelemekte veya iğnenin kemik dokularla olan ilişkisini incelemekte kullanılmaktadır. Anında görüntüleme olmadığı ve yeterli bilgi vermediği için pratik kullanımda yeri çok azdır.

2- Mobil Anjiografi : Rejyonal anestezide kullanımı her geçen gün artmakta olup, genellikle kalıcı bloklarda veya teşhis amaçlı uygulanan bloklarda anında iğnenin çevre anatomik yapılarla ilişkisinin anlaşılması için kullanılabilir. Eğer kateter teknikleri ile rejyonal blok uygulanmış ise, kateterin lokalizasyonu için anında değerlendirme yapılabilir. Yine kalıcı bloklar için de uygun olup verilecek alkol, fenol gibi ajanların içinde kontrast madde konarak dağılımları incelenebilir. Kullanımları her geçen gün artmaktadır. En büyük dezavantajları maliyet, cihazın büyük, beraberinde hareket kabiliyetinin düşük oluşu ve tecrübeli kullanıcı gereksinimidir.

3- Ultrasonografi: Günümüzde periferik sinir bloklarında gün geçtikçe kullanımı artan görüntüleme yöntemlerinden biri US’ dir. Özellikle portabl US cihazlarının gelişmesinden ve yapılan çalışmalarda yüksek başarı oranları elde edilmesinden sonra kullanımı artmaktadır. US yardımı ile sinir blokları; rejyonal anestezide pratikte ideal olan hedef sinire, doğru dozu, sinirin hemen yakınına, aynı zamanda komşu anatomik yapılara zarar vermeden ve sinir hasarı oluşturmadan vermeyi sağlar. Bu amaca ulaşmak için anatomik işaret noktaları gözetilerek, elektriksel sinir stimülasyonu veya parestezi arama tekniği kullanılmaktadır. Spesifik sinir bloğu için iğne sinire oldukça yakınlaştırılmaya çalışılmaktadır, bu esnada sinire zarar verilmemelidir. Ancak intranöral enjeksiyon genellikle körlemesine ya da parestezi arama yöntemi ile yapılan yaklaşımlarda söz konusu iken modern görüntüleme yöntemleri ile bu sorunların üstesinden gelinmektedir (18, 19, 20).

US yardımı ile sinir stimülasyonu, anestezi literatüründe 1978’ den beri mevcuttur ve 1990’ ların ortalarında bu konuya ilgi artmıştır. US kullanımı ile kateterlerden yayılan lokal anestezik (LA) anında görülebilmekte ve mevcut işaret noktaları hemen değerlendirilebilmektedir. Ayrıca US ile farklı periferik sinir blokları için yaklaşım yöntemleri araştırılmaktadır.

Periferik sinir blokları uygulamaları için US kullanımında en sınırlayıcı faktör maliyettir. Ancak, yaygın olarak kullanım imkanı bulunur ise, her bir blokajın yapılmasında zaman kazandırıcı olacağı, başarılı blok sağlayacağı ve komplikasyonların azalacağı hesaba katıldığında maliyet oldukça azalacaktır.

Ultrasonografi kullanımı ile periferik sinir bloklarında gelişebilecek komplikasyonlar en aza indirgenebilir. İğne ile sinir ilişkisi real time (anında) gözlenebilir. Lokal anesteziğin lokal dağılımı anınında gözlenebilir ve ilaç pleksusa tam dağılmamış ise iğnenin yeri değiştirilebilir(21, 22).

4-Renkli dopler ultrasonografi : En büyük avantajı, damarları (arter – ven) farklı renklerde çok iyi ayrıştırmasıdır. Damardaki akımı ölçmemizi sağlar. Subklavyen arter ve veni görerek brakiyal pleksusa kateter koymak veya tek doz rejyonal blok uygulamak bloktaki başarıyı artıracak ve komplikasyon oranını düşürecektir.

5- Bilgisayarlı tomografi : Konvansiyonel radyolojide olduğu gibi bilgisayarlı tomografide de X ışınları kullanılır. Bu yöntemde X ışınları çok iyi bir şekilde kolimine edilerek saçılma minimuma indirilmiştir ve bu da görüntüdeki doku yoğunluk farklılıklarının çok daha belirgin hale gelmesini sağlamıştır. Bir röntgen filmi üzerindeki yoğunluk farkı 20 iken, BT’ de 2000’e kadar çıkmaktadır. Bu nedenle de röntgen filminde seçilemeyen yoğunluk farklılıkları ( ödem, hematom vb. ) BT’ de çok iyi belirlenir ve dansiteleri ölçülebilir. Sistemin kesitsel inceleme yöntemi ile süperpoze görüntüler kullanılarak incelenen bölgenin çok daha iyi bir görüntüsünün elde edilmesi sistemin bir diğer üstünlüğüdür. BT tüm vücut incelemelerinde uygulamada sınır tanımayan üstün bir inceleme yöntemidir. Girişimsel radyolojide skopi ve US’ nin yanında BT’ den de yararlanılmaktadır. Lezyonun tam lokalizasyonu yapılabilmekte ve ultrason rehberliğinde yapılan girişimsel işlemlerde karşılaşılan gaz ve kemik yapıların çalışmayı engellemesi gibi sorunlar BT’ de yaşanmamaktadır.

6- Magnetik rezonans görüntüleme (MRG): MR Görüntüleme, BT’ de olduğu gibi kesit alma temeline dayanan ancak iyonizan radyasyon yerine radyofrekansları kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. MRG diğer görüntüleme yöntemleri ile karşılaştırıldığında, kontrast rezolüsyonu ve sensitivitesi en yüksek görüntüleme tekniği olduğu kolaylıkla söylenebilir. Yumuşak doku kontrastı en yüksek görüntüleme tekniğidir ve patolojik dokular çok iyi bir şekilde saptanabilmektedir. Multiplanar görüntüleme olanağı mevcuttur. Yani hastanın pozisyonu değiştirilmeden farklı planlarda kesitler elde edilmektedir. MRG’ nin bu özelliği sayesinde hastaya hiçbir rahatsızlık vermeden lezyonun üç boyutta lokalizasyonu yapılabilmektedir.

Yöntemde iyonizan radyasyonun kullanılmayışı, diğer görüntüleme tekniklerine göre büyük bir üstünlük sağlamaktadır. Kullanılan magnetik alanın ve radyofrekansların bu güne kadar zararlı biyolojik etkileri saptanmamıştır. Bu da tekniğin tüm yaş gruplarında güvenle kullanılmasına imkan tanımaktadır. Diğer görüntüleme yöntemleri ile iyi bir şekilde incelenemeyen, kemiğe komşuluğu olan pek çok anatomik yapı, MRG ile iyi bir şekilde değerlendirilmektedir. Özellikle medulla spinalis ve posterior fossa incelemelerinde MRG vazgeçilmez bir görüntüleme yöntemi olarak yerini almıştır.

Bunların yanında sistemin bazı dezavantajları da (Kemik yapılar ve kalsifikasyonlar iyi görüntülenememekte, dar ve kapalı bir sistem olan MRG’ de hastanın uzun süre kalması, vücuduna cerrahi olarak ferromagnetik etki oluşturan metaller yerleştirilmiş olan hastalara MRG uygulanmasının mümkün olmaması ve yöntemin yüksek maliyet gerektirmesidir(23).

KAYNAKLAR

  1. Greenblatt GM, Denson JS. Needle nerve stimulator-locator: nerve blocks with a new instrument for location of nerves. Anesth Analg, 1962; 41:599-602.

  2. Baranowski AP, Pither CE. A comparison of three methods of axillary brachial plexus anaesthesia. Anaesthesia, 1990 May; 45(5): 362-5.

  3. Eeckelaert JP, Filliers E, Alleman JJ, Hanegreefs G. Supraclavicular brachial plexus block with the aid of nerve stimulator. Acta Anaesth Belgica, 1984; 35:5-17.

  4. Goldberg ME, Gregg C, Larijani GE, Norris MC, Marr AT, Seltzer JL. A comparison of three methods of axillary approach to brachial plexus blockade for upper extremity surgery. Anesthesiology, 1987 Jun; 66(6): 814-6.

  5. McClain DA, Finucane BT. Interscalene approach to the brachial plexus: Paresthesia versus nerve stimulator. Reg Anesth, 1987; 12:80-3.

  6. Winnie AP. Does the transarterial technique of axillary block provide a higher success rate and lower complication rate than a paresthesia technique? Reg Anesth 1995; 20:482-5.

  7. Carles M, Pulcini A, Macchi P, Duflos P, Raucoules-Aime M, Grimaud D. An evaluation of the brachial plexus block at the humeral canal using a neurostimulator (1417 patients): The efficacy, safety, and predictive criteria of failure. Anesth Analg, 2001 Jan; 92:194-8.

  8. Urban MK, Urquhart B. Evaluation of brachial plexus anesthesia for upper extremity surgery. Reg Anesth, 1994; 19:175-82.

  9. Fanelli G, Casati A, Garancini P, Torri G. Nerve stimulator and multiple injection technique for upper and lower limb blockade: failure rate, patient acceptance, and neurologic complications. Study Group on Regional Anesthesia. Anesth Analg, 1999 Apr; 88(4):847-52.

  10. Urmey WF, Grossi P. Percutaneous electrode guidance: a noninvasive technique for prelocation of peripheral nerves to facilitate peripheral plexus or nerve block. Reg Anesth Pain Med 2002; 27:261-267.

  11. Pham-Dang C, Kick O, Collet T, Gouin F, Pinaud M. Continuous peripheral nerve blocks with stimulating catheters. Reg Anesth Pain Med 2003; 2:83-88.

  12. Boezaart AP, De Beer JF, Nell ML. Early experience with continuous cervical paravertebral block using a stimulating catheter. Reg Anesth Pain Med. 2003 Sep-Oct; 28(5): 406-13.

  13. Ilfeld BM, Morey TE, Wright TW, Chidgey LK, Enneking FK. Interscalene perineural ropivacaine infusion: a comparison of two dosing regimens for postoperative analgesia. : Reg Anesth Pain Med. 2004 Jan-Feb;29(1):9-16

  14. Ilfeld BM, Morey TE, Enneking FK. Infraclavicular perineural local anesthetic infusion: a comparison of three dosing regimens for postoperative analgesia. : Anesthesiology. 2004 Feb; 100(2): 395-402.

  15. Kopacz DJ, Bernards CM, Allen HW, Landau C, Nandy P, Wu D, Lacouture PG. A model to evaluate the pharmacokinetic and pharmacodynamic variables of extended-release products using in vivo tissue microdialysis in humans: bupivacaine-loaded microcapsules. Anesth Analg. 2003 Jul; 97(1):124-31, table of contents.

  16. Kopacz DJ, Lacouture PG, Wu D, Nandy P, Swanton R, Landau C. The dose response and effects of dexamethasone on bupivacaine microcapsules for intercostal blockade (T9 to T11) in healthy volunteersAnesth Analg. 2003 Feb;96(2):576-82.

  17. Pedersen JL, Lilleso J, Hammer NA, Werner MU, Holte K, Lacouture PG, Kehlet H. Bupivacaine in microcapsules prolongs analgesia after subcutaneous infiltration in humans: a dose-finding study. Anesth Analg. 2004 Sep; 99(3): 912-8,

  18. Peterson MK, Millar FA. Ultrasound – guided nerve blocks (Editorial I) Br. J Anaesth, 2002; 88:5 621-624.

  19. Ting PL, Sivagnanaratnam V. Ultrasonographic study of the spread of local anaesthetic during axillary brachial plexus block. Br J Anaesth, 1989; 63: 326–9.

  20. Güzeldemir ME, Üstünsöz B. Ultrasonographic guidance in placing a catheter for continuous axillary brachial plexus block. Anesth Analg, 1995; 81: 882–91.

  21. Nadig M, Ekatodramis G, Borgeat A. Ultrasound-guided infraclavicular brachial plexus block. Br J Anaesth 2003; 90:107-108.

  22. Sinha A, Chan VWS. Ultrasound imaging for popliteal sciatic nerve block. Reg Anesth Pain Med 2004; 29:130-134.

  23. KURT E.: Bloke edeceğimiz siniri nasıl bulalım? NS (nerve stimülatör), PEG (Percutaneous electrode guıdance), US (Ultrasonografi), MR(Magnetic resonance). Rejyonal anestezi derneği ve Avrupa rejyonal anestezi derneği 2. Ortak toplantısı. Özet Kitabı, sayfa 11-16.Holiday İnn 15-18 Ocak 2004.Bursa.




Add document to your blog or website

Similar:

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler iconYetiştiricilikte Kullanılan Malzemeler

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler icon6. KULLANILAN CİHAZLAR / MALZEMELER

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler icon3. 2 Devre Elemanları ve Kullanılan Malzemeler

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler icon2. Laboratuvarda kullanılan alet ve malzemeler

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler iconA DENEY CİHAZININ ŞEMASI B CİHAZDA KULLANILAN MALZEMELER

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler iconBu ders kapsamında malzemelerin sınıflandırılması, önemli malzemeler ve TSE standartları, tarım makinalarında kullanılan malzemelerin özellikleri ve malzeme

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler iconBilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler iconGücün (p) hesaplanması ve güç eğrisinin çizilmesi. DC değeri sıfır olmayan sinusoidal dalga ve onun RMS değeri. 4 Devre Elemanları ve Kullanılan Malzemeler

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler iconREJYONAL ANESTEZİ UYGULAMALARINDA TEKNOLOJİK GELİŞMELER

A- Rejyonal anestezide kullanılan malzemeler iconSpinal Anestezide 25 G “Sprotte” ve “Quincke” İğnelerinin İşitme Duyusu Üzerine Etkisi

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Belgeleme


The database is protected by copyright ©okulsel.net 2012
mesaj göndermek
Belgeleme
Main page